Meyhane (semahhane) ye gitmek için boy abdesti alınır. Balaca gede (olgun yaşa gelmemiş erkek çocuk) Meyhane’ye giremez. Bu meyhane meclisinde 50-60 nefer (şahıs) olur. Meyhaneler akşam düzenlenir. Cuma akşamları tercih edilir. Bunlar bir veya iki saat sürebilir. Meyhanede çay içilir, çörek yenir. Sonra da yönetici kadın Nigari’den bir gazel okur. Eskiden iki üç okuyan kimse olurdu. Cemaat sadece dinler. O okudukça dinleyenler oynarlar. Okuyan oynamaz. Aşka gelen her mürid kendi kendine oynar (here özüne oynar). Dıngır- teneke kutu çalınır. Meyhanenin özel bir çalgısı yoktur. Meyhane Meclisleri hala devam etmektedir. Bu uygulama Sovyet döneminde de yaşatılmıştır. Dilara ana köyde kuran okutup bir hayli genç yetiştirmiştir. Deriş Osman ve biraz da oğlu Savaran da bunların arasındadır. Meyhane’yi Kiril harfli metinlerden okuyarak yapanlar da vardır. Daha ziyade Kef’rali’deki Osmanlı Hurufatından Nigarnameyi ve Nigari’nin Divanını takip ediyorlar. Ayrıca Aslanbeyli köyünde ve Kür nehrinin üstündeki köylerde Meyhane uygulaması vardır. Dilara Ana’ya göre Kuran’a inanan meyhaneye katılır. Meyhane’nin hususi Paltaları (özel giysisi) yoktur. Günlük kıyafetle katılabilinir. Saygılı olmak için kara ve yeşil giysiler seçilir. Dilara ana kıyafet konusunu özetliyor. “Baş döş düzeltilir, bu arada uzun geyinerik çünkü biz Fatimai Zehrayız”.
Erkeklerin meyhanesi ayrı olur. Eski yazı olmayan metinlerden de meyhana okunur. Erkekler de yeşil ve kara giyerler. Bütün meyhane oyunları bir tek türdür. Oynanan oyunun hızını gazelin türü tayin eder. Meyhanenin şeriat bağlantısı yoruma göre değişmektedir.
Dilara ana bizden Osmanlı harfli Mevlüdi Şerifi, Kuran-ı Kerim’den seçme sureleri içeren küçük ve büyük boy kitaplar istiyor ve ilave ediyor. “İran ve Arap çapından (baskısından) çetinlik çekiyorum. Türk Tabından eyi okunur”, diyor.
Görüşmemize dayanamayıp Derviş Osman katılıyor. Osman ilkin TRT Dış haberlerin yayınını güney ve kuzey Azerbaycan’a farklı seslendirilmesi gerektiğini belirttikten sonra;
“Dağların Atamdır
Düzlerin Anam
Lil parlı bulaklar
Gül yüzlü sonam
Men senin eşginle
Alaşam yanam
Adına vetemin yazam
Borçalı” diyor ve hızını alamayıp,
“Gence bizim Tebris bizim kür bizim
Sevincimiz Şelaleden Gür bizim
İnan Billah bugün sabah sur bizim
Gel menden müjden. al anam atam
Ay Osman Tebris de titren bedeni
Kes kalbini o gövden zedeni
Veteni milleti satan gedeni
Kılınç ol yarıya böl atam anamı” diye ilave ediyor.
Sonra devam ediyor; Meyhane konusu dönemince cezbe’ye biz de ceviz deniyor. Meyhana da baylı bayanlı ceviz/cezbe’ye girilebilir ancak katılımcılar 60 yaşını aşmamış olmalıdır. “Cebzeye Gelen” kafasını taşa duvara vurabilir, birisi ona sahip çıkıp onu korumalıdır... Hacı Halil Dağına kızlar ilahiler okuyarak çıkarlar. Bu da bir tür cebze halidir. Bu ilahilere son dönemde Yunus Emre’nin ilahileri de katılmıştır. Borçalı’ların ayrıca “Karadonlu’nun Ağırı “diye bilinen bir oyun havaları da vardır. Iğdır’da nefesi, şerri dokunan ve görünmeyen bir güce “Karadonlu”denilmektedir. Kara iyelere tekrar dönmek istemiyoruz ancak Borçalı ve Azerbaycan’da Ardoy diye bilinen bir kara iye daha ziyade, abdestsiz, kimselere görünen Kuran okunan yerlerde gözükmeyen şer bir kuvve vardır.
Dostları ilə paylaş: |