Alım satımla uğraşan kişi, müşterisini bulmuşsa elin deki her malı satışa sunar



Yüklə 1,72 Mb.
səhifə6/25
tarix26.10.2017
ölçüsü1,72 Mb.
#14398
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   25

Bülbülün çektiği dil (i) belâsıdır.

Bir karganın kafese konup beslendiği pek görülmemiştir. Ama bülbül için kafesler sürekli yapılır durur. Bunun tek sebebi, sesinin güzelliğidir. O oldukça güzel öter ve bunun için yakalanıp kafese konur. İnsanlar bundan ders almalıdır. Çünkü düşünüp taşınmadan, sonunun nereye varacağını hesaplamadan sarf edilen sözler, insanın başına dert açabilir. Dili yüzünden belâya saplanıp zarar görebilir.


Büyük balık, küçük balığı yutar.

Güçlü olan kendinden güçsüzü ya ezer, ya yok eder, ya da kendisine bağlı kılar. Bu durum insan için olduğu kadar, ticarî işletmeler ve devletler arasında da çoklukla söz konusudur. Kişiye düşen, yok olmamak için var gücüyle mücadele etmektir.


Büyük başın derdi büyük olur.

Bir iş ne kadar büyükse çözüm bekleyen sorunları da o kadar büyük olur. Dolayısıyla bir işletmeyi idare eden, bir toplumu yöneten, kısacası büyük işlerin başında bulunan kimselerin de hem sorumlulukları, hem de dertleri büyük olur.


Büyük lokma ye (de), büyük söz söyleme.

İnsan çoklukla nefsine yenik düşer. Kendini pek çok konuda ön plâna çıkarmak, ne kadar becerikli ve akıllı olduğunu belirtmek ister. Bu durum onun böbürlenmesine, “ben olsaydım öyle değil, böyle yapardım; şunu yapsaydı kötü duruma düşmezdi; ben asla onun yaptığı gibi kötü bir şey yapmam; o sözler de söylenir miydi?” gibi sözler sarf etmesine sebep olur ki, böyle bir tavır sergilemek son derece zararlıdır. Dünya ve insanlık hâli bu, öyle bir gün gelir ki, yerip kınadığımız kişinin başına gelenler bizim de başımıza gelebilir ve gülünç duruma düşebiliriz. Bu sebeple ağzımızdan çıkacak söze dikkat etmeli, büyük söz söylemekten kaçınmalıyız.

Baba koruk (erik, ekşi elma) yer, oğlunun dişi kamaşır (baba eder, oğul öder).

Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.

Baba malına güvenmemek gerekir. Kendi kazancı ol¬mayan kişi, baba malını çabuk tüketir. Sürekli olan kazanç, kişinin çalışarak elde ettiği kazançtır.

Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş.

Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk.

Babadan kalan mala mülke güvenerek çalışmayan, bu malı, parayı tez tüketir. Babadan kalan mala güvenmemeli. Akıllı evlât, çalışarak kazanır, mal mülk edinir.

Babanın (atanın) sanatı oğla mirastır.

Babasına, anasına saygı göstermeyen kişi. Tanrı'yı ta¬nımıyor demektir. Çünkü, Allah, ana babayı sevnleyi say¬mayı emreder.

Babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sayar

Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.

Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı

Bağ bayırda, tarla çayırda.

Bağ ve zeytin ağacının bol ürün vermesi için uzun süre geçmesi gerekir. Zeytin ağacı ile bağ kütüğü yaşlandıkça ürünü artar. .

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun, (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun )

Bağdan bol ürün almak için mutlaka budamak gerekir. Bu işlem, bahara girerken yapılır. (Budanan yerden öszu damlar).

Bağı ağlayanın yüzü güler.

Bağın taşlısı, kadının saçlısı.

Baht (akıl) olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.

Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu.

Bakan göze bağ (yasak) olmaz.

Bakan yemez,kapan yer.

Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur

Bakılmayan bir mal, çok verimli de olsa, zamanla ve¬rimsiz hale gelir. Oysaki çalışmakla, gerekeni yapmakla ve¬rimsiz şeyler bile verimli hale getirilir.

Bakmakla usta olunsa (öğrense), köpekler (kediler) ka sap durdu (kasaplığı öğrenirdi)

Baktın kor havası, eve gel kör olası.

Bal bal demekle ağız tatlanmaz (tatlı olmaz)

Bal ile kaymak yenir ama, her keseye göre değil.

Bal olan yerde sinek de olur (bulunur).

Bal tutan parmağını yalar.

Balı olan bal yemez mi?

Balı parmağı uzun (olan) yemez, kısmetlisi yer (yeme¬miş, kısmeti olan yemiş).

Balta değmedik ağaç olmaz.

Bana dokunmayan (beni sokmayan) yılan bin yaşasın.

Bana iyi analar veriniz, size iyi vatandaşlar vereyim. N. BONAPARTE

Bana ya hürriyet verin, ya da ölüm. PATRICK HENGY

Baş ağır gerek, kulak sağır.

Baş başa bağlı, baş da şeriata (yasaya, padişaha).

Baş dille tartılır.

Baş kes, yaş kesme.

Baş nereye giderse ayak da oraya gider.

Baş ol da eşek başı (soğan başı) ol.

Baş olan boş olmaz.

Baş sallamakla kavuk eskimez.

Baş yarılır börk içinde, kol kırılır kürk (en) içinde.

Baş yastığı baş derdini bilmez.

Başa gelen çekilir.

Başa gelmeyince bilinmez.

Başarı , cesaretin çocuğudur. BENJAMİN DİSRAELİ

Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli yaşamaya, çalış¬maya gelemezler.

Başın başı, başın da başı vardır

Başın sağlığı, dünya (nın) varlığı.

Başına gelen başmakçıdır.

Başından bir iş geçmiş olan kimse o işte tecrübeli olur. Uğradığı zarara bir daha uğramamak için tedbir alır.

Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar,hürriyete layık değildir. ABRAHAM LINCOLN

Başkalrına eziyet kötülük eden er geç cezasını çeker.

Başkasına yaptığın fenalığı kaldırıp gidersen bile kötü izini, anısını gideremezsin.

Başkasının uğradığı bir felâketin ne kadar acı olduğu¬nu, başımıza böyle bir felâket gelmeyince, gereği gibi anla¬yamayız.

Baskıdaki altından, askıdaki salkım yeğdir.

Baskın basanındır.

Baskısız (çivisiz) tahtayı yel (el) alır yel yel almazsa sel (yel) alır. (Baskısız yongayı yel alır; sahipsiz tarlayı sel alır).

Başlını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez (etmesin).

Başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş, (yönetici) onun da üstünde kendisinden büyük bir baş var¬dır.

Bayağı Kişilerin iyice kepaze olmaları "için birbirlerine girmeleri gerekir.

Baykuşun kısmeti ayağına gelir.

Bayramda borç ödeyene ramazan kışa gelir.

Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.

Bazı işlerde önceden yapılan hesaplar, planlar tutmaz. Sonunda iş olacağına varır, Allah'ın dediği olur.

Bazı kişiler sevdikleri şeylerde sonuçta zarar görecekle¬rini bilseler de. aşırıya gitmekten kaçınmazlar.

Bazı şeylerin sonuçlan önceden tam olarak kestirile¬mez. Aldığımız bir malın kalitesini kullanınca anlarız. Evli¬lik de böyledir. Kişiler birbirlerini ancak birlikte yaşamaya başlayınca gerçek olarak tanırlar.

Beceriksiz ve anlayışsız kişi. kendisine yaptırılan işi en kötü evresinde yüzüstü bırakır.

Bedava sirke baldan tatlıdır.

Bekâr erkek, evlenme istek ve heyecanı içinde olduğun¬dan alacağı kızın kusurlannı göremez.

Bekâr gözü, kör gözü.

Bekâr kimse bakımsızdır, derbeder bir hayat sürer.

Bekârın parasını it yer, yakasını bit.

Bekarlar, özellikle erkekler düzensiz yaşadıkları için araları ve zamanları çar çur olur. Bu bakımdan üstlerine aşlarına yeterince bakamazlar, paralarının kıymetini bil¬mezler.

Bekârlık maskaralık.

Bekârlık sultanlık.

Belâlı kişinin hakkından ondan daha belalı olan kişi gelir.

Beleş (bahşiş) atın dişine (yaşına, dizginine, yularına) bakılmaz.

Belirtilen açıkça olan bir şey gizlenemez. Yaşlılık da izleri ortada duran üzüntü de ne yapılsa örtülemez.

Ben bilmediğimi bildiğim için , öteki insanlardan akıllıyım. SOKRATES

Bencil insan , tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. TURGENYEV

Bencil, duygusuz insanlar, kendilerim kurtarmak için en yakınlarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.

Bencillik dostluğun zehiridir. BALZAC

Beni isterseniz dövün,ama bırakın istediğim gibi güleyim. MOLI'ERE

Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur.

Berber berbere benzer ama, başın Allah'a emanet.

Berberin solumazı, tellağın terlemesi, kahvecinin söyle¬mezi.

Beş parmağın hangisini kessen acımaz?

Beş parmak bir değil (olmaz).

Beş tavuğa bir horoz yeter.

Beşikten mezara kadar bilim öğrenin. HZ. MUHAMMED

Besle kargayı oysun gözünü.

Beslemeyi eslemeden alma.

Beterin beteri var (-dır).

Bey ardından çomak çalan çok olur.

Bey ası borç, düğün ası ödünç.

Beyaz tenli olanlar, güzel sayılır; oysaki gerçek güzel¬lik, tende değil içtedir.

Beyazın (akın) adı (var), esmerin (karanın) tadı (var).

Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır.

Beylik çeşmeden su içme.

Beylik fırın has çıkarır

Bez alırsan Musul'dan, kız alırsan asilden.

Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu.

Bil kimse, başkasını bir kez aldatır, ikinci kez aldata¬maz Çünkü aldatılan kişi birinciden ders almış, akıllanmıştır

Bilgili kişilerin az bulunduğu bir toplulukta az bilgili ki¬şiler, kendilerini dâhi sanırlar.

Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. SOKRATES

Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır. (Balzac)

Bilginlerle beraber düşünmeli,halkla birlikte hareket etmelidir. BERKLEY

Bilim ve sanat bütün dünyanın malıdır, milletlerin sınırlarını tanımaz. GOETHE

Bilimsiz şiir, temelsiz duvara benzer. FUZULI

Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıp.

Bin atın varsa inişte in, bir atın varsa yokuşta bin.

Bin bilsen de bir bilene danış.

Bin dost az, bir düşman çok.

Bin işçi, bir başçı.

Bin merak, bir borç ödemez.

Bin nasihatten, bir musibet yeğdir, (Bir musibet, bin na sihatten yeğdir).

Bin ölçüp bir biçmeli.

Bin tasa, bir borç ödemez.

Biniciler atlarını iyi seçmelidirler. Renkler atın cinsini belirlemeye yardım eder. Doru ve kır donlu (renkli) atlar de¬ğerli sayılırlar.

Binicinin sağı solu olmaz.

Bir (sağ) elinin verdiğini, öbür (sol) elin görmesin (duy¬masın).

Bir (tek) elin nesi var, iki elin sesi var.

Bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur.

Bir adamın şöhreti gölgesine benzer,yükseldikçe büyür, düştükçe küçülür. ALLEGRAND

Bir afeti önlemek için zengin malını, fakir canını verir.

Bir ağaçta gül de biter, diken de.

Bir ağızdan çıkan bin ağıza (dile) yayılır

Bir ailede, akrabalar arasında çıkabilecek birtakım an¬laşmazlıkları başkalarına duyurmamak gerekir. Kişiler, so¬runlarını içlerinde halletmelidirler.

Bir aileden iyi insan da kötü insan da yetişir.

Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz,

Bir annenin yaptığı mutlu ya da mutsuz evlilik kızının evlilik hayatını da olumlu veya olumsuz yönde etkiler.

Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun

Bir baba dokuz oğulu besler, dokuz oğul, bir babayı bes¬lemez.

Bir babanın kızı için harcadığı para, göstermelik olan çeyiz içindir. Bir kıza ömür boyu bakacak olan ise kocasıdır

Bir baş soğan, bir kazanı kokutur.

Bir başa bir göz yeter.

Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez).

Bir çocuk, bir işçi, bir canlı yetiştirmek, onları eğitmek çok emek ve zaman ister, onlar yetişir ama, yetiştiren kişi de her bakımdan yorulur, yıpranır.

Bir çöplükte iki horoz ötmez.

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. (Bir delinin bir kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramaz).

Bir dirhem et, bin ayıp örter.

Bir dönüm güzlük, on dönüm yazlığa bedeldir.

Bir durumdan canı yanmış olan kişi, o durumdan kur¬tulmak ve aynı şeyle bir daha karşı karşıya kalmamak için büyük çaba harcar ve yapamayacağı sanılan zor işleri başarır.

Bir düşünce bir ateşten daha çok ileriyi ısıtabilir. LONG FELLOW

Bir eksikliği olan kişinin yanında dikkatli konuşmalıdır. Kısmin eksikliğini duyduğu şeylerden söz ederek onu üzmemelidir.

Bir ev (gemi) donanır, bir kız (çıplak) donanmaz.

Bir evde iki kız, biri çuvaldız, biri biz

Bir evde kız çok olursa, ailenin maddi sıkıntısı artar. Çünkü kızlara giyim kuşam, çeyiz yapmak zorundadır.

Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır.

Bir fit, bin büyü verini tutar (yerine geçer).

Bir gencin hata yapmasını önlersen,onun kararlarını da kendi kendine vermesini önlemiş olursun. JOHN ERSKIN

Bir görüş, bir kör biliş.

Bir güçlüğü yenmenin yolu, başka bir güç yola başvur¬maktır.

Bir günlük beylik, beyliktir

Bir inat, murat

Bir insana yapılan yardım, çok gizli kalmalıdır. En ya¬kınlarımız dahi bilmemelidir. Övünç için yapılan iyilik, din ya da insanlık duygusu ile yapılmış iyilik olmaktan çıkar.

Bir insanda kibir, hırs ve şehvet söz söylerken soğan kokar. MEVLANA

Bir insandan, bir hayvandan gücünün üstünde bir şey alınamaz. Almaya kalkışmak, boşuna emek harcamaktır.

Bir insanın gerçek değeri, iş başında gösterdiği başarı ve çevresindekilere karşı davranışlarıyla ölçülür.

Bir insanın gerçek zenginliği , onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. HZ. MUHAMMED

Bir insanın tek başına mutlu olması , utanılacak bir şeydir. ALBERT CAMUS

Bir iş yaparken gerekli olan şeyleri santimi santimine hesaplayarak değil, biraz fazla tutmalıdır. Çünkü beklenme¬dik etkenlerle daha çok harcama yapmamız gerekebilir.

Bir iş yapılırken, harcanan çabanın dengede tutulması gerekir. Bu denge tutturulamaz, acele sonuç alacağım diye takatin üstünde çaba gösterilirse yorulunur. Bu yüzden so¬nucun çabuklaştırılması şöyle dursun, sonuç hiç gerçekleş¬meyebilir.

Bir iş yapmak için neden yarını bekliyorsun. Bugün de dünün bir yarını değil midir. ÖMER HAYYAM

Bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her za¬man eksiksiz olarak ele geçmez. Biri bulunursa öteki bulun¬maz; öteki bulunursa beriki bulunmaz.

Bir işi yapmadan önce çok düşünmeli, sonucu iyi hesaplanmalıdır. Sonradan duyulacak pişmanlık para etmez.

Bir işi yöneten, plânlayan, yetenekli bn- yönetici yoksa, çalışanların sayısının fazlalığı önemli değildir. Ne kadar çok işçi çalışırsa çalışsın, iş başarı ile yürütülemez.

Bir işi, bir geliri küçümsememek gerekir. Küçükse da zamanla büyür, artar.

Bir işin gerçek yüzünü ancak Allah bilir ama insan da aklını kullanarak sezinleyebilir, bir tahminde bulunabilir. Gerçekleri kafasını kullanarak ortaya çıkarabilir.

Bir işin yürümesinde, kullanılacak bir aygıtta önemsiz gibi görünen küçük ayrıntılar da önemlidir. Yapılacak işle¬rin tam. olması için ayrıntılarına dikkat etmelidir.

Bir kadın için en rahat edeceği yer, koca evi, en rahat harcayacağı para, kocasının parasıdır. Çocuğunun ya da ba¬basının eline bakmak ona zor gelir.

Bir kararda bir Allah

Bir kez görmekle durum iyice anlaşılmaz, öğrenilmez. Biı şey hakkında bir kez görmekle kesin yargıda bulunul¬maz.

Bir kimse başka bir kişiye hak ettiği sert karşılığı vermiyorsa kötülük yapmıyorsa korktuğundan değil, hatır saydığındandır.

Bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil, kişiliğiyle, iç yapısıyla ölçülür.

Bir kimsenin kişiliği yaşadığı yerin düzeninden,temizliğinden bellidir. Yaşadığı ortamın tertibi, temizliği o kişinin karakterini yansıtır.

Bir kimsenin, bir şeyin değeri, kendisinde aranan özel nitelikle artar: Kişi, huyu güzel olursa sevilir. Bıçak, çeliği¬ne iyi su verilmiş olursa keskinleşme yeteneği kazanır.

Bir kimsenin, bir şeyin değerini, ancak bu konularda uz¬manlaşan kişiler bilir

Bir kimseye en zor gelen kötülük, nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelen kötülüktür.

Bir kimseyi, diğerine düşman etmenin en etkili yolu, birini öbürüne karşı kışkırtmaktır. Ara bozacak bir söz, bin büyü kadar tesirlidir.

Bir kişi için kendisine annesinden daha yakın kimse yoktur. Analar çocukları için canlarını feda etmekten çekin¬mezler.

Bir kişinin kaderi kötü ise, işleri bu" kez ters gitmişse ya¬nındakiler de onu terk eder. Başvurduğu bütün kapılar yüzü¬ne kapatılır.

Bir kişiye yapılmış haksızlık , bütün topluma yöneltilmiş bir tehdittir. MONTESQUİEU

Bir kızı bin kişi ister (de) bir kişi alır

Bir korkak, bir orduyu bozar

Bir kötunun yedi mahalleye zararı vardır.

Bir koyundan iki post çıkmaz.

Bir kuruluştan işletmeden istenilen verimi alabilmek için önce gerekli her türlü donanımın, tesisin yapılması, sonra da iyi bir yöneticiye teslim edilmesi gerekir.

Bir mermer parçası için heykeltıraş ne ise,ruh içinde eğitim olur. CERVANTES

Bir mesleği herkes yapar, fakat içlerinden ancak birkaçı işinin uzmanıdır. İncelemeden başvurduğunuz kişi işinde yetersizse malınızı da, canınızı da tehlikeye sokabilir.

Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur. (Victor Hugo)

Bir okul açan , bir hapishane kapatır. VİCTOR HUGO

Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. EBU HANİFE

Bir selâm, bin hatır yapar.

Bir şey, onu elde etme yolunu bilenin, bir şeyden ya¬rarlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.

Bir şey, sadece bakmakla elde edilmez. Onu elde et¬menin yollarını aramak, bu uğurda davranmak, çalışmak ge¬rekir.

Bir şeye karar vermek, bir şey söylemek için çok düşünmek gereklidir. Düşünülmeden, bir anda söylenen söz, alınan karar çok kez zarar getirir.

Bir şeyi bildiğin zaman , onu bildiğini göstermeye çalış.Bir şeyi bilmiyorsan , onu bilmediğini kabul et.İşte bu bilgidir. KONFÜÇYÜS

Bir şeyi elde etmek için içinde taşkın bir istek bulunan kişiye bu uğurda katlanacağı sıkıntılar, fedakârlıklar güç gel¬mez.

Bir şeyi vaad etmek kolaydır. Yerine getirmek ise zor¬dur Yerine getirilmesi güç olan sözleri vermekten sakınma¬lıdır.

Bir şeyin en iyisini, en güzelini görmüş olan kim şeye ondan daha az değerde olanını beğendirmek zordur.

Bir şeyin gerçek değeri, ancak ona gereksinim duyuldu¬ğu zaman daha iyi anlaşılır.

Bir şeyin hoşa gitmesi için özelliklerinin uyumlu ve karannda olması gereklidir.

Bir şeyin sahibi ondan yararlanamıyor da başkası ya¬rarlanıyorsa, asıl sahip yararlanan kişi demektir

Bir şeyin yerine, ona benziyor diye başka birşey ko¬nulamaz. Söz gelişi, başkasının çocuğu, öz evlâdın yerini tutmaz.

Bir sır, en yakın dosta dahi açılmamalıdır. Çünkü dostu¬muzun da bir dostu vardır. O da kendi dostuna söyler. Böy¬lece sırrımız sır olmaktan çıkar, etrafa yayılır. Biz de güç du¬rumlara düşeriz.

Bir sözün yalan olduğu çabuk anlaşılır ve söyleyen kişi çevresinde utanılacak bir duruma düşer, değerini kaybeder.

Bir suçun, yolsuzluğun sorumluları aranırken o işte ku¬şum bulunan kişi telaşa düşer.

Bir topluluğa birden fazla baş gerekmez.

Bir topluluğu yönetme katına yükselmiş kişiler, böyle bir yere gelebildiklerine göre, bunların bir birikimi, bir de¬ğeri vardır. Öte yandan bu gibi kişilerin işleri çok olduğun¬dan boş zamanları yoktur.

Bir toplumda haksızlık yapılıp da herkesin yararlanabi¬leceği şeyden, bazılarına faydalanma olanağı verilmezse, bu huzursuzluklara ve kavgalara neden olur.

Bir toplumda iki baş (yönetici) olmaz. Olursa o toplum iyi yönetilemez. Yönetenler birbirleriyle kavga etmekten toplumu iyi yönetmeye fırsat bulamazlar.

Bir toplumu çökertip yıkacak öğeler, sinsi sinsi içeride çalışırlar.

Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır. ALBERT EINSTEIN

Bir ulusun büyüklüğü , nüfusun çokluğu ile değil , akıllı ve erdemli kişilerin sayısıyla ölçülür. VİCTOR HUGO

Bir yerde güzel ve değerli şeyler varsa bu şeylerin etra¬fında da bunlardan yararlanmak isteyen birtakım asalaklar bulunur.

Bir yerden alacağınızı umut ettiğiniz para ile başka yere olan borcunuzu ödenmiş saymak tedbirsizliktir. Çünkü ala¬cağımızı alamayabiliriz ama borcumuzu ödemek zorundayız.

Bir yerin yöneticisi, büyüğü için önemli olan işleri iyi denetlemesidir. Yiğit için ise önemli olan şey, sözünün eri Olmasıdır.

Bir'anne için bir kız çocuk gereklidir. Çünkü kız çocuk¬lar", her bakımdan anaya yardımcıdır. Ancak kız çocukların fazla olması da annelere sıkıntı verir. Kızların iyi evlilik ya¬pıp yapmamaları anaların sıkıntısıdır.

Birbirini etkileyici şeylerin bir arada bulunması isten meyen sonuçlar doğurabilir.

Birçok insan çıkarları için alışverişte başkalarını aldat¬maktan çekinmez. Bir kişinin dürüstlüğünü kanıtlayan dav¬ranışlardan biri de alışverişteki tutumudur. İyi insan hile yapmaz, başkalarını aldatmaz.

Birden çok kişinin söz sahibi olduğu iş yürümez.

Biri bilmeyen bini hiç bilmez. (Azı bilmeyen, çoğu hiç bilmez).

Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar

Birisi için kötülük düşündüğün zaman aynı şeyin kendi başına gelebileceğini de düşün. Sana yapılmasını istemedi¬ğini başkasına yapma. Yaptığın kötülük bir gün başına ge¬lir.

Bitkilerde, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da kö¬ken ve soy önemlidir. İyi tohumdan iyi ürün elde edildiği gibi soyu temiz ailelerden de sağlam karekterli insanlar ye¬tişir.

Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.

Bizce aklı başında adam yalnız bizim gibi düşünendir. LA ROEHEFOUCOULD

Bize yapılan en küçük iyilikleri, dostlukları unutmama¬mız gerekir. Bu, insan olmanın en önemli özelliğidir.

bkz. "Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır:'

Bodur tavuk, her gün piliç.

Boğaz dokuz (kırk) boğumdur

Bol bol yiyen, bel bel bakar.

Borçlu, çalışıp borcunu ödemeye uğraşmadıktan sonra üzülmekle borcundan kurtulamaz.



Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmekİnsanlar için en kötü şeylerden biri. borçlu yaşamak di¬ğeri onulmaz hastalığa tutularak bakıma muhtaç olmaktır. Borçtan kurtulmanın yolu ödemek, çaresiz dertten kurtulma¬nın yolu da ölmektir.Borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit olBorç, iyi güne kalmaz.Borcu ertelemek doğru değildir. İlk fırsatta ödemek gerekir. Gelecek günlerin ne getireceği belli olmaz. Belki elimiz daha da daralır. Borç giderek artar, üstelik borç üzün¬tüsü çekerek yaşarız.Borçlunun dili kısa gerekZorunlu kalmadıkça borç almamalıdır. Çünkü borçlu,alacaklısına karşı haklı da olsa aşağıdan almak durumun¬da kalır. Başı eğik olur.Borçlunun duası alacaklıdır.Borçlunun ölmemesi için en çok alacaklısı dua eder. Çünkü alacağını alabilmesi, borçlunun yaşamasına bağlıdır.Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.İnsanlar için en kötü şeylerden biri, borçlu yaşamak di¬ğeri onulmaz hastalığa tutularak bakıma muhtaç olmaktır. Borçtan kurtulmanın yolu ödemek, çaresiz dertten kurtulma¬nın yolu da ölmektir. Borç, iyi güne kalmaz.Borcu ertelemek doğru değildir. İlk fırsatta ödemek gereıdr. Gelecek günlerin ne getireceği belli olmaz. Belki elimiz daha da daralır. Borç giderek artar, üstelik borç üzün¬tüsü çekerek yaşarız.Borçlu ölmez, benzi sararırBorç, kişiyi öldürmez. Fakat hasta edecek kadar üzer. (Bu söz, şaka yollu, borçluyu teselli etmek amacıyla da kul¬lanırı).Borçsuz çoban, yoksul beyden yeğdir.Yoksulluk ve borç içinde olup bey adı taşımaktansa, borçsuz çoban olmak daha iyidir. Karın doyurmayan soylu¬luk unvanlan işe yaramaz.Borçtan korkan kapısını büyük açmazBorç edip onun sıkıntısına düşmek istemeyen kişi, büt¬çesine göre hareket eder. Bütçesine uygun bir yaşama yolu tutarBorç uzayınca kalır, dert uzayınca alırBorç uzadıkça borçluluk dugusu azalır. Borçlu, çeşitli nedenlerle borcunu ödememe yoluna gider. Hastaİık uzayın¬ca da, hastayı güçsüz bırakır, belki de öldürür.Borç vermekle, düşman vurmaklaBorç ödemekle, düşman öldürmekle tüketilir.Borç, yiğidin kamçısıdır.Borçlanan kişi, borcunu ödeyebilmek için daha çok ça¬lışır. Bostana dadanan eşeğin, kuyruğu, kulağı olmazHırsızlığı huy edinen kişi, yakayı her eleve rişinde ce¬za göre göre insanlıktan çıkar. Kötü yolda olan kimselerin bunun karşılığında pek çok şeylerini kaybedecekleri mutlak¬tır.Bostan gök iken pazar (-Iık) yapılmazNasıl gelişceği ve ayrıntıları belli olmayan bir iş üze¬rinde anlaşma yapılmaz. Henüz şekillenmemiş şey üzerinde yorum yapılmaz.Boşboğazı cehenneme atmışlar: "Odun yaş (az) diye bağırmış.Geveze, boşboğaz kişileri cezalandırsanız bile huyla¬rından vaz geçiremezsiniz. Onlar yine gereksiz konuşacak bir şey bulurlar.Boş çuval ayakta (dik) durmaz.- Karnı aç olan kişi çalışamaz.- Bilgisiz, yeteneksiz kişi iyi bir görevde tutunamaz.- Kanıtsız ve gereksemelere cevap vermeyen plân yü¬rümez.Boş eşek yorga gider.Üzerinde sorumluluk taşımayan, kaygısız kişi diğer in¬sanlardan daha rahat yaşar.Boş fıçı çok tangırdar.Bilgi ve erdemden yoksun olan kişi, çok konuşur. Bil¬giçlik taslayarak, boş laflarla çevresini rahatsız eder. Bilgili, erdemli kişi ise ağırbaşlı ve hoşgörülüdür. Bu tutumuyla herkesten saygı görür.Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.Boş gezmek, kişiyi herkesin gözünden düşürür. İnsan¬lığa en iyi hizmet, çalışmakla olur. Hangi iş olursa olsun, yeter ki topluma yararlı olsun.Boş işte menzil olmaz.Aylak kişinin bir amacı yoktur. Aklı nereye eserse ora¬ya gider. Bu nedenle de yurt yuva sahibi olamaz.Boş torba ile at tutulmaz- Çıkar sağlamadığınız kişiyi bir yere bağlayamazsınız.- Özveride bulunmadan istediğiniz şeyi elde edemezsi¬niz. Her rahatlık, bir sıkıntı karşılığıdır. Boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer.İnsanlar, çeşitli yeteneklere sahiptir. Bazıları kısa za¬manda ustalaşarak, kendilerinden önce başarı kazananları geçerlerBoyuma göre (boyumca) boy buldum, huyuma göre (huyumca) huy bulamadım.İnsanlar, diğer insanlarda aradıkları fiziksel özellikleri bulabilirler. Ama aradıkları huya sahip kişileri bulmaları zordur. Çünkü insanların huylan hem kolay anlaşılmaz, hem de çok çeşitlidir.Böyle baş, böyle tıraş.Kişilere de, durumlara da uygun düşen işlem ve yön¬temler uygulanır.Böyle gelmiş böyle giderOlumlu ya da olumsuz alışkanlık ve geleneklerin kolay kolay değişemez. Uzun süre devam eder.Bugün bana ise yarın sana.Bugün bir kişinin başına gelen felâket, yarın başkaları¬nın da başına gelebilir. Bundan ders almalıdır. Sağlık, zen¬ginlik de böyledir.Bugünkü (akşamın) işini varma (sabaha) bırakma koy¬ma.Günümüz insanının uğraşı çoktur. Boş zamanı ise yok denecek kadar azdır. Günlük işler, zamanında yapılmazsa ertesi günküler de eklenir ve gide gide altından kalkılamaz hale gelir. Ayrıca birçok iş gününde yapılmazsa önemini yi¬tirir. Sonra yapılması ile yapılmaması arasında fark kalmaz.Bugünkü tavuk, yarınki kazdan iyidir. (Yarınki kazdan bugünkü tavuk yeğdir)Elimize geçen küçük şey, elimize geçme olasılığı bulu¬nan büyük şeyden daima daha iyidir. Çünkü beklentiler, tür¬lü engellerle gerçekleşmeyebilir.Buğday başak verince orak pahaya çıkar.Bir şeyin değeri, o şeye gereksinim duyulunca anlaşı¬lır.Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?Dostlarımızı istediğimiz ölçüde ağırlayacak olanakları¬mız olmayabilir. Ama güler yüzle, tatlı dille onlann gönlünü hoş etmemiz mümkündür.Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var de me yoksulluğa ermeyince (düşmeyince).Bir şeyin senin olduğuna kuşkıjn kalmaması için gere¬ken bütün koşullar gerçekleşmelidir. Önünde bir engel kal¬mamalıdır. Tadandaki buğday, ambarına girmeden senin sa¬yılmaz. Yağmur, hırsızlık gibi her an başına bir iş gelebilir. Oğlunun sana karşı gerçek tutumunu da ancak ona muhtaç olduğun zaman anlayabilirsin.Buldum bilemedim, bildim bulamadım.Kişi, elinde fırsat varken bundan yararlanmayı bilmez. Ancak aklı başına geldiği zaman da fırsat elden kaçmış olur.Bülbülü altın kafese koymuşlar "ah vatanım" demişİnsanlar için dünyada özgürlük ve vatan her şeyden üstündür. Zenginlik bunların yerini tutamaz. Özgür olmayan kişi hiçbir şey başaramaz, hiçbir şeyden mutluluk duyamaz.Bülbülün çektiği dili belâsı (-dır)Düşünülmeden söylenen sözler, yersiz konuşmalar in¬sanın başını belâya sokar.Büyük balık küçük balığı yer (yutar).Güçlüler güçsüzleri ezer, yâ da kendisine mal eder.Büyük başın derdi büyük olurBüyük ve sorumlu işlerin başında bulunanların tasaları da ona göre büyük olur.

Bu dünyada her şey geçicidir. En değerli canımız bile sürekli gövdemizde kalmayacaktır. Bir gün öleceğimiz ke¬sindir, öyleyse konuk olarak ya da iş için ya ımıza gelen nisanlara iyi davranmalı, onları yüksünmemeliyiz.


Yüklə 1,72 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   25




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin