Daniştay iLGİLİ daireleri sayin başkanliklarina yürütmenin Durdurulması Ve Duruşma İsteklidir davaci



Yüklə 36.02 Kb.
tarix03.08.2018
ölçüsü36.02 Kb.

DANIŞTAY İLGİLİ DAİRELERİ SAYIN BAŞKANLIKLARINA

Yürütmenin Durdurulması

Ve

Duruşma İsteklidir


DAVACI : HESİAD Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş Adamları Derneği
VEKİLİ : Av. T. Nihat CUHRUK

Büyükelçi Sok. 20/6 Kavaklıdere/ANKARA


DAVALI : Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

Devlet Mah. İnönü Bulvarı No: 16 06100 Çankaya/ANKARA


D.KONUSU : Davalı idarenin 07.10.2010 tarihli idari başvurumuzun reddine ilişkin olumsuz idari işleminin öncelikle yürütmesinin durdurularak, duruşmalı olarak yapılacak yargılama sonucunda iptaline karar verilmesi isteğine ilişkindir.
AÇIKLAMALAR
1-) Bilindiği üzere 6200 sayılı “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunla”, bu kanun hükümlerine dayanılarak çıkartılan “ Elektrik piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı İmzalanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca hidroelektrik tip üretim santrallerinin kaynak alanının kullanım şeklinin belirlenmesi ve izinleri için davalı idare yetkilendirilmiştir.

Müvekkil dernek ise hidroelektrik enerji üretimi konusunda faaliyet gösteren şirketleri bir araya getirerek tüzüğünde belirtilen amaçları gerçekleştirmek için kurulmuştur. Halen bu alanda faaliyet gösteren yirmi yedi şirket müvekkil derneğin üyesidir.   

Dava konusu işlemin dayanağı olan idari başvurumuz, müvekkilimiz derneğin mensuplarının dernek yönetimine başvuruları ertesinde öğrendiğimiz, davalının su kullanım hakkına ilişkin uygulamaya koyduğu düzenleyici işlem ve Su Kulanım Hakkı Anlaşmaları uygulamalarındaki eşitsizliklerin giderilmesi taleplerimizi içermektedir. Davalı tarafından web sayfası veya bir başka yolla duyurulmayan 20.08.2010 tarihli düzenleyici işlem proje değişikliği yapılmış ve yapım aşamasında tüm hidroelektrik santraller için uygulanan ülke çapında bir düzenleyici işlem olduğundan, bu dava huzurunuzda açılmıştır.
2-) Aşağıda arz edeceğimiz üzere yönetmelik uyarınca aynı kaynak alanı için birden çok talipli varsa kaynak alanı, davalı tarafından yapılan yarışmada en yüksek katkı payını veren özel hukuk tüzel kişisinin yatırım projesine verilmektedir. Bu yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce yapılan su kullanım anlaşmalarıysa katkı payına tabi değildir. İdari başvurumuzda geri alınmasını talep ettiğimiz 20.08.2010 tarihli düzenleyici işlem katkı payı veren veya katkı payına tabi olmayan projeler için, su kullanım hakkı anlaşması yapıldıktan sonra, davalı tarafından yatırımcılardan talep edilen ek katkı payına ilişkindir. Düzenleyici işlemde özetle; Su kullanım hakkı anlaşması yapmış veya bu anlaşmayı yapmaya hak kazanmış şirketlerin projelerinin uygulaması sırasında, şirketlerin kot artırma kot, kaydırma talepleri, teknik sebeplerden dolayı, ( heyelan, kamulaştırma, yerleşim yeri v.s ) veya mücbir sebeplerden dolayı proje değişikliği gerektiği hallerde; bu değişikliklerin projelerin önündeki sorunların çözümü ve talep edilen kotlardaki enerji üretim potansiyelinin ekonomiye kazandırılacak olması nedenleriyle uygun olduğu, aynı kaynak için başvuran diğer katılımcılar açısından eşitsizliğe yol açmamak için, şirketlerin ödemeyi taahhüt ettikleri katkı payının yanında, kararda belirtilen formülle hesaplanacak ek katkı payının proje sahibi şirket tarafından ödenmesi gerektiği hususları düzenlenmiştir.

Düzenleyici işlemdeki formül uygulandığında; değişiklik yapılan projelerde bir üretim artışı olması halinde bu artıştan elde edilecek gelirin tümünün katkı payı olarak davalı idareye verilmesi yönünde bir düzenleme olduğu görülmektedir. Buna göre zorunlu veya ihtiyari bir nedenle üretim artışını gerektiren yatırımların harcamalarına proje sahibi tüzel kişiler katlanacak ancak bu artıştan elde edilebilecek gelirlerin tümü davalı idareye katkı payı olarak ödenecektir. (Ek 1)


3-) İdari başvurumuz yukarıda aktarılan düzenleyici işlemin geri alınması talebinin yanında, başvurumuzda ayrıntısıyla aktarılan eşitsizliklerin olabildiğince giderilmesi için, su kullanım anlaşmalarının tadilini veya ülke çapında uygulanabilecek düzenlemeler yapılması isteğini de içermektedir. İdari başvurumuzda da belirttiğimiz üzere bir kısmı mensubumuz olan tüzel kişiler Su kullanım Hakkı Anlaşması yaptıktan sonra veya bu anlaşmayı yapmaya hak kazandıktan sonra getirilen kısıtlamalar, teknik veya jeolojik zorunluluklar nedeniyle projelerinde olumsuz yönde değişiklikler yapmak zorunda kalmışlardır. Bu nedenler yüzünden bir kısım projelerin uygulanma olanağı ise ortadan kalkmıştır. Başvurumuzdaki sebepler bir arada değerlendirildiğinde; projeler uygulanırken doğan zararların tümüne yatırımcı katlanacağı, zorunlu veya ihtiyari ek bir yarar doğarsa yarardan elde edileceklerin tamamı davalı idareye ait olacağına ilişkin haksızlığın giderilmesi talebi olduğu görülecektir. Bu nedenle, 20.08.2010 tarihli düzenleyici işlemin geri alınması talebinin yanında kısıtlamalardan doğan eşitsizliklerinde giderilmesi talebinde bulunması zorunluluğu doğmuştur. ( Ek2)
4-) Müvekkil derneğin tüzüğünün ilgili hükümleri uyarınca, derneğin kuruluş amaçlarından bir tanesi elektrik üretimiyle iştigal eden üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak, bu uğurda hukuki girişimlerde bulunmak ve davalar açmaktır. (Ek 3) Müvekkilimiz derneğin mensuplarının zararına olarak düzenlenmiş, 20.08.2010 tarihli düzenleyici işlemin geri alınması ve eşitsizliklerin giderilmesi talebi incelenmeden ret edilince huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.


İPTAL NEDENLERİ
1-) Dava konusu 20.08.2010 tarihli düzenleyici işlemin değerlendirilebilmesi için öncelikle su kullanım hakkı anlaşmalarına ilişkin işleyişin ve kuralların arzı gerekmektedir. 23.06.2003 tarihli yönetmelik kurallarına ve davalının web sayfasındaki su kullanım hakkı anlaşmalarına ilişkin bilgilere bakıldığında; Su kullanım hakkı anlaşması yapılabilecek hidroelektrik kaynakların tablolar halinde davalı tarafından yayımlandığı görülmektedir. Bu tablolar, E.İ.E, DSİ ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından geliştirilen projelere ilişkindir. Tablolar yönetmeliğin 10 maddesine göre yapılacak yarışmaya tabi projelerin belirlenmesi amacıyla düzenlenmektedir. Bunun yanında yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca DSİ tarafından geliştirilerek işletmeye alınmış enerji maksadı olmayan depolamalı ve depolamasız tesisler için ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından yeni geliştirilecek projeler için yarışmaya tabi olmak kaydıyla başvuru imkanı, tanınmaktadır. Tablolardan toplam 438 adet projenin yarışmaya açıldığı, bu verilerden web sayfasında olmamakla beraber yarışma tarihlerine göre 350 civarında, yarışmanın sonuçlanarak su kullanım hakkı anlaşması yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu anlaşmaların bir kısmı E.İ.E ve DSİ tarafından hazırlanan projeler için yapılmıştır.

Davalını web sayfasında su kullanım hakkı anlaşması yapılmış projelerin gruplar halinde ne aşamada olduğu ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Ancak, yönetmelik ve yönetmelik eki tip sözleşmedeki kurallar, su kullanım anlaşmalarının imzalandığı dönemde projelerin ne aşamada olabileceği hususunda ipuçları vermektedir. “ Fizibilite raporlarının hazırlanması ve teslimi” başlıklı 8. madde d; DSİ ve/veya EİE tarafından geliştirilen projelere müracaat olması halinde, şirketler Ek-3A da belirtilen esaslar dahilinde hazırlayacakları fizibilite raporlarını DSİ'ye teslim ederler. Fizibilite ve/veya kesin projesi hazır olan projelerde; DSİ tarafından gerekli görülmesi durumunda, fizibilite raporu istenir. Fizibilite raporları incelendikten sonra fizibilitesi uygun bulunanlar arasından Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı toplantısında Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzalamaya hak kazanan şirkete, Ek-3 te belirtilen format doğrultusunda detaylı/güncellenmiş fizibilite raporu hazırlaması için doksan günü geçmeyecek bir süre için fizibilite raporu teslim tarihi verilir. Şirket, projenin bulunduğu havzada mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler ile havzadaki mevcut ve gelecekteki bütün ihtiyaçları, menba developmanı ve mansap su haklarını göz önünde bulundurarak son yılları da kapsayan hidrolojik verilere göre tadil çalışmalarını yapar. Şirket tarafından hazırlanan fizibilite raporu EİE projesi olması halinde sekiz nüsha, DSİ projesi olması halinde ise beş nüsha olarak hem yazılı hem de CD ortamında DSİ'ye teslim edilir. Hazırlanan fizibilite raporunun ilk sayfasında Ek-7 de verilen formatta Yönetici Bilgilendirme Formu yer alır. DSİ ve/veya EİE projeleri dışında geliştirilen yeni projeler için şirket, Ek-4 de belirtilen format doğrultusunda bir ön rapor hazırlayarak DSİ'ye müracaat eder. Hazırlanan ön raporun ilk sayfasında Ek-8 de verilen formatta Yönetici Bilgilendirme Formu yer alır. DSİ, EİE'nin de görüşünü alarak altmış gün içerisinde teklif edilen projenin mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler ile ilişkisi açısından değerlendirmesini yapar, müracaatın uygun görülmesi halinde durumu şirkete bildirir ve 7 nci maddede belirtilen işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra, şirketden/şirketlerden Ek-3'de belirtilen esaslar dahilinde fizibilite raporu hazırlanmasını ister. Projeye birden fazla müracaat olması halinde DSİ tarafından doksan günü geçmemek üzere şirketlere aynı fizibilite raporu teslim tarihi verilir ve bütün fizibilite raporları aynı tarihte teslim alınır. Şirket veya şirketler, projenin bulunduğu havzada mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler ile havzadaki mevcut ve gelecekteki bütün ihtiyaçlar, menba developmanı ve mansap su haklarını gözönünde bulundurularak son yılları da kapsayan hidrolojik verilere göre, belirtilen format doğrultusunda fizibilite raporunu hazırlar ve beş nüsha olarak yazılı ve CD ortamında DSİ'ye teslim eder. DSİ ve/veya EİE projeleri dışında tüzel kişiler tarafından geliştirilen projeler için tüzel kişiler tarafından DSİ'ye müracaatı takiben doksan gün içerisinde fizibilite raporu teslim edilmediği takdirde veya teslim edilen fizibilite raporunun yeterli bulunmaması halinde şirket veya şirketlere durum gerekçeleri ile eş zamanlı ve yazılı olarak bildirilir ve belirtilen süre sonunda proje diğer müracaatlara açılır. Şirket tarafından fizibilite raporu hazırlanma safhasında; havzada mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler ile mansap su haklarına ilişkin konular etüt edilir. Bu konularda DSİ ve/veya EİE'den bilgi talebinde bulunulması halinde, eldeki bilgiler DSİ ve/veya EİE tarafından şirkete temin edilir. Bu kapsamda havzanın özelliğine ve olabilecek gelişmesine bağlı olarak öngörülemeyen ancak ileride oluşabilecek ihtiyaçlar için meteorolojik şartlardan kaynaklanabilecek azalmalar dikkate alınmaksızın yıllık ortalama suyun DSİ'ce belirlenecek oranı şirket tarafından fizibilitede dikkate alınır. Şirket veya şirketler yapılacak fizibilite revizyonu ve fizibilite çalışmalarında, DSİ ve/veya EİE projesi formülasyonuna göre teknik, ekonomik ve çevresel açıdan üstünlüğünün ve yapılabilirliğinin ortaya konulması veya ilave hidrolojik değerler ile yapılan hesaplamalar çerçevesinde proje temel karakteristiklerinde değişiklikler oluşması halinde farklı formülasyon teklifinde bulunabilir. Projelerinde revize yapılması talep edilen ve/veya DSİ ve/veya EİE projesi formülasyonuna göre farklı formülasyon teklifinde bulunan şirket veya şirketlerin teklifleri DSİ ve/veya EİE tarafından kabul edilebilir bulunmayan şirket veya şirketlere durum DSİ tarafından gerekçeleri ile birlikte bildirilir. Bu tarihten itibaren şirket doksan gün içerisinde tadil edilmiş fizibilite raporunu DSİ'ye teslim eder. Şirketin ilave süre talep etmesi halinde, bu süre, DSİ ve/veya EİE tarafından proje ile ilgili gerekçelerin uygun bulunması durumunda uzatılabilir. Aksi takdirde bu şirket veya şirketlerin başvurusu reddedilmiş sayılır. DSİ ve/veya EİE projesi için farklı formülasyon teklifinde bulunulduğu halde kabul edilmeyen projelerde, bu Yönetmeliğin yayımına kadar tadil edilmiş fizibilite raporunu teslim etmemiş şirketler için tadil edilmiş fizibilite raporunu teslim süresi bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren başlamış sayılır.” Kuralına yer verilmiştir. “ Fizibilite Raporlarının Değerlendirilmesi” başlıklı 9. madde de ise “Fizibilite raporunun değerlendirilmesi safhasında genel olarak; projenin DSİ'nin mevcut, inşa halinde ve mutasavver projelerine olan etkisi ve ilişkisi, hidrolojisi, optimizasyonu, teknik ve ekonomik yönden yapılabilirliği incelenir. Ancak, şirket tarafından hazırlanan fizibilite raporu kapsamında olabilecek yetersiz etüt ve değerlendirmelerden dolayı ilerideki safhalarda hidrolojik, jeolojik, teknik, çevresel, sosyal ve ekonomik yönden oluşabilecek her türlü olumsuz sonuçtan yalnız şirket sorumludur.
Şirket tarafından DSİ'ye teslim edilen fizibilite raporu, DSİ'ce en fazla doksan gün içerisinde değerlendirilerek DSİ görüşü oluşturulur. Projenin EİE projesi olması halinde fizibilite değerlendirme safhasında DSİ tarafından EİE'nin de görüşü alınır. Değerlendirme sonucunda fizibilite raporu kabul edilebilir bulunmayan şirket veya şirketlere durum gerekçeleri ile birlikte eş zamanlı ve yazılı olarak bildirilir. Aynı projeye birden fazla şirketin başvurması halinde, şirketlerin tamamının fizibilite raporlarının kabul edilmemesi veya projeye tek şirketin başvurması ve fizibilite raporlarının kabul edilmemesi durumunda proje yeniden müracaata açılır.
Ön rapor ve fizibilite hazırlanması ile müracaat ve fizibilite değerlendirilmesine ilişkin bütün süreler projenin özelliğine göre DSİ tarafından en fazla bir katı kadar artırılabilir ve bu durum şirketlere eş zamanlı ve yazılı olarak bildirilir.”
Kuralına yer verilmektedir.

Öte yandan yönetmelik eki tip sözleşmenin 15. maddesinde; “Şirket tarafından kurulacak hidroelektrik enerji tesisleri ile ilgili olarak fizibilite raporunda öngörülen proje formülasyonunda (teklif edilen tesislerin konumları, kapasiteleri, boyutları gibi); ÇED/Proje Tanıtım Dosyası'nda, kati proje, uygulama projesi, inşaat ve işletme safhalarında muhtemel bir değişiklik söz konusu olması halinde, bu değişikliklere yönelik DSİ'nin uygun görüşü alınacaktır. DSİ tarafından gerekli görülmesi halinde bu anlaşmaya ek bir protokol yapılacaktır. Aksi halde doğabilecek her türlü olumsuz durum, zarar ve riskten şirket sorumlu olacaktır” Kuralına yer verilmektedir.

Arz edilen kurallardan;

*Proje talibi veya su kullanım anlaşması yapmaya hak kazanan özel hukuk tüzel kişilerinin proje üzerende proje dışı verileri de esas alarak bir fizibilite çalışması yaptığı,



*Davalının yarışma öncesi ve sonrasında su kullanım hakkı anlaşmasından önce, projelere ilişkin kendisi geliştirsin veya geliştirmesin denetim yaptığı,

* Su kullanım hakkı anlaşması yapılan projelerin uygulama projesi olmadığı, bu bağlamda, yapım sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek sorunlara sonradan çözüm aranacağı,

* Kot artırımı veya değişiminde yatırımcının söz sahibi olmadığı, davalının direktifleriyle bağlı olduğu hususları anlaşılmaktadır.

Davalının çalışma esaslarını düzenleyen 6200 sayılı kanun bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının etüt, planlama, proje, inşat ve işletme olmak üzere beş ardışık çalışmayla ülkemizin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kullanımında tüm planlama ve kullanımı belirleme yetkisine sahip olduğu görülmektedir. Davalı, kuruluşundan bu yana geçen uzun süreçte, su kaynakları üzerinde geliştirme, planlama çalışmalarına esas verileri toplama çalışması yapmış, planlamayla ilgili genel prensipleri belirleyerek, büyük planlar dahilinde uygulamaya yön vermiştir. Davalının planlaması, topoğrafya, hidrometrik, hidrolojik, arazi sınıflandırma ve drenaj, tarımsal ekonomi, jeoteknik, maliyet, çevre ve enerji’ye ilişkin verilerin bütünü kullanılarak yapılan büyük bir bilgi birikimiyle, geniş bir yetki dahilinde yapılabilecek bir çalışmadır. Bu bağlamda genel ölçekli veya uygulama ölçeğinde plan yapabilmek sadece davalının yetisinde ve yetkisinde olan bir iştir.

Bu açıklamalar ışığında; uygulamaya ilişkin planlama çalışmasının özel hukuk tüzel kişi tarafından yapılabilmesi fiilen ve hukuken olanaklı değildir. Öte yandan, özel hukuk tüzel kişisinin uygulama yaparken elinde bir uygulama projesi de bulunmamaktadır. Uygulama sırasında yukarıda aktarılan etken hususlara ilişkin yeni bir durum ortaya çıkarsa bu durum, uygulamayı fiilen etkileyecek bir durum olsa bile karar ve çözüm yetkisi davalıdadır. Özel hukuk tüzel kişisi ancak öneride bulunabilmektedir. Özel hukuk tüzel kişisinin önerisi davalı tarafından kabul edilirse çözüm doğrultusunda uygulama yapılabilmektedir. Bunun dışında davalının herhangi bir nedene dayanarak fizibilite de öngörüleninin dışında başka bir uygulamayı yaptırma hakkı da bulunmaktadır. Uygulama sırasında da yapılan planlama dayanılarak, uygulama değişikliği yaptırma hakkı davalıya aittir. Bu değişikliklerden ilave maliyet doğması halinde, yatırımcı bu maliyete katlanmak durumundadır.

Açıklamalarımızı, somutlaştırırsak, davalının denetiminden sonra, teknik bir nedenle (bu nedeler, örneklenerek dava konusu idari işlemde açıklanmıştır.) veya davalının planlamadan doğan isteğiyle veya yatırımcının talebiyle projede bir değişiklik yapıldığı takdirde proje maliyeti birden, bir buçuğa çıkarsa yarım birimlik maliyet artışı yatırımcı tarafından karşılanacaktır. Bu maliyet artışının verimliliğe bir katkısı yoksa yatırımcı bu artışa katlandığıyla kalacaktır. Şayet bu maliyet artışı bir birimlik verimliliğe, yarım birim katkı yapıyorsa, bu katkıdan doğan gelirin tümü davalıya ait olacaktır. Çoğu durumda yatırımcının iradesi dışında gelişen durumlardan kaynaklanan ve davalının iradesiyle yapılan yatırımların, külfetinin yatırımcıya, nimetinin ise davalıya ait olması hakkaniyete uygun değildir. Kaldı ki; bu düzenleme özel hukuk tüzel kişileri tarafından geliştirilen projelere de özgü değildir. Davalı idare veya E.İ.E tarafından geliştirilen projelerde düzenleyici işlem kapsamındadır. Bu projelere de davalın denetimi dışında geliştirme faaliyeti de bulunmaktadır.

Önemle belirtmek gerekir ki, davalı dava konusu düzenleyici işlem öncesinde, yapılan proje değişikliklerinde üretim artışı sağlansa bile ek katkı payı talebinde bulunmamıştır.

Dava konusu idari işlem ihtiyari durumlarda, hiçbir getirisi olmayan yatırımcının yatırımdan kaçınmasına neden olacağından kamu yararına da aykırıdır. Bu hallerde hidroelektrik kaynakların tümü kullanılmayacak, kaynağın belirli bir kısmı atıl kalacaktır.


2-) İptal nedenlerinin birinci bölümünde ayrıntılarıyla aktarıldığı üzere planlamaya ilişkin tüm verilere yalnızca davalı sahiptir. Genel plan, uygulama planı, fizibilite denetimi, fizibilite kabulü, uygulamanın kabulü, uygulama deşikliği yapmak hakkı münhasıran davalıya aittir. Öte yandan idari başvurumuzda da belirttiğimiz üzere, kimi projelerin uygulama aşamasında, davalının veya başka kamu otoritelerin kararları, teknik nedenler gibi nedenlerle verimliliği önemli ölçüde düşmüştür. Bazı projeler ise yapılamaz duruma gelmiştir. Bir başka anlatımla bu sözleşmelerin işlem temeli çökmüştür.

Bilindiği üzere değişik hukuki dayanakları bulunan su kaynağının kullanım haklarında zaten bir eşitsizlik mevcuttur. Bir de uygulamada, bazı projeler için aşılması gereken veya aşılamayan zorluklar eklenince eşitsizlik daha da büyümektedir. Müvekkilimiz bu eşitsizliklerin kısmen de olsa giderilerek, proje verimliliği kalmayan veya azalan projelere ilişkin düzenleme yapılmasını da talep etmiştir. Davalı bu talebi incelemeden ret etmiştir. İptal başvurumuzun bir diğer dayanağı da budur.


3-) Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, hakkaniyete uymayan ve eşitsizliklere neden olan dava konusu idari işlem açıkça hukuka aykırıdır. Düzenleyici işlemde de belirtildiği gibi işlemin uygulaması sırasında özel hukuk tüzel kişisinden ek katkı payına ilişkin taahhütname alınmaktadır. Bir başka anlatımla su kullanım hakkı anlaşmaları tek yanlı olarak tadil edilmektedir. Uygulanması halinde yeni hukuka aykırı işlemlere neden olacağından veya düzenleme nedeniyle yatırımcıların ilave yatırım kaçınması ihtimali doğuracağından ve yaratacağı kaynak israfı gibi ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet verme ihtimali bulunduğundan yürütmenin durdurulmasını talep zorunluluğu doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı idarenin 07.10.2010 tarihli idari başvurumuzun reddine ilişkin olumsuz idari işleminin öncelikle yürütmesinin durdurularak, duruşmalı olarak yapılacak yargılama sonucunda iptaline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini saygıyla dilerim.19.01.2010


DAVACI VEKİLİ

Av. T. Nihat CUHRUK



EKLER
1-) Dava konusu düzenleyici işlem

2-) Dava konusu idari başvuru

3-) Müvekkilim derneğin tüzüğü

4-) Vekaletname

Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə