Aydinlanmada bir mum

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 9.26 Kb.
tarix30.01.2018
ölçüsü9.26 Kb.

AYDINLANMADA BİR MUM


Alp ALTUNDAL

SMMM

Maltepe Camii'nde yumdum gözlerimi


elimiz havaya kalkmış

Hoca,meftayı nasıl tanırsınız?

On / yüz / bin / yüz binlerin yüzü

birden ıslanmış


Dediler hep bir ağızdan


suçu insan olanın yazgısı

bir çizgilik yerde haps olmakmış


Ay ışığından söz etseydin... Denizin dalgalarından... Yakamozun kıyıya vuran ışıltısından... Bordo şarabın hafif meşrep büyüsünden... Saka kuşundan. Portakal bahçelerinden. Kestane ağacından veya ne bileyim, kendi halindeki mayıs böceklerinden söz etseydin... Öylesi yaşayıp giden insanlardan...
Ne vardı sanki, karşı çıktığın 24 Ocak Kararları'nı bize doğum günü yapıp böylesine ağlatacak...
Aman, 142'ye dikkat et 10 yıl hapis yersin 159'u unutma ha 5 yıldır cezası. Sakın 163'e bulaşma 7 yıl yersin' maddeleri ezberleyerek bu 700 bin küsur km2 lik mayın tarlasında toplumsal avukatlığımızın dayanılmaz ağırlığını taşımayı sen, sek-sek oyunu mu sandın Uğur Abi...
İşte, başkentin soğuk yağmurlu kışında, yurdun dört bir yanından gelip açılan on binlerce yüz binlerce şemsiyenin altında yürekten taşan derin bir ırmak gibi tüm görkeminle akıp gittin... Can kırmızı karanfillerle... Alkışlarla... Alkışlarla. Bir daha, "Yiğidim, aslanım burada yatıyor" dedirterek...
... Varlığın rahatsız ediyordu onları. Türkiye'yi Atatürk Cumhuriyeti'nden başka bir yere, bir düzene, bir yönetime kavuşturmak çabasında olanların hazırladıkları topun ağzındaydın nicedir.
Ne yaptılar ettiler Cavit Orhan Tütengil gibi, Doğansoy gibi, Muammer Aksoy... Bahriye Üçok... Çetin Emeç... Turan Dursun... Musa Anter' ler gibi seni de ortadan kaldırıp yollarının üstünden bir yana ittiler. En vahşice. İlk çağlardan kalma salyalı dişleriyle bedeninden parçalar koparıp, evinin duvarlarına yapıştırıp gittiler!.. Ama fazla uzağa gidemezler. Gidemeyecekler. Bilsinler ki, dipten gelen bu öfke, yükselen gericiliğin önünde kale gibi duran bir barikattır. Bizler yaşadıkça "Uğur Mumcu" gibi özverili insanların, gerçek Atatürkçülerin yetiştirdiği kuşaklar, birbiri ardına dağlar gibi dizildikçe bilsinler ki, "Uğurlar Ölmez!"
Şimdi, Mumcu gibi gerçek Atatürkçü insanlar, karanfil dağlarının altında görevini tamamlamanın dingin huzuru ile bizi gözetliyorlar... Bunu iyi bilelim ve hiç unutmayalım sevgili dostları Zira, biz bu cinayeti daha önce de görmüştük. Yine "Karlı Sokak" lardan geçmişti katiller. Kardelenlere acımadan...
... Öldürümü yeniden anlatmanın yorucu acısını yaşamaya katlanırız biz. Derinlemesine, çarpıtmadan yazdığın gerçeklerin kimilerinin ağzında yalanlanmasına, yalanın prim yapmasına ve toplumun giderek kendisine böylesi şaşı bakmasına alışmadan... katlanmadan...
Ve öldürüm de kendi anlarında bir yerlerde dipsiz, sığ, karanlık ininde yaşar yaşamasına.

İnandığımız, bağlandığımız yüce değerleri, insan olmanın ve insan olarak yaşamanın değerini savunan "Sakıncalı Piyade" nin ışıyan bedeninde, onun gibi öldürülen nice insanın bedeninde içten içe uğuldayan bir volkan gibi ya da bir ırmak gibi yaşamımızın ortasından durgun berrak akışlarını görerek...

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə