Gizli başlıklı belgelerin Fikret BİLA'nm kitabında yayınlandığını



Yüklə 3.13 Mb.
səhifə24/36
tarix30.12.2018
ölçüsü3.13 Mb.
1   ...   20   21   22   23   24   25   26   27   ...   36

Mehmet Fikri KARADAĞ ifadesinde;

"...Sevgi ERENEROL'u ile tanıştıklarını, toplantı, paskalya törenleri ve kardeşi Paşa ERENEROL'un patriklik görevine başlama törenine katıldığını, Kemal KERİNÇSİZ'i de Patrikhanenin düzenlediği programlarda tanıdığını" beyan etmiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat eden ve Gizli Tanık 17 olarak İfade veren Gizli Tanık ifadesinde:



"Tarihini tam olarak hatırlamadığını ancak Cumhuriyet mitinglerinden önce olduğunu düşündüğü bir tarihte Mehmet Fikri KARADAĞ'in o sıralar dernekte yatıp kalkan Niyazi KIYAK'a Kemal KERİNÇSİZ'e teşekkür mahiyetinde bakırdan yapılmış, üzerinde adalet sembolü olan terazi bulunan, yuvarlık şekilli bir levhayı gönderdiğini, NİYAZI KIYAK'ın da bu levhayı KEMAL KERİNÇSİZ'in Avukatlık bürosuna götürüp bizzat kendisine verdiğini bildiğini, çünkü bu konunun dernekte konuşulduğunu, aralarındaki ilişkinin mahiyetini ve MEHMET FİKRİ KARADAĞ'in bu hediyeyi ne amaçla gönderdiğini bilmediğini, ancak bu kişilerin en başından itibaren birlikte hareket ettiklerini düşündüğünü, " beyan etmiştir.

Şüpheli M.Fikri KARADAĞ'm Mersin ilinde silah ve Kur'an üzerine ÖLME-OLDÜRME yaptırdığı yönündeki haberlerin gazetelerde yeralması üzerine Hukukçular Birliği Başkanı olarak olay hakkında görüşleri kendisine sorulduğunda şüpheli Kemal KERİNÇSİZ özetle " Örgüt kurmanın ve adam öldürmenin mevzuata göre suç olduğunu ancam M. Fikri KARADAĞ'ın böyle bir yemin yaptırdığına inanmadığını" belirtmiştir.

Yine şüpheli Kemal KERİNÇSİZ beyanında, Erkut ERSOY'u tanımadığını belirtmiş ise de;

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2008 tarih ve Teknik Takip no 2008/192 Soruşturma no 2007/1536 sayılı kararma istinaden şüpheli Erkut ERSOY'un Düzce İli Esentepe Mahallesi Kalıcı Konutlar 11. Bölge 119 Ada F-2 Blk .Daire 14 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen dokümanların aynı karara istinaden yapılan incelemesinde;

EGS ibareli bloknot defterinde; BÜYÜK HUKUKÇULAR BİRLİĞİ BŞK KEMAL KERİNÇSİZ 0532-214 3354 Şeklinde el yazması olarak Kemal KERİNÇSİZ' in kendisine ait olan cep telefon numarasının yazılı olduğu tespit edilmiş,


.> e j^r~~mm,*Ç~T r"*"T"~


Ayrıca, Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'den arama sırasında ele geçirilen CD ve Bilgisayarının incelenmesinde; Erkut ERSOY'un yönettiği ÖZEL BÜRO'nun Ermeni Soykırımı üzerine hazırlamış olduğu CD i}e.*digita$ ortamda bilgilerin yeraldığı tespit edilmiştir.

& ş




v4»

-%

s %,*

r

«X.

S»*?

-W?*"

jf

/i




7t».

"* s




Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in bilgisayarında yapılan incelemede: "oktay[l] , kemalke[l], sevgierene[l], bekir[l], muammer}!] isimli resimler olduğu görülmüş, resimlerin de "sağ üst köşesinde beyaz renkli ay yıldız bulunan kırmızı zemin önünde çekildiği veya bu zemin üzerine şüpheliler Kemal KERİNÇSİZ, Oktay YILDIRIM, Sevgi ERENEROL, Bekir ÖZTÜRK ve Muammer KARABULUT'a ait resimlerin montaj edildiği,

-bildirilO[l] isimli resimin, Türk Bayrağı üzerine bir adet Subay Şapkası resmi ve "KÜRŞAT HAREKATI BİLDİRİSİ" ibareli yazının eklenerek oluşturulduğu,

-dernekkuruldu[l] isimli resimin, kırmızı zemin üzerinde Kuvvai Milliye Derneğinin Türkiye Haritası ile hazırlanmış amblemi ile "27 Aralık 2006 Derneğimiz Kuruldu" yazısının olduğu tespit edilmiştir.



Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in 5322143354 sayılı telefon numarasının diğer şüpheliler: Bekir ÖZTÜRK, Ergün POYRAZ, Erkut ERSOY, Halil Behiç GÜRCİHAN, Oktay YILDIRIM, Satılmış BALKAŞ, Sevgi ERENEROL Veli KÜÇÜK, İhsan GÖKTAŞ ve İsmail YILDIZ'm telefon rehberinde ve ajandalarında kayıtlı olduğu,

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in 5332949190 sayılı telefon numarasının diğer şüpheliler : Ergün POYRAZ, Satılmış BALKAŞ ve İhsan GÖKTAŞ'm telefon rehberinde ve ajandasında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in kullanmakta olduğu 0532 2143354 nolu GSM hattmm İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.04.2008 tarih ve Teknik Takip No:2008/548 sayılı kararı doğrultusunda, TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) ile kurulan koordine neticesinde, ilgili GSM Operatörlerinden temin edilen 01.01.2000 den günümüze kadar yapmış olduğu arama-aranma, mesaj gönderme-mesaj alma kayıtlarının yapılan analizi neticesinde;

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in:


                  1. Şüpheli Veli Küçük' ün kullandığı 0533 6439665 nolu GSM hattı ile 29 kez görüştüğü,

                  1. Şüpheli Oktay Yıldırım' in kullandığı 0505 8108791 nolu GSM hattı ile 26 kez, Oktay Yıldırım' m kullandığı 0542 5315368 nolu GSM hattı ile 62 kez olmak üzere toplam 88 kez görüştüğü,

                  1. Şüpheli Fuat Turgut' un kullandığı 0506 5059163 nolu GSM hattı ile 1 kez, Fuat Turgut' un kullandığı 0542 2037816 nolu GSM hattı ile 13 kez, Fuat Turgut' un kullandığı 0536 8681258 nolu GSM hattı ile 3 kez olmak üzere toplam 17 kez görüştüğü,

                  1. Şüpheli Mehmet Zekeriya Öztürk' ün kullandığı 0532 3412902 nolu GSM hattı ile 153 kez, Mehmet Zekeriya Öztürk' ün kullandığı 0542 3546579 nolu GSM hattı ile 1 kez olmak üzere toplam 154 kez görüştüğü,

-Atilla Aksu' nun kullandığı 0535 8336546 nolu GSM hattı ile 331 kez görüştüğü, -Bekir Öztürk' ün kullandığı 0505 4513129 nolu GSM hattı ile 61 kez görüştüğü, -Emin Gürses' in kullandığı 0532 2066768 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü, -Güler Kömürcü' nün kullandığı 0532 2136100 nolu GSM hattı ile 19 kez

görüştüğü,

-Muzaffer Tekin' in kullandığı 0532 2919293 nolu GSM hattı ile 20 kez görüştüğü, -Sevgi Erenerol' un kullandığı 0532 3678060 nolu GSM hattı ile 359 kez görüştüğü, -Satılmış Balkaş' m kullandığı 0536 5867549 nolu GSM hattı ile 71 kez görüştüğü, -Halil Behiç Gürcihan' m kullandığı 0532 5959046 nolu GSM hattı ile 33 kez

görüştüğü,_

-Ümit Oğuztan m kullandığı 0533 2717296 nolu GSM hattı ile 3 kez görüştüğü, -Hayati Özcan' m kullandığı 0533 445261Q noh^GSM hattı ile 1 kez görüştüğü, -Muammer Karabulut' un kullandığı Q542 8221246 nolu GSM hattı ile 86 kez

görüştüğü, -' '**V"1\ 'v





-Murat Özkan' m kullandığı 0532 2526065 nolu GSM hattı ile 2 kez görüştüğü tespit edilmiş olup, yine dosya içinde bulunan farklı eylem ve etkinliklerde şüphelilerin bir arada bulundukları birçok fotoğrafların incelenmesinden anlaşılmış olmakla;

Şüphelinin ifadesinde tanımadığını söylediği, Mehmet Fikri KARADAĞ, Erkut ERSOY, Zeki Yurdakul ÇAĞMAN ve 10/04/2006 tarihinde tanıştığını beyan ettiği; Veli KÜÇÜK ve Muzaffer TEKİN ile daha önceki tarihlerde aynı ortamda yan yana resim karesine girebilecek şekilde görüntülerinin olması, bilgisayarında bu şahıslarla ilgili bilgilerin yeralması, telefon rehberinde kayıtlarının bulunması ve sık sık görüşmeler yapması, M. Fikri KARADAĞ'm kilisedeki toplantılardan tanıdığını söylemesi ve kendisine "teşekkür mahiyetinde" hediye hazırlatıp göndermesi ve başlangıçtan beri birlikte hareket ettiği kişileri tanıdığı ve bu kişilerle işbirliği yaptığı, aynı düşünce ve amaç için çalıştığı halde tanımadığını söylemesi, ERGENEKON terör örgütü ile olan irtibatını gizlemek, hiyerarşik yapı içindeki yerini ve örgütün deşifresini önlemeye yönelik bir tavır olarak değerlendirilmiştir.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in diğer Yasadışı ERGENEKON örgütü mensupları ile aynı amaç etrafında, fikir ve eylem birliği içinde faaliyet yürüttüğü tespit edilmiş ve buradan da kendisinin örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı anlaşılmıştır. Şüphelinin evine arama yapmak için gidildiğinde; kendisinin geceleyin gelineceğini beklediğini, bu işlemin sürpriz olmadığını ifade ederek, orada bulunan heyetin huzurunda "Bunlar kabirlerini hazırlıyorlar!" şeklinde beyanda bulunduğu müşahede edilmiştir.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ örgütün amacı doğrultusunda hukuk alanında yapılması gereken faaliyetleri bizzat yürüttüğü, bu konuda Hukukçular Birliği Derneğinin kurulması, Ermeni Soykırımı ile ilgili Konferansın iptalinin temini için dava açılması, TCK'nun 301. maddesine aykırılık ve Atatürk'e hakaret gibi takibi şikayete bağlı olmayan, kamu adına Cumhuriyet Savcılarınca re'sen soruşturulması gereken davaların açılması ve bu davaların takibi, tazminat davalarının açılması v.s. gibi davalan örgüt adına takip edip yürüttüğü, yine örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olan bilgi, belge ve dokümanları İstanbul Adliyesinde görevli şüpheli Atilla AKSU'nun kardeşine iş bulma vaadi ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik' in 45. maddesinde belirtilen normal prosedürü takip etmeksizin el altından gizlice temin ettiği, (Tape No: 3026, 3032, 3048, 3087, 3107, 3281, 3298) Her ne kadar şüpheli Cumhuriyet Başsavcılığımızda verdiği ifadesinde: Atilla AKSU'dan Muzaffer TEKİN'le ilgili bir evrak dışında başka herhangibir evrak almadığını belirtmiş ise de; gerek Atilla AKSU'nun aşama beyanları, gerekse Asim DEMİR'in iletişim tespit tutanaklan incelendiğinde şüphelinin savunmasının aksine birçok evrak ve dosya ile istatistiki bilgiyi Atilla AKSU'dan aldığı anlaşılmıştır.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in örgüt adına takip ettiği davaîann duruşmalannm olduğu zamanlarda Adliyelerin önünde gergin ortamlann yaratılmasına sebebiyet verdiği, diğer şüphelilerle organize bir şekilde Adliyelerin önünde toplanılarak aleyhlerinde dava açtıklan kişilere karşı uygunsuz davranışlarda bulunulduğu, özellikle bir cinayete kurban giden Hrant DİNK ve örgütün kendisine suikast planladığı Orhan PAMUK'la ilgili davaîann duruşmalannı örgüt adına takip ederek, duruşma sırası ve sonrasında ülkemizde insanlan etnik ayrımcılığa sevkedecek, Ermeni-Türk düşmanlığını körükleyecek, yurtiçi ve yurtdışında ülkemizin imajını zedeleyecek çirkin manzaraların oluşmasına neden olduğu, bu tür davalan ve değişik tarihlerde farklı anma, kutlama veya basın açıklamalarını bahane ederek, örgütün amacı doğrultusunda ülkede kaos ortamı yaratarak örgütün amaçlanna aykırı olarak gördüğü yönetimi ortadan kaldırmaya yönelik darbeye zemin hazırlama yönünde kışkırtma girişimlerinde bulunduğu, yine örgüt yöneticilerinderTI^KÜÇÜK'ün Hrant DİNK aleyhine açılan Türklüğe hakaret davasına katılması şüphelilerin %u favaları örgütün talimatlarıyla takip edip bu davaları örgütsel eyleme dönüştürdükken^ birf kanıtı olmuştur. Konu ile ilgili olarak; 16/12/2005 tarihinde Orhan PAMUK'lilf fJjfİfi *^v*l|t|Şişli Adliyesinde görülmesi

sonrasında Adliye önünde toplanan kalabalık arasından bir kısım şahısların Orhan PAMUK'un arabasının önünün keserek aracın camını yumruklamaları üzerine Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2006 tarih ve 2006/6387 Esas sayılı iddianamesi ile Kemal MERT, Tunç DEMİRKAYA, Ömer GÜMÜŞTEKİN ve Can YAKARAR hakkında 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır. Bu şahıslar arasında bulunan Can YAKARLAR'm aynı zamanda çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçundan Sedat PEKER ve arkadaşları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca tanzim edilen, 26/11/2004 tarih, 2004/1914 Hazırlık ve 2004/1294 Esas sayılı iddianamenin şüphelisi olduğu görülmüş olup, suç işlemeye meyilli kişilerin Adliye önünde toplanarak, oluşturulan kalabalıklarla provokasyonlara sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. (İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğünün 06.03.2008 tarih ve 2008/3640 sayılı yazısı ekinde gönderilen tutanaklar ve görüntülerin inceleme tutanakları)

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensuplarından olan Muzaffer TEKİN'in Avukatı olması nedeniyle davalarında vekilliğini yürüttüğü, ancak 3136 Tape Numaralı görüşmede "BU BİR MÜVEKKİLİN DEĞİL Kİ SENİ, BU MİLLİ BİR MESELE' şeklindeki beyanları ile bu şahsı savunma görevinin Avukat-müvekkil ilişkisinden ziyade 'Milli Bir Mesele" olduğunu vurgulayarak örgütsel bir görev yürüttüğü yönündeki gerçek amacını ortaya koyduğu,

Avukatlığını yaptığı Muzaffer TEKİN ve onunla birlikte aynı soruşturmada şüpheli konumunda olan Oktay YILDIRIM hakkında aleyhlerinde ifade veren Ali YİĞİT üzerinde cezaevinde baskı yapılarak farklı bir ifade ezberletilmek istenmesi üzerine tahliye olduktan sonra da ezberletilmek istenen ifadeye paralel şekilde yeni ifade vermesi ve de ilk ifadesinin geçerli olmadığını söylemesi için çalışmalar yaptığı, gerek bilgisayarının incelenmesi sırasında -"TEKİN SUALLER.doc" , TEKİN SORGU.doc" "Sualle. Doc." İsimli Word belgeleri gerekse Murat ÖZKAN ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinden anlaşılmıştır. Bu cümleden olarak 3025 numaralı Tapede yeralan, 05.11.2007 tarihli Kemal KERİNÇSİZ'in, Murat ÖZKAN ile yaptığı görüşmede"TAMAM ABİM BU ARADA BU ADAMLA Bİ TELEFONLA HERHANGİ Bİ GÖRÜŞME DENEMESİNDE BULUNDUNUZ MU?" diyerek Murat'a Ümraniye'deki bombaların bulunduğu evde daha önce oturmuş olan Ali YİĞİT ile görüşmesini istediği ayrıca Murat ÖZKAN'a ; " NE VAR NE YOK KARDEŞİM NE YAPIYO NE EDİYORSUN GİBİSİNDEN. BOŞ BIRAKMAMAKTA FAYDA VAR", "SEN YİNE DE BU AKŞAM BU VATANDAŞA Bİ NASSIN MAŞSIN AYAKLARINDA Bİ TELEFON AÇARSAN, NE YAPTIN, NE ETTİN BAK İŞTE BU ADAMLAR SENİN BEYANLARINDAN ÖTÜRÜ YATIYO MATIYO" dediği, Murat'ın da "TAMAM ABİ" diyerek, Ali YİĞİT'i boş bırakmamak için konuşmayı kabul ettiği anlaşılmıştır.

02/05/2001 tarih ve 4667 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik, 19/03/1969 tarih, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 2. maddesinde Avukatlığın amacı başlığı altında: "hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder...." Hükmü gereğince adaletin tecellisine yardımcı olmak yerine şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in örgüt üyelerini yargılanmak ve ceza almaktan kurtarmak için farklı yol ve stratejilere tevessül ettiği anlaşılmıştır.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ her ne kadar 25/01/2008 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızda alman ifadesinde "Ayşe Asuman ÖZD^İB^n, ATABEYLER Operasyonu sonrasında açılan davada sanıklardan ismirfi ha^uûayaÂaâtm bir tanesinin vekilliğini üstlenmesi için bürosuna geldiğini, kendisinin arktıdSlâ^ty'la.görüşeyim dediğini, davanın














hem siyasi olması hem de İstanbul dışında Ankara' da olması nedeniyle gidip gelmenin külfetli olacağım düşünerek kendisine daha sonra cevap veririm dediğini, onun da sanığın babası ile görüşeceğini söylediğini, ondan sonra da ne kendisinin onu aradığını ne de onun kendisini aradığını, görüşmelerinin olmadığını, Ümraniye davasından sonra yakalandığını duyduğunu" belirtmiş ise de;

Ayşe Asuman ÖZDEMİR ise konu ile ilgili olarak İfadesinde özetle: "..Muzaffer DEMİREL isimli yüzbaşı rütbesindeki daha önceden tanıdığı şahsın kendisini telefonla arayıp, Atabeyler çetesi operasyonundan sonra yakalanarak tutuklanan yüzbaşı Murat... için yardım etmesini istediğini, Muzaffer DEMİREL ve arkadaşları ile kendi aralarında konuştuklarını ve devreleri hakkında çıkan "Feytullahcı" dedikoduları için Murat'ı savunmak amacıyla Kemal KERINÇSIZ'i tutmak istediklerini, bu nedenle Kemal KERÎNÇSİZ'i telefonla aradığını, Kemal KERİNÇSİZ'in kendisi daha cümleye başlamadan konuyu kavradığını ve "lütfen konuşmayın yarın ofisime gelin" dediğini, daha sonra kendi Avukatı olan Şahin ZENGİN AL'i yanına alarak Kemal KERİNÇSİZ'in ofisine gittiklerini, Kemal KERİNÇSİZ'in kendilerine " davanın Feytullah GULEN'ci bir Savcının elinde olduğunu", "bu işe bakan polislerin de Feytullahcı olduklarım, çocukların tuzağa düşürüldüklerini' söylediğini, ayrıca Kemal KERİNÇSİZ'in kendisine "GECE BİR TOPLANTI YAPTIĞINI, TOPLANTIDA BU DAVAYA BAKMA KARARI ALDIKLARINI, RAHATLIKLA BU DAVAYI BEDAVA BAKABİLECEĞİNİ" SÖYLEDİĞİNİ, ISRARLA KEMAL KERİNÇSİZ'İN KENDİSİNDEN ONUNLA NASIL KONTAK KURDUKLARINI ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİ ANCAK KENDİSİNİN BİLGİ VERMEDİĞİNİ, Evine geldikten sonra Muzaffer DEMİREL yüzbaşıyı arayarak şüpheli ile konuştukları her şeyi anlattığını,... Kemal KERİNÇSİZ'in kendisine "telefonların dinlendiğini söylediğini ilettiğini.." beyan etmiştir.

Bu ifade içerikleri incelendiğinde; şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in beyanı ile Ayşe Asuman ÖZDEMİR'in beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ beyanında, Atabeyler operasyonundan sonra Ayşe Asuman ÖZDEMİR'in bürosuna gelmeden önce kendisine telefon açtığından hiç bahsetmemektedir. Yine Ayşe Asuman ÖZDEMİR'in beyanına göre; kendisinin gece toplantı yaparak davaya bakma kararı aldıklarını ve bu davayı bedava bakabileceğini ifade etmesine karşın şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ifadesinde ".. davanın Ankara'da olması nedeniyle gidip gelmenin külfetli olacağını söyleyerek daha sonra cevap veriririm.." dediğini belirterek basit bir olayın anlatımında bazı kısımları gizlediği anlaşılmıştır.

Ayrıca, şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in muhatabına telefonunun dinlendiğini söylediği ve Ayşe Asuman ÖZDEMİR tarafından kendisine ilk telefon açıldığında konuyu kavradığını bürosuna gelmesini söylemesi, şüphelinin örgütün gizlilik prensibine azami riayet ettiğini göstermektedir.

Atabeyler çetesi şüphelilerinden Murat .... hakkında Ankara Genel Kurmay Askeri


Savcılığınca askeri malzemeyi saklamak suçundan dava açılıp yargılama sonucu şahsın
mahkum olduğu yine aynı şüpheli hakkında Ankara (CMK'nun 250. maddesi ile Görevli ve
Yetkili) Cumhuriyet Başsavcılığınca; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Görevlerini
yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs için anlaşma, İzinsiz olarak patlayıcı
madde bulundurmak ve nakletmek suçlarından dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası
açıldığı ve halen Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK'nun 250. Maddesi ile Görevli
ve Yetkili) yargılamasının devam ettiği, adı geçen iddianamede; şüphelilerin bir araya gelerek
TCK'nun 312. maddesinde tanımlanan Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti
Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen
engellemeye teşebbüs suçunu işlemek için anlaştıkları vp'^CK'nun 316. maddesi gereğince
cezalandırılmaları istenmiştir. ''L,



Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in Ayşe Asuman ÖZDEMİR ile yaptığı görüşmede; ATABEYLER çetesi şüphelilerinden olan Murat..'m meccanen, yani hiçbir ücret almaksızın Avukatlık görevini üstlenebileceğim, bu kararı toplantıda aldıklarını söylemesi şüphelinin tek basma hareket etmediğini diğer örgüt üyeleri ile birlikte bu karan aldıklarını ortaya koymuştur.

Ayrıca şüpheli Kemal KERİNÇSİZ gerek ATABEYLER soruşturması, gerekse de ERGENEKON soruşturmasını yürüten Emniyet ve yargı mensupları hakkında bağımsızlık ve tarafsızlıklarına gölge düşürmek amacıyla aynı argümanları ileri sürerek ağır ithamlarını sürdürmesinin nedeninin, hem olayı çarpıtarak dikkatleri başka tarafa yöneltmek, hem de mensubu olduğu örgütün deşifresine engel olmak amacını taşıdığı değerlendirilmiştir. (Tape No: 3068, 3085)

Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün dokümanlarında özellikle vurgu yapılan "gizlilik" prensibine şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in azami riayet ettiği, telefon görüşmelerinde birçok konuda muhatabına yüzyüze görüşmeyi salık verdiği bazı konuların telefonda görüşülmemesi gerektiği konusunda ikazda bulunma gereği duyduğu anlaşılmıştır.

Bu cümleden olarak; 3282 Tape No'lu görüşmede Asim DEMİR'e ".. GİZLİ BELGE OLUR MU LAN SEN DE TELEFONDA GİZLİ BİLGİ GİZLİ BİLGİ ULAN NE GİZLİSİ OLUR MU ÖYLE ŞEY NORMAL BELGE HA ALDIN MI ONLARI" şeklinde,

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in; 3032 ve 3048 Tape No'lu Atilla AKSU ile yaptığı görüşmede: «YALNIZ TELEFONDA SAKİNİZ DEMİ HA","EYİ SEN BANA TELEFONDA SÖYLEME DE BEN SANA ADAM GÖNDEREYİM' şeklindeki beyanlarında telefonda bazı konuların görüşülmemesi gerektiği yönündeki ikazlarına örnek olarak verilebilir.

Yine soruşturma kapsamında şüphelilerden olan İhsan GÖKTAŞ Emniyet İfadesinde Kemal KERİNÇSİZ'den bahsederken "... onların kendilerini gizlediklerini nerede ne zaman buluşacaklarını onların belirlediklerini bu nedenle şüphelendiğini.. " beyan etmiştir.

Buradan da şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in legal faaliyetlerin yanı sıra illegal faliyetlerin de içinde olduğu, örgütün gizlilik prensibine her zaman ve zeminde uyduğu anlaşılmıştır.

"ERGENEKON" Belgesinde;

4/c) "İSTİHBARAT TOPLAMA HEDEFLERİ" başlığı altında;

"istihbarat toplama yöntemlerinden bahsedildiği, bu çerçevede örgüt elemanlarından sağlanan bilgiler yabancı örgütlerden elde edilen bilgiler, yabancı örgütlere sızdırılan ajanlar aracılığı ile elde edilen istihbaratlar olduğu, sonuç olarak ERGENEKON'un gözlerinin her şeyi görmesi gerektiği, kulaklarının her şeyi duyması gerektiği" belirtilmiş olmakla,

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in ev araması sırasında ele geçirilen Cumhuriyet Savcısı ve Baro Temsilcisi huzurunda açılarak şüphelinin savcılık ifadesinde önceden de birkaç defa telefonla görüştüğünü kabul ettiği Doğubey AKINCI isimli şahıs tarafından şüpheliye gönderilen kargo içindeki evrakların usulüne uygun hakim kararı alındıktan sonra incelenmesinde;

"Muhterem Üstadım" şeklinde başlayan ve kendisinin önceden Genel Kurmay Başkanlığına bağlı Askeri Haber Alma asli kadroda çalışan bir istihbarat görevlisi olduğunu v.s. anlatan ve "saygılarımla Doğubey AKINCI" diye biten yazının 3. sayfasında "değerli üstadım ben hukuki tüm dava dilekçelerini yazabiliyorum, tez yazıyorum, ama bunlar için ne bilgisayarım var ne de yazıcım, ne de diğer araç ve gereçlerim, istediğim malzemeler ve bir miktar param olsa hem geçimimi sağlarım hem de istihbarat alanında Devlete çok önemli hizmetlerim geçer...ayda bir asgari ücret kazandbilirim, hem DE İSTİHBARAT TOPLARIM, GÖRÜNTÜ ALIRIM, SES KAYJ{)LğA~P4RIM%GÜN HİZMET GÜNÜ benim

ihtiyaçlarımın hepsi 4.000 YTL'yi geçmiyor, SİZİN ÇEVRENİZ GENİŞTİR, istediğim malzemeler elime geçse 1.500 YTL nakdi sermayem olsa kimseye bağlı olmadan

yaşarım " şeklinde ibarelerin yeraldığı, ayrıca Doğubey AKINCI Diyarbakır Emniyet

Müdürlüğünde vermiş olduğu ifadesinde; "Bu mektubu Kemal KERİNÇSİZ'e nakdi yardım alabilmek amacı ile yazdığını, şahsı bizzat tanımadığım ancak bir yıl önce telefon ile görüştüğünü görüşmesinde kendisine nakdi yardım yapacağını söylediğini, ancak yapmadığını daha sonra kendisine 150 bin YTL yardım yapacağını söylediğim, bu 150 bin YTL'yi gönderdikten sonra 2 trilyon daha göndereceğini beyan ederek Dicle Üniversitesi'nde ismini hatırlayamadığı bir profesör'ün ismini vererek irtibata geçmesini ve görüşmesini istediğini, ancak kendisinin bu şahıs ile irtibat kurmadığını, bu konuşmanın devamında Kemal KERİNÇSİZ' e bu parayı neye karşılık vereceğini sorduğunda 'seni yarın arayacağım' dediğini ancak aramadığını.." beyan etmiştir.

Aramalar sırasında şüphelinin evinde; A4 kağıda kendi el yazısı ile yazmış olduğu "K.ÇEKMECE Bed... Ö...., Fen işlerinde şef Muşlu Bölücü akrabaları ile örgütlü çalışıyor" şeklindeki istihbari bilgi ele geçirilmiştir.

Yine şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in işyeri aramasında, "Av. Kemal KERİNÇSİZ'in dikkatine" başlıklı alt kısmında 0538 380 89 45 telefon numarasıyla son bulan 13.01.2007 tarihinde 0 284 714 02 33 numaralı fakstan çekilmiş ve el yazısıyla yazılmış dokümanda "31.Aralık 2006 tarihinde 4 .Mekanize Piyade Komutanlığı Topçu Taburu General Fevzi MENGÜÇ Kışlası Mehmetçik gazinosunda yılbaşı kutlamalarında Kürtçe ve Türkçe şarkılar söylendiği konudan Nöb subay ve amirlerin haberi olduğu hiçbir müdahalede bulunmadıkları belirtilerek teslim edilmesi önemli rica olunur" ibareleri yeralan istihbari bilgilerin bulunduğu doküman ele geçirilmiştir.

Ayrıca şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in bilgisayarının incelenmesinde;

-" liste [2]" isimli word belgesi içerisinde, "TOPLUM TABANLI EYLEMLERE VE PROTESTOLARA KATILABİLECEK OLANLAR" başlığı altında bazı şahısların ad-soyad ve telefon numaralarının bulunduğu (1) sayfa doküman olduğu tespit edilmiştir.

ERGENEKON belgesinde "ERGENEKON'un gözlerinin her şeyi görmesi, kulaklarının her şeyi duyması gerektiği" ilkesi belirtilmiş olup şüpheli Kemal KERİNÇSİZ bu ilkeye bağlı olarak devletin istihbarat birimlerinden ayrı birşekilde örgütün amacı doğrultusunda istihbarat toplama faaliyeti içinde olduğu anlaşılmıştır.

"LOBİ" Belgesinde ; "Lobinin göstereceği faaliyetler ile daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplanacağı, kontra senaryolar üretileceği, kamuoyunun Kemalist ideolojiye ve ulusal çıkarlara uygun sivil hareketi sahiplenerek katılımını sağlayabileceği" belirtilmiş olup,

Şüpheliler Muzaffer TEKİN, Kuddusi OKKIR ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahıslardan elde edilen Devletin yeniden yapılanması için öneriler (Master Plan Ön Çalışması) isimli dokümanın On yedinci sayfasında;



"Sızma ve Denetim Süreci" başlığı altında;

"1- Mevcut devlet işleyişinin analizini yapmak" "2- Mevcut kadrolara alternatif adaylar belirlemek ve eğitmek" "3- Sızma Stratejileri geliştirmek (Yargı, Emniyet, Eğitim, Sağlık, istihbarat, Ordu, Sivil yer altı örgütleri (mafya), sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, kooperatifler ve birlikler, medya, camiler ve tarikatlar)" "4- Denetleme mekanizmaları oluşturmak" yazdığı görülmüş,

Şüphelinin evindeki arama sırasında ele geçirilen Diamont Marka bilgisayar kasası içerisinde Seagate 5JZCQQM4 Seri Nolu Hard Diskin, İstanbul 13. ACM sinin 22.01.2008 tarih ve 2008/62 sayılı inceleme kararına istinaden Bilişim Suçlan ve Sistemleri Şube Müdürlüğünce alman imajı içerisinde yapılan incelemede;

-" Dernek konuşma metni" isimli \vord belgesi^içinde; "...Yıllardır belli bir ideolojiye hizmet vermiş baronun kurtarılmış* Iptrum olmaktan çıkarılması için baro seçimlerine iştirak ederek YÖNETİMtB*' \JELE ; GEÇİRMEK TEMEL

GAYELERİMİZDEN BİRİDİR..." ibaresinin yeraldığı, buradan da, Büyük Hukukçular Birliği'nin Başkanı olan şüpheli Kemal KERİNÇSİZ' in; örgütün dokümanlarında geçen "Sızma strajilerine" uygun olarak BARO yönetimini ele geçirme yönünde faaliyetlerinin olduğu, bu yönde karar alıp çalışma yaptıkları, şüphelinin örgüte ait stratejileri gerçekleştirmek için birebir çalıştığı anlaşılmıştır.

Buraya kadar anlattıklarımız birlikte değerlendirildiğinde; şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in, yasadışı silahlı ERGENEKON terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde özel görevli konumunda bulunduğu, örgütün amacına yönelik faaliyet yürüttüğü, yukarıda belirttiğimiz ERGENEKON terör örgütünün LOBİ belgesinde açıklanan hukuk departmanının sorumlusu olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır. 765 Sayılı TCK'nun 168/1. maddesinde örgüt yöneticiliğinin yanı sıra örgüt içinde özel bir göreve haiz olanların da bu madde içinde değerlendirilmesi gerektiği halde 5237 Sayılı TCK'nun 314/1. maddesinde buna paralel bir düzenlemeye gidilmemiştir. Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ örgüt içinde lider konumunda olmayıp özel bir görevi yürütmektedir. Dolayısıyla eylemi silahlı terör örgüt üyeliği içinde mütalaa edilmelidir.

İletişim Tespit ve CD çözüm ve tutanaklarının incelenmesinde; Devletin yönetiminde yeralan hükümet, bürokrasi ve yargı görevini yerine getirenler hakkında ağza alınmayacak şekilde ağır ithamlarda bulunarak kamu kurum ve kuruluşları yıpratarak, kendisini dinleyen kişileri bu kurumlara karşı kışkırttığı, hükümete karşı söylemleri nedeniyle kendisine de değişik mesajların çekildiği; 3072 Tape Numaralı Satılmış BALKAŞ tarafından Kemal KERİNÇSİZ'e gönderilen iki adet mesajda; " KEMAL BEY. BAZİ VATANDAŞLAR. GENEL KURMAYBASKANİNİDARBE YAPAMAYACAĞIAKP. IKTİDARİNİN. İPİNİ ÇEKEMEZ DİYORLAR. PEKİ KİM ÇEKER. ORG.ERDAL CEYLANOGLU.(EDOK) VE ORG HASAN IGSIZ. ZORDU KOMUTANI. BU GENARALLERDEN BİRİSİ OLSA OLURDU...." şeklindeki ifadeler değerlendirildiğinde, şüphelinin başka zaman ve zeminlerde yapmış olduğu görüşmelerde askeri bir darbe yapılması gerektiği yönünde bir düşünce ve eylemini ortaya koyduğunu, kontrol edemediği bir kısım kişiler tarafından da kendisine telefon mesajı olarak bu düşüncelerin aktarıldığı, aynı şahısla 3075 Tape numaralı telefon görüşmesinde; şüpheli Kemal KERİNÇSİZ' in "SATILMIŞIM ŞİMDİ BUNLARI SEN TELEFONDA KONUŞURSAN BİZİ ALIR YERE KOYARLAR" şeklinde vermiş olduğu cevapla da; telefonunun teknik takipte olduğunu tahmin ederek karşı tarafı uyarma ihtiyacı hissettiği, buradan da kendi iç ilişki ve gizli toplantılarında darbe ve hükümeti devirmeyle alakalı görüşmeleri rahatlıkla yaptıkları anlaşılmıştır.

Yine, 3044 Tape Numaralı, 28.11.2007 tarihli, şüphelinin beyanına göre Avukatlık bürosunda yanında çalıştığını iddia ettiği, Dursun KOÇ ile yapmış olduğu görüşmede; Dursun KOÇ'un "BABA BİLİYORSUN BEN HAZIR KUVVETİM ANINDA EMRET ANINDA İŞ BİTER. BEN AHMET MEHMET DEĞİLİM BEN..", dediği, Dursun KOÇ'un dosya içinde bulunan adli sicil kaydı incelendiğinde; birçok suçtan sabıkasının bulunduğu, örgütün eylemlerde kullandığı eleman profiline uygun kişilere yakın bir kişilik olması nedeniyle şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'den böyle bir talimat beklemesinin masum bir davranış olarak değerlendirilemiyeceği kanaati oluşmuştur.

Aramalar sırasında şüpheli Ümit OĞUZTAN' dan ele geçirilmiş olan "KEMALİST HAREKET" "İSTANBUL-EYLÜL-2000" isimli belge incelendiğinde özetle;



"Ulusal gençliğin Kemalist hareket doğrultusunda örgütlenebilmesi için, "Kemalist hareket" adı altında resmi dernek kurulması gerektiği, kurulacak bu derneğin dernek dışında oluşturulacak 5 kişilik GİZLİ bir komite tarafından yönlendirileceği, bu GİZLİ KOMİTE ile dernek başkanı arasında "KÖPRÜPERSONEL' olması gerektiği belirtilmiş,

ERGENEKON belgesinin 4/2-a) "KÖPRÜ PERSONEL" başlığı altında da; "Seçilecek üç kişinin ERGENEKON içinde ve örgüt - dışında, örgütü temsilen hareket










edebilmelerinin sağlanması gerektiği bu kişilerin örgüt dışında legal bir işte istihdam edilmeleri gerektiği" vurgulanmıştır. Kemalist hareket ile ilgili oluşuma baktığımızda da "KÖPRÜ PERSONEL" kavramının kullanıldığı,

Yapılan aramalarda Şüpheliler Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN, Doğu PERİNÇEK ve Tuncay GÜNEY isimli şahıslardan ele geçirilen; "KEMALİST MODEL, ULUSAL GENÇLİK HAREKETİ, DİNAMİK, ULUSAL GÜÇ BİGLİĞİ & KUVA AYRIMLI CEPHESİ, ARAŞTIRMA, GÖZLEM, ANALİZ, TEORİ İSTANBUL 29 EKİM 2000 " isimli örgütsel dokümanda da özetle ;



"Dinamik adı verilen bu çalışmada "Ulusal Güç Birliği" gençliğin mercek altına alınarak analiz edildiği, 21. yüzyıl Türkiye 'sinin ulusal çıkarlarına ve Kemalist ideoloji ilkelerine uygun biçimde yeniden örgütlenmesinin planlandığı belirtilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün kendi elleriyle kurduğu ne kadar yaşamsal kurum var ise vefatından sonraki süreçte işlemez hale getirilip kapatıldığı,

Atatürk'ün kurduğu kurumlardan birisinin de, 5 Bin şubeli "HALKEVLERİ" olduğu, halkevlerinin kapatılmasının Türk gençliği ve ulusu için en önemli kayıplardan birisi olduğu,

Cumhuriyet devrimlerini yaşatacak kurumlardan bir diğeri olan "KOY ENSTITULERI"nin işlevsiz kılınması ile Türk gençliğinin ilerlemesinin önüne geçildiği,

Dünya klasikleri olarak anılan, fikir ve sanat kaynaklarının "yasak kitaplar" listesine dönüştürülerek gençlerin ve yetişkinlerin çağı algılamalarının engellendiği,

Laikliğin ayaklar altına alındığı ve devlet eliyle "münevver yobaz" yetiştirildiği belirtilmiştir.

Ayrıca totaliterlik merdiveni ile demokrasiye ulaşmaya yeltenenlerin, önce faşizmin, ardından Nazizmin ve sonuçta emperyalizmin kucağında kendilerini bulduklarını, bazılarının darağacında can verdiğini, bazılarının zincir bozan günlerini yaşadıklarını, bazılarının da kalp krizi kuşkuları ile arkalarında "Ben zengini severim(l)" sloganını bırakarak bu dünyadan göçüp gittikleri" belirtilmiş,

Belgenin devamında; "Türkiye'nin bugünkü durumunun 1919 koşullarından daha vahim olduğu, gençliğin siyaset ve inançla birleşmesi durumunda ise; unsurlar ve koşullar gereği Türkiye 'nin ve buna bağlı olarak dünyanın mutlak değişmeye gebe olduğu ..

Ayrıca dış güç odaklarının bu gerçeği görmezden gelmeyecekleri, Türkiye 'nin de bu gerçeği görmesi ve gereğini yerine getirmesinin yaşamsal ve kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu,

Dinamik adı verilen bu çalışmada Türkiye Ulusal Güç Birliği Gençlik; Dinamik unsur olarak değerlendirildiği ve Türkiye'nin "ulusal güvenlik" çıkarlarına uygun doğrultuda değişim sürecinin başlatılmasını amaç edindiği,

Aynı düşünceden yola çıkarak "Kuvayı Milliye Cephesi" adıyla sokaklardaki başı boş, amaçsız, işsiz ve umutsuz (lümpen) gençler ile tarikat okullarında rejim düşmanı haline dönüştürülen ve Ülkü Ocakları 'nin etkisindeki gençliğin eğitilerek bilinçlendirilmesi hedeflendiği,

Ayrıca Ulusal Güç Birliği'ne bağlı olarak "Milli Mücadele yıllarında kurulan örgütlerin günümüzde yeniden kurulması ve faaliyete geçirilmesinin uygun görüldüğü "

Ulusal Güç Birliği'nin liderliğini Kemalist ideolojiye gönül vermiş ve liderlik
yeteneklerine sahip bir Türk kızının üstlenmesinin uygun görüldüğü belirtilmiş,


"İDEOLOJİK VE SİYASAL AMAÇLI YOZLAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ" başlığı altında;






ideolojik ve siyasal amaçlı toplumun^ yözlçışiırma girişimlerinin ilk basamağının
kültürel alan olduğu, özellikle medya aracıliğr" il% kültürel ve ahlaki değerlerin toplum
hafızasından silindiği ve yerine "yükselen değerlef^th "köşe dönüşücülük" anlayışının
yerleştiği,
«İVr^î; "•>

Bu nedenle toplumun kültürel ve ahlaki değerlerinin alt üst edilmesinin önüne geçilmesi gerektiği, ulusal üretime katkıda bulunan Kemalist iş adamları ile yeni istihdam alanları oluşturmayı çaba gösteren genç girişimcilerin "Ulusal Güç Birliği" ve "Kuvayı Milliye Cephesi" çatısı altında birleşen Kemalist gençler tarafından manevi anlamda desteklenmesi gerektiği,

"ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ" başlığı altında;

Öncelikle üniversite gençliğinin durumu hakkında genel bilgiler verildiği, üniversite gençliğinin doğrudan "Ulusal Güç BirliğVni oluşturması gerektiği, günümüzde üniversite gençliğinin köktendinci akımlar ve sol ideolojiler tarafından kontrol altına alınmaya çalışıldığı,

Türkiye'nin 1950'lerden itibaren Atatürk devrimlerinden çok önemli ödünler verildiği, emperyalizmin ve gericiliğin birçok alanda güç kazandığı, 28 Şubat 1997 günü yapılan MGK toplantısının Türkiye için bir dönüm noktası olduğu, YOK'ün kısmen de olsa fundamentalizme karşı tavır alması ve türban genelgesini uygulamaya koymasının olumlu gelişmeler olduğu, bunların yanı sıra hızla açılan taşra üniversitelerinin irticanın kalelerine dönüştüğü, oysa ki üniversitelerin cumhuriyet devrim yasalarının uygulandığı kültür ve bilim kaleleri olması gerektiği, üniversitelerde mescit bulunmasının Anayasaya aykırı olduğu,

"SONUÇ" başlığı altında;

Bu çalışmada temel amacın "Ulusal Güç Birliği" merkezli Kemalist örgütlerin sağlıklı bir şekilde oluşturulmasının önemini ve gerekliliğini dile getirdiği, 21. yüzyılda Cumhuriyet devrimlerinin ulusal gençliğe Milli Mücadele döneminden daha çok gereksinim olduğu, özetle ulusal çapta Kuvayı Milliye ruhunun canlandırılması, örgütlendirilerek hayata geçirilmesi gerektiği" belirtilmiştir.

_ ^Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in bilgisayarlarının incelenmesinde: "MİLLİ GÜÇ BİRLİĞİ DEENEĞİ.doc" isimli dosyada; Vatanseverler Güç Birliği Derneği'nin Tüzüğü olduğu görülmüş, söz konusu dernek tüzüğünün Büyük Güç Birliği derneğinin amacı ile aynı olduğu tespit edilmiştir.

ERGENEKON Terör Örgütünün bu dokümanlarında adı geçen ve oluşturulması istenen "Ulusal Güç Birliği" ile ilgili olarak; Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in Örgütün amacını gerçekleştirmek için almış olduğu bu kararlar doğrultusunda, Sivil Toplum Kuruluşları ve Derneklerin kurulmasına önayak olduğu, diğer şüphelilerle birlikte Büyük Hukukçular Birliği, Milli Güç Birliği Platformu/Hareketi (Büyük Güç Birliği Derneği) ve Ayasofya Derneği v.s. gibi sivil toplum kuruluşlarının kurucusu ve yöneticisi olduğu, bu yapılanmaların etkili eylemlerde bulunması ve genişlemesi için gayret sarfettiği, özellikle örgütün talimatları doğrultusunda, kamuoyunu etkilemek ve örgütün propagandasını yapmak amacıyla değişik vesilelerle dosya içinde bulunan İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü'nün yazısından anlaşılacağı üzere yukarıda açık bir şekilde izah ettiğimiz, 03/06/2005, 23/07/2005, 23/09/2005, 24/09/2005, 28/10/2005, 10/11/2005, 06/01/2006, 09/09/2006, 10/03/2006, 09/04/2006, 07/05/2006, 17/05/2006, 18/05/2006, 06/06/2006, 12/06/2006, 16/06/2006, 20/06/2006, 22/06/2006, 04/07/2006, 20/07/2006, 21/09/2006, 19/11/2006, 12/12/2006, 18/12/2006, 10/03/2007, 11/03/2007, 13/06/2007, 04/07/2007, 01/11/2007, 30/11/2007 tarihli eylem ve gösterilere organizatör veya katılımcı olarak iştirak ettiği, bu gösterilerde özellikle "Türklük, Atatürk, Vatan ve Bayrak Sevgisi" gibi ulus olarak hassas olduğumuz ve olmamız gereken unsurları öne çıkarıp gerçek amaçlarını gizleyerek ülkemizin çok ihtiyaç duyduğu istikrar ortamını bozmak, Cumhuriyet tarihimizde fazlaca örnekleri bulunan siyasi düşünceleri, mezhepçiliği, etnik kökeni veya dini kullanarak; sağ-sol, alevi-sunni, laik-antilaik, Türk-Kürt, Müslüman-hristfj/âil ^misyoner) gibi ayrımcılık yaratarak, kin ve nefret tohumları atarak, mevcut huzur ve sükun-ortamını "baltalayarak, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün muasır medeniyetler -«'efîyeline «çıkmamız için önerdiği hedefe

ulaşmamıza ket vuracak, ülkemizin ekonomik, sosyal ve siyasi olarak gelişmesini önleyecek, insan hak ve özgürlüklerinin genişlemesi ile demokrasinin yerleşmesine engel olacak, hükümete karşı halkı ve silahlı kuvvetler içinde resmi hiyerarşiye uymayacağını düşündükleri bir grubu kışkırtarak silahlı bir darbeye zemin hazırlamak olduğu anlaşılmıştır.

Bu cümleden olarak; 3083 Tape No'lu görüşmede Söğütlüler Derneği Başkanı olan Erdoğan KAYA'ya "BÎR NOKTADA DEVLETİN YAPAMADIĞINI, BUGÜN ZATEN DEVLETİN BUNU YAPMALARI MÜMKÜN DEĞİL, DEVLET ZATEN KARŞI GÜÇLERE GEÇMİŞ İŞGAL EDİLMİŞ KURUMUYLA KURULUŞUYLA. YANİ İŞGALCİ GÜÇLER DEVLETİ ELE GEÇİRME GAYRETİNE GİRMİŞ? .. "ORDA RA.. PAŞA VAR... GENERALLER VAR ALBAYLAR VAR, BİSSÜRÜ ŞEY VAR YANİ ÇOK NİTELİKLİ İNSANLAR VAR... YANİ Bİ ÇOĞUNU TANIMIYORSUNUZ SİZ TABİ DE, PROFESÖRLER VAR BAYA Bİ AYDIN KESİM VARDI." ..."SENİN DERNEĞİ DE BİZİM, AY-YILDIZ BİRLİĞİNE AL..","O KONUDA, HATTA İMKAN NİSBETİNDE BULUNDUĞUNUZ YERDE... DİĞER DERNEKLER VARSA ORAYA SOKMAYA ÇALIŞIN", "İŞ GENİŞLEMEKTİR ANLATABİLDİM Mİ GENİŞLEMEKTİR.. ORALARDAN BURAYA GELDİNİZ ATEŞLER YAKIYORSUNUZ.." diyerek, bu Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'i anma toplantısı ve benzeri olarak tertip edilen ve her Türk vatandaşı tarafından itiraz edilemeyecek ve milli duygu ve düşünceye sahip herkes tarafından kabul gören anma toplantıları, şehit cenazeleri v.s. gibi toplumsal tepkilerin dile getirildiği organizasyonları, mensubu olduğu örgütün propagandasına dönüştürdüğü, yaptıkları eylem ve faaliyetlere bazı emekli askerler, profesörler v.s gibi önemli kişilerin katılıp desteklediklerini belirterek yaptıkları eylemlerin meşruluğunu ifade etmeye çalıştığı, 'DİĞER DERNEKLER VARSA ORAYA SOKMAYA ÇALIŞIN", "İŞ GENİŞLEMEKTİR ANLATABİLDİM Mİ GENİŞLEMEKTİR" demekle, örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet göstermesi için tüm STK'ları yönlendirmek için bir çatı altında toplama ve genişleme girişiminde bulunduğu,

Örgütün LOBİ Belgesinde; "Lobi'nin ... oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalması gerektiği" şeklindeki politikasına uygun davrandığı açıkça anlaşılmıştır.

Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in evinin aranması sırasında "bir adet Kırmızı Klasör içerisinde bir kısım askeri bilgilerin de yeraldığı dokümanlar" ele geçirilmiş olup, şüphelinin bu klasör içindeki evrakların Muzaffer TEKİN'in Avukatlığını yapması nedeniyle Avukat-müvekkil ilişkisine dayanan evraklar olduğu ve bu nedenle elkonulamıyacağmı ileri sürmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebi üzerine, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğinin 21/01/2008 gün ve 2008/30 değişik iş sayılı inceleme kararı üzerine Klasör ve içeriğinin yapılan incelemesinde:

Aydın YÜKSEK'in ev aramasında elde edilen 1 nolu CD nin tespit edilen içeriği ile, Muzaffer TEKİN'in ikametinde elde edilen 16 Nolu CD'nin içeriğinin aynı olduğu, içerisindeki Askeri içerikli Belgelerin alt ve üst sol köşelerinde GİZLİ ibarelerinin bulunduğu,



Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ'in ikametinde yapılan aramada elde edilen dokümanların içeriklerinin Aydın YÜKSEK ve Muzaffer TEKİN'den elde edilen CdTerdeki Askeri İçerikli Belgeler ile aynı belgelerin bilgisayar çıktısı olduğu ancak belgelerdeki "GİZLİ" ibarelerinin çıkartılarak (silinerek) bilgisayar çıktısının alındığı yapılan inceleme sonucunda tespit edilmiş olup;

Kemal KERİNÇSİZ'den elde edilen;



                  1. Sayın Kuvvet Komutanının Milli Güvenlik Kurulunda yaptığı konuşma notlan,

                  1. Yüksek Askeri Şura Konuşma Notu 1 Ajpı&îQS 2003,

                  1. Kara Harp Okulu 2003-2004 Eğitııp YÎb A.çllış"Törenı Konuşma notu, Eylül 2003

                  1. Türk Silahlı Kuvvetleri Üzerindeki Po]i-tı|aîSıyâsetYapılması Temmuz 2003






Dostları ilə paylaş:
1   ...   20   21   22   23   24   25   26   27   ...   36


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə