Stalin’den uyarlama terminolojiye göre, izlenen stratejik plan içinde “ana darbenin doğrultusunu gerçekleştirmek”, her biçimiyle reformizmi teşhir ve tecrit ederek işçi sınıfının bağımsızlığını sağlamak ve devrimci önderliğini güvenceye almak, böylece yığınları devrim yoluna yöneltmek demektir. Proletaryanın devrimdeki hegemonyası, dolayısıyla bir bütün olarak devrimci sürecin kaderi, bu sorunla, her biçimiyle “reformizmin yalıtılması” göreviyle sıkı sıkıya bağlıdır. Kendiliğinden anlaşılacağı gibi, bu belirleyici önemdeki ilkesel tutumu ve stratejik hedefi gözden kaçıracak her politika ve taktik, devrimden ayrılma anlamına gelecek ve pratikte reformizmin güç kazanması sonucunu yaratacaktır. Reformizmi etkisizleştirmenin, onun yığınlar üzerindeki etki ve denetimini kırmanın, teşhir ve tecrit etmenin yol ve yöntemleri duruma ve koşullara göre elbette değişebilir. Ama hedefin kendisi bütün bir devrim süreci boyunca değişmez kalır. Özetle sözkonusu olan, proletaryanın sınıf bağımsızlığı, devrimde hegemonyası ve dolayısıyla bir bütün olarak devrimin kaderi sorunudur.