Esas no: 2010/283 29. 03. 2012 esas hakkinda mütalaa



Yüklə 4.82 Mb.
səhifə69/83
tarix18.01.2018
ölçüsü4.82 Mb.
1   ...   65   66   67   68   69   70   71   72   ...   83

228-) sanık EYUP AKTAŞ

Balyoz Güvenlik Haraket Planına işlerlik kazandırmak üzere jandarma unsurlarınca Sakal ve Çarşaf eylem planlarının hazırlandığı, bunların yanı yine jandarma unsurlarınca sıkıyönetim şartları oluşturulmak için toplumun farklı kesimlerinden kişilerin hedef olarak belirlendiği tedhiş planlarının hazırlandığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut OPERASYON TİMLERİ isimli belge incelendiğinde, belge içerisinde 8 farklı isimde tedhiş planının operasyon olarak belirtildiği, bu operasyonlarda görevli olduğu belirtilen farklı rütbelerde 34 şahsın isim-soyisim ve rütbeleri ile varsa gördükleri kurslara ait bilgilerin yer aldığı, ayrıca hedef olarak toplam 19 kişi ve 1 grubun belirlendiği, YUMRUK isimli operasyonda sanık ile birlikte Duran Ayhan, Levent Maraş, Hakan Öktem, Mustafa Kelleci isimli şahısların yer aldığı, Levent Maraş’ın “ Tahrip ve Bomba İmha Kursu” aldığının belirtildiği, hedef şahısların N.I, A.T, A.B, A.D. ve F.K. olduğu, hedef tanımının Darbe Karşıtı Aşırı Sağ Kesim olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ isimli belge incelendiğinde sanığın Operasyon Tim Komutanı olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI isimli belge incelendiğinde, sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilmek üzere belirlenen personele görevlerine göre talimatların yazılı olduğu, sanığın da görevlendirildiği operasyon timleri için, operasyon timlerinde görevlendirilen personelin değiştirilmeyeceği, tim komutanlarına verilecek görevlerin dışına kesinlikle çıkılmayacağı, görevlendirmelerle ilgili olarak zaruri olmadıkça yazışma yapılmayacağı, görevlerin ilgili personele sözlü olarak tebliğ edileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı için gereken müdahale ortamını oluşturmak üzere hazırlanan YUMRUK isimli tedhiş planını uygulamak ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;“Ben balyoz adı verilen darbe teşebbüsünün adını ilk defa basından 2010 yılında duydum. Daha önce hiçbir şekilde duymadım, bilgi sahibi değilim. İddianamede adım sanık olarak geçtiğini Aralık 2011 ayı sonlarında bir arkadaşımdan öğrendim.Hakkımdaki suçlamaları şiddetle reddediyorum. Sonuç olarak; iradem dışında kim tarafından, ne zaman, ne maksatla hazırlandığını bilmediğim sanal belgede adımın yer aldığı iddiası ile huzurunuzda bulunmaktayım. Bana iftira edenlerin bulunup cezalandırılmasını talep ediyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum. Beraatimi saygılarımla arz ediyorum.“şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Eyüp Aktaş üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



229-) sanık MURAT BEKTAŞOĞLU

Sanığın suç tarihinde İstanbul Jandarma Komutanlığı Büyükçekmece İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde olduğu,

Dosyada mevcut OPERASYON TİMLERİ isimli belge incelendiğinde, belge içerisinde 8 farklı isimde tedhiş planının operasyon olarak belirtildiği, bu operasyonlarda görevli olduğu belirtilen farklı rütbelerde 34 şahsın isim-soyisim ve rütbeleri ile varsa gördükleri kurslara ait bilgilerin yer aldığı, ayrıca hedef olarak toplam 19 kişi ve 1 grubun belirlendiği, TESTERE isimli operasyonda sanık ile birlikte Levent Güldoğuş, Musa Fariz, Ertan Karagözlü, Arif Bıyıklı isimli şahısların yer aldığı, hedef şahısların M.A, A.B, M.B, T.A olduğu, hedef tanımının Darbe Karşıtı Liberaller olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI isimli belge incelendiğinde, sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilmek üzere belirlenen personele görevlerine göre talimatların yazılı olduğu, sanığın da görevlendirildiği operasyon timleri için, operasyon timlerinde görevlendirilen personelin değiştirilmeyeceği, tim komutanlarına verilecek görevlerin dışına kesinlikle çıkılmayacağı, görevlendirmelerle ilgili olarak zaruri olmadıkça yazışma yapılmayacağı, görevlerin ilgili personele sözlü olarak tebliğ edileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı için gereken müdahale ortamını oluşturmak üzere hazırlanan TESTERE isimli tedhiş planını uygulamak ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;“Balyoz darbe planı ile ilgili herhangi bir seminer veya toplantıya katılmadım. Tarafıma balyoz darbe planı ile ilgili sözlü veya yazılı herhangi bir tebliğ de yapılmadı. Balyoz darbe planını basında yer aldıktan sonra şahsım öğrenmiştir. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Mahkeme neticesinde beraatimi istiyorum.“şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Murat Bektaşoğlu üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.

230-) sanık RECEP YAVUZ

Sanığın suç tarihinde Sakarya İl Jandarma Komutanlığında görevli olduğu,

Dosyada mevcut OPERASYON TİMLERİ isimli belge incelendiğinde, belge içerisinde 8 farklı isimde tedhiş planının operasyon olarak belirtildiği, bu operasyonlarda görevli olduğu belirtilen farklı rütbelerde 34 şahsın isim-soy isim ve rütbeleri ile varsa gördükleri kurslara ait bilgilerin yer aldığı, ayrıca hedef olarak toplam 19 kişi ve 1 grubun belirlendiği, TIRPAN isimli operasyonda sanık ile birlikte Erdinç Atik, Abdil Akça ve İhsan Çevik isimli şahısların yer aldığı, hedef tanımının Darbe Karşıtı Akademik Kadro olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI isimli belge incelendiğinde, sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilmek üzere belirlenen personele görevlerine göre talimatların yazılı olduğu, sanığın da görevlendirildiği operasyon timleri için, operasyon timlerinde görevlendirilen personelin değiştirilmeyeceği, tim komutanlarına verilecek görevlerin dışına kesinlikle çıkılmayacağı, görevlendirmelerle ilgili olarak zaruri olmadıkça yazışma yapılmayacağı, görevlerin ilgili personele sözlü olarak tebliğ edileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı için gereken müdahale ortamını oluşturmak üzere hazırlanan TIRPAN isimli tedhiş planını uygulamak ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;“İddianamede isnat edilen suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum.Halkımızın demokratik tercihleri ile iktidara gelen ve ülkemizi yöneten hiçbir kişi, zümre veya partiye karşı herhangi bir düşüncede, art niyetli düşüncede olmadım. İddianamede söz edildiği şekilde balyoz güvenlik hareket planı içinde gerekli müdahale ortamı oluşturmak üzere tırpan isimli tedhiş planında belirtildiği şekilde akademik kadroyu hedef alan bir eylem içerisinde yer almam konusunda hiçbir kimseden emir almadım, bu konuda da verilse bile onu kabul etmem mümkün değildir. Tırpan isimli tedhiş planında sözde benim ile birlikte aynı şekilde akademik kadroyu hedef alan görevlendirme yapıldığı iddia edilen Erdinç Atik, Abdil Akça ve İhsan Çevik isimli şahısları hiçbir şekilde tanımıyorum ve kendileri ile 27 yıllık meslek hayıtımda hiç görev yapmadığım gibi karşılaşmadım.Keza görevlendirmenin altında imzası bulunan Hanifi Yıldırım’ı da tanımam ve hiçbir zaman karşılaşmadım.İsnat edilen suçu işlediğim yönünde somut her türlü şüpheden uzak ve hüküm kurmaya elverişli hiçbir delil bulunmadığı dikkate alınarak biran evvel beraatime karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.“şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Recep Yavuz üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.

231-) sanık ERDAL YILDIRIM

Sanığın suç tarihinde Kırklareli'nde Jandarma Astsubayı olarak görevli olduğu,

Dosyada mevcut OPERASYON TİMLERİ isimli belge incelendiğinde, belge içerisinde 8 farklı isimde tedhiş planının operasyon olarak belirtildiği, bu operasyonlarda görevli olduğu belirtilen farklı rütbelerde 34 şahsın isim-soy isim ve rütbeleri ile varsa gördükleri kurslara ait bilgilerin yer aldığı, ayrıca hedef olarak toplam 19 kişi ve 1 grubun belirlendiği, SAKAL isimli operasyonda sanık ile birlikte Altan Dikmen, Osman Çetin ve Murat Balkaş isimli şahısların yer aldığı, hedef şahısların B.M. ve M. olarak belirlendiği, hedef tanımının Gayrimüslim cemaat önderi ve işadamları olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLİ TİMLER ÖZEL TALİMATI isimli belge incelendiğinde, sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilmek üzere belirlenen personele görevlerine göre talimatların yazılı olduğu, sanığın da görevlendirildiği operasyon timleri için, operasyon timlerinde görevlendirilen personelin değiştirilmeyeceği, tim komutanlarına verilecek görevlerin dışına kesinlikle çıkılmayacağı, görevlendirmelerle ilgili olarak zaruri olmadıkça yazışma yapılmayacağı, görevlerin ilgili personele sözlü olarak tebliğ edileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın talimat ile Uludere Cumhuriyet Başsavcılığında 02.11.2011 tarihli avukat huzurundaki ifadesinde “......2001-2005 yılları arasında Vize ilçesinde ilçe jandarma komutanlığında görev yaptığını....., Kırklareli İl Jandarma Komutanlığının İstanbul Bölge Komutanlığına bağlı olması nedeni ile komutanlığımız aynı zamanda İstanbul Bölge Komutanlığı heyeti tarafından da denetleniyordu,2003 Ya da 2004 yılı içerisinde İstanbul Bölge Komutanlığında binbaşı rütbesi ile harekat, asayiş ve eğitim şube müdürü olarak görev yapan Hanifi YILDIRIM isimli bir komutanımız bulunduğumuz ilçe jandarmayı denetlemeye geldi. Kendisi denetleme heyetinin başkanı idi...... Hanifi YILDIRIM gerek denetimden başarılı çıkmamız nedeni ile gerekse odamızın, dosyalarımızın düzeninden dolayı bana teşekkür ederek birimimizden ayrıldı. Ben ilk ve son defa Hanifi YILDIRIM isimli komutan ile bu şekilde karşılaştım..... Bana okumuş olduğunuz isimlerden bazılarını biliyorum. Çünkü ben Vize ilçesinde çalışırken ilçemizde Halkalı Alay Komutanlığına bağlı bir tabur konuşlu idi. Bu taburda görev yapan rütbeli askerler bizim lojmanlarda kalıyordu. Bu nedenle ben bana okumuş olduğunuz isimlerden Ahmet YANARAL, Eyüp AKTAŞ, Duran AYHAN, Levent MARAŞ, Hakan ÖKTEN ve Mustafa KELLECİ isimli şahıslar bu taburda görevliydiler, Hakan YILDIRIM, Leven GÜNDOĞUŞ ve Ertan KARAGÖZLÜ isimli şahıslar ise Kırklareli İl Jandarma Komutanlığına bağlı olarak çeşitli ilçe jandarma komutanlıklarında çalışan personeldir, ben bu kişileri şahsen tanımamaktayım ancak bu kişiler ve listedeki diğer kişiler 2003 ya da 2004 yıllarında çeşitli vesilelerle ve çeşitli birliklerde Kırklareli ilinde çalışan personeldir..... Tahmin ettiğim kadarıyla bu şekildeki bir plan İl Jandarma Komutanlığı tarafından değil de Kırklareli'nde bulunan Vize ilçesindeki bahsettiğim Komando Tatbikat Komutanlığında konuşlu harekat, eğitim ve istihbarat şube müdürlüğünce yapılmış olabileceği kanaatindeyim, o tarihte bu birimde çalışan kişilerin bu planlardan haberi vardır. Bu kişilerden bilgi edinilebilir.....” şeklinde ifade vererek Balyoz Güvenlik Harekat Planına bağlı yapılan planların o tarihte Vize ilçesindeki konuşlu Harekat,Eğitim ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılmış olabileceğini ve bu birimde çalışan kişilerin bu planlardan haberleri olduğunu ancak kendisinin bu planlardan kesinlikle haberi olmadığını beyan etmiştir.

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planı için gereken müdahale ortamını oluşturmak üzere hazırlanan SAKAL isimli tedhiş planını uygulamak ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki savunmasında özetle;“Ben 2001-2005 yılları arasında Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaptım. Bu belirtilen isimlerden Altan Dikmen, Osman Çetin, Murat Balkaş isimlerini tanımıyorum.iddianamede üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Erdal Yıldırım üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



232-)sanık TEVFİK ÖZKILIÇ

Dosyada mevcut PL.SEMİNERİNE KATILACAK PERSONEL_03 MART 2003 isimli belge incelendiğinde sanığın 05-07 Mart 2003 tarihinde gerçekleşen plan seminerine Kara Kuvvetleri gözlemcisi olarak iştirak ettiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut _GEN ETÜD isimli belge incelendiğinde belgenin KKK ve JGK isimli iki farklı çalışma sayfasından oluştuğu, belgenin 131. Sırasında “-Tuğg.-KR.PLT.1974-TOP.4-K.K.K. EĞT.VE OK.D.BŞK.” şeklinde sanığın isminin geçtiği ve karşısında not kısmında “+” işareti bulunduğu, ayrıca 169. Sırada bulunan Tuğgeneral Y.G' in karşısında “ORDU KOMUTANI DEĞERLENDİRMESİ” bölümünde “NÜFUZU GENİŞTİR, DEĞERLENDİRİLİMELİ. TUĞ. TEVFİK ÖZKILIÇ VASITASIYLA İKNA EDİLEBİLİR.” şeklinde notun yazılı bulunduğu görülmüştür.

Sanık ile aynı gözlemci heyetinde yer alan Ahmet Nevres Erkin’in soruşturma ifadesinde Genelkurmay Gözlemci raporuna itiraz etmemesi ve kendi hazırladıkları raporunda bu doğrultuda olduğunu beyan etmesine karşılık sanığın soruşturma ifadesinde bu raporu kabul etmemesi ve iki gözlemci arasındaki beyanlar arası tutarsızlık dikkat çekmektedir.

Sanık savcılık ifadesinde seminerin genelinde bulunduğunu ve tüm detaylarını başından sonuna kadar takip ettiğini belirtmiştir. Birçok katılımcının seminerde iç tehdidin birinci öncelikli tehdit olduğunu savunmasına, yine Harekat Başkanı Süha Tanyerinin Olasılığı En yüksek Tehlikeli Senaryo’yu sunmasına, Milli Mutabakat Hükümeti’nin birkaç kez dile getirilmesine, MİT’in başına muvazzaf bir general atanması fikrinin savunulmasına, başta Çetin Doğan olmak üzere bazı sanıkların gerçek kişi ve yer isimleri telaffuz etmesine ve kendisinin de tüm detayları ile semineri takip ettiğini belirtmesine rağmen, seminere ilişkin söz konusu örnekler kendisine sorulduğunda sanığın bunların seminerde konuşulmadığını beyan etmesi dikkat çekmekte, konuşmayı yapan sanıklarca sunumların kabul edilmesi ile de sanığın beyanlarında çelişkiler görülmektedir.

Yine dosyada mevcut Genelkurmay Başkanlığı gözlemci raporu ile de sanığın beyanlarının çeliştiği görülmüş ayrıca sanığın yazılı evrak işlemlerini ayrıntılı hatırlamasına rağmen görsel ve işitsel plan seminerine dair bir ayrıntı sayılmayacak bir kısım hususları hatırlayamaması dikkat çekici bulunmuştur.

Sanık ifadesinde 1nci Ordu Komutanlığı’nın OEYTS oynama taleplerinin KKK.lığınca reddedildiğini belirtmiş, sanığın beyanları ile seminer yazışmaları arasında da çelişkiler ortaya çıkmıştır. Bu çelişkiye binaen tekrar seminere ilişkin yazışmalar kısaca incelendiğinde;

1. Ordu Komutanlığının 12 Aralık 2002 tarihli Nejat BEK imzalı yazı ile OEYTS’nun Kor./Tug./A.K.lıklarının plan tatbikatlarında kullanılacağını Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve ilgili birliklere bildirdiği, bu yazıya cevaben Kara Kuvvetleri Komutanlığının 03 Ocak 2003 tarihli mesaj emrinde OEYTS’nun anılan plan seminerinde kullanılmamasını sonradan belirlenecek bir tarihte yapılacak başka bir plan çalışmasında kullanılmasını emrettiği, fakat bu emre rağmen 1. Ordu Komutanlığının 4 Ocak 2003 tarihli Mesaj Formu, yine 1. Ordu Komutanlığının ve 52.Zırhlı Tümen Komutanlığının 09 Ocak 2003 tarihlerinde yayınladıkları yazılardan OEYTS’nun kullanılmaya devam ettiğinin görüldüğü, bunun yanı sıra 14 Ocak 2003 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve ilgili tüm birliklere içinde OEYTS olmayan Nejat BEK imzalı bir plan semineri uygulama emri gönderildiği, yukarıda izah edilen belgelerin tamamının imzalı, üzerlerinde resmi kurum sayısı olan belgelerden olduğu görülmüştür. Yine mevcut dijital veriler incelendiğinde 17 Ocak 2003 tarihinde 1. Ordu Komutanlığında Kara Kuvvetleri Komutanına verilen brifingde, 2003 yılı plan seminerinden bahsedildiği fakat OEYTS ile bilgi verildiğine dair bir hususa rastlanılmamıştır. Ayrıca 2010/185 sayılı soruşturmada elde edilen 3 nolu CD içerisinde plan semineri ile ilgili yazışmaların bulunduğu KKK.LIĞINA GÖNDERİLECEK OLAN ve KOR.K.LIKLARINA GÖNDERİLECEK OLAN isimli iki ayrı klasörün bulunduğu, OEYTS içerip içermemeleri bakımından dosya içeriklerinin farklılık arz ettikleri anlaşılmıştır. 25.02.2010 tarihinde Başsavcılığımızda ifadesi alınan Süha TANYERİ; “Her ne kadar seminer dış tehdite yönelik olsa da geri bölge emniyeti planı ve sıkıyönetim planı eki bakımından iç tehdite bakan yönleri, veçheleri olmaktadır. Buna ilişkin konuşmalar yapıldı, OEYTS oynandı” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Bu haliyle sanığın beyanları ile yapılan yazışmalar ve Süha Tanyeri’nin beyanları arasında da çelişki olduğu gözlemlenmiştir.

Sanığın Kara Kuvvetleri gözlemcisi olarak seminere katıldığı, seminerde dile getirildiği şüphe götürmeyen konuların tamamını inkar ettiği, gözlemci olmasına rağmen bu hususları üstlerine bildirmediği, ele geçen _GEN ETÜD belgesi ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın bilerek ve isteyerek yargılama konusu illegal faaliyetlere iştirak ettiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle;“Balyoz 3 iddianamesinde şahsıma isnat olunan suçlamalar tamamen subjektif değerlendirme, dolaylı yorum ve yanlı kanaatlerden oluşmaktadır.İddianamede geçen şahsım ile ilgili iddialar objektif ve kati delillere dayalı olmayan, hukuki dayanaktan yoksun, kabul edilemez ve tamamen asılsız iddialardır. Tümünü kesinlikle reddediyorum.ahsıma yönelik hiçbir somut ve kati deliller ile desteklenmeyen, hukuki dayanaktan yoksun isnattan dolayı hakkımda beraat kararı verilmesini arz ve talep eder, saygılar sunarım.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Tevfik Özkılıç üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.

233-) sanık ABDÜLKADİR ERYILMAZ

Sanığın suç tarihinde İstanbul Jandarma Bölge Komutanı olarak görevli olduğu,

Sanığın Balyoz Güvenlik Harekat Planının hazırlandığı dönem olan 2002-2003 yılları arasında İstanbul Jandarma Bölge Komutanı olduğu anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut _GEN ETÜD isimli belge incelendiğinde, belge içerisinde Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığında görevli general sınıfı personelin Balyoz Güvenlik Harekat Planına desteklerinin belirlendiği, Kara Kuvvetleri Personeli ile ilgili olarak ordu komutanı Çetin Doğan’ın değerlendirmelerinin yer aldığı, jandarma personelinin ise destekler-desteklemez şeklinde sınıflandırıldığı, sanığın isminin karşısında da DESTEKLER-GÖREVLİ ibarelerinin yer aldığı görülmüştür.

İstanbul Jandarma Bölgesindeki İstanbul, Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Tekirdağ, Düzce, Sakarya illeri ile ilgili dosyada mevcut belgeler bir bütün olarak incelendiğinde, sanığın sorumlu olduğu bölgede, arama yapılacak yerler, kapatılacak ve el konulacak dernekler, plana destek verecek dernekler, askeri kışlalar dışında birliklerin konuşlanacağı yerler, sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilecek personel, görevli timlere özel görev talimatlar, kilit görevlere atanacak jandarma personeli, kilit noktalara atanacak sivil şahıslar, sivil toplum kuruluşlarına yönelik yürütülecek eylem planı, gözaltına alınacak kişiler, kamu görevlileri, misyonerler, siyasi parti üyeleri, tutuklanacak AKP üyeleri, tutuklanacak diğer şahıslar, irticai faaliyeti olduğu belirtilen kişiler, irticai gruplara ait olduğu belirtilen basın yayın kuruluşları, İstanbul’de bulunan sinagog ve kiliseler, ilaç depoları, özel hastaneler, üst düzey kamu görevlilerinin plana destek durumları, görevde kalması sakıncalı görülen üst düzey kamu görevlileri ve yerine atanması planlanan şahıslar, güvenilir emniyet personeli ve sıkıyönetim görevlerinde görevlendirilebilecek emniyet personeli, ilişikleri kesilecek ve plan kapsamında kullanılacak üniversite öğrencilerine ait listelerin bulunduğu belgelerin, Balyoz Güvenlik Harekat Planına işlerlik kazandırmak ve gerekli darbe zeminini oluşturmak için hazırlandıkları anlaşılan Sakal ve Çarşaf Eylem planları, bu iki planını yanı sıra operasyon olarak nitelenen 8 ayrı tedhiş planının bulunduğu çok sayıda belgenin tanzim edilerek 1nci Ordu Komutanlığı’na ulaştırıldığı anlaşılmıştır.

Balyoz Güvenlik Harekat Planı hazırlıklarının yapıldığı dönemde sanığın İstanbul Jandarma Bölge Komutanı olarak görev yaptığı, planı destekleyen jandarma generalleri arasında sanığın da yer aldığı, Balyoz Harekat Planının görüşüldüğü 05-07 Mart 2003 tarihinde gerçekleşen plan seminerine katıldığı, seminer esnasında sıkıyönetim ilan edilmesi halinde polisin jandarma nezaretinde kullanılarak kontrol altında tutulacağını, polisin sağ tandanslı olduğunu, Sabiha Gökçen havaalanının jandarma tarafından kontrol altına alınmasının gündeme geldiğini ve bunun için kuvvet tasarrufunda bulunulduğunu, ayrıca bazı bilgi ve belgelerin konunun hassasiyeti ve kişiye özel olması sebebiyle takdime dahil edilmediğini ve güncelleştirme faaliyetlerinin devam ettiğini, İstanbul’da irticai ayaklanmaların olabileceği yerleri ve bunları kontrol altına alabileceklerini beyan ettiği, yine Balyoz Güvenlik Harekat Planı kapsamında İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı sorumluluk sahasında farklı birçok konu ile ilgili çok sayıda istihbari çalışmanın yürütüldüğü ve bunların belgeler haline getirilerek 1 Ordu Komutanlığına ulaştırıldığı, tüm bu istihbari çalışmaların sanığın bilgisi ve kontrolünde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle;“İddianamede sözde balyoz harekat planının görüşüldüğü 5-7 Mart 2003 tarihinde gerçekleşen plan seminerine katıldığım, sözde balyoz güvenlik harekat planını destekleyen generaller arasında yer aldığım, seminer esnasında sıkıyönetim ilan edilmesi halinde polisin jandarma nezaretinde kullanılarak, kontrol altında tutulacağını ve polisin sağ tandanslı olduğunu ifade ettiğim, Sabiha Gökçen havaalanının jandarma tarafından kontrol altına alınmasını gündeme getirdiğim ve bunun için kuvvet tasarrufunda bulunduğum, İstanbul’da irticai ayaklanmaların olabileceği yerler ile bunları kontrol altına alabileceğimi beyan ettiğim, bazı bilgi ve belgelerin konunun hassasiyeti ve kişiye özel olması sebebiyle takdime dahil etmediğim ve güncelleştirme faaliyetlerine devam edildiğini ifade ettiğim, sözde balyoz güvenlik harekat planı kapsamında İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı sorumluluk sahasında farklı birçok konu ile ilgili çok sayıda istihbari çalışmanın yürütüldüğü ve bunların belgeler haline getirilerek 1’inci Ordu Komutanlığına ulaştırıldığı, tüm bu istihbari çalışmaların şahsımın bilgisi ve kontrolünde gerçekleştirildiği kanaati ile suçlanmaktayım. Çetin Doğan ile hiçbir anlaşma içinde olmadım. Hiç kimseden iddianamede yer alan dijital listelerin hazırlanması için emir almadım, hiç kimseye emir vermedim, görevlendirme yapmadım.Seminerde konusu suç teşkil edecek veya şüphe oluşturacak hiçbir konuşma yapmadım. Seminerde bana ait konuşmalar verilen takdim konusu ve konunun açıklığa kavuşması için sorulan sorulara verdiğim cevaplara ilişkindir. Kesinlikle sözde bir darbeye veya illegal bir faaliyete ilişkin konuşmalar değildir iddia edildiği şekilde seminerde kesinlikle darbe veya illegal bir başka faaliyete ya da plana ilişkin konuşmalar değildir. Suçsuzum, duruşmalardan vareste tutulmamı ve beraatimi arz ve talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Abdülkadir Eryılmaz üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   65   66   67   68   69   70   71   72   ...   83


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə