Gökyüzünden düşen yağmur tanesi Ellerimden kayıp giden ellerin

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 128.15 Kb.
tarix15.01.2018
ölçüsü128.15 Kb.

BİLİNMEZE DOĞRU

YAZAN

GÖNÜL SEYYAHI



Elveda
Gökyüzünden düşen yağmur tanesi

Ellerimden kayıp giden ellerin

O derin bakan gözlerin

Sonsuzluğa mahkûm etti sevgilim


Bu ötesi karanlığın

Bakıp ta görülmeyen

Mutsuzluğun aldığı umutların

Tek sebebi sessizce gelen yokluğun


Biten sence bizdik

Her şeyi bitiren sen

Bence her şey yanlış

Biten sadece ben


Hayat artık uçurumun kenarında

Biz hüzünlü gecelerde

Ben belki de senin kalbinde değil

Bedenimle toprağın altında


Söz verdiğim gibi sana

Ölürken ki son sözlerim

Nefes bile alamazken

“Seni seviyorum” sevgilim.

SENSİZ

Ayrılalı günler aylar geçti hayatımdan



Binlerce gözyaşları yanaklarımdan

Sensiz ve sessiz süzülürken

Bir umut içimde belki dönersin
Hayalin, sesin, gözlerin gözlerimde

Aşkın büyüyen karanlık gibi yüreğimde

Masal gibi bir aşktı bu öyle demiştin

Hani, hani sevgilim sen nerdesin?


Gönderilmemiş bir mektup gibi

Açıp açıp okuyorum yüreğimi

Senin bıraktığın kırıklar elimi keserken

Can havliyle yine de yine de vazgeçmiyorum


Artık hep beyazlarla dolaşıyorum

Ölürsem zahmet vermeden gömsünler diye

Elimde hep kırmızı bir gül

Seni görürsem veririm diye.


DUR GİTME


Dur! Gitme bizi ayıran uzaklara

Gitme o karanlığa

Her şeyin son deminde de olsak uzat elini

Hiçbir şey için geç değil bırakma beni


Arkana bakmadan gidiyorsun yine

Gözlerim gözlerindeyken

Yüreğim yüreğindeyken

Sana bu kadar aşıkken niye?

Ne olur gitme…

SONBAHAR
Elveda derken bana, bir sonbahar gibi

Hiç düşünmeden duygusuzca

Kırıp gittiğin bu kalbi

Şimdi söyle, hiç sevdin mi beni?
Nerden bilecektin yıllar sonra karşılaşacağımızı

Yüzüme bakmayacağın halde söylediğin o sözleri

O zaman soramadığım soruları şimdi soracağım

Neden sevgilim? Niye?


Acı verse de geçmiş bana bu kadar

Her gece ağlayacak kadar üzse de

Yıllarca yolunu gözlese de

Unutma, unutmayacak kadar sevdi bu gönül


Ne diyeceksin hadi şimdi söyle

Hala sevdiğini mi söyleyeceksin?

Sakın o kelimeleri ağzına alma

Çünkü yine inanırım sana.

GÖKYÜZÜ KUĞUSU

Gökyüzünde uçan kuğu gibi

Kondun yanıma

Ben sana baktım sen bana

Sonra tekrar havalandın

Huzurlu gökyüzüne


Sanki gökyüzü seninmiş gibi

Kanat çırpıyordun özgürlüğe

Bende sana yetişebilmek için

Havalandım yeryüzünden sessizce


Kanat çırptıkça çırptım

Yetişmeye çalışıyordum sana

Kanatlarıma değen sadece bulut parçaları

Belki de sana anlatabildiğim bu kadardı.

BİR ŞAİRİN GÜNLÜĞÜ
Ben böyleyim işte anlatamam

Elimde değil ki söyleyemem

Geceleri hasretinle ağlarım

Kuytu köşelerde yazarım


Sen içer sarhoş olursun

Ben sarhoş uyanırım

Bir damla içmeden

Sen anlamazsın hüzün bizden.

PİŞMANLIK
Diyemedim diyemedim

Seni seviyorum gitme!

Kal sevgilim diyemedim

Şimdi özür diliyorum

Beni affet diyemedim
Kendimi bulabilsem inan

Anlatacağım her şeyi hiç susmadan

Bulamadığımdan hüzünlüyüm

Ya da bulamadıklarımdan

Belki de hiç bulamayacaklarımdan.

HİÇ
Mutluluğum, umutlarım, sevinçlerim, her şeyim sendin

Beni bırakıp gittiğin ocağın soğuk sabahında

Zaman durdu sesim çıkmadı bir hiç oldum

Halimi anlamadılar ben hiç anlatamadım
Güzelliğini yazdım beyaz sayfalara hep hasretim sana rüyalarımda bile

Özlemimdi geceler göremediğim gündüzler

Bıraktığın hatırlar unutamadığım anılar

Sendin her şey bense hiçbir şey


Sen gideli öldü burada takvimler

Artık yok hesapladığın saatler

Ne hayaller var ne de sen varsın

Bu boşlukta an an sessizlik var

O sessizlikte kimsenin duymadığı çığlıklar

İçimde kocaman boşluklar


Yavaşlayan çılgınlık içimizdeki çocukluk

Sayfa sayfa Leyla günlerce Mecnun

Aradıysa bile ben Mecnun sen yoksun
Gözyaşları akan şelaleler altındayım

Tüm acılarımda acılar diyarında

Sonsuzluğa bekliyorum seni

Gökyüzü maviliklerinden düşer gibi

Gecelerde kayan yıldızlar

Bir mektup gibi gel ey yar


Geçmişiyle hüzünlü hayatım

Gözümden hiç gitmeyen o gidişin

Rüzgârın esip döktüğü yaprakların

Dünyanın bize ölümü anlattığının

Ölümün aşk olduğunu bilemedim
Seninle yürüdüğümüz o yolları

Buluştuğumuz o yerleri

Her yıl dönümünde yürüdüğümü

Kapının karşısındaki yazıyı

Okuduğun o şiirleri

Benim yazdığımı

Şu an benim mezarda olduğumu bilemedim.

YALNIZLIK


Yalnızlık öyle bir şey ki

Sorsanız üst üste

Cevaplamak mümkün değil

Yaşadım mı?

Gördüm mü?

Bilemem


İçinde olduğunuz bir şey

Tarif ne mümkün

Tekerrür hayat

Bundan ibaret

Havuz misali yaşamak

AŞKIMA
Dün akşamdı sevdiğimi haykırdım

Aşkıma hürmetle yıldızlar diz çöktü

Usulca tuttum kaldırdım

Birde düşünün bana bu aşkı yaşatanı
Bir gün daha geçti ömrümüzden

Büyüdük biraz daha yaşlandık

Tüm hayatımı senle geçirme dileğiyle

İyi geceler tatlı rüyalar meleğime

SADECE
Kıyamet koparken bul beni

Bilirsin tek hayalimdi

Tebessümünde kaybolmak

Aşkı âşıklardan yaşamak


Gündüzler yalandan artık

Gökyüzü yıldızlardan

Gecelerim uykusuz artık

Bu aşkta yalnızlık


Kalbim kırık hayata

Sevdiğimi aldı benden

Gideli yıllar oldu hayatımdan

Hala kalbimde neden


Beni kendine âşık eden

Karanlığıma güneş gibi doğan

Niye bıraktın beni neden

Daha derine atmadan


Hala sevdiğimi düşünme seni

Yüceltme gözlerinde kendini

Bırakıp gittin bu sevgiyi
Ayrılıklar yaşadıysak da

Versekte yıllarımızı

Hayalimdi seninle yaşlanmak

Gitmeden önceydi elbet


Hep gezdiğimiz sokaklar

Bazen el ele kol kola

Kahkahalar attığımız

Hayaller kurduğumuz

Eskidendi yalnızlıktan evvel
Bilmiyorum niye gittin

Ayrılığı niye seçtin

Buldun mu beklediğini

Ama beni kaybettin

Bir gün seni yazacağım hiç durmadan

Bir damla gözyaşı bile dökmeden

Sensizken seni anlatarak

Yazacağım ömrümü sana adayarak


Umutlar kapıyı çalmaz oldu sen gideli

Resimler sözler anlamsız

Gidişindeki soğukluk hariç

Hala üşümekteyim sensiz

Değerler biçermiş kaftanı

Gönül aramış aşkını

Mecnun severmiş Leylayı

Aşkta verirmiş yalnızlığı


Aklım gidip gelmekte

Yaşlılık işte napacan

İnsan bilmez doğduğunu

Açtır her zaman ölüme

Kin gütmez kalp

Âşık olur sadece bir ölümlüye


Yazsam sayfaları doldursam

Hüzünlensem gece gece

Duysam güzel sesini

Düşünsem yanımdaki hayalini

Binlerce damla gözyaşı döksem

Keşke bir gün çalsan bu kapıyı


Bilir miydin günlerce hiç kalkmadan

Bir yudum bile su içmeden

Hayalini kurarak bazen

Bizi yazdığım sayfalara


Çiçekler var bahçemizde

Kırmızı güller, beyaz kefenler

Yine bir ayrılık var kapıda

Lütfen ayrılmayın âşıklar.

ORMAN
Ormandaki kır çiçekleri gibi

Baharda açıp yazda solmasak

Ölüp ölüp dirilmesek keşke

Hep sen benim bende senin olsam


Ölümlerden ölüm beğen deseler

Kucağında ölmek isterdim

Seni her gün öldüreceğiz deseler

Beni bıraktığın günü söylerdim


Rüzgârın sesini dinlercesine

Dinlerdim sesini

Denizin maviliğini izlercesine

İzlerdim gözlerini

ÖZLEM
Bir insan özlenebilir miydi acaba

Hiç beklentide bulunmadan

Ümit etmeden hayal kurmadan

Anlamı ne olurdu acaba, anlamsızlıkların

Özleme çok anlam yüklenirdi

Özlemin lekeleri silinebilir miydi?

Belki de sabahın temiz havası gibiydi

Özlemi geceden koparmadan

Taşırdık sabaha yükünü kaldırır gibi

Görmeden özlenir miydi?

Sesini bile duymadan

Kör ve sağır gibi

Özlenirdi…

APARTMNIN KARANLIK YÜZÜ


Soğuk bir sabaha uyanmak

Güneşi duvarlarla arkama alarak

Aşağı bakıp gördüğüm çocukluk

Apartmanın karanlık yüzüydü


Rutubet kokusu gelen burnuma

Sabah dışarı çıkmak bahaneydi aslında

Ekmeğin eksik olmasına sebep

Apartmanın karanlık yüzüydü


Gittiğim yerde pencere kenarına oturmak

İnsanın gözüne değil de bahçeye bakmak

Çoğu zaman insanlara inat

Apartmanın karanlık yüzüydü

ÖĞRENMEK
Yokluğu annesizken öğrendim

Aileyle değil de babamızla kalırken

Açlığı enflasyonla öğrendim

Büyüklerim iş bulamazken


Çaresizliği kardeşimleyken öğrendim

Ona söz verip mutluluğu veremezken

Kelimelerin ifadesiz kaldığını öğrendim

Bu hikâyede 8 yaşındayken


Duygularımı saklamayı öğrendim

Yapacaklarından korktuğum insanlardan

Sırları söylememeyi öğrendim

Olmayan dostlarımdan

Öğrenmemeyi öğrendim

Gelenleri bilmezken

SUSUZ
Suyla tanıdım seni

Yağmurların altında

Sularla geldim sana

Çamurlu yollardan


Suyla özledim seni

Pencerenin ardından

Suyla yazdım sana

Susuz kalanlardan


Suyla andım seni

Denizin maviliğinde

Suyla kırgınım sana

Gözlerden süzülende

SEYYAHTAN NOTLAR
Yine böyle bir ayaz vardı

Soğuklar dibine kadar vurmuştu toprağın

Otların ucuna kadar buz tutmuştu

Böyle bir sabahtı işte sana yol tutuşum

Kıyılarında yolların kurtarıyordum

Soğuktan


Sana yetişebilmek içindi donan parmaklarım

ALIŞVERİŞ


Parasız

Kalpsiz


Yersiz

Kimsesiz


Sevgisiz

Susuz


Kaldım, aldıkların bunlardı

Yaralı


Hüzünlü

Bitik


Nefretli

Yalnız


Yazar

Oldum, bıraktıkların bunlar

ÇOCUKTUM
Kaybolduğumda çıkmaz sokaklara girmekti

Seninle olmak

Girişte bir yerlere varırım sanıyordum

Beni karşılayan kocaman duvarlardı

Annemi arıyordum çünkü 5 yaşında çocuktum

DÜŞÜNMEDİM


Remine bakıp yine saatlerce ağlayasım geldi

Düşündüm sonra ne kadar ağlasam da boşuna

Gelmeyeceksin gündüz ayazı da olsa

Şu lanet olasıca kapıma


Gelmemenin sebebi

Kapıysa sökeyim

Yolsa kapında bekleyim

Bensem sen kurtuldun

Bende kurtulayım

I
Seni ölene dek sevseydim

Bitebilirdi belki ama

Keşkesiz sevdiğim için

Bitmeyecek
II
Kalbimi kırabilirsin

Kemiklerimi parçalayabilirsin

Fikrimi değiştiremezsin
III
Hissettiklerini silebildiğin zaman bende seni unutacağım
IV
Gönül seyyahı olmuşum yollarında

Güneşini mi çok gördün bana

Bari bırak karanlık rüyalarıma

Son kez sarılayım anılarına


V
Tarlaların ucu bucağı yok

Kader hasret ufuk kadar çok

Rüzgâr sesini getirmiyor artık

Eskisi gibi değil hep çığlık


VI
Gölgeni özledim

Sokak lambalarını

Kaldırım taşlarını

Seninle farklılığımı

BİLİNMEZE DOĞRU
Öyle bir yerdeyim ki

Güzel de burada çirkinde


Öyle bir yerdeyim ki

Güneşin doğuşu da burada batışı da


Öyle bir yerdeyim ki

Sıfır noktası da burada en yüksek yerde


Öyle bir yerdeyim ki

Öncesi de burada sonrası da


Öyle bir yerdeyim ki

Sevinçte burada hüzünde


Öyle bir yerdeyim ki

Selde burada kıraçta


Öyle bir yerdeyim ki

Habil’ de burada Kabil’de


Öyle bir yerdeyim ki

Sonda burada sonsuzda


Öyle bir yerdeyim ki

Sende buradasın bende

I
Seni unutsaydım eğer

Hayalin yanımda olur muydu ki


II
Kırmızı bisikletim gibi

Anımsatıcısın

Sen yok olurken bıraktığın

Denge gibi


III
Gene aklımdasın hiç çıkmaya niyetin yok
IV
Sensiz geçen yıllarım

Sırtıma vuruyor kamçıların


V
Geçen gece rüyamda gördüm bizi barışmıştık

Çok mutluyduk çok ama

İşte dedim ya ancak rüyamda görürüm
VI
Seni özlemem için gitmeme gerek yoktu

Ben yanındayken bile özleyebiliyordum seni


VII
Ben bu dünyadaki iyi insanlar gibi değil

Masallardaki iyi insanlar gibi olamaya

Çalıştım

ANLAMA
Yeryüzünün en büyük sahipleri

Buzullar ve dağların sessizliği

Çok mu anlamlı hayatı

Yoksa aşırı duygulu mu anlatamadıkları
Onu kaybettiğimiz için mi anlayamıyoruz

Yoksa hiç sevmeyeceğimiz için mi?

Ben onu anlıyorum anlatamadıklarımı

Yaşam gerçekten de onda söyleyebildiğim


Ne diyebilirim sana

Bırak beni yalnızlığımla

Sevme ve dönme geriye

Hüzün gibi git sessizce

I
Aramızdaki şey uçurum gibiydi

Sen uçurumdun

Ben intihar eden

Sonunda can verdim ben

Sen durmadan aldın

Hiç utanmadan


II
Kayıp giden sadece ellerin değildi

Baştanbaşa hayalimdi


III
Olağan dışı olan sendin ve senin yokluğundu

Olağan dışı her şey beni buldu


IV
Anlatamadığım her şey sensin

Anlatabildiklerim ufak sitemlerim

Onun için üstüne alınma
V
Uzaklar bizi ayırmış dediler

Güldüm


Ama şimdi ağlıyorum

I
Bazıları kolay olanı başaramadığı için

Zor olan kazanılır
II
Uçtu gitti senin gibi
III

Hala seni sevmek

Çok ağrıma gidiyor

Ama senin hiç

Haberin olmayacak

Öleceğim bir gün

Belki de

Seni sevdiğimi

Bilmeyeceksin.

DOĞDUĞUN GÜNE SEVGİLERLE


80’ler
Bugün dünyanın benim için durduğu gün

Yılın ve ikimizin en güzel günü

Hayatımın aşkı bugün geldi dünyaya

Seni çok seviyorum nice yıllara


90’lar
Gökyüzü senin için açmış gibi bugün

Bahar senin için gelmekte

Seninle varım ben

Sen yoksan yokluğumdur benim

Sonsuz aşkım nice mutlu yıllara
2000’ler
Güzellikleri yaşamaktayım seninle

Güzelliklerin kraliçesisin sen

Muhteşem bir kalbin var hissedebildiğim

Nice mutlu yıllara hayatım

I
Özür hayatta hiçbir şeyi

Değiştirmiyor

Belki sen değiştirebilirsin
II
Üzücü hem de çok

Bütün yaşayıp da parça parça ölmek…


III
Hani aynaya bakarsın kendine

Aynaya uzak olduğundan 2 kat

Daha uzaksın kendine

O yüzden hiçbir aynaya

Bakarak hatırlamadım seni…
IV
Değişen hiçbir şey yok

Çocukken oyuncaklar la oynuyordum

Şimdi kelimelerle

FARKINDALIK


Her şeyde biraz aşk vardır

Ona zarar vermeden önce bir düşün

Senin yaptığın bir işe

Suçlu olduğu halde zarar verilse

Ne kadar ağrına gider

Bu yüzden insan kendine zarar vermemelidir

Yaradan’ın ağrına gider

I
Dönüp gittin arkana bakmamak mıydı?

Bilemiyorum belki de

Arkana bakmayıp dönüp gitmekti

İlkinde umut seziyorum

Umut olmadığına göre


II
Çınar gibi eskidi ömrüm

Bir ormancı bekliyorum

Budama yapar gibi kereste yapsın

DELİNİN DİLİNDEN


İnsan özlüyor çocukluğunu işte biraz da olsa

Çocukluğumdan esintiler yaşıyorum hiç büyümesem de

Bazı çocuklukta aşklar imkânsızdır platonik

Yakınındayken uzak uzağındayken yakınından sevdim seni

Bu terslikte bir iş var diye düşünebilirsin

Bu işte bence bir deli var akıllı olmayan

Üstlendi hep çocukluğum hiç anlamadan

Yazık ona o çocuk daha, ben büyüdüm acılar bana

Kalmalı bence geçmişten kırıntılar

İkimize de yeterdi z tüketmeyi bilsek

Af dilemek mi acı affetmemek mi?

Ben acı sen tatlı oldun

Ben acıları yaşadım sen acıma acıdın

Üzüldün sandın hayatına ben kıvranırken ruhumdan uzaklarda

Çocukluğumu affetmedim orada sen olmasaydın

Geriye ne dönmek isterdim ne de bugüne gelmek

Ben hep bir yerlerde kaldım orada

Büyüdüm ama hala çocuktum

Arabanın tekeri hep geri gitti baktığımda

Ben normalim işte sizlere baktığımda

Ajitasyon yapıyormuşum öyle dedin

Nerede yalvardım ben sana

Çocukluğuma kızma o daha çocuktu

Kimse demesin bana akıllı

Ben ne beyazım ne kıllı

Burada beyaz duvarlar varmış ben kör müyüm?

Koskoca ormanı duvar etti manyaklar

Onlar ne anlar havadan sudan

Onsuz hava zehir gibi tüketti beni

Gelmeden buraya evvel

Zehirlemişim kendimi yav bunların hepsi

DOĞAL
Alt üst oldum

Ateş üşütür soğuk yakar oldu

Tatlı acıtır, biber tatlandırır oldu

Ruhum boşalır, içim doldu

Kalp birleşir, tümü soldu

Gelmek hüzünlendirir, sevinçler yoldu

I
Leyla Mecnuna candır can gerisi yalan


II
Olumsuzlar mıydı olumluya bağlayan

Yoksa


Olumluluklar mıydı olumsuzluğa bağlayan
III
Saatler çoktu pazarlarda, çarşılarda, mağazalarda

Sokaklarda sensizken olduğu kadar değil


IV
Sana bakamam yüzsüz kalmışsın
V
Sana en çok ihtiyacım olduğu anda

“Seni seviyorum” yerine “ben gidiyorum” demedendi,

Yıllar sonra gözlerine bakmak
VI
Senden beni aldığına değil de, benden seni aldığına çok üzüldüm
VII
Senin fotoğraflarına bakarak,

Yazdığın kelimeleri harf harf inceleyerek,

Başka anlamları var mı diye düşünerek geçirdim ömrümü
VIII
Sözlükte açıklayamadı yalanı, senin öğrettiğin gibi
IX
Varsın nereye gidiyorsa gitsin

Sevgim, aşkım yanında ya bilirim ki hiçbir şey olmaz


X
Yeri geldiğinde ne olması gerekiyorsa o olmalısın

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə