Gizli başlıklı belgelerin Fikret BİLA'nm kitabında yayınlandığını



Yüklə 3.13 Mb.
səhifə3/36
tarix30.12.2018
ölçüsü3.13 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   36

verdim ikinci emrimi bekliyorlar. İkinci emrimden sonra partiye karşı önemli yönelişler olacak.

Adam - Hanım kızım nerelisin?

Hava - Nevşehir/Kozaklı

Adam - Oooo çok iyi bilirim. Güzel.

Hava - Efendim siz?

Adam - Ben Erzurumlu Dadaşlardanım. Haa bu dadaşlığın ayrı bir anlamı var. Doğu dadaşlığın ne demek olduğunu iyi bilir.

Hava - Tamam başkanıma ileteceğim.

Adam - Haa ben telefonumu size bırakayım. Ancak Doğu ve sizden başka kimse aramasın. İlk verdiğim kapalı olursa ikinci bir tel bırakacağım. 0533/276 02 00 bu ne demek biliyor musun? Telefon numarası özel. 27 (27 Mayısın) 6 (Ankara'nın plakası), 2(2. önemli adam demek), OO'da (gizlilik anlamına gelir). Diğer telefonumu da veriyorum 0535/276 05 05 öncelikle bu telefondan araym.

Hava - Başkanımla görüşmek istiyorsanız ben size bir cep telefonu bırakayım oradan ulaşabilirsiniz.



Adam - Yok yok. Ben Doğu'ya ulaşmak istesem bak 533 223 70 12 telefondan ararım. Ben buraya mesaj bıraktırabilirim. Arkadaşlarınız bunu anlamayabilirler. Bak ben aramak zorunda kaldım. Telefonlar dinleniyordur ben öyle uzun uzun konuştum. Haaa ben bazen partiye üye olacak adam gönderebilirim. Sizi görsünler siz onların resimlerini alıp üye kartını doldurun eline verin gitsin.

Hava - tabi olur

Adam - Peki Hanım kızım iyi akşamlar., şeklinde ibarelere bulunan doküman,

l'den 49'a kadar numaralandırılan Gündüz KÖSEMEN ile başlayıp, Turgay ARTAN ile biten telefon fihristi fotokopisi incelendiğinde;

İçeriğinde çok sayıda isim ve telefon numaralan;

15 nolu sayfasında: Doğu Perinçek Cep: 0 532 313 24 18

Ev: 288 17 99 0 312 244 12 94 Parti: 251 99 10 0 312 219 74 86

28 Nolu sayfada: Adnan Ağca (Mehmet Ali Ağcanın .. .Malatya) 0 422 324 04 50

0 392 851 08 51 ibareleri bulunan el yazması doküman,



l'den 10'a kadar numaralandırılan Başbuğdan mektup var ile başlayıp, para kazanıyor ile biten doküman incelendiğinde;

"Başbuğ'dan Mektup Var" başlığı altında bilgisayar yazısı,

İçeriğinde; Alparslan TÜRKEŞ'in 26.7.1983 tarihinde GATA'de tedavi görürken yazdığı mektup olduğu belirtilen mektubun el yazması fotoğrafının bulunduğu, mektubun içeriğinde baş harfleri verilen bazı şahıslar ve MİT hakkında değerlendirmeler yapıldığı, mektupta geçen "...Devlet Bahçeli MİT'tendir. Arkadaşlarınız MİT'den uzak olmalı bunlara hiç itimat etmemelidir..." ibaresi ile ilgili değerlendirmeler yapıldığı, devamında "Kırmız Kitapçıktaki Ülkücü Hareket" başlığı altında 4 Kasım 1997 tarihinde Hürriyet Gazetesinden alındığı belirtilen yazı,

9.Sayfasmda, "Mao'cu-Türkçü-Tarikatçı-Kemalist ittifakı" Başlığı altında içeriğinde"...Ergenekon yine yanlış ellerde...Ergenekon Operasyon timinin başında başbakanlık danışmanlığı da yapan meşhur bir istihbaratçı var....Ergenekon'un siyasi kanadı ise Mao'cu-Türkçü-Tarikatçı kimliklerine bürünen kesimlerin birbirlerine tutkallanması tavsayınca kendisi daha net ortaya çıkacak....Yeni Ergenekon'un Tarihçesi önce Yeni Hayat ve aydınlık sayfalarını birbirlerine açarak^slaşmaya başladı. Son safhada yanlanna Azerbaycan'dan profesörlük unvanlı Kadüy^eyfai H^âîı^BAŞ'ı aldılar. Fikir babalığını Atilla İlhan'ın yaptığı oluşumun operasyojfel komutanı,, elfmeli Albay Hüseyin




1622 t' • .'



mümtaz. Mümtaz Yeni Mesaj'da ki köşesinde şöyle buyuruyor " Aynı TBMM hükümetinin Kurtuluş Savaşı esnasında Kuvayi Milliyeyi canlandırmak için Anadolu'ya gönderdiği irşad heyetleri gibi... Yeni Mesaj-Meltem TV ekibine, Yeni hayat'a, aydmlıkçılara, Hürriyetten Mümtaz Soysal, Cumhuriyetten Erol Manisalı'ya ve açıktan olmasa da -askere- büyük görev düşüyor...,Ergenekon'un alfabesi Ergenekon'un dayandığı ana tezler; ulusal bağımsızlık, IMF karşıtlığı (hatta AB muhalifliği) Anti-amerikancılık, Amerika'nın dışladığı bir Avrasya Stratejisi, Yeniden Kuvayi Milliye Hareketi...çerçevesindedir. Atatürkçü Düşünce Dernekleri ve eski Marksist organizasyonlarla içli dışlı çalışan bu grup, kimi zamanda Aleviliği yalnızca bir kültür olarak yutturmaya çabalayan "ateist ama mezhepçi" bazı derneklerle de işbirliği yürütmektedir" ibareleri bulunan doküman,

10. sayfasında: "...Ergün POYRAZ Gündemdeki Tayyip Erdoğan kasetini ve geçen seneki Fethullah Gülen kasetini güzide medyamıza pazarlayan kaset bezirganı. Klasik bir istihbarat ayakçısı. Gazeteci Tuncay Özkan bu arkadaşımızı sosyal demokrat sanıyormuş..." şeklinde ibareler bulunan doküman,

l'den 3'e kadar numaralandırılmış, Kuzey ırak üzerine düşünceler ile başlayıp Bayram YURTÇİÇEK ibaresi ile biten doküman incelendiğinde;

Kuzey Irak üzerine düşünceler başlığı ile başlayan ve bayram YURTÇİÇEK ibaresi ile son bulan, Bayram YURTÇİÇEK tarafından İP"ne yazıldığı değerlendirilen, zamanı belli olamayan, Kuzey Irak ve Kuzey Irak hakkında öneriler içeren ve " Bunlar fazla işlenmiş, tartışılmış fikirler değildir. İki üç nokta dışında pek yeni bir şeyde yoktur. Ama parti önderliğinin bu meseleyi etraflıca tartışıp Türkiye'nin ve Cumhuriyet kuvvetlerinin önüne bir Kuzey Irak projesi oluşturup koymalıdır. Saygılarımla" ibaresi ile biten doküman,

ÖRGÜTSEL NİTELİKLİ DOKÜMANLAR

l'den 2'ye kadar numaralandırılan Ekinde 18 adet Anadolu takvimi yaprağı bulunan örtülü fundamentalist faaliyetler ibaresi ile başlayıp saygılarımızla 11 Şubat 2000 ile biten doküman incelendiğinde,

İçeriğinde;

ÖRTÜLÜ FUNDAMENTALİST FAALİYETLER

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinden itibaren tarihsel zaman akışı içinde günümüze değin, mevcut rejim karşıtı fundamentalist faaliyetler süregelmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarından günümüze varlığını korumakla kalmayıp süreç içinde geniş halk kitlelerini içine almayı başaran fundamentalist çabalar, her alanda kendisini göstermeye devam etmektedir.

Dünya insanlığının yepyeni arayışlara yöneldiği 21. yüzyıl kaçınılmaz olarak bir önceki yüzyılda ekilen düşünce tohumlarının yeşerdiği yüzyıl olacağı gerçeği gözden kaçmılamaz. Bu nedenle fundamentalizmin için demokratik, laik, hukuk düzeni özenle belirlenmiş bir hedef durumundadır.

EK' de bilgilerinize sunulan "takvim" fundamentalist çabaların her alanda yürüttüğü sinsi faaliyetlere örnektir.

Düzenlenmesi "Adım Ajans", baskısı "Dergah Ofset" tarafından hazırlanan 2000 yılı takvim fundamentalist çevrelerce halka "hediye" olarak dağıtılmaktadır.

Köşe başındaki bir simitçiyi bile ulusal çıkarlara karşı en etkin ve güçlü unsur olarak fışleyebilen, halkın parasıyla yaşam sürdüren MİT' in uzman raportör kadroları özellikle 1940Tı yıllardan günümüze değin ne yazık ki, gözler önünde olup biten bölücü/yıkıcı hiçbir faaliyetin kaynağını ve uzantılanm tespit etmeyi başaramamış, her defasında alevler tüm ülkeyi sardıktan sonra, yangın söndürülmeye çalışılmıştır.

Mevcut rejimi ortadan kaldınp yerine fundamentalist bir yönetim kurma amaçlı kökten dinci akımlar, ülkenin siyasi yapısını, ekonomi ve kültürünü yüzde elli oranında ele geçirmiştir. Öyle ki; sportif ve kültürel faaliyetler dahi fundamentalist çevrelerce finanse edilir olmuştur. Oysaki aynı fundamentalist çevreler daha dün "Futbol günahtır" diyorlardı! Türkiye, geçmiş yıllarda PKK terörüne son verebilmek için, ulusal anlamda insan ve ekonomik kaynak yitirmiştir. Gelecekte de fundamentalizmin üstesinden gelebilmek adına, yine insan ve ekonomik kaynak yitirmek zorunda kalmamalıdır.

Bir ülke mevcut kaynaklanm geliştirme adına değil de mevcudiyetini koruyabilme adına tüketir hale getirilmiş ise; o ülkenin varlığını sonsuza değin koruyabilesi olası değildir. Çünkü hiçbir kaynak bitimsiz değildir.

Bilgilerinize...

Saygılanmızla

ll.Şubat.2000

Şeklinde bilgiler bulunan ve ekinde Anadolu takvimine ait 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-Şubat 2000 ve 24-25-26-27-28-29-30-31 ocak 2000 tarihlerine ait orijinal takvim yapraklar bulunan doküman,



l'den 2'ye kadar numaralandırılan Korkmaz Yiğit, Semih Tufan GÜL ALT AY ilişkisi Akın Birdal, Mesut YILMAZ suikastı ile başlayıp Saygılarımızla biten döküm an incelendiğinde;

KORKMAZ YİĞİT, SEMİH TUFAN GÜRALTAY İLİŞKİSİ AKIN BİRDAL, MESUT YILMAZ SUİKASTI

"Görülen lüzum üzerine aşağıda ki negatif gelişme ivedilikli bilgilerinize sunulur... Akın Birdal suikastında halen tutuklu bulunan ve yargılandığı mahkeme tarafından hakkında mahkûmiyet karan verilen Semih Tufan Güraltay'm konu ile ilgili dosyası, temyiz edildiğinden halen "Yargıtay" sürecindedir. Semih Tufan Güraltay, avukatı ile Yiğit ailesi arasında yapılan 250 bin dolarlık anlaşma dışmda bir başka anlaşmadan söz etmekte ve Korkmaz Yiğit'in "temelde" aralarında ki bu anlaşma koşullarını yerine getirmemiş olmasından ötürü rahatsız olmuş ve Korkmaz Yiğit'e karşı cephe aldığı belirlenmiş.

Semih Tufan Güraltay, avukatının alacağını tahsil etmesi için yeğeni Necdet Ateş'i görevlendirmesinin altında yatan amacın Korkmaz Yiğit ile aralannda ki anlaşmayı son bir kez daha anımsatmak olduğunu ifade etmiştir. Semih Tufan Güraltay, Akın Birdal ile ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz suikastı için, Korkmaz Yiğit ile anlaştıklarını cezaevinde ki yakm çevresine ve idareden kendisine yakm gördüklerine ifade etmektedir. Güraltay'm kendilerine Korkmaz Yiğit tarafından Ümit Bavbek tarafından gönderildiğini ileri sürmektedir.

Bu suikastın ardından dönemin Başbakanı ve ANAP Genel Başkanı Mesut
Yılmaz'a yönelik bir suikast gerçekleştireceğini de anlatmaktadır. Ancak Akın Birdal suikastı
sonrası yakalanmıştır. .-i^

y^^ y \>.tfçfey^r-^—■

Semih Tufan GÜRALTAY, İHD eski Genel Başkanı Akın BİRDAL suikastı sonrasında yakalanmalarının ardından kendilerine destek olması ve para^göndermesi gereken Korkmaz YİĞİT' in sözünde durmadığını belirtmektedir. Korkmaz YİĞİT' in Genel Yayın Yönetmeni Ardan Zentürk ve K. Yiğit' in eşinin Semih Tufan Güraltay' m avukatı Naci Gürkan ile temasa geçerek 250 bin dolar olarak anlaşmalarının ardında yatan gerçeğin ise; Korkmaz Yiğit ile kendisini tanıştırıp ilişkiye geçmesini sağlayan kişinin avukatı Gürkan olması nedeniyle geliştiğini ileri sürmektedir.

Semih Tufan GÜRALTAY, bugüne değin sabırla susup beklediğini ancak daha fazla sessiz kalmasının içinde bulunduğu koşulları değiştirmeyeceği kanaatine sahip oyduğunu, Akın Birdal suikastı ile Mesut Yılmaz suikastı talimatını Korkmaz Yiğit' ten aldıklarını medya aracılığı ile kamuoyuna açıklayacağı gibi henüz "Yargıtay" sürecinde olan dava dosyasının da EK ifadeler vermek sureti ile davanın yeniden görülmesini sağlayacağını dile getirmektedir.

Özetle; Akın Birdal ve mesut Yılmaz suikastı için anlaşmalarına karşın korkmaz Yiğit' in hiçbir taahhüdünü yerine getirmediğini dile getiren Semih Tufan Güraltay, kendisi, arkadaşları ve avukatının Yiğit tarafından kullanıldığını, ileri sürmektedir.

Semih Tufan GÜRALTAY' a "Akın Birdal Suikastını" anlatması için birçok gazeteci başvurmuştur. Bu gazeteciler ile Güraltay arasında geçen bir ilişki doğmuştur. Önümüzdeki günlerde ülke çapında gelişen olaylar ve skandallara yol açan haberciliği ile dikkatleri çeken bir araştırmacı gazeteciye açıklamalar yapacağı belirlenmektedir.

Avrupa Birliği' ne aday ülke olarak kabul edilen Türkiye' de gelişen Akın Birdal' a yönelik gelişen suikast ülke içinde olduğu kadar Avrupa ülkeleri içinde "İnsan Haklan" ve Avrupa medyası açısından önem ifade etmektedir.

Saygılanmızla"

Şeklinde bilgiler bulunan doküman,

(1) adet sarı renkli naylon dosya içerisinde l'den 36'ya kadar numaralandırılan 1. sayfasında el yazması dergi, ulusal medya 2001, Cumhuriyet yazan doküman incelediğinde;

1. sayfada el yazması: -DERGİ, ULUSAL MEDYA 2001- CUMHURİYET yazısı,

2-18 sayfalar arası: Dergi Analiz & Proje İstanbul 22 Temmuz 2000 isimli örgütsel içerikli doküman,

Haftalık-Siyasi-Aktüel-Kültürel-Haber içerikli derginin projelendirme, yapılanma ve ulusal ölçekte etkin yayın yapabilmesini sağlayan temel unsur ve yöntemleri tespit ve işaret etmek amaçlı hazırlandığı belirtilen DERGİ ANALİZ&PROJE İSTANBUL 22 TEMMUZ 2000 isimli dokümanda; Yayınlanması düşünülen bir derginin dokümanda ifade edilen hususlar dikkate alınarak yayınlanması halinde başansızlık riski hemen hemen tümüyle ortadan kalkacağı ve Yayıncılığın, beyaz kâğıdın boyanarak satılması bir başka anlatımla -en büyük oyunlardan yalnızca birisi- olduğu belirtilmiştir.

19-32 sayfalar arası: Ulusal Medya 2001 İstanbul Aralık 2000 isimli örgütsel içerikli doküman,

Cumhuriyet Gazetesi, Mevcut Durumu, Problemleri, Devri, çözüm önerileri gibi konular içeren Ulusal Medya 2001 isimli dokümanda; ^««^

"Günümüzde güç koşullarda yayın hayatını sürdürmekte olan Cumhuriyet; borç batağmdan kurtulabilmek için, düzenlenen ticari bir operasyon sonucu, iflâsa sürüklenen "Cumhuriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'"ne ait olan Cumhuriyet gazetesi bir gecede kuruluveren "Yeni Gün A.Ş."nin malı olurken, "Cumhuriyef'in imtiyaz haklan da kurulan Cumhuriyet Vakfı'na devredilerek yasalarla dokunulmazlık zırhına büründürülerek günümüze değin yaşayabilmesi sağlanmıştır... Doğu Perinçek, kamuoyu oluşturmada grubu ve partisi için çıkış yollan ararken, Cumhuriyet gazetesinden yararlanmayı da içine alan bir proje geliştirmiştir. Bu projeye göre, televizyon desteğinden yoksun olan Cumhuriyet gazetesinin de ortak olacağı bir televizyon istasyonu (Ulusal Tv) kurulmalıdır. Böylece gazete-televizyon bütünleşmesi sağlanmış olacaktır. Ekonomik sorunlar içinde boğuşan ve gün geçtikçe tiraj kaybına uğrayan, ancak kamuoyunda ve sol çevrelerde saygınlığı olan Cumhuriyet Perinçek ve grubu tarafından ele geçirilmiş olacaktır...Cumhuriyet gazetesinin bitkisel yaşamdan sıynlıp ulusal ölçekte güçlü ve etkin bir güce sıçrayabilmesi, "Ulusal Yayın Organı" işlev ve misyonuna uygun hale gelebilmesi için; saplantılan olmayan, değişen koşullara uyum sağlayabilme ve öngörü yeteneğine sahip gerçek bir gazeteci portresinin iş başına getirilmesi gerekmektedir....Günümüz Türk medya sektöründe gazeteci kimliğine sahip medya patronu bulunmamaktadır. Tek bir kişi hariç. Dünya gazetesinin sahibi Nezih Demirkent.. .Demirkent, siyasi güç odaklannm destek olduğu büyük sermaye gruplan karşısında tek başına gazete çıkartmakta ve her geçen gün güçlenerek büyümeyi de başarabilmektedir. Bunun nedeni gerçek bir gazeteci oluşudur." Şeklinde ibareler bulunduğu görülmüştür.

33-36 sayfalar arası: Cumhuriyet Gazetesi Re/Organizasyon çalışması başlığı altında



Yöntem:

Amaç belirli ve nettir. Yönetim amaca uygun olarak programlanmış olup uygulama safhasına geçilmiştir.

Buna göre; Saym Gürbüz Çapan'a yapılan öneri net ve anlaşılır olarak soruldu:

Cumhuriyet Gazetesi 'Ulusal medya'nm merkez üssü olarak seçilmiştir, bu operasyon içinde yer almayı kabul ediyor musunuz?

Çapan: evet

Hisselerinizi parasız devretmeyi kabul ediyor musunuz?

Çapan: evet

Gereğinde para bularak desteğinizi sonuna değin sürdürmeyi kabul ediyor musunuz?

Çapan: Evet

Görüşme sonucu; saym Gürbüz Çapan'm ulusal medya merkez üssü oluşumuna özveri ile katkıda bulunmada içtenlikli olduğu kesinlik kazanmıştır.

Gerek holding, kuruluş evrakları gerekse vakfın ve Yenigün A.Ş'nin ve aralannda yaptıklan sözleşmelerin birer kopyalan ile şimdiki mali durumu gösteriri raporlann birer kopyalan süratle alınmalıdır.

Bilinmesi gereken tüm evrak fotokojjîîefi SETŞ^larak Kemal ÖZDEN'e ulaştırılmalıdır. Bu setin tesliminde ki eksiksizlik, jj^Me hjçbirlü^^e olanak tanımamalıdır.



il «j <^//r~^ \ ■"* V,

İÖZÖM w -= |^j i j





Şu an çalışanların tam listesi (isim, soyad, görevi, aldığı net maaş tutarı) bir an önce çıkarılarak bize ulaştırılmalı

SONUÇ OLARAK

Bu girişim, bir mali operasyon değildir. Bu girişim mali olarak zora düşmüş bir yapmm yeni parasal kaynak bularak düze çıkması olarak görülemez. Böylesi bir kavrayış geçmiş dönemde aynı yapıya aktarılan milyon dolarlar tarihini hiç bilmemek için hiç kavramamak olur. Operasyondaki mali kısım verilen siyasi kararın detayıdır.

Hiçbir detayın da esas amacı gölgelemesine izin verilemez. Kaldı ki sözü geçen rakamların tamamen istenilen düzeyi gelmekte yetersiz kalınacağı herkesin bilinenidir. ( O nedenledir ki gerek alış-veriş merkezi gerekse elektrik projesinden çıkanlabilecek ekstra gelirlerin aktanmı bahse konu olmuştur). Gerek ikinci bir gazetenin de yaratılması gerekse TV kanalının inşası vb.atılımlar içinde yeni kaynak ve güç birleştirmeleri uygulanacağı tabiidir.

Bu operasyonda tek amaç Cumhuriyet Gazetesi'ni Cumhuriyet'in sesi haline getirmektir....Cumhuriyet Cumhuriyet' e taraf olmaz ise bertaraf olması kaçınılmazdır ve doğrusudur.

Gürbüz ÇAPAN' a yapılan ilk teklif nettir ve anlaşılırdır. Bu operasyona var mısın? Evet... Hisselerini devredeceksin parasız! Evet... Gerekirse yeniden para bulucaksın. Evet...

Kuşkusuz ki onuru ile oynamadan kuşkusuz ki onun belirli bir hisse olarak içerde kalmasını sağlayarak ama önemli bir hisseyi (kontrolü sağlayacak) Kemal ÖZDEN ve Ümit ÜLGEN' e devrini sağlayacak görüşme bu...

Bu nedenle maddelersek:

Günay ÇAPAN'da ki hisselerin yarısı Kemal ÖZDEN' e devredilmeli

Çapan'm aktaracağı 1,5 milyon dolar ile (önce taahhüt edilen sermayinin dörtte biri konacağından) Kemal ÖZDEN ve Ümit ÜLGEN' in 375.000 $' lık sermaye ödemeleri gerçekleşmeli, bir süre sonra bakiye 750.000 $ da içeri verilmeli

En son bakiye 1.5 milyon dolar tüm işlemler gerçekleştirildikten sonra sermayeye eklenmelidir. Bunu milli kuvvetler gerçekleştirecektir. Şeklinde ibareleri geçen doküman,

(1) sayfalık Kemal Gülman ile başlayıp Elmas tüccarı olduğu duyuldu ile biten doküman incelendiğinde;

Kemal GÜLMAN (İş adamı) isimli şahıs ile alakalı istihbarat nitelikli yazı,

l'den 2'ye kadar numaralandırılan listede yer alanlar ile başlayan vatandaşlar eliyle satılmış ile biten doküman incelendiğinde;

Bilgisayar çıktısı 15 aralık 200 tarihli Nesim MALKİ'nin Ajandasında Yer alan Borçlular başlığı altında 44 madde altında şahıs ve şirket isimleri borç miktarlan ve " Özel notlar arasında Alattin ÇAKICI'nın da adı geçiyor...MOSSAD'm kanalı ile 17 milyar ABD dolan Türkiye'ye giriş yapmış. Bunun 9.7 Milyar j^îÖfT^im^ Malki eliyle Türkiye'de piyasaya satılmış..." ibareleri bulunan doküman, f ' a ^J^\

l'den 14'e kadar numaralandırılan "Ergenekondan haberler" ile başlayan devamı için resme tıklayın ile biten doküman incelendiğinde;

İnternet çıktısı (www.gercekergenekon.4t.com/custom2.html adresinden alınmış tarafımızdan Erişim tarihi: 04.05.2008 saat: 13:04) Ergenekon' dan haberler ile başlayan Lobi Çok Gizli Aralık 1999 ve Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme Projesi İstanbul 29 Ekim 1999 isimli dokümanlara ait bilgi ve değerlendirmeler içerir doküman,

l'den 6"ya kadar numaralandırılmış patronaj ile görüşme ile başlayıp Atatürkçülüğe pirim verdiği ile biten doküman incelendiğinde;

"PATRONAJLA GÖRÜŞME" başlığı altında, Sıralamada Hedef Ne: (Şimdi 6. Sırada= Show-Atv-KanalD-Star-Tgrt-Kanal6) şeklinde yazı ile Kanal 6 hakkında yazıldığı anlaşılan,

Kanal 6"nm yayın politikası, reytinglerinin yükseltilmesi ile alakalı öneri ve planlamalar içeren

İçeriğinde;

Haber Politikası. Cumhuriyetçi-Kemalist Yayın anlayışını Temel alacağız

FP-MHP: iki kritik grup (Temsilciler Düzeyinde) İslamcıları ve MHP"lileri toptan olumsuzlayan sıfat ve tanımlamalardan kaçınacağız. Bu cenahlardan olumsuz şekilde söz etmek gerektiğinde " Bazı" ve "Bir kısım" demeye özen göstereceğiz. Buralardan dostlar edineceğiz. Bunlara mikrofon uzatacağız. Onlann makul sayılacak eleştirilerine hep açık olacağız. Mehmet Akitleri ve Yusuf Akçulan teşvik edeceğiz.

CHP ve DSP: Solda birliğe ve kendi Kuvayi Milliyeci köklerine dönmeyi vurgulayacağız.

KAVRAM-DEYİM

PKK: Terör örgütü-Terörist

Çeçenistan: İsyancı

İslamcı-Şeriatçı-Dinci-Mürteci-Gerici-Radikal

FP için, Yenilikçi-Muhafazakâr

Maceracı, Sahte Sol, Radikal Sol

KUVAYİ MİLLİYE CEPHESİ"NİN YAYIN ORGANI

-Siyasi tercih ve üslup olarak dar değil, geniş cephenin; 2-3 aym değil uzun vadenin haber kadrosu olmayı hedefleyeceğiz

Şeklinde bilgiler içeren yazı bulunan doküman ,

l'den 7'ye kadar numaralandırılan yaşanan süreçte ile başlayıp İşçi partisi genel başkanı ile biten doküman incelendiğinde;

Başlıksız, Doğu Perinçek imzalı dokümanın içeriğinde;

"Türkiye içinde bulunduğu dönem itibariyle kendi geleceğini hatta geçmişini de içine alan çok zorlu bir süreçte kritik bir noktadan geçmektedir. Türkiye'nin kendi demokratik çerçevesi ile Avrupa Birliği'yle birleşmesi birbiriyle bağdaşmamaktadır. Bu iki durum dış görünüş olarak bir arada gibi dursa da önümüzdeki kısa ve orta süreçte çok derin çatışmalara yol açacağı kesindir.

Türkiye'de demokrasi, Kemalist Devrimi tamamlayacak kuvvetlerin eseri olacaktır. Başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği, Türkiye'yi demokrasinin biricik çerçevesi olan Ulus Devleti yıkıma uğratarak, demokrasiyi jmkânsız hale getirmek istiyorlar. Dayattıklan bölge polisi misyonu ve neoliberal ekonomi demokrasi benzeri bir rejimde bile

uygulanamaz. Bayar-Mendereslerden Özal ve Çiller dönemleri bu konuda örnek gösterilebilir. "Demokrasi ve İnsan Haklan" veya "Kopenhag Kriterleri" bir demokrasi programı değil Irak ve Yugoslavya'ya yaptıkları gibi bir parçalanma sürecidir. Türkiye açısından ise "Kriz bölgelerinde müdahale gücü" rolünü üstlenmesidir. Bunun adına "Batının Güvenliği" diyebiliriz. Böylece Türkiye bölgede yaşanan krizde kendi evlatlarını müttefikleri uğruna ölüme gönderen durumuna düşecektir.

Herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor: Mehmetçiği Batmm güvenliği için kriz bölgelerine gönderen bir rejim, demokratik olabilir mi?

İkinci olarak da: IMF reçetesi için Türkiye tarımını çökerten, özelleştirme yoluyla bir milyondan fazla işçiyi sokağa atan, SSKTılan tasfiye eden bir rejim, şiddet uygulamaktan başka ne yapabilir?

Batı'nm küreselleşme programının halka maliyetinin çok yüksek olduğu gibi, bizde batmm yanmda olalım, yapılan programa uyalım diye düşünülmesi de bir o kadar yanlıştır.

Hem ABD,hem Avrupa ve Türkiye'nin Kemalist Devrim rotasmdaki ulusal kuvvetleri, ülkemizin Avrupa Birliğiyle bütünleşmeyeceğini biliyorlar. Bunu saptamak için Avrupa Birliğini aday üyelik protokolüne bakmak yeterli olacaktır. Protokolde, taraflar arasında dört sene içinde anlaşma sağlanamazsa, Kıbrıs ve Ege sorunlarının La Hay Adalet Divanında çözüleceği yazılıdır. Avrupa protokole bu hükümleri koyarak ileride Türkiye ile arasındaki uyuşmazlıklarda la Hay Adalet Divanını yetkili kılarak kendine çıkar yol sağlamaya çalışmaktadır.

Bir taraftan da ABD Doğu Akdenize hükmetmek için Kıbrıs'ı sorunsuz bir üs haline getirmek ve Kuzey Irak'ı teslim alma politikası izlemektedir.

Ancak bu tip sorunların La Haye Adalet Divanına gitmeden, alevleneceği kesindir. Türkiye ABD ve Avrupa ile Kuzey Irak, Kıbrıs ve Ege sorunlarıyla karşı karşıya gelmiştir. Türkiye bu üç cephede de gerekli mücadeleyi verecektir. Bu bağlamda; Batı uygarlığı çürümekte ve dağılmaktadır, ancak buna karşın Asya dinamiktir ve güçlenmektedir. Türkiye batı ile Asya arasındaki dengelerde konumunu iyi ayarlarsa, iyi bir politika ile bütün sorunları aşabilir. Bu ise bağımsız iradeye sahip bir Cumhuriyet Devrimi iktidarının kurulması ile olacaktır.

Ancak Batmm yukarıda söylediğimiz sorunların yanında Aydınlık dergisinde defalarca haber konusu olmuş aşağıdaki maddeleri de dayatmaktadır.

Ulusal ordu tasfiye edilip, pentagonlaştmlarak, bölge polisi haline getirmek,

28 Şubat bitirilecek, cemaat ve tarikatlar özgürleştirilecek,

Ilımlı İslam yeniden iktidar ortağı yapılacak,

Yukarıdan denetim altına alman PKK yasallaştırılacak,

Bütün bunlara muhalefet eden radikaller temizlenecek.

Ulusal Devlet ve ulusal ordu direnir. Artık Türkiye'de 28 Şubat'tan beri, kurtuluş savaşında olduğu gibi iki iktidar odağı oluşmuştur. Küçük Amerika rejimine karşı, Kemalist Devrim rotasında yeni bir iktidar belirmektedir. Artık tek bir "Derin Devletten" söz etmek yanlıştır.

Direnecek olan kuvvetler, Kemalist Devrim rotasında toplanmaktadır. Osmanlı


devletinin içinde kurtuluş savaşını gerçekleştiren bis*Kuvaykm.illiye nasıl çıktıysa, bugünde
böyle olmaktadır ,/' n " >;,\

Güvenilir kaynaklardan öğrendiğimize göre, "Kürt Sorununa Kardeşlik Çözümü", genel çizgileriyle kabul edilmiş ve Milli Güvenlik Kurulundan geçmiştir. Sorunu çözecek merkez Washington ve Brüksel değil Ankara'dır....

l'den 6'ya kadar numaralandırılan televizyon ile başlayan Ferid İLSEVER Nisan 2000 ile biten doküman incelendiğinde;

Televizyon başlığı altında Ferid İlsever Nisan 2000 ibaresi ile biten içeriğinde, "...Günümüzde en etkili kitle iletişim aracı televizyondur.." değerlendirmesi ile ulusal bir televizyonun kurulması ile alakalı yapılması gerekenler, masraflar, yayın ve kadro bilgileri verilerek "...Türkiye, 2001 yılı başlarında devrimci televizyonuna kavuşacaktır..." şeklinde sonuca ulaşılan doküman,

(1) adet Ankara Ticaret odası ulusal güç paneli 5 Ocak 2002 tarihli kitap incelendiğinde;

Ankara Ticaret Odasının Ulusal GÜÇ Birliği Paneli 5 Ocak 2002 tarihli kitapçık olduğu görülmüştür. GİZLİ-KİŞİYE ÖZEL-ACELE İBARELİ

l'den 95'e kadar numaralandırılan il yönetim kurulunun örgütlenmesi ile başlayan S.Kamil YÜCEDIRAL TC Başbakan Baş Müşaviri ile biten doküman incelendiğinde;

88. sayfa; GİZLİ ibareli Bilgi Notu başlıklı Haziran 1996 saat 09:30 tarihli


Kimden: Başbakan Başmüşaviri (S. Kamil YUCEORAL) İlgi: 25 Mayıs 1996 Saat. 17:00
Bilgi Notu (HAY) ibareli ve Başbakan Başmüşaviri S. Kamil YUCEORAL imzalı Kuzey
Afganistan Lideri Orgeneral Raşit Dostum hakkında yazı,

89. sayfa: GİZLİ ibareli Sayın Bakanım başlıklı 21 Ocak 1996 tarihli ibareli ve


Başbakan Başmüşaviri S. Kamil YUCEORAL imzalı istihbarat notu şeklinde Rusya
Müslümanlar Birliği hakkında yazı,

90-91 sayfalar arası; ACELE/HİZMETE ÖZEL ibareli Bilgi Notu başlıklı 25 Mayıs 1996 Saat: 17:00 tarihli ve Başbakan Başmüşaviri S. Kamil YUCEORAL imzalı istihbarat notu şeklinde yazı,

92-95 sayfalar arası; GİZLİ ibareli Konu: Afganistan/ Reşid DOSTUM başlıklı 21 Mart 1994 tarihli İlgi: 03 Şubat 1994 tarihli notumuz ibareli istihbarat notu şeklinde yazı ve devamında el yazması 3 sayfa T.C Başbakan Başmüşaviri S. Kamil YUCEORAL imzalı "Suikast sonucu öldürülen İsrail Cum... Ank. Büyükelçiliğinin açtığı defter 08.11.1995" başlığı altında yazılar bulunan doküman bulunmuştur.

l'den 4'e kadar numaralandırılmış 25 Aralık 1996 liderler ile başlayıp ölümle tehdit edilmiştir ile biten doküman incelendiğinde,

22 Aralık 1996 tarihli liderler zirvesine getirilen MİT Raporunun bir bölümü şeklinde belirtilen doküman olduğu görülmüştür.

l'den 59'a kadar numaralandırılmış TC Başbakanlık ile başlayıp ölümle tehdit edilmiştir ile biten doküman incelendiğinde,

GİZLİ ibareli 17.12.1996 tarihli TC BAŞBAKANLIK Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı Konu: İnceleme başlıklı Başbakanlığa hitaben yazılmış Sönmez KOKSAL Müsteşar imzalı ve ekinde ÇOK GİZLİ ibaresi ile gönderilmiş î adet dosya olarak tarif edilen rapor bulunan doküman olduğu görülmüştür.







1

l'den 4'e kadar numaralandırılan 22 Aralık 1996 ile başlayıp ölüm ile tehdit edilmiştir ile biten doküman incelendiğinde;

22 Aralık 1996 tarihli liderler zirvesine getirilen MİT Raporunun bir bölümü şeklinde belirtilen doküman,

l'den 15'e kadar numaralandırılan K.K.lığmm 29 Nisan 1993 ibaresi ile başlayıp Koordinasyonunun ile biten doküman incelendiğinde;

l'den 10'a kadar numaralandırılan "gizli TC Başbakanlık" ile başlayıp onunu için ile biten doküman incelendiğinde;

Gizli ibareli 09.12.1996 tarihli Başbakanlık Müsteşarlığı Sayı:01343 TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı' na sunulmuş yazı ve devamında TBMM Tutanak Müdürlüğü Susurluk Komisyonu Tutanakları bulunan doküman,

l'den 52'ye kadar numaralandırılan Çok gizli ile başlayıp, hayatını kaybetmiştir ile biten doküman incelendiğinde;

ÇOK GİZLİ ibareli Mit Susurluk Raporuna ait olduğu değerlendirilen dokümanlar,

l'den 27'ye kadar numaralandırılan, Ek-3 gizli ile başlayan bütçe disiplininin bozulması ile biten doküman incelendiğinde;

Gizli ibareli, 20 Haziran 2002 tarihinde Dışişleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Aili Tugan'm başkalığında Dışişleri ve Genel kurmay başkanlığı yetkililerinin ırak ve Kuzey Irak konusunda yaptıklan koordinasyon toplantısına atıfta bulunularak, Irak konusunda bir eylem planı oluşturulmasına zemin hazırlanması amacı ile hazırlanmış doküman,

l'den 3'e kadar numaralandırılan gizli bilgi notu ile başlayan 27.11.1998 ile biten doküman incelendiğinde;

Gizli ibareli Bilgi notu başlıklı, 27/11/1998 tarihli Adı geçen şahıslar hakkında yapılan arşiv araştırması şeklinde başlayarak, Abdullah Argun ÇETİN ve Mahmut Yıldırım isimli şahıslar hakkında istihbarat nitelikli bilgiler,

l'den lll'e kadar numaralandırılan TC İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ile başlayan Teftiş Kurulu Başkanlığı ile biten doküman incelendiğinde;

38. Sayfa: Gizli ibareli EGM 11.04.2000 tarihli 2000/48112 sayılı 0542 262 11 01 nolu yazısı,

92-93 sayfalar arası: Çok Gizli İbareli MİT Müsteşarlığı 19 aralık 1989 tarihli 336-04 sayılı yazı ve eki,

94-107 sayfalar arası: EGM'ne hitaben yazılmış Kişiye Özel Çok Gizli ibareli 05 Mayıs 1999 tarihli Ankara Emniyet Müdürlüğünün 199/2292 veya 2792 ve DGM Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılmış Kişiye Özel Çok Gizli ibareli... Nisan 1999 tarihli Ankara Emniyet Müdürlüğünün 1999/2456 sayılı yazısı, yazıların içeriği olamdan başlık sayı ne işe yarar

108-111 sayfalara arası: Çok Gizli ibareli EGM İstihbarat Daire Başkanlığının Teftiş Kurulu Başkanlığına hitaben yazılmış 1992/79 sayılı yazısı,

l'den 73'e kadar numaralandırılan sponsor ile başlayıp Cevdet Saral 1. Sınıf Emniyet Müdürü İl Emniyet Müdürü ile biten dokijman incelendiğinde;



Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   36


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə