Gelecekteki findikli çaliştayi 22-23 AĞustos 2012



Yüklə 0.71 Mb.
səhifə5/7
tarix30.11.2017
ölçüsü0.71 Mb.
1   2   3   4   5   6   7

Rasyonel (gerçekçi) Planlama :

Amaç, toplumsal gelişmeyi sağlayabilmektir. Bu amaca ulaşılmasında dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde olduğu gibi planlama esastır. Türkiye’de gerçek planlama anlayışı 1923 – 1938 arasında Atatürk döneminde yapılmaya çalışıldı. Başlangıç çalışmalarında genellikle mimarlar tarafından “imar planı” tanımlamasıyla iskan alanlarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine çalışılmıştır.

İnsan yerleşmeleri, özellikle ülkemizde çok karmaşık ihtiyaçlar arz eder. Çözümü için toplumsal yapının analizi, sentezi ve alternatifli senaryolar içinde en doğruya yakın olanın tercihi süreçlerinden geçirilmesi gerekirdi. Bu süreçler, plan kararlarını olanakların elverdiği en doğruya yöneltebilirdi. Bireysel çaba ile yapılan eski planlamalar bu süreçlerden yoksundur. Çünkü bireysel çözümlerde tercihler doğru ile yanlış arasında kalır. İskan alanlarındaki sorunların çözümü yerine sürekliliğini tetikler.

Başından beri doğruları yakalamış gelişmiş toplumlar gerçekçi yaklaşımları benimserler. Planlama ekip işidir. Ama Türkiye’de geneldeki uygulamalarda, göç hareketliliğini de benimseyen bireysel imar planlarıyla ranta dayalı kalkınma hedeflendiğinden geçmişte olduğu gibi toplum yararını göz ardı eden böylesine aşırı planlamayı tetikleyen planlama anlayışı artık terk edilmelidir.

Fındıklı Çalıştayı’ndaki katılımcıların tümü, ya yeniden planlama ya da yürürlükteki planın revizyonu yapılmadan Fındıklı’nın doğasını da koruyan doğru, kimlikli ve estetik kazandırılmış gelişmeye kavuşturulamayacağı fikrinde birleşmişlerdir. “Öyleyse yeni planlama, olmazsa olmaz gücünde bir gerekliliktir.”

Stratejik Eylem Planlaması :

Fındıklı, Çoruh iline bağlıyken “Vitse” olarak anılırdı. 1952 yılında Rize il sınırları içine alınınca adı “Fındıklı” oldu. O sıralarda kasaba evleri de köy evlerinden farksızdı ve ev sayısı Çağlayan, Hara, Arılı’dan daha azdı. Tek bir cadde etrafında tek katlı, katlanan kepenklerle pencereleri iki yana açılan tek mekanlı ahşap dükkanlardan oluşurdu. Merkez, taş duvarlı, geniş saçaklı cami’nin bulunduğu alandı. Kasabaya göre büyükçe meydan ve ortasında büyük bir çınar etrafında kıraathaneler, kahveler, ilkokul, berber, terzi, demirci, bakırcı vb. diğer yapıları, yeşili çok yoğun ve denizi yazın durgun, kış aylarında coşkun dalgaları ile sahili kayık ve takalarla dolu şirin bir kasaba idi. Kasabanın tarihi kimliği ve geleneksel tüm değerlerinin korunmasına yönelik gelişme planlarına ihtiyaç vardır.

Kentlilere imaj bırakabilmiş geleneksel değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara iletilmesi zorunludur. Sözü edilen değerler bugüne ulaşamamışsa yazılı, çizili ve görsel belgelerle yeniden canlandırılmalıdır.

İlkeler

Toplum ihtiyaçlarına çözüm gerektirir : Planlamanın koruma, yaşatma ve geliştirme aksları, kentlilerin eylemlerini kolaylaştırıcı, kentsel dış mekanların dinlendirme, eğlenme, çeşitli sanat türleriyle buluşma olanakları sunabilen mutlu mekanlar geçekleştirilmelidir.

Planlama dinamiktir : Koruma amaçlı planlamada dinamiklik özelliği yeni yapılaşmalara göre daha sınırlıdır.

Zihni (Tasarımsal) bir süreçtir : Ancak yeni tasarımların sağladığı olanaklar koruma konusunda mevcut mekanların kullanılması zorunluluğundan inşa edilmiş tarihlerdeki gibi özgün tasarım olanakları ölçüsünde olamaz.

Karar vermek alternatifler içinden seçimle olur : Koruma ve imar planlamasında pek çok alternatifler yerine, daha sınırlı değişkenler arasından seçim yapılması söz konusudur.

Çözümler geçmiş, güncel ve geleceğe yöneliktir : Sorunlar geçmişi koruyarak, yaşatılarak, geliştirilerek, bugün yapacaklarımızı geçmişten esinlenerek doğru, özgün, estetik ve yaşam konforu sunabilen nitelikli kentleşmeye ulaşabilmektir.

Kentleşme yatay ve düşey bilimdir : Güncel iskan sorunlarının çözümü için yatay bilimdir. Ülkemizin bölgeleri arasındaki doğal, sosyal, ekonomik ve kültürel farklılıkları yatayda çeşitlilik arz etmektedir. Sorunlar ve çözümler de çeşitlidir. Ancak geçmişte Anadolu’nun dünyanın ilk yerleşim yeri oluşu medeniyetin buradan yaygınlaşmasından ötürü ülkemize olduğu kadar tüm dünyaya referans verebilecek iskan alanı oluşu nedeniyle tarihsel gelişimdeki verilerimizi bugüne olduğu kadar hala gelecek nesillere de esin kaynağı olacak güçtedir. Tarihi süreçle ilgili çözümlerin esin kaynağı olarak değerlendirilmesi düşey bilim olma özelliğini ortaya koymaktadır.

Mevcut Planlama Hükümleri Sonuçlarının Durumu

İnsan yerleşmelerinin değer taşıyan tarihi kentsel dokusunun, kültür varlıklarının ve çevrenin durumu.

Eskilikten ötürü köhnemiş binalar ve yanlışların ortaya çıkardığı çarpık yapılaşmanın durumu.

Mücavir alanlarda yeni yerleşmelere olanak verilen arsalardaki yapılaşmanın durumu.

İdeal olan, bu üç durumun birlikte ele alınıp gelişme modellerinin oluşturulması gerekirdi. Ancak süreçler farklı tarihi zaman dilimlerinde kendini gösterdiklerinden bazen yapılaşma alanlarında eski doku ile sonraki mevcut yapılaşmalar ve hatta boş arsalar birbirinin yakınında, bazen de birbirinin içinde olabilmektedir. Koruma, imar ve gelişme stratejileri farklılık gösterdiklerinden sorunların çözüme kavuşturulması pek kolay olamamaktadır. Mevcut durum plan sonuçları bu anlamda başarısızdır.

Fındıklı kasabasında nüfus yıllardır merkezde 10.000, kırsal alanlarla birlikte 16.000’i geçememektedir. Buna karşılık kasaba merkezinde ve mücavir alanlarda yüksek binalar çoğalmakta, yerleşim dokusu içindeki yollar, meydanlar ve yeşil alanlar daralmaktadır. Bu durum, merkezin çekiciliğinden değil, rantından yararlanma eğilimindendir. Böyle giderse durum daha da kötüye gidebilir.

Kasaba içinde korunmaya değer çok az örnekler kalabilmiştir. Çevresindeki mahallelerde de kentsel doku oluşturacak tarihi yapılar çok azdır. Buna karşılık çevresindeki merkeze yakın iskan alanlarında Yeniköy, Gavra, Aksu, Derbent, Hara gibi mahalleler, beldeler ve köylerde ayrık düzende yeşil alanları genişce yerleşmeler (iskan alanları) vardır.

Planlama süreçleri

Ülke planı : 1/500.000 ölçekli ve daha geniş alanlar

Bölge planı : 1/100.000 – 1/50.000 ölçekli

Çevre düzeni planı : 1/25.000 ölçekli havzalar, turizm vb.

Nazım planı : 1/5.000 ölçekli yerleşmenin/kasabanın sınırlarının içindeki tüm alanlar

Uygulama planı : 1/1000 – 1/500

Kentsel tasarım projeleri : 1/500 – 1/200 – 1/100 – 1/50 – 1/20 – 1/5 – 1/1 ölçeklerine kadar ayrıntılara yer verilebilir.

Ülke Planı:

Ülkemizde Beş yıllık Kalkınma planları yapılır ve bunlar genellikle rapor şeklindedir. Plan kararları haritalara işlenmemiştir. Oysa, ülke planının öngörülerinin titizlikle haritalardan okunabilmesi ve hangi düşüncenin hangi esneklikle uygulanabileceğinin belirlenmesi gerekir. Arazi kullanımı böylesine görsel somutlamalarla çok daha verimli hale gelebilir.



Bölge Planları:

Ülke planı verilerinin bölgelerin olanakları doğrultusunda netleştirilmesini sağlar. Ülke planı Bölge planına, bunun da nazım plana girdi vermesi gerekir. Şimdiye kadar ülkemizde Süleyman Demirel döneminde yalnızca Güneydoğu Anadolu Bölge planı yapılabildi. Diğer bölgeler için henüz yapılmamıştır.



Nazım Plan: (Ölçek: 1/5000 - İlçe sınırları içi)

İl ve ilçe sınırları içindeki alanın bütününü kapsayan, öncelikle arazi kullanımı ve ulaşım arterlerini önde tutan genel bir planlama türüdür. Nazım planlar yapılırken Bölge planından gelecek verilere ihtiyaç duyulur.

Fındıklı kasabasında ise üst planlardan herhangi bir veri gelmediğine göre yazılı, çizili ve görsel verilerden yararlanılarak Nazım plan girdileri sağlanmaya çalışılır. Bu durumda yapılacak çalışma mevcut durumun analizi ve potansiyelin kalkınma, gelişme, çevre koruma, kültürel koruma konularında katılımcı tartışmalar yapılmalıdır. Plancı grubu bu süreçte “yerleşimin (Fındıklı kasabasının) gelecekteki misyonu neler olabilir?” sorusuna yanıt aramaya çalışır.

Öncelikle, alternatifli senaryolar belirlenmeli ve bunlar arasından hangilerinin asıl, hangilerinin ise asıl hedefi destekleyen paradigmalar (öngörüler) olabileceğinin saptanması gerekecektir.

Grubumuzun alternatifleri :

Fındıklı bir sanayi kasabası olmalıdır.

Fındıklı turizm kasabası olmalıdır.

Fındıklı eğitim, sanat ve kültür kasabası olmalıdır.

Fındıklı ticaret kasabası olmalıdır.

Fındıklı tarım ve hayvancılık üretiminin denetlenebileceği bir kasaba olmalıdır.

Fındıklı deniz ve su ürünlerine yönelik aktiviteli bir kasaba olmalıdır.

Fındıklı sağlık donanımı güçlü bir kasaba olmalıdır.

Fındıklı yerel ve evrensel spor kasabası olmalıdır.

Fındıklı uluslar arası ilişkilere yönelik düzenlemeleri belirleyen bir kasaba olmalıdır.

Ve benzerleri olarak çoğaltılabilir.

Bu tür senaryoların katılımcı tartışmalarla irdelenmesiyle yapılacak tercih, ana işlevin belirlenmesini sağlayacaktır. Bu senaryolardan biri, ikisi, üçü birlikte ya da daha çok işlevlerin verilebileceği düşünülebilir. Yine de bir, iki ve üç işlev esas diğeri tali olmak üzere benimsenebilir ya da yaşandıkça gelişim sürecinde değiştirilebilir. Senaryodaki işlev türlerinin tümü koşullu olmak kaydıyla benimsenebilir.



Nasıl bir sanayi ?

Doğayı kirletmeyen, koruyan ve alanları gasp etmeyen, flora ve faunaya saygılı üretim yapmak koşullarıyla organize değil ihtisas özel sanayi türlerine izin verilmek kaydıyla takı ve çeşitli süs eşyaları için küçük atölyeler. Tarımsal üretimde fındık, çay, mısır, soya, meyve olduğuna göre fındık yağı, fındıklı çikolata vb., çay türleri, soya yağı, meyve marmelatları, üzüm pekmezi, şıra ve şarap üretimi olabilir. Çevreyi koruyan ve kirletici olmayan, teknolojisi gelişmiş bir sanayi anlayışı benimsenmelidir.



Nasıl bir turizm ?

Fındıklı’da, ülkemizin pek çok bölgelerinde mevcut turizm alanlarında boy gösteren monoblok gökdelen ya da doğayı yatayda yok etmiş az katlı, aralarında yeşil alan bırakılmamış tatil köyleri değil, doğa ile barışık 2 – 3 katı geçmeyen, olabildiğince yerel yapı malzemeleriyle, yöre yapılarından esinlenilmiş ünitelerden oluşmuş turizm tesisleri, dağ sporlarına yönelik butik oteller yapılabilir. Köy, mezra, yayla yaşam etkinliklerini otantik haliyle sunan, av mevsimlerinde avcılık, atmacacılık, safari, yöreye özgü etkinlikleri yaşatan “soft” (yumuşak) pansiyon turizmine izin verilmek kaydıyla mevcut ünitelerden ve eklenecek yeni tesislerden oluşacak turizm tesisleri kurulabilir.



Nasıl bir eğitim, sanat ve kültür?

Eğitim :

Guatr hastalıkları ihtisas eğitimi verilebilir. Kayak, dağcılık, rafting, vb. dağ sporları, deniz, hava spor eğitimi ile tarım, ormancılık, ekoloji eğitimi de verilmelidir.



Sanat :

Ahşap, seramik, çini gibi süsleme, geleneksel el sanatları, örgü, kilim, halı dokuma, resim, heykel, grafik, görsel sanatlar, fotoğraf, sinema ve animasyon, tiyatro, folklor, tat, koku, vb. sanat eğitimleri hedeflenmelidir.



Kültür :

Doğu Karadeniz geleneksel kültürünü ve sanatını araştırma merkezi kurulmalıdır. Geleneksel ev kültürü, evdeki ilkbahar, yaz, sonbahar, kış etkinliklerine yönelik yerel kimliğin güçlendirildiği eğitim verilmelidir.



Folklor :

Yöresel halk müziği, halk oyunları ve halk tiyatroları, etnografya ve hayatı kolaylaştıran yöresel buluşları konu alan programlar eğitim sisteminde yer almalıdır.



Nasıl bir ticaret?

Fındık Ticareti :

Kabuklu fındık, doğal fındık içi, kavrulmuş fındık ve fındıklı tatlı, marmelat, vb. Fındık üretimimiz hem nicelik hem de nitelik olarak dünyanın en iyisi olduğundan Fındıklı’nın modern tarımla uluslar arası rekabette büyük şansı vardır. Kesinlikle üretim azaltılmamalı, modern tarım uygulanarak kalite arttırılmalıdır. Fındık yağının kolestrolü önlemesi, beslenmede kalp hastalıkları riskini azaltması uluslar arası pazarlamada tanıtıldığında rakipler elimine edilir. Yerel üretimlerin pazarlanmasında fındık ön sırada yer almalıdır.



Çay :

Fındıktan sonra ticarette ikinci sırayı alır. İşlenirken kendi içinde kalite farkları ayırt edilerek çeşitlendirilebilir. Yalnız çay, ekildiği alanları sömürdüğünden fındık üretiminin azalmasına neden olmaktadır. Tercih söz konusu olursa fındık üretiminin arttırılması daha doğrudur.

Çay, kivi, soya, mısır, fasulye, karalahana gibi sebzeler eskiden daha çok üretilirdi. İnsan sağlığı için önemli olan bu gıdaların üretimi bilimsel tarımla geliştirilmeli ve uluslar arası rekabet ortamında pazarlanmalıdır.

Kestane :

Kuzu kestanesi yemiş olarak çok leziz bir üründür. Ancak üretimi azalmıştır. Kerestesi, yapı malzemesi olarak çok değerlidir. Yangına en dayanıklı , aynı zamanda uzun ömürlü olduğundan kestane yapı malzemesi olarak üretilmeli ve özellikle yurtiçindeki ev mimarisinin gelişiminde değerlendirilmelidir.



El sanatları :

Atölye çalışmaları içerisinde önemi arttırılabilir. Kazak, yün çorap, gümüş örgü bilezik, tahta oyma turistik eşyalar oldukça yoğun çalışılan imalathaneler çoğaltılabilir. Daha da geliştirilerek yapı kültürümüzün maketleri ve hatta ahşap heykeller yapılabilir, pazarlanabilir.



Nasıl bir tarım ve hayvancılık?

Bu konuda yörenin geleneksel uğraş türlerinden esinlenilmelidir.



Tarımsal üretim

Fındık:

Dünyanın en kaliteli fındığının yetiştirildiği bölge Doğu Karadenizdir. Bu bağlamda Fındıklı’nın da en önemli tarımı fındık olmalıdır. Ziraat Fakülteleri ile ilişki kurulup fındık tarımının bilimsel olarak ele alınması fidan yetiştirmeden verimli ürün alınma türlerini üreterek çeşitlendirilmelidir. Planlamada fındık yetiştirilmesine uygun olan araziler başka amaçlar için kullanılmamalıdır. Çay üretim alanlarını azaltıp fındık üretim alanlarının çoğaltılması konusu planlamada üzerinde durulması gereken en önemli konumuz olmalıdır.



Çay:

Fındıklı’nın da içinde bulunduğu Doğu Karadeniz üretim alanlarında çay belki de fındık rekoltesini aşmış olabilir. Ancak çay kalitesi itibarıyla değerlendirildiğinde Uzakdoğu ülkeleriyle yarışmak mümkün değildir.

İnsan sağlığı açısından ele alındığında fındıkla yarışacak durumu da yoktur. Zaten kıt olan arazilerimizin çay alanlarını azaltıp fındık alanlarını çoğaltmak için kullanılması doğru olacaktır.

Mısır:

Doğu Karadeniz bölgesinin fındıktan sonra en fazla tarım alanları iken yine çay tarımının gelişi ile azaltılmış, adeta yok olmaya yüz tutmuştur. Son yıllarda yurtdışından getirilen tohumlar nedeniyle sorunlar yaşanan mısır üretiminde de kendi tohumlarımızın kullanılmasını sağlamak ve üretimi arttırmak gerekmektedir.



Üzüm:

Şarap, şıra, şerbet, pekmez ve marmelat için önemli bir meyvemizdir.



Bunların Dışında:

Elma türleri, armut türleri, çok çeşitli erik türleri, kiraz, incir, çilek, böğürtlen, karayemiş, mandalina, ceviz ve benzeri taze ve kurutulmuş meyve ve marmelatlarının üretimiyle yıllık ihtiyaçlar karşılanabileceği gibi doğa turizmine yönelik güvence verilmeli, beslenme olanakları sağlanmalıdır. Arazinin analizi yapılarak tarımsal alanlara bina yasağı getirilmelidir. Ayrıca 1/5000 ölçekli nazım planda, tarım alanlarının hangi türleri için nerelerin ayrıldığının yeşil lejantı ile belirlenmesi gerekir.



Hayvancılık

Kasaba merkezinde hayvancılık yasaklanmalıdır. Beldelerde yalnız büyükbaşlar, köylerde büyükbaş ve koyun, mezra ve yaylalarda keçilerin de katılımı ile tümü barındırılmalıdır. Hayvancılık doğa turizmini geliştireceği gibi hayvan gübreleri sayesinde kalitesi yükseltilmiş doğal gıdanın üretimini arttıracaktır.

Tüm bu önermeler, soft turizmin cezbediciliğini yükseltecek ve uluslar arası etkinliklerimiz artacaktır.

Nasıl bir deniz ve su etkinlikleri?

Deniz oldukça temizdir ama kirletilmemesi için atıkların kimyasal arıtma tesisleriyle derin deşarj olarak bırakılması zorunluluğu getirilmelidir.

Deniz ve derelerde balık avcılığı, rafting, her türlü su sporları için uygun fiziki koşullar sağlanmalıdır.

Nasıl bir sağlık sistemi?

Yakın geçmişimize kadar Fındıklı’daki hastane tiroit bezleriyle ilgili hastalıkları en iyi tedavi eden sağlık kuruluşu olarak yurtdışında bile nam salmıştı. Bu tedavi sistemi daha da geliştirilerek öncelikle Karadeniz bölgesi olarak kuzeydeki komşularımıza ve tüm Avrupa’ya hizmet verebilen bir sağlık tesisi kurulabilir.



Nasıl bir spor kasabası?

Kasabamız, voleybolda Türkiye 1.liginde mücadele vermiş, başarılar kazanmış, ancak devamı getirilemediğinden geriye düşmüştür. Yeniden canlandırılması mümkündür. Hatta basketbol, tenis, jimnastik, koşu, güreş, yüzme ilave edilmelidir. Bunun için planlamada uygun araziler ayrılmalıdır.



Nasıl bir uluslar arası ilişkiler?

Yakın geçmişimizde Karadeniz Ekonomik İşbirliği uluslar arası örgütlenmesine Türkiye de imza atmıştır. Konu ile ilgili organizasyonlar Fındıklı’da yapılabilir. Bu konuda 1990’lı yıllarda “Karadeniz Kültür ve Çevre Derneği” kurulmuştur. Bu Dernek güçlendirilerek doğal ve kültürel değerlerimizin korunabilmesindeki çalışmaların “Karadeniz Ekonomik İşbirliği” örgütlenmesiyle birlikte yürütülmesi mümkün olabilir. Konu ile ilgili vakıflar ve yerel dernekler harekete geçirilerek bu mevcut kuruluşlar sayesinde bir “Karadeniz Kültür, Çevre ve Ekonomik İşbirliği Enstitüsü” kurulabilir.



Diğer Husular

Benzer yerel potansiyeller canlandırılarak ahşabın (özellikle 20 yılda kereste olabilen kestane) yapı malzemesi olarak tüm Karadeniz bölgesinde standartlaştırılması mümkündür. İhtiyaca göre yapı tipleri belirlenmeli, yeni tasarımlarla yapılacaklar için yönetmelik oluşturulmalıdır.

Fındıklı kasabasının, bugün hayal gibi algılansa bile yakın bir gelecekte uluslar arası bir organizasyon merkezi olma şansının bulunduğu da unutulmamalıdır.

SONUÇLAR VE ÖNERİLER :

İki gün gibi kısa bir sürede gerçekleştirilen “Gelecekteki Fındıklı Çalıştayı” umut verici sonuçlar ve öneriler getirmiştir. Bu tür çalışmaların devamlılığı sağlandığında Karadeniz bölgesinde benzerlerinden çok daha farklı nitelik, estetik ve çekicilik gibi kaybedilmekte olan eski kimlik değerlerine kavuşabileceği gibi gelecek nesillere de esin kaynağı olabilecektir.

Yürürlükteki planın revizyonu veya yeni plan: Bu sürecin başlatılabilmesi için Fındıklı Belediyesi ya da Kaymakamlığın birlikte ya da birinin ev sahipliği yapmasıyla 2013 yılının Nisan ayı içinde bir atölye çalışması yapılmalıdır.

Merkeze yakın mahalle, belde ve köylerinde kültür varlığı mimari örneklerin korunması çalışmaları (rölöve, restitüsyon,restorasyon projeleri) yerel yönetim, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yapılmalıdır.

Yeni evlerin tipleştirilme çalışmaları: Bu çalışma süreci içinde mimarlar, STK’lar, platformlar ve konu ile ilgili üniversitelerin mimarlık bölümleriyle ilişkiler kurulmalıdır.

Çalıştay’a katılan tüm grupların nazım (genel) plan, uygulama planları ve kentsel tasarım projelerinin amaç, hedefler ve işlevlerine girdi vermeleri gereklidir.

Kent Konseyi kurulmalı : Tüm bu çalışmaların organizasyonunu yürütmek üzere Fındıklı Kaymakamlığı ve Belediye bünyesinde planlama, plan revizyonları ve de en önemlisi kentsel tasarım projelerinin üretilmesi ve sürekliliğinin sağlanması amacıyla bir Kent Konseyi kurulmalıdır.

ÖNCELİKLİ ÖNERİMİZ : Fındıklı’daki otoyol revizyonu

Grubumuz için öncelik taşıyan konu, trafiğin kıyıya çekilerek insanların denizden tecrit edildiği uygulamanın yeni bir düzenlemeye kavuşturulmasıdır. Ulaşım sorununun çözümlenmesi yerine yeni sorunlar üreten Karadeniz otoyoluna hiç olmazsa Fındıklı ilçe sınırları içinde doğru bir revizyon yapılarak “doğru örnek” ortaya konulabilmelidir. Plansız ama yararlı imajı verilerek aceleye getirilen ve insan – deniz ilişkisini kesen mevcut uygulamanın yeni planla doğru – yanlış kavramlarının yaşanarak kamuoyuna kanıtlanması sağlanacaktır.

Çalıştay sırasında grubumuz tarafından hazırlanan haritada görüldüğü gibi; Kıyıdan geçen transit yolun Yeniköy (Gurupit)’den itibaren doğuya doğru tünel ile yeraltına alınarak güneye kaydırılması, Paçva’da viyadük köprü ile Arılı deresinin geçilmesi, Gavra mahallesinde tekrar yeraltına alınması ve Çağlayan deresinin yine viyadük köprü ile aşılmasıyla doğu yakasına bağlanması, Arhavi’ye doğru Aksu’ya ulaştırılarak mevcut kıyı yoluna bağlanması sağlanmalıdır.

Her iki dere aşılırken yonca kavşaklarla iki şeritli yollarla batısındaki ve doğusundaki noktalardan güneye (yani iç yerleşmelere), kuzeye (merkeze) ve kıyı yoluna bağlanacaktır. Kıyı yolunun güneydeki iki şeridi yalnızca binek otolarına açık olmak koşuluyla kuzeydeki iki şerit yayalar için çevre düzenlemelerine ayrılmış olacaktır. Fındıklı kıyılarında balık lokantaları, kahveler, hatta kıraathaneler ve plaj düzenlemeleri ile bunları destekleyecek küçük hizmet üniteleri yer alabileceklerdir.



dsc_0929.jpg

7 - KOBİ GİRİŞİMCİLİK VE ÜRETİM ÇALIŞMA GRUBU RAPORU



KATILIMCILAR

R. Hakan Özyıldız ( Moderatör), Tülin Acar, Aydan Aydınoğlu, Sami Alpak, Aziz Köroğlu, Ahmet Akçelik, Ruhan Kurtoğlu, Hakan Yıldırımkaya



FINDIKLI’DA GİRİŞİMCİLİK, ÜRETİM VE KOBİ’LER

“Gelecekte Fındıklı Çalıştayı”nın (bundan sonra Çalıştay olarak anılacaktır) konu başlıklarından birisi KOBİ ve Girişimcilik (bundan sonra KOBİ’ler olarak anılacaktır) oldu. Konusunu ele alan Grubumuz kapsam ve içerik olarak doyuruculuğu çok yüksek sonuçları içeren tartışmalar yapmıştır.



GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNEMİ

Sözlüğe bakınca, girişimci; ticaret, sanayi gibi alanlarda sermaye koyarak bir işi yapmaya girişen, kar amacıyla riski üzerine alan kişi olarak tanımlanmaktadır. Üretim açısından bakınca mal ve hizmet üretebilmek için bütün üretim öğelerini en iyi koşullarda bir araya getirebilen kişi veya kişiler rasyonel (akılcı) davranan kişilerdir. Dolayısıyla kar amacı güderek riski üzerine alırlar ve ihtiyaçları karşılamak için üretim öğelerini satın alıp, bunları bir araya getirecek imkânı sağlarlar. Ancak kar ve zarar ortak olduğuna göre zararı da zımnen kabullenirler. İktisatta klasik üretim formülü genellikle; "Sermaye + Emek + Teknoloji = Mal veya Hizmet üretimi" olarak ifade edilir. Ancak özellikle 1990’lı yıllardan sonra üretim faktörlerini en akılcı şekliyle bir araya getirebilenlerin gerçek girişimciler olduğu genel kabul görmüştür. Böylelikle üretim formülünde “girişimcilik“in ve iyi yönetişimin de önemli faktörler olduğu söylenmektedir.

Konuya biraz yakından bakınca, kapitalist ekonomilerde girişimcilik genellikle zor ve karmaşık bir iş olduğu genel kabul görmektedir. Çevremizde çeşitli örneklerini gördüğümüz birçok girişim başarısızlıkla sonuçlanırken, başarılı girişimler sonucunda önemli yenilikler ve ilerlemeler gerçekleşmektedir.

Bu bağlamda girişimci ekonomiyi canlandırmada önemli bir role sahiptir. Yeni iş olanakları yaratması, ürün, hizmet ve süreçlerde yenilikler getirmesi, mevcut işletmeler tarafından karşılanmayan tüketici isteklerini karşılaması girişimciye önem kazandırır. Yenilikçi ve yaratıcı olmak, esneklik, risk alabilmek, önceden görebilmek gibi girişimcilik özellikleri iş yaşamında başarı etkenleridir.

Konuya bu açıdan bakınca Fındıklı’da üretimin, iş olanaklarının ve gelişimin sıçrama gösterebilmesi için doğru girişimciliğin mutlak anlamda desteklenmesi gerekmektedir. Destek sadece parasal, kredi anlamında olmak durumunda değildir. Eğer doğru insana para verilmezse, o kredinin geri ödemesi zora girecek ve gereksiz yere borç alan kişiler de bundan olumsuz etkileneceklerdir.

Burada en kritik soru kimin iyi girişimci olduğunun nasıl belirleneceğidir. Bu seçimin sınavla, mülakatla olmayacağı kesin bir olgudur. Ancak isteyen, kendine güvenen tüm adayların sorunlar ve riskler konusunda en detaylı şekilde bilgilendirilmesinin çözümde büyük yararı olacaktır. Sonrası kendi parasını kullananlar için şahsına, kredi/borç alıp işe başlayanlar için borç verene veya bankaya bırakılmalıdır.



SORUNLAR

Üzerinde en fazla durulan konuların başında girişimcilik konusunun tam olarak bilinmemesi ve dolayısıyla kavranamaması geliyor. Parası ve niyeti olan herkesin bir işi ve işletmeyi yönetmeyi becerebileceği düşünülüyor. Tartışmalar sonucunda ortaya çıkan en ilginç sonuçlardan birisi memuriyete veya özel sektörde profesyonel bir işe giremeyen ve az da olsa parası olan birçok insanın bir iş yeri çalıştırma deneyimi olmadan işe girişme cesaretini göstermesi olgusunun yaşanması oldu. Deneyim eksikliği iş alanında olduğu kadar iş yeri yönetme konusunda da kendini göstermektedir. Böylesine kötü başlangıçlar bir süre sonra başarısızlığın nedenlerinden birisi belki de en önemlisi olabilmektedir. Konu açısından biraz daha ilgi çeken bir yan, insanların böylesi şeylerin bir eksiklik olduğunun farkında bile olmamalarıdır.

Sermayesi olduğuna inananlar çevrelerinde gördükleri örnekler üzerinden yaptıkları gözlemler ve duyumlarına dayalı kararlarla yola çıkmadıkları anlaşılmaktadır. “Kervan yolda düzelir” veya “Allah rızkını verir” inancıyla işe başlanmaktadır. Böylesi başlangıçlar özelde esnaflığı ve genelde girişimciliği sıradanlaştırmakta ve müşteri ile bağlantı kurulmasında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ardından doğru işin, yerin ve zamanın seçilip seçilmediğine bakılmaksızın başlatılan işler, çoğu zaman ya yetersiz gelirden ya da işletme sermayesi yetersizliğinden veya yapılan işte yeteri kadar beceri sahibi olunamadığından başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Buna karşılık, KOSGEB ve İŞKUR gibi kamu kurumlarından ve/veya Esnaf Odası gibi sivil toplum kuruluşlarından ne tür yardımlar alınabileceği konusunda fazla istek olmadığı söylenebilir. Böylesi bir gelişmede adı geçen kurum ve kuruluşların bürokratik yaklaşımı da önemli etkenlerdendir. Rize’de oturup başvuru bekleyen anlayış mutlaka değiştirilmek zorundadır.

Öte yandan girişimcilik sadece bilgi, tecrübe ve istekle olabilecek bir şey değildir. Bir de bunların yanında mutlaka devletin maddi desteği olmalıdır. Teşvikler özellikle vergi sistemindeki yetersizlikler hem bölgesel kalkınma hem de tek tek işletmelerin geleceği açısından çok önemlidir. İlk işe başlayanlar için bu bilgilere ulaşımın kolay olmadığı muhakkaktır.

Nedenleri üzerinde çok dikkatli bir araştırma yapılması gereken diğer bir konu da Fındıklı halkının kendi esnaf/girişimci hemşerilerine gösterdikleri anlaşılması zor ilgisizlik ve destek yoksunluğudur. İlçemizde esnaflık yapan ve deneyimi olan katılımcılar bu konuda oldukça sıkıntılı ve geleceğe yönelik girişimcilerin hevesini kıracak yorumlarda bulunmuşlardır. Kendi tanıdığından alış veriş yapmak yerine başkasına yönelen tüketicileri bu davranışlarının nedenlerini anlamanın önemi üzerinde durulmuştur.

Fındıklı’da peşin parayla alış veriş yapma geleneğinin olmaması esnafın hayatiyetini devam ettirmesi açısından oldukça önemlidir. Birçok girişimcinin işletme sermayesinin yeterli olmaması, borçların söz verildiği tarihlerde ödenmemesi özellikle küçük esnafı çok zorlamaktadır. Bir yandan genel ekonomik şartlara bağlı olan bu durum, diğer yandan hemşerilerimizin çay hasadı dönemini bekleme istekleriyle de bağlantılıdır. Yanı sıra emekli sayısı gittikçe artan ilçede üçer aylık dönemlerin beklendiği de bilinmektedir. Ancak tüm bu gelişmeler bile borcunu yabancıya zamanında ödeyen, bu konuda çok hassas olan Fındıklılının kendi tanıdığına biraz daha özensiz kalmasının açıklaması olamaz.

Dolaysıyla, küçük esnafın güncel en önemli sorunu borçlu olmaları ve borç miktarının her geçen gün biraz daha artmasıdır. Ancak borçların çoğu işyerine harcanmamakta, işletme sermeyesi yapılmamaktadır. İşyerinden yeteri kadar geliri olmayan küçük esnaf, ailesinin ihtiyaçları için borçlanmaktadır. Eğer bu gözlem doğru verilere dayanıyorsa, işletme karlarının çok düşük olduğunu söyleyebiliriz. Bu da ilçede küçük esnaflığın ne kadar zor şartlar altında yapıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

KOBİ Grubunun diğer önemli bir saptaması; kadınlar, ülke aile yapısının ve kadının toplumdaki yerinin bir sonucu olarak girişimcilikten uzakta olmalarıdır. Kendileri yapmasalar bile eşlerini ve çocuklarını destekleme konusunda da çok başarılı oldukları söylenemez. Aslında Karadeniz kadınının tarımsal üretimde gösterdiği başarı, evin idari ve mali yönetimindeki atalarından gelen deneyimleri ortadadır. Bu kadar girişken olan ve çoğunlukla üretimin içinde bulunan kadınlarımızın ticari girişimcilik konusundaki potansiyellerinden uzak eksiklikleri üzerinde dikkatle durulması gereken bir konudur.

Yanı sıra, KOBİ Grubunda Fındıklılıların bazı işlerde çalışma konusunda çekinceleri olabileceği de tartışılmıştır. Özellikle nitelik gerektirmeyen işlerde eleman bulmanın zor olduğu vurgulanmıştır. Hatta hizmet sektöründeki bazı alanlarda çalışmanın ayıp olduğu bile konuşulmuştur. Bu bağlamda düzenli aylık gelir yerine 4 aylık geçici işler tercih edilmektedir.

Tüm bunların ötesinde Fındıklı’da kapsamlı bir KOBİ/esnaf envanteri olmadığı iddia edilmiştir. Esnaf Odası’nın kayıt sisteminin bu amaca hizmet etme konusunda ne kadar yeterli olduğunun araştırılmasının yararlı olacağı belirtilmiştir.

HEDEFLER

KOBİ Grubu ilk önce var olan sorunları belirlemeden çözüm önerilerini ve hedefleri belirlemenin yanlış bir yöntem olacağını konusunda ortak görüş oluşturdu. Bu bağlamda sorunlar konusundaki görüşünü yukarıdaki şekilde özetledikten sonra hedefleri kısıtlı zamana sığdırmaya çalışarak ele aldı. Her biri başlı başına devasa bir çalışma isteyen hedefleri başlıklar halinde aşağıdaki şekilde özetlemek mümkün.

KOBİ’lerin ve esnafın hedef kitlesinin ve pazarının Fındıklı değil, önce komşu iller, sonra bölge, ardından da tüm Türkiye olması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Hatta Gürcistan ve Kafkasların yakınlığı dikkate alınırsa İzmir’e, Antalya’ya mal satmaktansa Tiflis’e, Kırım’a satmanın daha kolay olduğu hatırlatıldı. Bu bağlamda ihracatın da girişimciliğin başlangıç hedeflerinden olması gerektiği vurgulandı. Diğer bir değimle, uzağı gören girişimcinin en uzak ufku görerek işe başlamasının yararına değinildi. Fındıklı’nın ihracata ve turizme yönelik küçük bir üs olmasının eksikliklerinin araştırılmasının gerekli olduğu anlaşıldı. Girişimcilerin işe başlarken bu vizyonla işe başlamaları, yeteri kadar sermayeye ve işletme büyüklüğüne sahip olduklarında da ihracatı düşünmeleri gerektiği anlaşıldı.

Girişimcilik eğitimi ve sağlanması gereken destekler konusunda yoğun bir çaba içine girilmeli. Önce KOSGEB ve İŞKUR gibi ilgili kamu kurumları, sonra esnaf odası gibi ilgili sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerden oluşturulacak gruplar eğitime ve tanıtıma yönelik faaliyetlerini artırmalı. Bu amaca yönelik olarak Fındıklı içinden ve dışından bu konuda deneyimi olan hemşerilerimizden oluşacak bir “Girişimcilik Danışma Kurulu”nun oluşturulmasının çok yararlı olacağı düşünüldü. Bu Kurul genel anlamda girişimcilik konusunda destekler üretmenin yanı sıra belirlenmiş projelere de özel yardımlarda bulunmak amacını taşımalı.

Pazarlama üretimin çok önemli bir aşamasıdır. En geniş çevrede bir Pazar araştırması yapmak, genellikle küçük bir KOBİ için oldukça zor bir iştir. Gerek kamu gerek Fındıklılı gönüllülerin bu konuda üreticilere yardımcı olabilmek adına çaba göstermesinin gereği vurgulandı. Konu hakkında yeterli bilgisi olmayan küçük girişimcilerin “Girişimcilik Danışma Kurulu”nca desteklenmesi için ne tür mekanizmalar oluşturulabileceği konusunun detaylı ele alınması yararlı görüldü.

Kadınların ve gençlerin girişimcilik konusunda önlerinin açılması için özel bir çaba sarf edilmesinin önemine değinildi. Girişimci kadınların sayılarının çoğalmasının ilçenin sosyo-kültürel sıkıntılarını aşmada çok önemli olduğu konuşuldu. Kadının üretimdeki yerinin ülke kalkınmasına katkısı vurgulandı.

Küçük ve orta ölçekli sanayi sitesi kurulması için bugüne kadar sürdürülen girişimlere ivme kazandırılmalı. Özellikle arsa konusunda yaşanan sıkışıklığı aşmak için Fındıklı’nın ortak bir girişim grubu kurmasında yarar görüldü. Bunun partiler üstü bir anlayışla ele alınmasının çok yararlı olacağı belirlendi.

Fındıklı’da bir “inkübatör” kurulması önerildi. Girişimciliğe başlayanlara; vergi, teşvik, muhasebe, pazarlama, iş yeri ahlakı, teknoloji seçimi konularında olabildiğince geniş profesyonel destek verilmeli. Bu destek ilk başlayanlar için ücretsiz olurken, belli bir üretim aşamasına gelenler için Fındıklı’da yeterli bilgi bulunması mümkün olmayan alanlarda, ücrete tabi olmalı. Bu amaçla bölge Kalkınma Ajansı vb. kurumlardan alınabilecek yardımlar organize edilmeli.

Yöreye özgü, ekonomik değeri olan ürünlerin listesi çıkarılmalı. Böylelikle tarım konusunda üretim yapmak isteyenleri, sağlıklı ve yeterli bilgiler sunulabilmeli. Bu bağlamda başta kivi, siyah üzüm, çay vb. ürünler olmak üzere tarımsal üretime yönelik girişimlerin desteklenmesinin önemine vurgu yapıldı. Bu tür girişimcilik için gerekli olan kooperatifçilik ve diğer birlikteliklerin gerekliliği konuşuldu. Geçmişte yaşanan olumsuz örneklerin dikkatle yeniden ele alınması ve doğru çözümlerin üretilmesi için çalışılması önerildi.

Transit yol üzerinde bulunan güzel ilçemizin, geçici bir uğrak yeri, cazibe merkezi olması konusunda yapılabilecekler irdelendi. Ancak, bugün yaşanan bazı istenmeyen, hoş olmayan faaliyetler ortadan kaldırılmadan bu tür girişimlerin yanlış sonuçlara yol açabileceği de vurgulandı. Kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri başta olmak üzere tüm Fındıklılıların bu tür işyerlerinin ilçe merkezinden uzaklaştırılması için ikna ve gönüllülük temelinde konuyu ele almalarının mutlak bir zorunluluk olduğu konusunda fikir birliğine varıldı. Bununla beraber kurulacak yol üstü lokanta, dinlenme tesisi, ufak ürün satış merkezleriyle yolcuların uğrak yeri olabilecek bir merkez oluşturulabileceği kabul gördü.

Transit geçişte geçici konaklama yapanlara satış yapmak üzere, kadınların ve diğer el sanatı üreticilerinin ürünlerini satabileceği, Karadeniz Sahil Yoluna yakın bir “Viçe Sokağı” kurulması önerildi. Yerel mimariye uygun küçük dükkânlarda satışa sunulacak el sanatları ve halk eğitim merkezi atölyelerinde üretilen ürünlerin buralarda satışı için gerekli desteklerin sağlanmasının acil bir konu olduğu kabul edildi.

Gerek ülkemizde gerek yöremizde nüfus her geçen gün yaşlanıyor. Bölgemiz rahat bir yaşlılık geçirmek için oldukça uygun şartlara sahip. İlçede özel “Emekli Yaşam Merkezleri” kurulması, hem hemşerilerimizin hem de dışarıdan gelerek buraya yerleşecek olanların sağlık ve bakım hizmetleri konusunda kalıcı projeler geliştirmesi için SGK, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Ekonomi Bakanlıklarından proje desteği ve diğer teşvikleri konusunda gerekli araştırmaların yapılmasının yararından bahsedildi. Orta vadeli bir proje olan bu konuda gerekli altyapının sağlanması için uzmanlardan görüş alınmasının yararlı olacağına karar verildi.

Bazı iş alanlarında işçi bulunamamasının önündeki eğitim engelini aşmak için İŞKUR/KAYMAKAMLIK/BELEDİYE işbirliğiyle mesleki eğitim kurslarının düzenlenmesinin etkinliği irdelendi.

Fındıklı için çok geniş bir KOBİ envanteri çıkarılmalı. Esnaf Odası’nın kayıt sisteminin yanında daha profesyonel ve üretken bir bakış açısıyla düzenlenecek envanter, gelecekte ilçede iş yapmak isteyenlere ışık tutacak kadar doyurucu olmalı. İşletmelerin faaliyet alanları, üretim potansiyeli, kaç kişi çalıştırdığı vb bilgiler ilgilenenlerin bilgine sunulmalı. Bölgede faaliyet gösteren bankalardan, ticari sır kapsamına girmeyecek bilgiler alınarak envantere işlenmeli. Bir iş yapma düşüncesinde olan hemşerilerimiz bu verilere bakarak fizibilite yapabilmeli.

İlçe özelinde girişimciliğin önünü açmak için gerekli olan özel teşvikler konusunda başta kamu yetkilileri olmak üzere, siyasi parti temsilcileri ve diğer sivil toplum kuruluşları bilgilendirilmeli ve ortak harekete geçmeleri konusunda yardımları istenmeli.

Özellikle ilgili gençlere ilçe dışındaki başarılı örneklerin tanıtılması konusunda yardımcı olunmalı. Genç girişimcilerin örnek işletmelerden yararlanabilmesi için koordineli bir çaba içine girilmeli. Gerekirse kısa sürelerle oralarda çalışmaları bir tür staj yapmaları sağlanmalı. İlçe dışında işyeri olan hemşerilerimizin bu konuda daha destekler tavır içerisinde olmaları sağlanmalı.

Esnaf ve sanatkâr Odası’nın kendi üyeleri ile bölge halkına yönelik bilgilendirme çalışmalarını artırmasında büyük yarar olduğu kanaatine varıldı. Kötü örneklerin tüm esnafı itham altında bıraktığı gerçeğinden yola çıkılarak, yanlış davranışlar içinde olabilecek üyelerin, çağdaş yöntemlerle uyarılmasının faydalı olacağı belirtildi.

YAPILACAKLAR

Bu hedefler ve somut önerileri tartışan KOBİ Grubu, yapılmasının yararlı olacağına inandığı projeleri de aşağıdaki şekilde özetledi. Grup üyeleri her projenin mümkün olan en geniş katılımcı grubunda detaylı bir şekilde ele alınmasının yararlı olacağına vurgu yaptılar. Daha önemlisi projelerin sahiplenilmesi olduğu konusunda görüş birliğinde olduklarını belirttiler.

Fındıklı’da sağlıklı bir esnaf değerlendirme anketinin yapılması.

Sanayi sitesi kooperatifinin çabalarının daha sağlıklı bir şekilde koordine edilmesi.

Kadın girişimciliğin bilinçlendirilmesi ve pozitif ayrımcılıkla desteklenmesi için özel bir yapının kurulması ve ivedi çalışmalarına başlaması.

KOSGEB, İŞKUR ve Meslek Yüksek Okulu’nun Fındıklı’da girişimcilik kursları düzenlenmesi konusunda orta ve uzun vadeli bir program çerçevesinde çalışmalarına başlaması. Kaymakamlık ve Belediyenin de bu kursların desteklenmesi ve tanıtılması için gerekli desteği sağlamaları.

Transit geçenlere el sanatları satışının yapılacağı “Viçe Sokağı” konusunda özellikle Belediye’nin harekete geçirilmesi.

Öneriler arasında yer alan yaşlı bakım merkezleri projesinin destekleneceği varsayımıyla, Fındıklı’da sağlıkta ara eleman yetiştirilmesi merkezi kurulması konusunda Rize Üniversitesi ile görüşülmesi.

Münhasıran girişimcilik ve üretim konusunda, bugün itibariyle biraz dağınık bir görünüm sergileyen, Kaymakamlık, Belediye, KOSGEB, İŞKUR ve Üniversite gibi kamu kurumları ile yerel dernekler, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin bir araya gelerek Fındıklı’nın geleceği için güçlerini birleştirmelerinin sağlanması. Bu amaca yönelik olarak Fındıklı’da gönüllülerin de katılımıyla bir “Girişimcilik Danışma Kurulu”nun kurulması.

8 - KADIN ÇALIŞMA GRUBU RAPORU



KATILIMCILAR

Gökhan Yıldırımkaya (Moderatör), Ülkü Aytemiz, Sibel Bingöl, Fatoş Kadıoğlu, Derya Bingöl



FINDIKLI’DA KADIN OLMAK ve GELECEK İÇİN ADIMLAR...

Toplumsal ve yerel kalkınmanın en önemli dinamiklerinden biri de toplumun yarısını oluşturan kadınları güçlendirilmek ve kalkınmanın etkin bir aktörü konumuna getirmektir. Acaba bu aktör toplumda ne kadar aktif rol üstlenebilmekte, yaşama ne kadar eşit katılabilmektedir? Kadının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi adına hangi adımları atabiliriz? Dünya’nın ve Türkiye’nin yanıtını aradığı bu soruya, Fındıklı ölçeğinde hangi yanıtları bulabiliriz? Hep birlikte, geleneğimizde var olan imece yöntemi ile bu sorulara yanıt arayacağız.

BM Binyıl Kalkınma Hedefleri (BYKH) Gelişim Raporu’na göre, Türkiye ilköğretimdeki cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırma hedefine yaklaşmış olsa da, ortaöğretime devam etmeyen kız çocuklarının oranı düşündürücüdür. BYKH Raporu, hedeflerin gerçekleştirilmesindeki engellerin önemli bir bölümünün coğrafi ve sosyal cinsiyet eşitliği farklılıklarına dayanmaktadır. Türkiye’de zorluklar ve yapısal engeller yaşadığı, Cinsiyet Eşitliğinin ve Kadın Güçlendirilmesinin teşvik edilmesine özel ilgi gösterilmesi gerektiği aşağıdaki veriler kanıtlamaktadır:

Sadece 7 milletvekilinden biri kadın

İl Genel Meclisi üyelerinin yüzde 3,5’i kadın.

Belediye Meclisi üyelerinin yüzde 1,5’i kadın.

Yaklaşık 3000 Belediye Başkanının sadece 26’sı kadın.

Yalnızca bir kadın vali olarak görev yapıyor.

Sadece bir kadın bakan var.

Kadınların yüzde 42’si hayatlarında en az bir defa şiddete maruz kalmış.

Şiddete gören kadınların yüzde 92’si hiçbir yere başvurmuyor.

Kadın sığınma evi sayısı sadece 80 civarında.

Her on kadından biri okuryazar değil.

Kadınların yaklaşık sadece dörtte biri işgücüne katılıyor.

Bu durum Fındıklı’da çok farklı mı? Örneğin bölgemizde Rize ve Artvin’den en son ne zaman seçilmiş bir kadın milletvekilini anımsıyorsunuz? Ya da ne zaman en son kadın bir belediye başkanın elini sıktınız? Fındıklı’nın kaç tane kadın il genel meclisi üyesi var? Ya da belediye meclis üyeliklerinde kadının oranı? Kadınların da tarımsal kökenli ailesel iş gücüne katılımı dışında çalışma hayatında yeri ise çok sınırlı.

Üreme sağlığı, güçlendirme ve iş gücü piyasa katılımında toplumsal cinsiyet eşitsizliği gösteren ve BM Küresel İnsani Kalkınma Raporu Cinsiyet Eşitsizliği Endeksine göre, Türkiye 138 ülkeden 77’inci sıradadır.

Öte yandan, umut verici gelişmeler ise: TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, cinsiyet eşitliği ile cinsel ve fiziksel manada kadın haklarının koruması adımları içeren ceza kanunu hükümleri, evlilikte erkek üstünlüğünü kaldırarak ailede kadın-erkek eşitliğini getiren medeni kanun hükümleri, aile içi şiddete karşı aile koruma kanunu hükümleri; “50.000’den fazla nüfusu olan belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin kadın ve çocuk sığınma evleri kurmasını öngören 5393 sayılı Belediye Kanunu...

Genel olarak, kadın haklarını ve toplumsal cinsiyet eşitliğini temin eden hukuksal çerçeve elverişlidir. Ancak, kadın haklarını ve toplumsal cinsiyet eşitliğini uygulamada sağlama Türkiye için temel zorluk olarak kalmaktadır. Bu hukuksal çerçevenin siyasi, sosyal ve ekonomik gerçekliğe dönüştürülmesi için daha fazla çaba harcanması gerekmektedir. Özellikle yerel düzeyde kadın STK’ların, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitilmesi ve bu alanlarda farkındalığın artırılması gerekmektedir. Ayrıca, ulusal ve yerel düzeyde kadın STK’lar ve ilgili kamu kuruluşları arasındaki işbirliğini ve görüşmeleri güçlendiren çabalara gereksinim vardır. Kadın çalışma başlığı bu gereklilikten yola çıkmaktadır.



BİRİNCİ BÖLÜM – BELİRLENEN FİKİRLER / HAYALLER

Kadının Siyasette ve Karar Alma Mekanizmalarında Etkin Yer alması

Kadınların Toplumsal ve Sosyal Yaşama Tam ve Etkin Katılımının Sağlanması

Kadının Ekonomik Yönden Özgür ve Etkin Olması

Kadının Sosyal, Fiziksel ve Cinsel Şiddetten Uzak Yaşaması

Kadının Beden ve Ruh Sağlığı Yönünden Güçlendirilmesi



İKİNCİ BÖLÜM –ÖNGÖRÜLEN HEDEFLER

Kadının Siyasete Katılımının Özendirilmesi

Kadın Sağlık Göstergelerinin İyileştirilmesi

Kadının Çalışma Hayatı ve Üretime Katılımının Güçlendirilmesi

Mal ve Miras Dağılımındaki Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması

Çalışma ve Eğitim Yaşamında Kadına Fırsat Eşitliği Tanınması ve Pozitif Ayrımcılığın Yaygınlaştırılması

Kadının Aile İçi Konu ve Kararlarda Eşit Söz Hakkına Sahip Olması

Şiddet Konusunda Kadının Bilgiye ve Gerekli Tüm Hizmetlere Erişiminin Sağlanması

Kadının Toplumsal Yaşam Alanlarında ve Faaliyetlerde Kısıtlama Olmaksızın Yer alması

Kadın ve Erkeklere Üreme Sağlığı Danışmanlığının ve Hizmetlerinin Yaygın ve Nitelikli Bir Şekilde Sunulması

Kadınlarda Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonların ve Rahim Ağzı Kanserinin Yaygınlığının Azaltılması

Fındıklı Dışında Yaşayan Kadınların Sosyo-Kültürel Değerlerinin ve Bağlarının Güçlendirilmesi

Kadının Aile İçi ve Sadece Tarımsal İşlerde Yükü Tek Başına Üstlenerek Ezilmesinin Önüne Geçilmesi

Fındıklı Dışında Yaşayan Kadınların Yöredeki Kadınlarla İşbirliğini Ve Desteğini Artıracak Mekanizmaların ve Yapıların Geliştirilmesi



DÖRDÜNCÜ BÖLÜM – ÖNERİLEN FAALİYETLER

Şiddete Uğrayan Kadınlara Ne Yapacakları Konusunda Bilgilendirme Eğitimleri Verilmesi (Sivil Toplum Kuruluşları, Adli Birimler)

Halk Eğitim Programlarına Kadına Yönelik Şiddet Modülü Eklenmesi (Fındıklı Halk Eğitim Müdürlüğü)

Akraba Evliliklerinin Sakıncaları Konusunda Sağlık Eğitim Programları Yapılması (Rize İl Halk Sağlığı Müdürlüğü)

Okul Eğitim Programlarında Şiddet Konusunun İşlenmesi (Rize Milli Eğitim Müdürlüğü)

Kent İçi Ulaşım ve Aydınlatmada Kadının Güvenliğini Arttıracak Şekilde İyileştirmeler Yapılması (Fındıklı Belediyesi)

Aile İçi İletişim ve Danışmanlık Uygulamalarının ve Hizmetlerinin Verilmesi (Rize Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü)

Anne-Baba Eğitim Programları Düzenlenmesi (Sivil Toplum Kuruluşları, Milli Eğitim Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü)

Kadınlar İçin Spor Faaliyetleri Olanaklarının Arttırılması (Belediye, Özel İdare)

Belediye Başkanlığı, İl Genel Meclis Üyeliği, Belediye Meclisi Üyeliği, Muhtarlık Seçimlerinde Kadın Aday Sayısının Artırılması (Sivil Toplum Kuruluşları, Siyasi Partiler)

Kadınların Siyasette Aktif Katılımını Destekleyen Platform ve Derneklerin Kurulması (Sivil Toplum Kuruluşları)

Fındıklı Kent Kadın Meclisinin Kurulması (Fındıklı Belediyesi)

Kadın Sivil Toplum Kuruluşlarının Kurulması ve Aktif Çalışması (Sivil Toplum Kuruluşları) Örnek: Viçe Dalepe Derneği (VDD) Kurulması

Kadın Psikoloji ve Danışma Merkezi Kurulması (Rize İl Halk Sağlığı Müdürlüğü)

Düzenli Topluma Dayalı Kadın Sağlığı Tarama /Hizmet Programları Yaygınlaştırılması (Rize İl Halk Sağlık Müdürlüğü)

Kadın Sağlık Okur-Yazarlığı Kampanyası Başlatılması (Rize İl Halk Sağlık Müdürlüğü)

Yeterli donanıma ve kapasiteye sahip Kadın Doğum Hizmet Birimlerinin ve Servislerinin Kurulması (Rize Sağlık Müdürlüğü)

Kadın Danışma Merkezlerinin Kurulması (Rize Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü )

Kadın El Emeğinin Değerlenebileceği Platformların Oluşturulması (Sivil Toplum Kuruluşları, Yerel Yönetimler)

Kadının Mal Varlığı ve Gelirini Kullanma Konusunda Bilinçlendirilmesi (Sivil Toplum Kuruluşları)

Kadınlar İçin İstihdama Dayalı Eğitim Programlarının Yaygınlaştırılması (Rize Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü)

9 - SAĞLIK ÇALIŞMA GRUBU RAPORU



KATILIMCILAR

Dr. Yılmaz TORLAK (Moderatör), Dr. Yakup Hindistan, Prof. Dr. Şule Şişman, Ecz. Ayşe Bayraktar, Ecz. Akif Selimoğlu



GİRİŞ

İlçemizde Karadeniz bölgesine hizmet veren Sağlık Bakanlığına ait Guatr hastanesi bulunmaktadır. 50 yatak kapasiteli olan hastanede Acil Polikliniği, diş hekimliği ve diğer branşlarda hizmet veren bölümleri yanı sıra tam teşekküllü ameliyathanesi, biyokimya laboratuarı, röntgen ve ultrason üniteleri, böbrek diyaliz ünitesi bulunmaktadır. Hastanede 14 uzman doktor kadrosu bulunmaktadır. İlçemizde ayrıca Toplum Sağlığı merkezi ile 5 bölgeye ayrılmış Aile Hekimliği merkezleri bulunmaktadır.



HAYALİMİZ;

Karadeniz bölgesine hizmet veren hastanenin fiziki koşullarının dünya standartları seviyesine getirilmesi; tüm branşlarda iyi eğitim almış, donanımlı hekim ve yardımcı personeli ile hem Karadeniz bölgesinin hem de komşu bölgelerdeki guatr hastalarının teşhis, tedavi ve takiplerinin yapılacağı örnek bir hastane haline getirilmesi.

Böbrek diyaliz ünitesinin daha çok hastaya hizmet verecek şekilde yeni bir Böbrek Diyaliz Merkezi haline getirilmesi, bu merkezin düzenli çalışmasının sağlayan hekim ve yardımcı sağlık personelin sayısı ve kalitesinin artırılması

Toplum sağlığı ve Aile Hekimliği merkezlerinin daha etkili çalışmasını sağlayacak alt yapının ve insan kaynağının genişletilmesi. Böylece bölgedeki kadın ve çocuk sağlığı ile ilgili standartların iyileştirilmesi, böylece hem ruhsal hem de bedensel olarak sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi.

Uyuşturucu kullanımı, kumar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında gençlerin bilgilendirilmesi, gençleri kahve ve ya internet sitelerinden uzak tutacak faaliyetlerin çeşitliliğini artırarak sporda, sanatta, bilimde dünya çapında adı geçecek gençlerin yetiştirilmesi, gelecekte farkındalığı yüksek yetişkin olmaları için her türlü desteğin verilmesi,

Temiz deniz ve dereler için arıtma çalışmalarının yapılması, çevre temizliğe önem verilmesi, bu konuda halkın bilinçlendirilmesi, bu konuda sivil toplum örgütleri, dernekler ve resmi makamlar ile iş birliği yapılması

Köylerde yaşayan halkın doğal yaşamın bozulmaması için çevre temizliğinde bilinç düzeylerinin yükseltilmesi (çöplerin toplanması, ayrıştırılması ve imha edilmesi)

Köylerimizde yaşayan halkımızın ürünlerini yetiştirirken insan sağlığını tehdit etmeyen koşullarda bilgilendirilmesi, teşvik edilmesi ve bu konuda bilinç düzeyinin yükselmesini sağlayacak eğitimlerin verilmesi,

Bölgede güneşli günlerin az olmasın ve bölgenin bol yağış almasına bağlı olarak topraktaki elementlerin ( kalsiyum, iyot ve demir) yeterli olmasına bağlı olarak çoğunlukla guatr, anemi ve kanser vakaları görülmektedir. Bu konuda bölge halkı bilgilendirilmeli ve gerekli önlemler alınması için alt yapı çalışmalarının yapılmalıdır.

Sağlıklı nesiller yetiştirmek için okullarda hijyen ve beslenme konusunda yaşam dersleri anlatılmalı, çocuklar bu konuda bilinçlendirilmelidir,

İlçede yapılması planlanan kongre merkezinde ulusal ve uluslararası sağlıkla ilgili toplantı, kongre ve seminerlerin yapılarak ilçenin kongre merkezi haline gelmesi,

Bu çalışmalarla gelecekte düzenli, temiz ve sağlıklı şehrimiz, zümrüt gibi yeşil köylerimiz, billur gibi akan derelerimiz, mikropsuz içimi hoş sularımız, masmavi denizimiz, lezzetli organik sebze ve meyvelerimiz, bilinç düzeyi yüksek halkımız, sağlıklı ve mutlu yaşayacaklardır.

10 - KATILIMCILIK VE TEMSİLİYET ÇALIŞMA GRUBU RAPORU

KATILIMCILAR

Mehmet Bingöl (Moderatör), Füsun Başak, Yaşar Özcihan, Sabri Alper, Nejdet Kadıoğlu, Sabri Aydınoğlu, Kadirhan Kadıoğlu, Mehmet C. Peker



BAŞLARKEN

Temsiliyet, herhangi bir etkinliğe bir grup insan adına katılan kişilerin, o grubu ne denli temsil ettiklerinin ölçüsüdür. Bir çok etkinliğe / çalışmaya tüm grup üyeleri katıl(a)madığı için katılabilenlerle yetinildiğinde, katılanların katıl(a)mayanları ne ölçüde temsil etiği, çoğu kez üzerinde düşünülen bir sorudur.

Şu gerçeği görmek durumundayız, “Katılım arttıkça Temsiliyet önemini yitirir”. Ne yazık ki hem ilçemiz özelinde hem de ülkemiz genelinde fazla katılım sağlandığından değil katılımın yeterince olmamasından ve dolayısı ile katılımcılığın benimsenmemesinden “Temsiliyet sorunu” yaşanmaktadır.

Bizler de “bu gerçeğin” farkında olarak hem ÇALIŞTAY’a katılan yaklaşık yüz kişi ve çalışma grubumuzda bulunan sekiz kişi ile konunun öneminin farkında olarak , bir sonraki sohbetimizde daha fazla kişi ile konuyu farklı boyutları ile tartışmayı dileyerek sohbete başladık.

Konu başlığının ana ekseni toplumsal duyarlılıklara katılım olarak öne çıkmaktadır. Bunun için de önce Farkındalık yaratılması sonra Katılımcılığın arttırılması, daha sonra Temsiliyetin başarılabilmesi ve en sonunda da iç denetim mekanizmalarının çalıştırılarak geliştirilerek sürdürülebilirliğin sağlanması gerekmektedir.

Bu fikirden hareketle grubumuzda geliştirilen fikirler; Hayallerimiz, Hedeflerimiz ve Önerilerimiz başlıkları ile toparlanmaya çalışıldı.



HAYALLERİMİZ

Yaşam kalitemizin sürekli gelişmesi

Fındıklı’da sosyal yaşama uygun yerleşim

Farkında, Duyarlı, Bilinçli Katılımcı Fındıklılı

Özgüveni olan, Duyarlı ve Aktif Genç

Örgütlerimizin yönetimlerinde Kadın eli

Sağlıklı İletişim

Her eve bir üye



HEDEFLERİMİZ

Fındıklılı’lar envanteri

Gençlere yönelik etkinlikler

Sosyal paylaşımı dikkate alan yerleşimler

MECİ kültürünün canlanması

Farklı kültürlerle Ortak Mutlu yaşam

İhtiyaçlarımıza yönelik örgütlü yapılar

Örgütlerimizin iş ve güç birlikleri

Fındıklı Sanat ve Kültür Festivali vb paylaşımlar

Yukarıda sözü edilen Hayal ve Hedeflerin paylaşılabilmesi, tartışılabilmesi, gözden geçirilebilmesi ve projeler ile ilgili ortak aklın oluşturularak planlamaların yapılabilmesi için daha çok bir araya gelinebilmesi gerektiği konusunda aynı fikirde olduğumuz görüldü.

Fındıklı’da ve Fındıklı dışında yaşayan Fındıklılı’ların öncelikle, Fındıklı’yı düşündüklerinde ata yadigarı topraklarının tüm güzelliklerine rağmen kendilerine ne kadar yük veya sorun kaynağı da olduklarını düşünmeleri yerine o topraklar ile ilgili ne kadar keyifli şeyler paylaşılabileceğini düşünmelerinin sağlanmasının öneminin altı çizildi.

Bunun içinde yıllardır süre gelen “arazilerimizdeki üretim ve paylaşım yönteminin” masaya yatırılarak konu ile ilgili projeler yapılmasının doğru olacağı ve ilk önerinin de tarafımızdan yapılmasının görevimiz olduğu düşünüldü ve bir taslak oluşturuldu.




Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə