13. AĞIr ceza mahkemesi ( tmk 10. Maddesi İle yetkiLİ ) duruşma tutanağI



Yüklə 1 Mb.
səhifə8/9
tarix03.05.2018
ölçüsü1 Mb.
#49939
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Tanık Semih Genç: “Evet, evet, evet ikisi de silahlı mücadeleye esas alan devleti silahlı mücadeleyle yıkılması gerektiğini söyleyen o perspektife sahip bir örgütlenme bir sürü de silahlı eylemleri oldu.”

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın: “Peki sorum şu şöyle bir paragraf okuyorum sosyalist hareket içinde 1970 eşiğinde bir tek aydınlık hareketi ile tip yönetimi Avcıoğlu’nun denetimine girmemişti. DHKP-C ve DHKO tamamen Avcıoğlu’nun güdümündeydi. Hatta bu örgütlerin başlangıçtaki varlık nedeni Doğan Avcıoğlu’nun iktidar planıydı. O planda ortam yaratacak aktif öncü eylemler gerekiyordu o pratiği yaşayan herkes bunları olaylarla anlatmışlardır. Yani Doğan Avcıoğlu gibi çok tanınmış bir gazeteci yazar akademisyen birisinin bu terör örgütlerini denetiminde tuttuğu iddia ediliyor. Doğu Perinçek’in yakın zamandaki bir yazısı bu konuda bir tanıklığınız var mı?”

Tanık Semih Genç: “Yani o dönemleri yaşamadığım için daha önceden böyle Doğu Bey’in bu düşüncelerini biliyorum ondan sonra doğrudur yani beni şeyde Doğan Avcıoğlu okuduğum kitapta Doğan Avcıoğlu’yla ayrı bir cenahta ama şeyinde THKP-C’nin de şeyinde THKO’nun da o dönemde belli bir şeyden dolayı Kemalizm değerlendirmesinden dolayı sol güçler olarak görmesinden dolayı yakın olsa da ama birebir olmadığını daha çok işi o dönemde Deniz’lerin içinde de olan daha çok Hikmet Kıvılcım’lı görüşlerini savunan kişilerin Sarp Kuray özellikle o dönemde bunun çevresindeki kişilerin özellikle buna angaje olduğunu şey daha iyi bilir ben duyduğumu anlatıyorum şey yaşamıştır Doğu Bey o zaman şey diyorlar pas pas altıcı diyorlar yarım lokumlar koyarlarmış pas pas altına yani darbe ortamını olgunlaştırmak için yani daha çok onlar bu işe yap bunlar yapmış bu işin içindedirler ha tabi ki ideolojik olarak THKP-C, THKO bir düşünce sahibidir, bu eylemleri kendi düşüncesi çerçevesinde yapmıştır ha bu şeyin Avcıoğlu, Madonoğlu düşüncesine yardımcı olmuştur istediği ortamın yaratılmasına olmuş olabilir ama bilinçli olarak öyle bir şeye girdiklerini düşünmüyorum.”

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın: “Başka sorum yok Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet. Son ulaşan iki tane sanığın yazılı soruları var onları okuyayım. Ulaş Özel’in bir iki sorusuna cevap geldi. 4 nolu sorusunda PKK diyor DHKP-C örgütüne yönelik saldırıları oldu mu diyor bu konuda bilginiz var mı PKK?”

Tanık Semih Genç: “Evet oldu, oldu.”

Mahkeme Başkanı: “Nerede?”

Tanık Semih Genç: “En son hala da oluyor ben takip ediyorum halen İstanbul’da da ondan sonra dernekte de.”

Mahkeme Başkanı: “Kırsalda var mı veya şey İstanbul dışı.”

Tanık Semih Genç: “Kırsalda, kırsalda öyle bir şey olmadı yani kırsalda öyle bir şey Tunceli’de çevresinde filan bir sürtüşmeler oldu ama öyle bir çatışma şeklinde silahlı çatışma.”

Mahkeme Başkanı: “Tunceli’deki nasıl?”

Tanık Semih Genç: “Tunceli’deki de o şeyle bir TDKP’lileri vurmaya kalktılar bizimkiler onları korumaya kalkmıştı o dönemde ondan dolayı niye koruyoruz diye biraz üzerimize gelmeye çalıştılar o öyle bir şeyler oldu pürüzler oldu ciddi ama silahlı çatışmaya dönecek hiç olmadı. Daha çok işte dövme mövme şeklinde.”

Mahkeme Başkanı: “Hı.”

Tanık Semih Genç: “Hala da devam ediyor.”

Mahkeme Başkanı: “Yani kısaca bir Tunceli’deki olaydan bahsettiniz birde İstanbul’daki merkezdeki yani.”

Tanık Semih Genç: “İstanbul’da çeşitli hani Okmeydanı’nda, Nur Tepede, Güzel Tepede hala da takip ediyorum olduğunu görüyorum baskınlar olmuş, dövmeler olmuş.”

Mahkeme Başkanı: “Ama şey yok yani kırsal veyahut da İstanbul dışı dersek sadece Tunceli merkezde.”

Tanık Semih Genç: “Evet merkezde değil dağda.”

Mahkeme Başkanı: “Dağda.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Kırsalda yani.”

Tanık Semih Genç: “O 90’lar zamanında.”

Sanık Ulaş Özel söz almadan konuştu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Tamam evet.”

Sanık Ulaş Özel söz almadan konuştu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Evet yani sanıkta söz almadan konuştu vurduklarını söyledi. Şimdi 5. sorusu şu şekilde DHKP-C faaliyet alanının yoğunluk bölgesi polis bölgesi mi, asker bölgesi mi diye sorulmuş? DHKP-C’nin faaliyet alanı yoğunluk olarak?”

Tanık Semih Genç: “Ağırlıklı şehirlerdir.”

Mahkeme Başkanı: “Nerelerde var daha çok?”

Tanık Semih Genç: “Yani işte Büyükşehir İstanbul, İzmir, Ankara.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Adana, Bursa.”

Mahkeme Başkanı: “Kırsalda çok mu?”

Tanık Semih Genç: “Yok şu anda zaten bir faaliyeti olduğunu bilmiyorum, bilmiyorum hani takip ettiğim kadar.”

Mahkeme Başkanı: “Bulunduğunuz dönemde.”

Tanık Semih Genç: “Bulunduğum dönemde vardı yani şeyde Tunceli, Malatya, Elazığ o kar işte Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Ordu buralarda vardı. Ege’de vardı, şeyde Adana’da Akdeniz’de vardı o dönemler. Şimdi ise dağda faaliyeti olduğunu düşünmü…”

Mahkeme Başkanı: “Yani polis bölgesi mi bunlar asker bölgesi mi?”

Tanık Semih Genç: “Dağ asker bölgesi.”

Mahkeme Başkanı: “Polis bölgesinde var mıydı?”

Tanık Semih Genç: “Polis bölgesinde halen de devam ediyor işte İstanbul dediğim gibi.”

Mahkeme Başkanı: “İstanbul olunca polis mi asker mi?”

Tanık Semih Genç: “İstanbul merkezi yerlerde polis var.”

Mahkeme Başkanı: “Tabi.”

Tanık Semih Genç: “Ama diyelim ki şimdi bir kısmı şeye geçti polise yine geçti ama Sarıgazi diyelim işte böyle uzak bölgeler askerin jandarmanın denetimindeydi.”

Mahkeme Başkanı: “Burada DHKP-C faaliyetleri oluyor mu bu bölgelerde?”

Tanık Semih Genç: “E tabi. Daha çok tabi ki Büyükşehirlerde jandarmanın olduğu bölgeler varoş bölgeleri buralarda da bütün sol örgütlerin DHKP-C’nin de var.”

Mahkeme Başkanı: “Yani yoğunluk olarak polis mi yoksa askeri bölge mi?”

Tanık Semih Genç: “İstanbul’un zaten çoğu polis.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam kabul ettik onu anladık da. Yani şimdi şu olabilir yani sürekli asker bölgesinde faaliyet gösteriyorlar.”

Tanık Semih Genç: “Hayır hayır hayır yok öyle bir şey.”

Mahkeme Başkanı: “Veya çoğunlukta polis bölgesi polis bölgesi çok olduğu için polis bölgesi (bir kelime anlaşılmadı).”

Tanık Semih Genç: “Yok yok öyle bir şeyi yok.”

Mahkeme Başkanı: “Evet ayrı (bir kelime anlaşılmadı).”

Tanık Semih Genç: “Şu anda gücünün daha zayıf olduğundan dolayı jandarmanın bölgesi sayılan askeri şey dağlarda yok. Ama daha çok Büyükşehirlerde.”

Mahkeme Başkanı: “Polis bölgelerinde.”

Tanık Semih Genç: “Polis bölgelerinde ve varoşlarda var jandarmanın olduğu yerde ama yoğunluk polistir.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam direkt size polis soru olmadığı için sordurmuyorum. Evet, bu Bedirhan Şinal’in soruları vardı evet. Onları kısaca soralım ve Avukat, Avukat Beylere ve Avukat Hanımlara geçeceğiz. Ölüm listeleriyle ilgili olan soruyu sordum, listelerin güncellenmesi değişiklik olmayacağını sorduk, bu ölüm listelerine girebilmek için ne yapmak gerekiyor benzeri bir soru var. Bu Dursun Karataş ölmeden önce sizinde örgütün hedefi olduğunu beyan ettiğiniz İbrahim Şahin için Ercan Kartal’a İbrahim Şahin’i öldürmeden ölmeyin diye bir talimatı varmış bu konuda bilginiz var mı diye sormuş?”

Tanık Semih Genç: “Yok duymadım.”

Mahkeme Başkanı: “Ercan Kartal’ın örgütteki görevi ve konumu hakkında bilgi verir misiniz demiş?”

Tanık Semih Genç: “Ercan Kartal örgütün şu anda üst düzey elemanlarından birisi cezaevindeki sorumlulardan da bir tanesi.”

Mahkeme Başkanı: “Bu yani bu dönem belli bir dönemden sonra mı baştan itibaren mi?”

Tanık Semih Genç: “Belli bir hayır belli bir dönemden sonra yani 95’lerden sonra yavaş yavaş yükseldi şey özellikle şeyden sonra daha da işte 98, 2000 yıllarından sonra daha da gelişti.”

Mahkeme Başkanı: “Evet bu örgüt faaliyetleri yani bu DHKP-C olarak bilginiz bağlamında soruyorum yani genişlemekte midir yoksa zayıflamakta mıdır yani hücre evleri sayısı, İstanbul’da ne kadar hücre evi var?”

Tanık Semih Genç: “Bu dönemde daha zayıflamakta şimdi biraz işte çok çeşitli nedenlerden dolayı artık tekrar bir eylem şey oldu eylem faaliyetine girildi. Ondan sonra nitelik anlamında bundan önce daha genişti özellikle 90, 96 süreçleri. Daha sonra yavaş yavaş daha geriledi ondan sonra ama şimdi kitlesel gösteriler yapıyorlar baya geniş çapta özellikle legal ortamlarda 1 Mayıs olsun Grup Yorum olsun baya insan topluyorlar ama nitelik anlamında örgütte silahlı eylem yürütecek insan kapasite olarak daha şey zayıf eskiye göre.”

Mahkeme Başkanı: “Evet. Bu Nuri Ergin’in Uşak isyanı sırasındaki sorusu yorum olduğu için ve beyan olduğu için savunmasına eklemek üzere dosyaya konulmasına karar verdim. Sanık müdafilerinden sorusu olan buyurun Avukat Bey.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Tamam yeterli yeterli.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Tamam açıklama daha önce sorulmuş mükerrer olmasıdır. Buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa söz istedi verildi: “Sayın Başkanım izninizle ben bu tanığa müvekkilimle ilgili.”

Mahkeme Başkanı: “Avukat Bey bir dakika şunu söylemeyi unuttum özür dilerim.”

Bir kısım sanıklar müdafii Avukat Ziya Kara, Avukat Selen Karaçalı, Avukat Osman Aydın Şahin ve Danıştay Vekili Avukat Perihan Özcan’ın gelmiş oldukları mübaşir tarafından bildirildi.

Mahkeme Başkanı: "Buyurun Avukat Bey.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Sayın Başkanım izninizle ben bu tanığa soru soracağım yalnız benim özellikle istirhamım sizden şu bana düşüncesini.”

Mahkeme Başkanı: “Tabi düşünce sormayacak.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Duyumunu soyut beyanlarını.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Dinlemek istemiyoruz.”

Mahkeme Başkanı: “Evet bizde Avukat Bey’den soru sormasını eğer soru anlaşılmazsa açıklama yapmasını istiyoruz.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Görgü görgü, somut delil ve belge istiyoruz efendim kendisinden.”

Mahkeme Başkanı: “Evet belge, bilgi istiyoruz.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet evet efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Görüş yok evet buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi öncelikle şunu söylemek istiyorum daha doğrusu bende öğrenmek istiyorum yani.”

Mahkeme Başkanı: “Evet soralım soruyu.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim örgütün üst düzey yöneticiliği ne demektir, ne yapar yani üst düzey ne yapar?”

Mahkeme Başkanı: “Şimdi siz üst düzey yönetici olduğunu söylediniz bunun anlamı nedir biz örgüt yönetici deyince ne anlayacağız. Yani bir kamu kurumu gibi düşünürsek müsteşar mı, bakan mı, genel müdür mü, müdür mü, daire başkanı mı nedir yani böyle kendi içinde bölümleri var mıdır, buyurun Tanık cevaplayın.”

Tanık Semih Genç: “Bana mı sordunuz.”

Mahkeme Başkanı: “Evet evet yani örgüt yöneticiliğinden biz ne anlamamız lazım.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Üst düzey yöneticiyi.”

Mahkeme Başkanı: “Üst düzey yönetici evet.”

Tanık Semih Genç: “Üst düzey yönetici derken tabi çeşitli ifadelere yol açabilir ama şimdi eğer bir sol örgüt ne olduğu bilinirse bu sol örgüt içinde örgütün merkez komitesi.”

Mahkeme Başkanı: “Ben soruyu şöyle açıklayayım ben soruyu şöyle açayım. Yani DHKP-C örgütünün üst düzey yöneticisi kaç kişidir, siz bunların içinde misiniz?”

Tanık Semih Genç: “Yani şöyle söyleyeyim örgüt nasıl oluşur? Askeri askeri.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam onları evet onları anladık da.”

Tanık Semih Genç: “Onu anlatıyorum kaç kişi olduğunu anlatmak için söylüyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Yani siz üst düzey örgüt yöneticisiyim dediniz bu kaç kişi bu örgüt yöneticisi 3 mü 5, 10, 50, 100?”

Tanık Semih Genç: “Yani örgütün genel olarak karar veren yöneticisi kadrosu en fazla diyelim ki örgütün niteliğine göre DHKP-C için söylersek 10 kişidir diyelim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet 10 kişi.”

Tanık Semih Genç: “Ve onlardan bir tanesiyim tabi.”

Mahkeme Başkanı: “Siz bu 10 kişi içindesiniz tabi 10 kişi içindesiniz evet buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “10 kişinin içinde mi efendim?”

Mahkeme Başkanı: "Evet öyle dedi.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi sabahtan beri dinliyoruz tanık ne sizin sorularınıza.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ne de Sayın iddia makamının sorularına.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam yorum yapmadan soru soralım tamam.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ben duymadım görmedim bilgim yok diyor kendi örgüt yöneticisiniz bilginiz lazım, bilginizin olması gerekir.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam bildiklerini söyledin. Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Mesela siz mahkeme.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam yorum yapmayalım. Sorun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Tamam peki yorum yapmayacağım.”

Mahkeme Başkanı: “Yorum yapmayalım biz yoruma biz yoruma girmeyelim madem öyle istiyoruz.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Tamam efendim peki, peki efendim yorum yapmayacağım efendim. Sedat Peker’i izleme görevi örgüt tarafından niçin size verildi?”

Mahkeme Başkanı: “Niçin size verildi?”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet yani izleme amacınız ne çünkü ölüm listesinde Sedat Peker yok.”

Mahkeme Başkanı: “Evet listede yokmuş niçin izliyorsunuz.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Kendileri bahsettiler ölüm listesinde yok peki Sedat Peker’i niçin izliyorsunuz yani amacınız neydi?”

Mahkeme Başkanı: “Evet cevap alalım.”

Tanık Semih Genç: “Şimdi örgütün herkesle ilgili bugün eylem yapacağı kişilerle ilgili ölüm listesi hazırlamaz, ölüm listesi genel olarak bir liste hazırlamıştır ama bu şu demek değildir herkes bu listenin.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılamadı.

Mahkeme Başkanı: "Bir dakika.”

Tanık Semih Genç: “Dışındakiler eylem yapılmayacak diye bir şey yoktur, bugün.”

Mahkeme Başkanı: “Yani liste dışındakileri de izler misiniz?”

Tanık Semih Genç: “3 tane polis öldü bunlar ölüm listesinde var mıydı, yoktu.”

Mahkeme Başkanı: “Ya izleme açısından?”

Tanık Semih Genç: “İzleme açısından değil kendimize hedef görüyoruz mesela Sedat Peker’in dışında başkaca isimde olabilir bu.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim ben müvekkilimle ilgili soru soruyorum.”

Tanık Semih Genç: “E tamam.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ona lütfen cevap veriniz.”

Mahkeme Başkanı: “Onu benim müvekkilim diyor onunla ilgili.”

Tanık Semih Genç: “Aynen ona söylüyorum işte biz.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Tanık Semih Genç: “Ölüm listesinde olmasa da birçok kişiyi kendimize şey olarak görüyorsak örgüt içinde hedef olarak düşman olarak görüyorsak tabi ki takip ederiz soruştururuz.”

Mahkeme Başkanı: “Evet böyle cevap veriyor.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim sorumun cevabı değil. Şimdi.”

Mahkeme Başkanı: “Olabilir o ayrı cevap verdi.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet kabaca bir cevap bu değil.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi diyorsunuz ki ifadenizde burada 2 sayfa ifade de aslında birde şunu sormak istiyorum size 2002 yılında verdiğiniz ifade kaç sayfaydı?”

Tanık Semih Genç: “Hatırlamıyorum bilmiyorum hem İstanbul’da verdim hem Tokat’ta askerle hem işte Emniyette hem Tokat’ta verdim hatırlamıyorum kaç sayfa.”

Mahkeme Başkanı: “2002 yılında yani biz bu dava açılmadan soruşturmadan önce.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet, yakalandığınız zaman yani bu dava açılmadan önce sizin bir ifadenizin olması lazım yani.”

Mahkeme Başkanı: “2002 yılı.”

Tanık Semih Genç: “2002 yılında 2 ifadem var bir İstanbul’da verdim birde Tokat’ta Jandarma’da verdim.”

Mahkeme Başkanı: “Bu ifadenizin devam nerde, eksik burada?”

Tanık Semih Genç: “Bilmiyorum bilmiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Hangi dosya içinde soruşturma içinde?”

Tanık Semih Genç: “Yani onu.”

Mahkeme Başkanı: “Yani mutlaka bu kullanılmış olması lazım madem size yani topluma kazandırma yasasından yararlandırdılar bunu bir yerde kullandılar.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Burada 2 sayfa var burada.”

Mahkeme Başkanı: “Bizde 2, 3 sayfa var.”

Tanık Semih Genç: “İşte beni eğer şey yaparsanız ben 11. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandım bütün ifadelerim oradaydı isteyebilirsiniz.”

Mahkeme Başkanı: “Ha orada olabilir mi bunun devamı?”

Tanık Semih Genç: “Orada zaten oradan çünkü ben ceza aldım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet orada olduğunu söyledi buyurun soru soralım.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi efendim bu Golden Falcon isimli bir restoranın sahibi Cemil’den bahsediyor.”

Mahkeme Başkanı: “Golden Falcon evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Kendisi üst düzey yönetici.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi bu Cemil aynı zamanda DHKP-C’ye ve PKK’ya da haraç veriyor yani para veriyor.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ve Sedat Peker’i de saklıyor şimdi. Sizde Sedat Peker’i izliyorsunuz örgütün hedefindeydi diyorsunuz e peki Cemil’den bunu niye almıyorsunuz ki, Cemil kim yani Cemil bu kadar paşaları öldüren bir örgüt Cemil’i de öldürür Sedat Peker’i de öldürürdü neden beklediniz ne yapmadınız ki?”

Mahkeme Başkanı: “Niçin eylem gerçekleştirmediniz, evet.”

Tanık Semih Genç: “Vereyim mi cevap.”

Mahkeme Başkanı: “Evet buyurun.”

Tanık Semih Genç: “Şimdi Cemil’den demin söyledim yanlış anlaşıldı biz haraç almıyoruz bize kendisi.”

Mahkeme Başkanı: “Bağış mı?”

Tanık Semih Genç: “Biz kendisi yardım ediyordu kendisi.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Tamam yardım ediyor da Sedat Peker’de sizin hedefinizdeydi niçin Sedat Peker’i size vermiyor ben bunu anlamıyorum yani bu çelişkiyi nasıl açıklayacaksınız?”

Mahkeme Başkanı: “Evet Sedat Peker’i size niye vermedi?”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Hadi siz onu örgütün örgütünüzü seviyor ve sizin yandaşınız anladım peki.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bunu ele geçirme gibi bir niyetiniz var mı Sedat Peker’i?”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Neden, neden?”

Mahkeme Başkanı: “Yoksa izlememi sadece?”

Tanık Semih Genç: “Anlatayım, anlatayım.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ama duyumunuzu anlatmayın bakın.”

Mahkeme Başkanı: "Yok.”

Tanık Semih Genç: “Duyumu anlatmıyorum bir dinlerseniz.”

Mahkeme Başkanı: “Bir dakika cevap versin bakalım, bakalım ne diyecek evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “(bir kelime anlaşılmadı).”

Tanık Semih Genç: “Ben Sedat Peker’i örgüt bana araştır nerede bul dediğinde zaten problem Cemil bizle alışveriş var muhabbeti var ama PKK’ya haraç veriyor, bizle hem kötü olmak istemiyor, hem de Sedat Peker’i kollayıp PKK’ya karşı kullanmak istiyor.”

Mahkeme Başkanı: “Yani.”

Tanık Semih Genç: “Bize bunu gizledi.”

Mahkeme Başkanı: “Sedat Peker’i gizledi.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Yanında olduğunu.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Zaten yanında şu anda ortağı olan daha sonra şimdi Golden Falcon'u onu teslim etti Karslı birisine o kendisi oturduğumuzda ben Cemil’in vurulduğunda hastaneye bizzat yanına da gittim.”

Mahkeme Başkanı: “Hı.”

Tanık Semih Genç: “Sabaha kadarda yanında kaldım ben hiç bilmi…”

Mahkeme Başkanı: “Siz vurulana kadar Sedat Peker’i sakladığını gizlediğini biliyor muydunuz?”

Tanık Semih Genç: “Hayır hayır hiç bilmiyorduk Sedat Peker’le dolaştığını bilmiyorduk ben vurulduğunda sabaha kadarda Kalevictorya’da hastanede başında bekledim.”

Mahkeme Başkanı: “Ha siz beklediniz.”

Tanık Semih Genç: “Tabi bende birçok kişide.”

Mahkeme Başkanı: “Evet yani yardımcı oldunuz.”

Tanık Semih Genç: “Yani ben PKK’nın yaptığını bile bilmiyorum ben başka şeyler var zannediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Sonradan öğrendik ki yakalanan şahısın.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Bir kişi yakalandı olayda.”

Mahkeme Başkanı: “Hı, hı.”

Tanık Semih Genç: “PKK’lı olduğunu Sedat Peker’i sakladığından dolayı vurulduğunu beyan etti PKK ondan dolayı biz öğrendik bugüne kadar bizden de saklıyormuş.”

Mahkeme Başkanı: “Hı. Bir hesap sorma oldu mu sizin adınıza?”

Tanık Semih Genç: “Ondan sonra zaten biz bütün ilişkilerimizi görüşmelerimizi kestik kendisi de zaten koruma altına girdi orada bir gözü kör oldu bir kolu ondan sonra.”

Mahkeme Başkanı: “Hı.”

Tanık Semih Genç: “Şey yaptı PKK’nın baskıları oldu kendisi de hatta orada kendisini vuran şahıstan ifadesini geri aldı.”

Mahkeme Başkanı: “Bu hani bununla olay ilgisi yok mu dedi?”

Tanık Semih Genç: “Bu şahıs değil dedi yani.”

Mahkeme Başkanı: “Ha.”

Tanık Semih Genç: “Yani bizden sakladı bu Cemil.”

Mahkeme Başkanı: “Cevabı aldık mı Avukat Bey?”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim Cemil diye birini biz tanımıyoruz müvekkilim tanımıyor. Aykut poşet fabrikası olan Aykut Bey’i tanır mısınız Romanya’da zengin bir işadamı?”

Tanık Semih Genç: “Tanıyorum. İlk önce ona geldi zaten o Cemil’e götürdü.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim hayır götürmedi zaten orada kalmıştı bende biliyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet biz soru soralım cevap alalım.”

Tanık Semih Genç: “Hayır hayır hayır Aykut denen şahıs iyi tanıyorum ben.”

Mahkeme Başkanı: “Soru cevap.”

Tanık Semih Genç: “Zeytin satar poşet satar şey poşet yapar poşet fabrikası sonradan kurdu. Sedat Peker’in ben onun ismini geçmediği için vermek istemedim Sedat Peker’in eskiden arkadaşıymış hatta duyduğuma göre çocuk.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Bu doğru.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Çocukluk arkadaşıymış.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Doğru doğru.”

Tanık Semih Genç: “Aykut Cemil’e götürdü Cemil işte burada Aykut’u Cemil’i tanımazdı Sedat Peker Cemil daha çok bu işe atıldı arabasını verdi Snagov’da villa tutmasına yardımcı oldu. Aykut daha geri planda kaldı. Aykut beni de iyi tanır.”

Mahkeme Başkanı: “Evet evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi doğru bu Aykut doğru ama Cemil yanlış katılmıyorum. Şimdi ben şeyi de.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam tamam olabilir onun görüşü o şekilde.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Söyleyeceğim şimdi burada bir tane Fırat’tan bahsediliyor Fırat uyuşturucu satıcısı.”

Mahkeme Başkanı: “Evet uyuşturucu Fırat evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet. Ve de tanığın yakın arkadaşı olan ve aynı örgütün elemanı olan Şemsi Şafak Bahşi.”

Mahkeme Başkanı: “Bahşi evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet bu da tanıyormuş. Kendisi neden tanımıyor bu Cemil’i söyledi. Bu Fırat kim Fırat’ın soy ismi ne?”

Mahkeme Başkanı: “Fırat’ın zaten soy ismi biliyor muyuz?”

Tanık Semih Genç: “Fırat’ın zaten kod ismi kendi ismini de bilmiyorum. Onular Hollanda’dan tanışıyorlar.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ama efendim siz örgütün yöneticisisiniz bilmeniz lazım yani siz nasıl yöneticisiniz yani?”

Mahkeme Başkanı: “Fırat kod ismi mi? Yani bir üst düzey olarak üst düzey yöneticilerin bilmesi gerekmez mi bunu?”

Tanık Semih Genç: “Şimdi hayır şimdi o Hollanda’da görev yapıyor örgütün Avrupa sorumlusu örgütün ben genel sekreteri değilim ki örgütün Avrupa sorumlusu ayrı Türkiye sorumlusu ayrı Askeri sorumlu ayrı.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bu tür bilgiler genel sekreterde mi bulunuyor?”

Tanık Semih Genç: “Tabi ki bu genel sekreterde günlük pratik işleyiş raporlama o sürdürür.”

Mahkeme Başkanı: “Evet. Peki.”

Tanık Semih Genç: “Yani kalkıp ben dağda kaldım askeri kanat sorumlusuyum şehirde ne olduğunu bilmem ki. Bunu ben ancak konferanslar toplantılarda parti konferanslarında toplantılarında genel değerlendirme olarak görürüz tek tek isim olarak bulmayız.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Siz Sedat Peker’in Romanya’ya gelip gittiğini bizzat gördünüz mü?”

Tanık Semih Genç: “Ben kemdim değil İsmet denen İskender denen örgüt arkadaşım bizzat gördü.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Kaç sefer Sedat Peker Romanya’ya gelmiş?”

Tanık Semih Genç: “Romanya’ya kaç sefer gidip geldiğini bilmiyorum ben Romanya’da dediğim gibi o şeyde Şroki ciple beyaz ciple dolaşırken orada görmüş birde Labeda Oteline içinde işte bu görüşmeleri yaparken.”

Mahkeme Başkanı: "O mu anlatıyor size bunları?”

Tanık Semih Genç: “Ben gönderdim onu git bak diye ben kendim gitmedim ama.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Yani örgüt, örgüt size buyurdu sizde başkasına mı buyuruyorsunuz yani?”

Tanık Semih Genç: “Ben örgütün sorumlusuyum örgütün adamına buyuruyorum tabi ki.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Ama gidin görün siz bir bakın neler oluyor orada niçin ne oluyor orada.”

Tanık Semih Genç: “Ben niye gideyim ki.”

Mahkeme Başkanı: “Evet herkes birbirine emrediyor evet buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi efenim bu arada şunu söylemem gerekecek Sedat Peker tabi Romanya’ya gittiği dönemde aranmıyordu.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, soru cevap.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Daha sonra geldi.”

Mahkeme Başkanı: “Soru cevap yapalım. Soru cevap yapalım.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Peki. Sedat Peker Romanya’dan geldikten sonra pazarlık yaptı milletvekilleriyle siz 3, 4 ay cezaevinde yattı diyorsunuz bu konudaki bilginizi açıklar mısınız lütfen?”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “3 ay mı yattı cezaevinde?”

Tanık Semih Genç: “3 ay yattı demedim 3, 4 ay yatıp çıktı.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “İfadeniz var efendim yazılı ifadenizi söylüyorum burada ben onu bilmiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Bir dakika bir dakika.”

Tanık Semih Genç: “Ben 3, 4 ay.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Evet pazarlık yaptı.”

Tanık Semih Genç: “Evet 3, 4 ay yatıp çıkacak diye düşündüm, o kadar yattı çıktı dedim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Efendim siz bakın ifadenizi okuyorum Sedat Peker Türkiye’ye geldi teslim oldu. 3, 4 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrendim diyorsunuz yani.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Ya kaç ay yattığını net olarak biliyor musunuz?”

Tanık Semih Genç: “Hayır bilmiyorum bilmiyorum ben 3, 4 ay az bir şey yatacağını bildiğim için 3, 4 ay.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bu yani az yattığını anlatmak için mi sözler?”

Tanık Semih Genç: “Yattı çıktı dedim çünkü çıktığını da gördüm, fazla yatmadığını bildiğim için onu söyledim.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Pazarlık yapmış ya efendim pazarlık yaptığı için yani 3, 4 ay olması lazım.”

Mahkeme Başkanı: “Yani tamam yani o ben hani azlıktan dolayı 3, 4 ay.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “E tabi efendim zaten suçlama örgüt suçlaması.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “O suçtan beraat etti hatta bu Kelebek operasyonundaki aldığı cezadan şey yaptık.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam açıklama değil soru cevap, soru cevap Avukat Beyden (bir kelime anlaşılmadı).”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Onu oraya saydırdık yani.”

Mahkeme Başkanı: “Soru cevap yorum yapmayalım buyurun.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Pardon efendim özür dilerim şuna bir notuma bakmak istiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun bakınız.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Şimdi efendim bu şeye tam bir açıklık getirmedi Fırat’a bir açıklık getirmedi sarı çizmeli Mehmet ağa gibi kaldı Fırat öyle kaldı ortada kaldı Fırat yok yani.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam soru soralım ondan alalım soruyu anlayalım.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “O konuda bir şey söylemedi. Sedat Peker’in birebir kimseyle görüştüğünü de zaten bilmiyor.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Onu da görmemiş.”

Mahkeme Başkanı: “Çıkmadığını falan söylüyor evet.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Cemil’in Sedat Peker’i neden örgüte vermediğini de açıklayamadı.”

Mahkeme Başkanı: “Haberimiz yok dedi galiba ona öyle bir algıladım ben.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Benim kabul ettiğim bir tek beyanını kabul ettim Aykut’u doğru söyledi Sedat Peker’in çocukluk arkadaşıdır o doğru onun dışında bu bilgi alma tutanağındaki hiçbir beyanını kabul etmiyorum çünkü şeye yok yani bir.”

Mahkeme Başkanı: “Sorunuz bu kadar mı?”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Esasa dair bir şey yok. Evet, bana göre kendisi örgütün böyle üst düzey yöneticisi değil sıradan bir şey bir elemanı.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam bitti mi Avukat Bey sorunuz.”

Sanık Sedat Peker müdafii Av. Mehmet Doğurğa: “Bitti efendim başka bir şey sormayacağım efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet Avukat Beylerden Avukat Hanımlardan. Evet, Ziya Bey.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılamadı.

Mahkeme Başkanı: “Yo yo tamam önce sorularımız buyurun Avukat Hanım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük söz istedi verildi: “Semih Bey ifadeniz bilgi alma tutanağı şeklinde düzenlenmiş siz Emniyette verdiğinizi beyan ettiniz bu ifadeyi doğru mudur?”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Polis nezdinde verdiniz doğru mudur?”

Tanık Semih Genç: “Evet polis vardı işte Savcı Bey’de vardı.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Savcı Bey.”

Tanık Semih Genç: “Ama devamlı yanımda değildi.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Şimdi deminki beyanınızda zabıtlar çıktığında ortaya çıkacak ağzınızdan çıktığı gibi yazdım ben buraya baştan sona yanımızdaydı dediniz Savcı Bey için zabıtlar…”

Tanık Semih Genç: “Doğrudur başta zaten ben ona gittim onunla görüştüm yani baştan sona derken bulunduğumuz yerdeydi hep bir yan odaya gidiyordu geliyordu ama devamlı oradaydı yani.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Siz bizzat Savcıya ifade vermediniz mi?”

Tanık Semih Genç: “Hayır Savcının bulunduğu ortamda polisle bir şey daktilo yazan sivil memur mu artık polis mi ona verdim.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Şimdi prosedür gereği Savcılık tarafından ifadenizin alınması gerekiyor elimizdeki ifade sadece bilgi alma tutanağı siz bir kere gidip polis nezdinde bir ifade mi verdiniz?”

Tanık Semih Genç: “Bu ifade mi o ifade mi?”

Mahkeme Başkanı: “Savcılık ifadeniz var mı evet?”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bu ifade midir başka ifadeniz başkasıyla görüşmeniz Savcı tarafından alınmış bir ifadeniz?”

Tanık Semih Genç: “Yok.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Yok mu?”

Tanık Semih Genç: “Hayır.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Peki bu ifadeye polis çağırdı sizi siz direkt polise mi gittiniz Savcıya mı gittiniz, siz Savcıyla nasıl görüştünüz?”

Tanık Semih Genç: “Beni çağrıldığımı söyledim ben dedim ki Savcı nezaretinde ifade vermek istiyorum dedim.”

Mahkeme Başkanı: “Yani Savcı nezaret etmiş oldu.”

Tanık Semin Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Nasıl bir nezaretti bu yani?”

Tanık Semih Genç: “İşte emniyete geldim böyle bir konuda olacağını söyledim.”

Mahkeme Başkanı: “Siz Savcı Bey’in Emniyette olduğunu biliyor muydunuz o sırada?”

Tanık Semih Genç: “Hayır.”

Mahkeme Başkanı: “E siz Savcı Bey’e gittiniz öyle mi?”

Tanık Semih Genç: “Savcı Bey’e gitmedim Savcı Bey bana gelen tebligattan dolayı Savcı nezaretinde ifade vermek istediğimi söyledim. Yani ne ifade vermemi ne olduğunu öğrenmek istiyorum hani polis ne anlatmak istiyor ne sormak istiyor bana.”

Mahkeme Başkanı: “Evet ne soracak evet?”

Tanık Semih Genç: “Ben dedim ki böyle böyle.”

Mahkeme Başkanı: “Savcı nezaretinde ifade vermek istiyorum, evet.”

Tanık Semih Genç: “Evet ondan sonra Savcı Bey de geldi dedi bu konuda ifadeni alacağız dediler bende ifademi verdim.”

Mahkeme Başkanı: “Savcı Bey demedi mi yani ifade istiyorsan ben alayım emniyet almasın şeklinde bir şey söyledi mi?”

Tanık Semih Genç: “Yo öyle ben de bir talepte bulunmadım.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Polis tebliğ etmiş çağırmışlar.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Tamam Avukat Bey tamam Avukat Bey.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Savcılık nezdinde alınmış.”

Mahkeme Başkanı: “Öyle (1 kelime anlaşılamadı). Ne yapabiliriz.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bir tanık beyanınız yok yani sonuç olarak Savcı nezdinde Savcı tarafından dinlenen.”

Mahkeme Başkanı: “Savcının.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Savcının memuru tarafından kaleme alınan.”

Mahkeme Başkanı: “Avukat, Avukat Hanım bir açıklama yapabilir miyim?”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bir ifadeniz var mı?”

Mahkeme Başkanı: “Biz Semih Genç’in listesinde açık tanık sadece şunu talepte bulundu dedi ki benim yüzümü dedi çok kişi biliyor daha doğrusu bilmiyor son zamanlarda ve yüzüm değişti şeklim biraz değiştirdim. Eğer dedi duruşmaya çıkıp da dedi yüzümü gösterirsem benim için mağduriyet olur dedi ben mümkünse ayrı bir odada yüzümü kapatarak kendi sesimle ifade vermek istiyorum dedi bizde uygun gördük.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bunu biliyorum efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Yani gizli tanık değil. Yani Cumhuriyet Savcısı mecbur alacak dediniz de böyle bir uygulamamız yok.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Anladım. Peki, efendim tanıkları.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Savcı dinlemez mi?”

Mahkeme Başkanı: “Dinler veya dinlemez Savcı Bey nasıl takdir ederse öyledir.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Efendim Savcı tarafından yapılır diye bizzat.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, tamam.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Savcının yapacağı konusunda CMK’da madde var.”

Mahkeme Başkanı: “Yani usul eksikliği var diyorsunuz.”

Sanık Muzaffer Tekin söz almadan konuştu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Tamam. Tamam buyurun. Soralım biz sorumuzu.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Efendim tanığı Savcı dinler.”

Mahkeme Başkanı: “Ha sizin yorumunuz o şekilde buyurun.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “CMK’nın yorumu o şekilde efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet siz öyle değerlendiriyorsunuz.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Evet, evet buyurun.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Tanık sıfatını hiç kazanmamış zaten bilgi alınan kişi kendisi.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Şimdi tanık.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın: “Sayın Başkan bu tür sorulara itiraz ediyorum tanığın tanıklık konusuyla ilgili sorular sorulsun nasıl ifade alındığı.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Size yemin yaptırıldı mı?”

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın: “Kim ifade aldı, buna resmi yazışmalarla sorulabilir.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Semih Bey yemin yaptırıldı mı size?”

Mahkeme Başkanı: “Yemin yaptırıldı mı size?”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Tanık sıfatıyla dinlenirken size yemin yaptırıldı mı?”

Tanık Semih Genç: “Bilmiyorum hatırlamıyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Hatırlamı…”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Burada zabıtta sizin yeminli ifadeniz alındığına ilişkin bir hüküm bir şey yok bir beyan şey yok Savcı huzurunda yeminli olarak ifade verdiğinize ilişkin bir beyan hiçbir kayıt yok onun için soruyorum.”

Mahkeme Başkanı: "Evet.”

Tanık Semih Genç: “Hatırlamıyorum hiç öyle bir şey olduğunu hatırlamıyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Tamam. Semih Bey şimdi burada anlattığınız beyanlarınıza baktığım zaman Fırat lakaplı birinden bahsediyorsunuz Cemil isimli birinden bahsediyorsunuz. Fırat lakaplı kişinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu söylüyorsunuz.”

Mahkeme Başkanı: “Kod ismi dedi değil mi Avukat Bey.”

Tanık Semih Genç: “Kod ismi Fırat.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Burada lakap diye geçtiği için öyle söylüyorum.”

Tanık Semih Genç: “Lakap kod adı ha.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Kod ismi olduğunu söylüyorsunuz Cemil isimli kişi üzerinden Fırat lakaplı kişiyle bir bağlantı kurmak suretiyle Sedat Peker bağlantısı şeklinde önümüze gelmiş bir ifadeniz var yani hem Sedat Peker Cemil isimli kişiyi tanıyor hem Fırat lakaplı kişi Cemil isimli kişiyi tanıyor.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Cemil isimli kişi Fırat lakaplı kişiye yardım ediyor bu durumda bizim yani Sedat Peker’inde DHKP-C ile bir bağlantısı olabilir.”

Tanık Semih Genç: “Hayır hayır hayır.”

Mahkeme Başkanı: “Açıklayınız tanık.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Neden?”

Mahkeme Başkanı: “Bir dakika Avukat Hanım bir dakika cevap versin bu soruya.”

Tanık Semih Genç: “Yok öyle bir bağlantı kurmadım ben, aksine yani Cemil’in bu çeş… bizle de yani o kişilerle de çeşitli kişilerle bağlantısı olduğunu bağlantı noktası olduğunu söyledim yoksa oradan Sedat Peker bize nasıl bağlantısı olabilir, ben zaten takip ediyorum onu.”

Mahkeme Başkanı: “Ya bağlantı noktası bağlantı noktası Cemil mi?”

Tanık Semih Genç: “E tabi şimdi o Cemil’i de şeye sorabilirsiniz o tarihte PKK tarafından vuruldu Romanya’da Golden Falcon soyadını öğrenebilirsiniz.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam tamam buyurun Avukat Hanım.”

Tanık Semih Genç: “Ben öyle bir bağlantı yani DHKP-C’nin Sedat Peker’le bağlantısı var demedim.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Şimdi burada verdiğiniz bütün gün verdiğiniz beyanlar üzerinden size şunu yöneltmek istiyorum”

Mahkeme Başkanı: "Tamam soru soralım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bugün burada DHKP-C’yle ilgili ve yönlendirildiğiyle ilgili birtakım isimlerde verdiniz. Mesela Necmi Suna Jandarma Astsubay bu kişinin DHKP-C’yle olan ilişkisinin manalı olduğunu ve sizin birtakım bundan çıkardığınız sonuçları bize anlattınız.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Suna isimli Jandarma. Necmi Suna isimli Jandarma Astsubayın şu andaki durumunu biliyor musunuz?”

Tanık Semih Genç: “Bilmiyorum en son geçenlerde gazetede okudum Moldova’da yakalanmış Türkiye’ye iade edilecek deniyor edildi mi edilmedi mi bilmiyorum.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Suna isimli Jandarma Astsubayın Jandarma Teşkilatıyla ilişkisinin ne zaman kesildiğini biliyor musunuz?”

Tanık Semih Genç: “O zaman o yargılamalar sırasında ilişkisini kesildiğini duydum. Ama ben ve benden sonra faaliyet yürüttüğü sırada yakalana kadar Jandarmanın bizzat subayıydı, astsubayıydı daha sonra yargılanma sırasında yargılanmadan sonra herhalde şeyi kesilmiş ilişkisi kesildiğini duydum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Yani Necmi Suna bu ilişkileri ortaya çıktığında yakalanmış mı ve hüküm şey mi soruşturmaya mı tabi tutuldu, yargılandı mı?”

Mahkeme Başkanı: “Ceza almış mı?”

Tanık Semih Genç: “İşte gözaltına alınmış Lütfü Topal’la birlikte örgüt üyesi Lütfü Topal’la birlikte gözaltına alınmış ama yargılanıp ceza alıp almadığını bilmiyorum.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “E şu anda kaçak dediğinize göre.”

Mahkeme Başkanı: “Kaçak olması neden, neden kaçıyor?”

Tanık Semih Genç: “Demek bir. Bilmiyorum Moldova’da Türkiye istedi diye gazetede okudum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Bundan 15 gün önce mi 20 gün önce.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun Avukat Hanım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Suna’nın sizi size göre esrarengiz bulduğunuz sizin örgütünüze yaptığı yardımlarla ilgili olarak Necmi Suna’nın kimden talimat aldığını, kiminle görüştüğünü bu yardımı hangi bağlantılarla size sağlandığı konusunda bir bilginiz görgünüz var mı, yoksa siz sadece Necmi Suna’yı mı bilirsiniz?”

Tanık Semih Genç: “Ben Necmi Suna’yı ve 2, 3 arkadaşını bilirim onun dışında birde işte bu Erdek’te gördüğüm 2 şahsı bilirim onun dışındakileri bizzat görmedim.”

Mahkeme Başkanı: “Yani emir talimat veren birisini biliyor musunuz bu konuda?”

Tanık Semih Genç: “Emir talimat olanı bilmiyorum.”

Mahkeme Başkanı: "Bilmiyorsunuz.”

Tanık Semih Genç: “Sadece kendi araştırma daha sonra yaptığım araştırmalarda bunların üstünde kimler olabileceğini araştırdım onları ifade ettim zaten.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Hayır araştırmalarınız sonucunda somut bir isme ulaştınız mı?”

Tanık Semih Genç: “Ya şu isme ulaştım yani o Jandarmanın bana söyledikleri Jandarma A tipi özel tim kurduklarını faaliyet yürüttüklerini hem istihbarat hem eylem yaptığını ve bu dönemde de bu işleri organize edenin yaptığım araştırmalarda Arif, o dönemde benim dönemimde Arif Doğan olduğunu gördüm.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Hayır.”

Mahkeme Başkanı: “Bir dakika, bir dakika kendisi söylesin ondan sonra.”

Tanık Semih Genç: “Arif Doğan olduğunu gördüm daha sonra da bize gelen istihbaratlarla yaptığımız eylemlerde vurulan Hulusi Sayın’ın silahının Arif Doğan’da çıktığını duydum ve bu manidar geldi bana.”

Mahkeme Başkanı: “Evet buyurun Avukat Hanım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Şimdi sizin bu manidar olarak bulduğunuz bilgilere o dönemde Jandarma İstihbarat Komutanı olarak Arif Doğan’ın o olduğu bilgisine ulaştım diyorsunuz. Bunu kendiniz.”

Tanık Semih Genç: “Sonradan ulaştım sonradan.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Sonradan ulaştınız.”

Tanık Semih Genç: “Hı.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “O zaman şöyle mi yorumlamalıyız ha Necmi Suna’nın bunları yaptığı dönemde Jandarma İstihbarat Komutanı da Arif Doğan’mış deyip mi bu bağlantıyı kurdunuz kendiniz?”

Mahkeme Başkanı: “Bu sizin yorumunuz değil mi?”

Tanık Semih Genç: “Evet evet.”

Mahkeme Başkanı: "Evet.”

Tanık Semih Genç: “Yani çünkü neden bu dönemde 89, 90 dönemi 91 döneminde ilk önce Arif Doğan sonra Veli Küçük’ün orada komutanlık yaptığını ve bu generallerin, silahların, patlayıcıların bize gelmesinde, bu subayların 4, 5’inin birden ondan sonra bize yardım etmesinde, bu bilgileri vermesinde manidar olduğunu, bunun altında başka şeyler olduğunu ve arkasında bu öldürül… bu adamlar öldürüldüğünde bu subaylar bu subayların işte silahı, dokümanı vesairesinin Arif Doğan vesairede çıktığını görünce e daha da şaşırdım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet bu yorumları yaptınız.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Siz bunu yorum olarak yaptınız.”

Tanık Semih Genç: “Evet evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bir Necmi Doğan’la Veli Küçük arasında veya ben kendim müvekkilim adına sorayım herhangi bir irtibat olduğuna ilişkin bilginiz görgünüz.”

Mahkeme Başkanı: “Bilgi görgü.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Duyumunuz Necmi Doğan’dan duyduğunuz bir şey.”

Mahkeme Başkanı: "Duyum.”

Tanık Semih Genç: “Hayır.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi neydi.”

Tanık Semih Genç: “Suna.”

Mahkeme Başkanı: “Suna evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Suna pardon çok özür diliyorum Necmi Suna’dan bir bilginiz var mı?”

Mahkeme Başkanı: “Hayır dedi.”

Tanık Semih Genç: “Hayır dedim.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Fakat daha sonra bu operasyonla beraber bu silahların Arif Doğan’dan çıktığını görünce siz kendiniz böyle bir çıkarımda bulundunuz.”

Tanık Semih Genç: “Evet tabi şimdi istihbarat aynı yerden geliyor Soner Yalçın’ın kitabında da o istihbaratın.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Doğan’ın ifadelerini biliyor musunuz, aman gene Doğan dedim ya.”

Tanık Semih Genç: “Necmi Suna.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Suna’nın ifadelerini biliyor musunuz, yakalandıktan sonraki ifadelerini?”

Mahkeme Başkanı: “Vermiş olduğu ifadeleri okudunuz mu?”

Tanık Semih Genç: “Kendime yönelik olanları biliyorum hepsini bilmiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Ne söylüyor sizinle ilgili?”

Tanık Semih Genç: “Benle ilgili işte, işte Hüseyin Koç’la Ümmet Suna’yla bağlantı kurduğunu ondan sonra şey yaptığını ilişki kurduğunu, işte yardımcı olduğunu görüştüğünü benden sonrada.”

Mahkeme Başkanı: “Yani sizin beyanlarınızı doğrular nitelikte mi beyanda bulunuyor.”

Tanık Semih Genç: “Ben zaten o zaman bunu saklamıştım o kendisi söylemiş sonradan öğreniyorum ben şimdi söylediklerimi doğrular nitelikte benden sonra da birisiyle görüşüyor işte o sonradan Lütfü Topal’la görüşüyor o zaman Lütfü Topal’da örgütün askeri sorumlusu Lütfü Topal’da Lütfü Topal’a İsmail Selen’in şeyini veriyor istihbaratını veriyor.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bunun ifadesinde hangi gerekçeyle yaptığını söylüyor, yani bir emir alarak mı yoksa ideolojik görüşü sebebiyle mi onun ifadesi, okudum dediniz ya.”

Tanık Semih Genç: “Yani o baştan nasıl ilişki kurduğunu okumadım ben sadece bana veren ifadesini gördüm ben görüşüyordum konuşuyordum.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Tanık Semih Genç: “İşte yardım ediyordum diyor.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun Avukat Hanım.”

Tanık Semih Genç: “İfadenin hepsini görmedim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Necmi Suna’nın sizin örgütünüzle olan irtibatı konusunda kolluk gücünde veya yargılaması sırasında verdiği ve sizinle kurduğu bağlantıya ilişkin açıklamaları konusunda bilginiz yok mu?”

Tanık Semih Genç: “Benimle ilgili kurduğu bağlantı var.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Örgütle ilgili örgütle ilgili.”

Tanık Semih Genç: “Örgütle zaten benle kurdu ilk.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Tamam yani bunun Necmi Suna tarafından ne için hangi saikla ideolojik olarak mı talimat gereği mi olarak mı yaptığı konusunda yargılanmış gereği yapılmış şu anda da kaçak yaşıyor Türkiye ile bağlantısı kesilmiş bu konuda bir bilginiz yok mu?”

Tanık Semih Genç: “Benim şu anda yargılanıp ne tür ceza aldığını bilmiyorum ama.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Onun da gözaltına alındığını biliyorum. İlk bende deminde söyledim ilk benle ilişki kurarken de kendisinin demokrat olduğunu örgüte yardım edebileceğini söyleyerek ilk örgütle ilişki kurdu. Ama ondan sonraki süreçte kendisinin dışında 3, 4 kişinin birlikte bu tür ilişkilere girmesi böyle silahlar vermesi generaller istihbaratları verilmesi işte mermer ocağı mı taş ocağı mı onların soygunlarına çeşitli illerdeki başka illerdeki subaylardan onay alarak yapmasının sadece kişisel demokrat bir insanın örgüte yardım ettiği edeceği bir çerçeve olmadığını düşünüyorum.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Düşünüyorsunuz bu sizin çıkardığınız yorum mudur?”

Mahkeme Başkanı: “Evet düşüncedir.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun Avukat Hanım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Tamam. Şimdi genel olarak ifadelerinizde buradaki örg… şu anda yargılanan tutuklu tutuksuz yargılanan kişilerle birebir görgünüze bilginize şahadetinize dayanan bir beyanınız olmadığını görüyorum onun için size soruyorum şimdiye kadar verdiğiniz bugün burada verdiğiniz çünkü ilk ifadenizde bugün söylediklerinizin hiçbiri yok.”

Tanık Semih Genç: “Evet yok.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Bugün burada verdiğiniz ifadelerin burada yargılanan hazır olan ya da olmayan ismini bildiğiniz Ergenekon sözde Ergenekon dosyası sanıklarıyla fiili olarak irtibatını kurabilecek bu talimatı bu kişi verdi, bunu şu şekilde verdiğini gördüm, şu şekilde eylem talimatı verdiğini duydum, bende oradaydım, şahadet ettim şeklinde söyleyebileceğiniz bir bilginiz var mı?”

Tanık Semih Genç: “Bilgim olsa o insanla birlikte olmam lazım olayları hiç kimse öyle değerlendiremez ki.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Hayır ben sizi tanık olarak dinlediğimiz için.”

Mahkeme Başkanı: “Olmadığını söyledi Avukat Hanım.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Sizin bu konularda bugün anlattığınız konularda bu anlattığınız konularla buradaki kişiler arasında somut irtibat kurabilecek şüpheden uzak irtibat kurabilecek görgünüz bilginiz tanıklığınız var mı diye soruyorum.”

Tanık Semih Genç: “E bende bilgim olduğunu düşünüyorum bu kadar seneki tecrübemden dolayı bunların bize manipüle edilip yönlendirilip yapıldığını bu insanların 4, 5 tane subay başka illerdeki subaylardan aldığımız talimat şey işlerin.”

Mahkeme Başkanı: “Semih Bey bu sizin yorumunuz değil mi?”

Tanık Semih Genç: “Evet tabi.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam buyurun.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Yani siz tecrübelerinizden yola çıkarak.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Kendi tecrübelerinize güvenerek yaptığınız çıkarımları mı bizimle paylaştınız?”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Tanık Semih Genç: “Evet.”

Sanık Veli Küçük müdafii Av. Zeynep Küçük: “Teşekkür ederim.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılamadı.

Mahkeme Başkanı: “Burada değil dedi değil dedi.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılamadı.

Mahkeme Başkanı: “Semih Genç’in ifadesinin Hakim Beylerden soru bizden soru olmadığı için son veriyorum. Semih Bey gidebilir ona izin verelim. Evet, sanıklardan bu yeni çıkan yasa kapsamında talebi olan kişiler var mıdır 5 dakika ancak bunu baştan şunu açıklamak istiyorum yani savunmanızı istemiyorum bu kanunla ilgili talebinizi istiyorum eğer yorum yaparsanız keserim baştan söyleyeyim.”

Salonda söz almadan konuşanlar oldu anlaşılmadı.

Mahkeme Başkanı: “Yarın için sözlü talep almayacağım yazılı olarak verirseniz aynı şey doğar, ben aynısını okuduğumu da gördünüz. Yani burada hiçbir şey boşa gitmez, onu baştan söyleyeyim. Semih Bey’e verelim.”

Yeni yürürlüğe giren 6352 sayılı yasa kapsamında 5 dakika talep.

Mahkeme Başkanı: “Buyurun, bu yasa kapsamında sizin lehinize olan değerlendirdiğiniz bir husus var mı?”

Sanık Semih Tufan Gülaltay söz istedi verildi: “Sayın Başkanım, Muhterem Hakimler.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Devam eden Ergenekon davasıyla ilgili 20 Mart 2008 günü İstanbul adliyesinde ifadeye çağırıldım.”

Mahkeme Başkanı: “Semih Bey ben, bakın hani biz dedik ki baştan bu konu kapsamında, biz sizin talebinizi istiyoruz. Talepte bulunun.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Evet talepte bulunuyorum efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Burada bütün sanıkların ve Avukat Beylerin, Avukat Hanımın, Avukat Hanımın evet beyanını alalım ama talebinizi söyleyin sadece.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Evet.”

Mahkeme Başkanı: “Yani bize açıklama yaparsanız biz duyduk bunları, sizden ezberledik hatta çünkü söylemlerinize başladığınız an böyle neredeyse kelime kelime hatırımızda.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Peki, peki efendim.”

Mahkeme Başkanı: “O yüzden şey yapmayın.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Sayın Başkanım ben 3 sene.”

Mahkeme Başkanı: “Talebimizi söyleyelim, mümkünse sıra sıra.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Tutuksuz olarak yargılandım.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Muhterem heyetiniz tarafından, fakat ne olduysa 29 Ocak günü benim hakkımda bir tutuklama kararı verildi.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Herhangi bir gerekçe de gösterilmedi, biz daha sonradan gerek Mahkemenize, gerek bir üst Mahkemeye.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Neden tutuklandığımızı dilekçeyle sorduk. Ancak şu ana kadar neden tutuklandığımızı öğrenebilmiş değiliz.”

Mahkeme Başkanı: “Yani siz bunun gerekçesini istiyorsunuz.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Sayın Başkanım zaten yeni yasal değişiklikler çerçevesinde bir kefalet veyahut denetimli serbestlik imkanı da söz konusudur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Muhterem heyetiniz de biliyor ki operasyon yapılacağını bildiğim halde yurtdışına gitmemiş bir insanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Yani Mahkeme dosyasında da bununla ilgili birçok beyanım ve deliller vardır.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Kaçma ihtimali sıfır olan insanlardan birisiyim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Şirketlerim var, işadamıyım, Mahkemenizin uygun göreceği herhangi bir denetimli serbestlik veyahut kefalet miktarıyla bihakkın tahliyemi.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Talep ediyorum efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Örnek olarak bu şekilde beyanda bulunabilirsiniz.”

Sanık Semih Tufan Gülaltay: “Sayın Başkanım bir de bir dilekçe yazmıştım onu da.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, verelim o tarafa doğru, bu tarafa doğru geleceğiz, bu tarafa bitirip öyle gelelim, buyurun.”

Sanık Boğaç Kaan Murathan söz istedi verildi: “Efendim yeni çıkan 5237 sayılı kanunun 220. maddesi yeni kanuna göre değişmiş zannedersem.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Boğaç Kaan Murathan: “Hiç bizim yargılandığımız konuya girmiyorum, sizin konuya vakıf olduğunuzu bildiğimizden dolayı.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Boğaç Kaan Murathan: “220. maddenin 6. ve 7. maddelerinden bana iddianame tanzim edildi efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Boğaç Kaan Murathan: “Bu maddeleri değerlendireceğinizi düşünerek tahliyemi istiyorum, Semih Bey’in de dediği gibi şirketlerim var. Yurtdışına zaten herhangi bir yasak koyulduktan sonra çıkamayacağımız belli, 4 seneden beri cezaevindeyim efendim bu suçtan dolayı, mağduriyetimin giderilmesini istiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, Hasan yardımcı olalım, evet buyurun.”

Sanık Bora Ballı söz istedi verildi: “Saygıdeğer Başkanım, Saygıdeğer Üyeler şahsınızı ve makamınızı.”

Mahkeme Başkanı: “Adınızı söyleyin.”

Sanık Bora Ballı: “Bora Ballı.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Saygıyla selamlarım, Sayın Başkanım benim tutukluluğum 6. yılına girmiş bulunmakta, aynı dosya kapsamında yargılandığımız aynı dosya sanıkları bizimle aynı maddelerden yargılanan aynı dosya sanıkları da tahliye edilmiş bulunmakta.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Kaçma şüphesi konusu bizim için de geçerli değildi, tahliye edilen arkadaşlarımız üçer dörder kere geldiler Sayın Başkanımız.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Bizi burada ziyaret etmeye, Yüce Mahkeme kendilerini huzura çağırmadığı halde.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Bizim için de kaçma şüphesi gibi bir durum söz konusu değil Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Delilleri karartma gibi bir şüphenin de söz konusu olmadığı kanaatindeyim, zira dosya kapsamındaki deliller takdirinize sunulmuş durumda, deliller bizim lehimize olan deliller Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Lehimize olan delillerin de karartılması, yani böyle bir çaba içine girmemiz mümkün değil takdir ederseniz. Ayrıca 220. maddenin 6 ve 7. fıkralarından hakkımızda iddianame tanzim edildi Sayın Başkanım. İddianame, tanzim edilen iddianame değişmedi, ek bir iddianame hakkımızda düzenlenmedi.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Bora Ballı: “Suçsuzluğumuzun anlaşılması açısından ben herhangi bir yasa maddesinin değişikliğine muhtaç olmadığı kanaatindeyim. Suçsuzluğumu gösteren hukuki ve vicdani hususların yanı sıra bu değişen maddedeki lehimize olan hususların da göz önünde bulundurularak tahliyemi talep ediyorum Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, tamam, evet az bir şey devam edelim, buyurun isminizi söyleyin.”

Sanık Aykut Metin Şükre söz istedi verildi: “Sanık Aykut Metin Şükre.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Sayın Başkanım, Değerli Heyet, bu yeni çıkan biz 12.12.2011 tarihinde Mahkemeniz tarafından Üsküdar 5. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığımız 6136’ya 13/1’den sevk maddesiyle iddianamemiz böyleydi. Mahkemenizde huzurunuza çıktık ve şu anda burada Ergenekon, sözde Ergenekon Terör Örgütüne tutuklu olmayan ben, Kenan, Selçuk ve Erkan biz 6136’dan tutukluyuz Sayın Başkanım. Bizde terör maddesi yok.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Ve şu anda bu yeni çıkan maddede televizyonlardan takip ettiğimiz kadar ve elimde şu anda olan evrakta çok iyi bilmemekle beraber şöyle bir şey yazıyor. Geçici maddenin 2. geçici maddenin 4. fıkrasında ceza muhakemesi kanunun yürürlükten kaldırılan 250. maddesinin 1. fıkrasına göre görevlendirilen Mahkemelerde açılmış olan davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu Mahkemelerce bakmaya devam olunur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Bize herhangi bir ek iddianame hazırlanmadı, herhangi bir şeyimiz de yok, dava da açılmadı bizle ilgili, biz şu anda boşluktayız burada yani.”

Mahkeme Başkanı: “Şu anda bizim Mahkememizin yargılamasını yapacağını söyleyen bir madde ek madde evet, buyurun.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Ama bizim, bizle ilgili herhangi bir ek iddianame, ek bir dava açılmadı Sayın Başkanım. Biz 6136’dan tutukluyuz burada.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, evet.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Hakkımızda da daha önceden hükümlü olan 2 yıllık bir kararımız var, yani bu Yargıtay’da temyiz edildi, biz temyiz ettik, herhangi bir başka Savcı temyiz etmedi. İşte Yargıtay 8. dairesinin de mütalaasında bizim cezamızın fazla olduğunu.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “Söylüyor Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Aykut Metin Şükre: “İndirilmesi gerektiğini söylüyor, kaçma şüphem söz konusu değildir. 22 aylık bir kızım var evde beni bekliyor, her telefon çaldığında baba diye telefona gidiyor. Evim adresim belli, 2009 yılından beri sizin davanıza tutuksuz geliyorum. Polisler evime tebligat bile yapmıyor efendim, telefonla arıyorlar bende duruşmalara geliyorum. Yine buraya tutuksuz geldim, kaçma şüphem söz konusu değildir, gerekli bütün adli tedbirleri uygulayarak tahliyemi talep ediyorum Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, tamam buyurun, Erhan Bey’e verelim.”

Sanık Erhan Timuroğlu söz istedi verildi: “Sayın Başkanım bende yaklaşık 7 senedir tutukluyum, kaçma imkanım hiç yok, çünkü kaçacak adam kendisi gidip teslim olmazdı. Ben kendim gittim teslim oldum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Erhan Timuroğlu: “7 senedir tutukluyum, beni tutuksuz olarak yargılayın ve dilekçelerimizde de belirttik zaten.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam buyurun, İbrahim Bey’e he buyurun, buyurun Bora Bey.”

Sanık Mehmet Bora Perinçek söz istedi verildi: “Sayın Başkan, Sayın Üyeler bu son duruşmada bizim karar talep günümüzde üniversiteden bir kağıt istemiştiniz. Bir bilgi, onu ben kendim üniversiteden getirttirdim, onu size takdim etmek istiyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Mehmet Bora Perinçek: “Bu ne zaman üniversitede göreve başladığımla ilgili.”

Mahkeme Başkanı: “Hı.”

Sanık Mehmet Bora Perinçek: “Bunu da size yani üniversiteden gelmesi uzun sürebilir.”

Mahkeme Başkanı: “Tabi.”

Sanık Mehmet Bora Perinçek: “Ayrıca tahliyemi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam buyurun, İbrahim Bey’e verelim, İbrahim Bey’e ver orayı bitirelim bu tarafa geçelim, söz hakkı vereceğim, bu taraftan şöyle gelelim bi daha geri dönmesin.”

Sanık İbrahim Özcan söz istedi verildi: “Sayın Başkan bir şeyi belirtmek istiyorum, bu zamana kadar gerçi hiç tahliye talebim olmadı da yalnız gene de olmayacak, şunu belirtmek istiyorum. Daha önceki Mahkeme Başkanının hakkımda tutuklama ve sevk maddelerinin ayrı ayrı olduğunun gerekçesini onlarca defa tutanaklarda, kararlarında, şerhlerinde malumdur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık İbrahim Özcan: “Ve ayriyeten benim olduğu iddia edilen 6 tane telefon hattının da İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kaplan soyadı yanılmıyorsam Hüseyin Kaplan tespitiyle benim olmadığı da tespit edildi.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam talebimizi söyleyelim.”

Sanık İbrahim Özcan: “Hakkımdaki bütün sanıklar da dinlendi.”

Mahkeme Başkanı: “Savunma yapmayalım.”

Sanık İbrahim Özcan: “Herhalde gereğini de Mahkeme, gereğini de yerine getirir diye düşünüyorum, bu kadar.”

Mahkeme Başkanı: “Peki buyurunuz, evet Hasan Bey buyurun.”

Sanık Hasan Ataman Yıldırım söz istedi verildi: “Şimdi biliyorsunuz birkaç gün evvel Aziz Yıldırım’ın davası oldu, hem ceza verdiler, hem de tahliye ettiler. Yani tutuksuz olarak bekleyebilir.”

Mahkeme Başkanı: “Herkesi memnun ettiler diyorsunuz.”

Sanık Hasan Ataman Yıldırım: “Şimdi bende aynı şekilde adli kontrol uygulamasıyla beraber tahliyemi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Peki.”

Sanık Hasan Ataman Yıldırım: “Kaçma filan söz konusu değildir, bir de o bendeki çıkan DVD 117 ile ilgili bir imaj talebim oldu.”

Mahkeme Başkanı: “Onu okudum, okudum, okudum onu.”

Sanık Hasan Ataman Yıldırım: “Bugün bir dilekçe yazdım, onu özellikle ayrı bir bilirkişiye.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, tamam o tamam taleplerimizi ayıracağız.”

Sanık Hasan Ataman Yıldırım: “İncelettirmek istiyorum saygılarımla.”

Mahkeme Başkanı: “Yasa kapsamında talebinizi aldık evet, buyurunuz Hulusi Bey, geliyor buraya doğru mikrofon evet.”

Sanık Hulusi Gülbahar söz istedi verildi: “Sayın Başkanım ben internet andıcı davasında 11 aydır tutukluyum, muvazzaf albayım ben, tahliyemi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Tabi.”

Sanık Ziya İlker Göktaş söz istedi verildi: “Sayın Başkan 6352 sayılı kanun ile Mahkemenizde yargılama konusuna giren, Mahkemenizin yargılama konusuna giren davalara ilişkin yasalarda bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle tutukluluk için madde 97 ile 5271 sayılı kanunun 101. maddesinde kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir şeklinde düzenleme yapılmıştır.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Ziya İlker Göktaş: “Sizin de takdir edeceğiniz gibi davanın birleştirilmesinden sonra çıkan hiçbir tanığın veya birleştirilen diğer davalardaki söz alan hiçbir sanığın lehimize veya aleyhimize herhangi bir ifadesi olmamıştır.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Ziya İlker Göktaş: “Yani somut olayı anlatımımız dışında destekleyecek hiçbir ifade ortaya çıkmamıştır ve çıkma ihtimali de yoktur. Değişik tarihlerde ifadelerim oldu, heyetinizden hiçbir üye ifadenizdeki bu çelişkiyi nasıl açıklıyorsunuz sorusunu tarafıma sormamıştır, çünkü çelişki yoktur. Sayın Başkan Türk Ceza Kanunundaki en ağır ceza istendiği halde gelip kendimiz teslim olduk. Delilleri bırakın karartma ihtimalini bazı delilleri kendimiz Mahkemenize sunduk, Milli Savunma Bakanlığının internet bilgi değerlendirmesi merkeziyle ilgili örnek olarak.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Ziya İlker Göktaş: “Sayın Başkan toplanacak delil, dinlenecek tanık kalmamıştır. Tutukluluğumuzun, tutukluluğumuz artık cezaya dönüşmüştür, yeni yapılan kanuni düzenlemeye uygun olarak tutukluluğumuzun tekrar gözden geçirilmesini ve tahliyemizi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, bu tarafa doğru verelim bu tarafa doğru gelsin, arkadan öne doğru gelince fark etmiyorsunuz.”

Sanık Sedat Özüer söz istedi verildi: “Efendim Sedat Özüer.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Sedat Özüer: “Bende deminki arkadaşım gibi internet andıcı davasında yaklaşık 11 aydır tutukluyum. Efendim bana isnat edilen 4 iddiaya karşılık ek klasörlerde yer alan deliller, sonradan Mahkemeniz kanalıyla getirttiğimiz delillerle bu 4 iddia çürümüş durumdadır. Aleyhimde hiçbir delil yoktur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Özüer: “Hakkımda yakalama kararı çıkınca ben yurtdışındaydım, yurtdışından kendim geldim.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Sedat Özüer: “Zamanından önce ilişiğimi kestim kendim geldim teslim oldum. Dolayısıyla son yasal değişiklikten de yararlanmak istiyorum, teşekkürler.”

Mahkeme Başkanı: “Peki.”

Sanık Cemal Gökçeoğlu söz istedi verildi: “Cemal Gökçeoğlu.”

Mahkeme Başkanı: “Buyurun.”

Sanık Cemal Gökçeoğlu: “Bende diğer arkadaşlarım gibi internet andıcı davasından 11 aydır tutukluyum, hakkımda yakalama kararı çıktığında 08 Ağustos’ta, 11 Ağustos’ta kendim gelip teslim oldum. 2010 yılında emekli oldum, delilleri karartma ihtimalim yoktur. Ayrıca Ankara’da sabit ikametgahım var, orada kalıyorum, kaçma şüphesi de olmayacağını değerlendiriyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Cemal Gökçeoğlu: “Yasanın değişikliğinden yararlanıp tahliyemi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Peki buyurun.”

Sanık Mehmet Deniz Yıldırım söz istedi verildi: “2010/106 nolu iddianame, yani ıslak imza iddianamesinin 139. sayfasında suçlama şöyle, şüpheli Mehmet Deniz Yıldırım bu ses kayıtlarını yayınlamaları örgüt üyeleriyle birlikte özel hayatın gizliliğini ihlal, devlete ait gizli bilgileri yayınlamak suçunu oluşturur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Mehmet Deniz Yıldırım: “Yani örgüt üyeliği suçunu ilişkilendiren tanımlama buradaki bu ses kayıtlarının yayınlanmasıdır. Yeni çıkan yasada basın yoluyla işlenen 2011 Aralık öncesindeki basın yoluyla işlenen bütün suçlar ertelemeye tabi tutulmuştur. Dolayısıyla buradaki örgüt suçlamasına geçerli olacak olan haberler de bir biçimiyle düşmüş durumdadır. Zaten bunun bir örgüt üyeliği suçunu içermediği.”

Mahkeme Başkanı: “Basın suçudur diyorsunuz.”

Sanık Mehmet Deniz Yıldırım: “Basın suçudur ve örgüt suçunu içermediği çok net olarak ortada olmasına rağmen son çıkan yasayla da bu bir anlamda tecil edilmiş oldu. Çünkü hiçbir yasa örgüt üyeliğini bu şekliyle affetmez, ama çıkan yasaların yeni çıkan yasa çerçevesinde örgüt üyeliği dışındaki bütün suçlar, yani benim iddianamede yazan basın yoluyla işlendiği için bunlar ertelemeye tabi tutulması söz konusudur.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Mehmet Deniz Yıldırım: “Dolayısıyla suç vasfının da bu konuda değişme ihtimali ortaya çıkmıştır. Eğer heyetiniz iddianamede yazan bu suçlamayı, bu şekliyle kabul etmiyorsa yani bunun da bir gerekçesini vermek durumundadır. Yeni çıkan.”

Mahkeme Başkanı: “Gerekçesini açıklayınız evet.”

Sanık Mehmet Deniz Yıldırım: “Ya buradaki suçlamaya heyetiniz itibar etsin ve beni tahliye etsin, çünkü oradaki suçlar ertelenmiş durumda ya da iddianamedeki suçlara, suçlamaya itibar etmiyorsa bu sefer beraat ettirsin ya da bunun bir gerekçesini ortaya koymasını talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam buyurun.”

Sanık Alaettin Sevim söz istedi verildi: “İnternet andıcından 11 aydır tutukluyum, bu süre içerisinde heyetiniz tarafından talep edilen bütün deliller gelen delillerin hepsi lehimize deliller olarak geldi. Zaten suçlandığım şey sadece basılı bile olmayan 2 tane dijital veridir. Heyetiniz tarafından verilen dijital imajlar üzerinde daha önce Mahkemenize arz ettiğimiz uzman raporu bunların manipüle edilmiş olduğunu göstermiştir.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Alaettin Sevim: “Heyetiniz tarafından bu Gölcük’ten çıkan diğer belgelerle ilgili duruşmanın yapıldığı 10 nolu Ağır Ceza Mahkemesinden 5 nolu hard diskle ilgili bütün uzman raporları istenmiştir. Her şeyden önce bu Mahkeme tarafından yani 10 nolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tefrik edilmiş bir uzman raporu yok efendim. Bu Mahkemeye daima dışarıdan, yani sanıkların sundukları uzman raporları var, bu uzman raporlarının hepsinde de 5 nolu hard diskin manipüle edilmiş olduğu, üzerinde oynanmış olduğu şeklinde rapor var. Son dönemde artı size yine heyetinize arz ettim.”

Mahkeme Başkanı: “Tabi siz (bir iki kelime anlaşılamadı).”

Sanık Alaettin Sevim: “Genelkurmay’dan gelen bir rapora göre.”

Mahkeme Başkanı: “Savunma (bir iki kelime anlaşılamadı).”

Sanık Alaettin Sevim: “Bu yazılma, evet efendim bu yazı anında bir başka yabancı karargahta bulunduğum ispatlanmıştır. Yani burada bunu yazma imkanım da yoktur. En son gelen HTS raporlarında da yine dava sanıklarından hiçbirisiyle bağlantım yoktur.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam (bir iki kelime anlaşılamadı) anlaşıldı, savunma niteliğinde yapmayalım, böyle usulü bozmayalım.”

Sanık Alaettin Sevim: “Tamam, hayır yani deliller toplanmadı dediğiniz için şey yapıyorum ve delil, gelen delillerin hepsi de lehimize geliyor.”

Mahkeme Başkanı: “Evet, tamam o şekil söyleyelim.”

Sanık Alaettin Sevim: “Hem bu kapsamda hem emekliyim, yani delil karartma imkanım yoktur, adresim sabittir. 2 tane çocuğum var ilkokula giden, kaçma imkanım da yoktur efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam.”

Sanık Alaettin Sevim: “Bu nedenle tahliyemi ve ya da denetimli serbestlikten yararlandırılmamı talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam buyurun, Fatih Bey’e verelim.”

Sanık Fatih Hilmioğlu söz istedi verildi: “Sayın Başkanım Sayın Üyeler bu son yasal.”

Mahkeme Başkanı: “İsminizi söylerseniz, adını.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Fatih Hilmioğlu pardon, bu son yasal düzenlemenin dışında bu davada şahsıma yönelik 2. bir ilerleme, gelişme olmuştur. Biliyorsunuz Malatya’da Zirve Yayınevi cinayeti diye bir dava var ve onun da Ergenekon Terör Örgütüyle ilişkilendirilmektedir. Sayın Başkanım orada Tanık Adıyaman’ın beyanlarıyla ilgili bir cümle okuyacağım.”

Mahkeme Başkanı: “Biz şey savunma niteliğinde yapmayalım, talepte bulunalım.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Benim as… yapmayacağım, bulunacağım efendim, sadece birçok çarpıcı bir konu varda o bakımdan. Benim asıl anlatmak istediğim diyor gizli tanık, Mehmet Ülker’in, Ülger’in o zamanki Malatya İl Jandarma Alay Komutanı, 2007 yılı sonlarında İnönü Üniversitesi Rektörü Fatih Hilmioğlu’nu öldürmem konusunda bana teklifte bulunmasıdır.”

Mahkeme Başkanı: “Onları biz biliyoruz.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Olay şu şekilde gelişti diye sonuç itibariyle Malatya İl Jandarma Alay Komutanı.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Tabi bunlar hep tutuklandı tabi Ergenekon Terör Örgütü üyesi olmaktan, azmettirmekten, Hurşit Tolon’da bu davada dolayısıyla hem ben şimdi Ergenekon Terör Örgütünün üyesi olarak burada yargılanıyorum. Orada da mağduru pozisyonundayım, yani mensup olduğum örgüt sözde beni de öldürmeye çalışıyormuş.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, talebinizi yapın.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Sayın Başkanım bunu ben zatıalinize takdim etmek istiyorum, yani şurada da önünde de sayfalarını, bu 700 sayfa falan ama sadece ilgili kısmı veriyorum. Son gelişmeyle de ilgili Sayın Başkanım, son yasal düzenlemeyle de ilgili iddianamede 40 aydır ben 40 aya yakın burada tutukluyum Sayın Başkanım. İddianamede şahsıma yönelik tek somut suçlama, yani suçlama değil de somut olarak bir olay Jandarma Genel Komutanını ziyarettir. YÖK yasası nedeniyle, altı yedi rek… altı rektörle burada çünkü öyle yazıyor.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, talebimizde bulunalım, savunma değil talep.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Ziyaretimiz var, 10 civarında general ve bu bütün Sayın Başkanım tamam bunu da vereceğim size.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, tamam.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Bu, burada iddianamedeki tek suçlama nedeni bu yemek, bu yemek nedeniyle hem Ergenekon Terör Örgütü üyesi, hem Sarıkız darbe planı kapsamı, hem de ja… Cumhuriyet Çalışma Grubunun üyesi olarak gösteriliyorum. Şimdi iddianameye göre bu yine iddia… ben söylemiyorum, iddianameye göre bu yemeğe 6 tane rektör katılmıştır, üçü sanıktır. Diğer sanık, sanık, diğer üçü sanık değildir, sanık olan rektörlerin birisi hiç tutuklanmamış, birsi 4 ay tutukluğu takiben tahliye olmuştu.”

Mahkeme Başkanı: “Evet.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Bu yemeğe 8 tane general katılmıştır.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam, onları talepte bulunun lütfen.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Şener Eruygur dışında hiçbir tanesi sanık değildir Sayın Başkanım.”

Mahkeme Başkanı: “Talepte bulunalım lütfen, talep alalım.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Esasında iddianamenin bizatihi kendisi bile bu ziyaretin bir Ergenekon, bir terör örgütü toplantısı olmadığının açık itiraftır.”

Mahkeme Başkanı: “Talep, talepte bulunun son defa söylüyorum.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Tahliyemi talep ediyorum.”

Mahkeme Başkanı: “He tamam.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Bütün şeyler de gelmiştir, hakkımda deliller toplanmıştır efendim.”

Mahkeme Başkanı: “Tamam mikrofonu verelim.”

Sanık Fatih Hilmioğlu: “Teşekkür ederim.”




Yüklə 1 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin