Günü saat: 22. 41 sıralarında şüpheli Mehmet Fikri karadağ ile M. V. D.'nün yaptıkları telefon görüşmesinde özetle



Yüklə 3,23 Mb.
səhifə44/48
tarix12.01.2019
ölçüsü3,23 Mb.
#95670
1   ...   40   41   42   43   44   45   46   47   48

18.11.2007 tarihinde Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile Güler KÖMÜRCÜ/Kerem arasındaki görüşmede özetle;

KEREM' in "İyidir iyidir, Memleketi toparlayabilecek miyiz Mehmetcim ... napacaz..." dediği, M.Z.ÖZTÜRK' ün" Yani siyahı artık yeşil olarak algılayan toplum nasıl... şey değişir" dediği, KEREM' in "Abi şimdi telefonlar dinleniyormuş onun için ben çok rahat konuşamıyorum" dediği, M.Z.ÖZTÜRK' ün ".. çok doğru ... şey yapmıştım Güler'e bir soru göndermiştim espiri olsun diye içimizdeki kanaat önderleri" "Tahlillerini... onu öğrenmek istiyorum da o yüzden sordum yani" dediği,



23.11.2007 tarihinde Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile Kemal... arasındaki görüşmede özetle; KEMAL' in "Bu JİTEMDE herhangi bir tanıdığınız var mı sizin?" dediği, M.Z.ÖZTÜRK' ün "Yok, şeyim yok yani" dediği, KEMAL' in "Ya bu Aydınlıkevlerden bir tane Binbaşı var bilgisayarm başında duran" "Bu bu ibnenin ben adını soyadını öğrenmek istiyorum ya" dediği, M.Z.ÖZTÜRK' ün "Bilmiyorum hiç hiç bilmiyorum Aydmlıkevler'de mi?" "Yok hiç bilmiyorum ne oldu hayrola" dediği, KEMAL' in "Benim hakkımda araştırma yapıyormuş ta" "Tak telefonlarımı kapattı kendi de telefonlarını kapattı" "Hiç bir şekilde ulaşama ama adını soyadını bulamıyoruz, yani bilen var biliyo bilen insanda bana vermiyor" dediği,

29.11.2007 tarihinde M.Zekeriya ÖZTÜRK ile İbrahim..?/Tahsin..?' arasındaki görüşmede özetle; İBRAHİM'in "Binbaşı İbrahim, alo" "...burda Tahsin var, Baki var Ercüment var otuduyoduk işte eski günlerden falan" "İşte şöyledir böyledir, bilmem biliyorsunuz konuları komutanım" dediği, M.ZEKERİYA'mn "Televizyonlar gösteriyodur o derebaşları bilmem neleri boşaltılan köyler falan filan..." dediği, İBRAHİM'in "Valla komutanım şimdi o boşaltılan yerlere bişey söylesem yani belki sizde biliyorsunuzdur o derebaşınm oralara Van'dan bilmem nerden falan göçer möçer tipli herifler getirmişler" "Büsürü koyunlarını moyunlarmı getirmişler, bu AK PARTİLİ Van'lı manii adamlar oruspu çocukları büyük ihtimalle şey yaptılar teröristler aç kalmasın kışın harekat mareket yaparsak gitmediler galiba Kuzey Irak'a, ondan sonra orda yesinler diye koyun sürüsü getirmişler" "Yani o herif varya Van'lı adam varya Cemil ÇİÇEK Milli Eğitim Bakanı komutanım büyük ihtimalle o göndermiştir" dedikten sonra telefonu yanında bulunan TAHSİN'e verdiği, M.ZEKERİYA'mn TAHSİN'e hitaben "Valla gelecektim bu bayramda da, oo Gabar'da şehitler odluya" "Şey yapmadım burda basın bildirisi falan işte okutturdum hazırladım falan hala ben bu işlerle ilgileniyorum" dediği,

18.12.2007 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK arasındaki görüşmede özetle; Güler KÖMÜRCÜ'nün.JUsfeak ensteresan mesaj geldi de merak ettim şöyle diyor" "E-mail sevgili kardeşim'Güler işsizliğinden dolayı bir süre



sırtına yük olan Eşrefini borusana soktuk" "Borusana soktuk işsizliğinden dolayı sırtına yük olan Eşrefini borusana soktuk sana da geçmiş olsun" dediği, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün "Eşrefini" dediği, Güler KÖMÜRCÜ'nün "Ya Kuşçubaşı Eşref tiplemesinden yola çıkıyor" dediği, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün "kapat tamam" "Kapat ya aman bokunu çıkarttılar vallahi nedir bunlar ya" dediği,

22.12.2007 tarihinde Mehmet Zekeriya ÖZÜRK ile Güler KÖMÜRCÜ arasındaki
görüşmede özetle; GULER'in "Hayatım arıyorum seni evden arıyorum burdan rahat
konuşamıyorum tamam"
dediği,

07.01.2008 tarihinde Mehmet Zekeriya ÖZÜRK ile İbrahim..? arasındaki
görüşmede özetle; İBRAHİM' in " Komutanım siz mi aradınız beni", "Ali ERGİN,
Ruşenle gidiyoz herkesi tanıyor", "Zaman gazetesinde mi yazıyorsunuz komutanım",
dediği, MEHMET' in " Zaman ... düşmanlar söyler Zamanda yazıyo falan diye", "bu
süreç bitmedi ya hiçbir yerde bişey yapmıyorum şimdi" " Kemdi internet sitem var
orda", "bıktırdı bu ülke beni ya vallahi billahi", " ...çok garip bi ülkeyiz ciddi
söylüyorum çok garip bi ülkeyiz", "bu ülkede hayat kadını standardmdaki fahişe
standardmdaki ahlak dersi veriyor aileye" " Hırsız ülkeye şey dersi veriyo şerefsiz
hırsız" " Dürüstlük dersini hiç Vatan Severlik veriyor", "popülizm için bu yükseliş için
kariler için o sahte kariyer için yapılamayacak şey yok", " bunun böyle olacağını da
biliyordunuz", dediği, İBRAHİM' in " Evet " dediği, MEHMET' in " Tuncay ÖZKAN sen
kimsin ya Hulki CEVİZOĞLU sen kimsin ya, kimsin öbür televizyon sen kimsin ya,
hainler var bide hayin orospu çocukları akademisyenler var" "Biz olma olamanıız
gerektiği için böyle olduk"
dediği, İBRAHİM' in " Silopi ye geliyorum burda herkes
voleyi vurmuş", " Jeeple geziyor Mercedesle geziyoruz biz"
dediği, MEHMET' in "
Selamlarımı söyle Ruşen'e"," canına okuyacam onun son dönem için tamam" dediği,

09.01.2008 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ/M.Zekeriya ÖZTÜRK ile Alev
TÖRÜNER
arasındaki görüşmede özetle; Görüşmenin başında Güler KÖMÜRCÜ Alev
TÖRÜNER ile karşılıklı sohbet ettikten sonra Güler'in telefonu yanında bulunan
M.ZEKERİYA ÖZTÜRK'e verdiği, ALEV'in M.ZEKERİYA ÖZTÜRK'e hitaben "Biz öğlen
yemek yedik hanımlar bu Atatürkçü Düşünce Derneğinin şeyi Yeniköy Şubesine üye
kaydediyorlarmış bizim arkadaşlar onlarda" "Bugünde onların en yüksek başındaki
Orgeneral kim"
dediği, M.ZEKERİYA'nın "Şener Eruygur Paşa" dediği, ALEV'in "Kaç
milyonda iki yiz kırk kişiyiz diyo şey iki yüz kırk bin kişiyiz diyo ayıptır yani diyo"
dediği, M.ZEKERİYA'nın "Doğruda ama birazcık o zaman şikayet ediyorlarsa dışarıyı bi
dinlesinler kulak versinler ne oluyo İşçi Partisinin arka bahçesine döndü orası" "E tabi
yani bu yıllardır bilmen gerçek bu" "Asker İşçi partisi o yüzden zaten orayı arka bahçe
haline getirdi geliyor onlardan iki kelime öğreniyor gidiyo Aydmhkta yazıyo Ulusal
kanalda yayınlıyor" "Onlar gibi düşünen adam oluyor askerlerde oraya sinek gibi
üşüşüyo yani emeklileri"
"Yani acayip bir döngü yarattılar Masonik bir yarım bir yaklaşım
bile olabilir yani orda" "Ha yani nedir Atatürkçü Düşünce Derneği ben bir kısımmı
gördüm Ankara Hiltonda Tuncay Özkan geliyodu Cumhuriyet Kadının olarak
çıkmışlar yaşa Tuncay hoşgeldin iyiki geldin iyiki sen varsın sen olmazsan biz
mahvolmuştuk diye sloganlar atıyolardı"
dediği, ALEV'in "Zaten biliyosun ADD
İnglizcede ADD Dikkat Dağınıklığı ,Dikkat Bozukluğu demek hastalık adı"
dediği,
M.ZEKERİYA'nın "Doğru söylüyosun yani öyle ... Allahtan Halk ingilizceyi bilmiyor"
"Çok kişinin haberi yok yo bayrak hareketinde olay böyleydi zaten Tuncay Özkanın militer
şeyleri geldi paramiter güçleri geldi" "Koruma halkası oluşturdular CHP ile ADD ile
falan böyle yani buraya hizmet ediyor artık..." dediği, „ "

_ 09.01.2008 tarihinde M.Zekeriya ÖZTÜRK/Güler KÖMÜRCÜ ile Alev TÖRÜNER'arasındaki görüşmede özetle; GÜLER'in ALEV'e hitaben "...Yaman'a şey göndereceğim Çetin Doğan paşanın çok güzel bir analizi var onu göndereceğim e-mail atacağım" "...çok güzel bir analiz göndermiş bayılacaksın, önümüzdeki sene 3.Dünya Savaşı bekliyorum diyor" dediği,

11.01.2008 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK arasındaki görüşmede özetle; GÜLER'in "Hani biri vardı bana mesaj atmıştı hatırlıyor musun birinin davetinde görmüştüm Sizi yakından tanımak istiyorum diye" "Şimdi aradı biraz önce Güler dedi sana bir şey söyleyeceğim dedi söyle dedim bak söylemiştim dedi seni yakından tanıyacağım paylaşacak çok şeyimiz olacak diye artık rahatlıkla olacak çünkü hakkımda soruşturma başlatıldı bende bugün emekli olmaya karar verdim ayrılıyorum dedi" "O Jeopolitikte yazıyormuş oradaki yazıları jeopolitikte" "Oradaki yazıları kamu düzenini bozucu bozulduğu için şey Savunma bakanlığı tarafından soruşturma başlatılmış" "Tanışacaksınız kamu düzenin bozucusu olarak" "Nerden acaba rüşvet falan mı diyosun" dediği, M.ZEKERİYA'nm "Yok Yakın temastan" dediği, GÜLER'in "Bence de .. öyle tahmin ettim siyasallaşmak demek istiyorsun değil mi" dediği, M.ZEKERİYA'nm "Tabi canım" "AKSAK TİMURLA YAKINLAŞMAKTAN" dediği,

13.01.2008 tarihinde Güler KÖMÜRCÜ ile M.Zekeriya ÖZTÜRK arasındaki görüşmede özetle; GÜLER'in "...Dinç Bilgin açıklıyo yine bütün manşetleri bize Paşalar attırırdı Sabahta" dediği, M.ZEKERİYA'nm "İyi aferim güzel Paşalarda attırmasaymış" dediği, GÜLER'in "Her neyse canım bişey okudum paylaşıyorum ..." dediği, M.ZEKERİYA'nm "Salak adam" "Paşalar da ondan salak" dediği, GÜLER'in "Hayır öyle bişey olduğunu zannetmiyorum çamur atıyo demek istiyorum" dediği, M.ZEKERİYA'nm "neyse durup dururken atamazsın yani" "O Paşalar zaten Eks şimdi canım" dediği,

e-Diğer şüpheli ve tanık beyanları



Kuddusi OKKIR isimli şahıs İlimiz Kadıköy İlçesi 19 Mayıs Mahallesi Ş.Günaltay Caddesi Özgür Kule Apt No: 196 d:9 sayılı ikametinde yapılan aramada elde edilen cd'lerin incelenmesi neticesinde 86 ile numaralandırılmış cd içerisinde; 1-DÜZELTİLECEKLER DOSYA İÇERİSİNDE, ÖZEL KLASÖR İÇERİSİNDE; "ZEL 001, ÖZEL 002, ÖZEL 003, ÖZEL 004, ÖZEL 005, ÖZEL 006, ÖZEL 007, ÖZEL 008 isimleri ile numaralandırılmış word belgeleri ve TÜRKAN SAYLAN hakkında word belgesi ile ilgili olarak alman ifadesinde; "...M.Ö olarak bahsettiği şahsın Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK olduğunu, kendisini tanımadığını, Çanakkale'den arkadaşı Nadide ALTIN'm kendisinden Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü araştırmasını istediğini, kendisinin bu nu kabul etmediğini Nadide'den ısrarla araştırma yapmasını isteyen mesajlann gelmeye başlamasıyla basından birkaç arkadaşına sorduğunu, bu arada DANIŞTAY cinayetinin olduğunu, Nadide ALTIN'm kendisini arayarak Zekeriya ÖZTÜRK'ün gözaltına alındığını fakat ne için alındığını çevresinden öğrenmesini söylediğini, kendisinin panik olduğunu ve polisin kulağına gitmesinden korktuğunu, Nadide ALTIN isimli arkadaşım devamlı olarak kendisini arayarak Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün göz altındayken kendi isimlerini verip vermediğini öğrenmeni istediğini, bunun sebebinin ise Danıştay cinayetinin işlendiği gün Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Nadide ALTIN ve Sevilay DÜZGÖREN isimli şahısların Muzaffer TEKİN'in ofisinde olduğunu. Zekeriya ÖZTÜRK'ün ifadesinde Nadide ve Sevilay'm sisimlerinin geçmediğini öğrenerek şahıslara söylediğini,

Nadide ALTIN'm Mehmet Zekeriya OZTURK'ün MİT teşkilatında çalıştığını büyük önemli görevler üstlendiğini söylediğini, Behiç GÜLCİHAN ile arkadaşı Nadide için Zekeriya ÖZTÜRK'ün özel hayatı ile ilgili bilgi almak maksadı ile buluştuğunu, Behiç'in Danıştay olayından başlayarak bilgi verdiğini, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün kendisiyle röportaj yapmak istediğini, Muzaffer TEKİN'in ve bütün iplerin kendi elinde olduğunu Behiç'e söylediğini, Muzaffer TEKİN'in bittiğini, kendi devrinin başladığını, o yüzden kendisiyle röportaj yapmasını istediğini böylece Behiç'in ve kendisinin patlama yapacağını söylediğini, Ayrıca Behiç GÜLCİHAN'm Muzaffer TEKİN'in nüfus cüzdanının Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'te olduğunu bu sırada Oktay YILDIRIM'da orada bulunduğunu, Behiç GÜLCİHAN'm yine kendisine Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün Muzaffer TEKİN intihar ettikten sonra kendisini onu yaralı olarak bulduğunu ve bütün kanallara ve gazetelere cep telefonundan haber verdiğini, reklâmını yapmaya başladığını söylediğini, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün kendisini araştırdığını öğrenmesi üzerine Gazi GÜDER'den yardım istediğim, Gazi GÜDER'in Zekeriya ÖZTÜRK'ü tanımadığını ancak Kuddusi OKKIR'm tanıdığını herhangi bir olumsuzluk durumunda gerekli cevabı vereceklerini söylediğini, daha sonra e-maillerde kendisine iltifat ettiğini ve karıncalar ordusunda aktif olarak çalışması gerektiğini, küçük bir örgütlenme ile Türkiye'nin her yerine ulaşıp herkesi aydınlatacağını söylediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Bekir ÖZTÜRK'ün Emniyette Alman ifadesinde;

Oktay YILDIRIM isimli şahsın tutuklandığı gün Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün kendisinden Oktay YILDIRIM'm avukatının telefonunu istediği, bundan başka görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Doğu PERİNÇEK'in Emniyette Alman ifadesinde;

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün ajan provakatör olduğunu, Mehmet EYMÜR'e bağlı olarak çalıştığını, geçmişte Hıristiyan yapılarak kiliselere sokulduğunu, ajan olarak kullanıldığını, cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığını ve devamlı yalan söylediğini, Ordudan istifaya zorlanmış ve çıkartılmış emekli subayım diyerek 3-4 sene evvel bir süre ulusal kanalda çalıştığını, karışık işler çevirdiğini, ulusal kanala birkaç kez silahlı girmeye çalışması nedeniyle birkaç ay çalıştıktan sonra işten atıldığını beyan etmiştir.

"Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Ulusal Kanal ve Aydınlık dergisinde çalıştımı? Çalıştı ise hangi yıllarda ve hangi görevlerde çalıştı? Bu şahsı kimin referansı ile aldınız?" şeklinde sorulduğunda;

"Yukarıda belirttim. Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK emekli binbaşı diye kendini tanıtarak, ulusal kanalda çalışmak için başvurmuş, arkadaşlanmız yaptıkları mülakat sonunda subay emeklisi olmasına da güvenerek işe almışlar. Fakat çok kısa zamanda çok sık yalan söylediği binaya silahla girmek istediği ve cebinde 7-8 ayrı kimlik taşıdığı ve geçmişte hıristiyan olarak kiliselere gittiği tespit edilince birkaç ay sonra işten atıldı. Silahla binaya girmek için birkaç teşebbüste bulunması da şüpheleri yoğunlaştırdı. Bir kışkırtıcı ajandır. Aydınlık dergisinde kapak yapılmıştır. Ordudan istifaya zorlandığı saptanmıştır." Dediği,



"Siz ifadenizin başlangıcında, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK için "ajan provokatör olduğunu, Mehmet EYMUR e bağlı çalıştığını söylediniz.

Siz yakalandıktan sonra ikametinizde yapılan aramada, kapağında "MASONIK
BILDIRBERG ÇETESİ" yazan (76) sayfadan oluşan kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu
belgenin kapağı üzerine el yazısı ile mavi tükenmez kalemle "30 Mart 2000" "Eroğin trafiği
S. 60" ibaresinin yazılı olduğu, belge içersindeki bazı sayfalardaki satırların mavi tükenmez
kalemle altlarının çizildiği görülmüştür,
__ - ,,r

ERGENEKON soruşturması kapsamında daha önceden yakalanan ve sizin ajan provokatör diye belerttiğiniz Mehmet Zekeriye ÖZTÜRK'ün ikametinde yapılan aramada, aynı belge yani kapağında "MASONİK BİLDİRBERG ÇETESİ" yazan ve (76) sayfadan oluşan, kitapçık şeklinde belge ele geçirilmiş, bu belgenin kapağı üzerinde de "30 Mart 2000" "Eroğin trafiği S. 60" yazdığı, yazı karakterinin aynı olduğu fakat bunun fotokopi olduğu, ayrıca Mehmet Zekeriya ÖZTURK den çıkan belgenin içeriğindeki sayfalardaki altı çizili satırların da sizdeki belgelerle birebir eşleştiği, fakat Zekeriya ÖZTURK teki belgelerin fotokopi olduğu görülmüştür.

Dolayısıyla Mehmet Zekeriya ÖZTURK ten çıkan belgeler, sizden çıkan belgelerden fotokopi edilerek temin edildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir dikkat çekici hususta, yakalanan Veli KÜÇÜK'ün ikametinde yapılan aramada da, aynı belgenin bulunduğu, ancak belgenin üzerinde diğer iki belgede bulunan el yazısının olmadığı görülmüştür.

ifadenizde Mehmet Zekeriya ÖZTURK'ü ajan provokatör olarak suçlamanıza rağmen, sizde aslı bulunan bir belgenin, fotokopisinin bu şahısta çıkmasını nasıl açıklıyorsunuz? " şeklinde sorulduğunda;

"Bahsettiğiniz metin fotokopi ile çoğaltılmış bir kitaptır. Bu kitabı mafyokrasi kitabımı hazırladığım zaman Aydınlık arşivinden mafyaya ilişkin diğer kitaplarla birlikte aldım. Şimdi hatırlamıyorum, fakat üzerindeki notlar ve altı çizilen yerler benim kalemimden çıkmış olabilir. Kitabı alırken bir nüshasının aydınlık arşivinde kalması ve bir başvuru kitabı olarak yararlanılması için bıraktım. Nitekim mafya haberlerinde bu belge muhabirlere verilen başlıca kitaplar arasındadır. Zekeriya ÖZTURK konuya ilişkin bir haber yaptığı zaman kendisine verilmiş olması gerekir." Şeklinde dediği,



"Mehmet Zekeriya ÖZTURK Danıştay saldırısı olayı ile ilgili alınan ifadesinde; 2002 yılında sizinle tanıştığını, danışmanlığınızı yaptığını, 2 yıl kadar yanınızda kaldığını, işçi partisinin Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer birçok sosyalist ülkenin etkisi ve kontrolünde olduğunu, ayrıca Doğu PERINÇEK'in yani sizin daha çok Rusya ve Çin istihbaratlarıyla yakın ilişki içersinde olduğunuzu, onlar tarafından yönlendirildiğinizi, ayrıca Alman ve ingiliz istihbaratlarıyla da diyaloglarınızın olduğunu beyan etmiştir. Bu iddialarla ilgili ifadenizi veriniz. " Şeklinde sorulduğunda;

Mehmet Zekeriya ÖZTURK hiçbir zaman benim danışmanım olmadı. Danışmanlarıma bakılırsa hangi nitelikte insanların bu işi yapabilecekleri görülür.

Danışmanlarım üniversite hocaları, yüksek rütbeli subaylar, bürokraside yüksek görevler yapmış insanlar, emniyet müdürleri gibi seçkin şahsiyetlerdir. Başka devletlerle ilişkiler konusundaki iftiraların hepsi ancak kışkırtıcı ajanların görev üstlenerek yapabilecekleri suçlamalardır. Ben 40 yıldır Amerika önünde boyun eğmeyen, Lozanda pariste berlinde bu milletin başının dik tutmasına önderlik eden, vatanımızın ayrılmaz parçası olan güneydoğuda Türk bayrağını dalgalandıran partinin başkanıyım. İşçi partisi hiçbir devlet ve örgüt tarafından kontrol edilemez. Kendi karar organları vardır. Türk devleti dahi işçi partisini yönetemez. Hele yabancı devletler tarafından yönetilmek bizim için en ağır suçtur ve şerefsizliktir. Beni bütün Türkiye bilir, vatanımın ve devletimin bağımsızlığı ve bütünlüğü için en önde mücadele eden ve 40 yılllık hayatımda karakter ve kişiliğimi ispatlamış bir adamım. Hiçbir devlet benim üzerimde etkili olamaz. Bu tür ilişkilerimin olmadığını en iyi Türkiye'nin güvenlik örgütleri bilir. Onlara sorarsanız gereken cevabı alırsınız.

"Mehmet Zekeriya ÖZTURK aynı ifadesinin devamında Doğu PERINÇEK'in yani sizin son dönemlerde asker kanadına yakın görünmek^ için TSK 'nın stratejilerine benzer politika ürettiğini, Doğu PERINÇEK ve lider grubunun 2003 yılından itibaren TSK'nın

yanında gözükmesinin gerçek sebebinin mevcut siyasi yapının dağıtılarak mecliste kendilerine birkaç sandalye edinmek olduğunu, bu nedenle 2003 yılından itibaren partinin bir askeri darbeyi dört gözle beklediğini, TSK'nın darbeyi yapamadığı için ağır bir dille eleştirildiğini, İşçi Partisi ve Doğu PERINÇEK'in mevcut illegal orijinli alt yapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabileceğini, planlayabileceğim veya plan ve eyleme destek verebileceğini, Av. Alparslan ARSLAN'ın siyasi görüşünün Doğu PERINÇEK'in son dönem politik açılımlarına ters düşmediğini, Alparslan ARSLAN ve benzeri şahısların Perinçek için profil ve eylemsel yapılarının tercih sebebi olduğunu. Doğu PERINÇEK'in istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebileceği bir yapıda olduğunu beyan etmiştir. * Bu iddialarla ilgili ifadenizi veriniz. " Şeklinde sorulduğunda;

Bütün bu suçlamaları Türk Milleti, milletimizin önde gelen kurumlan, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı değerlendirecek birikim ve yeteneğe sahiptir.dediği.

Şüpheli EMİN GÜRSES'in Emniyette Alman ifadesinde;

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün yakalanan bombalardan sonraki bir beyanatıyla ilgili kendisini telefonla aradığını, Telefonda bana demeci hakkında teksip gönder diye tehditvari bir görüşme yaptığını, bir defada bir açılışta Orgenaral Necati ÖZGEN ile görüşürken yanlarına geldiğini, Necati ÖZGEN'in Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü kaba saba konuşmasından dolayı yanından kovduğunu, bundan başka hakkında medyadan bazı bilgiler edindiğini, Zekeriya ÖZTÜRK hakkında şüpheli şahıstır ifadesini çok duyduğunu, Zekeriya'nm farklı kimlikler taşıdığını onu tanıyanlardan duyduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli FERİT İLSEVER'in Emniyette Alman ifadesinde;

"Zekeriya ÖZTÜRK'ün birkaç hafta Ulusal kanala gelip gittiğini, daha sonra şüpheli hareketlerinden dolayı atıldığım, Kamuoyundaki beyanlarından dolayı Doğu PERİNÇEK ve İşçi partisi tarafından kendisine Şişli Adliyesinde dava açıldığını, davanın halen devam ettiğini beyan etmiştir.

Şüpheli FİKRET EMEK'in Emniyette Alman ifadesinde;

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü devre arkadaşı olarak tanıdığını, 1987 yılında Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile birlikte İsparta Eğirdir Komando Okulunda beraber kurs aldığını, Zekeriya'nm kursta sakatlık geçirerek kursu bitiremeden ayrıldığını, bu tarihten sonra bir daha kendisini görmediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Güler KÖMÜRCÜ'nün Emniyette Alınan ifadesinde;

Zekeriya ÖZTÜRK'ü yaklaşık bir buçuk yıldır şahsen tanıdığını, kendisinin erkek arkadaşı olduğunu, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ün kendisine Muzaffer TEKİN ile görüşmediğini, bütün arkadaşlıklarının bittiğini ve noktalandığını, sebebinin ise çeşitli anlaşmazlıklar olarak söylediğini, Zekeriya ÖZTÜRK ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinin çoğunun espiri, özel görüşme, hatırlamadığı ve bilmediği şeklinde cevap verdiği anlaşılmıştır.

Şüpheli HABİB ÜMİT SAYIN'm Emniyette Alman ifadesinde;

Soruşturma kapsamında daha önce yakalanarak hakkında adli işlem yapılan Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ÜN hitachi marka -30031657007 seri numaralı laptopunun yapılan incelemesinde; sizin Doğu PERİNÇEK'e 4 mart 1997 tarihinde yazmış olduğunuz yeni kemalist devrim yapılması konularını içeren doküman ele geçirilmiştir. Bu doküman ve içeriği hakkında detaylı bilgi veriniz. Şeklinde sorulduğunda

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü yaklaşık,,3-4 yıl önce bir çay bahçesinde Behiç GÜRCİHAN vasıtasıyla tanıdığını, Zekeriya'nm deh saçması bir takım iddialarının olduğunu,

bir daha kendisiyle görüşmesinin olmadığını, Zekeriya OZTURK'den elde edilen Doğu PERİNÇEK'e 4 mart 1997 tarihinde yazmış olduğu Kemalist Devrimin yapılması konulanm içeren dokümanı Zekeriya ÖZTÜRK'e kendisinin vermediğini beyan etmiştir.

Şüpheli HALİL BEHİÇ GÜRCİHAN'm Emniyette Alınan ifadesinde;

Zekeriya ÖZTÜRK ile yapmış olduğu röportaj ile ilgili Kuddusi OKKIR'm bilgisayanndan çıkan bilgilerin ve Ayşe Asuman ÖZDEMİR ile yapmış olduğu sohbette yazılı hale getirilen metnin bazı doğulan içermekle beraber yalan ve yanlışlarla dolu olduğunu, Asuman'm iki kişi arasında geçen bir sohbeti çarpıtarak yazılı hale getirerek bunu şahsı ile ilgili olmayan üçüncü şahıslara yollamasının ne mantıki ne de hukuki bir gerekçesinin olmadığını, metin ile ilgili gerçek ve doğru bilgilerin "Muzaffer TEKİN intihar etmeden bir gece önce bir gece sonra" başlıklı yazısında bulunduğunu, olayın aslının Zekeriya ÖZTÜRK'ün Muzaffer TEKİN adına kendisiyle röportaj yapmak istediğini, kendisinin de hangi sıfat ile röportaj yapmak istediğini sorması üzerine Zekeriya ÖZTÜRK'ün Muzaffer TEKİN'in en yakın silah arkadaşı olduğunu söylediğini, bunun üzerine kendisinin sen Muzaffer TEKİN'den en az 10 yaş küçüksün onun en yakın silah arkadaşı olmana imkan yok dediğini,. Muzaffer TEKİN ile tek bir şartla röportaj yapacağını söyleyerek yazılı olarak Muzaffer TEKİN'e soracağım sorulan verebileceğini, sorulan Muzaffer TEKİN'e götürmesini ve el yazısı ile cevaplar geri getirmesini istediğini, aksi takdirde Muzaffer TEKİN adına kendisiyle röportaj yapıp töhmet altında kalamayacağını söylediğini, bunun üzerine Zekeriya ÖZTÜRK'ün cebinden Muzaffer TEKİN'in kimliğini çıkartarak gösterdiğini, bu hareket karşısında kendisinin masada bulunan şahıslara ben bu noktadan sonra Muzaffer TEKİN'in sağlığından endişeliyim dediğini, daha sonra Zekeriya'ya Muzaffer TEKİN'in kimliğinin kendisinde ne aradığını sorduğunu ve tartışmaya başladıklannı, ardından Zekeriya ÖZTÜRK'ün sitesinde bulunan köşesini çıkartmasını istediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini ve bulunduğu ortamdan aynldığmı,

Asuman ÖZDEMİR ile Kadıköy'de Epsilon Cafede gündüz vakti buluşarak 2-3 saat oturup sohbet ettiklerini, bu sohbet esnasında Asuman'm M. Zekeriya ÖZTÜRK'ün evli olup olmadığını, sevgilisi olup olmadığını sorduğunu, bu buluşmanın Danıştay Saldınsmdan sonra gerçekleştiği için gündem de Danıştay saldmsınm olduğunu, Asuman'a Zekeriya ÖZTÜRK'ün bütün kanallara ve gazetelere haber verdiğini dolaştığını anlattığını, bildiği kadanyla da evli olduğunu anlattığını, Asuman ÖZDEMİR'in kendisine Zekeriya ÖZTÜRK'ün arkadaşı ile beraber Muzaffer TEKİN'in ofisine yakın bir yerde ofis tuttuğunu söylediğini, kendisinin de bütün bu yaşananlara rağmen Zekeriya ÖZTÜRK'ün Muzaffer TEKİN ile bağlantısını koparmayacağını koparmamaya çalışacağını söylediğini,

Danıştay olayı sonrasında Zekeriya ÖZTÜRK'ün bu olayın medyaya yansıyışı ile ilgili oynadığını düşündüğü role dair yazı yazdığının doğru olduğunu, Zekeriya ÖZTÜRK'ün Danıştay olayının öncesine kadar kendi sitesinde köşe yazısı yazdığını, Oktay YILDIRIM'm yazdığı yazılann Oktay YILDIRIM'a ait olduğunu, ortak bir çalışmanın söz konusu olamadığını, kendisine göre Zekeriya ÖZTÜRK'ün bilerek veya bilmeyerek Muzaffer TEKIN'i medya da Kaçak Yüzbaşı olarak lanse edilmesine dolayısıyla TSK'ya yönelik yaratılmak istenen komu oyunun oluşturmasında rol oynadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Hüseyin GAZİ OGUZ'un Emniyette Alman ifadesinde;

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK ile bir kez Pendik Palmiye kafe restaurantta aynı ortamda bulunduğunu, samimiyetinin olamadığını beyan etmiştir.

Şüpheli KUDDUSİ OKKIR'm Emniyette Alman ifadesinde;

Ankara'ya Vatan Sever Güç Birliği Derneği toplantısına gittiklerini, Ankara gezisinin kendisi için hayal kırıklı olduğunu, bunun nedeninin ise dernek dergisinde ve broşürde anlatılardan çok farklı bir ortam gördüğünü, bu görüşü diğer arkadaşlarının da paylaştığını, Ankara gezisinden sonra da ilginç bir durumun ortaya çıktığını, İstanbul'da tanışdığı arkadaşları ile Ankara da ki dernek ile işbirliği yapmak üzere tanıştıklarını, bu dernek ile ilişkilerinin kalmaması üzerine sadece birbiri ile tanışan arkadaşlar haline düştüklerini, yaz başında İstanbul ilindeki arkadaşlar ile dostluk ve arkadaşlar sınırlarını aşmayan piknik gezileri ve Hüseyin Görüm'ün işyerinde buluştuklarını, bu buluşmalara zaman zaman farklı arkadaşlarında gelip gittiğini, bu toplantılara Muzaffer Tekin, kendisi, Hüseyin Görüm, Rafet ve Can Albay, Zekeriya ÖZTÜRK ve şu an ismini hatırlayamadığı birçok insanın gelip gittiğini, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü Vatansever Güç Birliği Derneği vasıtası ile tanıdığını, ancak samimi olmadığını, hatırladığı kadarı ile Muzaffer TEKİN isimli şahsın bürosunda tanıştığını, yaklaşık birkaç ay görüşmüşlüğünün olduğunu, herhangi birisinin tanışmalarına aracı olmadığını, Danıştay saldırısı olduğu esnada Muzaffer TEKİN isimli şahsın yanında olmadığını, Muzaffer TEKİN'in intihar etmesi ve hastaneye kaldırılması konusunda bir bilgisinin olmadığını, İsmail PAKER, M. Zekeriya ÖZTÜRK, Ertaş GİRAY, Rafet ARSLAN( Rafet Paşa olarak bilirim) isimli şahıslar ile 2004 yılında daha önceden bahsettiğim gibi Vatan Sever Güç Birliği İstanbul şubesi çalışmalarında ve sonrasında tanıştığını ve 2-3 aylık bir görüşmesinin olduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Mahmut ÖZTÜRK'ün Emniyette Alman ifadesinde;

Muzaffer TEKİN ile olan tanışıklığının 1982 yılında Tuzla piyade okulunda başladığını, kendisinin bölük komutanı olduğunu, kendisinin Astsubay olmasına yardımcı olduğunu, 1984 yılında mezun olup Kars iline gittikten sonra 1998 yılına kadar kendisini ile hiç görmediğini ve irtibatının da olmadığını, 1998 yılında emekli olup İstanbul iline geldiğinde kendisi ile Kadıköy ilçesi Akbank şubesinde tesadüfen karşılaştığını, o sıralar Muzaffer TEKIN'in fueloil satış işleriyle uğraştığını, oturduğu apartmanın yöneticisi olması nedeniyle apartmana yakıt almak için kendisiyle görüştüğünü, bu görüşmelerin komutanı olması hasebiyle artık rutin olarak devam etmeye başladığmı,2006 yılında meydana gelen Danıştay saldırısında Muzaffer TEKİN'inde isminin karışmasıyla aranmaya başlaması üzerine kendisinin Beykoz ilçesi Çavuş başında bulunan evine geldiğini, fakat arandığını ve yarın gidip savcılığa teslim olacağını gece geç saatlerde söylediğini, sabah kalkıp markete alış verişe gittiğini geri döndüğünde Muzaffer TEKİN'in intihara teşebbüs ettiğini ve kanlar içerisinde yattığını, kendisinin hemen hastaneye ve Güvenlik kuvvetlerine haber verdiğini, kendisini tek başına taşıyamayacağı için akşam Muzaffer TEKİN ile birlikte eve gelen fakat gece evden ayrılarak giden binbaşı emeklisi Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK' ü ve Yurdakul ÇAGMAN'ı ( elektirik işleriyle uğraşan esnaf) telefon ile arayarak olayı kısaca anlattığını, 15-20 dakika sonra şahısların geldiğini ve Muzaffer TEKİN'i Acıbadem hastanesine kaldırdıklarını, bu intihar ve Danıştay saldırısı olayları ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında serbest bırakıldıklarını, bu olaydan sonra Muzaffer TEKİN ile olan ilişkilerini sınırladığını, çünkü yaşanan olayları çözemediğini, manevi olarak yıprandığını ve ticari hayatının çok büyük zarara uğradığını, bundan sonra meydana gelen hiçbir olayda Muzaffer TEKİN ile bir araya gelmediğini, Muzaffer TEKİN'in Cumhuriyet mitingleri ve bir çok sivil toplum olaylarına gittiğini basından takip ettiğini beyan etmiştir.

Şüpheli FİKRİ KARADAĞ'ın Emniyette Alınan ifadesinde;

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK isimli şahsı Muzaffer TEKİN'in Kadıköy'deki bürosuna Muzaffer TEKİN'in yanma gidip gelirken gördüğünü, kendisinin subay olduğunu söylediğini, şahısla özel olarak görüşmüşlüğünün olmadığım, beyan etmiştir.

Şüpheli METE YALAZANGIL'in Emniyette Alınan ifadesinde;

"Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü 2006 yılında Muzaffer TEKİN'in ofisine uğradığında gördüğünü, Muzaffer TEKİN'in Zekeriya ÖZTÜRK'ü emekli binbaşı ve şu anda bir dergide köşe yazarlığı yaptığını söyleyerek tanıştırdığını, kendisi ile başka bir görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir.



Yüklə 3,23 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   40   41   42   43   44   45   46   47   48




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin