Ara Geçiş Formu Örnekleri



Yüklə 448,46 Kb.
səhifə1/5
tarix22.01.2023
ölçüsü448,46 Kb.
#122431
  1   2   3   4   5
Ara geçiş formları ve örnekleri


Ara Geçiş Formu Örnekleri
6 Şubat 2012, 15:56
Konuya başlarken “ara geçiş formu” yerine “geçiş formu” denmesini daha çok yeğlediğimi belirtmek isterim. Ancak daha yaygın bir kullanım olduğu için “ara geçiş formu”, başlık olarak kullanılmıştır. Yine de bu kullanımların ölümcül bir hata olmadığını belirtmek isterim.

Geçiş formu denilen şey aslında taksonomik ihtiyaçlar çerçevesinde yapılmış yapay bir ayrımdır. Yani doğada gelmiş ve geçmiş her canlı başlı başına varolmuş ve bir nihai amaç doğrultusunda evrilmiş değildir. Temel olarak söylemek gerekirse, sınıflandırmada, iki ana tür arasındaki geçiş dönemine ait canlılara ait fosil kayıtlarını işaret etmektedir. Elbetteki bu iki ana tür uzun dönem varlıklarını, üremelerini sürdürebilen verimli türleri ifade etmektedir.
Günümüzde bu geçiş formlarını özellikle yaratılışçılar kolay kolay anlamamaktadırlar. Bunun için Richard Dawkins’den şu alıntı, konuyu biraz açıklığa kavuşturacaktır sanırım;
Bu insanların ara-form olmadığının düşünmesinin nedeni ara-formun neye benzeyeceği ile ilgili çok garip bir fikre sahip olmalarından kaynaklanıyor. Bebek bir timsal ile yer sincabını gösterip: “Timsahlarla sincaplar arasında bir ara geçiş formu yoktur.” diyorlar. İyi de niye sincapla timsah arasında ara-form olsun ki? Sanıyorlar ki modern bir hayvanı ve diğer bir modern hayvanı alacaksınız ve bir çeşit ikisinin ortasını bulacaksınız. (…) Aslında ara geçiş formu diye birşey yoktur, çünkü bulacağınız her fosil bir şeyle başka bir şey arasında bir “şey” olacaktır zaten.”
Yani her canlı zaten geçiş formu olmaya mahkumdur. Örneğin ilerde insanlar başlı başına farklı bir tür haline gelince, günümüz insanı (homo sapiens sapiens) ile ilerdeki olacak olan insan arasındaki geçiş formu bu bahsi geçen iki ana tür arası dönemde yaşayan canlılar olacaklardır. Yani yaşayan ve yaşamış her canlı bir geçiş formdur.
Bu bağlamda yine Richar Dawkins’den bir alıntı yapmakta fayda var;
Yaradılışçılar, fosil kayıtlarını pek severler, çünkü birbirlerine sürekli “fosil kayıtlarında birsürü boşluk var” mantrasını tekrar tekrar söylemeleri öğütlenmiştir. “Bana ara formları göster!” derler. Bu “boşlukların” evrimciler için utanç kaynağı olduğunu çok ama çok büyük bir keyifle hayal ederler. Bırakın elimizde halihazırda inanılmaz sayıda bulunan ve evrimsel tarihi belgeleyen (üstelik aralarında harikulade ara formların bulunduğu) fosilleri, aslına bakılırsa, herhangi bir fosili bulabildiğimiz için bile şanslıyız. Kazabileceğimiz zengin fosil madenlerine sahip olmamız tam anlamıyla bir ikramiye ve her geçen gün daha da fazla fosil keşfediliyor. Fakat elbette herşeye rağmen boşluklar var ve yaradılışçılar o boşluklara hastalıklı bir sevgi duyuyor.
Fosil kayıtlarında neden bir maybağa yok? Eh, çünkü elbette maymunlar kurbağalardan gelmiyor. Aklı başında hiçbir evrimci şimdiye kadar böyle birşeyi veya tavukların timsahtan geldiğini söylemedi. Maymunlar ve kurbağaların, hiçbirine benzemeyen bir ortak atası var. Milyonlarca tür hayvanın her biri diğeriyle ortak bir ataya sahip. Eğer evrimi kavrayışınız bir maybağa ya da timsavuk görmemiz gerektiğini düşünecek kadar çarpıksa, köpekomatezlerin ve filpanzelerin olmamasını da çılgıncasına ironik buluyor olmalısınız. Günümüzdeki hiçbir tür diğer bir çağdaş türden türemedi(yakın zamandaki türleşmeleri saymazsak).”
Şimdi de somut örneklerin zamanıdır;

Yüklə 448,46 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin