"60 Mİlyonun teveccüh gösterdiĞİ makam" Baskın Oran

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 17.75 Kb.
tarix10.12.2017
ölçüsü17.75 Kb.

"60 MİLYONUN TEVECCÜH GÖSTERDİĞİ MAKAM"
Baskın Oran
Bizler tüm enerjimizi, "terörün nasıl kökünü kazırız" diye artırılmış önlemler düşünmeye harcarken, bakın Türkiye'de neler olup bitiyor. Dünden devam ediyoruz:

5) "Bakan Menteşe açıkladı: İmam-hatiplerin elverişli olanları okula çevrilecek" (Cumhuriyet, 21.9.93)

Sayıları yeterli olduğu gerekçesiyle, yeni imam-hatip lisesi açılmasına bakanlık izin vermiyor, bu okullar da "şube açmak" yöntemiyle çoğalıyorlardı.

Haberin altında Bakan Menteşe'nin şu sözü yer alıyor: "Devletle hile bağdaşmaz. Her şeyi mevzuata uygun hale getireceğiz". Rahmetli hocam Muammer Aksoy, doktora tezi savunmalarında en üstün not sayılan "Summa cum laude" derecesini, esprili biçimde, "Ossa ossa bu kaa olur" diye çevirirdi. Sayın bakan da devletin saygınlığını summa cum laude koruyor.

6) "Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Dr. Yusuf Ekinci, ortaokul kitaplarından Anadolu uygarlıklarını işleyen bölümlerin atılmasını ve Öğretmen El Kitabı'ndan 'Anadolu' sözcüğünün çıkarılmasını , 'Anadolu, Bizans'tan kalma bir terimdir' diye savundu" (Aydınlık, 15.10.93).

7) "Diyanet, bütçede dördüncü" (Aydınlık, 18.10.93).

Habere göre, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ödeneği, ulusal bütçede yalnızca Bayındırlık ve İmar-İskan, Milli Eğitim, Sağlık ve Milli Savunma Bakanlığı'ndan sonra geliyor. On bakanlığın bütçesi ise Diyanet'ten az. Genel bütçeden en küçük pay İnsan Hakları Teşkilatı'na ayrıldı.

8) "Taraf adlı İslami dergi: 'İslam'da şiddet vardır' " (Cumhuriyet, 18.10.93)

"İki, üç, daha fazla Sivas!" çağrısında bulunan dergi yazıişleri müdürü Abdullah Kiracı, habere göre, önemli olanın rejimi yıkmak olduğunu, bunun için de şiddetin kullanılabileceğini, Kemalistlerin de öldürülmesi gereken insanlar olduğunu söyledi.

9) "Ben kahvaltımı hergün burada yaparım, sonra da Türkiye'nin birliği ve bütünlüğü için Allahıma dua ederim" (Milliyet, Açık Pencere, 21.10.93)

31.10.93 tarihli basında çıkan haberlere göre, Çankaya ve Huber köşklerini yeniden döşemeye karar veren ve bu amaçla beş milyar liralık sipariş veren 9. Cumhurbaşkanı Demirel bunları Ertuğrul Özkök'e Çankaya Köşkü'nün balkonu için söyledi.

10) "Başbakan Çiller: 'Ne mutlu Müslüman olan bizlere' " (Aydınlık, 2.11.93)

Shereton Oteli'nde çalışmalarına başlayan 1. Din Şurası'nın açılışında başını örten, ama alnındaki kâhkülleri dışarıda bırakan Çiller, iyi bir Atatürkçü olarak, "Ne mutlu Müslümanım diyen bizlere" de diyebilirdi.

11) "Yani çocuklara Allah'ı, peygamberi anlatmayacak mıyız? Sağ eliyle yemek yemenin günah olduğunu bilmesinler mi? Bir Atatürk'ü nasıl anlatıyorsak Allah'ı, peygamberi de anlatacağız" (Cumhuriyet, 24.10.93)

Bu sözler, Refah Partili Güngören Belediyesi'ne ait, 4-6 yaş arası çocukları kabul eden anaokulu hakkında Belediye Başkan Yardımcısı Aslan Yaşar'ın sözleri. Kendisi, öğretmene şöyle yönerge vermiş: "Programım dolu diyorsan, Kırmızı Balık şarkısı yerine ilahi öğretirsin. İlkbahar mevsimi konusu yerine peygamber sevgisi konusunu işlersin". Aslan abem benim.

12) "Diyanet protokol ve resmi itibar istiyor" (Cumhuriyet, 14.10.93)

Başkan M.N. Yılmaz verdiği demeçte, "Bölge toplantılarında herkes, kırmızı plaka işi ne oldu, diye soruyor. 60 milyonun teveccüh gösterdiği makama layık olduğu değer verilmelidir" diyerek, kendisine protokolde YÖK Başkanı statüsü istedi.

13) "Mesai, cuma namazına göre ayarlansın" (Aydınlık, 6.11.93)

"Kur'an'ın yeniden yorumlanması" için toplanacağı aylar önce açıklanan 1. Din Şurası bitiminde yayınlanan bildirgede bundan başka şu kararlar da alındı: Din görevliliğinin cazip hale getirilmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'na özerklik verilmesi, Başkan'ın seçimle gelmesi ve Başbakanlık yerine doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlanması, Diyanet Kur'an Eğitim Merkezlerinde verilen eğitimin zorunlu eğitimden sayılması.

Şura bitiminde, TBMM Bütçe Plan Komisyonu Diyanet Başkanı'na kırmızı plakalı araç tahsis etti. Şura'da, din adamlarına resmî nikâh kıyabilme yetkisi de istendi.

On üç uğursuz rakammış, hadi bir tane daha ekleyelim:

14) "Cami sayısı okulları geçti" (Aydınlık, 3.11.93)

UBA'nın haberine göre, Türkiye'de geçen yıl bulunan altmış sekiz bin camiye karşılık, 92-93 öğretim yılında ilk ve orta dereceli okullar toplamı altmış altı bin.

Böyle giderse, sınıf arkadaşım Melih 'in (Aşık) ve gazete arkadaşım Attilâ'nın (Aşut) ekmeğini elinden alacağım. İyisi mi, bu dinci gidişin yorumuna geçelim biz.



Yarın: Özgürlüğü öldürecek özgürlüğe ne yapmalı?

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə