Doğal yaşam döNGÜSÜ ve temel biyolojik kavramlarin öĞretiMİ Üzerine sanal materyal tasarimi



Yüklə 1.22 Mb.
səhifə14/19
tarix23.01.2018
ölçüsü1.22 Mb.
1   ...   11   12   13   14   15   16   17   18   19
Sarsak Koşu: Sürünün % 60’ını oluşturan antiloplar oldukça dayanıklı koşucular. Çünkü sarsak dediğimiz tuhaf bir koşu türüyle hızlarını koruyabiliyorlar(25sn).

Sazlı Örümcek: Bu örümcek diğerlerinden çok çok farklı çünkü bu canlı su üstünde yürüyor. Bu canlı otların üstünde avlardan gelebilecek sinyalleri çok iyi değerlendirir ve hemen suyun içinde avına dişlerini saplar (1dk).

Seddin Selle Hasar Görmesi ve Onarma İşlemi: Baharda en ciddi tehlike eriyen karlar ve sel oluşumu. Bu setlerin taşkın sularlar harap olması veya tamamen yıkılması anlamına geliyor. Kunduzlar tüm bu süreç geçtikten sonra hasar kontrolü yapıyorlar ve yeniden iş başı yapıyorlar(4dk).

Sekizinci Hafta ve Fetüs Tanımı: Cenin artık insana benzemeye başlamıştır ve fetüs olarak adlandırılır. Latincede döl anlamına gelir. Bu ana kadar yumurtaya benzeyen bir baloncukla beslenmiştir fetüs. Fakat daha sonra beslenme işini plasenta devralır ve bu torba kaybolur(3dk).

Sel ve Ateş Karıncaları: Kuru bir bölge olmasına karşın ıslandığında ortalığı sel götürür. Bundan birçok canlı olumsuz etkilenir. Fakat ateş karıncaları hariç. Onlar selden yayılmak için faydalanırlar. Çünkü sel durumunda hemen yüzeye çıkarlar ve kıskaçlarıyla birbirine tutunarak sal oluştururlar. Bu salda öncelik kraliçe ve yavrulara aittir. Bu şekilde nöbetleşe bir sistemle kilometrelerce ilerlerler(2.47dk).

Sele Kapılan Genç ve Zorlu Kurtarma Operasyonu: California eyaletinde bir fırtına esnasında kanala düşen genç bir erkek kurtarılmayı bekleye bekleye neredeyse yarım saat azgın kanalla boğuşarak sürükleniyor. Kendisini kurtarmak için farklı farklı 3-5 yöntem deneniyor ve en sonunda kurtarılıyor(2.28dk).

Selous Doğal Parkı: Selousda ekim ayı ve kuraklık. Firavun fareleri selous adlı yaban parkında yaşarlar. Bu park fillerin eski göç yollarını kullandığı ve 4.000 aslana ev sahipliği yapan bir yermiştir. Aynı zamanda kalabalık yabani sığır sürüleri ve yabani köpeklerde bu bölgede yaşar(1.42dk).

Sera: Sera, yardıma ihtiyaç olan hayvanları Bottersea’ya getiriyor ve basit ama çok etkili tekniğini kullanarak onların yaşamını sonsuza dek değiştiriyor. Sera’nın kedilerle yaptığı ilk çalışmasında geçmişte köpeklerde edindiği deneyimin çok faydası olmuştur(1dk).

Sera’nın Paylaştıkları: Köpeğin olumsuz davranışları karşısın da vücuduna bandaj sarmalı ve elle üzerinde dairesel hareketler çizmeli, sakin bir şekilde arabaya yerleştirmeli aynı zamanda onu heyecanlandırmaması gerektiğini ifade eder(2dk).

Serengitide Güney Ovalarının Zenginliğinin Sebebi: 2 ile 4 milyon yıl önce serengitinin güneydoğusundaki yanardağlar küllerini her tarafa saçtılar. Ve daha sonra çimento gibi sert bir tabaka oluşturup derin köklü bitkilerin oluşumuna mani oldular. Daha sonraları toprağın üzerinde çimenlerin büyümesine olanak sağlayan tabaka oluştu(1.22dk).

Serotonin Maddesi: Serotonin maddesi bizim yemek yemek , su içmek, uyku, duygu durumumuz heyecanımız gibi bir birinden farklı; fakat birbiriyle ilintili fonksiyonların kontrol etmesini sağlar(1.5dk).

Sıcaklığın Zirvede Olduğu Öğle Vaktinde Frasier Adası: Kertenkelelerin bir kısmı yerde bir kısmı ise ağaçtadır. Zaten dingolardan üstün oldukları tarafta bu. Dingolar günün bu vaktinin bir an önce geçmesini bekliyor. Avlanma ihtimali olan her canlı ya saklanıyor ya da uyuyor(3.18dk).

Sıçan ve Fareler: Şehirlerimizi ve evlerimizi özellikle sürü olmayı seven kemirgenler istila eder. Kemirgenler insanlar için 1000’lerce yıldan beri hep tehdit olmuştur. Gıda kaynakları çok olduğunda kemirgenler muazzam sayıda kalabalık sürüler oluştururlar. Avustralya da birkaç yılda bir kemirgenler kalabalık gruplar halinde yerden fışkırırlar. Sıçanlar farelere oranla daha büyük ve tehlikelidir. Sıçanlar insanlarla yaşamaya mükemmel uyum sağlamışlardır. Sıçanların başarısındaki püf nokta dişleridir(4.30dk).

Sıçrayan Karınca ve Isırması: Sanki bir zehir bombası gibidir sadece zehirli olmakla kalmıyor kendisine de çok güveniyor rahatça yanaşıyor ve üstünüze sıçrıyor, sonra iğnesini etinize batırıyor ve zehir akıtıyor bu öylesine güçlü bir zehir ki korkunç bir alerjik reaksiyonu tetikleyebiliyor anaflaktif denen bu şoka maruz kalırsanız ölebilirsiniz bu yaratıklardan uzak durmak için mümkün olan her şeyi yapmak gerekir(3dk).

Sıçrayan Karıncanın Saldırması ve Sokması: Sizi tespit ettikleri anda yerde sürünüyorlar ağaca çıkıyorlar ve sonra üstünüze atlıyorlar ve pusuya düşürüyorlar. Karıncaların çoğu yerde sürünerek sokar ama bu karıncaları iyice korkunç kılan sıçrıyor olmaları yaylı arka ayaklarının üzerinde ileri sıçrıyorlar ve bir anda 5 cm yol alabiliyorlar, gözünüze çok uzun gelmeyebilir ancak boylarından üç kat daha uzun bir mesafe bu ve sokmak için üstünüze iğneleri hazır bir şekilde geliyorlar(4dk).

Sıradışı Bir Yangınla Mücadele: Büyük bir petrol rafinerisinde yangın çıkmıştı ve itfaiyeciler amansız bir yarışla karşı karşıya idiler. Yangının yakınlardaki diğer tankerlere sıçramaması için saatlerle yarış yapılıyordu. Yangın için ellerinde sadece 65 dakikalık su ve köpükleri var. Neyse ki en sonunda başarıyorlar(2dk).

Sırtlan Toplumunda Cinsiyetin Önemi: Sırtlanların annelerinin kim olduğu ve cinsiyetleri onların ilerideki statülerini belirler. Çünkü bunu ebeveynlerinden miras olarak alırlar(22sn).

Sırtlan Yavrularının Beslenmesi: Sırtlanlar topluca yaşam sürmelerine rağmen birbirlerinin yavrularını emzirmezler. Bu yüzden yavrular bazen günlerce süt emmezler. Sırtlan sütünün besleyici oluşunun sebebi belki de budur(43sn).

Sırtlan Yuvaları: Ortak kullandıkları yuvaları sosyal hayatlarının odak noktası. Sırtlanlar genellikle karınca yiyenlerin veya yaban domuzlarının terk ettikleri yuvaları kullanır. Yuvaların ağzı ancak yavruların gireceği genişliktedir(40sn).

Sırtlanın Avlanma Alanı: Sırtlanların avlanma alanı çok geniştir. Aslanlarda ise durum tam tersidir. Kendi bölgelerini terk etmezler. Sırtlanlar diğer bölgelere girince bilinir ki bunlar geçici avcılar(1.25dk).

Sırtlanlar ve Galedalar: Gündüz güvenli olan ortam yerini gecenin tehlikelerine bırakıyor. Galedaların yaşadığı bölgelerde bir çok ‘in’ mevcut ve bunların kimlere ait olduğunu tespit için kameralı sistem kuruluyor. Gece birçok sırtlan sesi geliyor ama neyse ki galedalar uçurumda ve güvendeler(8.51dk).

Sırtlanların Sosyal Yönü: Üyeler arasında kavgaya pek rastlanmıyor. Yaklaşık 80 sırtlanda oluşan gruplar halinde yaşıyorlar. Ve grubun başını bir dişi çekiyor(20sn).

Sihir Güçleri ve İksirler: Bu kabile aynı zamanda sihir güçleri ve iksirleriyle ünlü. Vücutlarına küçük deri parçalarına doldurulmuş çeşitli bitki ve baharatları takıp taşıyorlar. Sihir güçlerini kötüye değil aile ve sığırları korumak üzere kullanıyorlar(2dk).

Simetri ve Çekicilik: Burunlarımız birinin simetrik olup olmadığını anlarlar. Simetrik yüze sahip olan erkeklerin kokusu kadınlara çok daha çekici gelir. Bununla ilgili yapılan araştırmalarda simetrik yüze sahip olanların diğerlerine göre daha çekici bulunmuştur. Simetri niçin bu kadar önemlidir diye düşünürsek aslında o bir kalite göstergesidir ve onu yakalamak zordur. Bir araştırmaya göre en çekici bulunan erkeklerin gen çeşitliliği de en fazla çıkmıştır. Yüzlerimiz gen çeşitliliğini yansıtan bir çeşit vitrin gibi işlev görüyor(4.16dk).

Simiyan Dağları: Bu manzaranın Afrika da olduğu hatta Etiyopyada olduğunu çoğu kimse tahmin edemez. Burası Simiyan dağları. 14 bin fitlik yüksekliğiyle Afrikanın en engebeli ve sarp bölgesi(1.08dk).

Sincaplarda Kur: Bu hayvanlarda kur yapmak oldukça farklı. Kavga ediyor gibi görünürler ve toz toprağın içinde yuvarlanırlar(20sn).

Sindirim Sisteminin Hazırlanışı: Bu üçüncü evrede günde yarım litre kadar sıvı yutacaktır. Fetüs bu şekilde hem rahimdeki amniyotik sıvının dengelenmesine hem de sindirim sisteminin hazırlanmasına yardımcı olur(44sn).

Sinir Sisteminin Gelişimi: 9 haftadan itibaren sinir sistemi daha da gelişerek vücudun içine bağlantılarını yayar. Sinir sistemi dakikada yaklaşık 2.5 milyon sinir hücresi oluşturarak gelişimini sürdürür. Fetüsün daha çok yolu olmasına rağmen daha 9. hafta da tüm vücudu kıpırdamaya başlar. Bu hareketler kasların oluşumunda ve bağlantıların güçlenmesinde oldukça önemli rol oynar(1.14dk).

Sivrisinekler ve Yol Açtığı Hastalıklar: Çoğumuz onları yazın ortaya çıkan dertler olarak düşünürüz. Fakat sivrisinek ısırıkları sadece kaşındırıcı değildir. Bütün sivrisinekler saldırıp ısıramaz sadece dişiler bu tür fonksiyonlara sahiptirler. kan dişilerin diyetinde çok önemli çünkü yavrular için mükemmel bir protein kaynağı(5.34dk).

Siyah Taçlı Makatlar: Asya kıtasında akrabaları olan bu makatlar bir zamanlar çok iyi yüzücüyken artık bunu başaramıyorlar. Şimdilerde vakitlerini yiyecek aramakla harcıyorlar. İçecek içinse gövdelerde birikmiş yağmur suyunu arıyorlar. Birbirine bağlı gruplar halinde yaşarlar. Üst rütbeli üyelere saygı gösteriyorlar(2.30dk).

Siyasetin Klonlamaya Bakışı: Din adamlarının yanı sıra siyaset adamları da tedavi amaçlı klonlamaya destek verirken insan klonlamasına karşı çıkıyor birleşmiş milletler genel kuruluna bağlı olarak faaliyet gösteren hukuk komitesi insan kopyalanmasına karşı çıkan bir karar tasarısını 35 e karşı 71 oyla kabul etti(3dk).

Siyemang: Bu ormanlar maymunlar için yapraktan bir yol gibi. Siyemanglar gibonların en büyüğü ve en atik türleri. Ağırlıkları 13 kg kadardır. Bölgeleri diğer yerlere kıyasla daha güvenilirdir(1.40dk).

Somon Balıkları: Somonlar doğdukları yere gelip yumurtladıktan sonra ölürler. Geride ise bir çift somon yaklaşık 8.000 yumurta bırakırlar(1.28dk).

Somon Balıklarının Hayat Döngüleri: Dalıcı kuş ve diğer tehlikeleri atlatıp yeterince olgunluğa erişen somonlar pasifiğe doğru hareket ederler. Okyanustaki tehlikelerden sağ kalanlar tekrar doğdukları yere gelip yumurtladıktan sonra ölümü beklerler(1.26dk).

Somon Balıklarının Hayat(çiftleşme) Döngüsü: Somonlar yumurtalarını bırakmak için binlerce kilometre yol alırlar. Bu yolculukta akıntı ve birçok düşmanla mücadele ederler. Yolculuk esnasında bir şey yemedikleri için mideleri parçalara ayrıldı ve sperm ile yumurtalara yer açtı. Erkekler korkunç kanca burunlu yaratıklara dönüştü. Ve hepsi daha fazla eş değiştirmek için. Erkekler nehir yatağında uygun bir yer için kavga ediyorlar. Burada işgalcilere karşı kendilerini savunacaklar(2dk).

Son Cenaze Töreni, Kurban ve Kızların Kutsanması: Son bir tören olarak başka bir keçi kurban ediliyor ve bundan sonra aile fertleri tıraş olabilecek. Bu seferki pişiriliyor ve tüm köyü kutsamak için kullanılıyor. Bu ilk tören bakire iki kız gerçekleştirecek. Kabiledeki tüm kızların başına hayvan yağı sürülecek. Rendiller tanrılarını memnun etmek için hayvan kurban etmeleri gerektiğine inanıyorlar. Hayvan kurban etmek herkes için iyi şans ve yağmur getiriyor. Bu kutsama doğurganlık, iyi şans ve güzel bir yaşam için yapılıyor(3.41dk).

Soyağacının Köküne Yolculukta Kullanılacak Yöntem: Nesiller boyu uzanan bir zinciri nasıl çözersiniz? Bunu yapmak için genetik bir zaman makinesine ihtiyaç var. Ve genetikçiler tamda bunun için bir alet geliştirdiler(54sn).

Spermler ve Kalitesi: Erkeğin testisleri her saniyede bin sperm üretir. Spermlerin kalitesi erkeğin yaşam standartlarına bağlıdır. Eğer sigara içmez, alkol almaz, sıcak duş yapmaz ve dar iç çamaşırları giymezse daha kaliteli spermleri olur. Kahve ise spermlerin daha uzağa hızlı ve güçlü hareket etmesini sağlar. Spermler insan vücudundaki en küçük hücrelerdir. Dakikada 3 mm yol alırlar ve birçok engeli aşarlar(1.08dk).

Spermlerin Yolculuğu ve Döllenme: Spermin yumurtaya nasıl ulaştığı hala bir gizemdir. Son araştırmalar spermlerin koku alabildiklerini ve yönlerini bu şekilde bulduklarını göstermektedir. Sperm için bu yolculuk o kadar zordur ki ancak çok azı yolculuğun sonuna kadar yaşayabilirler. Yumurtaya ilk ulaşan sperm en güçlü ve en uygun olanıdır. Başını yumurtaya sokan ilk sperm kazanan olur. Girer girmez yumurtalık zarında bazı değişmeler gerçekleşir ve diğer spermlere yol kapanır. İçine girdikten sonra kuyruktan kurtulup çekirdeğe doğru ilerler. Bu sırada iki çekirdek birleşir ve döllenme meydana gelir(1.36dk).

Spörm Balinaları: Çiftleşme için daha sıcak suları tercih ederler. Keskin dişleri olan bu balinalar sevdiği yiyecekler olan kalamarlar için derinlere dalarlar. Yemekleri için büyük mesafe kat ederler ve günde 1 ton kalamar yiyebilirler(37sn).

Springo Antiloplarında Kur Yapma: Kuraklık zamanı bu hayvanlar için kur vakti demektir. Erkekler genelde gizlice yaklaşır ve bu şekilde dişiyi etkilerine almayı tercih ederler(17sn).

Su Aygırı ve Bölgesi İçin Mücadele: Afrikanın bölgesine belki de en çok sahip çıkan ve başkalarına asla tahammülü olmayan hayvanı 1 tonluk cüsseleri ve yarım metrelik çehreleriyle hipopotamlardır. Bunlar oldukça sinirli olup kavgadan asla çekinmezler(2.49dk).

Su Aygırı: Otçul olmalarına karşın oldukça saldırgandırlar. Belli düşmanları yok bölgelerinden geçen her şeye saldırırlar. Yaklaşık 100 m’lik alanı ve 10-15 dişiden oluşan haremlerini sert bir şekilde savunurlar(1.11dk).

Su Aygırları ve Çiftleşme: Su aygırları otçul olmalarına rağmen ölümcül hayvanlardır. Baskın erkeklerin haremleri oldukça kalabalıktır ve hiçbir erkeğe tahammülleri yoktur. Bundan dolayı karşılaşmamak için genelde birbirinden uzak durmayı tercih ederler. Fakat suyun az olduğu dönem ki aynı zamanda çiftleşme sezonudur ve sinirler gerilidir. Çok çetin kavgalar yapılır. Kazanan hipo dişinin yanında yavru varsa anneyi çiftleşmeye sevk için yavruyu öldürür(4dk).

Su Değişimi Aslanlar ve Bufalolar: Suların bölgeye akın etmesiyle birlikte sezon boyu beslenme sıkıntısı çeken bufalolar tekrar bölgeye dönerler. Tabi onlarla beraber aslanlarda bölgeye akın ederler. Garip şekilde buradaki aslanlar sudan çekinmiyorlar(2.18dk).

Su Örümceği: Dünyada yaklaşık 135 bin örümcek türü vardır. Bunlardan biride tatlı su örümceğidir. Bu örümcek suya öyle adapte olmuştur ki hemen hemen hiç sudan çıkmazlar. Vücudu hava kabarcıklarıyla çevrili olduğundan ıslanmaz(2.15dk).

Su Polibi: Bu canlılar tatlı sularda yaşayan bitki görünümlü ve çok zehirli nematosist adlı sinir hücrelerine sahip bir canlı. Dallara benzeyen dokungaçlarla önlerine gelen böceği zehirle felç edip etkisiz hale getirirler(3dk).

Su Samurları: Su samurları 45 Kg Kadardırlar ve usta yüzücülerdir. Özellikle deniz yatağının sağladıklarıyla besin olarak bolluk içinde yaşarlar(2.34dk).

Su Samurların Sudaki Değişimi: Suya daldıklarında burun ve kulak kapakları kapanarak su girmesi engellenmiş olur. Su derisine de hiç temas etmiyor. Çünkü; tüm vücudunu kaplayan kısa ve sık tüyler, su geçirmeyerek onu kuru ve sıcak tutuyor

Su Samurlarında(Safo) Beslenme: Safo, bir su samurunun balığı nasıl yememesi konusunda mükemmel bir örnek teşkil etmektedir. Yemeğe kafasından başlamaları gerekir. Çünkü; normalde o balığı yakalamaları gerekiyor o yüzden balık canlı olacak ve onu öldürmek zorundalar, böylece balığı yemeden önce kafasını ısırmaları gerekir.

Su Samuru: Piranaları bile avlayabilen sevimli bir görüntüye sahip olan ama aslında vahşi olan bir hayvan. Boyu 2 m ye ulaşabilir. Yerli halk tarafından su kurdu olarak isimlendiriliyorlar. Gözleri ve kulakları perdeli. Ayakları ve vücudu tamda yüzmek üzere tasarlanmıştır(3.33dk).

Su Sümbülü İstilası ve Çözüm Çabaları: Efsaneye göre aşık bir genç sevgilisine su sümbülü adlı bir çiçek hediye ediyor ve her nasılsa bu suya karışıyor ve sonrasında sahillerin % 80 i bu bitkiyle kaplanıyor ve bu hem çeşitli hastalıklara hem de seyahat zorluklarına sebep oluyor. Bunun için en etkili çözüm birçok bitkiyi ve böceği inceliyor. Sonrasında buğday bitlerinin yerel bitkilere zarar vermediğini tespit ediyor. Bunun için birçok bit her tarafa bilinçli olarak dağıtıyor(6.30dk).

Su Yosunu Ormanı: Big sir’ün ormanlık alanlarından denizlerin altına indiğimizde bambaşka bir orman türü karşılıyor bizi. Su yosunun ormanları. O kadar yoğunlar ki korkunç ormanları meydana getirip bir çok canlıya ev sahipliği yapıyorlar(1.19dk).

Suaygırı ve Temizlik: Kenyada ki bir kaplıcada dinlenen bir su aygırı. Suyun içindeki törpü gibi ağızlara sahip olan sazanlar hemen işe koyuluyorlar ve aygırın her tarafında birikmiş olan yosun ve ölü deri parçalarını yiyerek temizliyorlar(2dk).

Sular Azalmaya Başladığında Oluşan Durum: Sular azalmaya başladığında hemen her yer kuruyor ve geriye hipopotamlar için birkaç gölcük kalıyor. Yakınlarda ise reçbeler bulunuyor. Bir vakit sonra kalıcı suların olduğu yere göç etmek zorundalar(1.41dk).

Sular ve Kuarslar: Derin havuzlarda biriken yağmur suları kaya yüzeyinde yarıklar açarak yavaş yavaş toprağı aşındırır. Kumtaşı tortularından oluşan kayalar daha yumuşak oldukları için daha çabuk aşınırlar. Karmaşık yer altı sularıyla çevreden soyutlanmış havuzlar böyle oluşur ve birçok şaşırtıcı kaya parçalarını oluşturur. Burada özel olarak bulunan parlak bazı kayalıklar vardır(1dk).

Sumatra Filleri: Şuanda Endonezya da yaşayan canlı türleri afrikadan daha fazla. Burada yaşayan en kalabalık nüfusa asya filleri sahip. Bu filler Afrikalılara nazaran daha kısadırlar. Yiyecek için günde 15 km yol yürürler ve yolculukları esnasında beraber hareket ederler(52sn).

Sumatra ve Tarım: Sumatranın elverişli iklimi burayı endonezya’nın en kalabalık adası yapmıştır. Burada yegane tarım mahsulü pirinçtir. Sumatra arazi şartları olarak da bu iş için oldukça uygundur(1dk).

Susuzluğa ve Sıcağa Dayanamayan Fil Yavrusu: Daireler çizen akbabalar bir leşi haber verir. Ve aslanlar bunu bilirler. En zayıf olan yavru şartlara daha fazla dayanamamış. Anne fil yavrusunu canlandırmaya çalışıyor ama çok geç. Sürü aslanları uzak tutmak için çabalasa da yola devam etmeleri gerekiyor(2dk).

Suya Göre Hayvanların Göç Edişi: Su nereye timsahlar oraya. Tabi sadece onlar değil birçok hayvanın göçü bu unsura bağlı. Burada sel sezonunda birçok irili ufaklı ada oluşur. Hayvanlar herhangi bir yere gitmek için suyu geçmek zorundalar. Fundalıklar gizlenmek için mükemmel mekanlar(1.33dk).

Sülawesi Adası: Gizemli bir ada. Eşsiz türde canlılar yaşamakta. İnsanlar buraya ilk geldiklerinde buradaki garip canlıların nereden ve nasıl geldiklerini çözemediler(1.08dk).

Sülawesi Adasının Diğer Adalardan Farklı Oluşu: Bu ada bir yönüyle diğerlerinden faklı. Çünkü kara her yönde genişliyor. Su geçmişte sürekli iniş çıkışlarla köprülerin oluşmasını sağladı ve birçok canlı geldi bu adaya(44sn).

Sülawesi ve Okyanus Canlıları: Diğer adalardan farklı bir yerde. Tüm okyanusla çevrelenmiş durumda. Adanın etrafındaki sahillerde sığ su birden derinleşiyor. Ve birkaç km sonrasında okyanus binlerce m derinliğe kavuşuyor. Burada okyanus da 2000 den fazla canlı çeşidi var. Şartlar onlar için mükemmel(2.14dk).

Sülawesi Yap Boz Adası ve Kuskuslar: Kuskuslar bu adaya insanlardan çok önce geldiler. Ayı kuskusları içlerinde en ilkel olanı. Yakın araştırmalara göre yüzerek gelmediler. Bir teoriye göre sülawesi tek bir ada değil. Milyonlarca yıl önce Bir çok adanın birleşiminden oluşmuş. Bir yap boz adası. İki küçük parça önceden yeni ginenin parçasıydı. Dünyanın kabuğu hareket ettikçe bunlar yer değiştirdi. Ve kuskuslar bu adalarla beraber geldiler(4dk).

Sülükler ve Tedavi: Bu canlılar genelde bataklık gibi ortamlarda yaşarlar. Çoğu sülük ıslak yerleri sever ve bazıları suyun içinde yaşarlar. Karada yaşayanlar kuru mevsimlerde toprak altında uyumayı tercih ederler. Yağmurlar başlar başlamaz kan bulmak üzere çıkarlar. Hareket halindeki bir canlının üstüne çıkıp eğer başarırlarsa orada kalırlar(4dk).

Süper Ata Cengiz Han: Bugünkü Moğolların çoğu soylarının Cengiz han’a dayandığı iddia ediyor. 10 milyondan fazla insan. DNA’nın gücünü kullanmak basit bir aletle başlıyor. Bir çeşit gelişmiş diş fırçasına benziyor. Sadece birkaç yanak hücresi yetiyor(3.14dk).

Süper Ata: Genetik izlerini büyük miktarlarda bırakan insanlar. Bunlar bir ağaçtaki dallanma noktaları gibi(34sn).

Süper Bir Melez Kaslan: Bu hayvan aslan ve kaslanlardan iki kat daha ağır. Aslan ve kaplanlar aslında görünümleri farklı fakat aynı temel donanımlara sahip iki hayvan. Kafatasları neredeyse aynı. Çene yapıları müthiş bir şekilde kaslarla güçlendirilmiş şekilde. Koşuları o kadar etkileyici ki insanların 10 zıplayışı onların 2 zıplayışıdır. Kalsan 400 kg ağırlığında. Bedeni aslan ve kaplanların neredeyse iki katıdır. Baba aslan ve dişi kaplandan meydana gelirler(8dk).

Süper Kediler ve Pusu: Büyük kediler avına odaklandığında önce onu izlemeye alırlar ve püf nokta diyebileceğimiz bilgileri toplarlar. Bu esnada o kadar sabırlı olurlar ki 9 saat kıpırdamadan bekleyebilirler. Avlarının boyunu, yönlerini ve hızlarını bu şekilde enine boyuna hesaplarlar(37sn).

Süper Kediler: Onlar gece avcıları. Onlar rüyamıza bile giriyor. Onlar olağandışı yapıya sahipler. Onlar aslanlar kaplanlar ve leoparlar. 3 m ye ulaşıp 270 kg ya kadar çıkabilirler. Onlar süper kediler(1dk).

Süper Kedilerde Bıyıkların Fonksiyonu: Kediler zifiri karanlıkta yollarını bulmak ve önlerindeki nesneleri teşhis için bıyıklarını kullanırlar. Bu bıyıklar kedilerin 6. Hissi sayılacak denli hassas yaratılmışlardır. Bıyıklar aynı zamanda av esnasında avın derisine temas eder ve avla ilgili hayati bilgileri teşhis eder(1dk).

Süper Kedilerde Çene Gücü: En büyük kedilerin 408 kg güçle kapanabilir. Peki bu gücü nasıl sağlıyorlar? Bunu anlamak için bir kaplanı bayıltıp tomoğrafisini çekerek bu hayvanın üç boyutlu haritasını çıkarmayı umuyorlar. Bu vücudu taramak üç saat sürüyor. Ama her şey detaylı olarak meydana çıkıyor. Sonuçlar değerlendirildiğinde kedilerin beyin için ayrılan kısımları sırf kasa ayrılmıştır(3.32dk).

Süper Kedilerde Dilin Özel Yapısı: Kedilerde özellikle dilin apayrı bir fonksiyonu vardır. Dilin üstünde üçgen şeklinde yalandığında et gibi malzemeler toplamaya yarayan fonksiyonel yapılar vardır(43sn).

Süper Kedilerde Kesici Dişler: Her kedide 30 adet diş bulunur. Ön tarafta öldürücü darbeler için kullanılan 10 cm’lik iri köpek dişleri. Yeme işlemi sırasında kesici yan dişler devreye girer. Bu dişler öğütme işlemini gerçekleştiremez. Çünkü kedilerde çene sadece yukarı aşağı hareket eder(1.24dk).

Süper Kedilerde Mide ve Bağırsak: Kediler ortalama olarak günde 4-5 kg et yerler. Mideleri çok daha asitlidir ve eti sindirmek bitkiyi sindirmekten daha kolay olduğu için mideleri otoburların midelerine göre yarı yarıya daha kısadır(30sn).

Süper Kedilerde Pençe ve Tırnaklar: Pençeler şimşek hızında fonksiyonlara sahiptirler. Normal durumlarda kasların devreye girmesiyle patinin içinde tutulan tırnaklar saldırı esnasında kasların esnemesiyle ortaya çıkarlar(2.30dk).

Süper Kedilerde Saldırı ve Boğma Taktikleri: Aslanın saldırısına uğrayan birisinin vücudundaki diş izleri bu kedilerin saldırılarının ne kadar etkili olduklarını gösteriyor. Büyük kediler ölümcül darbelerini iri köpek dişleri ve hemen arkalarındaki boşluğu kullanarak yerine getirirler. Eğer saldırıyı boğazdan değil de boyundan yaparlarsa bu işi boynu kırarak yerine getiriyorlar(6.32dk).




Dostları ilə paylaş:
1   ...   11   12   13   14   15   16   17   18   19


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə