FiZ341 Çevresel radyoaktiVİte ders notlari doç. Dr. Hüseyin aytekiN



Yüklə 445 b.
səhifə7/8
tarix16.08.2018
ölçüsü445 b.
1   2   3   4   5   6   7   8

Birincil kozmik ışınlar, dünya atmosferindeki atomların çekirdekleriyle nükleer reaksiyonlara girerler.

  • Bunun sonucunda, yüksek enerjili nötronlar, protonlar, pionlar, kaonlar ve dozimetrik açıdan çok önemli olan farklı reaksiyon ürünleri ile birlikte 3H, 7Be, 14C, 10Be, 22Na ve 24Na gibi kozmojenik radyonüklitler üretilirler.

  • Bu kozmejenik radyonüklidlere ikincil radyasyonlar denir.



  • KOZMİK RADYASYONLAR



    TOPRAKTAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • Toprakta bulunan 238U, 232Th, 40K gibi doğal radyonüklitler toprağın radyoaktif olmasına sebep olmaktadır.

    • Doğal radyonüklitler daha çok volkanik, fosfat, granit ve tuz kayalarında yüksek konsantrasyonlarda bulunurlar.

    • Bu kayalar, doğa şartlarına bağlı olarak zamanla ufalanarak çok küçük parçalar halinde yağmur veya akıntı sularıyla toprağa karışırlar. Böylece de toprağın doğal radyoaktivitesini artırırlar.

    • Suni tohumlama ve gübreleme (suni gübreler radyoaktif 32P içermektedir) gibi bazı insan aktiviteleri de yerel olarak toprağın yüzey radyoaktivitesini artırmaktadır.

    • Dünyanın jeolojik yapısı incelendiğinde belli kalınlıktaki toprak tabakasının hemen altında kaya yataklarının olduğu görülür. Bu kaya yataklarının da karasal radyoaktiviteye sebep olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle, gamma radyasyonlarının önemli bir kısmının 0-25 cm derinlikteki yüzey tabakadan kaynaklandığı biliniyor.



    TOPRAKTAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • Bazı bölgelerde çok geniş alanlara yayılmış olan granit kayaları önemli miktarlarda toryum içermektedir. Yapılan radyometrik araştırmalar sonucu bu tip kayaların bulunduğu alanlarda ölçülen gama radyasyonları oldukça yüksektir.

    • Toprakta mevcut olan radyoaktivite biyokimyasal süreçlerle biraz değişir. Bitki kök sistemlerindeki gelişme bir taraftan topraktaki doğal dengeyi sağlarken diğer taraftan bitkinin ihtiyacı olan suyu topraktan almaktadır.

    • Hümic asit (toprakta bulunan bir çeşit asit) kayaların parçalanmasında ve bu parçaların sular vasıtasıyla toprağa karışmasında önemli bir rol oynar. Alt tabakalarda mevcut olan uranyum zamanla azalır.



    SULARDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • Yeraltı sularında birçok radyoaktif element bulunmaktadır. Ancak, bu radyoaktif elementler insan sağlığı bakımından önemli sayılabilecek konsantrasyonlarda değillerdir.

    • Sulardaki doğal radyoaktivite araştırmalarına dair yapılan çalışmalar, başlangıçta sadece kaplıca sularında bulunan bazı mineralleri kapsamıştır.

    • Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmaların neticesinde kaplıca sularında bulunan minerallerin tamamının ve doğal suların bile bir dereceye kadar radyoaktif olduğu tespit edilmiştir.

    • Yeraltı sularının yüzey sularından daha radyoaktif olması, içinden geçtikleri veya temas ettikleri radyoaktif kütleler veya minerallerden ileri gelmektedir.

    • Genellikle volkanik kütleler içinden geçen suların radyoaktivite konsantrasyonları, tortul kütleler içinden geçen sulara nispeten daha yüksektir.



    SULARDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • Akan sulardan çıkan radonun ortamdaki konsantrasyonu, atmosfere dağılırken mesafe ile logaritmik olarak azalır.

    • Yer altı sularında suyun akışı güçlü değildir, bu sebeple bu sular içinde asılı kalan parçacıklar filtre edilebilirler.

    • Hidrosferdeki radyonüklitlerin davranışlarındaki gözlenebilir genel özellik, radyonüklitlerin bu tabakada depolanmalarıdır.

    • Depolanma, farklı karakteristiklere sahip suların ara yüzeylerinde, oksidasyon ve redüksiyon bölgeleri arasında ve hidrosfer ve atmosfer arasında meydana gelir. Buna örnek, 226Ra' nın çöktürülmesi verilebilir.

    • Uranyumun organik maddeler içinde çökmesi ortamdaki konsantrasyonunun azalmasına sebep olur.



    SULARDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • Sıcak su kaynaklarında radyum izotoplarının tutulması, kalsiyum karbonat veya silisyum dioksit ile birlikte çökmesinden kaynaklanmaktadır.

    • Yeraltı sularında 222Rn çok yavaş hareket eder ve atmosfere kaçması sınırlıdır. Konsantrasyonu 2-40 Bq/lt arasında değişir.

    • 226Ra’nın yeraltı sularındaki konsantrasyonu 222Rn'den daha azdır. Bu iki radyonüklit kaya ve toprağın alt tabakalarında radyoaktif dengeye daha yakın olarak bulunurlar.

    • Deniz sularında radyonüklitlerin konsantrasyonları oldukça düşüktür. Yani, okyanus veya deniz yüzeylerinden yayınlanan gama radyasyon oranları ihmal edilebilir seviyededirler.



    GIDALARDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE

    • İnsan, karbon ve oksijen gibi havadan alınan elementler hariç yaşamını sürdürmek için ihtiyacı olduğu besinlerin tamamına yakınını karadan bitkiler vasıtasıyla temin eder. Bu besinleri oluşturan elementlerin hepsi toprağın ekolojik yapısında mevcuttur

    • İnsanlar tarafından suni olarak üretilen radyonüklitler de toprak içinde doğal radyonüklitlere benzer özellikler gösterirler.

    • Atmosferde bulunan radyoaktif maddeler, yağışlarla yere düştüklerinde bitki yaprakları tarafından da tutulurlar.

    • Bitkilerin, hayvanlar tarafından tüketilmesiyle de bu radyoaktif maddeler dolaylı olarak insan vücuduna girerler. Bu da insan sağlığı için başka bir risk oluşturmaktadır



    GIDALARDAKİ DOĞAL RADYOAKTİVİTE



    • Dostları ilə paylaş:
    1   2   3   4   5   6   7   8


    Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
    rəhbərliyinə müraciət

        Ana səhifə