Apostolicam actuositatem



Yüklə 123.64 Kb.
səhifə1/3
tarix22.01.2018
ölçüsü123.64 Kb.
  1   2   3




.EPİSKOPOS PAVLUS
TANRI'NIN HİZMETKÂRLARININ HİZMETKÂRI



KUTSAL KONSİL'İN PEDERLERİ İLE BİRLİKTE
EBEDİ HATIRASINA

LAİKLERİN HAVARİSELLİĞİ HAKKINDA KARARNAME



APOSTOLICAM ACTUOSITATEM 

18 KASIM 1965

 

GİRİŞ

1. Bu Kutsal Sinod, Kilise misyonundaki haklı ve yadsınamaz rolünü başka belgelerde1 zaten belirtmiş olduğu üzere, Tanrı halkının2 havarisel faaliyetlerini kuvvetlendirmek için, laiklere ciddiyetle kendisini önerir. Laiklerin havariliği, kendi Hristiyanlık çağrılmışlıklarından kökenini alır ve bu çağrılmışlık olmazsa Kilise de olamaz. Kutsal Yazılar Kilise’nin en başından beri bu tür faaliyetlerin ne kadar verimli ve çabuk geliştiğini açıkça göstermektedir (Ha. İşl.11,19–21; 18,26; Rom. 16,1–16; Fil. 4,3).

İçinde bulunduğumuz dönemde, laiklerin daha az şevk içinde olması söz konusu değildir: Aslında çağımız koşulları onların havariliklerinin genişlemesi ve güçlenmesini gerektirir. Durmaksızın artan nüfus, bilim ve teknolojideki sürekli gelişmeler ve kişiler arası yakın ilişkiler laik havarilik alanında, özellikle laiklere daha açık olan konularda büyük ölçüde genişletilmelidir. Bu unsurlar, uzman dikkati ve çalışmasını gerektiren yeni sorunları da ortaya çıkarırlar. İnsan yaşamının pek çok alanda giderek özerkleştiği göz önüne alındığında, bu havarilik de giderek zorunlu hale gelmektedir. Bu durum etik ve dini tarikatlardan da ayrılmayı içine aldığından Hristiyan yaşamı için ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra rahiplerin çok az olduğu ve rahiplik çalışmalarını özgürce yerine getiremedikleri durumda, Kilise’nin varlığı ve işlevleri laiklerin faaliyeti olmadan yürütülemez.

Bugün Laiklerin her dönemden daha çok sorumluluklarının bilincinde olmalarını ve tüm koşullarda Mesih İsa’ya ve Kilise’ye hizmetlerini teşvik ederek yaptığı işlerle, Kutsal Ruh, yanılmaz bir şekilde bu dağılma ve baskının ortaya çıkardığı ihtiyacı gidermektedir3.

Bu kararnamede Konsil, laik havariliğin doğasını, özelliklerini ve çeşitliliğini tanımlamayı, temel ilkelerini ifade etmeyi, ve en etkin uygulamalar için çobansal düzenlemeler yapmayı amaçlamaktadır. Tüm bu gözden geçirilen laik havarilerle ilgili normlar kilise yasaları olarak dikkate alınacaktır.

BÖLÜM I

LAİKLERİN HAVARİLİĞE ÇAĞRILMASI

Kilise’nin misyonuna laiklerin katılımı

2. Kilise, tüm insanlar Mesih İsa’nın kurtarışına paydaş olsunlar ve onlar sayesinde tüm dünya Mesih’le karşılaşabilsin diye Peder Tanrı’nın şanını yeryüzüne yaymak amacı ile kurulmuştur4. Kilise’nin tüm üyeleri tarafından çeşitli yollarla yerine getirmek için çalıştığı; Mistik Bedenin bu amaca yönelik çalışmaları, havarilik olarak adlandırılır. Hristiyanlığa çağrı, doğası gereği, havariliğe de çağrıdır. Yaşayan bedenin yapısında hiç bir parça pasif olarak kalmaz, bedenin yaşamına ortak olduğu gibi, işlevlerine de katılır: tıpkı Mesih’in Bedeni olan Kilise gibi, " bütün beden, … kenetlenip kaynaşmış olarak her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor." (Ef. 4,16).

Gerçekten de bu bedenin organik birliği ve üyelerinin yapısı öyle yoğundur ki, Kilise’nin gelişmesi için üzerine düşen katkıyı yapmayan bir üyenin ne Kilise’ye ne de kendine bir yararı olduğunu söylemek gerekir.

Kilise’de görevler çeşitli olmakla birlikte, misyon bir tanedir. Mesih İsa, havarilerine ve onların ardıllarına onun adına ve gücüyle öğretme, kutsama ve yönetme görevini bıraktı. Fakat laikler de Mesih İsa’nın kâhinlik, peygamberlik ve krallık görevlerini paylaşırlar ve bu nedenle Kilise’de ve dünyada Tanrı halkının misyonunda kendi paylarına sahiptirler5.

Faaliyetlerini insanlara müjdelemeye ve onları kutsallaştırmaya ve bu dünyevi koşullarda İncil’in ruhunun yayılması ve kusursuzlaştırması için uygun faaliyetlere yönelerek yerine getirirler. Bu yolla dünyevi faaliyetleri Mesih İsa’ya yaptıkları tanıklığı açıkça ortaya koyar ve insanların kurtuluşunu teşvik eder. Laiklik, yaşam biçiminin bir sonucu olarak dünyanın ve dünyasal işlerin gerektirdiği işlerin içinde bulunmaktır ve bu nedenle laikler, Tanrı tarafından Mesih İsa’nın ruhunda, şevkle dünyanın içinde bir maya gibi havariliklerini yerine getirmeye çağrılmışlardır.

Laik havariliğin temelleri

3. Laiklerin hak ve görevleri, baş olan Mesih İsa ile birlik olmalarından kaynaklanır; Vaftiz’de Mesih İsa’nın Mistik Bedeni ile birleşerek ve Kuvvetlendirme’de Kutsal Ruh’un kudretiyle güçlenerek Rab’bin kendisi tarafından Havarilik ile görevlendirilirler. Sadece her şeyde ruhsal kurbanlar sunsunlar diye değil, fakat aynı zamanda Mesih İsa’ya tüm dünyada tanıklık etsinler diye krallığın kâhinleri ve kutsal halkı olarak takdis edilmişlerdir (1 Pt. 2,4–10). Kutsal sırlar özellikle Kutsal Efkarisiya, tüm havariliğin ruhu demek olan kardeşlik sevgisini oluşturur ve besler6.

Kişi, Kutsal Ruh’un tüm Kilise üyelerinin yüreklerine doldurduğu iman, ümit ve sevgi sayesinde havarilik faaliyetleriyle ilgilenir. Aslında, Rab’bin en yüce buyruğu olan sevgi sayesinde tüm inananlar tüm insanlar tek gerçek Tanrı’yı ve onun göndermiş olduğu biricik Oğlu İsa Mesih’i tanırlar ve böylece Tanrı’nın hükümdarlığının gelişiyle Tanrı’nın şanının görünüşünü ilan etme isteği ile tutuşurlar (Yu. 17,3). Bu nedenle tüm dünyada kurtarışın ilahi mesajını bildirilmesi ve kabul edilmesi için çalışma sorumluluğu öncelikle Hristiyanların üzerine düşen bir görevdir. Bu havariliğin yerine getirilmesi için görevler ve kutsal sırlarla ve aynı zamanda verdiği armağanlarla (1 Kor. 12,7), Tanrı halkını kutsayan Kutsal Ruh "bunları herkese dilediği gibi, ayrı ayrı dağıtır" (1 Kor. 12,11) ve böylece sevgide tüm bedenin inşası için (Ef. 4,16). "Tanrı'nın çok yönlü lütfunun iyi kâhyaları olarak " (1 Pt. 4,10), onlar da aldıklarını başkalarına iletebilirler. Bu karizmaların kabul edilmesiyle, kilisede ve dünyada insanların iyiliği ve kilisenin tekrar kuruluşu için “dilediği yerde esen” Kutsal Ruh’un (Yu. 3,8) özgürlüğünde, her iman edenin, en temel olanları da içine alacak şekilde hak ve özgürlükleri doğar. Bunlar, laikler tarafından birlik içinde oldukları kardeşleriyle, özellikle de bu armağanların, ruhu söndürmek için değil, fakat gerçek doğası ve doğru kullanımı ile her şeyde sınanmaları için ve iyi olanlarının muhafazasını sağlayacak olan çobanlarıyla birlikte yerine getirilmelidir7 (1 Se. 5,12; 19,21).

Havarilik düzeninde laiklerin ruhsallığı

4. Mesih İsa Peder tarafından gönderildiği için, Kilise’deki tüm havariliğin kaynağı ve başlangıcıdır, bu nedenle laik havariliğin başarısı laiklerin Mesih ile birlikte yaşayıp Rab’bin şu sözlerini yerine getirmelerine bağlıdır: “Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız." (Yu. 15,5). Kilise’de Mesih İsa ile bu samimi yaşam, tüm inananların ortak olduğu, kutsal ayine katılmakla özellikle yardım bulur8. Bu da laikler tarafından olağan hayat koşulları içinde dünyasal görevlerini tam olarak yerine getirirken Mesih’i kendi yaşamlarından ayırmamak, fakat daha çok işlerini Tanrı’nın isteğine uygun olarak gerçekleştirip onunla birlik içinde büyüyerek yapılacaktır. Bu yolla laikler mutlu ve hazır bir ruh içine, zorlukları yenmek için sabır ve ihtiyatla kutsallıkta ilerlemelidirler9. Ne aile sorunları ne de diğer dünyevi işler ruhsal yaşamlarıyla ilgisiz tutulmalıdır, havarinin dediği gibi, “Söylediğiniz, yaptığınız her şeyi Rab İsa'nın adıyla, O'nun aracılığıyla Baba Tanrı'ya şükrederek yapın.” (Kol. 3,17).

Bu tür bir yaşam, düzenli olarak iman, ümit ve sevginin yerine getirilmesini gerektirir. Sadece imanın ışığında ve Tanrı sözü üzerine derin meditasyon yaparak “bizi yaşatan, hareket ettiren ve var eden” (Ha. İşl. 17,28) Tanrı’yı her yerde ve her zaman tanıyabilir, her olayda onun isteğini araştırır, her tanıdık ya da yabancıda Mesih İsa’yı görür, ve hem geçici şeylerin gerçek değerini ve anlamını hem de onların insanın son amacı ile ilişkisini doğru bir şekilde değerlendirebiliriz.

Onlar, Tanrı çocuklarının ortaya çıkacağı ümidi içinde yaşamanın imanına sahip olsunlar ve Rab’bin haçını ve dirilişini akıllarında tutsunlar. Bu dünyadaki hacılıklarında Tanrı’da Mesih ile saklı ve zenginliğin köleliğinden özgür olarak sonsuza dek kalacak olan zenginliği arzulayarak ve kendilerini Tanrı’nın Krallığı’nın bir an evvel gelmesi için adasınlar ve Hristiyan ruhunda zamanın düzeni ve yenilenmesi için çalışsınlar. Bu yaşamın denemeleri içinde ümidin içinde güç bulsunlar, "bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmediğini" (Rom. 8,18) bilsinler.

İlahi sevginin harekete geçirmesiyle, tüm insanlara, özellikle imanın evindekilere (Gal. 6,10), bunu yanında "her kötülüğe, hileye, ikiyüzlülüğe, kıskançlığa ve bütün iftiralara" (1 Pe. 2,1), uğramışlara iyilik yapsınlar ve böylece insanları Mesih İsa’ya çeksinler. Tanrı’nın, "bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla yüreklerimize dökülen Tanrı'nın sevgisi" (Rom. 5,5), laiklere yaşamlarındaki güzellikleri anlatma gücünü verir. İsa’yı yoksulluğunda izlemek ne geçici zenginliklerden uzak kalmak ne de o zenginliklerle dolup taşmaktır fakat İsa’ya tevazusunda benzer olmaktır. Boş övgü peşinde koşmayıp (Gal. 5,26), insanlardan çok Tanrı’yı hoşnut etmeyi ve Mesih’in uğruna her şeyi terk etmeye (Lk. 14,26) ve adalet uğruna acı çekmeye hazır olsunlar (Mt. 5,10), Rab’bin hatırlattığı gibi, "Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin" (Mt. 16,24). Aralarındaki Hristiyanca dostluğu teşvik edip her türlü ihtiyaçlarında birbirlerine yardım etsinler.

Laiklerin ruhsal yaşamı için bu plan, onların evlilik ya da aile durumu, bekâr ya da dul olmaları, sağlık ve mesleki durumları ve sosyal aktivitelerine göre biçimlenir. Bu yaşam koşulları ile uyum içinde, kendilerine bahşedilmiş yetenekleri ve nitelikleri geliştirmekten vazgeçmeden Kutsal Ruh’tan aldıkları bu armağanları kullanmalıdırlar.

Dahası, kendi vokasyonlarını izleyip Kilise’nin teşvik ettiği birlik ya da kurumlardan birine üye olan laikler, kendilerine uygun olan özel ruhsal yaşam niteliklerine imanla uyum göstermeye çabalayacaklardır. Ayrıca mesleki becerilere, aile ve toplum ruhuna ve toplumsal geleneklerle ilişkili olan; dürüstlük, adalet, samimiyet, şefkat, cesaret gibi, onlar olmadığı takdirde, Hristiyan yaşamının var olamayacağı erdemlere saygı göstermelidirler.

Ruhsal ve havarisel türde, böyle bir yaşamın kusursuz örneğini, burada dünyada herkesi ortak bir yaşama götüren, ailesinin işleri ve sorunlarıyla uğraşan, daima Oğlu ile samimi birlik içinde ve Kurtarıcı’nın işlerine eşsiz biçimde işbirliği veren, Havarilerin Kraliçesi En Kutsal Bakire Meryem’de görürüz. Şimdi cennete kabul edilmiş olan O, halen yeryüzünde hacı olan ve mutlu vatanlarına ulaşana dek tehlike ve zorluklarla boğuşan Oğlu’nun bu kardeşleri için annelik sevgisiyle özen göstermektedir10. Herkes ona dindarca hürmet etmeli, yaşamlarında ve havariliklerinde onun anneliğinin özenin övmelidir.



BÖLÜM II

LAİK HAVARİLİĞİN AMAÇLARI

Giriş

5. Mesih İsa’nın kurtarış işleri, insanların kurtuluşunu dikkate alırken, tüm dünyasal düzenin yenilenmesini de amaçlar. Bu nedenle Kilise’nin görevi sadece Mesih İsa’nın mesajını ve lütfunu iletmek değil, İncil’in ruhuyla dünyasal düzene nüfuz etmek ve onu kusursuzlaştırmaktır. Kilise’nin bu görevini yerine getirirken, Hristiyan laikler havariliklerini hem Kilise’de, hem dünyada; hem ruhsal hem de dünyasal düzende yerine getirirler. Aralarındaki farka rağmen bu düzenler, Tanrı’nın dünyadan başlayıp son günde tamamlanacak olan ve tüm dünyayı Mesih’te tekrar birleştirip yeni bir yaratılış oluşturmak olan, eşsiz planı ile son derece bağlantılıdır. Her iki düzende de laikler hem inanan hem de yurttaş olarak aynı Hristiyan bilincini sürekli olarak muhafaza etmelidirler.



Müjdelemek ve kutsallaştırmak için havarilik

6. Kilise’nin görevi, Mesih İsa’ya inanmakla ve onun lütfuyla gerçekleşen insanın kurtuluşu hakkındadır. Kilise’nin ve onun tüm üyelerinin havariliği öncelikle sözler ve eylemlerle Mesih’in mesajını ortaya koymak ve O’nun lütfunu dünyaya aktarmaktır. Bu görev, özel bir şekilde ruhbanlara emanet edilmiştir ve “gerçeğin sadık yoldaşları” oldukları müddetçe son derece önemli görevlerini yerine getiren laiklerin bulunduğu, Kelam’ın ve Kutsal Sırların görevi sayesinde yerine getirilir (3 Yu. 8). Özellikle bu aşamada, laiklerin havariliği ve çobansal görev birbirini karşılıklı olarak tamamlar.

Müjdelemek ve kutsallaştırmak üzere havariliklerini yerine getirmeleri için, laiklerin önünde sayısız fırsatlar açılır. Doğaüstü bir ruhla Hristiyan yaşamlarının tanıklığı ve yaptıkları iyi işler, insanları imana ve Tanrı’ya çekme gücüne sahiptir; Rab’bin dediği gibi: “Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler! (Mt. 5,16).

Her ne kadar bu tür bir havarilik bir kişinin yaşam biçiminin tanıklığından ibaret değilse de; gerçek bir havari inanmayanları imana götürecek bir bakış açısıyla kullanılan sözlerle ya da inananları daha ateşli bir yaşam için eğitecek, güçlendirecek ve cesaretlendirecek kelimeleri kullanıp Mesih’i ilan etme fırsatlarını arar. "Mesih’in sevgisi bizi bunu yapmaya iter" (2 Kor. 5,14). Havari’nin sözleri yüreğimizde yankılanmalıdır: "Eğer İncil’i ilan etmezsem bana yazıklar olsun!" (1 Kor. 9,16)11.

Çağımızda, yeni sorunların ortaya çıkması ve dinin, ahlaki düzenin ve insan toplumunun temelini sarsma eğiliminde olan ciddi yanlışların çoğalması yüzünden bu Kutsal Sinod, laikleri ciddiyetle, her biri kendi zekâ ve yeteneğine göre, bu problemlere karşı kilisenin zihniyetiyle uyum içinde ve Hristiyan ilkelerine dayanarak, bu sorunlara karşı gerekli açıklamaları yapmak, savunmak ve uygulamak için teşvik eder.

Dünyevi düzende Hristiyanlığın canlandırılması

7. Tanrı’nın dünya için planı, insanların geçici düzeni birlikte yenilemek ve tamamen kusursuz hale getirmek için çalışmalarıdır. Dünyasal düzeni oluşturan tüm bu şeyler, yani yaşamın iyi şeyleri, aile, kültür, ekonomik unsurlar, sanat ve mesleklerin refahı, politik toplum kuralları, uluslar arası ilişkiler, ve benzeri unsurlar ve bunlar gibi pek çok gelişme ve süreç, insanın kendi içsel değerlerini kazanmasına yardım etmediği gibi, insanın en son amacına ulaşmasına da yardım etmez. Onlar kendilerini kendilerine ya da dünyasal düzene ait görseler bile, onlarda bu değer Tanrı tarafından kurulur. "Tanrı baktı ve yaptığı her şeyin iyi olduğunu gördü" (Yar. 1, 31). Kendilerinde doğal olarak bulunan bu iyilikler, kendilerini yaratan kişiye hizmet etmeleri için insanla ilişkisi yüzünden onların özel bir saygınlık alması sonucudur. Doğal ve doğaüstü her şeyi Mesih İsa’da birleştirerek “Her şeyde O’nun ilk yeri alması” (Kol. 1. 18), Tanrı’yı hoşnut eder. Bu amaç insan refahının gerekli amaçları, yasaları, destekleri ve işaretler için bağımsızlığın dünyasal düzeninden mahrum etmez fakat daha çok dünyasal düzeni kendi içsel gücü ve değeri ile kusursuzlaştırır ve insanın yeryüzünde çağrılmış olduğu amaçla bir seviyeye yerleştirir.

Tarihten ders alacak olursak, dünyasal düzenin çok ciddi alışkanlıklarla gölgelenmiş olduğunu görürüz. Asli Günahın etkisi ile insan sık sık gerçek Tanrı’yı ve insanın doğasını ve ahlaki yasaların ilkelerini anlamakta hataya düşer. Bu ahlak açısından ve insanlığın kurumlarında çürümeye ve hiç de az olmayacak şekilde insanı küçümsemeye götürür. İçinde bulunduğumuz dönemde, doğal bilimlere ve teknik becerilere aşırı derecede güvenen insanlar dünyasal şeylere neredeyse bir putperestlikle bağlanarak onların efendisi olacaklarına kölesi durumuna düşmüşlerdir.

Tüm Kilise şevkle, insanın dünyasal düzendeki bozulmayı düzeltecek kapasiteye gelip, Tanrı’ya yönelebilmesi için çalışmalıdır. Çobanlar açıkça yaratılışın amacının ilkelerini anlatmalı, dünyasal düzenin Mesih’te yenilenebilmesi için ahlaki ve ruhsal yardım sunmalıdır.

Laikler, dünyasal düzenin yenilenmesini kendi özel yükümlülükleri olarak görmelidirler. İncil’in ışığı ve Kilise’nin düşüncesi tarafından yöneltilerek ve Hristiyan sevgisi ile teşvik edilerek bu geçici ortamda doğrudan ve kesin bir yolla harekete geçmelidirler. Göksel Krallığın yurttaşları olarak diğer yurttaşlarla, kendi becerileri ile ve sorumluluklarıyla işbirliği yapmalıdırlar. Her yerde ve her şeyde Tanrı Krallığı’nın adaletini aramalıdırlar. Dünyasal düzen yenilenirken, kendi yasalarına zarar vermeden, yenilenmelidir. Bu kararlar Hristiyan yaşamının daha üstün ilkeleriyle birlikte uyum içine getirilebilir ve zamanın, yerin ve insanların koşullarını iyileştirmek için kullanılabilir. Havariliğin bu tür işlerinin önde gelenlerinden biri de bu Kutsal Sinod’un tüm dünyasal ortama yayılmasını arzuladığı, kültürü de içine alan, Hristiyan sosyal faaliyetleridir12.

Yardımseverlik faaliyetleri

8. Havariliğin her çalışmasının sevgi ile teşvik edilmesi gerekirken, bazı işleri yapılarından dolayı, bu sevginin yaşayan bir ifadesine dönüşebilir. Rabbimiz Mesih İsa, bu işlerin kendi Messiyanik işlerinin işareti olmalarını istemişti (Mt. 11, 4–5).

Yasanın en büyük buyruğu Tanrı’yı bütün yüreğiyle sevmek ve komşusunu da sevmektir (Mt. 22,37–40). Mesih İsa bu sevgi buyruğunu komşusunu kendisi gibi sevmek mertebesine çıkararak yeni bir anlamla zenginleştirmiştir. Bu sevginin nesnesi olarak kendisini kardeşleriyle eşit kılmayı istediği için şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz” (Mt. 25, 40). İnsan doğasını alarak, sevginin doğaüstü dayanışması ve kuruluşu yoluyla bir aile olarak tüm insan soyunu kendisi ile birleştirdi ve Havarilerine bunun işaretini şöyle açıkladı: “Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır” (Yu. 13.35)

İlk günlerinde Kutsal Kilise, Efkaristiya yemeğine agapeyi ekledi ve bu nedenle, sevgi bağı ile Mesih İsa’nın etrafında birleşerek, bütün olanları göstermiş oldu. Böylece her dönemde de sevginin bu işaretiyle tanındı ve başkalarının yerine getirdiği görevlerle de sevindi, kendisinden ayrı tutulamayacak görev ve sorumluluk olarak, bu sevgi işlerini yerine getirdi. Bu nedenle ihtiyaçlara, hastalara özen göstermek ve sevgi işleri ile birlikte karşılıklı yardımlaşma, Kilise tarafından en yüce şeref olarak görülen her tür insan ihtiyacının hafifletilmesini amaçlar13.

Aynı zamanda iletişimin kolaylaşmasındaki hızlı gelişim, insanları ayıran mesafelerin büyük ölçüde azalması, tüm dünyada yaşayanların tek bir aile haline gelmesi, bu sevgi aktiviteleri ve işlerini daha ivedi ve evrensel hale getirmiştir. Bu yardımsever işletmeler herkese ve her ihtiyaca ulaşmalıdır. Yiyecek, içecek, giysi, barınak, ilaç, iş, eğitim ihtiyacı olan insanların bulunduğu yerde, insanların insanca yaşam koşullarında yaşamaya ihtiyaç duyduğu yerde, sürgün ya da hapis yüzünden ezilmişlik, hastalık ya da cefa çeken insanların olduğu yerde Hristiyan sevgisi onları aramalı, bulmalı, büyük bir özenle onları teselli etmeli ve uygun bir şekilde onların durumunu iyileştirmelidir. Bu yükümlülük her tür milli ve şahsi refahın üstünde dayatılmalıdır14.

Bu ölçekte sevginin yerine getirilmesi gerçekte olduğu gibi, görünürde de istisnai sayılamaz, aynı zamanda gereklidir, bir kişi komşusunda Tanrı’nın suretini görmelidir ve ayrıca insanların gerçek ihtiyacı için Rabbimiz Mesih İsa’yı sunmalıdır. Yardım edilen kişinin haysiyetine ve özgürlüğüne de son derece saygı gösterilmesi zorunludur. Böylece bir kişinin yardımsever niyetleri birinin yararına ya da üstünlük kurma15 mücadelesine dönüşerek kirlenmemiş olur. Ve adalet talepleri, en azından sevgi armağanlarının sunulması olarak temsil edilen adalete göre verilerek tatmin edilir. Bu hastalıkların sadece etkileri değil, nedenleri de ortadan kaldırılmalı ve hassasiyeti olanlara yardım edilerek dışarıdakilere bağımlılıklarından kurtarılıp kendine yeter hale getirilmelidir.

Bu nedenle laikler yardımseverlik işlerine ve sosyal destek projelerine büyük saygı göstererek ellerinden geldiğince yardım etmelidirler. Gerek toplu olarak gerekse bireysel uluslararası programlarla ihtiyaç içindeki toplum ve bireylere etkin yardım verilmelidir. Böyle yapmakla iyiliğin isteği yerine gelsin diye herkesle işbirliği yapılmış olur16.

BÖLÜM III

HAVARİLİĞİN ÇEŞİTLİ ALANLARI

Giriş

9. Laikler, havariliklerinin her yöne uzanan işlerini hem Kilise’de hem de dünyada yerine getirirler. Her iki alanda da havarilik faaliyetleri için çeşitli fırsatlar bulunur. Burada faaliyetlerin en önemli sahalarını ismen anmak istiyoruz, bunlar kilise cemaatleri aile, gençler, ulusal ve uluslararası kademede sosyal gruplardır. Günümüzde kadınlar sosyal yaşam içinde çok daha aktif yer aldıkları için, kilise havariliğinin çeşitli alanlarında bulunmaları son derece önemlidir.



Kilise Cemaatleri

10. Mesih İsa’nın rahip, kral ve peygamberlik görevlerini paylaşan kişiler olarak laikler işlerini Kilise’nin faaliyetleri ve işleri için uygun hale getirirler. Kilise cemaatleri içindeki faaliyetleri öylesine gereklidir ki, onlar olmazsa çobanların faaliyetleri tam bir etkinlikle başarıya ulaşamaz. İncil’i ilan ederken Pavlus’a yardım eden kadın ve erkekler (Ha. İşl.18,18, 26; Rom. 16, 3), rehavete düşen kardeşlerini, doğru havarisel davranışla destekleyerek uyarır ve çobanların ve diğer inananların ruhunu tazeler (1 Kor. 16,17–18). Cemaatin litürjik yaşantısına aktif katılımla güçlenerek, cemaatin havarisel işlerinden üzerlerine düşeni şevkle yerine getirirler. Kilise’nin belki de ondan uzak düşmüş halkını geri getirebilirler, Tanrı Sözü’nü anlatmakta özellikle kateşetik (öğretisel) anlamda şevkle işbirliği yapabilirler ve ruhlara özen göstermek ve Kilise’nin dönemsel yönetimlerinin daha etkin ve etkili olması için özel becerilerini sunabilirler.

Mahalli kiliseler, Kilise’nin evrenselliği çerçevesi ve sınırları içinde, pek çok farklı insanı bir araya toplayarak, cemaat seviyesindeki havariliğin açık bir örneğini sunar17. Laikler mahalli kilisede rahipleriyle birlikte çalışma alışkanlığı edinmeli18, kurtuluşa ilişkin sorunlar kadar genel olarak konuşulup incelenecek kilise cemaatine dair ve dünyaya ait sorunları da gündeme getirmelidirler. Mümkün olduğunca laikler mahalli kilise tarafından teşvik edilen her tür havarisel ve misyona yönelik faaliyet için yardım ve işbirliğini göstermelidir.

Mahalli kiliseler bir tür hücreymiş gibi, çobanların mahalli kiliselerinin projelerine her zaman katılmak üzere laikler, daima hazır olacak şekilde kendi kiliselerinde asla azalmayan bir dikkat geliştirmelidirler. Aslında şehirlerin ve yönetim bölgelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için19, mahalli kilise ya da episkoposluk bölgesi sınırlarıyla kendilerini kısıtlamayıp mahalli kiliseler ya da episkoposlar arasında ya da ulusal veya uluslar arası çalışmalar için çaba göstermelidirler. Nüfus hareketliliğinin, karşılıklı ilişkilerin ve iletişim yöntemlerinin her gün artmakta oluşu yüzünden, hiçbir toplumsal kesim kendi içine kapalı kalamamaktadır. Bu nedenle tüm dünyaya yayılmış olan Tanrı halkının ihtiyaçlarıyla ilgilenmelidirler. Malzeme veya kişisel yardım vererek kendi misyonerlik faaliyetlerini yürütebilirler. Tanrı’dan aldıkları şeylere teşekkür etmek amacıyla Tanrı’ya dönmek Hristiyanlar için bir görev ve şereftir.



Aile

11. Her şeyin yaratıcısı; insan toplumunun temeli ve başlangıcı olarak, evlilik kurumunu kurduğu için, Mesih’in ve Kilisesi’nin yüce gizemiyle (Ef. 5, 32) ve lütfu sayesinde, Kilise ve sivil toplum için evli çiftlerin ve ailelerin havariliğinin eşsiz önemini belirtmiştir.

Hristiyan kocalar ve karılar lütufta işbirliği yapan kişilerdir ve birbirleri, çocukları ve evlerindeki diğer kişiler için imanın tanıklarıdırlar. Çocuklarına imanı aktaracak, onları kelamla eğitecek, onlara Hristiyan olarak ve havarisel yaşam için örnek olacak ilk kişiler onlardır. Meslek seçimlerinde onlara ihtiyatla yardım edecek ve onlarda fark ettikleri her kutsal çağrı için onları teşvik edecekler.

Her zaman Hristiyan evli çiftlerin sorumluluğu olagelmekle birlikte, evlilik bağının bozulmazlığını ve kutsallığını göstermek ve kanıtlamak, ebeveynlerin ve vasilerin, çocukların Hristiyanlığa uygun olarak yetiştirilmeleri için sorumluluğunu şiddetle beyan etmek ve ailenin saygınlığını ve yasal bağımsızlığını savunmak bugün onların havariliğine düşen görevdir. Onlar ve inananların geri kalanları, bu nedenle sivil yasalarla bu hakların korunması ve ailenin korunması, çocukların eğitimi, çalışma koşulları, sosyal güvenlik ve vergiler için ve göçmenlerin güvenli bir aile olarak yaşama haklarını etkileyecek politik kararlar için iyi niyetli insanlarla işbirliği yapar20.

Toplumun birinci ve yaşamsal çekirdeği olan ailenin bu görevi, Tanrı’dan alınan bir görevdir. Üyelerinin karşılıklı etkileşimi nedeniyle Kilise’nin evcimen sunağı olarak ortaya çıkarsa ve genel olarak Tanrı’ya sundukları dualar tüm aileyi kilisenin litürjik tapınmasının bir parçası haline getirirse ve ihtiyaç içindeki tüm kardeşlerine hizmet etmek için etkin bir misafirperverlik gösterir, adaleti diğer iyi işleri desteklerse görevini yerine getirmiş olur. Aile havariliğinin çeşitli faaliyetleri arasında aşağıda sıralananlar bulunmaktadır: Terkedilmiş çocukların evlat edinilmesi, yabancılara karşı misafirperverlik, okulların işletilmesi için yardım, ergenlere yardımcı olacak öğütler ve maddi yardım, nişanlı çiftlerin daha iyi bir evliliğe hazırlanması için yardım, kateşez işleri, evli çiftlere ve ailelere maddi ve ahlaki krizlerde destek vermek, yaşlılara sadece ihtiyaçlarını karşılayarak değil, aynı zamanda artan ekonominin karlarını açıkça paylaşmak yoluyla yardım etmek.

Her zaman ve her yerde, fakat özellikle İncil’in ilk tohumları ekilmeye başladığından beri ya da Kilise’nin başlangıcından bu yana ya da bazı ciddi zorluklar olduğunda, Hristiyan aileler İncil’e sadık kalarak ve yaşam yollarının tamamı sayesinde Hristiyan evliliğine bir model oluşturarak Mesih İsa’ya etkin bir tanıklık sergilemişlerdir21.

Havariliklerinin amaçlarına kolaylıkla ulaşabilmek için, aileleri gruplar halinde bir araya getirmek yararlı olacaktır22

Gençler

12. Genç insanlar modern toplumu çok önemli bir şekilde etkilerler23. Yaşamlarının koşullarında, zihinsel davranışlarında ve aileleriyle ilişkilerinde köklü değişiklikler olur. Sık sık sosyal ve ekonomik statü değişikliği yaşarlar. Sosyal ve politik önemleri günden güne artarken, yeni sorumluluklarıyla yeterince başa çıkamıyor görünebilirler.

Onların toplumdaki yükselen etkileri aynı oranda havarilik faaliyetini de gerektirir. Fakat doğal nitelikleri de bu faaliyetlere uygun olmalıdır. Kendi şahsiyetleri hakkında bilinçlendikçe hayatın zevkleri ve sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olmanın itkisiyle etkilenirler ve sosyal ve kültürel yaşamda yer almak için özlem duyarlar. Bu coşkunun, Mesih’in ruhuyla aşılanıp Kilise’ye olan sevgi ve itaatle esinlendiği takdirde son derece verimli olması beklenebilir. Öncelikle diğer gençlere havariliği doğrudan iletmekle başlamalıdırlar, kendi çevrelerinde yaşadıkları sosyal çevrenin ihtiyaçlarına göre havarisel çabaya odaklanabilirler24. Yetişkinler her iki yaş grubundan gençlerle bu tür tartışmaları dostça yürütmelidirler. Yaş engelini aşarak birbirlerini daha iyi tanıyabilir ve her neslin bir diğerine sunabileceği özel faydaları paylaşabilirler. Yetişkinler, havarilik için aktif tutumlarıyla, genç insanları teşvik etmeli, kendiliğinden bir fırsat ortaya çıkarsa, onlara etkili öğütler sunmalı ve yardım etmelidirler. Aynı şekilde gençler yetişkinlere saygı ve güvenle yetiştirilmeli ve ayrıca doğal olarak yeniliklerle cezbedilseler de takdire şayan geleneklere özen göstermelidirler.

Sosyal Çevre

13. Sosyal ortamda havarilik, kişinin yaşadığı toplumun zihnine, geleneklerine, yasalarına ve yapısına Hristiyan ruhunu nüfuz ettirmek için çabadır ve başkaları tarafından asla hakkıyla yerine getirilmeyecek bir görev ve sorumluluktur. Laikler havarilik alanında yönelik çalışma gerçekleştirilebilir. Burada sözün tanıklığıyla hayatın tanıklığını tamamlarlar25. Çalıştıkları ya da mesleklerini icra ettikleri, araştırma yaptıkları ya da dinlendikleri, boş zamanlarını geçirdikleri ya da arkadaşlık ettikleri yerler, kardeşlerine daha fazla yardım edebilecekleri yerlerdir.

Laikler yeryüzünde kilisenin misyonunu yerine getirmesini sağlarken, özellikle imanları ile her yaptıklarında dürüstlükle davranarak dünyanın ışığı olurlar, öyle ki herkesi gerçeğin sevgisine, iyiliğe ve sonunda Kilise’ye ve Mesih İsa’ya çekerler. Onları yaşam koşullarını, emeklerini, acılarını ve beklentilerini paylaşmaya götüren ve kurtarış lütfunun işleri için neredeyse onları hazırlayan kardeşlik sevgisiyle bu görevi yerine getirirler. Amaçlarını gerçekleştirmek için gereken başka bir şey de toplumu inşa etme görevlerini tam bir bilinçle, evde, işte ve toplumda görevlerini Hristiyan cömertliği ile yaparken, yaşam ve iş dünyasına yavaş yavaş nüfuz ederek bu görevlerini yerine getirmeleridir.

Bu havarilik, onların bulunduğu her yere ulaşmalıdır; bu içinde bulunacakları hiçbir ruhsal ya da dünyasal durumu hariç tutmaz. Bunun yanı sıra gerçek havarilik, sadece bu faaliyetleri değil aynı zamanda komşularına sözle de Mesih İsa’yı anlatmayı amaçlar. Çünkü kendilerine yakın laikler vasıtasıyla İncil’i işitip Mesih İsa’yı tanıyacak çok fazla insan bulunmaktadır.

Çocuklar da kendilerine ait havarilik görevlerine sahiptirler. Yeteneklerine göre, arkadaşları arasında Mesih İsa’ya gerçek tanıklık içinde yaşayabilirler.

Ulusal ve Uluslararası Düzen

14. Laiklerin Hristiyan bilgeliği ile desteklendiği, havarilik için ulusal ve uluslar arası geniş alanlar açılmıştır. Ülkelerine bağlılık ve toplumsal yükümlülüklerine tam bir sadakatle, toplumun gerçek yararını gözeterek desteklemeyi, Katolikler kendileri için bir görev bilirler. Bu nedenle sivil otoritenin adaletle davranması ve yasaların ahlaki kuralları ve toplumun iyiliğini gözetmesi konusundaki görüşlerinin ağırlığını hissettirmelidirler. Toplumsal ilişkilerde beceri ile ve imanda ve Hristiyan doktrininde aydınlanmış olarak Katolikler, hem toplumun genel iyiliği hem de İncil’in yolunu hazırlamak için layıkıyla çalışarak, toplumsal işleri yürütmeyi reddetmemelidirler.

Katolikler Tanrı’nın iyi isteğine göre tüm kadın ve erkeklerle gerçek, adalet, kutsal şeyler ve sevilebilir şeyler için işbirliği yapmaya çalışmalıdırlar (Fil. 4,8). Onlarla tartışarak sağduyu ve nezaketle İncil’in Ruhuna götürecek toplumsal ve halka yönelik uygulamaları araştırmaya başlamalıdırlar.

Günümüz işaretleri arasında tüm halklardaki dayanışma duyarlılığının artması özellikle dikkat çekicidir. Bu farkındalığı azimle teşvik etmek ve onu ciddi ve samimi kardeşlik sevgisine dönüştürmek Laik havariliğin bir görevidir. Üstelik Laikler, uluslararası alanda ve ulusların gelişimine özel bir saygıyla bu konuda oluşacak sorunların doktrinal ve pratik çözümleri konusunda dikkatli olmalıdırlar26.

Yabancı uluslara yardım eden ya da bu konuda çalışan herkes halklar arasındaki bu ilişkinin her iki tarafın da eşit oranda alıcı ve verici olduğu durumda samimi bir kardeşlik alış verişinin ortaya çıkabileceğini unutmamalıdırlar. Yolcular, uluslararası ilişkiler, iş, ya da başka sebeplerle bulundukları yerlerde, gittikleri yerde Mesih’in haberinin gezgin müjdecileri olduklarını hatırlamalı ve buna uygun davranmalıdırlar.



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə