Geleceğİn deniz kuvvetleri İÇİn teknoloji

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 53.99 Kb.
tarix20.02.2018
ölçüsü53.99 Kb.


GELECEĞİN DENİZ KUVVETLERİ
Doç. Dr. Topçu Atğm. M. Serdar ÇELEBİ

Deniz Harp Okulu Komutanlığı



ÖZET: Bu yazıda kısaca, önümüzdeki 30-40 yıllık bir süreç içerisinde geleceğin Deniz Kuvvetleri için hayati ve/veya öncelikli önem taşıyacak bilimsel ve teknolojik alanların belirlenmesi ve bu alanlarda yapılması gereken araştırma, geliştirme, teknoloji transferi, yatırım ve finansal destek konuları bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ışığı altında objektif olarak incelenerek öneriler sunulmuştur. Yapılan inceleme Amerika Birleşik Devletlerinde geçen yıl Deniz Kuvvetleri için gerçekleştirilen teknoloji panelini temel olarak almıştır. Yazıda ayrıca özetle Birleşik Devletler Deniz Kuvvetlerinin ARGE ve personel eğitimi yapısı tanıtılmıştır. Saptamalar ve öneriler genel olarak Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri hedef alınarak yapılmış olmasına rağmen bir kısmı Türk Deniz Kuvvetleri içinde geçerli olacaktır.


GİRİŞ: Bundan 75 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyordu; “Dünyada herşey için maddiyat için, maneviyat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekamülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip etmek şarttır. Gözlerimizi kapayıp tek başına yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız. Aksine, yükselmiş ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet seviyesinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fenle olur. İlim ve fen nerdeyse oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.” Bu çok değerli tespitlerinin ışığı altında yine kendi deyimi ile ilim ve fennin Deniz Kuvetlerindeki uygulamalarını belirlemeye çalışacağız.

Geleceğin ulusal güvenlik ortamı, pek çok alanda gelişen teknolojileri verimli bir şekilde bünyesine adapte eden ve artan global ve/veya bölgesel tehditleri en iyi karşılayabilen Deniz Kuvvetlerini ortaya çıkaracaktır. Deniz Kuvvetlerinin gelecek-teki görevleri geçmişte gerçekleştir-diklerine benzer olarak: deniz kontrolü, caydırıcılık, güç gösterme, deniz kurtarma ve benzeridir. Bu görevler platformların (gemiler, denizaltılar, uçak ve uzay araçları), silahların (toplar, füzeler, bombalar, torpidolar ve informasyon), insangücü, malzeme, taktik ve prosesler’in (adaptasyon, lojistik ve benzeri) kullanılması yoluyla gerçekleş-tirilecektir. Makalenin ilerleyen bölüm-lerinde deniz kuvvetlerinin gelecekteki operasyonları için en büyük öneme sahip olacak bu teknolojileri tanımlamaya ve 2035 yılına kadar gelişmelerindeki eğilimleri yansıtmaya çalışacağız. Ancak buradaki en önemli amacımız, gelecekteki deniz operasyonlarında ülkemizin etkinliğini ve baskısını temin etmek için deniz kuvvetlerine gerekli en kritik teknolojileri saptamak, bu teknolojiler için gelecekteki eğilimleri belirlemek ve bunların deniz kuvvetlerinin üstünlüğünü temin için etkinliklerini araştırmak ve tanıtmak olacaktır. İfade edilecek olan bu teknolojiler, mühendislik ürünlerinin, platformların, silahların ve hertürlü kabiliyetin inşa edildiği ana temeli oluşturur. Burada belirtilecek ana teknolojik alanlara yer ve konu bütünlüğü açısından ana başlıklar halinde değinilecek, Birleşik Devletler Deniz Kuvvetlerinde ARGE faaliyetlerine kısaca değinerek daha çok sonuç ve tavsiyeler üzerinde duracağız. Birden fazla teknolojide gelecekteki olası imkan ve kabiliyetler ile birleştirilerek yeni sistemler ve alt sistemlerin keşfedilip ortaya çıkarılmasına neden olabilir.

Çoğu kritik teknolojilerin gelişimi doğal bir süreç içinde globalleştiği için belli teknolojik ve bilimsel tekellerin dışındaki yabancı ülkelerinde geliştirdiği olanaklar ve olası gelişmeler çok dikkat edilerek izlenmesi gerekmektedir.

İLERİ TEKNOLOJİNİN ANA UYGULAMA ALANLARI: Gelecekteki deniz kuvvetleri için teknoloji tabanını oluşturacak 100’den fazla teknoloji belirlenmiş ve bunlar aşağıdaki 9 ana uygulama alanı içinde gruplandırılmıştır (Şekil 1).


  • Sayısal Hesaplama,

  • Enformasyon ve iletişim,

  • Sensörler,

  • Otomasyon,

  • İnsan imkan ve kabiliyeti,

  • Güç ve sevk sistemleri,

  • Çevresel teknolojiler,

  • Bağımsız süreçler.

Yukarıdaki teknoloji alanlarından özellikle bazı spesifik teknolojiler deniz kuvvetleri tarafından yapılacak operasyonların şeklini ve yapısını değiştirmesi açısından muhtemelen en büyük etkiyi yapacaktır. Bu teknolojiler söyledir:

  • Mikro- ve nano-ölçekli teknolojiler;

  • Mikroelektromekanik sistemler,

  • Nanoscale elektronik devreler,

  • Chip üzerindeki sistemler,

  • Teraflop mertebesinde bilgisayar (orta seviye) ve petaflop yüksek-performanslı bilgisayarlar,

  • Genomics (-bioteknolojinin genetik ve elektronik ile evliliğinden),

  • Nano-fazlı malzeme mühendisliğini içeren akıllı malzemeler,

  • Geniş bandlı iletişimleri oluşturma ve bağlantı kurma,

  • Global dağılmış bağlantı ve işbirliği,

  • Çok sensörlü sanal ortamlar,

  • Savunma ve saldırıya yönelik, enformasyon savaşı,

  • Özerk ajanlar,

  • İz keşfi ve savaş.


GELECEKTEKİ İMKAN VE KABİLİYETLERİ DESTEKLEMEK İÇİN TEKNOLOJİ YATIRIMI: Yukarıda ifade edilen 100’den fazla teknoloji alanı için bu günlerde Amerikan Deniz Kuvvetleri şu sorunun yanıtını aramaktadır: Birleşik Devletler Donanması; torpidolar, hayalet gemiler (stealth teknolojisi), denizaltılar ve insansız sualtı araçları gibi uygulamalar için çok büyük öneme sahip bu teknoloji alanlarına doğrudan yoğun bir yatırım mı yapsın yoksa ticari sektörün bilgisayarlar, software ve malzeme teknolojisinde olduğu gibi çok hızlı gelişen alanlarda itici güç olmasını bekleyerek, çok akılcı ve dinamik bir şekilde bu ticari teknolojileri deniz kuvvetleri bünyesine mi uygulasın?

Teknoloji dünyası başdöndürücü bir hızla ilerlemektedir. Bu konuda bir örnek vermek gerekirse, bilgisayarların hızı, hafıza ve büyüklüğü ve bunlara bağlı elemanları son 40 yıl boyunca her 18 ayda bir ikiye katlanmıştır. Çoğu ileri teknolojileri şu anda global olarak bulmak mümkündür ve iletişim olanaklarının çok hızlı gelişmesi ile gelecekteki dost olmayan unsurlarında bu teknolojilere erişmesi mümkün olacaktır. Savaş alanında teknolojik üstünlük ve baskı gücünü devam ettirebilmek için deniz kuvvetleri bu çok hızlı gelişen ilerlemeleri kendi hedef ve stratejileri doğrultusunda kullanabilmesi için kendisini sürekli olarak biçimlendirmek (veya yapılandırmak) ve yenilemek zorundadır. Amerikan Deniz Kuvvetlerinin bilimsel ve teknolojik yatırımları göz önüne alınırsa geçmiş-tekine zıt olarak, bu gelişmelerin çoğu ticari sektörden gelecektir. Enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler buna iyi bir örnektir. Deniz kuvvetleri bu ticari teknolojileri askeri kullanım için hızlı bir şekilde adapte eden atik bir kullanıcı olmalıdır.

Diğer önemli bir hususda, Deniz Kuvvetlerinin gelecekteki savaşlarda, ortak ve uluslararası görev kuvvetlerinin bir parçası olarak müşterek görev yüklenmelerini yoğun bir şekilde yapıyor olacağıdır. Bu tür operasyon yapısı iletişim, veritabanı ve işletim sistemlerinin uyumluluğunu gerekli kılar. Bu nedenle deniz kuvvetleri bu yeni ortama adapte olabilecek yapısal metodolojileri, uluslar arası standartları, açık sistemleri ve hızla yeniden konfigüre olabilen sistemleri bünyesine uyarlamalıdır.

Bilim ve teknolojideki yatırımlar 50 yıldan fazla bir süredir Amerikan Deniz Kuvvetlerine hizmet etmiştir. Askeri teknoloji gereksinmeleri gelecekte bu gelişmelerin temelinde itici bir güç olmaya devam edecektir. Geçen yıl Birleşik Devletlerde bilim adamları ve askeri uzmanların katılımı ile yapılan teknoloji panelinde Deniz Kuvvetlerinin, deniz operasyonları ile ilgili bu temel bilim ve teknoloji alanlarına olan desteğinin devam etmesi gerektiği çok güçlü bir şekilde ifade edilmiştir. Bu, yeni keşif ve icatların oluşmasını destekleyerek endüs-trideki prototip uygulamaların artmasını sağlamasının yanısıra, üniversitelerin temel araştırma ve geliştirme faaliyetleri içinde bir temel ve itici güç teşkil ederek gelişmelerinde önemli bir rol oynaya-caktır. Amerikalı bilim adamı ve askeri uzmanların ortak olarak karara vardıkları en önemli nokta deniz kuvvetleri için bu önerilen yol dışında başka hiç bir alternatif yolun bulunmamasıdır.

Günümüzde ABD dışında hiç bir devletin deniz operasyonlarına hayati desteği veren bu teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanıma sunumu konusunda garanti verebilmesi mümkün değildir. Bu durum özellikle deniz kuvvetlerine özel bazı alanlar için (örneğin oşinografi gibi) dahada geçerlidir. Tabii bunun altında yatan temel unsurlar herkesinde bildiği gibi çok güçlü bir mali kaynak ve bilimsel /teknolojik altyapının mevcudiyetidir. Ama bunlardan çok daha önemli olan husus bu mali kaynağın akılcı ve stratejik bir planlama ile bu altyapının hizmetine bir itici güç olarak verilmesini sağlayan yönetimlerin varlığıdır.

Amerikan Deniz Kuvvetleri için yapılan temel araştırma ve geliştirme faaliyetleri kısa dönemli uygulamalı geliştirme değil uzun dönemli araştırmalardır ve bu tür uzun dönemli stratejiler genel olarak devlet laboratuarlarında, endüstride ve asıl olarak üniversitelerde çalışan mühendis ve bilim adamlarının katkı-larının daha verimli ve özgün olmasına katkı sağlar. Kısa süre içinde deniz kuvvetlerinin desteklediği ve yukarıdaki itici alanlarda çalışan otoriteleri içine alan bir bilim topluluğu oluşturulmalı ve bu teknolojilerin geliştirilmesi, takibi ve bünyeye adapte edilmesi sorumluluğu bu kişilerle paylaşılmalıdır. Şu unutulmamalı-dırki temel araştırmalar, yeni fikirler ve kavramların teknolojiye dönüştürülmesi her zaman bünyesinde başarısızlık riskinide barındırmaktadır, fakat bu durum ilerleme kaydetmenin ve getireceği askeri, siyasi ve teknolojik imkan ve kabiliyetlerin yanında oldukça küçük kalmaktadır.

Son olarak, deniz kuvvetleri, ciddi bütçe kısıtlamaları ve personel sıkıntısına rağmen yukarıda ifade edilen gelişmekte olan teknolojik olanaklardan faydalan-malıdır. Modernizasyon ve altyapı arasındaki dengeyi sağlayarak bu teknolojilerin kullanımı sadece deniz kuvvetlerinin savaşgücü kapasitesinin çok güçlü hale gelmesini temin etmiyecek aynı zamanda alt yapının maliyetini ve boyutunuda azaltacaktır. Burada ifade edilen teknolojiler ve enformasyon teknolojilerinin kullanımıyla alt yapının yeniden biçimlendirilmesi maliyetlerde önemli bir azalmaya sebep olur. Deniz Kuvvetleri içinde bu sistemlerin mevcudiyeti ve sürekliliği temin edilerek modern silah sistemleri ve platformlara kaynak oluşturması sağlanır.
BİRLEŞİK DEVLETLER DENİZ KUVVET- LERİ ARGE FAALİYETLERİNE KISACA BAKIŞ: Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri, bünyesi için gerekli kısa, orta ve uzun vadeli araştırma, geliştirme ve personel eğitim proğramlarını değişik sayıda ve geniş çaplı organizasyonlar aracılığı ile sürdürmektedir. Bu organi-zasyon yapısının çok kaba şematik gösterimi şekil 2 ‘de görülmektedir. Uzun vadeli ve teknoloji geliştirmeye yönelik ARGE faaliyetlerinin büyük çoğunluğu Office of Naval Research üzerinden yürütülmektedir. Kısaca ONR olarak bilinen bu merkezin görevleri; (i) uzun vadeli araştırmaları desteklemek için ARGE merkezleri ile (çoğunlukla araştırma üniversiteleri, devlet labora-tuvarları ve özel sektör ARGE’leri) yakın ilişkileri temin etmek ve sürdürmek, (ii) keşif ve icatları destekleyerek zemin hazırlamak, (iii) geleceğin araştır-macılarını beslemek ve onları teşvik etmek, (iv) bilinen Deniz Kuvvetleri sorunlarını (teknik ve mühendislik) ve gereksinimlerini karşılayacak yeni teknolojileri üretmek, (v) geleceğin Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri ile ilgili alanlarda gözle görülür önemli yenilikler ve faydalar sağlamak, şeklinde özetlenebilir.

Deniz Kuvvetlerine ve Deniz Kuvvetleri Komutanına teknik danışmanlık sağlayan bu merkezin bünyesindeki departmanlar şu şekildedir;



  • Enformasyon, elektronik ve izleme departmanı

  • Elektronik bölümü

  • Matematik, bilgisayar ve enfor-masyon bilimleri bölümü

  • İzleme, iletişim ve elektronik savaş bölümü

  • Okyanus, atmosfer ve uzay depart-manı

  • Algılama ve sistemler bölümü

  • Prosesler ve tahmin bölümü

  • Mühendislik, malzemeler ve fen bilimleri departmanı

  • Fen bilimleri bilim ve teknoloji (b&t) bölümü

  • Malzemeler b&t bölümü

  • Makina ve enerji dönüşümü b&t bölümü

  • Gemi yapıları ve sistemleri b&t bölümü

  • Biomoleküler ve biosistemler b&t bölümü

  • İnsan sistemleri departmanı

  • Tıp b&t bölümü

  • Bilişim ve nöral b&t bölümü

  • Silahlar, Deniz Piyadeleri ve özel proğramlar departmanı

  • Vuruş teknolojisi bölümü

  • Ortak proğramlar bölümü

  • Endüstriyel proğramlar departmanı

  • Özel b&t proğramları ve destekleri departmanı

  • Dış ajanslarla ortak proğramlar departmanı

Söz konusu bu merkezin büyüklüğü hakkında bir fikir sahibi olabilmek için sadece bu merkeze bağlı olarak çalışan birimlerden Naval Research Laboratory ‘i (bakınız şekil 2) inceliyelim. Deniz Kuvvetleri için Amerikan kongresi tarafından 1923 yılında kurulan bu laboratuvarda yaklaşık 3,600 personel çalışmaktadır. Bunun 1,900 kişisi araştırma personelidir ve bunların yaklaşık 800 ‘e yakını doktoralı (Ph.D) akademik altyapıya sahip araştırma personeli olup Deniz Kuvvetlerinin deniz, hava ve uzay konularında temel ve uygulamalı araştırmaya yönelik çalış-malarını yürütmektedirler. Merkez temel olarak deniz uygulamalarına yönelik geniş tabanlı, disiplinler arası bilimsel araştırma ve ileri teknoloji geliştirme proğramlarını teşkil eder ve koordinasyonunu sağlar.

Bu merkeze bağlı enformasyon teknoloji-leri bölümü askeri operasyonların gerçekleştirilmesinde önemli bir yere sahip olan enformasyonun toplanması, iletilmesi ve işlenmesi konularında teknoloji geliştirmekle görevlendirilmiştir. Bünyesinde yapay zekadaki uygulamalı araştırmalardan yoğun-paralel işlemciler ve yüksek hızlı network teknolojilerine kadar dokuz farklı alanda faaliyet göstermektedir.

ONR bünyesinde olan endüstriyel proğramlara bağlı kısa adı MANTECH (üretim teknolojisi) proğramı 1960 ‘ların sonunda kurulmuş olup kısaca Deniz Kuvvetleri sistemlerinin üretimi, tamiri ve bakımı için üretim teknolojilerinin sağlanması ve bu teknolojilerin uygulan-ması için gerekli mekanizmaları oluşturur ve işlerliğini sağlar.

Deniz Kuvvetlerinin bir diğer çok önemli merkezi The Naval Sea Systems Command (NAVSEA)’ dir. Bu merkez Deniz Kuvvetlerinin 1998 mali bütçesinin %20 ‘sini almıştır ve Birleşik Devletler donanma gemilerinin, gemi silah ve savaş sistemlerinin dizaynı, mühendisliği, inşa edilmesi, entegrasyonu ve devamlılığı için kurulmuştur. Merkeze bağlı çoğunluğu sivil olan 52,000 personel çalışmakta olup malvarlığı açısından Fortune dergisine göre ülkenin en önde gelen kurumla-rından birisidir. Bu merkeze bağlı dört tersane (21,095 personel), deniz su-üstü savaş (16,755 personel), su-altı savaş (4,536 personel) ve ordonat (1,540 personel) merkezleri, dokuz gemi inşa danışmanlığı merkezi (2,868 personel) ve çok sayıda küçük organizasyon mevcut-tur. Yeni gemi inşaatı için 10 özel ter-saneye doğrudan iş vermekte olup 36 tersane ilede gemi tamiri ve bakımı anlaşması vardır.

The Naval Sea Systems Command (NAVSEA) bünyesinde teşkil edilen Naval Surface Warfare Center Carderock Division (NSWCCD), içinde çok önemli ARGE ve test merkezlerini barındırır. Bunlar sırasıyla David Taylor Araştırma Merkezi (eski adıyla David Taylor Model Havuzu), Naval Ship Systems Mühen-dislik İstasyonu (NAVSSES) ve birkaç uzaktan erişimli test merkezidir. NSWCCD birleşik devletlerdeki en yaygın ve gelişmiş deniz araştırma, geliştirme, test ve değerlendirme kuruluşudur. Merkez yukarıda ifade edilen kilit teknoloji alanları çerçevesinde; hidrodinamik, sevk sistemleri, yapı ve malzeme, ana ve yardımcı sistemler, signatures (ses veya elektromanyetik dalgaların bir cismin varlığından ve/veya hareketinden dolayı difraksiyonu ve saçınımı), çevre koruma, lojistik sistem entegrasyonu ve gemi bakımı mühendisliği alanlarında uzmanlaşmıştır. Merkezi oluşturan yaklaşık 50 alt birim, laboratuvar ve test merkezi, akademik unsurlarla oluşturdukları işbirliği çerçe-vesinde teknolojik birikimlerini endüs-trininde hizmetine sunmaktadırlar. Örneğin, bu merkezin bir alt birimi olan Hydromechanics Directorate gemilerin, denizaltıların ve diğer teknolojilerin değerlendirilmesi, ARGE’si, geliştirilmesi ve test edilmesinden sorumlu bir donanma laboratuvarıdır. Laboratuvar bu yüzyılın başında Birleşik Devletler kongresi tarafından kurulmuş olup, bünyesindeki; (1) sirkülasyon su kanalı, (2) büyük kavitasyon kanalı, (3) model çekme havuzları, (4) manevra ve seakeeping havuzu, ve (5) döner kollu test havuzu gibi çok önemli imkan ve kabiliyetlere sahip olup bu imkanları hem ordunun hemde endüstrinin hizmetine sunmaktadır.

1980 yılından itibaren bu merkez tarafından geliştirilmekte olan kısa adı ASSET (The Advanced Surface Ship Evaluation Tool) donanma su-üstü gemilerinin ön dizayn ve fizibilite araştırmalarını yapan interaktif bir bilgisayar proğramları ailesidir. Kısa bir adaptasyon ile ticari gemilere’de uygu-lanabilecek olan bu güçlü dizayn aracı temel olarak görev gereksinimlerini göz önüne alarak, geminin fiziksel ve per-formans karakteristiklerinin hesaplan-masını gerçekleştirmektedir. Bu dizayn aracının üç değişik versiyonu mevcut olup: (1) monoSC; tek gövdeli su-üstü savaş gemilerinin dizaynı için, (2) monoLA; tek gövdeli amfibik ve yardımcı gemilerin dizaynı için, (3) monoCV; uçak gemilerinin dizaynı için kullanılmaktadır. Bu proğram şu anda yaygın olarak gelecek kuşak su-üstü savaş gemileri, uçak gemileri ve yardımcı savaş gemilerinin dizaynı için kullanılmaktadır.



NAVSEA bünyesinde gerçekleştirilmekte olan pek çok projeden bir somut örnek olarak , Deniz Kuvvetleri Araştırma ve Tavsiye Komitesi (NRAC) tarafından önerilen ve 1995 yılında başlatılan Smart Ship (akıllı gemi) proğramını verebiliriz. Bu proğramın temel amacı, yıllar içinde donanma gemilerinde kazanılmış tecru-belerin ışığında, bilimsel ve teknolojik imkanlar kullanılarak iş gücü ve insan gücünden tasarruf edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu proje için York Town isimli plot bir gemi seçilmiş ve (i) savaş sistemleri, (ii) gövde, mekanik & elektrik, (iii) destek sistemleri, ve (iv) insan gücü, personel eğitimi, kategorilerinde toplam 61 değişik konuda en son teknolojik bulgular bu gemi üzerinde uygulamaya konulmuştur.

SONUÇ VE TAVSİYELER: Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda aşağıdaki ortak noktalara varılmış ve bu öneriler Amerikan Deniz Kuvvetleri Komutanına bir rapor olarak sunulmuştur.

  1. Bilgi teknolojisi gelecek savaşlara egemen olacaktır ve bu nedenle öncelikli olarak değerlendirilmelidir. Tüm seviyelerdeki bilgilere hızlı erişim savaşma yeteneğini ve kriz müdahale kapasitesini optimize edecektir. Savaşın artan karmaşıklığı ve temposu ile baş edebilecek otomatik hedef tanıma ve veri birleş-tirmesindeki özel askeri teknolojiler ile birlikte bilgiyi elde etme, veri yönetimi ve veri sunumu alanlarındaki ticari teknolojiler takip edilmelidir. Deniz Kuvvetleri enformasyon sistemleri artan yazılım ve elektromanyetik savaş saldırıları ve diğer zayıf noktalara karşı korunmalıdır. Deniz Kuvvetleri düşman sistemlerini bulmak, tanımak ve saldırmak için ve kendi deniz sistemlerini güçlendirmek için saldırıya yönelik enformasyon ve elektronik savaş teknolojilerini geliş-tirmelidir.

  2. Bilgisayar teknolojisi gelecek deniz operasyonlarının ana yükünü taşıyan çok kritik bir unsur olacaktır. Bilgisayarlar, karmaşık erken uyarı ve algılama sistemlerini, gerçekçi modelleme ve simülasyonları, daha hızlı savaş gücünü sevk ve idare etmeye yönelik kararlar, daha verimli silahlar, düşük maliyetli platformlar (gemiler, denizaltılar v.b.) ve daha etkili ve verimli insan kullanımını mümkün kılarlar. Deniz Kuvvetleri, ticari bilgisayar teknolojilerinin sürekli gelişimini, kendi menfaatleri doğrul-tusunda güvenilir hesaplama sistem-lerini elde etmek için kullanmalıdır.

  3. Deniz Kuvvetleri, gelecekteki network ihtiyaçları için değişik güzergahları ve gerektiğince arttırılmış bant genişliğini temin etmek için ticari iletişim uydularındaki ve fiber optik’deki yeni buluşların erkenden elde edilmesini üstlenmelidir.

  4. Deniz operasyonları; hedef tayini, silah yönlendirmesi, erken uyarı, platform otomasyonu, duruma-bağlı bakım ve onarım, personelin sağlık ve güvenlik taraması ve lojistik yönetimi sağlamak için artan miktarda zenginleştirilmiş sensor verilerine bağımlıdır. Deniz Kuvvetleri gelecek-teki deniz operasyonları için kritik alanlarda sensor teknolojisine sürekli olarak destek sağlamalıdır. Mikro-elektromekanik sistem teknolojisinin uygulamalarına özel önem verilmelidir çünkü bize düşük-maliyet yüksek-kapasite avanyajını sunmaktadır.

  5. Otomasyon, rutin fonksiyonlar gerçek-leştirerek insan gücü verimliliğini ve savaşçılık kapasitesini attırır, insan-üstü ve tehlikeli operasyonları gerçekleştirir ve kayıpları minimize eder. Deniz Kuvvetleri bu faydaları gerçekleştirecek olan gemi otomas-yonu için bu teknolojileri içeren zengin bir program oluşturmalıdır. İnsansız hava araçları ve insansız sualtı araçları geleceğin deniz savaşlarında gözetim iletişim, hedef bulma ve silah yönlendirme platformları olarak önemli bir rol oynayacaklardır.

  6. Gelecekteki görevlerinde ekonomik ve sosyal şartlar donanmayı daha az personel ve toplamda daha düşük insangücü maliyeti ile görev yapmaya zorlayacaktır. Bunu gerçekleştirmek için, Deniz Kuvvetleri, iletişim, enformasyon, sağlık, bioteknoloji ve genetik, ve insan performansını arttırmak için bilişim proseslerindeki teknolojik gelişmeleri genişletilmiş ve yaygınlaştırılmış eğitim ve kurslarla yakından takip edip bünyesine uygulamalıdır.

  7. Malzeme bilimi ve malzemeler deniz operasyonlarının her alanında kullanılmaktadır. Gelecekte tamamen yeni veya mevcut zenginleştirilmiş malzemeler, özelliklerinin atomik seviyede anlaşildığı hesaplama metodları kullanılarak dizayn edilip üretilecektir. Bu şekilde tasarlanan nanophase malzemeler özel ihtiyaçları karşılamak maksadı ile şekillendirilecek ve daha düşük maliyetlerle güvenli ve dayanıklı olacaklardır. Deniz Kuvvetleri bu yeni malzemelerin dizaynı ve işleme yöntemlerinin geliştirilmesine çok güçlü destek vermelidir.

  8. Doğrudan elektrik gücü gelecekteki Deniz Kuvvetlerinin gemileri ve denizaltıları için azaltılmış iç hacim, modüler esnek sevk sistemleri, daha düşük akustik signature (özellikle saklanma kabiliyeti için), attırılmış denizcilik ve yeni kapasitelerin ortaya çıkarılması alanlarında ayrıcalıklı avantajlar sunar. Verimli gaz türbünü sevk sistemleri, modüler rare-earth kalıcı manyetik motorlar ve güç modüllerinin güç ve sevk sistemi teknolojileri, Deniz Kuvvetlerinin ilgili sevk, güç-kontrolü ve dağıtım sistemleri ile birlikte yeni tamamen-elektrik güçlü gemilerin geliş-tirilmesine yüksek öncelik verilmelidir. Gelecekte, süper iletkenlerin motor-larda kullanılmasıyla enerji depolan-ması ve güç dağıtımı alanlarında daha büyük kapasite artırımları olacaktır.

  9. Savaş alanı için algılama, iletişim, hedef belirleme, navigasyon, silah yönlendirmesi ve taktik planlama hepsi operasyon bölgesindeki deniz, uzay ve atmosfer’in tahmini ve gerçek–zamanlı izlenmesi ve algılan-masını gerekli kılar. Global hava durumu modellerinde, rüzgarlar, sıcaklık, güneş etkileri ve diğerleri için zenginleştirilmiş uydu verileri kullanıl-ması ile geçerli ve doğru hava durumu tahminlerinin üretilmesi mümkün olacaktır. Güneş düzensiz-liklerini içeren uzay hava durumu, parıldama olayı, ve diğer düzensiz-likler gerçek-zamanlı uydu verilerine dayanarak modellenmiş olacaktır. Deniz Kuvvetleri bu modelleme kapasitesinin geliştirilmesini destek-lemelidir. Deniz Kuvvetleri sadece derin okyanus ortamının değil aynı zamanda özellikle mayın ve denizaltı algılamasını arttırmak için kıyı suları-nın modellemesini ve ölçülmesinide desteklemeye devam etmelidir.

  10. Platform modernizasyonu, lojistik yönetim, kaynak planlaması, görev planlaması, ve personel yönetimi gibi Deniz Kuvvetleri içindeki büyük ölçekli işlemler deniz operasyonlarının ana maliyet kaynaklarıdır. Enformasyon teknolojileri bu bağımsız işlemlerin yönetimini, insan gücü, geri dönüş süresi, risk ve maliyetlerde önemli bir azaltma ile çok gelişmiş olarak mümkün kılmaktadır. Karmaşık plat-formlar ve sistemlerin rehabilitasyonu için simülasyon tabanlı modernizas-yon gibi çok gelişkin yöntemler kullanılmalıdır. Deniz Kuvvetleri bu enformasyon teknolojilerini kuvvetli bir şekilde teşvik etmeli ve destek-lemelidir.

  11. Bilim ve teknoloji, Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadelerinin üstün savaş kapasitesini sürdürmesi için gerekli temel unsur olmaya devam edecektir.


SONUÇ: Yapılan bilimsel çalışmaların sonucu olarak, Deniz Kuvvetleri üç-ayaklı bir strateji izlemelidir.

  1. Bilgisayar, enformasyon ve iletişim teknolojisi ve bioteknoloji gibi çok hızlı gelişen ticari teknolojilerden faydalanılmalı,

  2. Silahlar, sensörler, oşinografi ve deniz platformları gibi denizin önemli olduğu ticari olmayan alanlarda teknik liderliğini devam ettirmeli, ve

  3. Bu alanları, yeni anlayışlar ve yeni deniz teknolojilerinin geliştirile- bileceği üniversitelerde uzun-dönemli temel araştırma ve geliştirme ile şiddetle destek-lemeye devam etmelidir.



KAYNAKLAR:

[1] Yazarın Amerikadaki konu ile ilgili kişisel bağlantıları.



[2] http://www.navy.mil/























Şekil 2: Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri araştırma/geliştirme ve eğitim


organizasyonu ile ONR altyapısı






















Şekil 1: Gelecekteki Deniz Kuvvetleri operasyonları için temel oluşturacak


teknoloji alanları




Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə