EğİTİm sen



Yüklə 2,07 Mb.
səhifə30/39
tarix18.05.2018
ölçüsü2,07 Mb.
#50700
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   39

Eğitime Sahip Çıkmalıyız


Ülkemizde eğitimin durumu hiç de iç açıcı değildir. Özetle:

  • Nüfusun büyük bir bölümü eğitim hakkından yararlanamıyor.

  • Eğitim, varlıklıların alıp-sattığı bir meta haline gelmiş

  • Eğitim, bölgeler ve cinsler arasında dengesizlik gösteriyor.

  • Eğitim kurumları, çocuğu ve genci korumuyor.

  • Eğitimde ölü bilgilerin ezberletilmesi anlayışı egemen

  • Eğitim, sağlık şartlarına aykırı yerlerde yapılıyor.

  • Sınıflar alabildiğine kalabalık

  • Eğitimde yarışçılık, çocukların ve gençlerin beden ve ruh sağlığını tahrip ediyor.

  • Eğitim, bilimsel bilgiyi ve çağdaş teknolojiyi tanıtmıyor.

  • Eğitim yönetimi ve ortamı demokratik değil.

  • Eğitim, yeterli ellerde değil.

  • Eğitime yeterli kaynak ayrılmıyor.

Eğitimde öğrencilerin, ailelerin, yerel yönetimlerin, sendika ve ilgili kuruluşların söz hakkı yok. Dolayısıyla eğitim siyasal iktidarın mutlak etkisi altında. Eğitim, insan kişiliğinin tüm yönleriyle tam gelişmesi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygının pekiştirilmesidir. İnsan hakları Evrensel Bildirgesi (m.26), Çocuk Hakları Sözleşmesi (m.29) bu anlamda çağdaş eğitimin merkezinde insan bulunacak ve eğitim, bakma ve koruma; tüm yetenekleri geliştirmek; dinamik uyuma katkıda bulunma, öğrenme yollarını öğretme, bilimsel bilgiyi ve çağdaş teknolojiyi tanıtma, yaşamsal becerileri kazandırma, demokrasi kültürünü edindirme, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı, pekiştirme, meslek bilgisi kazandırma ve meslekleri tanıtma, yerel, ulusal ve evrensel kültürü tanıtma ... gibi işlevleri yerine getirecektir.

Eğitim herkesi kapsamalı, herkese yeteri kadar verilmeli, uzman kadrolarla yapılmalı, sağlıklı kurum ve kuruluşlarda gerçekleştirilmeli, devlet tarafından üstlenilmelidir. Buna göre eğitim sistemi, aklın ve gerçeğin ışığında yeniden düzenlenmelidir.

Son derece elverişsiz koşullara karşın çocukların ve gençlerin tutunabileceği tek dal öğretmenler ve eğitim çalışanlarıdır. Kendi çocuğumuz eğitim çağına geldiğinde iyi öğretmen, iyi okul arıyoruz. Aynı duyarlılığı öğrencilerimiz içinde göstermeliyiz. Bizim sahip çıkmadığımız çocuklara ve gençlere sahip çıkanlar olacaktır. Batakhaneler, sokaklar, tarikatlar, çırak arayanlar gibi.

Diğer yandan toplumda hak arayanlar sadece bizler değiliz. Velilerimizin de yaşamın pek çok alanının yanı sıra çocuklarının daha iyi yetişmesi konusundaki arayışlarının önemli ölçüde muhatabıyız. Bugün emeğimiz karşılığında bize verilenler, hak ettiklerimizin çok gerisindedir. Ancak bunun sorumlusu öğrencilerimiz ya da velilerimiz değildir. Sonuç olarak onlar da bizim gibi hak arayanlardır. Kendimiz hak ararken, bizim gibi hak arayanlara haksızlık etme hakkımız yoktur.

Hepimiz, 1966 yılında kabul edilen öğretmenlerle ilgili ILO/UNESCO Ortak Tavsiye Kararları (Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi) doğrultusunda, eğitimde yetki ve sorumluluk üstlenmeliyiz ve buna gönüllü olmalıyız. Gelişen bilim ve teknoloji karşısında kendimizi yenilemeli ve yetkinleştirmeliyiz. Eğitim sistemindeki tüm katılım mekanizmalarını zorlayarak, yenilerini kazanarak eğitime sahip çıkmalıyız. Sıkıntılarımız ve çalışma koşullarımızın elverişsizliği bizi sorumluluktan alıkoymamalı.

Geleceğe Güvenle bakabilmek için: Yetki Almalıyız


Bilindiği gibi 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, beğenim beğenmeyelim artık sendikal mücadelemizin önemli bir öğesi olmuştur. Elbette bu yasa kamu çalışanlarının özlemlerine cevap vermekten uzaktır. ILO vb. uluslar arası sözleşmelerle çelişen pek çok anti-demokratik özellik gösteren maddeleri mevcuttur. Mücadelemiz bundan böyle bu yasayla birlikte, bu yasaya rağmen, bu yasayla mücadele ederek sürecektir.

Eğitim emekçilerinin haklarını koruma yenilerini kazanma ve mevcut yasanın olumsuzluklarıyla mücadele etmenin en etkili yolu mutlak yetki almaktan geçmektedir. "Yetkili olmak önemli değil, önemli olan etkili olmaktır" gibi saçmalıkların yaşamda karşılığı yoktur. Etkili olmanın yolu yetkili olmaktan geçmektedir. Gerisi yetkiyi hafife alan lâfı güzaftır. Hiç kimsenin yetkiyi küçümseme hakkı olmamalıdır. Yetkili olmayan bağıracak, ama yetkili olanın sesi duyulacaktır. Biz EĞİTİM SEN'in yetki almasından kuşku duymuyoruz. Görevimiz hep birlikte KESK'in de yetki almasını sağlamaktır.

EĞİTİM SEN olarak öncelikle amaç; toplu görüşme yetkisi almak, sonra da yetkinin sınırını da aşar biçimde etkili olabilmektir. Bu etkinlik aşağıdaki ilkeleri yaşama geçirmekle sağlanabilecektir.

EĞİTİM SEN'i İşkolunda Çalışan Herkesin Sendikası Yapmalıyız


EĞİTİM SEN, işkolunda çalışan ve isteyen herkesin örgütü olmalıdır. Sendikaya başvuranlardan, bu günkü durumlarından başka hiçbir nitelik aranmamalıdır. Ancak bu ilkenin kuru kuru söylenip yazılması yetmez. Bunun gerektirdiği tutumu alarak, sendikanın daralmasına izin verilmemelidir.

EĞİTİM SEN kahramanların örgütü değil, işkolunda çalışan herkesin örgütüdür. Sendikamız, herkesin siyasal düşüncelerine, dünya görüşüne, dinsel inancına, siyaset yapma hakkına saygı gösteren, ancak hiçbir siyasal parti, siyasal zümre ve siyasal odakla organik ilişkiye girmeyen, onların sendikaya müdahalesine izin vermeyen bir anlayışına sahip olmalıdır.


EĞİTİM SEN'i Bir Toplu Pazarlık Örgütü Yapmalıyız


Sendikaların "olmazsa olmaz"ları toplu pazarlık yaparak işverenden daha yeterli aylık, ücret ve sosyal haklar almak, çalışma koşullarını daha yeterli hale getirmek ve üyelerine toplumda saygın bir statü kazandırmaktır. Doğal olarakta bunları içeren toplu iş sözleşmesi bağıtlamaktır.

Bu gün sürece ve sendikal mücadeleye uygun olarak yapılacak ilk iş; adı ister toplu görüşme olusun, isten başka şey, buralara takılı kalmadan ciddi, bilimsel araştırmalara dayanan üzerinde çalışılmış, işkolu çalışanlarının özlemlerini, taleplerini içeren bir metin ortaya koymaktır. Bu metin bu gün adı Toplu Görüşme Taslağı olsa da, öncelikle toplu pazarlığın yolunu açacak, öte yandan başarıları ölçüsünde de işkolu çalışanlarının sendikamıza yönelmelerini sağlayacaktır. Söylediğimiz doğrultuda hazırlanarak üyelerimizin katkılarına açılacak olan Toplu Görüşme Taslağı örgütlenmenin de temel argümanı olarak yetki almaya da katkı sağlayacaktır. Ayrıca hiçbir komplekse gerek yoktur, yıllar önce EĞİTİM-İŞ tarafından hazırlanan o günün koşullarında hazırlanmış Toplu Pazarlık Taslağı da konuya temel teşkil edebilir. Toplu pazarlık düzenine geçiş ancak böylesi çalışmalarla sağlanabilecektir.



Yüklə 2,07 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   26   27   28   29   30   31   32   33   ...   39




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin