Erzincan üNİversitesi EĞİTİm faküLtesi temel eğİTİm böLÜMÜ okul öncesi ÖĞretmenliĞİ anabiLİM DALI okul öncesi EĞİTİme giRİŞ dersi Ödevi

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 178.16 Kb.
tarix29.11.2017
ölçüsü178.16 Kb.



ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM FAKÜLTESİ

TEMEL EĞİTİM BÖLÜMÜ



OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI

OKUL ÖNCESİ EĞİTİME GİRİŞ DERSİ ÖDEVİ

ÖDEVİ HAZIRLAYANLAR

NUMARA AD-SOYAD

161213893 TÜRKAN BOZ

161213890 KÜBRA POLAT

161213890 GİZEM BULDUM

KONU

TÜRKİYE

DERS YÜRÜTÜCÜSÜ

YRD. DOÇ. DR. MÜGE YURTSEVER KILIÇGÜN

ARALIK 2016 ERZİNCAN

İÇİNDEKİLER Sayfa No

TÜRKİYE’NİN DÜNYA HARİTASI ÜZERİNDEKİ YERİ 4

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HAKKINDA BİLGİLER 5

Türkiye’nin Kişi Başı Yıllık Geliri 6

TÜRK ATASÖZLERİ 6

TÜRK MUTFAĞI 7

Türkiye’de Gezilebilecek Yerler 8-9

Türkiye’de Gezilecek Müzeler 9-10
TÜRKİYEDEKİ ÖNEMLİ KİŞİLER 10-11
TÜRKİYEDEKİ ÇOCUK EDEBİYATI YAZARLARI 11-12
TÜRKİYEDEKİ DİKKAT ÇEKEN EŞYALAR 13
Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim 13

TÜRKİYEDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ VE İSTATİSTİKLERİ 13-14
OKUL ÖNCESİNDE OKULLAŞMA ORANLARI 15-16
TÜRKİYEDEKİ UYGULANMASI DÜŞÜNÜLEN EĞİTİM SİSTEMİ (3+3+3+4) 17
TÜRKİYEDEKİ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM MODELLERİ 17-19
TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMEN EĞİTİMİ 19
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİNİN ÇALIŞMA ALANLARI 19-20
MAAŞ DURUMU 19-20
MEB'de zorunlu okul öncesi eğitim 20
ŞARKI 21
OYUN 21
HEYKEL VE ÖYKÜSÜ 21-22














GRUP ÜYESİNİN

ADI-SOYADI
Kübra POLAT


Gizem BULDUM


Türkan BOZ


ÖDEVİN HAZIRLANMA SÜRECİNDEKİ GÖREVİ

Slayt hazırlama, bilgi toplama araştırma yapma, poster tasarlama –hazırlama, rapor yazımı, slayt hazırlama, resim bulma, materyal hazırlama, sunum yapma.
Slayt hazırlama, bilgi toplama araştırma yapma, poster tasarlama –hazırlama, rapor yazımı, slayt hazırlama, resim bulma, materyal hazırlama, sunum yapma.
Slayt hazırlama, bilgi toplama araştırma yapma, poster tasarlama –hazırlama, rapor yazımı, slayt hazırlama, resim bulma, materyal hazırlama, sunum yapma.


TÜRKİYE’NİN DÜNYA HARİTASI ÜZERİNDEKİ YERİ

Türkiye, 36. ve 42. kuzey enlemleri ile 26. ve 45. doğu meridyenleri arasına yer almaktadır. Doğusuyla batısı arasında 75 dakikalık bir saat farkı vardır, genişliği 1.660 kilometredir. İzdüşüm alanı 783,562 km²'dir ve kapladığı yüzölçümü bakımından Dünya'nın 37. sırasında yer almaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrilmiştir; batısında Ege Denizi, kuzeyinde Karadeniz ve güneyinde Akdeniz bulunmaktadır. Kuzeybatısında ise Marmara Denizi yer alır.






Dünya haritası üzerinde Türkiye'nin yeri


Türkiye, iki kıtada da toprağı bulunan bir Avrasya ülkesidir. %97 kadarlık bir bölümü Asya kıtasında yer alır, bu bölüm Anadolu adıyla da anılır. Geriye kalan %3 kadarlık bir bölümü ise Avrupa kıtasında yer alır, bu bölüm ise Doğu Trakya veya Rumeli Yakası adlarıyla da anılır. Bozcaada ve Gökçeada, Ege Denizi'ndeki birçok adadan Türkiye'ye ait olanlarıdır.






Oval Dünya Haritası üzerinde Türkiye



Türkiye'nin Doğu Trakya bölümünde Bulgaristan ve Yunanistan ile sınırı bulunmaktadır. Kuzeydoğuda Gürcistan; doğuda Ermenistan, Azerbaycan (Nahçivan Özerk Cumhuriyeti) ve İran; güneydoğuda Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HAKKINDA BİLGİLER

Türkiye ya da resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Anadolu'ya, küçük bir bölümü ise Balkanlar'ın uzantısı olan Trakya'ya yayılmış bir ülkedir.

Başkent: Ankara

Alan: 783.562 km²

Telefon kodu: +90

Resmi dil : Türkçe

Nüfus: 74,93 milyon (2013) Dünya Bankası

Cumhurbaşkanı: Recep Tayyip Erdoğan

Kuruluş tarihi: 29 Ekim 1923

Bayrağı : Türk Bayrağı, Türkiye'nin ulusal ve resmî bayrağı. Al renkli zemin üzerine beyaz hilal ve yıldız konarak oluşan bayrak 29 Mayıs 1936'da 2994 Sayılı Türk Bayrağı Kanunu ile şekillendirilmiş ve Türkiye'nin ulusal bayrağı olarak kabul edilmiştir.

Yönetim Şekli : Parlamenter Cumhuriyet

Parlamenter cumhuriyet, devlet başkanlığı makamına gelecek kişilerin soya dayalı olarak değil seçimle belirlendiği parlamenter sistem.Başkanlık veya yarı başkanlık sistemlerinin tersine parlamenter cumhuriyet rejimlerinde devlet başkanı olan cumhurbaşkanı daha az hatta sembolik sayılabilecek yetkilere sahiptir. İcra yetkilerinin büyük kısmı hükümet başkanında (başbakan) toplanmıştır.



Türkiye’nin Kişi Başı Yıllık Geliri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2015'te 16 bin 515 lira olarak hesaplandı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey Bölgeleri itibarıyla söz konusu geliri en yüksek olan bölge 22 bin 516 lirayla Ankara oldu. Ankara, 2014'te de listede ilk sırada yer alıyordu. Bu bölgeyi, 22 bin 67 lirayla İstanbul ve 19 bin 689 lirayla İzmir izledi.Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu bölgeler ise 8 bin 89 lirayla Şanlıurfa, Diyarbakır, 8 bin 184 lirayla Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve 8 bin 773 lirayla Van, Muş, Bitlis, Hakkari olarak sıralandı.

TÜRK ATASÖZLERİ


  • Ne oldum dememeli,ne olacağım demeli.

  • Bir elin nesi var ,iki elin sesi var.

  • Dilin kemiği yok.

  • Gönül kimi severse, güzel odur.

  • Herkes, bildiğini okur.

  • Önce düşün ,sonra söyle.

  • Söz ağızdan çıkar.

  • Yanlış hesap Bağdat’ tan döner.

  • Yol, sormakla bulunur.

  • Yuvarlanan taş,yosun bağlamaz.

  • Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.

  • Yalancının hafızası zayıftır.

  • Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.

  • Mum dibine , ışık vermez.

  • Lafla, peynir gemisi yürümez.

  • Ne ekersen, onu biçersin.

  • Nerde hareket, orda bereket.

  • Kim ne ederse, kendine eder.

  • Gün doğmadan, neler doğar.

TÜRK MUTFAĞI

Türk mutfağı, Türkiye'nin ulusal mutfağıdır. Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Türk mutfağı hem Balkan ve Ortadoğu mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir. Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir. Karadeniz mutfağı, Güneydoğu mutfağı, Orta Anadolu mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek haznesine sahiptirler.

Çorba özellikle kış aylarında Türk mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Mercimek çorbası, ezogelin çorbası, yoğurt çorbası ve tarhana çorbası en çok tercih edilen çorbalardır. Ancak Türk mutfağı bunların yanı sıra sayısız miktarda çorbalar içerir. Etler, sebzeler ve baklagiller genellikle çorbaların ana malzemeleridir. Et suyu, un, yoğurt ve şehriye bu malzemeleri çorba haline getirmek için kullanılır.

Türk mutfağındaki et yemeklerinin çoğu kebaplar, köfteler ve tencere yemekleri sınıfındaki yemeklerdir.Türk mutfağında kebap, et, lahmacun kebap yemeği anlamı içerir. Genelde kebaplar lokantalarda yenen ve ızgara yöntemiyle hazırlanan yemeklerdir. Kebaplar arasında döner kebap en sevilen kebaplar arasındadır. Ayrıca Bursa kebabı, Adana kebabı, Urfa kebabı, Tokat kebabı ve pirzola da çok yaygındır.Köfteler kıymanın ekmek içi, soğan ve çeşitli baharatlarla yoğrularak, şekillendirilip pişirilmesi yoluyla yapılan yemeklerdir. Izgara, fırınlama, kızartma veya sulu yemek olarak yapılabilir. Akçaabat Köftesi, İnegöl Köftesi, Tekirdağ köftesi yurt çapında en çok sevilen köfteler arasındadır.

Sebze yemekleri, zeytinyağlılar Türk mutfağında kendine has bir yer kaplar. Bu yemekler bazen daha ucuz olan diğer sebze yağlarıyla da hazırlanabildikleri halde zeytinyağlılar olarak bilinirler. Zeytinyağlı taze fasulye, fasulye pilaki, zeytinyağlı dolma, zeytinyağlı enginar ve bakla bu sınıfa giren yemekler arasındadır.Türk mutfağındaki sebzeler arasında patlıcan çok özel bir önem taşır. Patlıcan sebze olarak dünyanın birçok ülkesinde yendiği halde çeşitlilik açısından Türk mutfağını dünyanın en çok patlıcan yemeğine sahip mutfak olarak saymak bir abartma sayılamaz. Türk mutfağında patlıcan dolma, kızartma, musakka, pilav, salata ve ızgara dahil sayısız patlıcan yemeği mevcuttur.

Türk mutfağının en sevilen hamur işleri arasında lahmacun, etli ekmek, pide, mantı ve börekler vardır. Ayrıca pilav ve makarnalar da bu sınıfa katıldığında çok geniş bir çeşitlilik ortaya çıkar.

Lahmacun ve pideler genellikle lokantalarda fırınlama yöntemiyle hazırlanırlar. Bu yemeklerin çok sevilmesi nedeniyle bu konuda ihtisaslaşan lahmacun ve pide salonları ortaya çıkmıştır. Börekler ise hem evde hem de lokantalarda hazırlanabilir.

Baklava, kadayıf, lokma gibi hamurlu tatlılar, muhallebi, keşkül, kazandibi, sütlaç gibi sütlü tatlılar, hoşaf ve kompostolar, revani, helva, aşure ve kabak tatlısı gibi tatlılar geniş bir yelpazeye sahiptirler.Baklava Türk mutfağının en tanınmış tatlıları arasındadır.

Türk mutfağının kendine has içecekleri de mevcuttur. Yoğurdun sulandırılmasıyla yapılan ayran tamamen Türkiye'ye özgü bir içecektir. Bunun dışında boza, kefir, şalgam suyu ve şerbet de Türkiye'nin kendine özgü soğuk içecekleri arasındadır.Sıcak içecekler arasında Türk kahvesi ve Türk çayı özel bir yer kaplar.

Türkiye’de Gezilebilecek Yerler

İstanbul - Adalar

Adalar, İstanbul'un Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Sivriada, Yassıada, Kaşık Adası ve Tavşan Adası adlı 9 adadan oluşan ilçesidir. Adalar'a ilk vapur seferleri Galata Köprüsü'nden 1846 yılında başlamıştır. Bugün Kabataş, Kadıköy ve Bostancı'dan sürekli deniz yolu bağlantısı vardır.


Bursa - Uludağ

Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ; Marmara Bölgesinin en yüksek dağıdır. Açık havada İstanbul, Marmara denizi ve civar yakın yerlerin görünmesi buraya ayrı bir özellik vermektedir.

Türkiye'nin en büyük kayak merkezi olan Uludağ, yol durumunun uygunluğu, uzun kış mevsiminde kar bulunması ve eşsiz manzaraları sayesinde her yıl yerli-yabancı turist akınına uğramaktadır.

Çanakkale - Gelibolu

I. Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muharebelerinin yapıldığı yer olan Gelibolu Yarımadası, manevi değeri çok yüksek turizm merkezlerimizden biridir.Büyük şehir gürültüsünden uzakta ve deniz kenarında yer alan Gelibolu, doğal güzellikleriyle de ünlü bir ilçemizdir

İçerisinde fazlasıyla şehitlik ve savaş eserleri bulunduğundan dolayı tarihi milli park oluşturulmuş olup 1973 yılında Birleşmiş Milletler Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde yer almıştır.
İzmir - Şirince

Şirince, İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı, tarihi mimarisi başarıyla korunmuş turistik bir köydür. Köy içinde harap durumda olan iki Rum kilisesi bulunmaktadırKöy, Maya takvimine göre 21 Aralık 2012'de kopacak olan kıyamette güvenli bölge olduğu gerekçesiyle gündeme gelmiştir. 21 Aralık 2012 günü yaklaşık 150 polis ve jandarma biriminin yanı sıra 270 basın mensubu bölgeye gelmiştir.



Nevşehir - Kapadokya

Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.Kapadokya bölgesi, başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseriillerine yayılmış bir bölgedir.Bölge, günümüzde ülke turizmi açısından büyük bir öneme sahiptir.



Adıyaman - Nemrut

Nemrut, Adıyaman ilinde Kahta ilçesi Ankar dağları yakınında 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır.Nemrut Dağı 1987'de UNESCO tarafından Dünya mirası alanı ilan edilmiştir ve dünyanın sekiz harikasından biridir.



TÜRKİYE DEKİ GEZİLECEK MÜZELER
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi 20 Nisan 1920'de açıldı. Temel işlevi hızlı toplumsal değişim içinde kaybolmakta olan oyuncakları korumak olan müze, aynı zaman da bir araştırma ve eğitim merkezi olarak da hizmet vermektedir.



Antalya Oyuncak Müzesi
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından Eylül 2010'da başlayan oyuncak müzesi çalışmalarına İstanbul Oyuncak Müzesi'nin sahibi yazar Sunay Akın’ın da danışman olarak katıldı. Müze, 23 Nisan 2011'de Antalya Kaleiçi'nde gerçekleştirilen törenle açıldı. Müze İstanbul ve İzmir'den sonra Türkiye'deki üçüncü oyuncak müzesi konumundadır.
Ümran Baradan Oyun Ve Oyuncak Müzesi (İzmir Oyuncak Müzesi)

Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi kendi alanında üçüncü örneği oluşturmakta olup, İzmir'li seramik sanatçısı Ümran Baradan'ın dünyanın çeşitli ülkelerinden topladığı oyuncaklara, Sunay Akın'ın da katkıları ve çeşitli kişilerin bağışlarının eklenmesiyle gerçekleştirildi.

Müze kapsamında, Karagöz Hacıvat Gölge Oyunu, Masal saati, Müzede sergi gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca müze içinde "oyuncak ve hediyelik eşya dükkânı" adı altında bir satış reyonu bulunmaktadır.

İstanbul Oyuncak Müzesi

İstanbul Oyuncak Müzesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinin Göztepe semtinde bulunan ve şair Sunay Akın tarafından 23 Nisan 2005'te kurulan oyuncak müzesidir. Müze, Türkiye'de türünün ilk örneğidir.

İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalma Göztepe’deki köşkünde kurulmuştur. Yazar, müze kurma fikrinin temellerini daha çocukluk yıllarında atmıştır. Sunay Akın 6 yaşında ailesi ile birlikte İstanbul’a yapmış olduğu bir seyahatte Arkeoloji Müzesini ziyaret eder. Bu geziden o kadar etkilenir ki müzeciliği oyunlarına katar ve en çok sevdiği oyun haline gelir. Ancak diğer çocuklar pek ilgi göstermediklerinden oyunu hep kısa sürer.

Oyuncak müzesi fikrinin temelleri ise şairin, 20 yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentine yapmış olduğu seyahatine uzanıyor.


Yazar bu müzeyi kurma amacını şu sözlerle ifade etmekte “Oyuncak Müzelerini gezerken içimde hep anlaşılmaz, garip bir duygu taşıdım. Neden benim ülkemde oyuncak müzesi yok diye. Bu beni rahatsız etti. Hani istiridyenin içine bir kum taneciği girer, istiridye bundan rahatsızlık duyar ve o kum taneciğini izole etmek için etrafında bir salgıya çevirir ya; hani böylelikle inci oluşur ya… İşte oyuncak müzesi de böyle bir inci. İçime bir kum taneciği girdi ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Çünkü bütün uygar ülkelerin oyuncak müzeleri var, o zaman bir salgı ortaya çıkardım ve bu müzeyi kurdum”


TÜRKİYEDEKİ ÖNEMLİ KİŞİLER
ARA GÜLER
Türkiye'de yaratıcı fotoğrafçılığın uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcisidir. 60. sanat yılını geride bırakmış olan, Ermeni asıllı Türk fotograf sanatçısı ve foto-muhabir.
BURCU ÇETİNKAYA

İstanbul Bayanlar Ralli Şampiyonası Şampiyonluğu 


NEŞAT ERTAŞ

Unesco tarafından ”yaşayan insan hazinesi” kabul edilmiş olan Neşet Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından da fahri doktora ödülüne layık görülmüştür. Abdal müzisyen olarak bilinir, Türk ozan Kırşehir doğumludur.


AZİZ SANCAR

Yale Üniversitesi'nde DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarına devam etti. 1997 yılından bugüne Amerika Birleşik Devletleri North Carolina-Chapel Hill'de North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü'nde görev yapan Prof. Sancar, gerçekleştirmiş olduğu 300'e yakın bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza attı. Hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır.



HALİL İNALCIK
Uzun yıllar bu Fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdi. 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü’ne “Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü” olarak davet edildi. 
1993 yılında Bilkent Üniversitesi’ne çağrıldı.  Tarih bölümünü kurdu.

SUNAY AKIN

İlk şiirleri 1984’te dergilerde yayınlandı. Arkadaşlarıyla birlikte 1989’da Yeni Yaprak, 1990’da Olmaz adlı şiir dergilerini çıkardı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Müjdat Gezen Sanat Okulu'nda dersler veriyor. Televizyon programları hazırlıyor, gazetelerde yazılar yazıyor. Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı.



BARIŞ MANÇO

Dağlar Dağlar” çalışması, sanatçıya Altın Plak Ödülü’nü de kazandırdı. Hacettepe Üniversitesi Onursal Doktora unvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya Uluslararası Kültür ve Barış Ödülü, Belçika Krallığı Leopold II Şövalyesi Nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi Nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Türkmen Vatandaşlığı ödülleri vardır. 


TÜRKİYEDEKİ ÇOCUK EDEBİYATI YAZARLARI
Prof. Dr. Haluk Yavuzer 

1989  yılından itibaren faaliyete geçen ve ana-baba eğitimini amaçlayan ``Ana-baba Okulları``nın kurucusudur. Dr. Yavuzer fakültesini temsilen 2 dönem 

İstanbul Üniversitesi Senatosu üyeliği, 6 yıl da Fakülte Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. Ayrıca 

Avrupa Birliği sponsorluğunda ``0-6 yaş Evde Çocuk Bakım ve Eğitim Elemanı Yetiştirme Projesi``nin eğitim koordinatörlüğü, 

Tübitak

 ``Eğitim ve İletişim Projeleri Değerlendirme Komisyonu `` üyeliği gibi görevleride üstlenmiştir. 



ESERLERİ

 Ana-Baba Okulu

 Ana-Baba ve Çocuk

 Çocuğu Tanımak ve Anlamak

 Çocuğunuzun İlk 6 Yılı

 Çocuk Eğitimi El Kitabı

Çocuk Psikolojisi

 Çocuk ve Suç

 Evlilik Okulu

 Okul Çağı Çocuğu

 Resimleriyle Çocuk

ADEM GÜNEŞ

Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının o toplumun bireylerinin psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı. Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü,  Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi.



MUSTAFA RUHİ ŞİRİN
Çocuk Vakfı'nın da kurucusu olan Şirin, UNICEF'in koordinatörlüğündeki ''Çocuklar İçin Evet Deyin'' projesi ile İstanbul Valiliği'nin Çocuk Kurultayı'nda ve Türkiye Çocuk Hakları Koalisyonu'nda görev aldı.  

FATİH ERDOĞAN

Kırmızı fare adlı çocuk dergisini, Binbir Kitap adlı çocuk edebiyatı araştırmaları dergisini yayımlamaktadır.

Çocuk edebiyatı dersleri de veren Fatih Erdoğan, Çocuk Yayınları Derneği’nin kurucusu ve yönetici olarak uzmanlık alanında birçok ulusal ve uluslararası toplantıya katıldı.

Pan ve Çiçeği adlı eseriyle en çok beğenilen çocuk kitabı ödülünü kazandı




TÜRKİYEDEKİ DİKKAT ÇEKEN EŞYALAR

ERZİNCAN : BAKIR

ERZURUM : OLTUTAŞI

GAZİANTEP : ZURNA, BAKIR

KARABÜK : SAFRANBOLU MAKET EVİ

TOKAT: TOKAT YAZMASI, ÇARIK

MANİSA : KEÇE YAPIMI EL SANATLARI

MERSİN : TARSUS İLÇESİNE ÖZGÜ HEDİYELİK EŞYALAR



Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim:

Türkiye’de Cumhuriyet döneminden önce küçük yaştaki çocukların eğitimi ile ilgili çalışmalar 15. yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar uzanır. Bu dönemde vakıflar aracılığı ile kurulan, eğitim kurumları arasında yer alan ‘’Sıbyan Okulları’’ bir anlamda okul öncesi eğitim kurumlarının ilk örnekleri sayılabilirler. Osmanlı döneminde yerli halk için olmamakla birlikte azınlıklar ve yabancılar için büyük kentlerde anaokullarının açıldığı görülür.

   1913-1917 yılları arasında İmparatorluk sınırları içerisinde resmi anaokulları açılmıştır.

   Emrullah Efendi’nin nazırlığında 1913 yılında çıkarılan ‘’Tedrisat-ı İptidaiye Kanunu Muvakkatı’’ (Geçici İlköğretim Kanunu) ile anaokullarının ülkenin her yerine yaygınlaştırılması emredilmiştir. Bu kanunda Ana Mektepleri ve Sıbyan Sınıfları’nın ilköğretime bağlı olduğu belirtilmiştir.

   Cumhuriyet ilan edildiği tarihte, yaklaşık 80 anaokulu bulunuyordu.

   1927-1928 öğretim yılında Ankara’da öğretim süresi iki yıl olan Ana Öğretmen Okulu açılmıştır. 1930-1931 yılına kadar faaliyet gösteren bu okul da kapatılmıştır.

   1992 yılında 3797 sayılı kanunla Merkez Teşkilatı bünyesinde yeni bir birim olarak ‘’Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü’’ kurulmuştur.

TÜRKİYEDEKİ EĞİTİM SİSTEMİ VE İSTATİSTİKLERİ
4+4+4’LÜK EĞİTİM SİSTEMİ

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaşan ve bu Kanunla getirilen sistem, 2012 – 2013 öğretim yılında uygulamaya geçirilmiştir. 222 sayılı ve 1739 sayılı kanunlarda yapılan değişikliklerle sekiz yıllık zorunlu eğitim süresi 12 yıla çıkarıldı ve zorunlu eğitim süreci, 4+4+4 şeklinde formüle edilen üç kademeden oluşacak şekilde dizayn edildi.

Yeni sistemde birinci kademe, ilköğretimin 4 yılını oluşturuyor. 5. sınıfla beraber, öğrencilere kendilerinin belirleyeceği alanlarda eğitim alma imkânı sunuluyor. Bu aşamada öğrenciler, ortaöğretim programlarına hazırlanmalarını sağlayan dersler alabiliyor. Öğrenciler temel derslerin yanı sıra, seçmeli dersler de tercih edebiliyor. Öğrenciler, 5.6.7.8. sınıflardaki seçmeli derslerde sayısal, sözel veya mesleki yoğunlukta eğitim alıyor. Seçmeli dersler, ilerleyen sınıflarda artarak, lise türlerini etkileyebiliyor.

Sistemin en çok tartışılan maddesi, ilk dört yıldan sonra açık öğretim alma hakkıydı. Bu hak, yapılan değişiklikle ilköğretimin 2. kademe sonrasına bırakıldı. Yani öğrenciler, son 4 yılda bu haktan yararlanabilecek.

Tartışmalara konu olan bir diğer madde, mesleki eğitimi canlandırma adına, çıraklık eğitiminin ilköğretim 1. kademe sonrasında yani 10 yaşında başlaması yönündeydi. Ancak, bu madde, çocuk işçi sayısının artacağı endişesiyle tekliften çıkarıldı.

Değişikliklerden biri de, 60 ayı dolduran çocukların okula başlamasını öngörmekteydi. Yaşın bir yıl öne çekilmesiyle, öğrenciler, ilköğretimden 14 yerine 13 yaşında mezun olabilecekler.




4+4+4’LÜK EĞİTİM SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Okul Öncesi Eğitimde Okul, Öğrenci Sayısı ve Okullaşma Oranları MEB verilerine göre, 4+4+4 uygulanmadan önce, 2011-2012 eğitim öğretim yılında, 28 bin 625 okul öncesi eğitim kurumu varken, 2015-2016 eğitim öğretim yılında bu sayı 27 bin 793’e gerilemiştir. Aynı dönemde öğrenci sayısında belirgin bir değişim olmamış ve dört yıl önce 1 milyon 169 bin 556 olan öğrenci sayısı, aradan dört yıl geçmiş olmasına rağmen ancak 1 milyon 209 bin 661 olabilmiştir. Bu durumun en önemli nedeni, 4+4+4 dayatmasının belki de en acımasız uygulaması olan okul öncesi çağdaki çocukların zorla ilkokula kaydettirilmesindeki anlamsız ısrardır. MEB, Eğitim Sen’in, eğitim fakültelerinin ve bilim insanlarının bütün itirazlarına rağmen bu konuda gerekli adımları atmayarak açıkça çocukların gelişim süreçlerine darbe vurmuştur.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE OKUL, ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN SAYILARI (RESMİ)


EĞİTİM YILI

OKUL

ÖĞRENCİ

ÖĞRETMEN

2011/12

28.625

1.169.556

55.883

2012/13

27.197

1.077.933

62.933

2013/14

26.698

1.059.495

63.327

2014/15

26.972

1.156.661

68.038

2015/16

27.793

1.209.661

72.228

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE OKUL, ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN SAYILARI(ÖZEL)





EĞİTİM YILI

OKUL

ÖĞRENCİ

ÖĞRETMEN

2011/12

2.848

110.652

12.754

2012/13

3.641

124.724

15.221

2013/14

3.927

135.905

14.994

2014/15

4.372

171.648

16.719

2015/16

4.658

191.670

18.083

Eğitim sürecinin en önemli kademelerinden birisi olan okul öncesi eğitimde Türkiye, OECD ülkeleri içinde son sıradaki yerini korumaktadır. Hükümet daha önce okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirileceğini açıklamasına rağmen, 4+4+4 ile birlikte bu hedefinden vazgeçmiş ve diğer eğitim kademelerinde olduğu gibi okul öncesi eğitimde de özel öğretimi teşvik edici, velileri özel okul öncesi öğretim kurumlarına yönlendiren adımlar atmıştır. 4+4+4 sonrasında devlete ait okul öncesi eğitim kurumlarında okul sayısı azalırken, öğrenci sayısı yerinde saymıştır. Ancak diğer taraftan özel okul öncesi eğitim kurumları hem okul, hem de öğrenci sayısı açısından yaklaşık 2 kat artmıştır.



OKUL ÖNCESİNDE OKULLAŞMA ORANLARI


YILLAR

3-5 YAŞ

4-5 YAŞ

5 YAŞ

2011/12

% 30.87

% 44.04

% 65.69

2012/13

% 26.63

% 37.36

% 39.72

2013/14

% 27.71

% 37.46

% 42.54

2014/15

% 32.68

% 41.57

% 53.78

2015/16

% 33.26

% 42.96

% 55.48

2012-2013 eğitim öğretim yılında 4+4+4 sistemine geçilmesiyle birlikte okul öncesi çağdaki çocukların zorla ilkokula başlatılması nedeniyle okullaşma oranı, bütün yaş gruplarında önce düşmüş, son iki yılda ise kısmi bir artış görülmüştür. 2012-2013 eğitim öğretim yılı sonunda MEB’in ilkokula başlama yaşını 66 aydan 69 aya çekmek zorunda kalması sonucunda okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranında bir önceki yıla göre çok az bir artış yaşanmıştır. MEB’in her fırsatta çok önemsediğini iddia ettiği okul öncesi eğitimde, artan çağ nüfusuna rağmen okul ve öğrenci sayısında hala istenilen seviyelere ulaşılamamış olması dikkat çekicidir. 2015- 2016 eğitim öğretim yılı itibariyle okul öncesi çağdaki 5 yaş grubu çocukların sadece yüzde 55,48’i okul öncesi eğitim almaktadır.


Eğitimin Ticarileştirilmesi ve Özelleştirilme

Eğitimin Ticarileştirilmesi ve Özelleştirilmesinin Somut Kanıtı: Özel Okul Sayısındaki Hızlı Artış Eğitim Sen, ilk gündeme geldiği günden itibaren eğitimde 4+4+4 dayatmasına yönelik olarak siyasi iktidarın iki temel hedefi olduğunu vurgulamıştır. Bunlardan birincisi 4+4+4 düzenlemesinin asıl amacını oluşturan kamusal eğitimi daha da zayıflatmak ve kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel öğretimi büyük ölçüde devlet desteği ile güçlendirmektir. İkinci temel hedef ise siyasi iktidarın eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çizgisinde biçimlendirerek, “tek din, tek mezhep” anlayışı üzerinden eğitimi dinselleştirme uygulamalarını adım adım hayata geçirmektir. MEB’in 4+4+4 sonrasındaki dört yılda açıkladığı örgün eğitim istatistikleri, devlete ait ilkokul ve ortaokul sayısının belirgin bir şekilde azalırken, özel ilkokul ve ortaokul sayısının ve bu okullara yönlendirilen öğrenci sayısının dikkat çekici bir şekilde artmaya başladığını göstermektedir. Türkiye’de 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle toplam 9 bin 581 özel öğretim kurumu (okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise) bulunmaktadır. 4+4+4 öncesinde Türkiye’deki özel okulların (4 bin 664 adet) resmi okullara oranı yüzde 10’dur. Eğitimde 4+4+4 dayatması ile belirgin artış gösteren özel okulların resmi okullara oranı 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle yüzde 18,5 gibi yüksek bir seviyeye çıkmış olması, MEB’in devlet okullarını kendi kaderine terk ederken, özel okulları kamu kaynakları ile desteklemesinin en somut sonucudur.



İLKOKUL VE ORTAOKULDA OKUL, ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN SAYILARI(RESMİ)


EĞİTİM YILI

İLKÖĞRETİM OKUL SAYISI

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİ SAYISI

İLKÖĞRETİM ÖĞRETMEN SAYISI




İLKOKUL

ORTAOKUL

İLKOKUL

ORTAOKUL

İLKOKUL

ORTAOKUL

2012/13

28.177

16.083

5.426.529

5.402.692

261.497

269.759

2013/14

27.461

16.047

5.390.591

5.296.380

267.171

280.804

2014/15

26.339

15.857

5.230.878

4.754.540

273.058

273.049

2015/16

25.133

15.787

5.128.664

4.595.342

277.053

291.392


İLKOKUL VE ORTAOKULDA OKUL, ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN SAYILARI(ÖZEL)


EĞİTİM YILI

İLKÖĞRETİM OKUL SAYISI

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİ SAYISI

İLKÖĞRETİM ÖĞRETMEN SAYISI




İLKOKUL

ORTAOKUL

İLKOKUL

ORTAOKUL

İLKOKUL

ORTAOKUL

2012/13

992

904

157.381

164.294

20.546

18.926

2013/14

1.071

972

184.325

182.019

21.273

21.459

2014/15

1.205

1.111

203.272

208.424

22.194

23.016

2015/16

1.389

1.555

232.039

278.089

25.908

31.288

TÜRKİYEDEKİ UYGULANMASI DÜŞÜNÜLEN EĞİTİM SİSTEMİ (3+3+3+4)
3+3+3+4 EĞİTİM SİSTEMİ NEDİR?

Sistem değişimleri genellikle uzun süreli olur ancak henüz 4+4+4 eğitim sistemine geçeli kısa bir süre oldu. Şimdi ise yeni bir eğitim sistemine geçiş yapılma hazırlıkları var. Yeni sistemin 3+3+3+4 eğitim sistemi olacağpı konuşuluyor. Planlaması yapılan bu sistemde okula başlama yaşı 5'e düşürülecek. Erken çocukluk okulu ile eğitim hayatına başlayacak öğrenciler, 0+1+2 şeklinde 3 yıl, ardından 3 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul ve 4 yıl lise olmak üzere eğitim görecekler. Bu sistemde kademe dizilişi 4+4+4'ten 3+3+3+4 şeklinde değiştirilecek. Bu sistemdeki en radikal değişiklik okul öncesi eğitimde olacak. Anasınıflarının yerine bu sistemde erken çocukluk okulu olacak. Mevcut sistemde bulunan anasınıflar kaldırılacak. Bununla ilgili üniversitelerde de düzenlemeler yapılacak. Üniversitelerin eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan okul öncesi eğitim bölümleri kapatılacak ve yerine Erken Çocukluk Eğitim ve Araştırma Enstitüsü kurulacak. Bu sistemin pilot uygulamasına 2017 yılında başlanacak. Öte yandan mevcut anasınıfı öğretmenlerine iki seçenek sunulacak. Bu öğretmenler isteklerine göre ister erken çocukluk okulunda eğitimci olmayı, ister ilkokul öğretmeni olmayı tercih edecekler. Bu konular için gereken eğitimler de sistem uygulanmadan önce eğitimcilere verilecek.



NE ZAMAN UYGULANACAK?

3+3+3+4 eğitim sisteminin ne zaman uygulamaya konulacağı kesin olarak belirlenmedi. 2017 yılında sisteme uygun eğitimci yetiştirilmeye başlanacak. Yeni yıla kadar düzenlemenin tamamlanması için çalışmalar şu anda devam ediyor. Yeni sistemde ilkokullara hazırlık sınıfları eklenecek. Bu 0'ıncı sınıfa 66 ayını dolduran çocuklar gidecekler. Bu düzenleme ile okula başlama yaşı da 6'dan 5'e düşmüş olacak.


ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ NASIL OLACAK?

3+3+3+4 eğitim sistemi ile hayata geçirilecek erken çocukluk eğitimini bu alan için yetiştirilecek eğitimciler verecekler. Erken çocukluk okulları özel teşebbüse bırakılacak. Erken çocukluk döneminin başlamasıyla birlikte çok sayıda vakıfın ve derneğin bu alanda faaliyet göstermesi bekleniyor. Yine dini vakıf ve derneklerinde de bu alana yönelmeleri bekleniyor.

Bugüne kadar eğitim sisteminde çeşitli değişimler yaşandı. Son 20 yıla bakıldığında 17 Ağustos 1997 yılında zorunlu eğitim 5 yıldan 8 yıla çıkarıldı. Bu düzenleme ile sistem 5+3 şeklinde değişti. Ardından 20 Şubat 2012'de zorunlu eğtim 12 yıla çıkarıldı ve sistem 4+4+4 şeklinde değiştirildi. Yeni yapılacak değişikliğin ise 20. yılda 3. değişiklik olacak.


OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI    

1)    Kreş  = 0 – 2 yaş

2)    Yuva = 2 – 3 yaş

3)    Anaokulu = 3 – 4 yaş

4)    Anasınıfı  = 5 - 6 yaş

 

  



TÜRKİYEDEKİ OKUL ÖNCESİ EĞİTİM MODELLERİ

Türkiye de okulöncesi eğitimde uluslararası benzerlerinde olduğu gibi iki ana model uygulanmaktadır. Bu modeller ‘Kurum Temelli Model’ ve ‘ Ev Temelli Model’ dir.



1.Kurum Temelli Model:

Kurum temelli eğitim modelleri Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.



KURULUŞ AMAÇLARINA GÖRE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM       

                        KURUMLARININ ÇEŞİTLERİ



1)    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi eğitim kurumları;

 

a)      Bağımsız anaokulları



b)      İlköğretim bünyesindeki anasınıfları

c)      Kız Meslek Liseleri bünyesindeki uygulama anaokulları ve anasınıfları

 

2)    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı okul öncesi eğitim kurumları:



a)      Çocuk yuvaları

b)      Çocuk bakımevleri

c)      Çocuk kulüpleri

d)      Çocuk evleri

 

3)    Üniversitelerin bünyelerindeki okul öncesi eğitim kurumları



4)    Çalışma Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumları

5)    Vakıf, dernek ve kooperatiflere bağlı okul öncesi eğitim kurumları

Bu kurumlara ek olarak sivil toplum kuruluşları da farklı özel/devlet kuruluşları ile işbirliği halinde ya da tek başlarına okul öncesi eğitim alanında hizmetler vermektedir. Bu kuruluşların başlıcaları; Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı ve Türkiye Okul Öncesi Eğitimini Geliştirme Derneği ile birer uluslar arası kurum olan UNICEF ve UNESCO’dur.



Ülkemizde okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak ve niteliğini arttırmak için MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü farklı kuruluşlarla işbirliği yaparak projeler yürütmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Gezici Sınıf (Mobil Anaokulu) Projesi: Maddi imkanları yetersiz ailelerin yaşadığı bölgelerde 36-72 aylar arasında bulunan çocuklara ve ailelerine ulaşarak okul öncesi eğitimi yaygınlaştırmak ve okul öncesi eğitim kurumuna devam edemeyen bu çocukların gelişimlerini desteklemek ve aileleri çocukların eğitimi konusunda bilinçlendirmek amacıyla, kurumsal okul öncesi eğitim modeline alternatif olarak düzenlenen bir projedir.

Montessori Eğitimi : Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar. Dolayısıyla Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir yöntem ve sistem anlayışıdır.“Çocuğa hazırlanmış bir çevrede, çocuğun kişiliğini oluşturması için özgürlük tanıyan, kişiliğinin gelişim sürecini destekleyen, çocuğun kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan, bireye özgü adil bir eğitimdir.

Minik Tema Projesi : Minik TEMA 2010 yılından bu yana uygulanan bir Erken Çocukluk Çevre Eğitimi Programı’dır. Programın amacı erken çocukluk dönemindeki çocukların doğa ile olan bağlarını güçlendirmek, doğada kaliteli vakit geçirmelerini sağlamak, fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimlerini desteklemek, öğretmenlere ise doğa ile ilgili bir etkinlik havuzu sunarak bu etkinlikleri çeşitli materyallerle desteklemektir. 
Program uygulanmaya başlandığı ilk yılda
 16 ilde, 77 okulda, 4509 öğrenciye ulaşmıştır. Program, uygulanmaya başlandığı ikinci yıl olan 2011-2012 Eğitim-Öğretim döneminde 34 ilde, 345 okulda, 19.649 öğrenciye ulaşmıştır.

2. Ev Temelli Model :
Bu modele Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ve annelere eğitim vermek yoluyla çocukların eğitimini desteklemeyi amaçlayan programlar dahil olmaktadır.

Anne-Baba-Çocuk Eğitimi Projesi: Genç kızlar, anne adayları ve diğer kadın ve erkeklere yöneliktir. Aile bireylerini yetiştirmeyi amaçlamaktadır. MEB Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü tarafından başlatılmıştır. Eğitim, yetişkinlere okulda, yörede gezici kurslar veya ev ziyareti şeklinde gerçekleşmektedir.

Ev Okulum Projesi: Okul Öncesi Gene Müdürlüğü ile Anne Çocuk Eğitim Vakfı iş birliğinde “Ev Okulum” projesi kapsamında İstanbul ilinin göç alan bölgelerinde elverişsiz sosyo-ekonomik şartlarda yaşayan erken çocukluk eğitimi hizmetlerinden faydalanamayan 60-72 ay çocukların annelerini desteklemek amacıyla; 12 haftalık süre ile gönüllü eğitimciler tarafından ev merkezli okul öncesi eğitim faaliyetleri devam etmektedir.

Aile İçin Temel Eğitim Programı : T.C. Hükümeti, Birleşmiş Milletler 2006-2010 Ülke programı çerçevesinde “0-6 Yaş Benim Ailem Programı” nın daha çok sayıda ailede ulaşabilmesi için programı 16 haftadan 6 haftaya indirerek ve UNİCEF tarafından uluslar arası uzmanların desteğini alarak “Aile İçin Temel Eğitim Programı” haline getirmiştir.

TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMEN EĞİTİMİ

12 yıllık temel eğitimin ardından Ösym tarafından yapılmış olan YGS ve LYS sınavları ile eğitim fakültesi olan üniversitelerin Okul Öncesi Öğretmeliği bölümüne yerleştirilip, 4 yıllık bir eğitim sürecinden geçirilir. Mezun olduktan sonra KPSS (GK+GY+Eğitim+ ÖABT ) ve mülakat puanı ile kurumlara atanırlar.
Türkiye’de Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 75 devlet, 54 özel üniversitede bulunmaktadır.


Okul öncesi öğretmenliği bölümünde toplam mezun sayısı: 22.313

2016 yılı ekim ayı sözleşmeli atanan okul öncesi öğretmeni

Sayısı: 774

Kpss taban puanı :78

Mülakat taban puanı:85

Okulöncesinde öğrenci sayısı: Bir gruptaki çocuk sayısının 10'dan az, 20'den fazla olmaması esastır. Ancak talep olması ve okulun imkanlarının yeterli olması halinde çocuk sayısı artırılabilir. Çocuk sayısı fazla olduğu takdirde ikinci grup oluşturulur. Ancak, her bir grubun azami çocuk sayısı dolmadan yeni grup oluşturulamaz. Eğitim ve öğretim yılı içinde çocuk sayısı 10'un altına düşen gruplar öncelikli olarak diğer gruplarla birleştirilir. Bunun mümkün olmaması durumunda bu gruplar eğitim ve öğretim yılı sonuna kadar eğitimine devam eder.

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİNİN ÇALIŞMA ALANLARI

Milli eğitim bakanlığına bağlı olan kreş, ilkokul, anasınıfı, yuva, çocuk klübü gibi yerlerde çalışırlar. Devlet memuru olarak girebilmek için KPSS sınavına girip atanmaları gerekmektedir. Ayrıca rehabilitasyon merkezlerinde de iş imkanı bulabilirler.


Lisans eğitiminden sonra akademik alanda kendilerini yükselterek Yar. Doç, Doç vb. olabilirler.

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ MAAŞ DURUMU

Ana sınıfı öğretmenleri diğer öğretmenlerden farklı derse girer ancak onlardan farklı olarak maaş farkı alamaz. Bir ana sınıfı öğretmeni 50 şer dakikadan 6 ders saatine aralıksız olarak girerken diğer öğretmenler 40 ar dakikadan girer.Bu da 6 ders saatinde 1 saat fark yaratır. Ayda 20 günden 20 saat fark yaratırken bu fark ücrete yansımaz. Anasınıfı öğretmenleri sınıf öğretmenleriyle eş değer olurlar. Sabit maaşları haftada 18 saatten oluşur, 15 saatlik de ek ders ücreti alırlar.

Atanmış yeni başlayan bir ana sınıfı öğretmeni aylık 2220 TL net maaş alır, ek dersiyle beraber bu rakam 2800 TL yi bulur. Mesleğinde 20 yılını doldurmuş bir ana sınıfı öğretmeni 2500 TL maaş alır ve ek dersle beraber 3100 TL yi bulur.

MEB'de zorunlu okul öncesi eğitim

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), Türkiye genelinde 54-66 aylık çocukların okul öncesi zorunlu eğitim kapsamına alınması çalışmaları kapsamında, akademisyen ve öğretmenlerden oluşan komisyon, müfredat çalışmalarını yürütüyor.

Okul öncesi zorunlu eğitim, gelecek yıldan itibaren eğitim bölgelerinden seçilecek okullarda, pilot uygulama olarak başlatılacak, 2019'da ise Türkiye genelinde zorunlu hale getirilecek.

AA muhabirinin, Yeni Orta Vadeli Program'da yer alan ve okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına dahil edilmesine ilişkin çalışmalarla ilgili MEB yetkililerinden aldığı bilgilere göre, bakanlık pek çok ülkenin okul öncesi eğitim programı ve müfredatını inceledi.

Mevcut durumda, okul öncesi eğitimde 5 yaşta yüzde 67 olan okullaşma oranının 2019'a kadar yüzde 100'e çıkarılması hedefleniyor. MEB, bu hedefin gelecek yıldan itibaren Türkiye genelinde uygulanabilmesi için, çalışmalarını hızlandırdı. Bakanlıkça, zorunlu okul öncesi eğitim için gerekli olan bölgelerde derslik ihtiyacının giderilmesi için 336 adet çelik konstrüksiyondan oluşturulmuş mobil sınıf planlaması da yapıldı.



Şarkı (meslekler): Acıktım ben acıktım karnım guruldar(2)

Aşçı teyze duymalı köfteyi yapmalı mis gibi köfteyi ham yapmalı.(2)

Arabamın tekeri şöyle yuvarlak şöför amca sürmeli teker böyle dönmeli düdüğünü çalmalı düt yapmalı (2)

Uçağımın kanadı böyle kocaman pilot amca kalkmalı uçağı uçurmalı gökyüzünde kuş gibi kanat açmalı.(2)



Topaç Oyunu: Topaç köşeleri yuvarlatılmış alt tarafındaki sivri ucu üzerinde ve dikey bir eksen etrafında dönen oyuncaktır. Topacın tarihi çok eskidir hem Avrupa ülkelerinde hem de Asya ülkelerinde çok eski yıllarda oynandığı bilinmektedir. Genel olarak topaç oyununda bir ya da daha fazla kişi kendi topaçlarını aynı anda yere dönecek şekilde atarlar. Daha sonra en uzun süre topacı dönen oyuncu oyunu kazanmış olur. Yani topaç oyununda asıl amaç topacın dönme süresinin fazla olmasıdır.

Heykel ve öyküsü:

Mevlana ve semazenler :Mevlana, bir sevgi ve hoşgörü elçisidir! Mevlana, aşktır! Mevlana, engin bir okyanustur!  Mevlâna, bütün insanları aynı aşkla sevmiştir. Hiçbir insanı, insan sevgisinin dışında bırakmamıştır. Kötüyü, kötülüğü yermiştir; ama hiçbir insanı insanlığın dışına itmemiş, kimse için yargılayıcı olmamış, hatta kucak açmıştır. O’nun bu evrensel insan sevgisini bütün eserlerinde görmek mümkündür. Türkiye ,için önemli mutasavvıftır.

Mevlana’nın 7 altın öğüdü

1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.

7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.



Nasrettin Hoca: Türk kültürünün güldürü mizah ve haksızlıklara karşı fıkralarla ayakta kalmasının sembolüdür. Nasrettin Hoca düşünen Türk köylüsünün haksızlıklara komik bir şekilde karşı koymanın kısacası Türk köylüsünün sivri zekasının örneğidir. Nasrettin Hoca’nın halk tarafından bu kadar sevilmesinin bir başka sebebi de halktan biri olması halkın yaşadığı olayları fıkralarında görebilmeleridir.

ATATÜRK: Ulu Önderimiz ATATÜRK, Türk milletini parçalanmaktan kurtarmak için mücadele etmiştir. Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşını kazanarak düşmanları topraklarımızdan kovmuştur. Yeni bir Türkiye Cumhuriyeti kurarak bizlere bağımsız ve özgür bir vatan bırakmıştır. Atatürk bizlerin modernleşmesi ve daha çağdaş bir ülke olmamız için bir çok devrim ve yenilik yapmıştır. Bizlerin şuan ki bulunduğumuz topraklarda daha iyi şartlarda yaşamamız için geleceğin temellerini atmıştır.

15 TEMMUZ ŞEHİTLERİMİZ:

15 Temmuz gecesi, ülkemizi, milletimizi, demokrasimizi, Cumhuriyetimizi, aydınlık geleceğimizi yok etmek isteyen vatan hainleri harekete geçmiş, milletin silahlarını yine bu aziz ve fedakar millete doğrultarak kanlı bir darbe girişiminde bulunmuşlardı. Ancak, milletimiz, darbe girişimini, sokakları ve meydanları doldurarak, ölümü göze alarak başarısızlığa uğrattı. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, 15 Temmuz gecesi, cesaretleriyle, dirayetleriyle, kararlı ve dik duruşlarıyla tarih yazdılar. Artık her yıl, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nde kendilerini gönülden yâd edecek, hatıralarını gelecek nesillere aktaracağız. Bu güzel ülke, artık, 15 Temmuz öncesinden daha güçlüdür.



Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə