Doğru anne-baba tutumlarinin önemi

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 42.63 Kb.
tarix27.10.2017
ölçüsü42.63 Kb.

DOĞRU ANNE-BABA TUTUMLARININ ÖNEMİ


Araştırmalara göre, yaşamın erken yıllarındaki deneyimler yaşam boyu karşılaştığımız durumlarla başa çıkma becerimizin, zeka kapasitemizin ve duygusal yapımızın temelini oluşturuyor. O nedenle gelişimi destekleyici ebeveynlik konusunda anne babaların bilgilendirilmesi çok önemli.

Çocuğun yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi, Özgüveni yüksek bir birey olabilmesi, İnsan ilişkilerini kurma becerisine sahip olabilmesi, Sorunlarına çözüm yolları bulabilmesi için temellerin atıldığı ilk ortam ailedir.

Hepimizin ortak amacı çocuklarımızın ruhsal ve fiziksel olarak sağlıklı yetişmesidir. Bunda anne baba tutumlarının etkisinin çok büyük olduğu söylenebilir. Anne babaların çocuklarına yönelik tutumlarının sağlıklı olması, büyük ölçüde onların kendi içlerinde barışık, dengeli huzurlu ve birbirlerine karşı sevgi dolu ve saygılı olmalarına bağlıdır.

HATALI ANNE-BABA TUTUMLARI

  1. İZİN VERİCİ TUTUM:

  • Çocuğun aşırı hareket ve davranış serbestliği vardır.

  • Kurallar yok denecek kadar azdır.

  • Aile ‘yaşayarak öğrensin’ mantığını sürdürerek müdahalede bulunmaz.

  • Çocuğa tanınan haklar sayısız, görev ve beklentisi en az düzeydedir.

  • Aile kimi zaman göz dağı verip, cezalandırır. Fakat hiç bir konuda caydırıcılık söz konusu olmaz.

  • Anne-baba çocuğun davranışının yanlış olduğunu görse bile ‘özgür olmalı’ anlayışı ile hareket ettiğinde müdahale etmez.


Bu tutum içindeki bir aile misiniz?

  • Size vurduğunda, kötü bir laf söylediğinde, gülüp geçiyor musunuz?

  • *İstenmeyen davranışları olunca “çocuktur, büyüyünce öğrenir” diyor musunuz?

  • *Ev içi sorumluluklarını yapmayınca – yemek yemeyi reddedince “aman canım zorlanmaya gelmiyor” diyor musunuz?

  • *Evde onun istediği yemekler pişirilip onun istediği TV kanalları izlenip dışarıda her zaman onun istediği yerlere mi gidiliyor?

  • *Baş edemediğinizi hissediyor bu nedenle de, sabırla “büyümesini” mi bekliyorsunuz

Bu tutumun sonuçları;

  • Bu çocuklar arzu ve isteklerini denetlemesini pek öğrenemezler.

  • Dış dünyada da her zaman kendi istekleri anında yapılacak zannederler.

  • Okul gibi kurallı sosyal ortamlarda kurala uymada sıkıntı yaşarlar.

  • En büyük sorun evdeki izin verici tutumun dış dünyada bulunamayışıdır. Bu bakımdan hayal kırıklığına uğrarlar.

  1. AŞIRI KORUYUCU TUTUM

  • Çocuğun kendisinin yapması gereken işler aile tarafından yapılır,

  • Genellikle aile çocuğun büyüdüğünü kabul etmek istemez,

  • Çocuğa fikri sorulmadan çocuk hakkındaki her türlü seçim aile tarafından yapılır. (kıyafet, oyuncak, arkadaş…)

  • Çocuğun üstüne çok fazla düşülür. (başına bir şey gelmesin, hastalanmasın, üzülmesin, ağlamasın…)

  • Çocuğa genelde ‘hayır’ denmez ve her istediği yapılır,

  • Özellikle anne – çocuk ilişkisinde bağımlılık söz konusudur, anne çocuğuna kıyamaz,

  • Anne – baba çocuğu için sebepsiz yere aşırı kaygı duyar, bu kaygı onları aşırı korumaya yönlendirir. Çocuğu mutlu edemeyeceklerini düşünüp endişelenirler.

  • Anne – baba çocuğun hatalarını görmek istemez,

  • Çoğunlukla annenin duygusal yalnızlığı, eşinden görmek istediği ilgiyi bulamaması gibi sebepler aşırı koruyuculuğun nedeni olabilir. Bazen de geç sahip olunan bebek, ailedeki ilk ya da tek çocuk bu tutumla yetiştirilir.

  • Anne – babanın çocuğa duydukları aşırı şefkat, disiplin sağlamalarına engel olur,


Aşırı Koruma Nasıl Olur?

  • Okul çantasını hazırlamak.

  • Giysilerini seçmek ve giydirmek.

  • Üşütür diye fazlaca giydirmek.

  • Çocuk kendi yiyebilecek yaşta iken annenin yedirmesi.

  • Gereğinden fazla yemek yedirmek.

  • Okul sevisini her kaçırdığında kendi götürmek.

  • Düşmesine,koşmasına,gözden uzaklaşmasına izin vermemek.

  • Hata yapmasına izin vermemek,yanlışlarını fazla ayıplamak.

  • Ailenin tüm yaşamını çocuğun etrafında,çocuk-odaklı sürdürmek.

  • Baba çocuk arasındaki iletişime sürekli müdahale etmek.

  • Aşırı kontrol etmek.



  1. BASKICI – OTORİTER TUTUM



  • Aile çocuğu küçük bir yetişkin gibi yetiştirmek ister.

  • Çocuğun iyi yönleri değil olumsuz yönleri ortaya çıkarılır.

  • Bu tür ailelerde büyüyen çocuklardan başarı beklemek yanlış olur. Çocuk anne babanın kurallarını yerine getirme çabası içinde olduğu için kendini ifade edemez.

  • Çocuğa söz hakkı tanınmaz.

  • Kararları büyükler verir.

  • Çocuk bu karar ve kurallara uymak zorundadır.Bu yüzden çocuğun karar alma becerisi gelişemez.

  • Uygulanan kuralların mantıklı bir açıklaması yoktur veya olsa da çocuğa açıklanmaz.

  • Kurala uymayanlar cezalandırılmalıdır görüşü hakimdir.

  • Çocuk hangi davranışı yaptığında ceza göreceğini bilemez.

  • Yanlış yapma korkusu yüzünden sürekli tedirgin ve kaygılıdır.

  • Sık sık ağlama nöbetleri görülür.

  • Eleştiri ve aşağılama çok sık görülür.

  • Sürekli çocukların yanlışları vurgulanır, olumlu hareketleri görmezden gelinir.

  • Çocuk-ebeveyn ilişkilerinde daha çok korku egemendir. Genellikle baba, ailede otorite simgesi olarak görülür.

  • Çocuk stres içindedir. ‘Acaba yine mi hata yaptım? Yoksa yaptığım yanlış mı? Annem babam bunu duyarsa ne der?’ Bu çocuklarda kaygı ve panik bozukluklar görülebilir.

  • Fiziksel cezalar nedeni ile çocuk, sorunlarını saldırgan davranışlar sergileyerek çözmeyi öğrenir.

  • Bu çocuklar öfke ve kızgınlıkla doludur, bu sorunlarını yaşça kendilerinden küçük ve güçsüz olanlardan çıkartabilirler.

  • Otorite figürleri ile sıkıntıları vardır; çocukluklarında otoriteden korkan –sinen bir kişiliğe sahipken; ergenliklerinde isyankâr ve kural yıkan çocuklar olabilirler.



  1. TUTARSIZ – DENGESİZ TUTUM



  • Anne ya da babadan birinin izin verdiğine diğeri izin vermez,

  • Aile aynı davranışa farklı zamanlarda farklı tepkiler gösterebilir.( Örneğin çocuğa okuldan geldikten sonra dışarıda oyun oynamasına izin verilirken ertesi gün hiçbir haklı sebep gösterilmeden izin verilmemesi),

  • Aile içinde ortak kararlar alınamaz,

  • Kız – Erkek çocuk ayrımı yapılır. .

  • Çocuğun eğitimi konusunda da aile tutarsızlık gösterir. Örneğin çocuğun aldığı ortalama bir not bir gün takdir edilirken, başka bir gün cezalandırılabilir.

  • Büyük ailelerde, ailenin çocuğa koyduğu kurallar aile büyükleri tarafından (dede, büyükanne vs.) hiçe sayılır.

  • Çoğu zaman anne babanın ruhsal durumundaki dengesizlikler çocuğa bu şekilde yansır.

  • Bu tutumun sonuçları;

  • Çocuk anne babadan birine kendini daha yakın hissederken, diğerinden uzaklaşır,

  • İnatçı, her istediğinin yapılması için tutturan,

  • Nerede nasıl davranacağını bilemeyen,

  • Çocuk hangi davranışın nerede ve ne zaman yapılmayacağını kestiremez, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilemez.

Bu tutumun sonuçları;

  • Çocuk yaptığı davranışın doğru olup olmamasından daha çok ‘Ne zaman yaparsam cezadan kurtulabilirim’ düşüncesiyle ilgilenirler. ‘Her şeyi yap ama cezadan nasıl kurtulabileceğini bul’ tekniğini geliştirir.

  • Anne babanın farklı tutumları, çocuğun davranışlarına rehberlik edecek dengeli değer ve yargılarının oluşumunu engeller.

  • Çocuk, kendi davranışları konusunda emin olamamaktadır ve davranışını anne babasının durumuna göre ayarlamak zorunda kalır. Tutumunu anne babasının keyifli ya da öfkeli oluşuna göre ayarlamaya çalışır.

  • Yetişkin olduklarında da kendilerinden emin olamayabilirler.

  • Bu çocuklar çıkarcı bir kişilik geliştirebilirler. Kimden ne elde ediyorsa ona yönelebilirler.




  1. MÜKEMMELİYETÇİ TUTUM

  • Genellikle tek çocuklu ve/veya maddi durumu iyi olan ailelerde daha sık görülür.

  • Aşırı derecede verilen sevginin yanında bir de aşırı disiplin vardır. Yani çocuğa her şeyi veren ailenin çocuktan beklentileri de çok üst düzeydedir.

  • Her şeyin en iyisini çocuktan beklerler.

  • Kendilerinin gerçekleştiremedikleri yaşantıları çocuklarının gerçekleştirmesini isterler.( Çocuk okul birincisi olmalı,iyi konuşmalı,lider olmalı,iyi şarkı söyleyip iyi resim yapmalı….)

  • Çocuklar çocukluğunu yaşayamazlar.

  • Çocuğun hayatına aşırı müdahale vardır.


Aşırı mükemmeliyetçi tutum nasıl olur?

  • Çocuğunuzun hatalarına karşı tahammülsüz müsünüz?

  • İçten içe “daha iyisini” yapabileceğini mi düşünüyor musunuz?

  • Çocuğun becerilerinin kısa zamanda ilerleme göstermesini mi bekliyorsunuz?

  • Özellikle derslerle ilgili sıkıntılarda çok endişeleniyor ve de sinirleniyor musunuz?

  • Çocuğunuzu kıyaslıyor ve hatalarını yüzüne vuruyor musunuz?

  • Anne baba olarak “kesin” kurallar ve kalıplarınız var mı? Bunları esnetemiyor musunuz?

  • Cezalarınız katı ve sert mi?

Bu tutumun sonuçları;

  • Bu çocuklar kurallara itaat ederler. Sorgulamak bile ceza almaya neden olabilir. Bu nedenle çocukluklarında sorgulamayan ve ne denirse yapan çocuklar olurken, ergenliklerinde aşırı tepkiler verip ailelerinden uzaklaşabilirler.

  • Çocuk aileyi “mutlu” etmek için her şeyde üstün ve en iyi olmak isteyebilir. Hırslı- kıskanç ve rekabetçi olabilir. En iyi olmak için hileye başvurabilir. Narsistik kişiler olabilirler.

  • Kibirli ve burnu büyük olabilir.

  • Aslında ne istediklerini bilmezler; çünkü kendileri için değil aileleri için başarılı oluyorlardır.

  • Ebeveynlerine karşı hem sevgi hem nefret hissederler. Kendilerinin iyiliği istediklerini bilirler; ancak “kendilerine fazla yüklenildiği” için de isyan ederler.

  • Erişkinlikte çok katı bir kişilikleri olabilir. Beyaz ve siyah vardır. Hayatta gri tonları yoktur. Ya başarılıdır ya da başarısız. Başarılı ise değerlidir. Başarısız ise değersizdir. Diğer insanları da böyle görür.

  • Kendilerinden çok emin ve güçlü görünseler de ruhsal dünyaları hayal kırıklığı ile doludur.

PEKİ OLMASI GEREKEN NEDİR?

DEMOKRATİK VE KABUL EDİCİ TUTUM

  • Çocuk bir birey olarak kabul edilir,

  • Çocuk ailesinden sevgi, saygı, ilgi ve destek görür,

  • Çocuğun ilgileri ve seçimleri önemsenir,

  • Aile ile ilgili alınacak kararlarda çocuğa fikri sorulur,

  • Ailede güven ortamı vardır,

  • Koyulan kuralların nedenleri çocuğa anlatılır,

  • Aile kendi davranışlarıyla çocuğa olumlu örnek olur,

  • Çocuğun her türlü problemiyle yakından ilgilenilir, problemlerle nasıl baş edebileceklerini birlikte araştırırlar.

  • Aile fertlerinin hepsinin eşit söz ve oy hakkı vardır.

  • Aile çocuğun bağımsız, farklı bir birey olduğunu kabul eder. Çocuğun fikir ve düşüncelerini açıklaması için fırsat tanınır.

  • Çocuk konuşmaya teşvik edilir.

  • Aile çocuğa yol gösterir ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakılır,çocuğa bir çok alternatif sunulur.Seçim çocuğa aittir.Seçimin sonucuna katlanmakta çocuğundur.

  • Ailenin diğer üyelerinin istek ve ihtiyaçları denge içerisinde karşılanır.

  • Çocuğunun gelişimini takip eder; olumsuz da olsa bazı davranışların yaşına uygun olduğunu bilir.

  • Olumsuz davranışlara verilecek cezalar en baştan konuşulur. Tutarlı davranılır. Mutlaka o ceza verilir ve neden ceza aldığı çocuğa anlatılır. Ardından çocuktan, neden ceza aldığını anlatması istenir. Böylece ceza “annem beni sevmediği için” verilmemiş olur.

  • Zihinsel olarak hangi yaşta hangi becerileri yapabileceği araştırır ve çocuğuna ona göre davranır. Ne bebekleştirir ne de yapabileceğinden fazlasını bekler.

  • Her çocuğun kendine has, biricik ve tek olduğunu kabul eder. Bazı çocukların ezberi zayıf olabilir, bazılarının resmi kötüdür, bazıları hala harf yutuyordur, bazıları ise fazla girişken olmayabilir.

  • Başarısız olma kaygıları yoktur. Yenilgi durumlarında olgun davranırlar. Yakıcı bir hırsları yoktur, paylaşımcılardır; ancak yeri geldiğinde de kendilerini korumayı çok iyi bilirler. Benlik saygıları yüksektir. Hatalarına karşı tahammülleri vardır. Ergenliklerini daha az çatışmalı geçirmeleri, erişkin yaşamlarında hayatın iniş-çıkışlarına ve zorluğuna karşı psikolojik savunmaları güçlü sağlıklı bireyler olacakları öngörülmektedir.



ATATÜRK İLKOKULU REHBERLİK SERVİSİ



Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə