BiSMİllahirrahmanirrahiM قال الله تعالى



Yüklə 1,14 Mb.
səhifə32/41
tarix30.01.2018
ölçüsü1,14 Mb.
#41365
1   ...   28   29   30   31   32   33   34   35   ...   41

Şia’da Fıkhın Durumu


Masum İmamlar (a.s)’ın varlığından dolayı Şiiler arasında fıkhın durumu farklılık arz etmektedir. Şiiler arasında içtihat Ehl-i Sünnette olduğu gibi yayılmamıştır. Genel olarak Masum İmamlar (a.s)’ın zamanı, gaybet-i suğranın sonuna kadar Şia fıkhının içtihat için hazırlık ve ortam sağlama dönemi olmuştur.3 Masum İmamın varlığı, ilim kapısının açık olması ve İmamlar’dan dolayı nassa ulaşılır olması, çoğunlukla zanna (usul terimi itibariyle) yönelik delillere dayanan içtihada çok ihtiyaç duyulmamaktaydı. Şia fıkhı içtihat temelleri üzerine, ilk defa Küleyni’nin muasırı olan (hicri dördüncü asrın başlarında vefat eden) İbn-i Ebi Akil Ummani tarafından inşa edilmiştir. Sonra (dördüncü asrın ortalarında vefat eden) Muhammed b. Cüneyt İskafi onun yolunu takip etmiş, içtihadın temellerini daha da sağlamlaştırmıştır. Bu ikisi Kadimeyn olarak meşhurdurlar. Şeyh Müfit (ö.413 h.) ve Seyyit Murtaza Alemü’l-Hüda da (ö.436 h.) içtihat konusuna çok büyük katkılar sağlamışlardır. Sonunda nöbeti Şeyh Tusi (ö.460 h.) devraldı. Bu büyük insanın sayesinde Şia fıkhı oldukça bereketlenmiştir. İki muteber hadis kitabı olan Tehzib ve İstibsar’ın yanında fıkıh ve içtihatla ilgili Nihaye, Mebsut ve Hilaf kitaplarını da yazmıştır.

Elbette Masum İmamlar (a.s)’ın zamanında fıkıh ve içtihadın asla ele alınmaması gibi bir durum da yoktur. Halk, uzak yerlerde olmaları ve bir takım özel durumlardan dolayı Masum İmamlar (a.s)’a ulaşamıyordu. Bu yüzden İmamlar (a.s) bu konuda halka yardımcı oluyor, müracaat etmeleri gereken fakihleri tanıyabilmeleri için gerekli olan bilgileri ve kıstasları halka öğretiyorlardı. Böylece onlar bir nevi başlangıç düzeyinde bir içtihatla halka cevap veriyorlardı. Ömer b. Hanzala’nın İmam Sadık (a.s)’a borç ve miras gibi dini meselelerde ihtilafa düşen ve sorunu olan iki Şii hakkındaki sorusuna o Hazret şöyle cevap vermiştir:

“Bizim hadislerimizi rivayet eden, helal ve haramı tanıyan, ahkâmımızı bilen kimseye uyun. Böyle bir insanı size hâkim olarak tayin ediyorum.”1 Bazen de Masum İmamlar, fıkıh ve dinle ilgili konularda Şiilerin müracaat etmeleri için bazı şahısları seçiyorlardı. Şeyh Tusi’nin söylediğine göre Ali b. Müseyyeb İmam Rıza (a.s)’ya şöyle arz etmiştir: “Yol çok uzun olduğu için istediğim zaman yanınıza gelemiyorum. Dinimin hükümlerini kime sorabilirim? İmam, “Din ve dünya konusunda güvenilir olan Zekeriya b. Âdem Kummi’ye” diye cevap vermiştir.1 Yine İmam Bâkır (a.s) Eban b. Tağlib’e Medine mescidinde oturmasını ve halk fetva vermesini emretmiştir.2

İçtihadın Doğuşu


Bu dönemde Masum İmamlar (a.s) fıkıh metodolojisi ve içtihat kurallarını öğrencilerine öğretiyorlardı. Bundan dolayı Şii bilim adamları tarafından, Masum İmamlara atfedilen kitaplar yazıldı. Hâşim Hansari’nin Usul-ü Âli’r-Rasül’ü, Seyyit Abdullah b. Muhammed Rıza’nın Usul-ü Asliyye’si ve Muhammed b. El-Hasan Hürr Amili’nin Fusulü’l-Mühimme’si İmamlar (a.s)’ın fıkıh metodolojisi hakkındaki görüşlerini anlatan kitaplardandır.3

Bazı âlimler rical kitaplarında Masum İmamlar (a.s)’ın ashabını fakihler zümresinde zikretmişlerdir. Neccaşi, Fazl b. Şazan hakkında şöyle diyor: “O,bizim fakih ve mütekellim ashabımızdandır.”4


İmamlar’ın Fakih Olan Ashabı


Şeyh Tusi on sekiz kişiyi İmam Bâkır (a.s), İmam Sadık (a.s), İmam Kâzım (a.s) ve İmam Rıza (a.s)’nın fakih olan ashabı olarak tanıtmıştır. Onları Eba Cafer (a.s)’in fakih ashabı, Eba Abdillah (a.s)’ın fakih ashabı, Eba İbrahim ve Ebe’l-Hasan er-Rıza’nın fakih ashabı olarak zikretmektedir.

Şiiler onların rivayetlerinin doğruluğunda icma eder, Masum İmamlar (a.s)’ın ashabının en fakihleri olduğunu kabul ederler” diye de eklemektedir. Sonra onları üç gruba ayırır. Birinci grup İmam Bakır (a.s)’ın ashabının fakihleridir. Bunlar, Zürare, Maruf b. Harbud, Büreyd, Ebu Basir Esedi, Fuzeyl b. Yesar ve Muhammed b. Müslim Taifi’dir. Zürare içlerinde en fakih olanıdır. Aynı zamanda İmam Sadık (a.s)’ın ashabından da sayılmaktadırlar.

İkinci grup: İmam Sadık (a.s)’ın ashabının fakihleridir. Bunlar, Cemil b. Derrac, Abdullah b. Miskan, Abdullah b. Bukeyr, Hammad b. İsa ve Hammad b. Osman’dır.

Üçüncü grup: İmam Kazım (a.s) ve İmam Rıza (a.s)’nın ashabının fakihleridirler. Bunlar, Yunus b. Abdurrahman, Safvan b. Yahya, Beyyau’s-Sabiri Muhammed b. Ebi Ümeyr, Abdullah b. El-Mugire, Hasan b. Mahbup ve Ahmet b. Muhammed b. Ebi Nasr’dan ibarettir.1 İbn-i Nedim de Şia fakihlerin haberleri ve yazdıkları kitaplar bölümünde Masum İmamlar (a.s)’ın ashabının fakih olanlarından bazılarının isimlerini zikrettikten sonra “Bunlar fıkhı İmamlar’dan rivayet eden şeyhlerdir” demiş, sonra isimlerini zikretmiştir. Buna göre onlar, Salih b. Ebi’l-Esved, Ali b. Gurrab, Ebi Yahya Leys Muradi, Züreyk b. Zübeyr, Ebi Seleme Basri, İsmail b. Ziyad, Ebi Ahmet Ömer b. Er-Razi, Davut b. Ferkad, Ali b. Riab, Ali b. İbrahim Mualla, Hişam b. Salim, Muhammed b. Hasan Attar, Abdülmümin b. Kasım Ensari, Seyf b. Ümeyre Nehai, İbrahim b. Ömer Sananî, Abdullah b. Meymun el-Kaddah, Rabi b. Ebî Müdrik, Ömer b. Ebi Ziyad Ebzarî, Zikar b. Yahya Vasiti, Ebi Halit b. Ömer b. Halit Vasiti, Hariz b. Abdullah Ezdi Secistani, Abdullah Halebî, Zekeriya b. Mümin, Sabit Zurari, Müsenna b. Esed Hayyat, Ömer b. Ezine, Ammar b. Muaviye Dehni Abdi Kufi, Muaviye b. Annar Dehni, Hasan b. Mahbub Surad’dir ve bu fakihlerin her birinin fıkıhta kedine ait bir kitabı bulunmaktadır. 2


Yirmi Beşinci Dersin Özeti


İnsan davranışlarının tamamı birtakım kurallara dayanmalıdır. Fıkıh ilmi bu kurallardan bahseder. Hz. Peygamber (s.a.a)’in vefatından sonra insanlar gerçek vasilerden uzaklaşarak ashaba yöneldiler. Sahabe döneminin sona ermesiyle Ehl-i Sünnet arasında bir grup fakih ortaya çıktı. Ancak Masum İmamlar (a.s)’ın huzurlarından dolayı fıkıh, Şia içinde farklı bir konuma sahipti ve içtihada o kadar ihtiyaç duyulmamaktaydı. Bu dönemde fıkıh, içtihat için ortam hazırlama görevi üstlenmiştir. İçtihat üzere fıkıhsa İbn-i Ebi Akîl döneminde yani dördüncü yüzyılda söz konusu olmuştur. Elbette İmamlar’ın zamanında da bir çeşit içtihattan bahsedilmektedir. Masum İmam (a.s)’lar ashaplarına içtihat yolu ve yöntemini öğretirlerken bu bağlamda onlardan gelen bilgileri ihtiva eden usul kitapları kaleme alınmıştır. Şeyh Tûsi; İmam Bâkır (a.s), İmam Sadık (a.s), İmam Kazım (a.s) ve İmam Rıza (a.s)’nın ashaplarından 18 kişiyi İmamlar’ın fakih olan ashabı olarak tanıtmaktadır.

Yüklə 1,14 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   28   29   30   31   32   33   34   35   ...   41




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin