Esas no: 2010/283 29. 03. 2012 esas hakkinda mütalaa



Yüklə 4.82 Mb.
səhifə39/83
tarix18.01.2018
ölçüsü4.82 Mb.
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   83

55-Sanık METİN YAVUZ YALÇIN

Sanığın suç tarihinde 52. Zırhlı Tümen Komutanı olarak görev yaptığı,

Dosyada mevcut 11 nolu CD içerisinde bulunan "(1) 030305_2350\2002-2003\l NCİ ORDU BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI" isimli klasör ile 17 nolu CD içerisinde bulunan “(1) 030304_2351\BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI” isimli klasör içerisindeki "EK_A (GÖREVLENDİRMEDE YETKİLİ PERSONEL)" isimli belgenin aynı olduğu ve belgenin GİZLİ ibareli 6 sayfadan ibaret olduğu ve belgenin 5. Sayfasında "3 NCİ KOR. K.LIĞI" alt başlığı altında “Tümg. Metin Yavuz YALÇIN 3 ncü Kor.K.Yrdc.ve 52 Nci Zh.Tüm.K.” şeklinde sanığın isminin olduğu tespit edilmiştir.Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı kapsamında görevlendirmeye yetkili personel olarak tesbit, tayin ve görevlendirilmesi nedeniyle listelerde belirtilen personelin tesbiti ve görevlendirilmesi çalışmalarına katıldığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 11 nolu CD içerisinde “(1) 030305_2350\2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI” sıralı klasörleri içerisinde bulunan “_GEN ETÜD” isimli Excel belgesi içinde; KKK sayfasında 45. Sırada “Tümg. METİN YAVUZ YALÇIN TOP.1967-29 3 NCÜ KOR.K.YRDC.VE 52 NCİ ZH.TÜM.K. HASDAL/İSTANBUL” şeklinde sanığın isminin yazılı olduğu ve “Düşünce” bölümünde kırmızı renkli üç artı (+++) bulunduğu tespit edilmiştir.

6 Aralık 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (C.M.K.'nın 250. maddesi ile yetkili kısmı)'ınca Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada ele geçen ve dosyada bulunan diğer delilleri destekleyip, tamamlayan belgeler:

EK_A (GÖREVLENDİRMEDE YETKİLİ PERSONEL) isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

EK-B (3 NCÜ KOR.) isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\KOR.LAR_GELENLER\3 NCÜ KOR isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

LAHİKA-1 HASSAS TESİSLERDE GÖREVLENDİRECEK KİLİT PERSONEL ve EK-C (İLİŞİĞİ KESİLMESİ TEKLİF EDİLEN PERSONEL) isimli belgelerin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

_GEN ETÜD isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

PL.SEMİNERİNE KATILACAK PERSONEL_03 MART 2003 ve PLAN SEMİNERİNE KATILACAK GENERAL LİSTESİ_A-4 isimli belgelerinin TDK Marka CD içerisinde yer alan BAYRAM YB.IN ÇALIŞMALARI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,



SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA YÖNELİK EYLEM PLANI isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Jandarma\İSTANBUL BÖLGE\GÖREVLENDİRMELER isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.
Plan semineri ses kayıtları incelendiğinde; sanık Metin Yavuz YALÇIN’ın Balyoz Harekat planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, bu ifadelerinin dosyada mevcut dosyada mevcut 2 nolu CD de bulunan 3Kor\52 nci Zh.Tüm isimli klasördeki 01_ Durum Değer._Tüm.K._04 Mart isimli powerpoint belgesi içerisinde de yer aldığı ve sanığın yaptığı konuşma esnasında bahse konu powerpoint sunusundan yararlandığı tespit edilmiştir. sanık Metin Yavuz YALÇIN’ın konuşmaları ve Balyoz Harekat planı karşılaştırıldığında; Balyoz Harekat Planı içerisinde; "BALYOZ Güvenlik Harekat Planı’nın, “Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo” isimli jenerik bir plan şeklinde oynanacağı plan seminerine kadar, irticai, yıkıcı ve bölücü gruplara ait mevcut tüm listeler ile teşkil edilecek olan özel görev timlerinin listeleri güncellenecek ve devamlı olarak güncel tutulacak…İcra edecekleri harekatın başlangıcından itibaren gözaltına alacakları kişiler, faaliyetlerine son verilecek vakıf, dernek ve basın yayın organları ile ilgili tüm listeler güncel tutulacak… Hiçbir hak ve özgürlük mutlak ve sınırsız olmadığı gibi, konu laik devletin bekası olunca haber verme ve basın özgürlüğü de sınırsız ve mutlak değildir. Harekâtın icrası ile birlikte her türlü yazılı, sözlü ve görsel basın yayın kuruluşları kontrol altında tutulacak, önceden tespit edilen AKP, yıkıcı, bölücü ve irticai gruplara müzahir (EK-C) tüm basın yayın kuruluşlarının yayınları derhal durdurulacak…” şeklinde ibarelerin yer aldığı, buna paralel olarak; sanık Metin Yavuz YALÇIN’ın;“…İstanbul da etkin olan aşırı sol 40 legal, 29 illegal yayın organı ve 4 radyo istasyonu bulunmaktadır. Aşırı sağ ise 96 yayın organı, 17 radyo istasyonu ve 8 televizyon bulunmaktadır. Bölücü örgüt KADEK’in ise 19 legal, 21 illegal yayın organı ile 15 radyo istasyonu ve 5 televizyonu bulunmaktadır…” şeklinde beyanlarının yer aldığı, Balyoz Harekat Planı içerisinde; “Mevcut ceza ve tutuk evlerinin de kapasiteleri ile gözaltına alınacak ve tutuklanacakların sayıları da dikkate alınarak, Sıkıyönetim K.lıklarınca kışlalar içerisinde gerekirse ceza ve tutuk evleri açılacak…” şeklinde ibarelerin yer aldığı, 11 nolu CD/2002-2003/Hv.KK/ORAJ HAVA HAREKAT PLANI isimli klasörlerde yer alan; EK I LAHİKA-4 isimli ÇOK GİZLİ ve EK I LAHİKA-4 ibareli, imza kısmında Plan Harekat Şube Müdürü Hv.Mu.Kur.Alb. Y.Ziya TOKER ismi yer alan 8 sayfadan ibaret belge incelendiğinde; CEZAEVLERİ başlığı altında, 52. Zırhlı Tümen Komutanlığınca Hasdal Kışlasında, 2. Zırhlı Tugay komutanlığınca Maltepe Kışlasında ceza ve tutuk evi açılacağı ve buralarda kimlerin görevlendirildiği görülmekte, buna paralel olarak, sanık Metin Yavuz YALÇIN ile Çetin DOĞAN arasında geçen diyalogda; “Sayın komutanım İstanbul da bulunan askeri ve sivil cezaevleri kapasite doluluk oranları perdede sunulmuştur. Ceza ve tutukevleri ile ilgili ayrıntılı bilgiler dosyalarımızda mevcuttur. Çevre illerde bulunan F tipi ceza ve tutuk evleri durumu da perdede sunulmuştur. Bu ceza evlerinde halen 605 kişilik boş kapasite mevcuttur. İstanbul da bulunan toplam 12 cezaevinin kapasitesi 5048 kişidir. Halen tutuklu sayısı ise 6389 kişidir. Bu durum ile İstanbul ilinde yeni tutuk ve cezaevlerine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle sıkıyönetimin ilanı ile birlikte metris cezaevindeki tutukluların Trakya da ki cezaevlerine nakledilerek boş kapasite yaratılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Metris.....Çetin DOĞAN: Trakya da boş yer var mıymış? M.Yavuz YALÇIN :Var sayın komutanım. F tipi cezaevlerinde boş yer var. Metrisi boşaltırsak İstanbul içinde bizim kullanacağımız kapasite ortaya çıkıyor. Çetin DOĞAN: Şeye çevirebileceğimiz kışla var mı? Cezaevine çevireceğimiz kışla. M.Yavuz YALÇIN : Var Komutanım, Hasdal da var. Top kulede var. Onları yapabiliriz komutanım. Rami Kışlasını evvelki çalışmalarımızda buyurmuştunuz yalnız orayı üniversite ile ilgili devir konuları olmuş. Orda elimizde tutabileceğimiz bir kapasite yok komutanım…” şeklinde beyanlarının olduğu, ayrıca seminer içerisinde gerçek kişiler ile ilgili olarak da değerlendirmelerin yer aldığı, sanık Metin Yavuz YALÇIN’ın; “…Dün zatıâlinize arz edildi komutanım. Kadıköy imam hatip lisesinde bir buçuk senedir uğraşıyoruz bunları ne şekilde derse girip çıkacağı yine bütün bu uğraşmalara rağmen devlet tarafından görevlendirilmiş, devletin memuru, devletten maaş alıyor ama irtica yanlısı faaliyetlere göz yuman yönetim yine tekrar ortaya başladı komutanım…” şeklinde beyanlarının olduğu tespit edilmiştir.

1245-1264 arası ile numaralandırılan (20) sayfalık dokümanda; “T.C. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI 52 NCİ ZIRHLI TÜMEN KOMUTANLIĞI HASDAL/İSTANBUL” başlıklı, “09 OCAK 2003” tarihli, 1 NCİ ORDU KOMUTANLIĞI’na hitaben yazılan “Plan Çalışması-2003” konulu “GİZLİ” ibareli, sanık “Tümgeneral Metin Yavuz YALÇIN” imzalı yazı olduğu, “GENEL” başlığı altında; a)İlgi (a) emir ile 04-06 Mart 2003 tarihinde 1 nci Or. Plan Çalışmasının yapılacağı, Ordu Plan Çalışmasından önce Kor. ve Tüm. K.lıklarınca iki gün süreli plan çalışmasının yapılması emredilmiştir. b) 52 nci Zh.Tüm. K.lığı Plan Çalışması-2003, ilgi emir esaslarına göre 05-06 ŞUBAT 2003 tarihlerinde, Tümen Plan Tatbikat (HASDAL/İSTANBUL) salonunda icra edilecektir. c) 52 nci Zh. Tüm. K.lığı Plan Çalışmasına 3 ncü Kor. EGEMEN Hrk. Planında yer alan Tali Blg.K.lıkları Hrk.ve Eğt. Ş. Md. ile 1 nci Zh. Tug.lığı, 66 ncı Zh. Tug. K.lığı ve 6 ncı Mot. P.A.K.lığı katılacaktır. d)Plan Çalışmasının birinci gününde (05 ŞUBAT 2003) ilgi (b) plan ve bu planın sıkıyönetim eki incelenecektir. İlgi (b) plan kapsamında sıkıyönetim ilanı halinde sorumluluk bölgesinde karşılaşılabilecek muhtemel sorunlar ve oluşacak muhtemel problem sahaları ile çözüm teklifleri görüşülecektir. e)Plan Çalışmasının ikinci gününde (06 ŞUBAT) ise; “Olasılığı En yüksek Tehlikeli Senaryo”ya uygun olarak ve ilgi (b) planındaki Kor. sorumluluk sahası (İSTANBUL) dikkate alınarak 1 nci Zh. Tug. K.lığı, 66 ncı Zh.Tug. K.lığı ve 6 ncı Mot. P.A. K.lığınca Geri Bölge Emniyeti görevine yönelik olarak hazırlanan Kor. Harekat Planları incelenecektir” şeklinde ibarelerin olduğu, söz konusu yazının eklerinde, “İnceleme Konuları, Plan Çalışması Teşkilatı, Bilgisayar Takdimlerini Hazırlama Esasları, Planlama Programı, Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo, Alternatif Plan Muhteviyatı, Cereyan Tarzı, Kıt’a Listesi, Emniyet Talimatı. İdari Faaliyetler, Sonuç Değerlendirme Planı” konulu başlıkların olduğu, “Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryoya Göre Hazırlanacak Alternatif Plan Muhteviyatı” başlığı altında; ” Plan Metni (Durum MUHAKEMESİ Dahil), EK-A (Görev Bölümü), EK-B (Emir/Komuta Münasebetleri ve Sorumluluk Sahaları), EK-C (İstihbarat D/M Dahil), EK-M (Personel), EK-J (Lojistik), EK-G (Muhabere), EK-O (Sıkıyönetim Planı)” başlıklı bölümlerden oluştuğu, bahse konu eklerde İsmet KIŞLA’nın isim ve imzasının bulunduğu, Balyoz Harekat planının eklerine bakıldığında ise; EK-A (Görevlendirmede Yetkili Personel Listesi), EK-B (Yüksek Danışma Kurulu ve Koordinasyon Makamları), EK-C (İstihbarat), EK-G (Muhabere), EK-J (Lojistik), EK-M (Personel) şeklindeki ekleri ile bahse konu dokümanda incelenmesi planlanan eklerin benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.

Tanık sivil memur Sevilay ERKANI BULUT 26/02/2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde 1 ile numaralandırılan CD ile ilgili olarak; üzerinde “CD No: 82 52nci zh Tüm.Kom.lığı 5-7 Mart 2003 Pl.Çalş.Hal Tarzı” yazılı CD’yi hatırladığını ve bunun da yine 52nci Zırhlı Tümen Komutanlığından geldiğini beyan etmiştir.

1836 ile numaralandırılan 1 NCİ ORDU KOMUTANLIĞININ (11/1430) B ARALIK 2002 tarih Hrk. 1700- 249-02 PL.HRK. Ş.(615) (1962) sayılı “KOR/TUG PLAN ÇALIŞMALARI” konulu, “İMZA” kısmında; “Koordinasyon Dairesi ve Şahıs” bölümünde; Süha TANYERİ, Kurmay Albay, Harekât Başkanı; “Yazanın İsmi, Şubesi” bölümünde; Bülent TUNCAY, Kurmay Albay, Plan Harekât Ş. Md.;“Müsaade Eden İsim ve İmza” bölümünde; Nejat BEK, Tümgeneral Kurmay Başkanı şeklinde isim ve imzalarının olduğu mesaj emrinde Kor/Tug.K.lıklarınca icra edilecek plan çalışması tarihlerinin belirtildiği, 52 nci Zh. Tüm. Komutanlığı’nın da 05-06 Şubat 2003 tarihinde plan çalışması düzenleyeceği ayrıca 19 nolu CD’nin içeriğinde “PLANSEMINERI Plan/_al__mas_ 06 _buat 2003” isimli klasör olduğu tespit edilmiş, ayrıca Soruşturmanın sanıklarından olan sivil memur olan tanık Melek ÜÇTEPE 01.03.2010 tarihinde savcılık sorgulamasında; emanette bulunan 19 adet CD getirilerek sorulduğunda, 19 nolu, üzerinde CD No: “83 Plan Semineri 2003, 06 Şubat 2003, 52. Zh.Tüm.K.lığı yazılı CD gösterildiğinde; bu CD’yi hatırladığını, altta bulunan yeşil kalemle yazılmış, 52 zh Tüm.K.lığı yazısının kendisine ait olduğunu, yine mavi kalemle CD No: 83 yazısının da kendisine ait olduğunu, diğer yazıların da muhtemelen Sevilay’a ait olduğunu, çünkü CD’leri ikisinin hazırladığını, o yıl 1nci Orduda bu CD’lerin kullanıldığını, kendilerinin bilgisayarlarda bulunan çalışma ve yazıları gerek üstlerinin talimatıyla gerekse kendilerine daha önceden verilmiş talimatlar gereği arşive kaldırdıklarını, bu CD’nin doğrudan 52nci Zırhlı tümenden gelen CD de olabileceğini ama bu CD’yi net olarak hatırladığını beyan etmiş, söz konusu klasör içerisinde ki dosyaların yukarıda belirtilen plan çalışması kapsamında hazırlanan belgeler olduğu anlaşılmıştır.

Sanık METİN YAVUZ YALÇIN Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 24.02.2010 tarihli ifadesinde“Ben 2001-2003 yılları arasında Kara Kuvvetleri 52. Zırhlı Tümen Komutanı olarak görev yaptım. İstanbul 1. Ordu Komutanlığınca 3-5 Mart 2003 tarihinde düzenlenen plan semineri çalışmasına katıldım. 2003 Mart ayında 52. Tümenin bağlı olduğu 3. Kolordu Komutanlığı NATO bünyesinde görevlendirildiği için 3. Kolordunun bünyesinde bulunan görevler 52. Zırhlı Tümen Komutanlığı tarafından yerine getirilmekteydi. Plan seminerine görevli olarak 3. Kolordu ile 1. Ordu Komutanlığının emirleri doğrultusunda katıldım. Bu seminere 1. Ordunun icracı unsuru olarak katıldım. Söz konusu plan seminerine olasılığı en yüksek tehlikeli plan çalışmasının uygulamasının yapılmaması konusunda Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından bir emir gelip gelmediğini bilmiyorum. Plan seminerinde olasılığı en yüksek tehlikeli senaryonun tartışılmasında dış tehditlere yönelik harekat yapılırken geri bölgenin emniyet ve güveninin sağlanmasının da çok önemli olması nedeniyle bu tip senaryolar Ordumuzun ani durumlarda nasıl harekat edebileceğini görmek ve planlamak adına yapılır ve bu geri bölge emniyeti ana harekat planının bir ekidir. Ayrıca ben plan seminerinde sunumda bulundum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Savcılıkta verdiğim ifademde en ufak bir değişiklik yoktur. Noktalı, noktası virgülüne kadar hepsi aynı Mahkemedekilerde aynı. Seminerde yapılan bütün icraatların arkasındayım. İmzamın da arkasındayım. Sesimin de arkasındayım. Hiçbir suçu kabul etmiyorum.şeklinde beyanda bulunmuştur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Metin Yavuz YALÇIN her ne kadar savunmasında atılı suçlamayı reddetmekte ise de;

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı çerçevesinde kendisine görev teklif edildiği ve bu görevi kabul ettiği, görevlendirmeyle yetkili personel olarak tayin ve tespit edildiği, operasyon ve sorgulama timlerinde görevlendirilecek personel, özel görevli toplama timlerinde görevlendirilecek personel, gözaltı timlerinde görevlendirilecek personel, özel hastane ve ilaç depolarında görevlendirilecek personel, gümrükler, depolar, ambarlarda görevlendirilecek personel, alışveriş merkezleri ve gıda toptancılarında görevlendirilecek personel timlerinin teşkilinde ve hassas tesislerde görevlendirmek üzere personel belirlenmesinde görev aldığı, sorumluluğu altında bulunan komutanlıktan ilişiği kesilmek üzere personel belirlendiği, balyoz harekat planına destek durumu ile ilgili hazırlanan belgede isminin karşısına desteklediği anlamına gelen işaretin konulduğu, plan semineri öncesinde, komutanı olduğu birimde Çetin DOĞAN’ın da katılımıyla Olasılığı en yüksek tehlikeli senaryonun konuşulduğu bir plan çalışmasının düzenlendiği, Balyoz Güvenlik Harekat Planının müzakere edildiği plan seminerine katıldığı, plan seminerinde Balyoz Harekat Planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, plan semineri kapsamındaki konuşmalarından da anlaşılacağı üzere İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile koordineli faaliyetler yürüttüğü, yine sorumluluğu altında bulunan komutanlık tarafından hazırlanan sunumlarda Balyoz Harekat Planında yer alan hususlara paralel konuların yer aldığı anlaşılmış olup,

Dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ve yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



56-Sanık YURDAER OLCAN

Sanığın suç tarihinde 3. Kolordu Komutanlığı 52. Zırhlı Tümen 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda görev yaptığı,

ll. Nolu CD' de mevcut 2002-2003\l NCİ ORDU/İSTH. BŞK. LIĞI/ GEN ETUD.xls isimli "KKK ve JGK isimli iki sayfadan oluşan excell dosyasında, KKK isimli sayfanın 110. sırasında "Tuğg. YURDAER OLCAN TNK.1974-1 1 NCİ ZH.TUG.K. HADIMKÖY/İSTANBUL +++" şeklinde rütbesi, adı soyadı, sicil no, görev, garnizon, düşünce ve ordu komutanı değerlendirmesinin yazılı olduğu tespit edilmiştir. Bu listenin de söz konusu Darbe çalışmasına destek görecek kişilerin destek durumlarını gösterir liste olduğu, sanığın bu listede en yüksek desteği verecek kişilerden olduğu ve " + ++" işareti ile kodlandığı tesbit edilmiştir.

6 Aralık 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (C.M.K.'nın 250. maddesi ile yetkili kısmı)'ınca Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada ele geçen ve dosyada bulunan diğer delilleri destekleyip, tamamlayan belgeler:

EK_A (GÖREVLENDİRMEDE YETKİLİ PERSONEL) isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

EK-B (3 NCÜ KOR.) isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\KOR.LAR_GELENLER\3 NCÜ KOR isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

_GEN ETÜD isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Yurdaer OLCAN'ın Balyoz Güvenlik Harekat Planının müzakere edildiği 05-07 Mart 2003 tarihlerinde 1. Ordu Komutanlığında yapılan plan seminerine katıldığı, ses çözüm tutanaklarına göre Balyoz Güvenlik Harekat Planında yer alan hususlarla ilgili konuşma ve sunumlar yaptığı anlaşılmaktadır. Söz konusu çözüm tutanağı incelendiğinde, diğer konuşmacıların yanı sıra sanık Yurdaer OLCAN'ın da konuşma yaptığı, sanık Yurdaer OLCAN'ın konuşmasına başladıktan kısa bir süre sonra, "İstanbul ilinde devlet otoritesini hakim kılmak genel güvenlik, asayiş ve kamu düzeni sağlamak maksadıyla beliren tehditlere karşı gerekli tedbirleri almaktır. Bu vazifenin icrası için oluşturulacak görev bölümü perdede görülmektedir" dediği, dolayısıyla konuşmasının bir sunum eşliğinde devam ettiği anlaşılmaktadır.

Yurdaer OLCAN'ın konuşma yaparken kullandığı sunumun tespit edilebilmesi için, konuşma metni ile Taraf gazetesi muhabiri tarafından teslim edilen CD 1er üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Yurdaer OLCAN'ın, (2) nolu CD Zh, Tug" isimli klasör altında ki "Sıkıyönetim Planı.ppt" isimli 43 sayfadan oluşan Powerpoint sunusu ile anlatım yaptığı tespit edilmiştir.

Sanık Yurdaer OLCAN'ın Plan Semineri Toplantısında yaptığı sunum ile BALYOZ HAREKAT PLANI karşılaştırıldığında, aralarında bir çok benzerlikler olduğu tespit edilmiş ve bu tespitler aşağıya çıkartılmıştır.

Plan Semineri Toplantısında Yurdaer OLCAN'ın sunumunu yaptığı slaytlar ile BALYOZ Harekat Planı karşılaştırıldığında benzer ifadelerin kullanıldığı, hatta aynı baslıklar altında BİREBİR İFADELERİN KULLANILDIĞI tespit edilmiştir.

Yurdaer OLCAN'ın konuşması sırasında sunumunu yaptığı "Sıkıyönetim Planı" isimli slaytta; Balyoz Harekat Planında planlanan sıkıyönetim hali ile ilgili ayrıntılı bilgilerin yer aldığı tespit edilmiştir.

BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANINDA belirtilen "yazılı ve sözlü basın yayın kuruluşlarının kontrol altına alınması" ile ilgili konulara, Yurdaer OLCAN'ın Plan seminerinde yaptığı konuşmada da aynı şekliyle vurgu yapıldığı görülmüştür.

Gerek BALYOZ HAREKAT PLANINDA, gerekse Yurdaer OLCAN'ın Plan Seminerinde yaptığı konuşmada sunduğu slaytlarda "devlet otoritesinin yeniden tesis etmek" konusu üzerinde vurgu yapıldığı görülmüştür.Yine gerek Balyoz Harekat Planına, gerekse Yurdaer OLCAN'ın Plan Seminerinde yaptığı konuşmalara bakıldığında, İrticanın İç tehdit olarak görüldüğü, bu konunun öncelikli olduğu ve yapılması gerekenlerin aynı şekilde anlatıldığı açıkça görülmektedir.

Sanık Yurdaer OLCAN 25/03/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında aynı tarihte İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesince alınan ifadelerinde özetle; "2003 yılı itibariyle 3. Kolordu Komutanlığına bağlı 52. Zırhlı Tümen Komutanlığının ast birliği niteliğindeki 1. Zırhlı Tugay Komutanı olarak görev yaptığını, verilen emir doğrultusunda 05-07 Mart 2003 tarihinde düzenlenen plan seminerine 1. Zırhlı Tugay Komutanı olarak katıldığını, Balyoz Güvenlik Harekat Planını basından duyduğunu, ayrıca bu planla bağlantılı olarak hazırlandığı belirtilen Sakal, Çarşaf ve Suga isimli planları da basından duyduğunu, içeriklerini ve kimler tarafından hazırlandıklarını bilmediğini, Balyoz Güvenlik Harekat Planı kapsamında kendisine herhangi bir görev tevdii edilmediğini ve bu kapsamda görev kabul etmediğini, katıldığı plan seminerinde diğer plan seminerlerinden farklı olarak geri bölge emniyetine biraz daha fazla ağırlık verildiğini, ancak kesinlikle plan seminerinde hükümetin görevden el çektirilmesi, olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilanı gibi konuların konuşulmadığını, atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığını..." beyan etmiştir.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Benim seminerde yaptığım sunum 1. Ordunun geri bölge emniyetinin ve yurt savunmasını sağlaması maksadıyla içerden ve dışardan kaynaklı tehditlerin yasal ve yetkiler kullanarak nasıl önlenebileceğini içeren taslak bir çalışmadır. Bir sunumdur. Seminer süresince sadece takdim amaçlı kullanılmış ve müteakiben çöpe atılmıştır. Yani asla resmi bir plan hüviyeti kazanmamıştır. Ben o tarihte 1. Ordu kuruluşunda olan bir tugay komutanı olduğum için bu seminere katıldım. Ve verilen emirler dahilinde tamamen yasal ifadeler içeren bir sunum yaptım. Bu sunum bize verilen farazi senaryodaki, yani bir dış tehdit mevcut iken İstanbul’da iç acıtan kardeş kavgasının ki Allah inşallah o günleri bu millete göstermez. Nasıl giderilebileceğine ilişkin düşüncelerden ibarettir. Balyoz planı denen belge ile hiçbir benzerliği yoktur. Mahkeme tarafından ordu plan seminerinde 3. Kolordu seminer grubu sözcüsü olarak yaptığım sunumun o dönemdeki mevcut EMASYA planları ile mukayese edilmesini halinde tamamen aynı yasal hususları içermiş olduğu ve seminerde darbe değil, mevcut emniyet ve asayiş konularının yani EMASYA’nın ele alınmış olduğu açıkça görülecektir. Benim katıldığım 1. Ordu seminerinde kesinlikle balyoz, oraj, suga ve bunun gibi isimlerle adlandırılan hiçbir plan görüşülmemiş, bu kelimeler asla telaffuz dahi edilmemiş. Ayrıca bu belgelerde yer alan hususları çağrıştıracak bir konu dahi gündeme gelmemiştir. Aynı şekilde seminer öncesinde ve sonrasında da hiçbir özel veya resmi toplantı veya görüşmede böyle bir husus gündeme gelmediği gibi bu kelimeleri ve belgeleri ilk defa 2010 yılında basından öğrendim.Yaptığım bu açıklamalardan sonra herhangi bir suç işlemediğimin anlaşılacağının ve gereğinin yapılacağını ümit ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Yurdaer OLCAN her ne kadar savunmasında atılı suçlamayı reddetmekte ise de;

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı çerçevesinde kendisine görev teklif edildiği ve bu görevi kabul ettiği, çalıştığı birliğin sorumluluk alanı içerisinde özel operasyon ve sorgulama timlerinde görevlendirilecek personel, özel görevli toplama timlerinde görevlendirilecek personel, darbe harekatı timlerinde görevlendirilecek personel, gözaltı timlerinde görevlendirilecek personel, hasar tesbit timlerinde görevlendirilecek personel, özel hastaneler ve ilaç depolarında görevlendirilecek personel, gümrükler depolar ambarlarda görevlendirilecek personel, alışveriş merkezleri ve gıda toptancılarında görevlendirilecek personel listelerinin hazırlanması hususunda çalışma yaptığı, Balyoz Güvenlik Harekat Planıyla uyumlu ve paralellik arz eder şekilde plan seminerinde sunum yaptığı anlaşılmış olup,

Dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ve yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



57-Sanık İHSAN BALABANLI

Sanığın suç tarihinde 66. Zırhlı Tümen Komutanı olarak görev yaptığı,

Dosyada mevcut 11 nolu CD içerisinde bulunan "2002-2003\l NCİ ORDU BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI" isimli klasör ile 17 nolu CD içerisinde bulunan “BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI” isimli klasör içerisinde; BALYOZ HAREKAT PLANI isimli word belgesinde; BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI başlığı ile yer alan plan metninin EKLER bölümünde “EK-A (Görevlendirmede Yetkili Personel Listesi)” şeklinde ibarenin yer aldığı, yine 11 nolu CD içerisinde"2002-2003\l NCİ ORDU BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI" isimli klasör ile 17 nolu CD içerisinde bulunan “BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI” isimli klasör içerisinde; "EK_A (GÖREVLENDİRMEDE YETKİLİ PERSONEL)" şeklinde bir belgenin yer aldığı, bu belgede; 3 NCÜ KOR. K.LIĞI” başlığı altındaki 16 kişilik listenin 4. Sırasında “Tuğg. İhsan BALABANLI 66 ncı Zh.Tug.K.” şeklinde sanığın rütbesi, adı soyadı ve görev yerinin yazılı olduğu tespit edilmiştir.

Dosyada mevcut 11 Nolu CD de “2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI” isimli klasörde bulunan “_GEN ETÜD” isimli Excel belgesinin içeriğinde; KKK sayfasında, “Tuğg.-İHSAN BALABANLI -TOP.1975-52 -66 NCI ZH.TUG.K.- TOPKULE/ İSTANBUL” şeklinde sanığın isminin yer aldığı ve düşünce kısmında ise kırmızı renk ile ++ işaretinin bulunduğu tespit edilmiştir.

6 Aralık 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (C.M.K.'nın 250. maddesi ile yetkili kısmı)'ınca Gölcük Donanma Komutanlığında yapılan aramada ele geçen ve dosyada bulunan diğer delilleri destekleyip, tamamlayan belgeler:

BALYOZ HAREKAT PLANI, EK_A (GÖREVLENDİRMEDE YETKİLİ PERSONEL), EK-M LAHİKA-1_BİRLEŞTİRİLMİŞ LİSTE isimli belgelerin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\BALYOZ GÜVENLİK HAREKAT PLANI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

EK-B (3 NCÜ KOR.) isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\KOR.LAR_GELENLER\3 NCÜ KOR isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

LAHİKA-1 HASSAS TESİSLERDE GÖREVLENDİRECEK KİLİT PERSONEL, EK-C (İLİŞİĞİ KESİLMESİ TEKLİF EDİLEN PERSONEL) ve “_GEN ETÜD isimli belgelerin TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\1 NCİ ORDU\İSTH. BŞK. LIĞI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

PL.SEMİNERİNE KATILACAK PERSONEL_03 MART 2003 ve PLAN SEMİNERİNE KATILACAK GENERAL LİSTESİ_A-4 isimli belgelerinin TDK Marka CD içerisinde yer alan BAYRAM YB.IN ÇALIŞMALARI isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

FOTOĞRAF TOPLU ve MERİÇ SALONU isimli belgelerin TDK Marka CD içerisinde yer alan BAYRAM YB.IN ÇALIŞMALARI\PLAN SEMİNERİ BROŞÜRÜ isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Plan seminerine ait ses kayıtları incelendiğinde; sanık İhsan BALABANLI’nın Balyoz Harekat planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, bu ifadelerinin dosyada mevcut 2 nolu CD de bulunan 3Kor\66ncı Zh.Tug.K.lığı\66 ncı Zh.Tug.sıkıyönetim planı -(06 MART 2003) isimli Powerpoint belgesi içerisinde de yer aldığı ve sanığın yaptığı konuşma esnasında bahse konu powerpoint sunusundan yararlandığı tespit edilmiştir. sanık İhsan BALABANLI’nın konuşmaları ve Balyoz Harekat planı karşılaştırıldığında; Balyoz Harekat Planı içerisinde; “…Özellikle, gözaltına almalar ve yağma talan, gasp ve milli serveti tahrip gibi eylemler sırasında ikazlara uymayanlara karşı, Silahlı Kuvvetlerin gücünü çok kısa sürede hissettirecek sert uygulamalara başvurulacak…” şeklinde ibareler yer almaktadır. Bu ibarelere paralel olarak; 66ncı Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral İhsan BALABANLI ile Çetin DOĞAN arasındaki diyalogda; İhsan BALABANLI’nın; “…Kolordu planımızda da belirtildiği gibi nokta operasyonlarda müdahale etmek üzere (3) tane bölüğüm hazırdır. Bu bölükte (4) mekanize unsur, (4) zırhlı personel taşıyıcı, (3) panzer ve Jandarma’nın unsurları bulunmaktadır. Bunlar Gaziosmanpaşa, Bağcılar ve Fatih Bölgesi’ne süratle intikal edebilecek şekilde kışlamda hazır beklemektedir...”Çetin DOĞAN’ın; Bu kuvvetler yeterli oluyor mu sana?”

İhsan BALABANLI’nın; Komutanım, (3) bölge için aynı anda olay meydana geldiğinde ilk anda olaya şiddetle müdahale edeceğim bütün planlarımın temelinde olaya şiddetle müdahale edilme esası vardır. Bu birlik ilk anda komutanım, olayı şaşkınlık anında bastırabilmek maksadıyla kullanılacak ve yeterli olacağını değerlendiriyorum.” Şeklinde konuşmaların gerçekleştiği,Balyoz Harekat Planı içerisinde; “…kritik alanların tespiti ve başlangıçtan itibaren kontrol altına alınması doğru ve gerçekçi istihbarat akışını gerekli kıldığından… “ şeklinde ibareler yer almakta, buna paralel olarak; Tuğgeneral İhsan BALABANLI’nın; “Komutanım bilgileri, biz belediye başkanlığına ulaşmakta güçlük çekiyoruz, malum nedenlerden dolayı direkt temasa da geçmemiz pek uygun değil, değişik zamanlarda gerek personelim gerekse kaymakamlıktan bilgi almak suretiyle hangi belediyelerin müzahir hangi belediyelerin böyle bir kalkışmada bizim vereceğimiz emirlere uymayabileceğini flu olarak çıkardım. Bölgemde (8) belediyenin böyle bir durum oluşması halinde verdiğim talimatlara aynen uyabileceğini değerlendiriyorum, ancak (4) belediyenin de uygun safhada başkanlarının değiştirilmesi için kolorduya teklifim de var komutanım. Devam. Bölgemiz malumları en hassas bölge komutanım, burada hassas bölgeler olarak perdede görülen yerler var. Devam, devam, devam, devam. Bu bölgelerin kontrolünü öncelikle, bir geriye al, bu bölgelerin kontrolünü öncelikle jandarma ve polis, jandarma ve polisi ortak kullanırken emir ve komutanın jandarma unsurlarında olabilecek şekilde bir teşkilatlanmaya gittik. Ancak harekâtın ikinci safhasından itibaren buraya askeri personel görevlendirmeyi planladık…” Şeklinde beyanlarının olduğu, Oraj Hava Harekat Planı ile aynı klasörde bulunan EK-I LAHİKA 4 isimli belge içerisinde devralınacak kamu kurum ve kuruluşları başlığı altında bazı belediye başkanlıkları ve bunları devralacak askeri personelin belirlendiği tespit edilmiştir.

Balyoz Harekat Planı içerisinde; "Gözaltına alma ve tutuklamalar sırasında oluşabilecek muhtemel karşı koymaları bastırmak için şiddet kullanılacağı da değerlendirilerek sorumluluk alanının tamamında hastane, ceza ve tutukevi ile mezarlıklar mutlaka kontrol altına alınacak, kışlalar içinde ve/veya uygun yerlerde yeni ceza ve tutukevleri hazırlanacak…” şeklinde ibareler yer almakta buna paralel olarak; Tuğgeneral İhsan BALABANLI’nın; “…Komutanım cezaevleriyle ilgili bölgemde (3) cezaevi var, bunların şu anda doluluk oranı boş kapasite yok (4766) mevcutlu. Emir verildiğinde bunlar Trakya’daki bölgelere gittiği takdirde bunların imkânlarından faydalanacağız. Cezaevi olarak da aşağıda perdede görülen (1250) kişilik bir kapasite yaratabileceğimi değerlendiriyorum.” Şeklinde beyanlarının olduğu,Balyoz Harekat Planı içerisinde; "Hiçbir hak ve özgürlük mutlak ve sınırsız olmadığı gibi, konu laik devletin bekası olunca haber verme ve basın özgürlüğü de sınırsız ve mutlak değildir. Harekâtın icrası ile birlikte her türlü yazılı, sözlü ve görsel basın yayın kuruluşları kontrol altında tutulacak…” şeklinde ibareler yer almakta, buna paralel olarak;Tuğgeneral İhsan BALABANLI ile Çetin DOĞAN arasında geçen diyalogda;

İhsan BALABANLI: Komutanım böyle bir harekâtta basının kontrol altında tutulması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle yaptığımız bir incelemede gerek İstanbul bölgesinde gerekse bölgemde İl Emniyet Müdürlüğü’nün bu konuları takip eden bir unsuru var. Başında bir Komiser, (34) kişi var. Gayrettepe’de çalışıyorlar, bunlar bütün İstanbul radyolarını izliyorlar. Biraz sonra arz edeceğim teşkilatlanmamda da sivil işler bölümünde irtibat kısmı var. Bu basını bu şekilde kontrol etmek suretiyle bölgeme özellikle basın unsurlarının girmemesi için gerekli tedbirleri aldım komutanım.”Çetin DOĞAN: Basın da senin bölgende zaten. Basın yayın şeyi kuruluşlarının çoğunluğu değil mi? İhsan BALABANLI: Keza Radyo Televizyon Üst Kurumu da var İstanbul’da görev yapan, bunlar Gayrettepe’de komutanım, İstanbul radyolarını ve televizyonun da bazı bir bölümünü izliyorlar. Asıl ana bölümün Ankara’da olduğunu ifade ettiler. Bütün televizyonları izleyen kısım Ankara’da. Bunlar da bize böyle bir durumda irtibat personeli gönderecekler. Ayrıca Basın Savcılığı konusu var. Bu konuda Basın Savcılığı bize müşavir olarak çalışacaklar. Bölgemde sadece Bakırköy’de var. Komutanım Basın Savcılığı hususu bizim nöbetçi amirliği gibi emir verildiğinde kendileri arasında herhangi birini Basın Savcısı olarak görevlendiriyorlar. Bölgemde sadece Bakırköy buna tabi. Bunu da daha önceki toplantılarımda Kaymakamlardan elde ettiğim bilgilerden değerlendirdim. Bu da komutanım bölgeme gelerek basınla ilgili faaliyetlerde bize adli konularda yardımcı olacaklar.” şeklinde konuşmaların yer aldığı, Balyoz Harekat Planı içerisinde; “…Devlet otoritesi hâkim kılınıncaya kadar kamu görevlerinin ifası için asker ve sivil şahıslar atanacaktır. Bu maksatla; bütün kilit görevleri Askeri personel devralacaktır. Anılan kilit personel, Harp Akademileri Komutanlığı, sınıf okulları ve diğer askeri birliklerdeki belirlenmiş general ve subaylardan, yetmediği takdirde emekli general, subay ve astsubaylardan tefrik edilecek, bu personele ait hazırlanmış olan isim listeleri güncellenerek hazır tutulacak,…” şeklinde ibareler yer almakta, buna paralel olarak; Tuğgeneral İhsan BALABANLI’nın; ”…Komutanım bölgemde önemli gıda maddesi üreten tesisler var. Bunların kontrol altına alınması Özel Güvenlik Teşkilatı ve ilave olarak Polis ve Jandarmadan Kurulu teşkilat tarafından kontrol altına alınacak. Öngördüğüm safhada ise buraya askeri unsur olarak planda tespit ettiğim isimleri belli subaylarımı yine Kolordu Komutanlığı tarafından emrimize gönderilen emekli subay ve subayları gönderecem…” şeklinde beyanlarının olduğu ve yukarıda belirtildiği gibi sanığın komutanı olduğu 66 ncı Zh Tug. Komutanlığından birçok personelin belirlendiği tespit edilmiştir.

Balyoz Harekat Planı içerisinde; “…Tüm sorumluluk bölgesini kapsayacak şekilde kontrol noktaları tesis edilecek ve anılan bu noktalarda gerekli görüldüğü takdirde tanklar da kullanılarak, kitlesel, kalabalık grupların yer değiştirmelerine, toplanmalarına ve gösteri yapmaları engellenecek…” şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmektedir. Buna paralel olarak;Tuğgeneral İhsan BALABANLI’nın; ”…Komutanım, bölgemde bulunan bütün ilçelere ait şimdiye kadar meydana gelen olaylar ve müteakip safhalarda meydana gelecek gelebilecek olaylar nerelerde olduğu tespit edilmiştir. Emir verildiğinde süratle belirtilen intikal yollarından ilgili geri toplama bölgelerine birliklerim intikal edeceklerdir. Bu yerleri en son olarak geçen ay sivil giyinmiş unsurlarım tarafından tekrar keşfini yaptırdım. Şu anda komutanım bölgelere intikal için gerek zırhlı unsurlarım gerekse tekerlekli unsurlarımın intikali için herhangi bir mani yok.Komutanım, yine kolordu planında emredildiği üzere bazı bölgelere süratle darbe harekâtı yapabilmem, yapmam emredilmişti. Özellikle zırhlı unsurları kullanarak gözdağı vermek veya cezalandırma şeklinde yapacağım bu harekat sonunda daha önce hassas bölgeler olarak değerlendirdiğimiz metro meydanı var Fatih’te komutanım. Cem Evi, Gazi Mahallesi Mezarlığı, Gazi Kültür Evi bir önceki yansıda da vardı. Bu bölgelere süratle zırhlı unsurlarım gösteri harekâtı şeklinde intikal edecekler. Senaryoda da belirttiği gibi otuz kişinin öldüğü bir Fatih bölgesinde artık bizim copla kalkanla davranmamız geride kalmıştır. Belli olan, belirtilen evler ve yahut da kritik bölgeler bunlar vasıtasıyla gerektiği şekilde etkisiz hale getirilecek. Bu da komutanım Fatih’te olan bu olayın bastırılması avcılarda Bakırköy de duyulduğu zaman orada da kimsenin böyle bir olaya kalkışmayacağını değerlendiriyorum...” şeklinde beyanlarının olduğu tespit edilmiştir.

Sanık İhsan BALABANLI 24/02/2010 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle; "2002-2006 yılları arasında 66. Zırhlı Tugay Komutanı olarak görev yaptığını, 2003 yılı Mart ayında düzenlenen plan seminerine 66. Zırhlı Tugay Komutanı olarak katıldığını, seminerdeki görevinin Yunanistan ile savaşın başlamasını müteakip ordu geri bölgesinde özellikle İstanbul'da meydana gelebilecek isyan tipi ayaklanma ve Yunanistan'a yakın unsurların meydana getirebilecekleri olaylarla ilgili tedbirleri içerdiğini, Balyoz Güvenlik Harekat Planı hakkında bilgi sahibi olmadığını, planın içeriğini bilmediğini, plan kapsamında kendisine bir görev verilmediğini, bu kapsamda bir çalışma yapmadığını, kendisine okunan GEN ETÜD isimli çalışmadan haberdar olmadığını, belgedeki işaretlerin ne anlama geldiğini bilmediğini, Oraj, Suga, Sakal ve Çarşaf eylem planlarını basından duyduğunu, atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan seminerin EMASYA planlarının savaş ve sıkıyönetim halinde uygulanmasının gözden geçirilmesiyle ilgili olduğunu, bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına hassasiyetle uyduğunu..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Ben 05-07 Mart 2003 tarihlerinde icra edilen 1. Ordu plan seminerine, 3. Kolordu Komutanlığı 52. Zırhlı tümen Komutanlığına bağlı 66. Zırhlı Tugay Komutanı olarak, emir komuta zinciri içerisinde katıldım. İddianamede bana yönelik olarak 11 ve 17 numaralı CD’ler içerisinde geçtiğinden bahisle hazırlandığı iddia edilen balyoz planı Ekinde bulunan görevlendirmede yetkili personel listesinde ismimin bulunduğu, komuta ettiğim 66. Zırhlı Tugay Komutanlığından yapılması emredilen bazı görevlere, personel görevlendirildiği ve ilişiği kesilecek personel isimlerinin belirlendiği. Ayrıca plan seminerine ait ses kayıtlarının incelenmesi neticesinde, söz konusu seminerde yer alan bazı konuşmalarıma ilişkin suçlamalar yöneltilmiştir. Gerek iddianamede ve gerekse Ek klasörlerde yaptığım incelemede şahsıma yönelik herhangi bir suç unsuru, kanıt olabilecek bir imzalı evrak ya da ifade bulamadım. Balyoz planı ismini ilk defa basından duydum. Sözde balyoz planı hakkında hiçbir bilgim bulunmamaktadır. Bu çerçevede hiçbir faaliyetim olmamıştır. Bana, sözde balyoz planı ile ilgili hiç kimse tarafından bir görev tebliğ edilmemiştir. Tarafımdan da kabul edilmiş böyle bir görev yoktur. 66. Zırhlı Tugay Komutanlığına komuta ettiğim süre içerisinde, tarafımdan personel görevlendirmesi ile ilgili herhangi bir çizelge ve ilişiği kesilecek personel listesi diye bir liste hazırlanmamıştır. Hazırlanılması için üst komutanlıklardan herhangi bir emir almadım. Ben de hazırlamadım. Ayrıca hiç kimseye böyle bir emir de vermedim. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Bu aşamada söyleyeceklerim bundan ibarettir. Bu durum çerçevesinde derhal, tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık İhsan BALABANLI her ne kadar savunmasında atılı suçlamayı reddetmekte ise de;

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı çerçevesinde kendisine görev teklif edildiği ve bu görevi kabul ettiği, görevlendirmeyle yetkili personel olarak tayin ve tespit edildiği, bu kapsamda özel operasyon ve sorgulama timlerinde görevlendirilecek personel, darbe harekatı timlerinde görevlendirilecek personel, gözaltı timlerinde görevlendirilecek personel, hasar tespit timlerinde görevlendirilecek personel, özel hastaneler ve ilaç depolarında görevlendirilecek personel, gümrükler, depolar, ambarlarda görevlendirlecek personel, alışveriş merkezleri ve gıda toptancılarında görevlendirilecek personel timlerinin teşkilinde ve hassas tesislerde görevlendirmek üzere personel belirlenmesinde görev aldığı, sorumluluğu altında bulunan komutanlıktan ilişiği kesilmek üzere personel belirlendiği, balyoz harekat planına destek durumu ile ilgili hazırlanan belgede isminin karşısına desteklediği anlamına gelen işaretin konulduğu, Balyoz Güvenlik Harekat Planının müzakere edildiği plan seminerine katıldığı, plan seminerinde Balyoz Harekat Planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, yine sorumluluğu altında bulunan komutanlık tarafından hazırlanan sunumlarda Balyoz Harekat Planında yer alan hususlara paralel konuların yer aldığı anlaşılmış olup,

Dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ve yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   35   36   37   38   39   40   41   42   ...   83


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə