Girişimcilik Sürecinde Yenilik Ve Yaratıcılık İlişkisi İbrahim Sani mert1, Semra GÜney2 Salih GÜney3



Yüklə 120.05 Kb.
tarix27.10.2017
ölçüsü120.05 Kb.

Girişimcilik Sürecinde Yenilik Ve Yaratıcılık İlişkisi

İbrahim Sani MERT1, Semra GÜNEY2 Salih GÜNEY3

ÖZET

Girişimci bireyin en önemli özelliklerinden birisi yaratıcılıktır. Girişimsel bir risk ise büyük ölçüde bir yeniliğe dayalıdır. Bu çalışmanın amacı, girişimcilik, yenilik ve yaratıcılık arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu maksatla, girişimcilik ve yaratıcılık konusundaki araştırmalar incelenmiş ve girişimci ve yaratıcı birey özellikleri belirtilmiştir. Girişimcilik ve yaratıcılığın birbirini bütünleyen bir yapıda olduğu ve yaratıcılığın, girişimci bireyin vazgeçilmez bir özelliği olduğu ortaya konmuştur. Aynı zamanda girişimcilik de yaratıcılık sürecinin nihai hedefine ulaşmasını sağlayan bir unsur niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Bu çalışmada ayrıca, girişimcilik eğitiminin önemi vurgulanmıştır.



Anahtar Sözcükler: Girişimcilik, Yaratıcılık, Yenilik, Girişimci Birey, Yaratıcı Birey, Risk Alma.

The Relationship Betvveeıı innovation and Creativity In The Process Of

Entrepreneurship

ABSTRACT

One of the most important characteristic of the entrepreneurial individual is creativity. An entrepreneurial venture is usually based on signifıcant innovation. The purpose of this study is to clarify the close relationship among entrepreneurship, innovation and creativity. For this purpose, the studies about entrepreneurship and creativity were analyzed and the features of entrepreneur and creative person were determined. Entrepreneurship and creativity complements each other and, creativity is a prerequisite for entrepreneurship. However, entrepreneurship is the process which enables creativity to achieve its final goal. In this study, the importance of entrepreneurship training also has been emphasized.

Keyvvords: Entrepreneurship, Creativity, innovation, Entrepreneuar, Creative Person, Risk Taking.

Giriş


Girişimcilik üzerine, 1987 yılından itibaren dokuz ayrı dergide yazılmış 472 makale dikkatle incelendiğinde, bu konunun iş çevresi ve dolayısıyla da akademisyenler açısından ne kadar önemli olduğu açıkça görülmektedir (Shane, 1997: 83-85). Fakat girişimcilik araştırmaları hala istenilen düzeyde olmadığı gibi ortak bir terminoloji ve metot içermemektedir (Brazeal, 1999: 29-46). Araştırmaların çok azı deneme modelli olup, girişimciliğin teorik modelinin oluşmasında da yetersizdir (Moon, 1999: 31-44).

İşte bu çalışmada, insan hakları kavramının eğitim boyutu ele alınacaktır. Öncelikle, insan hakları kavramı konu edildikten sonra, insan haklan eğitimi ve insan haklan eğitiminin amaçlan irdelenecektir. Akabinde ise, insan hakları eğitiminde rol oynayan temel unsurlar nelerdir ve bu unsurlara eğitim sürecinde ne tür görevler düşmektedir? sorusuna cevap aranacaktır. Çalışmanın son kısmını ise sonuç ve konuyla ilgili getireceğimiz öneriler oluşturacaktır.

Girişimcilik araştırmaları genellikle küçük işletmelerde faaliyet gösteren girişimcilerin kişisel özellikleri üzerine yoğunlaşmıştır. Henüz sistemli bir hale gelmemiş olan bu araştırmalar, birbirinin devamı olmaktan ve uzak bir bütüne gitmeyen çalışmalar niteliğindedir. Girişimcilik üzerine araştırma yapmanın zorluklarına rağmen, bu konu, son yıllarda işletme literatüründe önemli bir yer tutmaktadır (Brazeal, 1999: 29-46). İşletmelerin ilerleyebilmesi, ancak bugünün iş ortamını şekillendiren önemli faktörlerin iyi bilinip, anlaşılmasıyla mümkündür. Bu faktörler, iş ortamında hızlı ve çarpıcı değişimler yaratmakta ve bu değişimlere uyum sağlayamayan organizasyonlara yaşama hakkı tanımamaktadır (Haag vd., 1999: 11-12). Bununla birlikte, iş hayatında gerçekleşen bu değişimlerin ileride gerçekleşecek olanlara oranla çok küçük olduğu düşüncesi iş hayatının, çoğu uzmanların deyişiyle, bir savaş alanına dönüştürmektedir (Tekin vd., 2000: 152). Bu savaşın galipleri ise, temelini yaratıcı düşünceden alan girişimciler olacaktır. Çünkü oyunun kuralını koyanlar oyunda en avantajlı duruma geçeceklerdir.

Bilgi teknolojisi, haberleşme ve işbirliği faaliyetlerini, kolaylaştırıcı ve hızlandırıcı bir yapıya döndürmüştür. Artık pazardaki rakipler bir anda çok farklı ve tehdit edici bir yapıya bürünebilmektedir (Zwasi, 1998: 5-7). Teknolojinin yarattığı yeni iş çevresi işletmelerin sınırlarını ortadan kaldırmış ve dünyanın neresinde olursa olsun aynı üriin veya hizmeti üreten tüm işletmeler birbirlerinin rakibi durumuna gelmiştir (Yoffıe, 1994: 5). Bugün birçok işletme küçülme, yeniden teşkilatlanma gibi yapı ve süreçlere yönelik bir değişim içindedir. Organizasyonlar süreçlerinde ve yaptıkları her türlü işte daha iyi ve verimli olma yollarını arama çabasındadır. Bu çabaların doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan sanal iş ortamı teknoloji ile destekli, duvarları olmayan, her zaman ve her yerde çalışabilecek, ihtiyacımız olan bilgiye her nerede ise ulaşabileceğimiz bir ortamdır(Haag vd., 1990: 11-17). Ayrıca bu değişimin yaratan bilişim sistemleri, yönetici ve çalışanların problemleri analiz etmelerinde, kompleks konuları basitleştirmelerinde ve yeni ürün geliştirmede de kullanır (Laudon, 2000: 7).

İş yaşamında başarı elde etmek değişim yaratmakla mümkündür. Her türlü seviyede görev yapan yönetici ve çalışanlar kendilerine her gün değişimi yaratacak sorular sormalıdır (Berglas, 1996: 76-78). Sadece özel sektör için değil, kamu sektörü organizasyonları için de oldukça dinamik ve karmaşık bir rekabet ortamı söz konusudur (Morris, Jones, 1999: 71-792). Buna karşılık girişimcilik üzerinde araştırma yapan akademisyenler genellikle çevre faktörünün etkisini özel sektöre yönelik olarak değerlendirmekte, kamu sektörü organizasyonlarına etkisi ile ilgili araştırmalar zayıf kalmaktadır (Moon, 1999: 31-34).

Günümüzde eskiye oranla çok daha fazla sayıda karmaşık, yapılanmamış problemlerle karşılaşan yöneticiler insan faktörünün önemini tam kavrayamadıkları için ikileme düşmektediıier(Quinn, 1988). İçinde bulunulan rekabet ortamının değişkenlerini kontrol edebilecek bir yaratıcı yaklaşım bu ikilemin avantaja dönüştürülebilmesi için şarttır (Novelli, Taylor, 1993 ). Değişim, beraberinde yeni kurallar yaratır. Günümüzde şimdiye kadar olandan çok daha fazla bir değişim ve belirsizlik ortamı mevcuttur (Miller, 1997: 22). Organizasyonlarda meydana gelen değişimler büyük ölçüde kişisel kaynaklıdır. Bir ortamda değişiklik yaratılabilmesi için bir bireyin kişisel olarak farklı bir şey düşünebilmesi, hissetmesi veya yapması gerekir (Riggs, 1997). Yönetici ve liderler, çalışanlara bunu yapabilecekleri bir iş ortamı oluşturabilmeli ve değişimi yönlendirip yönetebilmelidir. Bunu yaparken de değişimi oluşturan bileşenlerden uzakta değil, tüm bireylerin katılımını alarak, bu bileşenlerin bir parçası olabilmelidir (Charhvood, 1992).

Günümüzdeki değişimin önemli ölçüde bilgi teknolojisindeki gelişmelerden kaynaklandığı açıktır. Bilgi teknolojisi, organizasyonlarda bireyler, fonksiyonel bölümler ve de organizasyonun bütünü üzerinde verimlilik, etkinlik ve dönüşüm yaratma şeklinde etki yaratır (Schultheis, Summer, 1998: 87-97). Bu etkiyi rekabet avantajı elde etme yönünde kullanan işletmeler çeşitlendirme, bilgi liderliği, yoğunlaşma, birleşme gibi stratejiler kullanırlar (Gordon, 1999: 64). Tüm bu faaliyetler organizasyonlarda, girişimcilik sürecinde kendini gösterecektir.

Global rekabet ortamındaki değişimlerle baş edebilmek hatta bu değişimleri yaratabilmek için girişimcilerin, problem çözme ve yaratıcılık yetenek ve kapasitelerini arttırmaları gerekir. Bilgi teknolojisinin yoğun olduğu bu rekabet ortamında takım çalışması önem kazanmış ve işyeri problemlerine yaratıcı çözümler getirilerek ortaya çıkan değişim, girişimci hareketin temelini oluşturur hale gelmiştir (Gundıy, Kickul, 1996: 334-350). Bütün bu değişimler yeni birçok problemin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu problemlerin hepsi de yaratıcılık eseri bir düşünce oluşturulması ve bu düşüncenin risk alınarak sonuca götürülmesine dayalı yeni bir bakış açısı gerektirir ( Bently,1999: 86).

Girişimcilik Nedir?

a

Girişimcilik (entrepreneur), Fransızca "entreprendre" kelimesinden ingilizceye geçmiş olup üzerine alma" anlamındadır (Kuratko, Hodgetts, 1992: 3). Girişimciliğin işletme literatüründe çeşitli tanımları yapılmış olup bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir ( Dollinger, 1999: 4):




KAYNAK

TANIM

Knight (1921)

Belirsizlik ve risk taşımaktan dolayı elde edilen kardır.

Schumpeter (1934)

Bir örgütün yeni kombinasyonları-yeni ürünler, yeni hizmetler, yeni hammadde kaynakları, yeni üretim yöntemleri, yeni pazarlar, yeni örgüt türleri.

Hoselitz (1952)

Belirsizlik taşımak... .verimli kaynakların koordinasyonu... yenilikler ve sermaye tedarikidir.

Cole (1959)

Kar amaçlı bir işletme kurmak ve geliştirmeye yönelik faaliyetler yapmaktır.

McClelland (1961)

Orta düzeyde risk üstlenmedir.

Casson (1982)

Kıt kaynakların koordinasyonuna ilişkin kararlar verme ve yargılara varmadır.

Gartner (1985)

Yeni örgütlerin yaratılmasıdır.





Günümüzde girişimcilik konusunda yapılan bazı tanımlar ise şöyledir:



Girişimcilik; Bir fırsatı yakalamak ve değerlendirmek için kaynakların bir araya getirilmesi ile oluşan bir değer yaratma sürecidir (Morris, Davis, 1994:65).

Girişimcilik; niyet, kaynak, sınır ve değişim faktörleriyle, davranışa ve süreç perspektifine yönelik olarak, yeni birleşimler yaratma sürecidir (Gundry, Kickul, 1996: 334-350).

Girişimcilik; daha önceden, kişi veya kişiler tarafından fark edilmemiş bir fırsat yakalamaktıı (Brazeal, 1999:71-92).

Girişimcilik, daha önce rutin, sıradan iş süreçlerinde yapılmayan farklı bir şeyler yapmaktır(Kurakto, Hodgetts, 1992:5).

Girişimcilik ortak bir tanımdan yoksun olsa da, yani girişimciliğin tanımı tam olarak ortaya konamasa da, varlığının dolayısıyla da etkisinin herkes tarafından hissedildiği konusunda bir şüphe yoktur (Shaver, Scott, 1991: 23-46). Girişimcilikle ilgili bu tanımlar incelendiğinde, yaratıcılık ve yenilik kaynakları bir araya getirerek yeni bir örgüt kurma ile risk ve belirsizlik altında kazanç elde etme veya kazancı artırma gibi unsurların çeşitli girişimcilik tanımlarında yer alan ortak unsurlar olarak ortaya çıktığı görülecektir (Dollinger, 1999: 4). Günümüzün modern işletmecilik anlayışına göre hareket eden işletme yöneticilerinin girişimcilik kavramını yenilik, esneklik, dinamiklik, risk alma, yaratıcılık ve gelişim odaklı olma gibi kavramlarla açıkladıkları görülmektedir (Korkma, 2000:166).

Morris ve Lewis girişimciliğin yaratıcılık, risk alma ve proaktiflikten oluştuğunu belirtmektedir (Singy, 1991). Bu faktörleri dolayısıyla da girişimciliği, şekillendiren etmenler ise; genetik faktörler, aile /eğitim, deneyim gibi geçmişten gelen etmenler, coğrafi konum, motivasyon, iş arkadaşlarıyla iletişim gibi örgüt yapısı ile ilgili etmenler ve ekonomik koşullar, risk, sermayenin sağlanabilirliği, girişimcilik örnekleri, danışmanlık hizmetlerinden yararlanılabilmesi, tüketicilerin kazanabilirliliği, insan gücü ve hizmet desteği gibi çevresel etmenlerdir (Korkmaz, 2000: 1168).

Girişimciliği oluşturan temel unsurlar şunlardır:



  • Yenilik: Yeni ürün, hizmet ve süreçlerin oluşturulmasıdır (Morris, Davis, 1994: 65-90 Brazeal, 1999: 29-46).

  • Risk Alma: Belirli bir başarısızlığı göze alarak hareket etmedir (Kurakto, Hogetts, 1992:5 Moris, Davis, 1994: 65-90, Levvis, 1997: 80)

  • Proaktiflik: Reaktifliğin bir kenara bırakılmasıdır (Singy, 1991, Morris, Davis, 1994: 65-90).

  • Yaratıcılık: Eski problemlere farklı ve orijinal bir gözle bakıp yenilik yaratmadır (Brazeal, 199 29-46).

Girişimci Bireyin Özellikleri

Girişimcilik konusunda yapılmış olan araştırmaların pek çoğu, girişimci bireyin özelliklerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu özellikler arasında en geniş kabul gören özellikler çalışkanlık, öz güven, iyimserlik, kararlılık, enerjiklik ve hatta şanslı olma şeklinde ifade edilecek olan özelliklerdir. Yapılan araştırmalar girişimci bireylerin yüksek bir başarma güdüsüne sahip olduklarını, kendi kaderlerini kontrol edebileceklerine yüksek düzeyde inandıklarını ve makul bir düzeyde risk üstlenen bireyler olduklarını ortaya koymuştur (Robbins, DeCenzo, 1998: 92). Bunun yanı sıra yapılan araştırmalar, girişimcilerin yöneticilere kıyasla daha yüksek düzeyde bağımsızlık ve özerklik ihtiyacına da sahip olduklarını ifade etmektedirler (Donelly vd., 1998).



James ( 1997: 73-74)'a göre ise girişimci bir birey aşağıdaki özelliklere sahiptir:

  • Raslantısal Olana İlgi Göstermek: Raslantısal keşiflerden yararlanma yeteneği.

  • Esneklik: İşini yeni müşterilere uyum sağlamak üzere değiştirebilme yeteneği.

  • Yaratıcılık: Özgür, açık, zeki, ve özgün düşünceler üretebilme yeteneği.

  • Boşluk ve Fırsat Yakalama: Müşterinin istediğini, yapılabilecek daha hızlı, ucuz ve iyi şeyleri saptama yeteneği.

  • Hızlı Adıın Atma ve Çoklu Gündem: Bir işi bir kez oluşturduktan sonra bir sonraki kapıyı görüp oradan rakiplerden önce geçebilme (Koridor İlkesi).

  • Hipotetik Düşünme: Mevcut bir ürünü yeniden değerlendirip şu tür soruları sorma yeteneği: Boyut, renk, biçim ya da malzemede bir değişikliğe gitmeye gerek var mı? Daha uzun süre dayanması için bir şey yapılabilir mi? Yoksa daha çabuk mu atılmalı?

  • Karşılaştırmalı Düşünme ya da Uygulama: Başka firmaların başarıyla yaptığı ve sizin ürün ya da hizmetinize yarar sağlayabilecek şeyleri görme yeteneği.

  • Radikal Düşünme: Sorunu yeniden gözden geçirmenin onu çözmeye yardımcı olup olmayacağını görebilmek için, mevcut yaklaşımları bütünüyle terk etme ya da 180 derecelik bir dönüş yapma yeteneği.

Girişimci bireyin önemli bir özelliği "merak" etmektir. Girişimci kişiliğin gerek iş kurarken gerekse daha sonrasında yaptığı şey budur. Bunu yaparken düşünür ve hayal kurar, kalbinin içinde ve başının üzerinde bir yerde dolaşan ihtimallerden mümkün olduğu kadar faydalanabileceğini görmek ister (Gerber, 1996:33). Girişimcinin diğer bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz; çok çalışan, sorumluluk almaya hevesli, ödül odaklı, para odaklı, teşkilatçı olma (Burch, 1986:28-29). Girişimcilik, iki boyutlu bir olgudur. îlk boyutta bir olay, yeni bir konsept, fikir, süreç hizmetin tasarlanması ve uyarlamasıdır. Birey veya grup boyutunda ise tutum ve davranış olarak farklı boyut söz konusudur. Tutum boyutu, birey veya organizasyonun, yeni fikir benimsenmesinde ve yaratıcı değişimin etkilerinin sorumluluğunu almada istekli olur. Davranış boyutu ise şu faaliyetleri kapsar (Morris, Jones, 1999:71-92):

  • Bir fırsatın tanımlanması ve değerlendirilmesi,

  • Bir iş konseptinin tanımlanması,

  • İhtiyaç duyulan kaynakların tespiti,

  • Riskli girişimin uygulanması, yürütülmesi ve değerlendirilmesi.

Girişimci, hızlı karar verebilmelidir. Buna karşın olarak genellikle karar geciktirme yönetici ve diğer çalışanlar arasında yaygındır, bunun sebebi ise her kararın bir risk içermesi bekleyerek bu riski azaltacak yeterli bilgiye erişmek amacıdır. Fakat bu yaklaşım, fırsatın boyutunu dikkate alan girişimci için daha büyük bir risk olarak algılanır. Ayrıca, ürün odaklılık ve satış kabiliyeti de girişimcinin özellikleri arasındadır. Ürün odaklılık, bu ürün veya hizmetin ortaya çıkma sebebi olan müşteri ve de müşteri odaklılığmı beraberinde getirir. Satış kabiliyeti ise iş hevesin cesaretlendirilmesi açısından, girişimcinin önemli bir özelliğidir (Lewis, 1997). Leibenstein'a göre, girişimcinin en önemli iki özelliği; boşluk doldurma ve gereken, girdiyi tespit kapasitesidir (Brinks and Vale, 1990:16).

Girişimcinin sahip olması gereken bir diğer önemli özellik sağlıklı olmaktır. Amerikan istatistiklere göre kendi işini yapan bir girişimci yılda ortalama üç gün hastalanırken, normal çalışanda (girişimci olmayan) bu sayı yılda ortalama on gündür (Kogan, 1999:10). Girişimcinin sahiplenme düzeyinin yüksek olması da bu durumda etkili olacaktır. Girişimci, uzun saatler özveriyle çalışan, art arda gelen başarısızlıklardan yılmayan, sebatkâr bir karaktere sahiptir. Girişimcinin böylesine özveri göstermesinin temel nedenlerinden biri, onun kontrol altına almaya karşı olan büyük tutkusudur (Sexton, Smilar, 1997:23).

Aşağıdaki sorular girişimcinin yukarıda belirttiğimiz özelliklerini davranışa dönüştürebilmesinde yardımcı olacaktır (Gundry, Kickul, 1996:334-350):


  • Şu anda halen yapmakta olduğun ürün veya hizmete daha fazla değer katabilmek için, nasıl değiştirir veya geliştiririm?

® Birkaç büyük şirket taralından yönlendirilen endüstri içindeki rekabet ortamını ve ürün/hizmetimi nasıl farklılaştırabilirim?

  • Firmanın kaynaklarını maksimize etmede, hangi çeşit yaratıcı maliyet azaltıcı teknolojileri kullanabilirim?

  • Firmanın kuvvetli ve zayıf tarafları, kaynakları, rekabetçi çevre koşulları, pazar eğilimleri dikkate alındığında, seçebileceğim en optimum iş stratejisi nedir?

    1. Yenilikçilik: Yeni ve eşsiz ürünlerin geliştirilmesi.

    2. Risk Alma: Bazı fırsatları elde etmek için makul düzeyde maliyetlere katlanmaya istekli olma.

    3. Proaktif Olma: Yenilikçi kavram tam olarak uygulanana kadar engellerin üstesinden gelme, sabırlı olmaya ve yaratıcığa önem verme.

Yaratıcılık ve Yaratıcı Bireyin Özellikleri

Girişimci bireyin önemli özelliklerinden birisi yaratıcılıktır. Girişimsel bir risk ise büyük ölçüde bir yeniliğe dayalıdır. Bu yenilik teknolojik bir yenilik (örneğin, yeni bir ürün veya yeni bir üretim tarzı) olabileceği gibi yeni bir hizmet sunan bir yenilik de (örneğin, bir ürünün pazarlanması veya dağıtılmasmdaki yenilikler) olabilir. Bunun yanı sıra yenilik, örgütün yapısı veya yönetimine ilişkin bir yenilik de olabilir (Wickham, 1998: 19). Yenilik sürecinde yaratıcılığın rolünü anlayabilmek son derece önemlidir.

Yaratıcılık konusunda yapılan bilimsel araştırmalardan elde edilecek bilgilerin, diğer disiplinlere ve yeni araştırmalara vereceği değerli bulgular vardır. Yaratıcılık ile ilgili bilgilerimizi geliştirmek, bize hayali ve üretken uygulamaların incelenmesinde yardımcı olur. Yaratıcılığın doğası; çok bilmenin dinamik süreci, statik hatırlama ve bilginin yeniden üretimi üzerine odaklanır (Riggs, 1997:26).

Aşağıda yaratıcılığın çeşitli kaynaklarda verilmiş tanımları olup, yaratıcılığın ne olduğu konusunda bir fikir sahibi olunmasına yardımcı olacaktır;

® Yaratıcılık, yeni bir çıktı veya çalışma ile sonuçlanan bir süreçtir (Dasgupta, 1994:16).


  • Yaratmak, faydalı elementlerden yeni bileşimler ortaya çıkarmaktır (Baer, 1993:16).

  • Yeni bir şey var etme kabiliyetidir (Kao, 1989:15).

  • Yaratıcılık bir kişinin uzmanlar tarafından kabul edilen bilimsel, estetik, sosyal ve teknik olan yeni fikirler, sezgiler, buluşlar veya ürünler ortaya çıkarmasıdır (Baden, 1994:200).

  • Yaratıcılık, yeni bir şeyler oluşturma sürecidir (May, 1976: 37).

  • Yaratıcılık elde bulunan ürünlerin değiştirilmesi ile eşsiz ürünler elde etme sürecidir (Isaksen vd., 1993:17).

  • Yaratıcılık, insan performansı ve başarısının kompleks bir biçimidir (Stenberg, 1988:99).

  • Yaratıcılık, sorunlara bilgi eksikliğine, uyumsuzluğa karşı hassas olmak, zorlukları tanımak, çözüm aramak, tahminler yapıp, hipotezler geliştirmek, test ve tekrar test yapmaktır (Isaksen vd. 1993:134).

  • Yaratıcılık, konulara yeni açılardan bakmak için, yeni ilişkiler ortaya çıkarmak, zihinde bı bir veya birden fazla kavramdan yeni bilişimler oluşturmaktır (Evans, 1991:1).

  • Yaratıcılık, sorunlara, bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp öğelere, uyumsuzluğu karşı açık olma, güçlüğü tanımlama, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere ilişkin deneyim geliştirme, bu denenceleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonra da sonucu ortaya koyma(Sungur, 1992:20).

  • Yaratıcılık, yardımcı öğelerin (elemanların) istek ve ihtiyaçları karşılayabilecek şekilde bileşimler oluşturmasıdır (Baden, 1994:201).

® Yaratıcı kişi, düzenli olarak sorun çözen, ürünleri biçimlendiren ve ilk bakışta kültürel olarak kabul edilmeyen fakat sonradan özel sayılan soruları tanımlayıp çözüm getiren kişidir (Gardner, 1993:35).

Yaratıcı düşünme, genellikle birey bir eksiklik, ihtiyaç veya bir problem hissettiğinde ortaya çıkar (Khalil, 1996). Yaratıcılık bireyin kendini gerçekleştirme ihtiyacıdır (Onaran, 1981: 19). Yaratıcılığını gerçekleştirebilmesi için orijinal fikir, ürün veya hizmet üretebilmesi gerekir, bu açıdan orijinallik yaratıcılığın önemli bir unsurudur (Runco, 1993: 54).

Yaratıcı düşünce sadece bireysel açıdan değil yönetsel açıdan da çok büyük öneme haizdir. Yaratıcılık bir mutluluk faktörü olup kişisel tatminle yakından ilgilidir. Çalışanların verimliliği, yaratıcılıkları dikkate alınarak yönetilmesi, onların iş tatminiyle yakından alakalıdır (Oakland, 1998:185). Böylece bir organizasyonun ayakta kalabilmesi için yaratıcılığa ihtiyacı vardır (Fobes, 1996:19).

Yaratıcı kişilik özellikleri, yaratıcı kabul edilenlerin biyografyalarmdan yararlanılarak incelenmeye çalışılmıştır. Eski araştırmalarda, yaratıcı kişilerin aykırı davranışlar sergiledikleri ve diğer insanlara göre mantıklarının farklı bir sıra takip ettiği sonucuna varılmıştır (Baden, 1994: 211). Günümüzde de bu görüşün pek değiştiği söylenemez (Feldman 1994: 150-151). Zaten yaratıcı kişiler de bu anormallik yaklaşımını değiştirmek için bir harcamaz, hatta bundan tatmin bile olurlar(Rothenberg, 1990: 38-39).

Yaratıcılık, bireylerin değişken miktarda sahip oldukları ve duruma bağlı olarak ortaya çıkmaya elverişli bir kişilik özelliği olarak ele alınabilir (Rouquette, 1994: 14). Bu kişilik özelliklerini şöyle sıralamak mümkündür;


  • Yaratıcı insan, bağımsız ve özerktir. Yeni duygu ve heyecanlara açıktır (Yavuz, 1989: 23). ® Motivasyonel açıdan hırslı, başarıya yönelmiştir. Tehlike ve riski göze alabilen, kendi kendine yeterli, duygulu ve güzelliğe karşı duyarlı kişilerdir (Arık, 1990: 29).

  • Çocuksu bir merak, yeni fikirleri bir tehdit olarak algılamama (Cox, 1998).

  • Cesaret, kendine güven, açık görüşlü olma, çevreye karşı duyarlılık (Zel, Mert; 2000: 18) yaratıcı bireyin bazı özellikleri olarak sıralanabilir.

Girişimcilik ve Yaratıcılığın Karşılaştırılması

Her organizasyon veya toplumda var olan ve birbiriyle üstü kapalı ya da açık bir çatışma olan iki grup vardır. Bunlardan ilki analitik bir yaklaşımla planlamaya ve yapısal sınırlamaya, var olan sistemin idamesine önem veren grup, ikincisi ise yeni fikir ve ihtimallerin peşinde koşan yaratıcı ve girişimci bir gruptur (Ford, Gioia, 1995: 65). Yaratıcılık ve girişimcilik birbiriyle sadece aynı grupta yer almakla kalmaz süreç, yöntem ve işleyiş bakımından da büyük benzerlik gösterir. Yapılan araştırmalar girişimci ve yaratıcı bireylerin kişilik özelliklerinin hemen hemen aynı olduğunu ortaya koymuştur (Gundry, Kickul, 1996: 334-350).

Girişimciliğin ve yaratıcılığın sadece iş hayatında değil, toplumsal ve özel hayatta da kol kola dolaştıkları bir gerçektir. İhtiyacın, yaratıcılık ve dolayısıyla da girişimciliğin anası kabul Isaksen edildiğinde, bugün Amerika da bazı sosyal bilimcilerin refah seviyesindeki artıştan endişe etmelerini anlayabiliriz. İhtiyaçları hemen karşılanan insanların yaratıcılık ve girişimcilik potansiyelleri azalacak ve bu seviyede (uzun vadeli olarak) ciddi toplumsal geri kalmalara yol açabilecektir (Cissell, 1995: 7)

Girişimcilik ve yaratıcılığın önemli bir ortak noktası, ikisinin de temelinde bireyciliğin vazgeçilmez bir unsur olmasıdır. Yapılan araştırmalar girişimci hareketin büyük ölçüde bireysel bir hareket olduğunu ortaya koymuştur (Morris, Davis, 1994: 64-90). Yaratıcılık her ne kadar toplumsal olduğunda daha sinerjik bir yapıya bürünse de, ilk kıvılcımını bireycilikten almaktadır. Organizasyonlarda yaratıcılığın teşvik edilmesi ve geliştirilmesi bireyin önündeki engelleri kaldırarak, onu özüne, hayal gücüne, düşüncelerine itebilmekle mümkündür. Bu ise ancak bireycilik ile açıklanabilen bir olgudur.

Yaratıcılık süreci ve bu sürecin sonucu olarak ortaya çıkan yenilik (buluş), girişimcilik sürecinin anahtar fonksiyonudur. Yeni bir şey ortaya koyan veya var olan bir ürün, süreç, hizmeti geliştiren girişimci, bunu yaparken yaratıcılık sürecinden faydalanır (Kuratko, Hodgetts, 1992: 37). Yaratıcılık süreci aşamaları olan, hazırlık, kuluçka, ilham, aydınlanma ve ispat (Zel, Mert, 2000: 54), girişimcinin yeni fikir ve ürün/hizmet üretmede kullandığı süreçle aynıdır.

Girişimci, yaratıcı düşünceyi hayal aşamasından, sistemli, mantıklı ve uygulanabilir bir hale getirir. Bu dönüşüm, girişimcilik sürecinde önemli bir yer tutar. Potansiyel girişimciler devamlı olarak çevresindeki istek ve ihtiyaçtan kaynaklanan fırsatları tespit etme çabasındadır. Bu fırsatlar başkaları tarafından sadece birer problem olarak algılanan, görülmesi, anlaşılması ve geliştirilmesi zor olan durumlardır (Kuratko, Hodgetts, 1992: 37). Yaratıcı ve girişimci bireyin problemlere yaklaşımı yani problemleri bir fırsat olarak algılaması aynıdır. Mevcut durum ile olması gereken durum arasındaki fark olarak tanımlanan problem (Van Gundy, 1988: 2), mevcut durumun algılanması ve olması gereken durumun da tahayyül edilebilmesini gerektirir. Hayal gücü ve bilgiye dayanan tahayyül edebilme yeteneği ile mevcut durum ve olması gereken durum arasındaki fark (yani problem) ne kadar yaratıcı ve kabul edilebilir bir şekilde kapatılırsa, gerek yaratıcılık gerekse girişimciliğin gücü de o oranda yüksek olacaktır.

Girişimcilik ve yaratıcılık arasındaki bu yüksek bağımlılığın varlığına rağmen, girişimcilik ile ilgili yapılan araştırmalarda yaratıcılık süreci yeterince araştırılmamıştır. (Brazeal, 1999:29-46). Yaratıcılık daha çok psikolojik bir süreç olarak incelenirken, girişimcilik teknoloji ve mühendisliğe yönelik olarak araştırılmıştır. Girişimcilik araştırmalarının, yaratıcılık sürecini kapsayacak şekilde daha holistik bir metotla incelenmesi gerekmektedir. İş hayatına bakıldığında bu trendin yakalandığı görülür. Örneğin, 1986 da %16 olan yaratıcılık eğitimi veren organizasyon oranı 1990 da %32'ye yükselmiştir (Gundry, Kickul, 1996:334-350). Yaratıcılığın organizasyonlarda vücut bulmasının, girişimcilik sayesinde olduğu dikkate alındığında, yaratıcılık eğitimine verilen önemin organizasyonlar tarafından rekabet avantajı elde etmedeki önemi anlaşılmaktadır. Yapılan bir araştırmada, yaratıcı potansiyeli yüksek olan girişimcilerin, düşük yaratıcı potansiyele sahip diğer girişimcilere oranla daha düzensiz oldukları ve işi organize etme ve geliştirmede zorlandıklarını ortaya koymuştur (Bird, 1989:52).

Girişimcilik ve yaratıcılık birbirini bütünleyen bir yapıya sahiptir. Birçok yaratıcı birey, sahip oldukları orijinal, yeni, farklı fikirleri uygulamakta, hayata geçirmekte başarısız olurlar. Bu onların girişimcilik yanlarının eksikliğinden kaynaklanır. Aynı şekilde girişimcilik potansiyeli yüksek birçok kimse de yeni, farklı, yaratıcı bir fikir üretmekte zayıf olabilir (Ford, Gioia, 1995:68-70). Birbirlerini bütünleyici bu yapıların altında, hem girişimcilikte, hem de yaratıcılıkta var olan holistik yaklaşım önemli bir yer tutar (Gundry, Kickul, 1996:334-350). Holistik olmayan her yaklaşım alternatif sayısını azaltıcı bir etki yaparak, fırsatlardan yararlanabileceğimiz yeni, yaratıcı fikir üretme kabiliyetimizi kısıtlayarak girişimcilik başarısını düşürecektir.

Girişimci ve yaratıcı bireyin ortak bir özelliği her ikisinde de başarı güdüsünün yüksek olmasıdır. Her şeyden önce birey yaptığı işten kişisel bir tatmin duyacaktır. Çoğu zaman girişimci bireylerin yaratıcı olmaları motivasyonel açıdan incelendiğinde doğal bir sonuç niteliğindedir. Girişimciliği ve yaratıcılığı bir insanın ilerlemesine benzetirsek, girişimcilik ayakların, yaratıcılık ise gözlerin vazifesini alır. Ayaklar insanın hareket kabiliyetini, yer değiştirmesini, ilerlemesini sağlar, onlar olmadan ilerleyebilmek mümkün değildir. Gözler ise bu ilerlemenin istikametini, hedefini, gidilecek yönü ve yeri tespit eder ver ayaklara devamlı geri bildirim gönderir. Gözler olmadan da ilerlense bile bu bir felakete yol açabilir. Türkiye de her "yıl açılan küçük ve orta" ölçekli işletmelerden %90'mm bir yıl içinde kapanmasının en büyük sebebi de, işte bu ayak ve göz uyumsuzluğu, yani girişimcilik ve yaratıcılığın yetersizliği ve de yanlış ilişkilendirilmesidir. Bu iki kavram birleştiğinde sinerjik bir etki yaratır, eğer böyle bir etki elde edilememişse, yanlış giden veya yanlış yapılan bir şeyler vardır ve hemen düzeltilmelidir. Doğru yolda olmanın en basit göstergesi ise başarı yani kâr etmek, verimlilik ve iç/dış müşteri tatminindeki artıştır.

Girişimcilik Nasıl Geliştirilir?

Girişimcilik, genellikle orta ve büyük işletmelerde, kariyer ilerlemesi şeklinde kendini gösterecektir. Tabi ki bu durumda da girişimci için bir risk söz konusudur. Geleneksel yöntemlerden ayrılarak bürokrasiyi kırabilmek, organizasyonlarda bir riskle karşı karşıya gelmekle aynı anlamı taşır (Olson, 1997:81). Girişimci potansiyeli yüksek bir birey, eğer girdiği organizasyonda bu potansiyelini kullanmada ciddi engellerle karşılaşırsa sabotaj yapma ihtimali yüksek olacaktır. Çünkü kullanamadığı potansiyeli, eğer aynı işte çalışmaya devam ederse yanlış şekillerde kendini gösterebilmektedir.

Girişimci motivasyonunda, mutlaka, yaptığından dolayı bir yarar görmeye ihtiyaç duymaz. Yaratıcılığını gerçekleştirmiş olması onun için yeterli bir motivasyon kaynağı oluşturabilecektir. Bununla yakın ilişkili olarak ikinci bir motivasyon ise geriye bir şeyler bırakmış olma duygusudur, kendinden sonrakiler girişimcinin faaliyetlerinden dolayı fayda göreceklerdir. Üçüncü bir motivasyon kaynağı ise girişimci potansiyeli yüksek olan bireylerle çalışmanın eğlenceli tarafının yüksek olması, onların sevilip sayılmasıdır (Fagiano, 1995:5-10).

Girişimci, başarı güdüsü yüksek bir bireydir. Başarı güdüsünü oluşturan ihtiyaçlar dikkate alınırsa, girişimcinin başarı güdüsü yüksek bir birey olması kaçınılmazdır. Başarı güdüsü ihtiyaçları şöyle sıralanabilir; zor olan bir şeyi başarmak; fikirleri, nesneleri, insanları yönetmek ve yönlendirmek, bu yönlendirmeyi mümkün olduğunca hızlı ve bağımsız yapmak; engellerin üstesinden gelerek yüksek standartlara ulaşmak, kendini ifade etmek; kabiliyetini göstererek saygınlığını arttırmak (Shaver, Scott, 1991:23-46).

Eğitim sistemi gençleri iş hayatının gereklerini, kurallarını, sistemini öğretirken, yaratıcılıklarını geliştirmeye önem vermediği için, onları girişimcilik yeteneğinden yoksun birer robot gibi yetiştirmektedir (Berma, 1998:24). İş hayatında başarılı olabilmeleri için öğrencilerin risk alma ve girişimcilik yeteneklerin arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır (Shanker,1990: 20-23).

Ekonomik koşullar, işletme fakültelerinden daha hızlı gelişmektedir. Bugün ABD'deki işletme oklularından mezun olanların sadece 14'de l'i Fortune 500 şirketlerinde iş bulabilmektedir. Bundan dolayı geriye kalan büyük çoğunluğun küçük işletme girişimcileri olması doğal bir sonuçtur. Bu gerçeğin farkında olan Timmons, "Girişimci Akıl" adlı kitabında fırsatı şöyle tanımlamaktadır; bir girişimcinin fırsat yaratma girişimi (Urstadt, 1997:85).

Yaratıcılığın, girişimcilik eğitiminde oynadığı rol giderek daha çok önem kazanmaktadır(Gundry, Kickul, 1996:334-350). Yaratıcılığın önündeki engellerle girişimciliğin önündeki engeller aynıdır. Bu engellerin en başında da girişimcilik hakkındaki yanlış kabullenmeler gelir. Aşağıda bu yanlış oklularından mezun olanların sadece 14'de l'i Fortune 500 şirketlerinde iş bulabilmektedir. Bundan dolayı geriye kalan büyük çoğunluğun küçük işletme girişimcileri olması doğal bir sonuçtur. Bu gerçeğin farkında olan Timmons, "Girişimci Akıl" adlı kitabında fırsatı şöyle tanımlamaktadır; bir girişimcinin fırsat yaratma girişimi (Urstadt, 1997:85).

Yaratıcılığın, girişimcilik eğitiminde oynadığı rol giderek daha çok önem kazanmaktadır(Gundry, Kickul, 1996:334-350). Yaratıcılığın önündeki engellerle girişimciliğin önündeki engeller aynıdır. Bu engellerin en başında da girişimcilik hakkındaki yanlış kabullenmeler gelir. Aşağıda bu yanlış kabullenmeler verilmiş olup, girişimcilik eğitiminde bunların ortadan kaldırılması gereklidir(Kuratko, Hodgetts, 1992:6-9);


  • Girişimciler eylemcidir, düşünür değil.

  • Girişimci doğulur, sonradan olunmaz.

  • Girişimci ya yatırımcı ya da yaratıcıdır.

® Girişimciler akademik ve sosyal uyumsuzluk gösterir.

  • Girişimci belli bir profile uygun olmalıdır.

  • Girişimci olmak için para yeterlidir.

  • Girişimcinin en büyük ihtiyacı şanstır.

  • Önemsememe girişimcinin tarzıdır.

  • Girişimci ilk seferde başarıya ulaşır.

5 yıl sonra birçok yeni girişim sona erer. Sonuç

Günümüzün devamlı değişen iş ortamında ayakta kalabilmek için, bu değişime cevap verecek bir esneklik ve adaptasyona sahip olunması, organizasyonlar için bir zorunluluk haline getirmiştir. Adaptasyon, devamlı uygulanacak bir farklılaşma ile sağlanabilecektir. Bu farklılaşmanın temelinin atılması ise, iç ve dış çevrenin ihtiyaçlarına yaratıcı çözümler getirebilmekle mümkün olur ki, bu da girişimciliğe olan ihtiyacı gösterir. Girişimci yaklaşımın, devam eden ve kendini yenileyen bir süreç olması, organizasyonlarda hiç bitmeyen bir yeniden yapılanma şeklinde karşımıza çıkmaktadır (Collier, Esteban, 1999:173-188). Değişim, yenilik ve gelişme organizasyonların suyu ve havası kadar önemli konulardır.Bu nedenle yapılması gereken işlem, özellikle değişimi tüm organizasyon boyutunda yaygınlaştırarak, kabullenme düzeyini daha yukarıda tutabilmek biçimindedir. Gönüllü bir iş birliği ve dayanışmaya bağlı amaçlar doğrultusundaki değişimleri bir kişinin, grubun, organizasyonun veya daha geniş bir sosyal sistemin var olan durumunu doğrudan etkilemek ve başka bir şekle dönüştürmek için gösterdiği planlı ve amaçlı çabadır (Marşap, 1999:89).

Rekabet geliştikçe, yaratıcı düşüncenin de gelişmesi şarttır. Aynı şeyleri daha iyi yapmak artık yeterli sayılmaz. Etkili olabilmek ve problemleri çözebilmek de artık yeterli değildir. Bundan çok daha fazlası gereklidir. İş hayatı, stratejik düzeyde ve asıl rekabetin gerçekleştiği ön safhalarda yaratıcı düşünceyi gerektirmektedir. Bu, günümüz iş hayatının rekabete dayalı şartlarına uyum sağlayabilmek için yöneticilikten girişimciliğe doğru atılması gereken bir adımdır (Bently, 1999: 28).

Şirketler yaratıcı ve girişimci değildir. Yaratıcı ve girişimci olan bireylerdir. İnsanlar tün kültürel ve bürokratik engellere rağmen yeni bir şeyler ortaya koymaya çalışırlar (Alder, 1999: 168). Fakat yaratıcılık ve girişimcilik iyi yönetildiğinde sinerjik bir etki gösterecek, örgütün toplam yaratıcılığı veya girişimciliği kendini oluşturan çalışanların ayrı ayrı yeteneklerinin toplamından daha fazla olacaktır.

Bilgi çağının içinde olduğumuz bu günlerde, teknolojik değişme ve gelişmelerin bilgi üzerindeki etkisini dikkate almamız bir zorunluluktur. Bilginin eskiye oranla daha büyük bir güç olduğu gerçeği göz ardı edilemez, fakat bu güce ulaşmak günümüz teknolojisinde oldukça kolaylaşmış durumdadır. Bu tablo, artık bilginin tek başına ilerlemede, rekabet avantajı elde etmede eskiye nazaran giderek daha yetersiz bir hal alabileceği düşüncesini akıllara getirmektedir. Bilgi yoğun bir ortam içerisindeki her türlü organizasyon, bilgiyi aktif olarak kullanabilmelidir. Eskiden bilgiye ulaşmak bile büyük bir güç oluştururken, şimdi bilgiye ulaşabilme organizasyonlar hatta bireyler arasında fazla bir fark yaratmamaktadır. Bunun sebebi de açıklandığı üzere, bilgiye erişimi kolaylaştıran günümüz teknolojisidir. Bu durum bilgiyi bir anlamda veri (data) durumun düşürmüştür.

Eskiye oranla gücünü kaybetmekte olan bilgi ise yerini, yaratıcılığa, bir anlamda bu bilginin sinerjik kullanımına bırakmıştır. Bu yaklaşımdan kastımız, bilginin gereksizleştiği değil, işlenmesi birleştirilmesi, değiştirilmesi, ayıklanması gereken bir hammadde durumuna dönüştüğüdür. Kuşkusuz eskiden olduğu gibi gelecekte de ilerlemenin ve değişimin temelini, yapı taşını bilgi oluşturacaktır.

Ama unutulmamalıdır ki, bir ev kendini oluşturan kiremit, tuğla"ve çimentodan çok daha ayrı, üstün ve güzel bir sistem oluşturur.

Bilgi yaratıcı bir algılama ile mevcut gücüne yaratıcı fikir (yeni fikir) gücünü de ekleyerek yeni, eskisinden farklı bir vücut kazanır. Yaratıcılık boyutundaki bu yeni oluşum çevrenin, pazarın gelecekteki ve/veya hali hazırdaki ihtiyaçlarını gözlemlemeye başlar. Şunu hatırlamak gerekir ki, bu etkileşim karşılıklıdır. Şimdiki veya gelecek zaman ihtiyaçları da yeni fikir oluşturulmasında etkilidir. İhtiyaçların yapısı ve değişkenliği beraberinde bir risk getirir. Bu durumda devreye girişimci girer.

Girişimci yaratıcı fikir ile risk taşıyan ve ihtiyaç temeline dayanan bu fırsatı algılamış, böylece zaman ve fikir avantajı elde etmiş kişidir. Girişimci, yaratıcı fikirle bu fırsatın ele geçirilmesi için gerekli kaynakları birleştirerek algılanan ihtiyacı karşılayacak böylece başladığı noktadan daha ileri bir duruma gelecektir. İyi durumda olduğunun göstergesi ise, her girişimci faaliyet sonunda bilgi ve kaynaklarında artış şeklinde ortaya çıkar.

Şekil-Pde anlatılan bu yaklaşım bir modele dönüştürülmüş olup, gösterilen bu modelden anlaşılacağı üzere, sisteme bir geri besleme vererek koridor ilkesi prensibine de uyulması sağlayarak, girişimciliği devamlı bir süreç haline sokacaktır.



Şekil-1: Girişimcilik Modeli





Yaratıcılık, girişimciliğin temelini teşkil eden vazgeçilmez bir boyuttur. Yeni iş fikrinin oluşması, girişimcinin herkesten önce çevre ve iş fırsatını görebilmesi ve bunlardan yararlanabilmesi ancak yaratıcı bir bakış açısıyla mümkün olabilecektir. Girişimci yaptığı işe katma değer katan, kaynak ve fikirlerin sinerjik birleşimini sağlayarak müşteri odaklı bir rekabet avantajı elde eden kişi olmaya, yaratıcı algılama seviyesini arttırarak devam edebilecektir.

Kaynaklar

Alder, Harry. The Right Brain Manager, London: Piatkus Ltd., 1999. Arık, Alev. Yaratıcılık, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1990.

Baden, Margaret A . Dimensions of Creativity, London: The MİT Press, 1994 . Baer, Joan. Creativity and Divergent Thinking, New Jersey: Lawrenge Erlbaum Ass.Inc, 1993. Bentley, Trevor. Yaratıcılık, İstanbul: Hayat Yayıncılık, 1999.

Berman, David "Reading, Writing And Entrepreneurship", Canadian Business, 71 (1998):24

Bird, Barbara J. Entrepreneurial Behavior, London: Scott, Foresman And Company, 1989.

Brazeal, Deborah V. "The Genesis of Entrepreneurship", Entrepreneurship: Theory and Pratice, 23(1999):29-46.

Brinks, Martin., and Vale Philip. Entrepreneurship And Economic Change, London: McGraw- Hill Book Company, 1990.

Burch, John G. Entrepreneurship, New York: John Wiley Inc, 1986.

Charhvood, Pamela."Managerial Creativity and Mental Heah Services", Journal of Mental Healt, 1 (1992).

Cissell, Jacqueline J. "This Conservative Telü Liberals Let-My People Go", National Minority Politics, 7 (1995):7.

Collier, Jane, Esteban Rafael "Governance in The Participative Organization: Freedorn Cıeativity and Ethics", Journal Of Business Ethics, 21(1999): 173-188.

Cox, Danny "Leadership When The Heats On", Forum, (1998).

Dasgupta, Subrata. Creativity in Invention and Design, New York: Cambridge University Press,




Dollinger Marc J. Entrepreneurship, Second Edition, Prentice Hail Inc. 1999.

Donelly, Gibson, and Ivancevich. Fundamentals of Management, Irwin Mc Gravv-Hill, 1998.

Evans, James R. Creative Thinking: in The Decision And Management Sciences, Sought Western Ohio: Publishing Company, 1991.

Fobcs, Richard "Creative Problem Solving,: A Way To Forecast And Create A Better Future", Futurists, 30 (1996): 19-37.

Fagiano, David "Priceless Entrepreneurial Spirit.", Management Review, 84(1995):5-10. Feldman, David H., Csikszentmihalji Mihaly and Gardner Howard. Changing The Word: A Framework For The Study Of Creativity, London: Proeger Publisher 1994.

Ford, Cameron M., and Gioia Dennis A. Creative Actions in Organizations, London:Sage Publications,





Gardner, Howard, Creating Minds, NewYork:Basic Books Harper Collins Publisher Inc, 1993 . Gerber, Michael E. Girişimcilik Tutkusu, İstanbul, Sistem Yayıncılık, 1996.

Gordon, Judith and Gordon, Steen. Information Systems: A Management Approach, New York: Harcourt Brace and Campany, 1999.

Gundry,Lisa K and Kickul Jill R.. "Flights of Imagination rFostering Creativity Through Experimental Leaming", Simulation and Gaming, 27( 1996 ): 334-350.

Haag, Stepnen, Cummings Maeve and Dawkios James. Management Information Systemsfor Information Age,. New York: McGraw -Hill"; 1998.

Isalcsen, Murdock, vd., Understandingand Reccgnizing Creativity, New York: Ablex Publishing Cor, 1993.

James, Jennifer. Gelecek Zamanda Düşünmek, İstanbul, Boyner Holding Yayınları, 1997.

Kao, John. Entrepreneurship Creativity Organization, New Jersey: Prentice Hail Inc, 1989.

Khalil, Omar E. "Innovative Work Environments: Role Of Information Technology And Systems", Advanced Management Journal, 13(1996).

Kogan, Helen. How To Set Up And Run Your Own Business, London: Kogan Page, 1999.

Korkmaz, Sezer, "Girişimcilik ve Üniversite Öğrencilerinin Girişimcilik Özelliklerinin Belirlenmesine

Yönelik Bir Araştırma", H. Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 18 (2000): 163-179.

Kuratko, Donald F and Hodgetts, Richard M. Entrepreneurship: A Contemporary Approach, New York: The Dryden Press, 1992 .

Laudon, Kenneth and Laudon Jane. Management Information Systems: Organization and Technology in The Network Enterprise, Prentice-Hall, 2000.

Lewis, Bob. " If The Entrepreneur s Hat Fits, Learn Your Company s Needs Before Wearing", InfoWorld, 19( 1997): 80.

Marşap, Akın. Yaratıcı Liderlik, Ankara, Öncü Yayıncılık, 1999. May, Rollo. The Courage to Create, New Jersey: Bantom Books, 1976.

Mert, İbrahim S. "Karar Vermede Yaratıcı Problem Çözme Teknikleri", Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü.Sos.Bil.Ens.lşletme Anabilim Dalı, İstanbul, 1997.

Miller, Dianne A. "Laughter in Leadership: Bringing Out Your Lighter Side", Creative Nursing, (1997): 22.

Morris, Michael, H.,Davis and Duane E. " Fostering Corporate Entrepreneurship: Cross-Cultural Comparisons of the Importance of Individualism Versus Collectivism", Journal of International Busines Studies, 16 ( 1994 ): 23 467.

Morris, Micheal H and Jones Fçard F," Entrepreneurship in Established Organizations: The Casc of the Pubhc Sector", Entrepreneurship: Theory andPractice, 24 ( 1999 ):71 -92.

Moon, Myungjae. "The Pursuit of Managerial Entrepreneurship Does Organization Matter?", Public Administration Review, 59( 1999 ): 31 -44.

Novelli, Luke and Taylor Sylvester. "The Context for Leadership in 21 st Century Organizations", American Behavioral Scientist, 37( 1993 ).

Riggs, Donald E. "What s in Strore for Academic Libraries ? Leadership and Management Issues", Journal of Academic Librarianship, ( 1997 ).

Robbins, Stephen P. and David A, DeCenzo. Fundamentals of Management, USA: Prentice- Hail International Inc, 1998.

Oakland, Johns S and Oakland Susan "The Links Between People Management Customer Satisfaction And Business Results", Total Quality Management, 9(1998): 185.

Olson, Andy . "Be An Entrepreneur At Your Company", Internetweek, 687(1997):81.

Quinn, R.E. Beyond Rational Management: Mastering The Pradoxes and Competing Demands of High Performance, San Francisco: Jossey-Bass, 1988.

Rothenberg, Albert. Creativity And Madness, London: The-John Hopkins University Press, 1990. Rougııette, Michael, Yaratıcılık, İstanbul: İletişim Yayınları, 1994.

Runco, Mark A. "Operant Theories Of Insight, Originality And Creativity," American Behavioral Scientist, 37(1993):54.

Schultheis, Robert ve Summer Mary. Management Information Systems: The Managers View, New York: McGraw-Hill, 1998.

Shaver, Kelly., G.Scott and Linda R., "Person, Process, Choice: The Psyhology of New Venture Creation", Entrepreneurship: Theory and Practice, 16( 1991 ):23-46.

Sexton, Donald L and Similar Raymond W. EntrepFeneurship 2000, Chicago: Upstart Pubİishing Company, 1997.

Shane, Scott. "Who is Pubİishing The Entrepreneurship Research?", Journal of Management, 23 ( 1997):83-95.

Shaw, Melvin P and. Rucoc,.Mark A. Creativity ofAjfect, New Jersey: Ablex Pubİishing Corporation, 1994.

Shanker, A. "Perestroika For.The Classroom." NewPerspectives Quarterly 7(I990):20-23. Singy,J.M. "Can Business and Goverment Help Enhance The Quality-of Life. of Workers and Consumers?", Journal of Business Research, 22 (1991).

Stenberg, Robert Nature of Creativity: Contemporary Psychological Perspectives, New York: Cambridge University Press, 1988.

Sungur, Nuray. Yaratıcı Düşünce, İstanbul: Özgür Yayınlar, 1992.

Tekin, Mahmut, Güieş, Hasan ve Burgerss Tom. Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi, Konya: Damla Ofset, 2000.

Urstadt, Bryant. "The Get-Rich-Quick Professor", Rolling Stone, 771( 1997 ):85-88. Van Gundy and Arthur B. Techniques Of Structured Problem Solving, New York, 1988. Wickham, Philip. A. Strategic Entrepreneurship, Great Britain: Pitman Publishing, 1998. Yavuz, Halide. Yaratıcılık, İstanbul. Boğaziçi Üniversitesi Yay, 1989.

YofFıe, David B, Strategic Management in Information Technology, New York: Prentice-Hall, 1994.

Zel, Uğur ve Mert İbrahim S. Yaratıcılık Ve Problem Çözme Teknikleri, Ankara: KHO Basımevi, 2000.

Zwass, Vladimir. Foundation of Information Systems, New York: McGraw-Hill Inc, 1998 .

ABMYO


Dergisi. 12, (2008) (41-48)


1Dr. İbrahim Sani MERT, Genelkurmay Başkanlığı, Personel Dairesi, Bakanlıklar/Ankara.

2 Doç. Dr. Semra GÜNEY, Hacettepe Üniversitesi, İİBF. Öğretim Üyesi, Beytepe/Ankara.

3Prof. Dr. Salih GÜNEY, İstanbul Aydın Üniversitesi, İİBF. Öğretim Üyesi, Florya/istanbul.



Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə