Esas no: 2010/283 29. 03. 2012 esas hakkinda mütalaa



Yüklə 4.82 Mb.
səhifə64/83
tarix18.01.2018
ölçüsü4.82 Mb.
1   ...   60   61   62   63   64   65   66   67   ...   83

191-Sanık SUAT AYTIN

Sanığın suç tarihinde Hasdal 52. Zırhlı Tümen Kurmay Başkanı olarak görevli olduğu,

Dosyada mevcut 3 nolu CD de bulunan; “PLAN SEMİNERİ_2003” isimli klasör içerisinde bulunan “İSİMLİK” isimli, çalışma yapılacak salonların ve katılımcıların isimlerinin bulunduğu power point dosyasında “Zekeriya ÖZTÜRK Tuğgeneral” ibaresiyle birlikte “Suat AYTIN Kurmay Albay” şeklinde sanığın isminin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Sanıkla ilgili delillerden,PL.SEMİNERİNE KATILACAK PERSONEL_03 MART 2003, EK-D_(1 NCİ ORDU PL.ÇALIŞMASI YERLEŞME PLANI)_resimli ve RESİMLER isimli belgelerin 06.12.2010 tarihinde Gölcük'te Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramada elde edilen TDK Marka CD içerisinde yer alan, BAYRAM YB.IN ÇALIŞMALARI isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Plan seminerine ait ses kayıtları incelendiğinde; sanık Suat AYTIN’ın Balyoz Harekat planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, bu ifadelerinin dosyada mevcut 2 nolu CD de bulunan 3Kor\52 nci Zh.Tüm\02_Skynt.Kh._Kur.Bşk._04 Mart isimli Powerpoint belgesi içerisinde de yer aldığı ve sanığın yaptığı konuşma esnasında bahse konu powerpoint sunusundan yararlandığı tespit edilmiştir. sanık Suat AYTIN’ın konuşmaları ve Balyoz Harekat planı karşılaştırıldığında; Balyoz Harekat Planı içerisinde; “…Harekat İstanbul’dan sevk ve idare edilecektir. Sıkıyönetim karargahları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi binası ve anılan binanın imkanlarına sahip diğer kamuya ve/veya sivil sektöre ait binalar kullanılabilecektir…” şeklinde ibareler yer almaktadır. Buna paralel olarak; Suat AYTIN ile Çetin DOĞAN arasında geçen konuşmada özetle; Suat AYTIN: Özel ihtisas sahibi personel istiyoruz. Komutanım 3. Kolordu karargâhını NATO karargâhı olması nedeniyle kolordu karargâhında sıkıyönetim faaliyetleri için gerekli bilgiler bulunmamaktadır. Bu nedenle oluşturulacak sıkıyönetim karargâhının Hasdal da bulunan 52. Zırhlı Tümen Karargâhı ile Tümen Karargâhı nın 2 km yakınında bulunan helikopter pistlerini ihtiva etmesi geniş bir alanda kurulmuş olması tem otoyolu ile e-5 karayoluna yakınlığı ile ulaşımda sağlanan kolaylık mevcut haberleşme altyapısı ile İstanbul’un değişik bölgelerinden canlı yayın yapabilme imkânları emniyetli konumu ve sıkıyönetim karargâhına yakınlığı nedeniyle büyükşehir belediyesine ait afet yönetim merkezi de oluşturulmasının sıkıyönetimde kontrol ve koordinasyonu kolaylaştıracağı değerlendirilmektedir. Çetin DOĞAN: Ne yapacaksınız? Ne diyorsunuz oraya? Ne için kullanacaksınız orasını? Suat AYTIN: Komutanım orası tümen karargâhı ile beraber çok yakınında buraya özellikle basında, basın ve halkla ilişkiler bölümünün burada kullanılması. Çetin DOĞAN: Yok. Sıkıyönetim karargâhı diye yazmışsınız da. Onun için diyorum. Sıkıyönetim karargâhı olarak mı kullanacaksınız orasını. Suat AYTIN: Evet onun basın ve halkla ilişkiler şubelerini orda faaliyetini yürüteceğiz komutanım…” şeklinde beyanlarda bulunduğu,

Balyoz Harekat Planı içerisinde; "İrticai, yıkıcı ve bölücü faaliyetleri desteklediği bilinen… bütün kamu personeli, hiçbir istisnaya tabi tutulmadan görevden el çektirilerek yerine güvenilir, liyakatli ve çağdaş değerlere bağlılığıyla dikkat çeken sivil veya emekli olmuş askeri personel görevlendirilecek,” şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmektedir. Bu ibarelere paralel olarak Çetin DOĞAN ile Suat AYTIN arasında geçen diyalogda; Çetin DOĞAN’ın; Tamam teşekkür ediyorum. Sağ olun. Siz bu yapı içerisinde teşkilatlanma içerisinde sıkıyönetim ilan edildi ama biliyorsunuz buranın çok özel belli bölgeleri var. Belli yerlerdeki efendim belediye Büyükşehir belediye başkanlığı dâhil, Büyükşehir Belediye Başkanlığının ötesinde küçük hani normal bağlı belediye başkanlıkları örgütleri var. Bunların bir bölümü irticacı, gerici ve değerlendirmeler içerisinde de ne yapıldı tümen komutanınız bunlarında problem yaratacağını söyledi. Doğrudan doğruya bu belediyeye yönetimlerine el koyma gibi görevlendirmeleriniz yok mu? Mesela diyelim ki Pendik Belediye Başkanı, Yakacık Belediye Başkanı, Ümraniye Belediye Başkanı yahut şuradaki buradaki belirli mahallerde yönetimi bütünüyle buradaki halkın ihtiyaçları ve bilmem bir de askeri yönetimin doğrudan doğruya olması gereken Şişli Belediye Başkanı demiyorum belli yerlerdeki bütün faaliyetleri hizmetleri kontrol etme fiilen orda görevlendirme gibi bir düşünceniz yok bu şeye göre. Eskileri kontrollü olarak güdeceksiniz. Suat AYTIN’ın; Komutanım şimdi onunla ilgili olarak biz çalışmalarımız devam ediyor komutanım. Bazı bilgilerde arz ettiğim gibi ulaşamadığımız şeyler var. Çetin DOĞAN; Ama şu var yani. Gözle aşikar olan bir şey var. Şimdi bir Büyükşehir Belediyesi var. Bir İSKİ’si bir keskisi bilmem nesi var. Şirketleri var ondan sonra bunun ötesinde bir de neler var. Belli Pendik Belediye Başkanı var. Yani adam. Üsküdar Belediye Başkanı var. Yani belli irtica olan adamlar sıkıyönetimde ne yapıyor İstanbul Belediye Başkanı değişti mi 12 Eylülde. Değişti değil mi? Buyurun. Ben şimdi daha bazı sorular soracağım çünkü Kuvayi İnzibat iyenin temsilcisi var burada jandarma bölge komutanımız bu konularda hem istihbarat bilgisi bakımından..” şeklinde ibarelerin yer aldığı,

52nci Zırhlı Tümen Kurmay Başkanı Suat AYTIN ile Çetin DOĞAN arasındaki diyalogda; Suat AYTIN’ın; Sıkıyönetimde psikolojik harekât faaliyetlerini icra etmek maksadıyla harekât ve eğitim şube müdürlüğünün kuruluşuna psikolojik harekât kısmı ile elektronik harp kısmının intikal faaliyetlerinin takip ve kontrolü için lojistik şube müdürlüğünün kuruluşuna ulaştırma kısmının ilave edilmesinin sıkıyönetim faaliyetleri yürütülürken dış tehdide yönelik olarak icra edilen harekâtı takip etmek maksadıyla sıkıyönetim karargâhı na cari harekâttan şube müdürlüğünün perdede arz edilen teşkilat yapısı ile dâhil edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Çetin DOĞAN’ın; Evet. Heh işte yani. Olayın koca İstanbul’un yönetimine el koyuyoruz. Tamam mı? Yaptığımız teşkilatın bu yeterliliği konusunu tabi irdelemememiz lazım. Sana bir örnek daha söyleyeyim. Teşkilatını gördüğüm için. Söyleyeyim. Psikolojik harekât kısmı var. Orda bakın.Suat AYTIN’ın; Evet komutanım. Çetin DOĞAN’ın; Psikolojik harekat kısmı var. Psikolojik harekât kısmında ne var? Suat AYTIN’ın; Komutanım bunu biz psikolojik harekât kısmında biz şeyden normal 1. Ordu psikolojik harekât kısmından bir bölümü buraya dâhil etmeyi düşünüyoruz.Çetin DOĞAN’ın; Oradakini söyleyin. Var mı elinizde öyle bir teşkilat yoksa sonraya mı bıraktınız? Suat AYTIN’ın; Komutanım psikolojik harekât kısmı ile ilgili olarak burada herhangi bir psikolojik harekâtla ilgili bir subay olarak bir de onu düşündük komutanım..”şeklinde beyanda bulunduğu, Çetin DOĞAN’ın; Ama bunları bak harekât ve eğitim şubesini psikolojik harekât kısmı ve elektronik harp kısmı diye ikiye ayırmışsınız. Değil mi?” şeklinde beyanlarının olduğu tespit edilmiştir.

(1265,1266) ile numaralandırılan (2) sayfalık dokümanda özetle; “T.C. KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI 52 NCİ ZIRHLI TÜMEN KOMUTANLIĞI HASDAL/İSTANBUL” başlıklı, “08 OCAK 2003” tarihli, “EGEMEN Harekat Plan Çalışması-2003 değişikliği” konulu, “GİZLİ” ibareli, “1 NCİ ORDU KOMUTANLIĞINA” hitaben yazılmış bir belge olduğu, belgede “Kurmay Albay Suat AYTIN” şeklinde sanığın isim ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir.

Sanık Suat AYTIN 24/02/2010 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde özetle; "2003-2004 yıllarında İstanbul Hasdal'da bulunan 52. Zırhlı Tümen'de Kurmay Başkanı olarak görev yaptığını, plan seminerinde kendisine verilen görevin İstanbul'a konuçlu tümenin EMASYA ve Geri Emniyet Planı icra etme hazırlığıyla ilgili olduğunu, Balyoz Harekat Planı veya Balyoz Sıkı Yönetim Komutanlığı isimleriyle anılan kavramlardan haberdar olmadığını, bu çalışmaların içeriğini bilmediğini, atılı suçla ilgisinin bulunmadığını..." beyan etmiştir.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Plan seminerinde tartışılan Egemen ve harekat planında tümenin görevi İstanbul ilinde güvenlik ve emniyeti sağlamak. İstanbul ilinde meydana gelmesi muhtemel terör ve toplumsal olaylara mani olmak, emrine verilen ve tahsis edilen birlikler de dahil olmak üzere geri bölge emniyet planını hazırlamak ve kriz döneminden itibaren uygulama görevi verilmiştir. Bahse konu seminerde de tamamen plan görevlerine yönelik geri bölge emniyet planı çerçevesinde çalışmalar yapılmış ve seminerde takdim ve müzakere edilmiştir.5-7 Mart 2003 tarihlerinde icra edilen 1. Ordu plan seminerine emir komuta zinciri içinde katıldım.Poliste verdiğim ifadeyi kabul etmiyorum. Polis tespit tutanaklarını taraflı ve sorumsuzca hazırlanıldığı gerekçesi ile reddediyorum. Bize bu komployu kuranların ortaya çıkarılarak cezalandırılmalarını talep ediyorum. Savcılık ve Mahkeme ifadelerini kabul ediyorum. Son söz olarak diğer tüm sanıklar gibi özgürlüğümü geri istiyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Suat AYTIN savunmasında atılı suçlamayı reddetmekte ise de; Delillerin bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, sanık Suat AYTIN’ın, Çetin Doğan liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Yürütme Organını Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Men Etmek için oluşturulan yapılanma içinde yer aldığı, Kurmay Başkanı olarak görev yaptığı 52 nci Zırhlı Tümen Komutanlığında görev ve konumu itibariyle Balyoz Harekat Planına ilişkin yapılan çalışmalardan haberdar olduğu, Balyoz Güvenlik Harekât Planının jenerik olarak müzakere edildiği plan seminerine katıldığı, plan seminerinde Balyoz Harekat Planında yer alan hususlara paralel ifadeler kullandığı, bu ifadelere paralel hususların plan seminerinde anlattığı sunumlarda da yer aldığı, bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.



192-Sanık ALİ GÜNGÖR

Sanığın suç tarihinde Çanakkale 116. Eğitim Alayında Astsubay olarak görevli olduğu,

11 Nolu CD içerisinde bulunan "2002/2003/Jandarma/İSTANBUL BÖLGE/GÖREVLENDİRMELER" klasörü içerisindeki "OPERASYON TİMLERİ" isimli word belgesi içeriğinden; sanığın darbe karşıtı Ermeni basını olarak nitelendirilen ....a yönelik yapılması planlanan "ORAK" kod adlı operasyonda görevlendirildiği anlaşılmaktadır.

Sanıkla ilgili delillerden,GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI ve OPERASYON TİMLERİ isimli belgelerin 06.12.2010 tarihinde Gölcük'te Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramada elde edilen TDK Marka CD içerisinde yer alan, KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Jandarma\İSTANBUL BÖLGE\GÖREVLENDİRMELER isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Sanık ALİ GÜNGÖR Erzurum CMK'nun 250. Maddesi İle Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 21/06/2010 tarihli savunmasında özetle; "2002-2006 yıllarında Çanakkale 116. Eğitim alayında takım astsubaylığı ve bölük idari işler astsubaylığı görevlerinde bulunduğunu, 5-7 Mart 2003 tarihinde 1. ordu komutanlığında düzenlenen plan semineri hakkında bilgi sahibi olmadığını, bu seminere katılmadığını, Balyoz, Suga, Oraj, Çarşaf ve Sakal isimli harekat planları hakkında Hiçbir bilgisinin olmadığını, görevli timler özel talimatı ve bu kapsamda görevlendirilen operasyon timleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, kendisine herhangi bir görev verilmediğini, atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığını..." beyan etmiştir.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Şahsıma yüklenen suçlamaları şiddetle reddediyorum. Hiçbir zaman devletime ve milletime karşı zarar verecek bir faaliyet içerisinde bulunmadım. Suçsuzum Sayın Mahkemeden beraatimi saygılarımla arz ve talep ediyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık ALİ GÜNGÖR savunmasında atılı suçlamayı reddetmekte ise de; Yapılan yargılamada "ORAK" ismiyle kodlanan ....n hedef olarak belirlendiği operasyon kapsamında görevlendirildiği, bu suretle Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş örgüt-yapılanma içerisinde yer aldığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.



193-Sanık YÜKSEL GÜRCAN

Sanığın suç tarihinde Bursa İl Jandarma Komutanlığında İstihbarat Şube Müdürü olarak görevli olduğu,

11 nolu CD içerisinde “2002-2003/JANDARMA/BURSA BÖLGE/KAMU GÖREVLİLERİ” isimli klasörde bulunan “GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ” isimli (6) sayfalık, “GİZLİ” ibareli Word dosyasında, Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerinde görev yaptığı belirtilen askeri personellerin; adının, sicilinin, görev yaptığı yerin ve “YENİ GÖREV YAPACAĞI” yerin yazılı olduğu, “BURSA İLİNDE GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ” isimli listede“17-J.Kd.Yzb., Yüksel GÜRCAN, Sicil No:1988-70, Yeni Görev Yeri: SORGULAMA TİM KOMUTANI” yazdığı tespit edilmiş, Word dosyasının en son kısmında “Yüksel GÜRCAN – J.Yzb. – İst. Ş. Md” ibaresinin yer aldığı görülmüş, dolayısıyla bu listenin Yüksel GÜRCAN tarafından hazırlandığı anlaşılmıştır.

Sanıkla ilgili delillerden,GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI isimli belgenin 06.12.2010 tarihinde Gölcük'te Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramada elde edilen TDK Marka CD içerisinde yer alan, KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Jandarma\İSTANBUL BÖLGE\GÖREVLENDİRMELER isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ isimli belgenin, TDK Marka CD içerisinde yer alan KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\ 2002-2003\ Diğer\ Jandarma\ BURSA BÖLGE\ GÖREVLENDİRMELER isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

BURSA İLİ VE İLÇELERİNDE MÜLKİ AMİR VE BELEDİYE BAŞKANLARI isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan, KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Jandarma\BURSA BÖLGE\KAMU GÖREVLİLERİ isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Sanık Yüksel GÜRCAN 24/02/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde; "Ben 2002-2003 yıllarında Bursa İl Jandarma Komutanlığında İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapıyordum. Ben Balyoz Harekat Planı hakkında bir bilgiye sahip değilim. Bana sormuş olduğunuz Engin ALAN, Musa İSTEK'i tanımıyorum, Mustafa ÖNSELİ Bursa'da çalıştığım dönemden tanıyorum, kendisi o dönemde Bursa Bölge Komutanlığında Kurmay Başk.lığı görevi yapıyordu, kendisi ile herhangi bir yakınlığımız yoktur, iş ilişkisi olarak da herhangi bir irtibatımız bulunmamaktadır. Murat ÖZÇELİK'i de tanırım, o da o yıllırda Bursa Bölge Komutanlığında Harekat Asayiş Şube Müdürüydü. Bununla da herhangi bir görev ilişkim bulunmamaktadır. Adı geçen 2 şahısta benden herhangi bir ibtihbari çalışma yapmamaı talep etmediler. Zaten bölgenin İstihbarat Şube Müdürleri olduğu için bize bu tip bir görev verilmemiştir.

Plan Semineri; normalde gerçek isimler kullanılmadan yapılır, genelde simgelerle meseleler konuşulur, ben bahsetmiş olduğunuz herhangi bir seminere katılmadım, jenerik senaryonun oynandığı bir olaydan haberim yoktur. Söylemiş olduğunuz şeyler genelde daha kapsamda üst düzey subayların bulunduğu ortamlarda görüşülür, alt düzey subaylar bu tip çalışmalara katılmazlar, ben o tarihte yüzbaşı olarak görev yapıyordum. Ben o yıllarda herhangi bir fişleme çalışmasına katılmadım.

Sorgulama TİM Komutanlığı; bildiğim kadarıyla 1999 yılından önce İstihbarat Şubelerinde varmış, ancak bizim zamanımızda yasalarda yapılan değişiklikle bu bölüm kaldırıldı. Operasyon yapma yetkim yoktu.

(Sanığa 11 Nolu CDfde bulunan "Görevlendirilecek Persenol Listesi" Gizli Dereceli word belgesi okundu bu belgede kendisinin "Sorgulama TİM Komutanı" olarak belirlendiği hususunun hatırlatıp sorulması üzerine):

Benim böyle bir görevlendirmeden bilgim yoktur, böyle bir belge bana tebliğ edilmedi. Mustafa ÖNSEL'in bilgisayarında hazırlandığını söylediğiniz belgede bu şekilde Sorgulama TİM Komutanı olarak görevlendirildiğime dair benim bir bilgim yoktur. Mustafa ÖNSEL, o tarihlerde Levent ERSÖZ'e bağlı olarak çalışıyordu.

(Sanığa dosya arasında kendisi tarafından hazırlandığı anlaşılan ve Bursa İli ve İlçelerinde görev yapan Mülki Amir ve Belediye Başkanlarının siyasi görüşlerine göre belirlendiği fişleme çalışmasının okunup sorulması üzerine):

Bu Tip belgeleri hazırlamamızı o tarihte, Bölge Komutanı olan Levent ERSÖZ istiyordu, bu isteğini Alay Komutanına bildiriyordu, Alay Komutanı da bizlere bu tip çalışmalar yapmamız için emir veriyordu. Levent ERSÖZ, bu tip emirler gönderiyordu, biz de bu tip çalışmaları yapıp kendilerine dönüyorduk. Ben genelde fişlemelerle ilgili belgeler hazırlıyordum, bunu Alay Komutanımıza veriyordum, zaten bu belgeleri de Astsubaylar ve Uzman Çavuşlar hazırlıyordu. Bu belge gerçek bir belgedir, ben bu belgeyi hazırladığımı hatırladım. Ben bu tip bir belgenin hazırlanmasının suç olduğunu bilmiyordum, bunu görevimin bir parçası olarak yapıyordum. Ben Mustafa ÖNSEL ile belge paylaşımında bulunmadım.

Sorgulama TİM'i ile ilgili olarak görevlendirildiğime dair bana bir yazı gelmedi. Böyle birşeyi ilk defa duyuyorum. Bu konuda Mustafa ÖNSEL'le bir çalışmamız olmadı.

Benim herhangi bir darbe çalışmasıyla ilgili bir bilgim olmadı, sadece Alay Komutanımız vasıtasıyla Levent ERSÖZ'ün bu tip çalışmalar yaptırdığını söyleyebilirin], Hüseyin ÖZÇOBAN isimli şahsı tanırım, okulda benden bir dönem önceydi, şu anda Konya İl Jandarma Alay Komutanı olarak görev yapar, ancak uzun zamandır bir görüşmemiz olmamıştır, sadece geçenlerde bir telefon görüşmesi yaptık, benim darbe çalışmalarıyla ilgili bir bilgim yoktur, suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Şahsıma isnat edilen Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüs etmek suçlamasını şiddetle reddediyorum.Ben bilerek ya da bilmeyerek bir suç işlemedim. Görevimin yasal sınırları içerisinde kalarak yaptım.Adına balyoz güvenlik harekat planı denilen sözde planı bende diğer sanıklar gibi ilk kez basın ve yayın organlarından duydum. İstanbul’da 05-07 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen seminere katılmadığım için seminerde ne konuşulduğu ile ilgili bir yorum yapma durumunda değilim. Ben ne seminer öncesi dönemde ne de seminerden sonraki süreçte konu basına yansıyana kadar bu konu ile ilgili hiçbir duyumum bile olmamıştır. Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Haksız yere 1 yıldır tutuklu olarak bulunmaktayım. Şahsıma isnat edilen suç kanuni vasıfları itibari ile oluşmadığından tahliyeme ve beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Yüksel GÜRCAN aşama ifadelerinde üzerine atılı suçlamayı reddetmekte ise de dosyada mevcut olup yukarıda içerikleri açıklanan belge ve deliller doğrultusunda sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planının icrası kapsamında yapılan çalışmalarda Bursa ilinde Sorgulama Tim Komutanı olarak görevlendirildiği, yine aynı plan ve çalışma kapsamında yukarıda detaylı olarak izah olunan "BURSA İLİ VE İLÇELERİNDE MÜLKİ AMİR VE BELEDİYE BAŞKANLARI.doc" isimli belgeyi hazırladığı, Mülki Amir ve Belediye Başkanları hakkında bilgi topladığı, hazırladığı listeyi sanık Mustafa ÖNSEL'e intikal ettirdiği anlaşılmış olup,

Dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ve yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.

194- Sanık TANER GÜL

Sanığın suç tarihinde Refakat ve Karakol Filo Komutanı olarak görevli olduğu,

Dosyada mevcut 11 nolu CD içerisinde bulunan 2002-2003\Dz. KK\BILGI NOTU\ EK-D.doc isimli word belgesinde bulunan “ÖNCELİKLİ VE ÖZELLİKLİ GÖREVLENDİRME LİSTESİ” başlığı altında 111 kişilik Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personeline ait isim ve mesleki bilgilerinin olduğu listede sanığın "DZ. KUR. KD. YZB. Taner GÜL 1990-6559 REFAKAT VE KARAKOL FİLOSU K.LIĞI" şeklinde yer aldığı tesbit olunmuştur.

Sanıkla ilgili delillerden, EK-A isimli belgenin 06.12.2010 tarihinde Gölcük'te Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramada elde edilen TDK Marka CD içerisinde yer alan, KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Dz.KK\SUGA isimli klasör içerisinde de yer aldığı,

EK-D isimli belgenin TDK Marka CD içerisinde yer alan, KOR.LARDAN VE DİĞER KUVVETLERDEN GELENLER\2002-2003\Diğer\Dz.KK\BILGI NOTU isimli klasör içerisinde de yer aldığı tespit edilmiştir.

Sanık Taner GÜL Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 21/06/2010 tarihli savunmasında özetle; "2003 yılında Refekat ve Karakol Filosu Komutanlığı emrinde Yüzbaşı rütbesiyle görevli olduğunu, 2003 yılı Ağustos'unda Binbaşı olduğunu, Balyoz Güvenlik Harekat Planından 2003-2004 yıllarında haberi olmadığını, böyle bir planın ismini duymadığını, bu planı geçtiğimiz aylarda basından duyduğunu, Suga Harekat Planı hakkında da bilgisinin ve bu planla ilgisinin bulunmadığını, yine bu planı da geçtiğimiz aylarda medyadan öğrendiğini, 2003-2004 yıllarında bu plandan haberdar olmadığını, Cem GÜRDENİZ'i Deniz Kuvvetlerinde Subay olması nedeniyle tanığını, Özden ÖRNEK' i de Kuvvet Komutanı olarak tanıdığını, Cem GÜRDENİZ'le hiç bir zaman astlık üstlük ilişkisinin olmadığını, Suga Harekat Planı kapsamında kendisine bir görev verilmediğini, yine kendisine okunan öncelikli ve özellikli görevlendirme listesinde yer aldığını ifade esnasında öğrendiğini, bu listede ne kastedildiğini bilmediğini, atılı suçla ilgisinin bulunmadığını..." beyan etmiştir.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle:

“Ben üzerime atılı suçu kesinlikle kabul etmiyorum. Hiçbir şekilde aklımdan bile geçirmediğim, fikren düşünmediğim, fiilen yapmadığım bir suçu asla kabul etmiyorum. Ben gerek 11 nolu CD gerekse Gölcük’ten çıkan manipülatif dijital veriler içerisinde adımın yer alması ve listede yer almamı gerektirecek hiçbir görev almadım. Görev kabul etmedim ve herhangi bir emir almadım. Burada yargılanan fiille uzaktan yakından bağlantılı hiçbir şey yapmadım. Olan ve değişmeyecek tek maddi gerçek budur benim için. Haklarımı ihlal etmeyiniz ve maddi gerçeği biran önce ulaşınız bunu bekliyorum. “ şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Taner GÜL'le ilgili yukarıda yazılı delillerin kül olarak değerlendirilmesi neticesinde Balyoz Güvenlik Harekat Planıyla bağlantılı olarak hazırlanan ve içerik ve niteliği iddianamenin genel değerlendirme bölümünde detaylı olarak izah olunan Suga Harekat Planı'nı bağlı olarak bu planın icrası için "İzmir Birlik Komutanlığına bağlı İzmir Bölgesi Koordinatörü" olarak görevlendirildiği, öncelikli ve özellikli görevlendirme listesinde yer aldığı anlaşılmış olup,

Dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ve yapılan yargılama sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



195-) sanık KORCAN PULATSÜ

Sanığın suç tarihinde Hava Harp Akademisi Komutanı olarak görevli olduğu,



Sanığın Oraj Hava Harekat planı kapsamında görevlendirilecek özel personel olarak belirlendiği ve dönem itibariyle sanığın Hava Harp Akademisi Komutanı olarak görevli bulunduğu anlaşılmıştır

Dosyada mevcut HHA_Direktif ve HHA_Direktife Yapılan İşlem isimli belgeler birlikte incelendiğinde; dönemin Harp Akademileri Komutanı İbrahim Fırtına’nın dönemin Hava Harp Akademisi Komutanı Korcan Pulatsü’ya 06 Ocak 2003 tarihli bir direktif verdiği, bu direktifte özetle; “İç tehditler bertaraf edilmeden ise dış tehditlere karşı kuvvet teksifinin mümkün olmadığı, 2002 genel seçimleri ile irticai unsurların güç bulduğu ve dini esaslara dayalı bir yönetim sistemi kurmayı hedefledikleri, Hizbullah Terör Örgütünün Menzil grubunun, hükümetin de desteği ile propaganda faaliyetlerine devam ettiği, İlim Grubunun ise silahlı eylemlere yönelik faaliyetleri sebebiyle hükümetin açık desteğini alamadığı, mevcut hükümetin ideolojik zeminini oluşturan Milli Görüş anlayışının Türkiye’de laik ve demokratik devlet düzenini yıkarak, İslami bir devlet ve toplum yapısının kurulmasını hedeflediği, laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümetin de desteği ile irticai unsurların kıskacı altında olduğu, Cumhuriyetin bekası için Türk Silahlı Kuvvetlerine önemli görevler düştüğü, bu görevler kapsamında Hava Harp Akademisi Komutanlığı’nın da kendisine verilen görevleri ifa edeceği, bu görevlerin ifası için hazırlanacak planlar doğrultusunda yapılacak operasyonel faaliyetlerle kamuoyunun desteğinin alınacağı ve TBMM üzerinde baskı kurulacağı, bu maksatla; Hava Harp Akademisi Komutanlığı tarafından Hv.K.K.lığı seviyesinde bir harekat planı hazırlanacağı, planda Ege uçuşlarının artırılması ve gerginliğin tırmandırılmasının esas alınacağı, harekâtın gizliliğinin hiçbir şekilde ihlal edilmeyeceği, planlama safhasının belirlenen küçük gruplar ile icra edileceği, Hv.K.K.lığı Karargahını ilgilendiren konuların Hv.K.K.lığı Genel Sekreteri ile Hava Harp Akademisi Komutanı tarafından koordine edileceği, bu direktifin Hava Harp Akademisi tarafından teşkil edilecek olan Harekat Planlama Grubuna 10 Ocak 2003 tarihine kadar kişiye özel olarak tebliğ edileceği, planlama grubu haricinde görev alacak diğer personelin daha önce belirtilen usullere göre özel görevlendirme ile çağrılıp 3 Mart 2003 tarihine kadar görevlerinin tebliğ edileceği, hükümetin de desteğinin bulunduğu değerlendirilen irticai tehdidin kök unsurları ile birlikte yok edilmesi maksadıyla, sıkıyönetim uygulamalarına ivedilikle geçişin gerekli olduğu, bu amaca ulaşmak için özel direktif ile verilen görevlerin ilgili personel tarafından gizlilik ve bilmesi gereken prensibi ihlallerine mahal vermeden titizlikle yerine getirileceği, sıkıyönetimin onaylanmasını müteakip 1nci Ordu Komutanlığı bünyesinde icra edilecek görevlere gereken desteğin verileceği bildirilmiştir. Korcan Pülatsu’nun ise söz konusu direktif karşısında özetle “İç tehdit olarak algılanan irticai unsurları ve hükümeti kontrol altına almak ve sıkıyönetim ortamının oluşturulması maksadıyla gönderilen direktif doğrultusunda Hava Harp Akademisi Komutanlığı tarafından Hv.Mu.Kur.Alb. Y.Ziya Toker koordinatörlüğünde bir Harekat Planlama Grubu oluşturulduğu ve “ORAJ HAVA HAREKAT PLANI” hazırlık çalışmalarına başlandığını, direktif gereği konunun gizliliği ve bilmesi gereken prensibi sebebi ile tebligatın Birinci ve İkinci Kademe personele kişiye özel olarak yapıldığını, diğer kademelerde görevlendirilecek personel durumu hakkında çalışmaların devam ettiğini, “ORAJ HAVA HAREKAT PLANI”nın kapsayacağı hususların da ekte yer aldığını bildirir cevabı İbrahim Fırtına’ya gönderdiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut İsth. Tesk.Akademi isimli belge incelendiğinde, Ziya Güler’in Oraj Hava Harekat Planı kapsamında Hava Kuvvetleri istihbarat teşkilatının yeniden yapılandırılacağı hususunu Korcan Pulatsü ve İbrahim Fırtına’ya ilettiği,



EK C LAHİKA-7 CETV-A, EK C LAHİKA-7 CETV-B, EK C LAHİKA-7 CETV-C, EK C LAHİKA-7 CETV-Ç isimli belgeler incelendiğinde, planla birlikte görevi devralacak yeni istihbarat teşkilatının ve yapılacak faaliyetlerin belirlendiği,

ORAJ Bilgi HİBM isimli belge incelendiğinde, Oraj Hava Harekat Planı ile birlikte Ankara Garnizonunda faaliyet yürütmesi planlanan Lojistik teşkilatı ve faaliyetleri hakkında bilgileri sanık Rasim Arslan’ın sanık Korcan Pulatsü’ye ilettiği,

EK Ğ LAHİKA-3 CETV-A isimli belge incelendiğinde, Lojistik teşkilatında kimlerin bulunacağının belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut OzelFilo.Egitim isimli belge incelendiğinde, İbrahim Fırtına’nın 23 Ocak 2003 tarihli sözlü direktifi doğrultusunda Oraj Hava Harekat Planına yönelik yapılan ve yapılması planlanan uçuş eğitimleri konusundaki bilgileri sanık Rıdvan Ulugüler’in sanık Korcan Pulatsü’ye ilettiği,



Kapak isimli belge incelendiğinde, Oraj Hava Harekat Planı kapsamında 15 nci Füze Üs K.lığına ait bilgilerin sanık Erden Ülgen tarafından sanık Korcan Pulatsü’ye iletildiği anlaşılmıştır.

Sanığın; İbrahim Fırtına’nın verdiği 06 Ocak 2003 tarihli direktif doğrultusunda Hava Harp Akademisi Komutanlığı bünyesinde Yusuf Ziya Toker koordinatörlüğünde Oraj Hava Harekat Planı hazırlama grubu oluşturduğu, plan kapsamında personel görevlendirmesi yaparak bu personele görev tebliği yaptığı, Oraj Hava Harekat Planında yer alacak hususları belirlediği, plan kapsamında diğer görevlilerce yapılan istihbarat, lojistik, eğitim ve diğer konulardaki faaliyetlerin, sanığın plan kapsamındaki üst düzey konumu gereği kendisine iletildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki savunmasında özetle ;”İddia Makamı, Orgeneral İbrahim Fırtına’nın verdiği iddia olunan direktif doğrultusunda, Yusuf Ziya Toker koordinatörlüğünde oraj hava harekat planını hazırlama grubu oluşturduğumu, personel görevlendirmesi yaparak bu personele görev tebliğ yaptığım iddia etmektedirler ve bütün bu iddialarını Orgeneral İbrahim Fırtına’ya yazdığım iddia edilen sahte dijital ürüne dayandırmaktadır. Ancak sahte dijital ürün olarak bile Yusuf Ziya Toker’e verdiğim bir emir yoktur. Personel görevlendirmesi yaptığımı ve bu personele görev tebliğ yaptığımı gösteren bir yazı da yoktur. İddia Makamı oraj hava harekat planında yer alacak hususları belirlediğimi iddia etmektedir. İddia Makamının iddianamenin 152. sayfasında da ifade ettiği üzere böyle bir iddiayı destekleyecek belgenin sahtesi bile bulunulmamış olup dosya kapsamında da yoktur. İddia Makamı plan kapsamında Orgeneral İbrahim Fırtına’nın sözde sözlü direktifi doğrultusunda diğer görevlilerce yapılan istihbarat, lojistik, eğitim ve diğer konulardaki faaliyetlerin bana iletildiğini ve bu nedenle de üst düzey bir konumum olduğunu iddia etmektedir. Sözde plan ve bununla ilişkili olarak üretilen tüm sahte ürünlere ismi açılan personelin tümü bu iddiaları reddederek bunları kendilerinin hazırlamadığını, haberlerinin olmadığını, sahte ve saçma olduklarını ve bana böyle bir şey göndermediklerini söylerken haberim olmayan sahte dijital ürünler üzerine kurulan bir komplo nedeni ile İddia Makamının ifade ettiği gibi üst düzey bir konumda olduğumu kabul etmem de mümkün değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Korcan Pulatsü üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   60   61   62   63   64   65   66   67   ...   83


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə