Beslenme ve sağlik dyt. Şenol yildiz

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 18.34 Kb.
tarix03.08.2018
ölçüsü18.34 Kb.



BESLENME ve SAĞLIK

Dyt. Şenol YILDIZ

Beslenme Uzmanı

Sağlık, yalnızca hasta olmama ya da komplikasyonu bulunmama hali değil; aynı zamanda kişinin zihnen, ruhen ve bedenen tamamen iyi olması durumudur. Sağlık, durağan değil, dinamik bir süreçtir; birçok etmenden etkilenir, bunlar temelde kalıtım ve çevre olarak ikiye ayrılır.

Kalıtım, çoğunlukla beraberinde iyi gelişmiş vücut yapısı ve normal zekâyı getirirken; çevre ise, içinde üç dinamiği barındırır:



  • Beslenme

  • Barınma ve Giyim

  • Eğitim ve Kültürel Olanaklar

Bu dinamikler içinde beslenme kuşkusuz başı çekmekle birlikte, her üçünün sağlık içindeki yeri yadsınamaz.

Çağdaş sağlık anlayışı, konservatif sağlık önlemlerini benimser. Bu, toplumu oluşturan her bireye temel sağlık bakımlarına bazal düzeyde de olsa erişme olanağını sağlar. Buradaki beslenme eğitimi, hiç kuşkusuz sağlık hizmetlerinin en önemli bileşenlerindendir.

Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında, ülkemiz de dâhil olmak üzere beslenme eğitimi bakımından oldukça yetersiz bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Bu konuyu fazlaca açmanın gereksiz olduğu kanaatindeyim zira beslenme eğitimini henüz kimin vermesi gerektiğini sorgulamayan bir toplumun bu eğitimi tam olarak alamayacağı gün gibi açıktır.

Beslenme ve sağlık arasındaki ilişki epidemiyolojik olarak, insan üzerinde yapılan klinik çalışmalar ya da denek hayvanları kullanılarak elde edilmektedir. Klinik çalışmalar otopsi, metabolik araştırmalar ya da biyofizik testler aracılığıyla yapılmaktadır.

Bazı hastalıklar, doğrudan beslenme yetersizliğinden kaynaklandığı gibi bazıları da bundan dolaylı olarak etkilenir. Direkt beslenme yetersizliğinden kaynaklanan hastalıklar: Beriberi, pellegra ve skorbüttür. Artık günümüzde bu hastalıklar, besin zenginleştirme ve depolama kontrolü yapılarak sağaltılmıştır.

Gelişmekte olan ülkelerde, diyetin fakir olması, düşük kaliteli protein içermesi ve beslenme eğitimdeki yetersizliklerden dolayı PEM, anemi ve raşitizm yaygın olarak görülür. Zira protein gereksiniminin %80’i tahıllardan sağlanır. Bunun yanında D vitamini ve kalsiyum alımının yetersizliği kemik gelişimini olumsuz etkiler, iyot ve folat yetersizliği de nöral gelişimi olumsuz etkiler.

Amerikan Ulusal Araştırma Konseyi, diyetin risk faktörü oluşturduğu hastalıkları belirlemiştir. Bunlar: ASKH, HT, Karaciğer Hastalıkları, Diş Çürükleri ve Bazı* Kanser Türleridir. Bunun yanında osteoporoz ve KBY de diğerleri kadar olmasa da yadsınamayacak derecede diyetten etkilenen hastalıklardır.

* Meme, özofagus, kolon, mide, akciğer ve prostat

Yetersiz ve dengesiz beslenme, vücut direncinin düşmesine neden olur. Bu yüzden insan vücudu enflamasyona açık bir alan haline gelir. Böylece enflamasyonel hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin basit bir diyare, hafif malnutrisyonda 3; ağır malnutsiyondaysa 5 kat daha fazla görülmektedir. Bir diğer örnek de, malnutrisyon durumunda boğmaca, difteri, kızamık ve tüberkülozun seyrinin daha da ağırlaştığıdır.

Aşırı besin alımı ve fiziksel aktivite yetersizliği sonucu Primer Obezite, NIDDM, HT, KKH, Safra Kesesi Hastalıkları, Endometrium Kanseri, Osteoartrit ve Postmenapozal Meme Kanseri insidansları artmaktadır. Ayrıca burada oluşan obezite, DM, HT ve ASKH oluşumuna risk teşkil etmektedir. Bunun yanında SFA’lardan zengin ve antioksidanca fakir beslenme, ASKH oluşum riskini de artırmaktadır.

Haddinden fazla tuz tüketimi HT, mide kanseri ve osteoporoza, fazla şeker tüketimi ve yeterince florlanmamış (0,7 – 1,2 mg/L idealdir) içme suları diş çürüklerine ve kronik alkol tüketiminin de karaciğer hastalıklarına yol açtığı bilinmektedir.

Yetersiz kalsiyum ve D vitamini, fiziksel inaktivite ve aşırı tuz alımıysa osteoporoz oluşum riskini katlayarak artırmaktadır.

PAH, organoklorürlü pestisitler ve poliklorlanmış bifeniller gibi çevresel kontaminantlarla yoğun temas ve küflenmiş besinlerle birlikte alınan mikotoksinler kanserlere yol açmaktadır. Öte yandan, lipitten zengin diyet kolon, prostat ve meme kanserleri oluşum riskini artırır ve obeziteyi de tetikler.

Kompleks karbonhidrat tüketimi KKH ve bazı kanser türlerinin oluşumuna karşı koruyucu olmasının yanında, NIDDM‘nin görülme sıklığını da azaltmaktadır.

Diyet lifince zengin ve bitkisel ağırlıklı beslenen bireylerde DM, HT, Kolon Ca, KKH, Divertikül ve Safra Taşı oluşum riskinin az olduğu bildirilmiştir.

Aşırı alkol tüketimi Hepatosteatoz, Hepatit, Karaciğer Sirozu ile Oral ve Özofageal Kanserleri tetiklemektedir. Buradaki alkol tüketimine, sigara kullanımının da eşik etmesi durumu kat ve kat artırmaktadır.

Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde öncelikle beslenme eğitimine önem verilmeli, bu eğitimi toplumun her kesimine ulaştırmanın yanında, beslenme eğitimini gıda / besin sektörünün sağlık ayağını yürüten beslenme uzmanları / diyetisyenlerin vermesine dikkat edilmelidir.



Dyt. Şenol YILDIZ

Beslenme Uzmanı

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə