Günü saat: 22. 41 sıralarında şüpheli Mehmet Fikri karadağ ile M. V. D.'nün yaptıkları telefon görüşmesinde özetle



Yüklə 3,23 Mb.
səhifə41/48
tarix12.01.2019
ölçüsü3,23 Mb.
#95670
1   ...   37   38   39   40   41   42   43   44   ...   48

73(




patlayıcı verildiğini, bu malzemenin uzman ve astsubaylar dışında kimseye verilmediğini, kendisinde ele geçirilen malzemenin tamamen PKK kuvvetlerinin kullandığı türden malzemeler olduğunu, içinde bir iki tane MKE yazılı malzeme olsa da bunların da bizim karakol baskınlarından elde etmiş olabileceklerini, kendisinin de zaten yine sarf etmek amacı ile aldığını, ancak yaralandıktan sonra bir daha bunlarla hiç ilgilenemediğini, ağır ameliyatlar geçirdiği için bunlan unuttuğunu, nekehat döneminin çok uzun olduğunu, hatta 35 kiloya kadar düştüğünü, çok zayıfladığını, psikolojik olarak da sıkıntıya girdiğini, gerçekten bunlan orada unuttuğunu, daha sonra kati raporunu ibraz edildiği takdirde özel kuvvetlerden emekli edilmesinin gündeme geleceğini, bu mesleği çok sevdiği için muharif sınıf olarak devam ettiğini ve Muğla Seferberlik Tetkik Kurulunda 1996 yılı Ağustos ayında tekrar göreve başladığını, Güneydoğu görevi çıkarsa yeniden bu malzemeyi alıp orada kullanırım diye düşündüğünü, 2001-2004 yılında da zaman zaman operasyonel faaliyetlerinin olduğunu ancak Eskişehir' den bu malzemeleri alıp götürme imkanı olmadığını, çünkü birlik olarak hareket ettikleri için bu malzemeyi götürdüğünde hakkında soruşturma açılabileceğini, bu malzemeyi almaktaki diğer bir amacının da hobi olarak bunlan çok değerli bir şey olduğu için aldığını, Keleş ve Kanasın da operasyonlarda kendileri için çok önemli olduğu için çok faydasını gördüğü için hatırası olduğundan bırakamadığmı, bunun gerçekten hatırasının mevcut olduğunu, Güneydoğudaki bu olaylann anlatılamaz ancak yaşayanlann anladığını, bu psikolojiyi de orada çatışmalara girmeyenlerin anlayamayacağını, kesinlikle her hangi bir örgütsel amacının olmadığım, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, vatanını çok seven ve bu konuda hiç bir fedakarlıktan kaçmayacak kadar çok sevdiğini ve yıllarca da PKK ' ya karşı mücadele ettiği için devletine, milletine ve çok sevdiği ve şerefle görev yaptığı orduya hiç bir şekilde ihanet edecek ve zarar verecek davranış içinde bulunmadığını, burada kusur varsa kendi şahsi kusuru olduğunu, hiç bir komutanının ve astının bu olaylarla bir alakası olmadığını, hiç bir kimseden de silahlar ve bombalar konusunda yazılı ve sözlü talimat almadığını, sadece şahsi karan ile bombalan annesinin evine koyduğunu, daha sonra bir daha da çıkaramadığını,

Atabeyler çetesi denilen çete ile hiç bir alakasının olmadığını, O dosyada ismi geçen şahıslardan hiç birini tanımadığını ve Atabeyler çetesi konusunun ne olduğunu dahi bilmediğini,

Kendisinin Özel Kuvvetlerden olması Atabeylerde isim geçen şahıslann da özel kuvvetlerde olması ve yakalanan malzemenin benzerlik içermesinin tesadüf olduğunu, kendi işlerini takip ettiği için ve o dönem psikolojik rahatsızlık geçirdiği için konuyu basından takip edemediğini, hatta etmediğini, çetede ismi geçen şahıslann ismini dahi şu anda bilmediğini, yaralanmasından ötürü biyolojik olarak bazı anzalarda oluştuğunu ve geç evlendiği için de bu tür sıkıntılardan kurtulmak için Gülhane' de çoğu zaman bu amaçla tedavi gördüğünü ve bu saldınlann olduğu dönemde de hastaneye sık gidip geldiğini, fazla konuyu takip edemediğini,

Diğer kendisinde ki iki adet Yavuz ve 7,65 çaplı Vizör marka tabancalann kendisine ait ruhsatlı tabancalar olduğunu, üstünde ele geçen banka hesap cüzdanlan ve altmlann şahsi tasarruflan olduğunu, bunlan bankalarda nemalandırdığmı, zaman zaman ajandasmdaki altın, paraya ilişkin notlarda aldığı borç ve altmlann vereceği ailevi kişilere ait notlar olduğunu,

LOBİ ÇOK GİZLİ ARALIK 1999 başlıklı belgeyi medyadan duyduğunu ancak içeriğini bilmediğini, ancak ne zaman duyduğunu bilmediğini, Lobide yazıldığı gibi özel güvenlik şirketini bu amaçlarla kurmadığını, zaten kurduğu şirketi de işletemediğini, zarar ettiğini,

Evinde çıkan belge, dokümanlar ve disket ve CD'lerin askeri görevi sırasında tamamen görev alanı içerisinde kalan bilgiler olduğunu, bu bilgilerin bazen hepsini de zaman zaman içerisinde uygun olanları da görevi gereği ulaştırdığını, bir kısmını da yine kendisine ait üstlerine yazmış olduğu gizli istihbari .bilgi notları olduğunu, bunların






r$*

V ^J^^r^p

da görev gereği Kars ve çevresinde çalıştığında topladığı istihbari bilgiler olduğunu, bunların bir kısmını askeri komutanlarının kendisine sorarlarsa onlara izah edeceğini, şu aşamada bu bilgilerin görevine ait konular olduğunu, bunları cevaplandırmak istemediğini beyan etmiştir.

c-Elde edilen deliler

ŞÜPHELİ DE ÇIKAN ASKERİ MÜHİMMAT VE GİZLİ BELGELERİN İNCELENMESİ.

Her ne kadar ZAFER (kod) Muzaffer TEKİN ' i tanımadığını beyan etmiş ise de Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile devre arkadaşı olduğu, evinde bulunan patlayıcı maddeler, suikast silahı olarak bilinen kanas ve kaleşnikov tüfek ve el bombalarını her ne kadar hatıra olarak aldığını beyan etmiş ise de tıpkı Oktay YILDIRIM gibi silahları zulaladıği, yeri ve zamanı geldiğinde örgütün amaçlan doğrultusunda kullanılacağı, şüphelinin evinde diğer şüphelilerde bulunan gizli nitelikli askeri bilgi ve belgeler görevi gereği kendisinde kaldığını beyan ettiği gizli istihbari bilgi notlannın bulunduğu,

İlgili mahkeme karan gereği Eskişehir ili Hayriye Mah. Dumruloğlu Sokak No:22/5 sayılı ikametinde yapılan aramada ele geçirilen silah ve askeri mühimmatla alakalı olarak alman 28.06.2007 tarihli 2007/Bls. 10267 uzmanlık numaralı ekspertiz raporlannda

1-1 adet 52656 seri nolu seyyar dipçikli Kaleşnikof marka otomatik silahın çalışır vaziyette olduğu, 5 adet Kaleşnikof otomatik silah şarjörü ve 102 adet 7,62 mm çapında Kaleşnikof fişeğinin 6136 sayılı kanun 12/4 sayılı maddesi maddesinde belirtilen vahim nitelikli silahlardan olduğu,

2-1 adet 42898 seri nolu Kanas Marka silahın çalışır vaziyette olduğu, silah, 05850-82 seri nolu Kanas dürbünü, 1 adet Kanas Şarjörü, 124 adet dolu Kanas fişeğinin 6136 sayılı kanunun 12/4 maddesinde belirtilen vahim nitelikli silahlardan olduğu,

3-1 adet 928158 veya 4 nolu 7.65 mm çapında lama marka tabancanın çalışır vaziyette olduğu, tabanca ve tabancaya ait susturucunun 6136 sayılı kanunun 12/4 maddesinde belirtilen vahim nitelikli silahlardan olmadığı, ancak yasak niteliğine haiz ateşli silahlardan olduğu,

4- 1 adet numarasız silah, 16 numara av fişeği atar, tek namlulu yivset ihtiva
etmeyen yerli el yapısı tek tek atış yapan tabancanın 6136 sayılı kanuna göre yasak niteliğine
haiz ateşli silahlardan olduğu , aynı yasanın 12/4 maddesinde belirtilen vahim nitelikli
silahlardan olmadığı,

Şüphelide ele geçirilen tüm fişeklerin çalışır vaziyette olduğu ve 6136 sayılı kanuna göre yasak fişeklerden olduğu,

5- 8,5 cm. uzunluğundaki stanlies yazılı sustalı bıçak, 11,5 cm. uzunluğunda tek
ağızlı USA Süper Knife yazılı bıçak ve 1 adet muştanın 6136 sayılı kanunun 4. maddesinde
belirtilen yasak nitelikteki aletlerden olduğu,

6-Şüphelide ele geçirilen el bombalan ve patlayıcılarla alakalı olarak alman ekspertiz raporunda bombalann çalışır vaziyette olduğu ve bunu 17.09.2007 tarihili Kara Kuvvetleri 1. Ordu Komutanlığından gönderilen yazıda şüphelide ele geçirilen 5 adet taarruz tipi 5 adet savuma tipi 2 adet tapası üzerinde takılı bomba ve 10 adet çinko kutu içerisinde bulunan MKE yapımı ateşleme tapası ile 12 adet TNT kalıbı, 1 adet uçaksavar makineli tüfek mermisi, 1 adet G-3 piyade tüfeği mermisi ile 21 adet boş kovanın askeri mühimmat ve malzeme olduğu ve 1. Ordu Komutanlığına teslim edilmesinin belirtildiği, belirtilen malzemelerin askeri mühimmat olması sebebi ile 26.09.2007 tarihinde askeri görevlilere bu malzemelerin tutanak ile teslim edildiği, aynca askeri malzemeyi bulundurmak suçu ile alakalı olarak evrak tefrik edilip Genel Kurmay Askeri Savcılığına gönderilmiştir.

Diğer patlayıcı maddeler, kapsüller ve asker-i'olmayan sıvı-katı tüm malzemeler de saklanması ve bulundurulması sakıncalı olduğundan İstanbul Kriminal Polis laboratuannın

2007/6046 sayılı ekseprtiz raporu üzerine İstanbul 13 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2007 tarih ve 2007/563 sayılı kararma istinaden imha edilmiştir.

Kara Kuvvetleri Komutanlığından 03.07.2007 tarihinde gönderilen yazıda şüphelide ele geçirilen 9 mm. Çaplı B.Brovning L34807 seri numaralı ve 9 mm. Çaplı Yavuz 16 marka T62404 TE 003486 seri numaralı tabancaların Fikret EMEK adma kayıtlı ve ruhsatlı olduğu,

7,65 mm. Çaplı L.Lama marka 928158 numaralı tabancanın Kara Kuvvetleri Komutanlığı demirbaşına kayıtlı silahlar ve şahsi silah envanterinde kaydına rastlanılmadığı,

Yine şüphelide ele geçirilen 7,62 mm. Çaplı Kanas keskin nişancı P.TF ile 52656 seri numaralı kaleşnikof P.TF' nin Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde ve envanter dışına çıkarılan silahlar bölümünde kayıtlarının bulunmadığının belirtildiği,

Şüpheliden elde edilen bilgi ve belgeler ile dijital ortamda elde edilen verilerin, büyük çoğunluğunun Türk Silahlı Kuvvetleri ne ait gizli belgelerden olduğu, bazı gizli bilgilerin, devletin iç ve dış siyasal yararlan bakımından önemli ve gizli bilgi ve belgelerden oluştuğunun, Genel Kurmay Başkanlığı askeri savcılığının yazılan ve ekindeki tablolardan anlaşıldığı. Bu bilgi ve belgelerin görev zamanında kendisinde kalan bilgiler olabileceğinin değerlendirildiği.

d-Hukuki durumunun Değerlendirilmesi;

Şüpheli Fikret EMEK, her ne kadar aşama ifadelerinde sadece şüpheliler Muzaffer ŞENOCAK ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü tanıdığını, diğer şüphelileri tanımadığını ve evindeki askeri malzemeleri PKK ile çatışmalarda ele geçirip evinde depoladığını beyan etmiş ise de; hem diğer şüphelilerde çıkan malzemeler ve dokümanlarla benzerlik arzetmesi ve bu miktardaki malzemenin çatışmalarda ele geçirilip eve getirilemeyecek kadar çok olması hususlan göz önüne alındığında şüphelinin örgütün emir ve talimatlan doğrultusunda bunlan ileride kullanılmak üzere evinde sakladığı ve ERGENEKON terör örgütünün üyesi olduğu,

Evinde yapılan aramalarda 1 adet Devlet Yöneticileri İçin Devlet Yönetimini Kısa Dönemde Çökertme Kılavuzu ve 1 adet Hükümet Darbesi Tekniği isimli kitapların bulunduğu,

Yukanda aynntılan belirtilen 29 EKİM 1999 tarihli ERGENEKON YENİ YAPILANMA YÖNETİM VE GELİŞTİRME PROJESİ /İSTANBUL yazan örgütün ana dokümanının, BÖLÜM: V yazılı 5)ORGANİZASYON PLANI 5/A).MERKEZ YÖNETİM bölümünde:

Ergenekon, örgütün Başkanına doğrudan bağlı olan 4 daire Komutanlığı ile iki sivil Başkanlıktan oluşmalıdır. Toplam 6 ünitenin komutan ve başkanlannm bir asistanı ile bir de bölüm uzmanından oluşan iki yardımcısı olmalıdır. Ünitelerin komutan ve başkanlannm yanında görev alacak bölüm uzmanı, illegal faaliyetlerin yurtiçi ve yurtdışı hukuk plâtformunda legal gibi gösterilebilmesi düzenlemelerinden sorumlu olacaklardır.

Şöyle ki:

1 - Ergenekon Başkanlığı



                  1. İstihbarat Dairesi Komutanlığı

                  1. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı

                  1. Operasyon Dairesi Komutanlığı

                  1. Finansman Daire Başkanlığı (Sivil)

                  1. Örgüt İçi Araştırma Dairesi Komutanlığı

                  1. Teori Tasanm ve Plânlama Dairesi Başkanlığı (Sivil)

Bu ünitelerin komutan ve başkanları birbirlerini tanımalarında hiç bir sakınca olmamakla birlikte, birbirlerinin görev ve, sorumluluk alanlarını bilmemeleri

esası, Ergenekon'a istihbarat örgütleri içinde ayrıcalıklı bir özellik ve güvenlik kazandıracaktır.

Bu 6 ünitede görev alacak ajanlar, kendi bölümlerinin komutan ve başkan asistanları dışmda diğer üniteler ve personel ile hiç bir şekilde irtibat kuramamahdır.

Örgütün üst düzey yöneticileri ile personel ve ajanlar arasında mutlak mesafe olmalıdır. Aksi halde başarısız bir operasyon sonucunda üst düzey yöneticilerinin korunması sağlanamayacağı gibi, örgütün kendisi riske atılmış olur ve örgütün imajı korunamaz. Şeklinde belirtilmesi ve de şüpheli Fikret EMEK'in kimseyle irtibat kurmadan verilecek görevleri beklediği anlaşılmaktadır.

Üniteler arasında: enformasyon değerlendirmesinde ayrıcalık tanınabilecek tek bölüm "Operasyon Dairesi Komutanlığı"dır. Çünkü, elde edilen enformasyon analiz ve değerlendirilmesinde gerektiği hallerde katkısı olabilir.

KONTROL DAİRESİ

Bu dairenin varlığından Ergenekon Örgütü Başkanı/Komutanından başkaca hiç kimsenin bilgisi olmaması kesin bir gerekliliktir. Operasyonlarda yer alması zorunlu olan bu dairede yer alan ajanların ilk görevi; operasyon alanı içinde bulunmak, operasyon esnasında temizleme ve ortadan kaldırma gibi işlemlerde doğabilecek sorunları çözümlemektir. İkinci bir görevleri, karşı istihbarat örgütlerine geçen, yakalanan veya operasyon amacına aykırı hareket eden herhangi BİR AJANI ÖLDÜRMEKTİR.

Bir ajanın sonu başlangıcında olduğunun ilk işareti, örgüte ve ajanlarına karşı sorumluluk alanında yarar sağlamamaya başladığı süreçtir.

Kontrol Dairesinde görevlendirilecek ajanlar, mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri


bünyesinden ve özel operasyon ünitelerinden çok dürüst, güvenilir kişilerden
seçilmelidir. BU AJANLAR MERHAMETSİZ OLMALI VE BAĞIMSIZ GÖREV
YAPABİLMELİDİRLER. EMİRLERİ DOĞRUDAN ERGENEKON

KOMUTANFNDAN ALMALIDIRLAR, ÜST YÖNETİCİLER VE ÖRGÜT PERSONELİ İLE AJANLARI TARAFINDAN BİLİNMEMELİDİRLER. Şeklinde belirtilmiş olması da yine şüpheli Fikret EMEK'in örgütsel konum olarak operasyon dairesinde görevli olduğunu ve diğer yöneticiler tarafından tanınmadığını göstermektedir.

Şüpheli Fikret EMEK'te çıkan evrakların bir kısmında gizli askeri nitelikli belgeler ve ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'de çıkan Genel Kurmay Başkanlığı'na ait gizlilik ibareli 16 numaralı CD yine bu şüphelide de birçok şahıs ile alakalı askeri görevini yaptığı sırada görev gereği edindiğini beyan ettiği, ancak görevden sonra bunları iade etmeyip elinde bulundurduğu istihbari bilgi notlan, yine şüphelinin evindeki belgelerde bulunan Ankara Kızılay'da bulunan tüp geçide yapılması planlanan sabotaj la alakalı olarak yazıldığı anlaşılan hedef yazılı askeri çalışmayı normalde imha etmesi gerekirken etmediği, bu hedef kartını sakladığı, yine şüphelide ele geçirilen Alman Vakıflarına ait plan ve krokilerin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait olmadığı,

ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hedefleri arasında bulunan Alman Vakıflarının bulunduğu yere ilişkin kroki ve resimlerin de ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlan doğrultusunda hazırlandığı, lobi dokümanında geçen emekli askeri şahıslara güvenlik şirketleri kurdurulup bu amaçla farklı işler yaptmlıp istihbarat elde edilmesi amacına yönelik şüpheli Fikret EMEK'jîf "diğer şüpheliler Gazi GÜDER, Mete





YALAZANGİL Veli KÜÇÜK ve Oktay YILDIRIM gibi özel güvenlik şirketi işi ile uğraşması,

Diğer şüpheliler ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN, Oktay YILDIRIM, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK gibi ordudan vazife malûlü olarak emekliye aynlması göz önüne alındığında şüphelinin Ergenekon yapılanması içerisinde hiyerarşik yapıda geçmiş askeri görev ve faaliyetleri gereği örgüte ait silah ve patlayıcı maddeleri sakladığı ve Oktay YILDIRIM gibi yeri ve zamanı geldiğinde kullanılmak üzere örgütten emir ve talimat beklediği, yine şüphelinin çeşitli zamanlarda görevi gereği temin ettiği gizli bilgileri şüpheliler Muzaffer ŞENOCAK ve Aydın YÜKSEK vasıtası ile örgütün silahlı kanat ve eylem sorumlusu ZAFER (Kod) Muzaffer TEKİN'e gönderdiği, görev gereği toplamış olduğu istihbari bilgi notu niteliğindeki bilgileri görevi sona ermesine rağmen teslim etmiyerek arşivlediği anlaşılmıştır.

Şüphelinin ERGENEKON terör örgütünün silahlı askeri kanadının gizli operasyonlar biriminin elemanı olduğu bu birimin "Operasyonlarda yer alması zorunlu olan bu dairede yer alan ajanların ilk görevi; operasyon alanı içinde bulunmak, operasyon esnasında temizleme ve ortadan kaldırma gibi işlemlerde doğabilecek sorunları çözümlemektir, ikinci bir görevleri, karşı istihbarat örgütlerine geçen yakalanan veya operasyon amacına aykırı hareket eden herhangi BİR AJANI ÖLDÜRMEKTİR"

Şeklinde belirtilen özel operasyonel faaliyetlerinden sorumlu biriminde görevli olduğu bu birimin operasyonlarda kullanacağı tüm malzemeler ile suikast silahından plastik patlayıcıya kadar, her türlü elverişli malzemelerin şüpheli Fikret EMEK tarafından depolandığı,

Ekspertiz raporlarında belirttiği gibi 6136 Sayılı Kanunun 12/4, Ek -5, TCK'nun 174. maddesinde belirtilen suçlan da oluşturduğu, ancak Yargıtay'ın içtihatlan, şüphelide ele geçirilen silah, patlayıcı ve diğer mühimmatlann miktan göz önüne alındığında eylemlerinin kül halinde TCK' nun 314/2, 315. maddelerinde belirtilen örgüte silah (TCK 6. maddede belirtilen silah deyiminden, ateşli silahlar patlayıcı madde, yanıcı ve yakıcı) temin etmek ve devlete ait gizli sırları ele geçirip amacı dışında kullanmak suçlarmı oluşturduğu, Ruhsatsız vahim nitelikli tüfekler ile bıçak ve muştalannda ayn bir suç oluşturduğu, ayrıca şüpheli de birçok kişi ile alakalı olarak fişlemeye ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykm olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlanna veya sendikal bağlantılanna ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydedip bu suçu da işlediği, görev sonrasında iade etmemesi de yine bu suçun oluşmasını engellemeyeceği,

Genel Kurmay Başkanlığından alman yazıda şüpheli Fikret EMEK ele geçirilen bilgi ve belgelerin, devletin güvenliği iç ve dış siyasal yararlan bakımından gizli kalması gereken bilgilerle, kanun ve nizamlar gereği gizli kalması gereken ve açıklanması yasaklanan çok sayıda dijital verinin bulunduğu, aynca bu iki suçu da işlediği anlaşılmış olmakla,

Şüpheli Fikret EMEK içinde devlete ait gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu CD'yi Muzaffer ŞENOCAK vasıtasıyla Aydın YÜKSEK ve Mete YALAZANGİL vasıtasıyla ERGENEKON terör örgütünün üst düzey sorumlusu Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN'e ulaştırdığı, ERGENEKON terör örgütünün operasyon dairesinde görevli olduğu anlaşıldığından;

Şüpheli Fikret EMEK'in eylemleri nedeniyle TCK' nun 314/2, 315 ve 3713


Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 4 ve 5, TCK'nun 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması
ile TCK'nun 326/1, 327, 334/1-2, 135/2-1, 43/2; maddeleri gereğince ayrı ayrı
cezalandırılması talep edilmiştir. „ %

22-ŞUPHELI MEHMET ZEKERIYA OZTURK

a-Emniyet ifadesinde özetle;



07.02.1962 yılında Konya'da doğduğunu, babasının asker olması nedeniyle farklı illerde yaşadığını, ilkokulu Bitlis 'te başlayıp Adapazarı 'nda bitirdiğini ve ortaokula başladığını, ortaokulu İzmit 'te liseyi istanbul 'da bitirdiğini, Ankara 'da Kara Harp Okulunu 1985 yılında bitirerek Teğmen rütbesi ile mezun olduğunu, Tuzla Piyade Okulunda bir yıl eğitim alarak 1986yılında Tekirdağ Malkara ilçesinde kıta görevine başladığını, 1989 yılında İzlem ÖZTÜRK isimli bayanla evlendiğini ve bu evliliğinden bir erkek çocuğunun olduğunu, 1991 yılında Mardin ili Ömerli ilçesine atandığını, 1994 yılında Bursa Gemlik ilçesine atandığını, 1997yılında Şırnak ili Silopi ilçesine atandığını, 1999 yılında istanbul Alemdağ 'a atandığını, 2001 yılı Nisan ayında kendi isteği ile istifa ederek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığını, 2003 yılında emekli sandığından emekliliğimi kazandığını, 2003 yılından bu yana basın sektöründe TV programcılığı ve araştırmacı-yazar olarak işime devam etmekte olduğunu. 2004-2007 tarihlerinde Önce Vatan Gazetesinde köşe yazarlığı yaptığını, Kongreturk isimli haber ve stratejik analiz konularını içeren internet sitesinin kurulum aşamasında bulunduğunu,

2001 yılında istanbul Emniyet Müdürlüğünden Yeşil Pasaport aldığını, bu pasaport ile 2003 yılında Fransa 'ya gezi amaçlı gittiğini ve başka yurt dışı çıkışının olmadığını, illegal yollardan da çıkış yapmadığını.

2006 yılında Danıştay olayından dolayı gözaltına alındığını, bunun haricinde gözaltına alınmadığını,

- "Kınama" isimli word belgesi içerisinde, "Türkiye Cumhuriyeti'nin temel
kurumlarından biri olan Danıştay'a bugün yapılan üzücü saldırının hem tarihi, hem de yeri
açısından rastlantısal olmadığını düşünmekteyiz." Şeklinde başlayıp, "Mehmet Refik
YÜCEL, SIRYAD Fahri Başkanı, DİİD Fahri Başkanı, DDDSK Fahri
Başkam,mehmetrefıkyucel@yahoo.com,www.siryad.org.tr

www.dogainsanisbirligidernegi.org.tr www.ddsk.org.tr" şeklinde sona eren (1) bir sayfalık yazı,

- "Yiğit Olamayanlar" isimli word belgesi içerisinde, "YİĞİT OLAMAYANLAR"


başlığı ile başlayıp, "Mehmet Refik YÜCEL, SIRYAD Fahri Başkanı, DİİD Fahri Başkanı,
DDDSK Fahri Başkanı,mehmetrefikyucel@yahoo.com,www.siryad.org.tr
www.dogainsanisbirligidernegi.org.tr www.ddsk.org.tr" şeklinde sona eren (3) üç sayfalık
yazı olduğu tespit edilmiştir, bu cd yi kimden ne amaçla temin ettiniz?.

Bu CD'nin Vatan Severler Partisinin tanıtım Cd'si olabileceğini, Mehmet Refik YÜCEL 'i tanımadığını, Vatan Severler Partisinin başkanı olabileceğini, bir panelde verilen çay molasında Vatan Severler Partisi yeni kuruldu denilerek verilen CD olabileceğini, tam olarak hatırlamadığını,

CD-28: 4Ekim 2006 isimli CD içeriğinde;

-Şemdinli/2006-32 C.S.E. 5 Başlıklı dokümanın içeriğinde " Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütümlükte olan Şemdinli olayları ile alakalı Tahkikat evraklarının" scanner ortamında taranarak dijital ortama yüklenmiş" 361 sayfalık doküman olduğu,

-Şemdinli/2006-32 C.S.E. 6 Başlıklı dokümanın içeriğinde "Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütümlükte olan Şemdinli olayları ile alakalı olarak verilmiş Tefrik karan ve tahkikat evraklarının" scanner ortamında taranarak dijital ortama yüklenmiş" 204 sayfalık doküman olduğu,

-Şemdinli/ 2006-32 C.S.E. 7 Başlıklı dokümanın içeriğinde "Timur SAHAN ve Uğur BALIK' m yazmış oldukları "İTİRAFÇI" (Bir Jitemci Anlattı...) isimli kitabın 3. Baskısı, Ram-Toplum yayıncılık tarafından basılmış,- Başbakanlık Teftiş kurulu Başkanı Kutlu SAVAŞ' m hazırlamış olduğu " SUSURLUK RAPORU", Cumhuriyet savcısına

hitaben yazılmış, "Sayın Savcım ile başlayan Vatanını gerçekten seven bir Türk çocuğu"

ile biten, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca haklarında işlem yapılan, PKK örgütü mensubu Olcay ZİREK ve Fettah DURGUN'a ait Tahkikat evrakları ve konuyla alakalı gazete kupürleri, insan haklan raporları, Şemdinli olayı ile alakalı olarak gazete kupürleri ve scanner ortamında taranarak dijital ortama yüklenmiş" 553 sayfalık doküman olduğu,

-Şemdinli/ 2006-32 C.S.E. 8 Başlıklı dokümanın içeriğinde " Şemdinli Umut kitap evinde meydana gelen patlama olayı ile alakalı olarak Van Cumhuriyet Başsavcılığına ait tahkikat evrakları, kriminal raporu, otopsi raporu, adli emanet yazılarının scanner ortamında taranarak dijital ortama yüklenmiş" 130 sayfalık doküman olduğu,

TESPİT EDİLMİŞTİR. BU CD Yİ KİMDEN NE AMAÇLA TEMİN ETTİNİZ? BU KONULAR HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ.



CD'yi kendisinin oluşturduğunu, CD'de geçen Şemdinli olayı ile ilgili bilgileri internet ortamından ve birçok gazeteciden topladığını, bunun nedeninin araştırmacı-yazar olmasından dolayı olduğunu, bulduğu bilgilerin birçok gazetecide bulunduğunu, Ayrıca bu olaylarda dava açıldığı için aleniyet kazandığını ve gizliliğinin kalmadığını,

- (1) adet, San renkli üzerinde CAMBRIDGE ibaresi bulunan telli not defteri içeriğinde,

Emekli Albay Nazmi ERDEM, Emekli Albay Necati ÇANKAYA, Emekli Albay Necati Ulunay UCUZSATAR, Emekli Albay Necdet KUZUCU, Emekli Albay Necip ÇELEBİOĞLU, Emekli Albay Necip UYGUR isimleri altında Gizli Türk İçimizdeki Türk ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir, ismi geçen şahıslan tanıyor musunuz? gizli türk içimizdeki türk ibareleri ile anlatılmak istenen nedir? diye sorulduğunda;



ismi geçen şahısları tanımadığını, "Gizli Türk içimizdeki Türk" konusu başka bir konuyla alakalı almış olduğu bir not olduğunu, ne amaçla aldığını hatırlamadığını,.

ismi geçen şahısları tanıdığını, Muzaffer TEKİN 'i 2005 yılında AKM de verilen bir Asılsız Ermeni iddiaları konulu konferansta tanıdığını, emekli asker olduğunu bildiğini, kendisi ile sohbetlerinin olduğunu, bir yıl önce meydana gelen Danıştay olayından sonrada bütün ilişkisini kestiğini, ismail NOVA isimli şahsı hatırlamadığını, "Rafet Abim" olarak bahsettiği şahsın Rafet ARSLAN olduğunu, Muzaffer TEKİN 'in devresi olduğunu ve aynı konferansta tanıştığını, Rafet ARSLAN'ı emekli subay olarak tanıdığını ve yaklaşık bir yıldır görüşmediğini, "Füsun Hanım" olarak bahsettiği şahsı, bir panelde tanıdığını, Ayrıntılı bilgisinin olmadığını, Sevgi ERENEROL isimli şahsı; Türk Ortodoks Kilisesi sözcüsü olarak tanıdığını, Nerede ve ne zaman tanıştığını hatırlamadığını, sık olarak görüşmediğini, Kemal KERINÇSIZ isimli şahsı; Büyük Hukukçular Derneği olarak bildiğini, 2005 yılında bir panelde tanıştıklarını, görüşmesinin olmadığını, Levent TEMİZ ve Hanifi isimli şahısları da böyle bir ortamda tanıdığını, kendileriyle görüşmesinin olmadığını, Abdullah AĞAR isimli şahsın; emekli asker ve yazar olduğunu, kendisini yazarlığı döneminde 2003 yılında tanıdığını, ara sıra telefon görüşmelerinin olduğunu, Terör ve Güneydoğu konularında kitap yazdığını bildiğini, kendisinin bu isimleri yazmasının nedeninin, 2005 yılında, Beyoğlu Taksim de istiklal Caddesinde Yunanistan'da açılan Pontus Soykırımı Anıtının Protesto edilmesi olayında orada gördüğünü, bu protesto gösterisini organize eden kendisi olmadığını, oraya kendisinin çağırmadığını, orada gördüğünden dolayı defterine not olarak isimleri yazdığını,

Şemdinli olayları ile ilgili olarak basında adı geçen ve meslekten uzaklaştırılan savcı hakkında kendince aldığı soru notları olduğunu, Van savcısının basında çok fazla tartışıldığı için kendisinin de kafasındaki soruları araştırma konusu yaparak olaylar hakkında yazılar yazdığını, Buradaki güvenlik güçlerinden kastın; Asker ve Polis dahil olmak üzere bütün güvenlik güçleri olduğunu,



(63-68) inci sayfalarda Muzaffer TEKİN , Oktay YILDIRIM, Alparslan ARSLAN ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün resimlerinin de bulunduğu Ümraniye'de patlayıcı maddelerin ele geçirilmesi olayının çeşitli gazetelerde yayınlanan haberlerin renkli bilgisayar çıktılarının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;

Kendisinin işi gereği bu tür güncel haberleri takip ettiğini, ayrıca bu haber de ilgisi olmamasına rağmen kendisinin resminin ve isminin geçmesinden dolayı dokümanların kendisinde mevcut olduğunu, bu haberi yapan gazetelere düzeltme yazısı gönderdiğini ve gerekli düzeltmeleri yaptırdığını,

(1) Kahverenkli üzerinde TENEUES ibareli not defteri içeriğinde;

Toplum ve birey kendini nasıl dengeleyecek kafalarda oluşturulan eski yapı doğrusu ile nasıl karşılaşacak. Kafadaki çatışma nasıl olacak. Topluma nasıl yansıyacak. Gladio deşifre yani ne olduğu biliniyor, sadece yaptıklarından dolayı cezalandırılmadı, mesele gladioyu deşifre etmek değil toplumun ortak zihnini başka bir düzleme çekmek bu düzlem ne kadar haki kamufulaj renkli ise çatışma başlama oranı o denli yüksek

Derin devlet gladio gibi spakülatif konularda dikkatler Irak ve Kuzeyinden oluşan gelişmeleri gözlerden uzak tutmaya çalışıyor. Önce Vatan, Yeniçağ gazetemi aradığını söyleyen biri 16 Mart 1978 katliamı Akyürek-Tuncay ÖZKAN, Mumcu, şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, gladio nedir ve bu yazıyı ne amaçla yazdığı sorulduğunda;



Yazmış olduğu köşe yazıları sonucunda kendisine gelen bir e-mail olduğunu, Altta geçen isimlerin de bu yazı ile alakalı olduğunu zannetmediğini, kendisinin bu e-maili not defterine "daha sonra bir yerde kullanırım aklımda kalsın " diye not ettiğini, zaten karışık bir yazı olduğunu, Gladio 'nun temelde italya 'da ortaya çıkmış bir kavram olduğunu, Türkiye 'de de karşılığına güvenlik güçleri sivil kuruluşlar bazı şahıslar örgütler olarak lanse edilen bir kavram olduğunu, italya 'da aynı zamanda Mason localarıyla ilişkilendirildiğini,

- (1) Kahverenkli üzerinde TENEUES ibareli not defteri içeriğinde;

İKAYA eşi 28 ŞUBAT'a kadar Kara Çarşaflı, iddianame, ihbar mektuplar S.V. tarafından hazırlanmış Başsavcı İbrahim ÖZEN; şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir. Bu yazıyı ne amaçla yazdığı sorulduğunda;

Şemdinli olayı ile ilgili almış olduğu bir not olduğunu, İKAYA ve başsavcı ibrahim ÖZEN isimli şahısları şu an hatırlamadığını, bir yerde okuyup veya gördüğü ve not aldığı isimler olduğunu,

- (1) Kahverenkli üzerinde TENEUES ibareli not defteri içeriğinde;


Atabeylerden önce TSK'nm gözde birimleri Emn. Tarafından dinleniyor (10) on

kadar daha dosya var. şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla

yazdığı sorulduğunda;

Bu notu hatırladığını, Atabeyler olayından sonra bir yerde gördüğü ve okuduktan sonra not

aldığı bir yazı olduğunu, bir konuşmadan da aldığı bir not olabileceğini tam olarak

hatırlamadığını,

- (I) Kahverenkli üzerinde TENEUES ibareli not defteri içeriğinde;

Nuri OK dosyayı iyi Savcıya vermiş iyi bir tepki name şeklinde yazının bulunduğu tespit

edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla yazdığı sorulduğunda;

Bunu bir yerden not almış olabileceğini, şu an hatırlamadığını, kendisinin yolda yürürken

bile not aldığını,

İskenderpaşa Cemaati Korkut ÖZAL kontrolünde, Korkut ÖZAL riskli,

M.İhsan ASLAN : Kim tarafından refize edildi (İskenderpaşa C.)

Abdül Gül'ün İ.Paşa Cemaati ile berrak değil,

Mücahit ASLAN AKP çalışmalarını yapıyor,

Öngörü cemaatler içinde doğu batı ayrılığı oluştur.



Beyan Asker Sahaya indi Tayvan Darbe Sessiz Soluksuz geçti riskli dedim doğruladı.

AKP'nin sosyal alanda oyu %25-26. küreselleşme AKP'nin yaptığı. Çok ZAPSUYU

Korkut ÖZ AL getirdi. Konu hakkında ifadesi sorulduğunda; Bir konuşma veya bir yerden aldığı not olabileceğini, yazıyı hatırladığını ancak nereden ve ne zaman not aldığını hatırlamadığını,

Yargılama yapmıyorlar sıkı talimat almışlar ve karar vermişler, başkan süresi dolduğu

halde gitmiyor, Ferhat SARIKAYA karan itiraz kesinleşmedi. G.Doğu M.vekilleri

G.Doğu'da Av.Para topluyor.

Mahkeme Savcı F. SARIKAYA'ya sahip çıkmak için ikinci duruşmada karar verdi.

Mahkemeye başka bir dosya giriyor. . şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu

yazıyı ne amaçla yazdığı sorulduğunda; Bu notu hatırladığını, bu notun yine Şemdinli olayı ile ilgili yazmış olduğu notlar olduğunu, yine birilerinin aktarmış olduğu ve kendisinin aldığı notlar olduğunu,

- (I) Kahverenkli üzerinde TENEUES ibareli not defteri içeriğinde;

DANIŞTAY-ŞEMDİNLİ-CEM-BİTLİS-HABLEMİTşeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla yazdınız, bu konu hakkında bilgi veriniz.

Bu yazı notunu hatırladığını, bir yerde gündeme getirilen internet ortamı içerisinde gündeme gelen bir dizge olduğunu, kendisinin oradan aldığını,

ERKE Paşayla yemek 24.11.06 Erke lideri ol herkes olabilir Turan'a lideri ol dedim, (bu ne anlama geliyor, başı boşluk) Erke dış ticaret- Erke Çelik İnşaat ve Beton Mamulleri sanayi tic.ltd.Şti.

77'de PKK ile mücadele ettim. Kasrik'te tatbikat yaptım GELECEĞİMİZ

BİR MOTOR BİR GİZEM BİR BİLİM BİR PARTİ Sivil harekat yapın geleyim. Bilimsel bir açıklama yok ben söylüyorum.

21 Kasım-14 Aralık Tunceli'ye göndermediler, iki gün önce İ.BAŞBUĞ'a bilgi verdim şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla yazdınız, bu konu hakkında bilgi veriniz.

Bu notun kendisinin notu olduğunu, yakıtsız çalışan maddenin atalet kuvveti teorisine dayanarak geliştirildiği iddia edilen ve yakıtsız çalışan motorun yapıldığını iddia eden erke isimli bu şirkette genel koordinatör görevinde bulunan isminin hatırlayamadığı paşa ile bu konu hakkında bilgi almak maksatlı yediği yemek olduğunu, GELECEĞİMİZ BİR MOTOR BİR GİZEM BİR BİLİM BİR PARTİ yazısı ise bu yakıtsız çalışan motorun sloganı olduğunu, diğerlerinin ise yine kendisinin aldığı çeşitli notlar olduğu,

Onları evlerinden merkezlerinden çıkardık. Öldürttük sonra sahip çıkmadık.

Ben bir ölüyüm bu kadar AKP bu kadar eş cinseli inan bir arada göremem şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla yazdı sorulduğunda; "Bu birinin ifadesidir. Ben not almışımdır. " Dediği,

Düzenek Bomba Hakkari, Emn.Md. Şemdinli Em.Md. Polisleri dışında tuttular (Atilla Uzun) Kemal KAÇAN Van başsavcı şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu yazıyı ne amaçla yazdığı sorulduğunda;



Yine Şemdinli olayı ile ilgili olarak aktarılan bir bilgi notu olduğunu, buradaki isimleri tanımadığını,

- (1) adet, CLIPFİLE ibareli plastik dosya içersinde tarafımızdan (01-117) arası numaralandırılmış dokümanlar içeriğinde;

GİZLİ/ÖZEL ibareli Uluslar arası İnsan Kaçakçığı Raporu başlığı altında raporun yer aldığı tespit edilmiştir, kimin tarafından yazıldığı-belli olmayan bu raporu kimden ve ne amaçla temin ettiği sorulduğunda;



Bu raporu 2002 yılında kendisinin hazırladığını, "Uluslar arası bir alan ve italya bu konuya muhalif gibi görünüyor ve BM para alıyordu aynı zamanda insan kaçakçılığından terör örgütleri de para alıyordu" iddiaları karşısında Türkiye 'de bu mekanizmanın nasıl çalıştığını irdelediğini ve yazdığını, Gizli/ÖZEL ibaresi basmasının nedeni gayri meşru camiada bulunan insanların adının geçmesinden dolayı olduğu, bu notları bir yere vermediğini ve yayınlamadığını,

- Çok sayıda ve tarafımızdan sarı zarfa konulan not kağıtları içeriğinde;
Turan AKAY 0533 321 43 11 Çerkezköy VKGB şeklinde yazılı not kağıdı,

Liste (Bingöl) Alevi-şafî Hedefe destek veriyor, Niğde organizasyonu, Gerilla var-ölü şeklinde yazılı not kağıdı,

Oktay YILDIRIM 0505 810 87 91, 0542 531 53 68, 0216 641 12 94, e.posta erkaspian@hotmail.com , erkaspian@ttnet.net.tr şeklinde yazılı not kağıdı

Türkmeneli Partisi başlığı altında Türkmen Cephesi, Türkmen Partisi, karar Hasan TURHAN, Fevzi EKREM, Feryad TUZLU isimlerinin altında Askeri eğitim- Mukavet gücü-silahlanma şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir.



Turan AKAY isimli şahsı hatırlamadığını, 2005 yılında İstanbul ilinde katıldığı Vatan Sever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği (VKGB) davetinde almış olduğu bir not olduğunu, kendisinin Vatan Sever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği üyesi olmadığını, kendisinin 2005 yılında Muzaffer TEKİN ile tanıştığı sıralarda İstanbul'da bu Derneğin kurulma aşamasında olduğunu ve muhtelif zamanlarda birkaç davetine iştirak ettiğini, bu Derneğin merkezinin Ankara'da olduğunu, o tarihteki başkanının Taner ÜNAL olduğunu bildiğini ve kendisini tanımadığını, Muzaffer TEKÎN'in bu harekete üye olmadığını, bu hareketin herhangi bir üyesini tanımadığını, bu derneğin Ankara 'da ne zaman kurulduğunu ve nerelerde şubeleri olduğunu bilmediğini, Kuvayi Milliye ve Kuvai Milliye veya başka şekilde yazılan bu derneklerle Vatan Sever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği ile bir ilişkisinin olup olmadığını bilmediğini, kendisinin VKGBH Derneğinin birkaç davetine katılmasından başka herhangi bir ilişkisinin olmadığını, İstanbul'da kurulup kurulmadığını bilmediğini ve ne amaçla kurulduğunu da bilmediğini,

Bingöl ile alakalı notun bölücü bir siteden aldığı yazı dizi olabileceği, Oktay YILDIRIM ile bir VKGBH Derneğinin bir davetinde tanıştığını, kullanmış olduğu telefon numaralarını not olarak aldığını veya kendisinin verdiğini Erkaspian 'ı bir roman olarak hatırladığını, kimin e-mail adresi olduğunu şu an hatırlamadığını,

Türkmeneli Partisinin Kerkükte Türkmenlerin kurmuş olduğu bir parti olduğu ve bu yazılanların basında geçen haberler olduğu, bu isimlerin Türkiye'ye gelip giden parti görevlileri olduğu, görüştüğünü, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar ile resmi statüde devamlı irtibat halinde olduklarını,

- Çok sayıda ve tarafımızdan sarı zarfa konulan not kağıtları içeriğinde;



(1) ÇÎLLER ÖZEL ÖRGÜTÜ BAŞLIĞI ALTINDA, - CİA-ÖZEL

BÜRO-MOSSAD, CİA ALTINDA T , Ö , M ,

K MOSSAD BAŞLIĞI ALTINDA, M , İ ,

A... , A ANKARA-ÎSTANBUL-İZMİR-WASHİNGTON-TEL-AVİV.

ÖZEL BÜRO: Söylemez Çetesi Ç örgütüne bağlı çalışıyor. l.Azerbeycan'da Aliev'e

darbe, 2.Çeçenistan'a müdahale, 3.Avrasya feribotunun kaçırılması, 4. Uluslar arası nükleer

madde, uyuşturucu kaçakçılığı (Ö ), 5.Ç Örgütü-PKK uyuşturucu işbirliği,

6."Suikast Timi" Ülkücü mafyanın tetikçi olarak kullanılması, 7.MİT'i ele geçirmek için Tolga ATİKLİ MİT'e sokuldu. EYLEMLERİ : (öldürüldü) Mehmet URHAN, Aksar SİMİTKO, Lazım ESMAEİLİ, Behçet CANTÜRK, Tarık ÜMİT, Yusuf EKİNCİ, Savaş BULDAN, Hacı KORAY, Teyfık AĞANSOY. Adnan YILDIRIM, Medet SERHAT, Cem



ERSEVER, Neval BOZ, Mustafa DENİZ şema halinde isimlerin yer aldığı tespit edilmiştir. bu şemayı siz mi çizdiniz? ne amaçla çizdiği sorulduğunda;

Bu notu hatırladığını, kendisinin yazdığı bir not olmadığını, kimden aldığını hatırlamadığını, şematik bir not olduğunu, Susurluk davası sonrasında olaylarda ilişkilendirilen şahıslar olduğu, muhtelif internet sitelerinde mevcut olduğu ve bu bilgilere herkesin ulaşalabileceğini,

- (1) adet, Kırmızı renkli plastik dosya içersinde tarafımızdan (01-157) arası
rakamlarla numaralandırılmış dokümanlar içeriğinde;

- (1-15) inci sayfalar arasında Hürriyet gazetesi yazan Emin ÇÖLAŞAN'a yazılmış


15 sayfalık mektup tespit edilmiştir. Konu hakkında ifadesi sorulduğunda;

Bu dokümanı hatırladığını, bunu posta kutusundan 6-7 ay kadar önce aldığını, isimsiz ve imzasız olduğu için pek fazla dikkate almadığını, bu yazının niye kendisine gönderildiğini bilmediğini,

                  1. (1) adet, Kırmızı renkli plastik dosya içersinde tarafımızdan (01-157) arası rakamlarla numaralandırılmış dokümanlar içeriğinde;

                  1. (143) üncü sayfalı dokümanda, Bir A4 kağıdı üzerine ortada Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN, köşelerde Osman PAMUKOĞLU, Mehmet AĞAR, Ümit ÖZDAĞ, Celalettin CERRAH'm isimlerinin yer aldığı şema ve bu şemanın SAREM (Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi) antetli not kağıdına yazılı olduğu tespit edilmiştir. Bu şemayı ne amaçla çizdiniz, ne amaçla bulunduruyorsunuz? bu sarem antetli not kağıdını kimden temin ettiği sorulduğunda;

Günlük haber akışı içersinde basın açıklaması veya konuşması olan şahısların o güne ait konuşmalarını takip etmek ve unutmamak için aldığı notlar olduğunu, Bunun bir şema olmadığını, bahsedilen kağıttaki SAREM ifadesinin antet şeklinde olmadığını, bu kağıdın üzerine SAREM filigranı olarak tasarlanmış kağıt olduğunu, ne zaman aldığını hatırlamadığını ancak bu kağıtlardan kendisinde mevcut olduğunu ve hiç kullanılmamış not defteri olarak ta kendisinde bulunduğunu, SAREM'in Genel Kurmay Başkanlığı Stratejik Araştırma Merkezi 'nin kısaltması olduğu,

                  1. (1) adet, şeffaf dosya içerisinde tarafımızdan l'den 94'e kadar numaralandırılan doküman içeriğinde;

                  1. (01-12) inci sayfalı dokümanda, Büyük Güç Birliği Derneği Tüzüğü yazılı olduğu tespit edilmiştir, bu dokümanı ne amaçla bulunduruyorsunuz, bu dernek hakkında bilgisi sorulduğunda;

Büyük Güç Birliği Derneğinin Hukukçular Birliği ekseninde kurulmak istenen bir dernek olduğunu, kurulup kurulmadığını bilmediğini, bu derneğin kurulsaydı üyesi veya kurucusu olmayacağını, sadece tüzükteki şeklini öğrenmek için hatırlamadığı bir kimseden aldığını, bu derneği kimlerin kuracağını bilmediğini,

                  1. (1) adet, şeffaf dosya içerisinde tarafımızdan l'den 94'e kadar numaralandırılan doküman içeriğinde;

                  1. (34) üncü sayfalı dokümanlarda,

Adnan Akfıratla tartışma boyutu başlığı altında,

                  1. Amaç M.TEKİN'i kaçırmak, saklamak ve hiç ortaya çıkarmayarak teslim etmemek değildi. Amaç bu ciddi konunun genel hatlarıyla aydınlanması ve bu süreçte doğrudan savcılığa teslim edilmesi olmalıydı.

                  1. Bu haliyle "işte yine asker" yine birileri provakasyon yapıyor ve arkasında askerler var Şemdinli sürecinde yaşananlar neticesinde görevdeki askerler uzun bir tutukluluk ve gözaltı süresi yaşadılar. M.Tekin "ben çok daha fazla buna maruz kalırım çünkü konunun boyutu çok ciddi" dedi şeklinde yazı bulunduğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;




/ >««:

Adnan AKFIRAT'ın işçi Partisinin üst düzey üyesi olduğunu, bu yazıyı kimin yazdığını bilmediğini, Internet ortamından almış olabileceğini, Danıştay'dan sonra Doğu PERINÇEK'in kendisiyle ilgili işçi Partisinin kendi sitesinde üç ayrı zamanlarda muhtelif iddialarda bulunduğu konu ile ilişkilendirdiği için internet ortamında rastladığı bu yazıyı not olarak aldığını,

- (1) adet, şeffaf dosya içerisinde tarafımızdan l'den 94'e kadar numaralandırılan
doküman içeriğinde;

-(35-37) inci sayfalı dokümanlarda VKGB- Kuvvay-ı Milliye=kurdu;

-Her ikiside tabanını genişletmek kitlelere ulaşmak isimlerini duyurmak istiyorlar,

bu yolla popilitelerini artırmak ve hatta ileride bir parti kurmak eğilimindeler şeklinde

yazı bulunduğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgi veriniz.

Bu yazının kendisinin almış olduğu not ve yorumu olduğunu, VKGB ve Kuvvay-ı Milliye derneklerine üyeliğinin olmadığını, Kuvai Milliye veya Kuvvayi Milliye olarak yazılan ve ismini tam olarak hatırlamadığı derneğin başkanını Fikri KARADAĞ olarak duyduğunu, kimin kurduğunu bilmediğini, yazdığı notu Kuvvayi Milliye derneğinden birileriyle görüşerek yazmadığını bu yazıların kendisinin eleştirisi ve analizi olduğunu, Basından takip edip bu yargıya vardığını, Mudafayi Hukuk ve Yeniden Müdafai Hukuk Derneklerinin 2002 yıllarında var olduğunu hatırladığını, bu derneklerden ayrılanların VKGB ve Kuvvay-ı Milliye Derneklerine geçtiklerini bildiğini, Mahmut YILBAŞ'ın emekli vali olduğunu, Mudafayi Hukuk ve Yeniden Müdafai Hukuk Derneklerinden birinin başkanı olarak hatırladığını, bu bilgileri basın yoluyla elde ettiğini, bu derneklerle bir ilişkisinin olmadığını,

- (I) adet, şeffaf dosya içerisinde tarafımızdan l'den 94'e kadar numaralandırılan
doküman içeriğinde;

-(38) inci sayfalı dokümanda, Bıçak başlığı altında; İsmail PAKER, Av.Ertaç GİRAY, Mahmudun Evi "Yurdakul yıkayıp mutfağa koyduk" ya da mutfakta eşyaların arasına koyduk. Eşyaların arasındaki kastı M.TEKİN'in eşyaları olabilir. Mahmut, Beyaz arabaya koydum dedi. Eşyalarım torbanın içinde. Yurdakul'un arabasında giderken notlarını okuduk. Gerisi defterinde kalmış olabilir demişti. Defter çantamda olabilir yada torbada, "Çete mi - Terör örgütü mü?" neden terör boyutu? Neden terörle mücadele sorunu; üyelerin sıradan vatandaş olanları,

şeklinde yazı bulunduğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;

Danıştay sonrasında Doğu PERINÇEK kendi sitesinde kendisi, Av.Ertaç GİRAY ve ismail PAKER'in hakkında çeşitli iddialarda bulunduğunu, bu notu oradan aldığını, Yine Danıştay olayında bıçağın nerede olup olmadığının gündeme geldiğini, o nedenle almış olduğu bir not olduğunu, ismail PAKER 'in arkadaşı ve sivilden birisi olduğunu, ticaret ile uğraştığını, kendisiyle ayda birkaç kez görüştüğünü, 2005 yılında AKM'de yapılan Asılsız Ermeni iddiaları konulu konferansta tanıştığını, istanbul Anadolu yakasında oturduğunu, Herhangi bir bürosunun olup olmadığını bilmediğini, Ertaç GİRAY'in kendisini avukatı olduğunu,

(39-40) mcı sayfalarda isim kısaltmaları yapılarak oluşturulan ve elle çizilen şema tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;



Bu şemayı hatırladığını, bu şemalardan bir tanesinin kuracağı kongreturk isimli internet sitesinin not çalışmaları olduğunu, ikinci şemanın bir habere dayalı olarak almış olduğum notlar olduğunu, Y.B. olanın Yaşar BÜYÜKANIT olduğunu, 2008 yılında görev süresi bitiyor şeklinde not aldığını, I.K. nin Işık KOŞANER olduğunu, 2012 yılında genel kurmay başkanı olma ihtimalinin olduğunu, buna benzer almış olduğum notlar olduğunu,

(71) inci sayfalı doküman, 17 Mayıs Alparslan ARSLAN 10:30 Danıştay, ile başlayan ve M.TEKİN, Mahmut ÖZTÜRK, Rafet ARSLAN, İsmail PAKER, Yurdakul simleri ve tarih ve saat yazıların olduğu doküman tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;










P5?Wr

/\$t&

Kendisine gösterilen notu hatırladığını, bu notun Danıştay olayında gözaltına alındığında ifadesi esnasında hatırlamak maksadıyla almış olduğu notlar olduğu, olayın olduğu zamanda kendisinin Muzaffer TEKİN, Rafet ARSLAN ve ismini hatırlayamadığı birkaç şahısla birlikte Muzaffer TEKİN'in ofisinde bulunduklarını, olayları hatırlamak maksadıyla çizmiş olduğum notlar olduğunu, bu notların onları açıkladığını,

-(72) inci sayfalı doküman, Doğuş Faktoring başlığı altında, Ertuğrul YILMAZ: 2003 yılında Almanya'da öldürüldü, Birden fazla uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle hakkında dosya bulunuyor. Sauna çetesi diye adlandırılan grubun içinde yer aldığı iddia edilen eski başkomiser Tamer TOPSAKAL (Emniyet Müdürü), Tamer TOPSAKAL Ayhan PARLAK'a yürüttüğü soruşturma dosyası verdiği için meslekten ihraç ediliyor, şeklinde el yazması doküman tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;



Bu bilgilerin internetten alınmış bilgiler olduğunu, Taner TOPSAKAL isimli şahsı tanımadığını, Ayhan PARLAK 'ı Muzaffer TEKİN 'in bürosunda gördüğünü, tanışmışlığının olmadığını,

-(73) üncü sayfalı doküman, Danıştay 2.Daire Ata Ocakları VKGB Düzce Sauna+Susurluk+Danıştay şeklinde yazının bulunduğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;



Bu notun Danıştay olayıyla ilgili vermiş olduğu ifadesi esnasında almış olduğu notlar olduğu,

-(74) üncü sayfalı doküman, Ankara TEM=PKK silah iması? Sen erken geldin? Şeklinde el yazması doküman tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;



Bu yazının kendisine ait olmadığını, bu yazının nereden geldiğini bilmediğini, Ankara'da kendisine verilen notlarıyla karışmış olabileceğini,

(1) adet DİPLOMAT marka şifreli siyah renkli plastik çanta içerisinde,

-(l)adet, 01-10 arası rakamlarla tarafımızdan numaralandırılan ve "Fetullah GÜLEN'in öz geçmişi ve tanıtımı" başlıklı el yazması doküman içeriğinde; Fetullah GÜLEN'in hayatı ve sürdürdüğü faaliyetlerle ilgili rapor şeklinde el yazması notlar olduğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;

Bu dokümanın kendisine ait olduğunu, kendisinin yazdığını, internet ve muhtelif yayın organlarından araştırma konusu olarak yazdığı yazı olduğu,

-(1) adet, 1 'den 30'a kadar tarafımızca numaralandırılan ve "ideoloji uygulanmamalı ve halk ideolojide bütünleştirilmeye çalışılmamak" ile başlayıp, "kutba bırakmak olmaz" ibaresiyle biten el yazsı doküman içeriğinde; illegal bir yapılanmanın başında bulunduğu değerlendirilen bir şahıs tarafından, ülkemizin siyasal ve uluslar arası gündemi ile ilgili görüşlerin ve yapılacakların belirtildiği, bu yapılanmanın hedefleri doğrultusunda güncel ve siyasi olayların yönlendirilmesinin gerektiğinin anlatıldığı ve yine birçok siyasinin isminin geçtiği el yazması notlardan oluştuğu tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;



Kendisinin bu notları bölücü yayın yapan internet sitelerinden örgütün taktik ve stratejisini öngörebilmek ve değişiklikleri takip edebilmek için aldığı notlar olduğu,

- 1 'den 6'ya kadar tarafımızca numaralandırılmış ve "Zeynel'e " başlıklı elyazması not içerisinde; "Benimle irtibat kurmak istemişsiniz sanırım bu sakıncalı olacak, Notu getirecek şahsa sözlü bir şey söylemeyin not yazabilirsiniz, Ben şu an takası düşünmüyorum, çünkü beni tatmin edici garanti verilmedi, Beni zorlayacak tüm belgeleri ve garantileri takas esnasmda istiyorum, elimdeki belgelerin asıllarını birer nüshasını çok güvenli bir yere bıraktım, bazı belgeler bende olduğu için hayat güvencem tam olarak var, zor şartlarda kalmadığım sürece onları kullanmayacağım, Birlikteki bazı sümüklüler Askeri mahkeme ile başımı belaya soktular, aslında iyide oldu bu mahkeme diğerlerini maskeliyor, her geçen gün diğerlerinden deşifre oluyordum,










Yaşar" şeklinde ve Komutanımla başlayıp Ben karşı tarafın görüşme talebini reddettim, siz görüşecek misiniz, Onlar ve bizimkiler durumlarımızı açık olarak biliyorlar, bu bize şimdilik can güvenliğimizi sağlıyor, Avukatla görüştüm, oldukça çekingen davranıyorlar, ama sonuçta kabul ettiler ve parayı aldılar onların hukuksal konular dışında bilgisi yok, Ayrıca sizin emekli olmanız çok daha iyi oldu. En azın bizimkiler sizi bazı şeye zorlamıyor. Takip edildiğinizi biliyorum, ben bu konuda görüştüm rahat olabilirsiniz, Bizim elemanımız içeride ve bu konuyu biliyor " şeklinde beyanlann geçtiği, tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgisi sorulduğunda;

Yazmış olduğu yazının "Cudinin Günlüğü" isimli film senaryosunun diyaloglarından birkaç tanesi olduğu, konusunun terör ve güneydoğu olduğunu,.

- l'den 4'e kadar tarafımızca numaralandırılmış el yazması doküman içerisinde;


"İstanbul genelinde bölge bölge örgütlenip faaliyet gösteren bir şeriatçı örgütün varlığı
öğrenilmiştir. Profilo binasına giden yolda Kamuşaaltı camiinin altında çay ocağı ve lokanta
olarak görünen binayı belirlemektedir. Burası örgütün toplantı yeridir. Belirtilen çay ocağının
civarında berberlik yapan Mustafa ve kuruyemişçilik yapan Murat isimli şahıslar İrtibatçı ve
toplayıcı gözlemi yapmaktadırlar. Bu şahıslarda 500 dolar karşılığı temin edilen dinleme
cihazları bulunmaktadır. Burada gençlere kendilerini Türk hatta İzmirli, Sivaslı şeklinde ifade
etmenin çok ağır günah olduğunu, insanın kendisini yalnızca Müslümanım şeklinde ifade
etmesi öğretildiğini, iyice pişirilen militanların Sivas kırsalında var olduğu söylenen silah
eğitim kampına götürülüp silahlı eğitim verildiği belirtilmektedir" şeklinde rapor verildiği
tespit edilmiştir, bu konu hakkında bilgi veriniz.

Yaklaşık iki yıl kadar önce gönderilen bir rapordur. Kimin tarafından gönderildiğini bilmiyorum.

- l'den 3'e kadar tarafımızca numaralandırılmış doküman içerisinde; "Ahmet


TULGAR, Gazeteci Milliyet den Akşam'a geçmiş. Hal ve hareketleri eşcinsel olduğunu
düşündürtdürüyormuş. DHKP-C ve TAYAD'la ilişkileri varmış. Mersindeki bayrak olayı ile
ilgili onlar tamamen örgütle ilgili onların kontrolünde demiş. Filiz (F) tipi cezaevinde (5) yıl
yatıp çıktı. Bu kız Gültekin ile telefon irtibatı kuracağını bana söyledi. Bu yolla TA YAD ile
Trabzon halkını karıştırmaya çalışacak demiş. Ahmet TULGA'nm DHKP-C ile telefon yada
yüz yüze temasta olduğunu belirtiyoruz." Şeklinde beyanlann geçtiği tespit edilmiştir, bu
konu hakkında bilgisi sorulduğunda;

Yaklaşık iki yıl kadar önce gönderilen bir yazı olduğunu, kim tarafından gönderildiğini bilmediğini,

Kendisine sorulan şahıslardan;

OKTAY YILDIRIM'ı 2005 yılında VKGB'nin bir davetinde tanıdığını, Kendisi ile fiilen bir yıldır görüşmediğini, ondan önceki dönemde asla yakın bir diyalog içersinde olmadığını, Danıştay olayı sonrasında da Oktay YILDIRIM'ın Behiç GÜRCAN isimli şahıs ile birlikte açıkıstıhbarat.com internet sitesinde Danıştay olayını ele alarak kendisinin Muzaffer TEKİN 'e komplo kurduğu yönünde iddialarda bulunmuşlardır.

MUZAFFER TEKİN'i tanıdığını, çok aşırı yakın bir diyalogunun olmadığını, çoğunlukla kalabalık misafirleri varken ofisinde bulunduğunu, son 13 aydır da kendisi ile birebir yada telefonla irtibatının olmadığını,

MAHMUT ÖZTÜRK'ü bir kere Muzaffer TEKİN 'in bürosunda gördüğünü, Danıştay olayı sonrası Muzaffer TEKİN 'in gittiği evde Mahmut ÖZTÜRK'ü gördüğünü ve tanıdığını, son 13 aydır kendisiyle hiçbir şekilde görüşmediğini,

MİLLİ IRGAT(KOD) Kuddusi OKKIR'ı 2005 yılında AKM'de Asılsız Ermeni iddiaları Soykırımı konulu konferansta tanıdığını, birkaç defa davetine katıldığını, VKGBH'nin davetinde gördüğünü, bu derneğin üyesi olup _ olmadığını bilmediğini, bu toplantılardan sonra tamamen ilişiğini kestiğini, yaklaşık iki yıla yakın bir zamandır hiçbir

şekilde görüşmediğini, kendisini Üniversitede Ar-ge bölümünde çalışan biri olarak tanıdığını, bu derneğe herhangi bir üyeliği olup olmadığını bilmediğini,

Muzaffer TEKİN 'nin bürosuna 13 aydır gitmediğini, 13 ay öncesi birçok emekli asker ve sivil vatandaş gelip gittiğini, büronun her zaman kalabalık olduğunu ancak gelenleri isim olarak tanımadığını, Rafet ARSLAN'ın o büroda herhangi bir görevinin olup olmadığını bilmediğini, Rafet ARSLAN'ın kardeşini isim olarak tanımadığını, ancak görse tanıyabileceğini, Rafet ARSLAN ile de 13 aydır hiçbir şekilde görüşmediğini, büroya gelenlerin Muzaffer TEKİN 'e "abi ve komutanım" şeklinde hitap ettiklerini, yerin mülkiyetinin kime ait olduğunu bilmediğini, yine orada herhangi bir iş yapıldığını bilmediğini, herhangi bir işçinin çalışıp çalışmadığını da bilmediğini,

(Gazi Güder ve Ayşe Asuman OZDEMIR' de çıkan yazılarla alakalı olarakJBu yazılar hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını, ancak Danıştay olayından sonra kendisi hakkında çeşitli iddialarla yazılar yazıldığını, Bu yazınında onlardan bir tanesi olabileceğini, Asuman isminde kimseyi tanımadığını, Behiç isimli şahsın Behiç GÜRCAN olduğunu, Behiç GÜRCAN'ın kendisi hakkında çeşitli iddialarla yazılar yazdığını, Kemal isminde bir avukatının olmadığını, ancak Kemal KERINÇSIZ'in Danıştay olayında Muzaffer TEKİN 'i savunmak için Ankara'ya geldiğini, Muzaffer TEKİN'in Kemal KERİNÇSİZ'in avukatlığını kabul etmediğini, Kemal KERİNÇSİZ'in kendisine de avukatlığını yapmayı teklif ettiğini ancak kabul etmediğini,

( Muzaffer TEKİN beyanıyla alakalı)Danıştay olayının olduğu gün Muzaffer TEKİN 'in eşinden telefon geldiğinde Muzaffer TEKİN'in panik yaptığını, polislerden başkasının da gelmiş olabileceğini söyleyerek eve gitmediğini, Muzaffer TEKİN'in kendisinden eve gidip bakmasını istediğini, orada kendisiyle birlikte Rafet ARSLAN ve ismail PAKER'in de bulunduğunu, de vardı. Bu yemekten 15-20 gün kadar önce Oktay YILDIRIM ve Rafet ARSLAN isimli şahısları güncel konulardan dolayı azarladığını, Yemekten sonra Muzaffer TEKİN'in Oktay YILDIRIM'a ve Rafet ARSLAN'a da karşı yapmış olduğu bu davranışın ayıp olduğunu ve üzülebileceğini söylediğini, Sonrasında da "bunları düzelt" demesi üzerine ilişkileri kendisinin ayarlayacağını, buna müdahale edilmesinden hoşlanmayacağını ve Oktay'ında genel tavırlarının hiçbir zaman hoşuna gitmediğini Muzaffer TEKİN'e söylediğini, Bu andan itibaren Danıştay saldırısı gecesi yedikleri yemeğe kadar görüşmediklerini, Danıştay saldırısının olduğu gün saat:12:00 sıralarında Rafet ARSLAN veya Muzaffer TEKİN'in telefonla arayarak kendisini yemeğe davet ettiklerini ve bu konuda ısrar ettiklerini, kabul etmeyince kendisini ofise davet ettiklerini, Ofise gittiğinde yemek konusunu tekrarladıklarını, bu yemeğin aradaki kırgınlığı ve soğukluğun bitirmesini düşündükleri için söylediklerini, kendisinin de kabul ettiğini, daha sonra ismail PAKER'inde aranıp davet edildiğini, Akşam saatlerinde de birlikte yemek yediklerini, yemek esnasında gelen telefon üzerine Muzaffer TEKİN 'in içinde bulunduğu halden dolayı Muzaffer TEKİN 'in isteği üzerine Muzaffer TEKİN 'in evine İsmail PAKER ile birlikte gittiklerini, ismail PAKER'in araçta beklediğini kendisini eve çıktığını, eve çıktığında polisin evde arama yapmaya başlamış olduğunu, daha sonra Muzaffer TEKİN'e telefonla durumu bildirdiğini, Danıştay 'a yapılan saldırı nedeni ile hakkında arama çıkartıldığını söylediğini, Muzaffer TEKİN'in "ne yapabiliriz ne edebiliriz" diye sorduğunda "bilemiyorum" diye cevap verdiğini, Muzaffer TEKİN'in "bir avukat mı ayarlasak" "Ertaç GİRAY gelir mi" dediğini, kendisinin de bilmediğini söyleyerek "bu konuyu ismail PAKER ile bir görüşeyim" dediğini, ismail PAKER ile görüştükten sonra avukat Ertaç GİRAY'ı aradıklarını ve aramada hazır bulunmasını sağladıklarını, arama bittikten sonra Muzaffer TEKİN'e aramanın bittiğini telefonla söylediğini, Muzaffer TEKİN'in de "Ertaç GİRAY ile bir görüşelim" dediğini, Fenerbahçe Ordu evinde Rafet ARSLAN ile birlikte beklediklerini söylediklerini, Kendisinin ismail PAKER ve Av.Ertaç GİRAY ile birlikte Fenerbahçe Orduevine gittiklerini, orada

yaptıkları görüşmede Muzaffer TEKIN'in "bu olayı nasıl kendisine yakıştırdıklarını kendisinin şerefli bir subay olduğunu, kendisinin adının bir terörist ile nasıl birlikte anıldığını, bunun hiç zaman kendisi tarafından kabul edilemeyeceğini, böyle bir lekeyi taşıyamayacağını gerekirse Taksim anıtı önünde tabancası ile kendisini intihar edeceğini bunu yapmadan öncede kısa bir açıklama yapacağını" söylediğini, bu esnada Muzaffer TEKIN'in psikolojisi bozuk durumda olduğunu, bu nedenle teslim olmayacağını polislerin teslim olduğu zaman 8-10 gün alıkoyacağını" kendisine kötü muamele edileceğini, bunu da kendisini asla kabul edemeyeceğini beklerse ortaya yeni tanıklar ve deliller çıkar suçsuz olduğum anlaşılır ve ondan sonra teslim olurum dedi. Konuşma bu eksende devam etti. Olayın hukuki kısmı Ertaç GİRAY tarafından açıklandığı sırada gözaltı süresinin 8-10 gün olmayacağını 2 veya 4 gün gözaltı süresinin olabileceğini bunun sonrasında da hemen mahkemeye çıkartılacağını eğer teslim olmak isterse de polise değil de savcıya birlikte gidebileceğini söylediğini, Muzaffer TEKIN'in bunların hiçbirini kabul etmediğini ve beklemek istediğini ve saklanmak için kendilerinden yardım istediğini, ilerleyen günlerde Ankara'ya gidip savcıya teslim olacağını söylediğini, Daha sonra ordu evinden ayrıldıklarını,. Ertaç GİRAY'ın kendi evine gittiğini, kendilerinin Muzaffer TEKİN 'e ev ayarlamak için çıktıklarını, Muzaffer TEKİN yaralandığı günün sabahı kendisine Yurdakul ÇAĞMAN'dan telefon geldiğini, Muzaffer TEKİN 'in kendisini kalbinden bıçaklayarak kendisini intihar ettiğini söyledğin ve, durumunun ağır olduğunu söyledğini, Bunun üzerine kendisinin ismail PAKER 'in otosu ile beraber Mahmut ÖZTURK'ün Çavuşbaşındaki villasına yola çıktıklarını, Evi bulamadıkları için yolda Yurdakuunl karşıladığını, birlikte villaya gittiklerini, kendisinin hemen Muzaffer TEKİN 'in bulunduğu üst kata çıktığını, Muzaffer TEKIN'in sırtını duvara dayamış yerde oturduğunu,. Ustüıgı çıplak olduğunu, Vücudunda kurumuş kan lekelerinin olduğunu, Yarasının açık ancak kanamasının olmadığını, Kendisine orada bağırarak 'Ölsen bizim başımız derde girer" diye hitap ettiğini, Muzaffer TEKIN'in "Endişelenme ben not yazdım ve notlar Mahmut OZTÜRK'de' dediğini, "O notları al ve basına ver" dediğini, Mahmut ÖZTÜRK'ten notları aldığını ve cebine koyduğunu, Muzaffer TEKİN 'e hastaneye gideceklerini söylediğini, Yolda villaya giderken Rafet ARSLAN'ı arayarak hastane ayarlamalarını söylediğini, kendisinin Acıbadem hastanesini ayarladığını,. Muzaffer TEKIN'in hastaneye gitmek istemedğini ve evde de kalmak istemediğini, Abisi Rıza TEKIN'in Maltepe 'de bulunan evine gitmek istediğini, Muzaffer TEKİN ile birlikte arabaya bindiklerini, Muzaffer TEKIN'in yüksek sesle konuştuğunu ve kendinde olduğunu, kendisinin ısrarına rağmen hastaneye gitmeyeceğini söylediğini, Bunun üzerine kendilerinin onun isteğini mecburen kabul ettiklerini ve Maltepe istikametine yöneldiklerini, Rafet ARSLAN'a durumu anlattığını, Rıza TEKİN'in kardeşini ikna edip hastaneye götürmesini söylediğini, Rafet ARSLAN'ın taksi ile bulundukları bölgeye geldiğini, Ve iki araçla birlikte hastaneye gittiklerini, Medya ya kendisinin haber verdiğinin doğru olduğuunu, ancak Muzaffer TEKİN 'in isteği doğrultusunda bu haberi verdiğini,

"Danıştay olayında Zekeriya ÖZTÜRK ve İsmail PAKER isimli bir şahısla yanıma geldi, o gece evimde tek başına kaldı, sabah da ben kendisine kahvaltılık götürmek için gittiğimde intihar ettiğini gördüm. Hastaneye götürmesi için Zekeriya Öztürk'ü çağırdım. Zekeriya, İsmail ile birlikte geldi. Hastaneye götürmeden pansuman yaptım. Daha sonra hastaneye götürdüm, polislere de bildirdim. Olay yeri incelemeye gelindi, gözaltına alındık. Ankara'da serbest bırakıldık. Bu olaydan beri de ilişkilerimi azalttım. Ancak zaman zaman görüştük, benden 1 ay önce borç para istedi ve kendisine 1500YTL borç para verdim dedi. Ben bu borcu evinini yanında verdim. Bürosuna önceden giderdim. Gittiğimde her çevreden insanlar vardı, asker, polis ve her çevreden ileri görüşlü insanlar olurdu." şeklinde beyanlarda bulunmuştur, bu konu hakkında detaylı bilgi veriniz? ,^J' j "5*%



-/ '* « .«,%

f *> t. V~:^ "* * %



Kendisini arayanın Yurdakul olduğunu, Mahmut'un kendisini bu konudan dolayı aramadığını, Muzaffer TEKİN 'i hastaneye götürenin kendisi olduğunu, Mahmut OZTURK ilgili polislerle hastanenin 500 metre aşağısında bulunan pastaneden aldıklarını, kendisinin bu konular hakkında anlatacakarının bunlardan ibaret olduğunu," şeklinde beyanda bulunduğu,

b- Savcılık İfadesinde Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ;

2001 yılma kadar Kara Kuvvetlerinde piyade olarak görev yaptığını. İstifa edip ayrıldığını. Ağırlık Güneydoğu olmak üzere 1999 yılında İstanbul Alemdağ' a geldiğini. Alemdağ' da 23. Alay 1 Taburunda görevli olduğunu. Şu anda araştırmacı yazar olarak çalıştığını. Yazılarını Önce Vatan isimli ulusal bir gazeteye yazdığını. Bu gazetenin 2001 yılında çıktığını. Şu anda 17000 tirajı olduğunu. Abone sistemi ile çalıştığını. Sahibinin ABULLAH AKOSMAN olduğunu. Bu sene Nisan ayında bu gazeteden ayrıldığım. Günboy isimli gazeteye geçtiğini, şu anda oradan da ayrıldığını. 21. Yüzyıl Stratejik Araştırma Enstütüsünde şu anda yazmaya devam ettiğini. Stratejik Araştırma şirketlerinin Amerika' nm teşviki ile kurulmuş ve sivil toplum örgütlerini amaçlan doğrultusunda kullanmak için kurulmuş örgütler olduğunu. Şu anda çalıştığı şirketin sahibinin Profösör ÜMİT ÖZDAĞ olduğunu. Kendisinin profösör olduğunu, şu an oradan maaş almadığını, tamamen emekli maaşı ile geçindiğini.Üstüne kayıtlı gayrimenkul olmadığını. Kızıltoprak' da kayın pederinin evinde oturmakta olduğunu.

MUZAFFER TEKİN ' i 2005 yılında Atatürk Kültür Merkezinde "Asılsız Ermeni İddiaları Konferansı" çıkışında tanıdığını. Kendisi ile tanıştığında yanında FİKRİ KARADAĞ, HÜSEYİN GÖRÜM, HÜSEYİN BEYAZIT, İBRAHİM soyadını hatırlayamadığını ve ismini hatırlayamadığı bir kaç kişi daha olduğunu. FİKRİ KARADAĞ m emekli albay olduğunu, HÜSEYİN BEYAZIT m Amerika'da eğitim gördüğünü şu anda Yeditepe Üniversitesinde eğitim görevlisi olduğunu. HÜSEYİN GÖRÜM' ün ne iş yaptığını bilmediğini. Tanıştığı bu kişilerin Vatansever Kuvvetler Güç Birliği adlı derneğin Türkiye-İstanbul Şubesini oluşturmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını. Daha sonra bir kaç sefer bu çalışmalara davet ettiklerini.Çalışmalarda yer almadığını. 5-6 toplantıdan sonra bir daha kendileri ile görüşmediğini. Daha sonra MUZAFFER TEKİN ile bir diyalog geliştiğini. Ayın belli zamanlarında MUZAFFER TEKİN ' in ofisine gittiğini. Orada zaman zaman emekli askerler ve polisler olduğunu. Burada çay içilip değişik sohbetler yapıldığını. Buranın finansmanını kimin sağladığını bilmediğini. Buraya gidip gelirken MUZAFFER' in çevresindeki insanların davranışları ile kendi düşünceleri uyuşmadığı için görüşmelerini azalttığını.



Danıştay Saldırısının olduğu günün akşamı Fenerbahçe Ordu Evinde kendisi RAFET ARSLAN ve MUZAFFER TEKİN ile İSMAİL PAKER bir yemek yediklerini. Bu yemeği yeme amaclarmmda bu soğukluğu gidermek olduğunu. Bu sırada MUZAFFER' in evinin aranması konusu ortaya çıkınca onları evinin oraya gönderdiğini.Evin orada bulunduklarını. Daha sonra tekrar Fenerbahçe Ordu Evinde kendisi ile buluştuklarını, biraz korktuğunu, "şimdi ben teslim olursam beni içerde tutarlar ve kötü muamele yaparlar, şeref ve haysiyetim lekelenir "dediğini.Teslim olmak istemediğini ve bir kaç gün bekleyip ortalık netleşince gidip ifade vereceğini söylediğini. Israrla kendisine yardım etmelerini, onu saklamalarını söylediğini. Kendisinin saklanması için bir arkadışmm evini ayarladıklarını, ilk gece orada kaldığını, ikinci gece başka bir evde kaldığını. Üçüncü geceyi geçirmek üzere MAHMUT ÖZTÜRK' ün Beykoz' daki evine götürdüklerini. Oradan ayrılırken MAHMUT un geldiğini.MAHMUT ÖZTÜRK ü MUZAFFER' insSpJisin|le bir kez gördüğünü, kendisini orada tanıdığım, daha sonra burada ikinci kez gölüğünü. Scfeça evden ayrıldıklarım. Ertesi sabah saat 09-10 sıralarında YURDAKUL ÇAÇMAN adh şâ^^kendisine telefon açması ile



MUZAFFER' in kendini yaraladığını öğrendiğini ve villaya gittiğini, bu arada RAFET ARSLAN' ı aradığını. Hastane ve ambulansı aramasını söylediğini. Eve ulaştığında MUZAFFER TEKİN in evin üst katında sırtını duvara dayamış, ayaklanm uzatmış vaziyette oturduğunu. Vücudunda kurumuş kan lekeleri olduğunu, temizlenmiş bir bölge olduğunu, açık ama kanamayan bir yarası olduğunu. Şuurunun açık olduğunu, bilincinin yerinde olduğunu. Bunu görünce " bunu yapmaya hakkın yok, başına bir şey gelse bizden bilecekler, biz zan altında kalacağız" dediğini. Onun da " yok ben not yazdım, MAHMUT' a verdim, bunu basma verin " dediğini. O sırada MAHMUT un geldiğini, notlan aldığını. MUZAFFER TEKİN ' in yarasını kontrol ettiğini. 2 cm. genişliğinde 1,5-2 mm. derinliğinde dudak şeklinde keşi gibi bir şey olduğunu, yaralanmaya benzemediğini. Bunun üzerine kendisine hastane ayarlandığını, hastaneye götürmek üzere çıktıklannda hastaneye gitmek istemediğini. "Abimin Maltepe' de bir evi var, oraya gidelim " dediğini. Abisinin evini bilmediğini, anahtarı da olmadığını, onun için anahtar gelene kadar dolaştıklannı. Bu arada RAFET ARSLAN' a da MUZAFFER' in hastaneye gitmek istemediğini, bu sebeple kendisini ikna etmesini söylediğini. Daha sonra RAFET in yanlanna geldiğini ve iki araç ile hastaneye gittiklerini.Kendisi, İSMAİL PAKER, RAFET ARSLAN, YURDAKUL ÇAĞMAN ve MUZAFFER ile hastaneye gittiklerini. Tedavi olmasını beklediklarini. Daha sonra polislerin geldiğini, olayın nerde ve ne şekilde olduğunu sorduklannı. MAHMUT' un bilebileceğini söylediğim ve MAHMUT' u aradığını, hastanenin yakınında olduğunu, MAHMUT' un yanında da MUSA ÇAKIR olabileceğini düşündüğü bir şahsın olduğunu. Sonra polislerin onlan da aldığını. MAHMUT' un evine gittiklerini, Jandarma ekiplerinin orada olduğunu.Hastaneye gelirken MUZAFFER TEKİN ' in isteği üzerine basma bilgi verdiğini. Basma " MUZAFFER TEKİN kendisini yaraladığını, hastaneye götürülüyor" dediğini. Daha sonra kendisini gözaltına aldıklannı. Ankara' ya götürüldüğünü. Mahkemenin turuklamadığmı, hakkında daha sonra takipsizlik karan verildiğini. Bu olayı o zamanki ifadelerinde de aynen bu şekilde anlattığını. Ertesi gün Savcılığa silahını almaya gittiğinde MUZAFFER TEKİN ile İşçi
Yüklə 3,23 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   37   38   39   40   41   42   43   44   ...   48




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin