Cinsellik ve umut

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 17.74 Kb.
tarix08.01.2019
ölçüsü17.74 Kb.

Cinsellik ve umut
Baskın Oran
Polyannacılık mı oynuyorum, yoksa doğru mu düşünüyorum diye zaman zaman kendime sorduğum oluyor. Çünkü şu son zamanlarda Türkiye'de ne olsa, hayra yoruyorum. Bu kadar şer'den ancak hayır çıkar, diyorum. Bendeki bu eğilim özellikle büyük bir şer'in hayır doğurmasından, yani Susurluk kazasından sonra arttı galiba.

Alın örneğin, Diyarbakır'daki son olayı. Bir işadamının kamyonla fukaraya yiyecek dağıtması olayını.

İçler acısının en daniskasıydı. Ama, zavallıların bir yandan çamur içinde debelenirken bir yandan da birbirine sille tokat girişmeleri ve insanlıklarından çıkıp aç hayvanlar gibi yiyecek paketlerini kapışmaları, Güneydoğu insanının ne hale düşürüldüğü konusunu, en anlamak istemeyenin bile gözüne soktu.

Bunun arkasından gelecek adım, bu hale düşürülen insanların, kendilerini bu hale düşürenler hakkında ne düşündüklerini artık kolayca tahmin ediverme adımı olsa gerek.

Meseleyi Türkiye'nin birinci büyük derdi olan Kürt sorunu açısından değil de, ikinci büyük derdi olan Çiller sorunu açısından alacak olursanız, bu hâdise yine son derece hayırlı oldu. Bakanlar Kuruluna girerken Saygıdeğer Bayan'a sordular, Diyarbakır olayı hakkında ne düşündüğünü. Şöyle cevap verdi:

"Zeytinyağı üreticilerinin sorunlarına eğiliyoruz. Bu sorunların en kısa zamanda çözüme ulaştırılması için çok önemli kararlar almış bulunuyoruz".

Gelelim, Susurluk'u unutturmak için bulunan çârelerden biri olan Müslüm Gündüz ile Fadime Şahin olayına.

İğrenç bir baskın hâdisesiyle başlayan bu olayın en az iki çok yararlı sonucu oldu.

1) Karşı karşıya gelince kadının elini sıkmanın din açısından haram olduğunu iddia eden Müslümanlar var. Bunların en muhafazakârları olan Aczmendilerin, baş başa kalınca kadınların nerelerini sıkabildikleri bu olayla (ve arkasından patlayan diğer olaylarla) anlaşıldı. En muhafazakârları böyle yaparsa, diğerleri ne yapmaz, bu ortaya çıktı. Kadın eli sıkmayan Müslümanların, bunu dindarlıklarından değil, erkekliklerinden yaptıkları, itiraz kabul etmez biçimde kanıtlandı.

Her fırsatta "Müslümanlık kadını en çok yücelten dindir" lâfını eden, sureti haktan görünmeyi kimselere bırakmayan bu tip Müslümanların kadın'a yalnızca nasıl baktıklarının kesin biçimde öğrenilmesi çok yararlı oldu.

Bundan sonra, cinsellik konusunda topluma durmadan ayıp ve günah mesajları verenler, çenelerini biraz tutmak zorunda kalacaklar.

2) İkincisi ve daha önemlisi, "kapanan" kadınların durmadan artması karşısında Türkiye'de karamsarlığa düşmeye pek gerek olmadığı ortaya çıktı.

Çünkü, Prof. Özcan Köknel'in Neşe Düzel'le röportajında dediği gibi, "cinselliğin dinden daha güçlü" olduğu kanıtlandı.

Çünkü liselere kadar yayılan "muta nikâhı"nın varlığı gösterdi ki, kapanmakla kadın kadınlığını yitirmiyor. Din, insana doğasını unutturamıyor. Tam tersine, kapanmak (yani dinsel uygulama) kadının cinsel doğasının gerektirdiği uygulamaları kolaylaştırabiliyor: Bugün kaç "modern" aileye kabul ettirebilirsiniz kızlarının bir erkek arkadaşla cinsel ilişkiye girmesini? Ama kimi "Müslüman" kızın bu işi ailesine kabul ettirebilmesi, muta nikâhıyla pek güzel mümkün olabiliyor.

Konuya bireysel doğa açısından değil de, sınıfsal doğa açısından bakarsanız, durum yine aynıdır:

Türkiye'de bugün dinde görülen yükselmenin nedeni bir yandan Kemalizme tepki, bir yandan da Anadolu'dan göçeden milyonların kasaba ve kentlerde duydukları tutunum bunalımı.

Peki, Kemalizme tepkinin gücünün zamanla kaçınılmaz biçimde azalmasına paralel olarak, bu insanların çocukları burjuvalaşmayacaklar mı? Burjuvalaşınca, yani kentlileşince, ne kadar imam-hatiplere gönderilirse gönderilsinler, doğalarını daha da fazla yaşamak istemeyecekler mi?

Özellikle de cinsel doğalarını?



Daha şimdiden başlamadı mı?

Şimdi isimlerini vermeyeyim. Başı örtülü kızı eroinden ölen, başı örtülü kızı Ali Kalkancı'nın "müridi" olan din büyüklerimiz "münferit örnek" midirler sanıyorsunuz?

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə