Hakan ertaş; Genel Koordinatör olduğunu, iş adamı olduğunu ve hayatının dyp de geçtiğini



Yüklə 3,29 Mb.
səhifə11/41
tarix22.12.2017
ölçüsü3,29 Mb.
#35624
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   41

DOĞU PERİNÇEK'iıı Emniyette Alman İfadesinde;

Aynı soruşturma kapsamında yakalanan Erkut ERSOY un yapılan e-mail incelemesinde;

operasyon kapsamında yakalanan şahıslardan bulunan belgeler arasında, ümit sayın başlıklı, 4 mart 1997 tarihli size hitaben yazılmış yazıda, sizin yazdığınız yazılan ingilizceye çevirerek abd deki bazı demokratik kurumlara yolladığını, cumhuriyet devrimlerinin uygulanmasıyla ilgili "yeni kemalist bir devrim yapılması gerektiğine ve bu yeni kemalist ideolojinin aksiyonlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum" şeklinde yazdığı tespit edilmiştir, bu belge kim tarafından gönderilmiştir?

*ümit sayın'ın eğitim görevlisi olduğu bilinmektedir, yeniden kemalist bir devrim yapılması sözüyle neyi kastetmektedir?

*bu devrimi kim yapacaktır? böyle bir devrim neden gerek görülmektedir? bunun için ne gibi hazırlık yapmaktasınız?

*kemalist ideolojinin aksiyonlarının ve teorisinin çıkartılması konusu nedir? şeklindeki soruyA;

Ümit SAYIN'm kendisine ne yazmış olduğu tam olarak hatırlamadığını, ancak içeriğinde herhangi bir suçun olmadığını,

ORHAN TUNÇ'm Emniyette Alman İfadesinde;

Kendisine burada avukatı huzurunda gösterilip okunan bu e-maile üye olduğu ve olmadığı çeşitli gruplardan geldiğini, Bu e-maillerin içeriğini okumadığını, Ümit SAYIN ile bir yıl kadar önce MSN de tanıştığını, Sonra birbirlerine telefonlanm verdiğini, Son bir yılda 5-6 kez İstanbul'a geldiğini, Bunlann dört veya beşinde akşam yemeği yediklerini, bu yemeklerde genelde kendisinin yanımda bazı arkadaşlannm da olduğunu, Aynca konuşmalannm da Ümit SAYIN'ın bu devlet işgal edildi mutlaka askeri darbe olmasının gerektiği ve bazı paşalarla bu konu ile ilgili görüştüğünü söylediğini.

003478 NO'LU İLETİŞİM TESPİT TUTANAĞINDAN; 17.11.2007 TARİHİNDE. SAAT 21:59 SIRALARINDA HABİB ÜMİT SAYIN İLE YAPTIĞINIZ GÖRÜŞMEDE ÖZETLE HABİB ÜMİT SAYIN'IN; "DİYARBAKIR VE ELAZIĞ'DA PKK YA KARŞI ASKER YÜRÜYÜŞÜNÜN OLDUĞUNU ASKERDE ALTTAN GELEN RÜZGARLARIN OLDUĞUNU BU YÜRÜYÜŞÜ GENEL KURMAY'LN BİLDİĞİNİ SÖYLÜYOR" SİZİNDE GÖRÜŞMENİN İLERİ SAFHALARINDA "İBRAHİM" İSMİNDE BİRİSİNDEN BAHSEDEREK MHP'NİN BÖLGEDEKİ SORUMLUSU OLDUĞUNU VE BİR KAÇ KOLDAN ÇALIŞMAK GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYORSUNUZ" HABİB ÜMİT SAYIN İSE KENDİSİNİN MAHKEMEDEN EN AĞIR CEZALARI ALDIĞINIZI BEYAN ETTİĞİNİZ TESPİT EDİLMİŞTİR. GÖRÜŞME YAPTIĞINIZ HABİB ÜMİT SAYIN VE

GÖRÜŞMEDE İSMİ GEÇEN İBRAHİM İSİMLİ ŞAHISLAR KİMLERDİR,

ŞAHISLARLA OLAN İLİŞKİNİZİ ANLATARAK GÖRÜŞMEDE GEÇEN KONULARLA İLGİLİ soruya,

Bu Konuşmayı kendisinin yaptığını, Konuştuğu şahsın Habib Ümit SAYIN'm olduğunu, konuşmada ismi geçen şahsın İbrahim ÇİNGİ' olduğunu, Bursa'da emekli Astsubay olan arkadaşı Ahmet ÇÖVGÜN'ün arkadaşı olduğunu, ismini bilmediği bir şahsın yazıhanesinde tanıştıklarını, Kendisinin Tarihten 3-4 ay önce kadar İstanbul iline akraba ziyaretine geldiğini, Bu gelişimde İbrahim ÇİNGİ'yi aradığını, Kendisi ile Ferbahçe'de Tesadüf Cafede buluştuklannı, Abdullah ÇATLI'nm Büyük Sahrada yazıhanesinin olduğunu bu yazıhaneyi şimdi İbrahim ÇİNGİ kullandığı için oradan böyle bir sonuç çıkarttığını, ibrahim CİNGİnin birçok General ve üst düzey polis yetkilisini tanıdığını söylediğini,,

Tuğrul DERME'nin Emniyette Alman İfadesinde;

1
^f*


286

Ad Soyad: Tuğrul DERME

Balıkesir

E-Posta: jtimberlakedance@hotmail.com

Telefon no: 05357902251

Açıklama: Merhabalar Kuvvai Milliye, herşeyden önce size çok rahatsız olduğum ve üzüldüğüm bir konuyu belirtmek isterim,saym Ümit Saym'a acil ulaşmam gerekirken, Ümit Saym'dan halen cevap alamamış bulunmaktayım.Bu durumu bilgilerinize arz eder ve en yakın zamanda kendisine ulaşmak dileğimi yinelerim.Bir rahatsızlığımı daha özenle belirtmem gerekir ise, sürekli belirttiğim halde, bu tip hareketlerde bana aktif görev verilmemesi beni derinden sarsmıştır.Kuvvai Milliye'ye katılmak istememin elbette bir çok sebebi vardır, ancak bunlann arasında en baskını şüphesiz, ülkemi ve kendiside emekli bir Hat Komutanı olan değerli TSK personeli babamı çok sevmemdir.Bu hareketin Balıkesir kanadını, tamamen gizli bir şekilde aktif olarak yürütmek istiyorum.Gizli olmasının sebebi, Balıkesir'in küçük ve tehlikeli bir şehir olmasıdır.TSK'ya ve sayın Ümit Saym'ada halen sunmak için beklediğim GTA hareketi ile Kuvvai Milliye'nin içinde 181i Gençler olarak ayrılmak isteğime cevap beklemeteyim.Aktif ancak gizli liderliğimde gençleri toplayabilcek bir hücre yani bir toplantı odasmada sahibiz.İlgilerinize arz eder ve heyecan ile cevabınızı beklerim...Tarih: 10.05.2007 12:58İp: 88.243.18.71.." şeklinde gönderilen e-mail bulunduğu tespit edilmiştir.

'Aktif ancak gizli liderliğimde gençleri toplayabilcek bir hücre yani bir toplantı odasmada sahibiz' DEMEKLE NEYİ KASTETDİNİZ? BU E-MAİL"İ KİME NE AMAÇLA ATTINIZ? İÇERİĞİNDE GEÇEN KONULAR HAKKINDA DETAYLI BİLGİ VERİNİZ? Şeklindeki soruya;

Bu e-mail'i kendisinin attığını, ancak tarihini tam olarak hatırlayamadığını, kendisini her gün yaklaşık olarak 2-3 saat internette girdiğim, bahse konu e-mail'i Kuvvayi Milliye'ye ait reklamı net olarak hatırlayamadığı bir web sitesinde gördüğünü, ve bu reklam üzerinden Kuvvayi Milleyenin sitesine girdiğini, Daha sonra önceden izlemiş olduğum televizyon dizileri olan Sağır oda ve Kurtlar vadisi isimli dizilerden etkilenerek birazda hayalperest olduğu için kendimi büyüterek gösterdiğini, bu Kuvvayi Milliyeyi ülkeye yararlı büyük bir kuruluş zannettiğim, bu düşünceler içerisinde kendisinin de önceden seyrettiği dizilerdeki dizi kahramanlarının rolüne kaptırarak cehaletinden olayın farkına varmadığını, bu e-mail'i Kuvvayi Milliyenin web sitesine attığını, E-mail'in içeriğinde de bahsettiğim gibi Ümit SAYIN'a ulaşmak istediğini, çünkü kendi yazmış olduğu Derin Devletlerle alakalı bir senaryom mevcut olduğunu, bu senaryoyu Ümit SAYIN'a gösterip senaryo ile ilgili onun fikrini almak istediğini, Çünkü Ümit SAYIN'm bir çok yazısını çok sık olmasa da 6-7 aydan beri www.acikistihbarat.com. İsimli web sitesinden takip ettiğini, Ümit SAYIN'ı daha bilgili olarak zannettiği için bu senaryom hakkında bilgi almak istediğini, belki bu senaryosuna bir katkısı olur diye düşündüğünü, GTA isimli proje kendisinin tamamen televizyon dizilerinden etkilenerek yazdığı bir slayt gösterisi olduğunu, içeriğinin istihbarat ile alakalı olduğunu, ancak bu güne kadar bu sunuyu hiçbir kimseye gösterip vermediğini, Bu sunuyu hazırlarken hiçbir kötü niyetim olmadığını, kendisinin atmış olduğu bu e-mail'e cevap alamadığını Halbuki bu sitede atılan e-maillere hemen cevap verilecek yazdığını, ancak kendisinin e-mailime cevap verilmediğini, bu e-maili attıktan yaklaşık bir saat sonra e-mailime cevap gelmeyince web sitesinden Kuvvayi Milliye isimli kuruluşun telefon numarasını alarak bu telefon numarasını ev telefonumuzdan aradığını, telefonu bir bayan açtığını, kendisine durumu izah ettiğini, oda bana bir dakika sizi Bekir beye vereyim dediğini telefondan ve tanımadığı ve daha önce hiç görüşmediği Bekir isimli şahsa verdiğini, Bekir beyle merhabalaştıktan sonra kendisine web sitelerine bir e-mail attığımı ve cevap alamadığımı söyleyince oda bana e-maillerine henüz bakmadığını söyledi akabinde bir dakika e-maillerime bakayım dedi ve hemen Tuğrul bey mi dediğini kendisin de evet dediğini, Bekir bey şu ana kadar Balıkesir'den Ayvalık dışından ciddi bir e-mail gelmedi dediğini, eğer ciddi görev

287

almak istiyorsan sana Balıkesir'den kendisine e-mail gönderenlerin isim listesini göndereyim derneğe de üye olmak istiyorsan 10 YTL olan üyelik aidatını banka hesaplarına yatırmam gerektiğini söylediğini Bir süre bekledikten sonra kendisine isim listesi gelmediği için tekrar ev telefonumuzdan Bekir beyi arayarak bana isim listesinin henüz gelmediğini söylediğini, Konuşmayı tam olarak hatırlamadığını, fakat bana e-mail adreslerinde bir karışıklık olduğunu söyleyerek şu an gönderdiğini söylediğini, bu esnada kendisinin bilgisayarıma 20-30 kişilik isim listesi ve üye aidat formu geldiğini, bu konuşmalarından sonra Bekir beyden Ümit SAYIN'm telefon numarasını istediğini, oda bana Ümit SAYIN'm telefon numarasını verdiğini, Kendisin de ÜMİT SAYIN ile 2 kez telefondan görüştüğünü, 0 535 790 22 51 nolu hattından arayarak kendisi ile görüştüğünü, ilk görüşmelerinde kendisini Kuvvayi Milliye Balıkesir temsilcisi olarak tanıttığını, çünkü kendisini ciddiye almasını istediğini, Ümit SAYIN'nm da bu görüşmede kendisine yapılan tuzaklardan ve saldınlardan haberin var mı diye sorduğunu, kendiside www.acikistihbarat.com.da Ümit SAYIN'a yapılan saldınlarla ilgili bir haberi daha önce okuduğunu ve üzüldüğümü belirttiğini, Kendi projesi olan GTA'dan bahsettiğini bu projesini Türk Silahlı Kuvvetlerine göndermek istediğini ve bu konuda fikrini almak istediğini söyleyince Ümit SAYIN'nm da aniden kızarak kendisinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile bir ilişkisinin olmadığını, söyleyerek konuşmayı kestirip attığını,



Kuvvayi Milliye derneğine attığı e-mail ve Ümit SAYIN isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinden yaklaşık bir hafta sonra konuyu şüphesini gidermek için babası ve babasının arkadaşı olan emekli askeri istihbaratçı İsmet... İsimli şahıs ile görüştüğünü, Hatta GTA isimli projemi İsmet... İsimli şahsa gösterdiğini, oda bana "Türkiye'de bu işlerle uğraşan görevliler var sen okumana bak sen daha çocuksun dediğini, Kuvvayi Milliye derneği hakkında da bu kişiler tehlikeli kişiler sen bunlardan uzak dur Türkiye'de dernek ismi altında bir çok kişi farklı işler çeviriyor sen bunlara karışma" dedi. Babasının da İsmet ....isimli şahsın dediklerini tasdiklediğini, Bu konuşmalardan sonra kendinsin de bu Kuvvayi Milliye Derneğine üye olmaktan vazgeçtiğini ve GTA isimli projesini de bilgisayanndan sildiğini,

Daha sonra değişik tarihlerde Ümit SAYIN'm kendisini cep telefonundan aradığını ancak kendisinin telefonumu açmadığını, Ancak Ümit SAYIN ile ilk görüşmesinden yaklaşık 2 ay kadar sonra kendisinin Ümit SAYIN'ı arayarak Derin Devlet konulu senaryosu hakkında görüşünü sorduğunu ve bu senaryomu bir film şirketi ile görüşmek istediğini söylediğini, Ümit SAYIN'm da işlerinin çok yoğun olduğunu ve fırsatı olmadığını söylediğini, aynca kendisine Kuvvayi Milliyeye üye olup olmadığımı sorduğunu kendisin de üye olmadığını Ümit SAYIN'a söyleyince bana çok iyi yapmışın bu aralar Derneğin çok kanşık olduğunu iyi ki üye olmamışsın dediğini,

Şüpheli Ümit SAYIN"ın emniyette alman ifadesinde Tuğrul DERME isimli şahıs tanımadığını beyan etmiştir.

g) Hukuki durumun değerlendirilmesi

1- Şüpheli Habip Ümit Sayın Emniyet İfadesinde; Halil Behiç GÜRCİHAN ile 2005 yılından bu yana tanıştığını ve bir dönem Behiç GÜRÇİHAN"m sahibi olduğunu beyan ettiği www.acikistihbarat.com isimli internet sitesinde yazı yazdığı, aynı sitede o dönem şüpheli Oktay YILDIRIM"m da yazı yazdığım Oktay YILDIRIM tutuklandıktan sonra şüphelinin bu sitede yazı yazmayı bıraktığını, 08.01.2008 tarihli şüpheli Habip Ümit SAYIN ile O. P. arasındaki telefon görüşmesinde Şüpheli Habip Ümit SAYIN'm "açık istihbarat" denen bi site var, orda bir zamanlar yazardım. " "onlarla mahkemelik oldum şimdi Behiç GÜRCİHAN denen adamla." "Detaylarını anlatırım. Iıııı...size de çok ağır bi takım saldırılarda bulunmuş bi yazıda; bilginiz olsun diye aradım." "1 Milyon ihaleleri ve PA... paşa." "bu çocuğun görevinin ben tam ne olduğunu anlamadım, size karşılıklı yarın anlatcam ne olduğunu" dediği, bu şekilde diğer şüpheli Halil Behiç GÜRCIHAN'm

örgütteki görevinin ne olduğunu tam olarak bilmediğini beyan ederek örgütsel irtibatını sorguladığı, buradan da şüphelinin örgütün yapısını bildiği anlaşılmaktadır.

2- Şüpheli Bekir ÖZTÜRK ile hiç görüşmelerinin olmadığını beyan etmesine rağmen, daha önce yazılannm yayınlandığı www.kuwa-imilliye.net internet sitesinde de yazılannm çıktığını, yazılan kendisinin göndermediğini, Behiç GÜRCİHAN vasıtasıyla yazılannm alınıp bu sitede yayınlandığını beyan etmesi de Kuvvai Milliye Derneği ve Bekir ÖZTÜRK ile örgütsel olarak irtibatlı olduğu,

Aynca Şüpheli H.Ümit SAYIN ifadesinde; Kuvvayı Milliye Dernekleri ile de hiçbir ilişkisinin olmadığını beyan etmiş ise de; ikametinde yapılan aramada ele geçirilen 2001 "Ece Muhtırası" isimli Ajandanın 2 Ağustos tarihli sayfasında "Kuvayi Milliye" yazılı olduğu, tespit edilmiştir.

3-Erkut ERSOY isimli şâhısı tanımadığını, hiç görüşmediğini, ancak Erkut ERSOY'un sahibi olduğu Özel Büro internet sitesi vasıtasıyla kendisine birkaç defa mail gönderdiğini, bu şahsın makalelerini izin almadan sitesinde dağıtım grubunda kendi araştırmalanymış gibi yayınladığını, uyarmak amacıyla sert bir mesaj göndererek kendilerini mahkemeye vereceğini belirttiğini, ancak gönderdiği mailin Erkut ERSOY adına değil Özel Büroya gönderdiğini beyan etmesi nedeni ile şüpheli Erkut ERSOY ile irtibatlı olduğu,

4-Doğu PERİNÇEK'i İşçi Partisinin Genel Başkanı olarak tanıdığını, birkaç kez yüz yüze görüşmeleri olduğunu, görüşmelerde hakkındaki isnatlarla alakalı olarak basın toplantısı yapmayı düşündüğünü bu toplantıyı da İşçi Partisi'nde yapmayı düşündüğü ve kendisi hakkında İşçi Partisi'nin de açıklama yapacağını belirttiği, 29.01.2008 günü M.N.A. isimli şahısla yaptığı görüşmeden anlaşılmaktadır. Şüphelinin Doğu PERİNÇEK ile irtibatlı olduğu,

5- Üst aramasında ele geçen dokümanda, şüpheliler Emin GÜRSES, Güler KÖMÜRCÜ, H.Behiç GÜRCİHAN, M.Zekeriya ÖZTÜRK, Sevgi ERENEROL, Doğu PERİNÇEK, Ergun POYRAZ, Orhan TUNÇ'un da olduğu çok sayıda emekli muvazzaf asker ve sivil kişilerin isim ve telefon numaralannın yazılı olduğu, aynca daha önce ERGENEKON soruşturmasmını araştırmakla görevli Adil Serdar SAÇAN'ın telefonunun da bu listelerde bulunduğu bu kişlerin hepsiyle de irtibatlannm bulunduğu anlaşılmaktadır.

6-Feneryolu Müderris Ziya Bey Sok.Hora Apartmanı No:5 D:31 KADIKÖY adresinde ele geçen 2001 "Ece Muhtırası" isimli Ajandanın 2 Ağustos tarihli sayfasına yazılı bulunan;

Kuvayi Milliye

Tekno PARK

Kuddusi OKKIR 0212 285 0500

0533 762 4601

0212 385 5419

Sevgi ERENEROL 0532 367 8060

0212 244 2810

Kemal ALEMDAROĞLU

Emin GÜRSES şeklinde isim ve telefon numaralannın yazılı olduğu tanımadığını beyan ettiği Şüpheli Kuddusi OKKIRTa tanıştığının anlaşıldığı gibi, şüpheliler Sevgi

ERENEROL, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ve Emin GÜRSES ile de örgütsel irtibatlarının bulunduğu analşılmaktadır.

7- Şüpheli Habip Ümit SAYIN'm Şüpheliler Emin GÜRSES, Orhan TUNÇ ve
Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile telefon görüşmelerinin bulunduğu, görüşmelerin
içerikleri, birbirlerini yönlendirmeleri ve bazı konulan yüzyüze görüşmelerinin gerektiğine
ilişkin konuşmalarından da aralarındaki örgütsel irtibatları anlaşılmaktadır. Görüşmelerin
içeriklerine bakıldığında,

Tape:1540 11.01.2008 tarihinde Emin GÜRSES ile görüşmesinde özetle; Emin Gürses'in "BAKSANA MEHMET MEHMET GÜL'Ü NİYE ALIYORLAR İÇERİYE. YANİ ADAMLAR YILDIRMAK İÇİN YAPIYORLAR BUNU. ŞİMDİ MUZAFFER YÜZBAŞI NİYE İÇERİDE." Dediği, Ümit'in "Evet evet ya da Ergün Poyraz." "Evet, yani bu ben de dâhilim o saldırdıklan insanlar grubuna. Özellikle FetuUahçılar." Dediği, bir süre daha konuştuktan sonra Ümit'in "VALLA, YANİ BİR DE REİSİN PEŞİNDELER SANIRIM." Dediği, Emin'in "Doğru" diyerek onayladığı, Ümit'in "Reisin peşindeler yani. Gerçeği sa..cilan şeyler bulurlar bu konuda çalışan uzmanlar.." Şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile;

Şüpheliler H.Ümit SAYIN, Emin GÜRSES, Ergün POYRAZ ve Muzaffer TEKİN"in birbirleri ile irtibatlı olduklan, Şüpheli H.Ümit SAYIN"m "Reis"in peşindeler" sözü ile bir şahsa örgüt içerisinde reislik sıfatı-lakabı verdiği, bu şahsın ismin gizleyerek Ergenekon örgütünün temel kurallanndan olan gizlilik prensibine riayet ettiği, örgütün yapılanması hakkında bilgi sahibi olduğu, aynca sa..cilan bulurlar diyerekte örgütün sağcı kesimi olarak bilinen kişilerin tespit edilebileceğini, bu grubun çok bilgili olmadığını da vurgulayarak, kendilerinin örgütsel konumlannm bilinmediğini veya bilinemeyeceği kanaatiyle kendi aralannda görüştükleri,

8- Halikı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı isyana tahrik ve ihtilal


yapılmasıyla alakalı görüşmelerine bakıldığında,

Tape:3525 17.11.2007 tarihinde Y.Ö. ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN "m

bir süre çeşitli konularla ilgili görüştükten sonra "Hocam Türkiye yok artık bitti Türkiye'de eğer Asker darbe yapılmazsa bir yıl içinde Türkiye yok parçalanacak bunu kabul edin artık hem bunları" "Evet yani yoksa parçalanacak Türkiye şey diyor ki ee oradaki Dekan bey ne iki yılı ne iki yılı bir yıla kadar bence gitti Türkiye diyor niye Askerler bana onu sorup durdu niye Askerler şey yapmıyor el koymuyor bu işe " dediği, Y.Ö.'m "Bence görevleri yani tabi yalnız tek başına Asker iş yapmaz destekli ancak destekli ama o destekte sonradan gelecek şimdi var potansiyel bir destek büyük bir destek var''' dediği,

Tape:3536 01.12.2007 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN"m "Ha (Tamam anlamında) enteresan bir şey var size onu anlatacam sabit telefonunuz var mı" dediği, X Şahsın "Vereyim ben size iki yüz sekiz yada ben size arayım verin numaranızı?" şeklinde gizliliği ön plana çıkardığı,

Tape:3539 08.12.2007 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN"m "Hiçbir şey olmuyor hocam Asker satıyor Ülkeyi" "Hiçbir şey olmuyor Asker satıyor Ülkeyi hocam" "biz yapacağımızı yaptık sizde bende yapacağımızı yaptık" dediği;

Tape:3540 10.12.2007 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; K.ALEMDAROĞLU'nun "YÖK bitti Üniversitede bitti Mesut PARLAK'ta bitti" "Evet bu arada Aybar ESEPJNAR denilen bir başka işbirlikçi de" "Bu iş bu iş Milli Demokratik Devrimle biter" dediği,



1290




U.SAYIN'm "E hepsi öyle demeye başladılar hocam ben Ankara'da konuşmaya gittim Ankara'da da bütün komutanlar geldi benim konuşmama hepsi aynı şeyi söylüyorlar" dediği,

K.ALEMDAROGLU'nun "E söylüyorlar da ne duruyorlar o zaman ne bekliyorlar" dediği,

U.SAYIN'm "Emekliler söylüyor ama bir yerden patlak verecek herhalde" "Başka yolu yok bu işin" dediği,

K.ALEMDAROGLU'nun "Sonra üst taraftan olmayacak bu iş alt taraftan olacak" dediği,

U.SAYIN'm "Alt taraftan olacak 60 darbesi gibi" dediği, K.ALEMDAROGLU'nun "Ha (doğru anlamında) evet aynı şekilde" dediği,

U.SAYIN'm "Aynı şekilde bir yerden patlak verecek bu ama gaz alma toplantılardan olmaz bu bayrak elde Tandoğan'da o hikaye canım" "Yok zor o bakalım çok önemli şeylere gebeyiz önümüzdeki üç ay hocam 3-5 ay" "Çok önemli şeylere gebe bakalım ne olacak yani ee şey telefonda konuşamadığım şeyler var" dediği,

Tape:3546 23.12.2007 tarihinde Turgay...? ile görüşmesinde özetle; U.SAYIN'm" "Dün Paşalara mesaj çektim yapacaksanız bir şey yapın 17'inci Türk Devleti tasfiye ediliyor" "E O. P. Paşa hemen aradı" "O baya çalışıyor yani şuanda bir hareket yaptı" "Muvazzaflar da yok yani ee her gün demeç vermekle elektronik olarak ortama yazmak olmaz ki" "Bu deli saçması bir iş Darbe yapması için yüz tane neden var" "Yani el koyma" "Çok kötü vaziyet yani durum çok kötü Türkiye bitti ve parçalanıyor bence" dediği,

Şüpheli Habip Ümit SAYIN'm paşalara ordunun yönetime el koyması için mesajlar çektiği, bu yönde faaliyet yürüttüğü ve propaganda yaptığı, ülkenin durumunu parçalanma süreci gibi lanse edip darbe için yüz tane neden var diyerek ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlan doğrultusunda kaos ortamının hazırlanması için çalıştığı, şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile yaptığı görüşmede, asker ülkeyi satıyor derken darbe yapmadığı şeklinde imada bulunularak askerin görevinin ihtilal yapmak olduğu ve askerin yönetime el koyabilmesi için yapması gerekenleri değişik şekillerde kendilerinin hatırlattıkları anlaşılmaktadır.

9-Türk Silahlı Kuvvetlerine ve askeri şahıslara yönelik suçlayıcı ifadeler içeren görüşmeleri,

Tape:3550 27.12.2007 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN"m "Yok, şeyden bişey çıkmaz. BÜYÜKANIT, artık kümbet bile olamadı, anıtı bırakın." "Rezillik yani." "...önüne dosya mı koydular," "Minyatür oldu, minyatür." "Yani alttan birileri bişey yapar bari" "Türk Silahlı Kuvvetleri bu kadar zavallı hale gelirimiydi şaşırarak izliyorum" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile;

Tape:3551 30.12.2007 tarihinde Es.. ER., ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN'm "Ama yani benim bildiğim bir tek şu var Türk Silahlı Kuvvetleri sattı Türkiye'yi yani şuanda" "Satmış durumda yani eğer bir yıl içerisinde hiç kılını kıpırdatmazsa" "Vallahi ama ihanet bu artık ihanet boyutunda bence" şeklinde ki

görüşmesi ile; , - -

Tape:3552 30.12.2007 tarihinde Ce.. YA., ile görüşmesinde özetle; Umıt SAYIN'm "Son gönderdiğim şeyi meilimi ne diyorsunuz ee biraz sert oldu" dediği, C.Y.'ın "Böyle he çok sert onun dışında benim biliyorsunuz büyük harf yayınlamıyorum ben" dediği, Ü.SAYIN'ın "Doğru olsa söylediklerim kendine gelsin bu Askerler" dediği, C.Y.'ın "Hocam alabildiğine sessizliktir gidiyor bilmiyorum ne olacak" dediği, Ü. SAYIN'm "Ordu satıyor yani Türkiye'yi" dediği, C.Y.'ın "Ordunun uyumaması lazım Hocam ya ben çözemiyorum" şeklindeki görüşmesi ile,

Tape:3553 30.12.2007 tarihinde G.. S. ile görüşmesinde özetle; Ü.SAYIN'ın "Askerlerin durumu çok korkunç ya" "YÖK gitti tamamen" "Yargıda gitti" "Ordu zaten ele geçirmiş vaziyetteler" "Ordu çoktan teslim olmuş meğer bizi boşuna Cumhuriyeti ortaya çıkmışız Orduya güvenip" dediği, G.S.'in "Olmuş yani Ümit'ciğim Atatürk'ün Ordusu yok" dediği, Ü.SAYIN'ın "Demokrasi olur mu canım bu resmen Sivil Darbe Faşizm bu" "Halk niye bir şey yapmıyor Sivil Toplum Örgütleri Sivil Toplum Örgütleri silahlanacak mı senin silahlı gücün var" "Sen istersen 35 Maddeye Ülkenin bütünlüğü bozulan ve rejimi bozan davranışları hoş karşılamıyorum deyip daha önce yaptığın gibi binersin tepelerine" "Cumhuriyetin yıkılmasının ana parametlerinin hepsi tamamlandı daha ne bekliyor bu adamlar" "Yani Yargıyı ele geçirdi tamamen hepimiz artık atılırız Üniversitelerden YÖK ele geçti zaten atılacağımız kesin" dediği,

G.S..'in "Cumhuriyetin Türkiye Cumhuriyeti olmaktan çıktı İslam Cumhuriyet Şeriatçı Devlet" "Askerimizde maşallah aldığı talimatlarla Amerika'dan aldığı talimatlarla maşallah gidiyor geliyor" dediği, Ü.SAYIN'ın "Bu kadar ödleklik olabilir mi ya ben artık hayretler içerisinde kalıyorum bu vatana ihanet bu yani eğer şuan ki aşamada hiçbir şey yapmıyorsunuz bu Vatana ihanet başka açıklaması var mı" dediği,

Bu görüşmeler değerlendirildiğinde;

Şüpheli H.Ümit SAYIN"m Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Genelkurmay Başkanı Sayın Yaşar BÜYÜKANIT'a hakaret ettiği, alttan birileri bir şeyler yaparım, Türk Silahlı Küvetlerinin bir yıl içerisinde devletin yönetimine el koyması gerektiğini sürekli söylemek suretiyle, Türk Silahlı Küvetlerinin alt kademe yöneticilerini ima ederek bu görevlilerin devletin yönetimine el koyması hususunda tahrikvari konuşmalar ile Türk Silahlı Kuvvetlerini zaafa uğratma amacını güttüğü,

Tape:3555 30.12.2007 tarihinde Orhan TUNÇ ile görüşmesinde özetle; Ümit

Saym"m "Ben bu vatanı hiç satmadım ama artık TSK'nın (Türk Silahlı Kuvvetleri) ihanet ettiğini düşünüyorum" "Yani bunlara dur diyen olmayacak mı" "Cumhuriyet kalmadı ki rejim bitti artık" "Hani BÜYUKANIT şeyi yıkamazlardı ne güzel konuşuyordu konuşurken güzel ama eylemde bir şey yok'1'' dediği,

Şüpheli Orhan TUNÇ'un "Ama şimdi onlar gereğini yapıyorlardır şeyi biliyorsunuz yani en azından operasyon hakketen şeyleri de var bunları yüz yüze konuşuruz" "Davalar için kafanızı bozmayın ne dedim ben size kesin garanti verdim gideriz Ankara'ya işi bitiririz oradan şüpheniz olmasın merak etmeyin" "...bizim de bize göre büyük ağabeylerimiz var merak etmeyin yani, yani hele şu gerekçeli bir karar gelsin hocavûL' şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile;

Şüpheli H.Ümit SAYIN ve Orhan TUNÇ"un örgütsel anlamda irtibatlı olduklarını göstermekle beraber, Şüpheli Ümit SAYIN"m Türk Silahlı Kuvvetlerine hakaret ettiği ve ihanet içerisinde olduğu şeklinde ağır ithamlarda bulunduğu, Orhan TUNÇ'un büyük ağabeylerimiz var diyerek Ergenekon örgütünün üst kademe yöneticilerini işaret ettiği ve bu anlamda örgütsel beklentilerin açıkça ifade edildiği, ' -

Tape:3557, 31.12.2007 tarihinde X şahıs ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN'm "başka bir olay gerçekleşti" "Bunları telefonda konuşmayalım" "Çok başka bir olay var arkasında" "Bunları karşılıklı konuşalım" "Abi herifler her şeyi biliyorlar ve takip ediyorlar ve artık e-mailler de artık uzaklaşacağım" "Yani e-mailîerle haberleşmelerle hepsini takip ediyorlar ya bu Amerika İstihbaratı yada Türk İstihbaratı Emniyet İstihbaratı daha artık sohbet odasını da kullanmıyorum bu olaydan sonra" "Ama benim tarzımla mı yazılmış ?" "Yani benim daha önceki e-maillerimi okuyan birisi yazmış" "Yani amaç şu orada benim e-mailim listemdeki Paşalarla aramı bozmak" dediği,

Tape:3561 07.01.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN'm "Cumhuriyette bu gün Doğu SİLAHÇIOGLUN'un bir yazısı var el koymak gerekiyor" dediği, X erkek şahsm "Çünkü abi çoğunluk çok memnun bunların şeylerindin şerefsizliklerinden herkes memnun yani" "Kriz patlasın ağabeyciğim kriz patlamazsa bu Ülke bu milletin aklı başına gelmez ki" "İki kömür bir çuval kömüre Millet Ülkesine satıyor ya" "Sana bir şey söyleyim mi bak bak şuanda el koyma durumu olursa bu Ülke adamlara iyilik yapmış olur adamlarda bunu istiyor zaten anladın mı ?" dediği, Ü.SAYIN'm "Ama canım hemen el koysun demiyor el koymak zorunda diyor ondan sonra Laik ve Çağdaş kuşaklar yetiştirmek zorunda diyor başka yolu yok diyor bu Devlet Laik Cumhuriyet bitti yoksa diyor" "Doğu SİLAHÇIOGLUN'un yazısını oku bak daha öncede yazdı böyle bir şey şuanda el koymak meşrudur diyor meşrudur diyor" dediği, X erkek şahsm "Akşam Yalçın KÜÇÜK'ü izlemen lazımdı" "Şimdi dedi 12 Eylül de bir gün öncesinden dedi Askerle Generallerle Başbakan el ele kucak kucağı idi ertesi gün dedi el koydular bu dedi şeyin Tayiple şeyin BÜYÜKANIT'm bu kadar samimi olması koymayacağı anlamına gelmez falan dedi işte" "Yapabilirler diyor yapmak lazım diyor oda" "Tabi canım yani Halkın yapması daha iyidir" "Asker yardım eder diyor" "27 Mayıs gibi" dediği telefon görüşmesi ile;

Tape:3562 07.01.2008 tarihinde X Şahıs ile görüşmesinde özetle; X erkek şahsm "Yapılması gereken oda fakat hiçbir şey yapılmıyor" dediği, Ü.SAYIN'm "Hemen el konması lazım diyor" "El koymak meşru diyor olarak görülüyor yani" dediği, X erkek şahsm "yani özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konu görevi artık" dediği, Ü.SAYIN'm "Ee ama bunu yapmamak ihanet artık" "Yani çünkü gidişat çok vahim" dediği, X erkek şahsın "Yani Anayasa da verilmiş bir göreve ya bunda yapacak bir şey" "Oto kontrol kurumu var Anayasada işletilmiyor işletmiyor herifler Yargı Mercii var Yargı Merciini karartıyor baksana" ..."Yani ondan sonrada istediği gibi oluyor tabi ya şuandakinde o laf bile vs. demin konuştuk ya Derin Devlet Darbe ihtimali ya..." dediği

Tape:3564 07.01.2008 tarihinde Kemal Yalçm ALEMDAROĞLU ile görüşmesinde özetle; şüpheli Ümit SAYIN"m "Paşalara söylüyoruz eleştiriyoruz emekli Paşalara söylüyoruz onlarda bölücülük ajan provokatörlük yapıyorsun diyorlar yani yapma diyor" "Yani Paşalar yani el konulması lazım artık bunların yani ihanettir bu nokta da el konulmaması dur denilmemesi ihanettir diyoruz ajan provokatörlük yapma diyorlar" "Ha ha (gülüyor) ne yapıyım Paşam ya Hocam bende köşeme çekildim işte yani yapılabilecek çok şey var yapabileceğimiz aslında o kadar da şey değiliz ama" "Yani birikim vs. yöntem yazma çizme olarak hareket çok şey var ama yani o kadar şey ki ölü toprağa serpilmiş vaziyette ki" "yani gül gibi geçiniyorlar muhteremler üç ay önceki muhtara dört ay önceki elektronik ortamda yazılmış hala Genelkurmayın sitesinde olan yazılar ne anlam taşıyor" "Hiç yani bir kurum kendisi ile bu kadar çelişmedi" "Hiç çelişmedi bir kurum kendisi ile bu Jkadar önemli bir kurum çelişmedi yani rezilliğini çıkardılar Dolmabahçe de bitmiş * iş" "...AMA ŞEY HİÇ BELLİ OLMAZ ALTTAN BİR ŞEY GELEBİLİR" dediği,

K.ALEMDAROĞLU'nun "Evet yani büyük olasılıkla da öyle olacak bu iş" dediği, H.Ü.SAYIN'm "Aynı 60'da olduğu gibi 60'ta da çanta taşıyordu Genelkurmay Başkanları" "Bir yandan tıkırt diye indirdiler" "ŞUANDA TUĞGENERALLER TEK YILDIZLAR ALBAYLAR ÇİFT YILDIZLAR ŞEY TAMAMEN BİZİM GİBİ

DÜŞÜNÜYOR" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile,

Tape:3572 12.01.2008 tarihinde Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU ile


görüşmesinde özetle; Şüpheli Ümit SAYIN"m "Tabi. Yani ıı.. buna artık ses

çıkarılmamasını anlamak mümkün değil. "Yani m.. TSK tamamen u.. acz içinde" "Ya hiç bi hiç bi eylem yok, hiçbi şey yok" "Aslında 60'ta da böyle olmuş hocam" dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "Evet. Bu kadar sessizlik olunca da m., şey yapamıyorum yani yorum yapmakta zorluk çekiyorum. En iyi yapacağımız yorum, fırtına öncesi sakinlik, sükunet" dediği, Ü.SAYIN'ın "60'ta da böyle olmuş. "Artık bunlar yapmıycak hiçbir şey" demişler..." dediği, K.ALEMDAROĞLU'nun "Evet tabi ıı....biliyorum biz de o zaman çünkü nitekim m., üst düzey iktidar hepsi tutuklandı" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi,

Tape:3565 08.01.2008 tarihinde Arif...? ile görüşmesinde özetle;

Şüpheli Ümit SAYIN"m "Türkiyenin gidişi nolcak, onların gidişi hiç önemli değil." dediği, Arifin "Mart Mart diyolar ama, daha önce de Ocak demişti, şimdi de Mart diyo. Şeyler bitmiyo yani zamanlar. " dediği, Ü.SAYIN'ın "bu son aşamaya geldi yani son anda uyandık yani son anda uyandık. Son anda son beş yılda uyandık bişeyler yapmaya çalıştık ki her şeyi de ele geçirmiş vaziyetteler." şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile,

Tape:3567 10.01.2008 tarihinde Y. Ö. ile görüşmesinde özetle; Şüpheli Ümit SAYIN"ın "ne zaman İstanbula geliyorsunuz?" dediği, Y.Ö.'ün "İstanbula Martta." dediği, U.SAYIN'm "Martta darbe oluyo hocam gelmeyin Martta" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi,

Tape:3577 17.01.2008 tarihinde Y.Ö. ile görüşmesinde özetle; Ü.SAYIN'ın "Bu günkü Cumhuriyet'te Doğu Silahçıoğlu'nun her yazısının sonunu darbe diye bitiriyo" "Ben artık ben artık şunu şuna karar verdim yani ee eğer Türk Silahlı Kuvvetleri bişey yapmazsa ee bu geri kalan hepsi gaz alma yani artık top Türk Silahlı Kuvvetlerinde bişey yaparsa artık onlar yaparlar" "Yani şimdi yani ee ama demek ki eğer asker bişey yapmıyosa askerde onlarla ortak o da mafya oraya geliyoruz yani kendilerine hiç toz kondurmuyolar Türk Silahlı Kuvvetleri göz bebeğimizdir möz bebeğimizdir ee yıpratmamak lazımda e Dağlıca'da kiyle birlikte ortaya çıkmaya başladı gördünüz dimi" "TSK'nm içinde ajan var sanki" "Yani şu anda bu adamların indirilmesi en tabi anayasal hukuki ve demokratik haktır eğer bunu yapmıyorsa görevini yapmıyo demektir e bende silah alıp dağa çıkacak değilim ya yani siz biz artık silah alıp dağa çıkacak halimiz yok" dediği,

Y.Ö.'ün "Zaten canım silah alıp dağa çıkmakla olacak iş değil bu iş örgütlenme işi" dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde "60'da Stalincilik bittikten sonra kapitalist (anlaşılmıyor) falan şey ee Doğu Perinçek bile bunu yazıyo Atatürkle ilgili bi kitabını okudum kitabın çoğu güzel hoş Atatürk'ün başlangıçtaki bu sosyalizme işte şeye bakışı felsefeye ya bütün kaynaklarıyla falan hepsini çok güzel ortaya koymuş" dediği, Ü.SAYIN'ın "Doğu PERİNÇEK değerli bir adam çok iyi belirtiyor" "önümüzdeki elli yıllık (anlaşılmıyor) hocam yani bitmiş durumda ülke ve bu ahmaklar yani TSK'da ki ahmaklarda hiç bişey yapmıyolar" dediği, Ü.SAYIN'ın "...Yaşar BÜYÜKANIT neyi bekliyo? Niye anlaştı? Yani ben olsam onun yerinde kellemi alınm koltuğa, nolcak hayat nedirki hocam? İllizyondan ibaret her şey. Hiç bir şey yani. Yani 1 kişinin hayatı nedir, ki? Ben olsam alınm kelleyi koltuğa, "inin lan" derim ordan. Yani şimdi elektronik muhtıraları verdi. Özde sözde aynı

falan dedi. Elli tane yerde konuştu böldürmeyiz cart etmeyiz curt etmeyiz. Laikliği kaldırtmayız falan diye. Eee.. olan olayla yapılan son sözlerin hiçbir alakası yok ki olan olaylar. Türkiye hızla laik... bakm şimdi Türban gelicek şeye, hastanelerde, işyerlerinde türban ıı.. giricek. Arkasından uzun ve entarili şeyler giricek." "Ordu olmadan artık Türkiyede şeriat artık engellenebilir mi?" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile;

Tape:3579 18.01.2008 tarihinde Orhan TUNÇ ile görüşmesinde özetle; Orhan TUNÇ'un "Hocam inşallah görüşsek. Yani durumlar hakkaten çok gergin" "Yani "onlar (askerleri kastederek) ne yapıyor" falan diyorsunuz ya" "Onlar (askerleri kastederek) uyumuyorlar haberinizde olsun" "...özellikle 3 günden beri uyumuyolar." "Ya baya sapıttı bu gerizekalılar (Hükümeti kastederek). Yani dikkat ederseniz ilk defa bu kadar şey konuşuyorum, ee yazıyorum" "Geri zekalı aptal diye yazabiliyorum anladın? Artık onu hak ettiler yani. Aşağılık herifler (Hükümeti kastederek)" "Hocam daha gitmedi de, gitmeden bişey yapacaklar yani. Artık adım gibi eminim yani." Dediği, Orhan TUNÇ'un "Artık bundan sonra TSK bu denli muhtıra falan vermiycek. Çünkü muhtıra verdiği anda biliyorsunuz, ıı... Doğruyol da Anap ta, Ak Parti de, bunlar hazırlanıyor." "Artık bundan sonra, bi takım, ıı.. Danıştay olsun, Sayıştay olsun, Yargıtay olsun onlar verecekler mesajları" "Artık asker bundan sonra eğer konuşursa gereğini yapacaktır. Konuşmuyorsa yapmıyacaktır." dediği, H.Ümit SAYIN'm "... inşallah bir şeyler yaparlar da çünkü, satıcak bir şey kalmıyor 2 yıl sonraya yani." ".... Demokrasiyi yıkmak üzere demokrasinin yöntemlerini kullanan herkes yok edilir başka ülkelerde. Demokrasinin bir gereğidir bu." "Ama devlet şu an hala tasfiye ediliyor buna TSK bir şey yapmazsa, bizim yapıcağımız hiçbir şey yok." Dediği, Orhan TUNÇ'un "Türk Derin Devleti 4000 yıldan beri vardır ve hâlâ da vardır." "Bakın, Pazartesi günü sabahleyin çıkıyorum, ondan sonra inşallah geliyorum. Orda

görüşürüz, anlatı cam ben size. İnanmazsınız diye de ses (1 kelime anlaşılamadı) kayıt

ettim bazı sözleri." "Onları dinleticem ben size." "Siz şimdi diyceksiniz ki "telefon dinlenir Orhan bey" diceksiniz dimi" "O geri zekalılar da bunu öğrendi." "Özellikle o zat-ı

muhteremin konuşmasını tabi, (1 kelime anlaşılamadı) zaman kaydettim, dinleticem

size inşallah gelince." "Hocam, geri, bu geri zekalıları kafanıza takmayın. %47 olmuş %67 olmuş önemli değil." şeklinde gerçekleşen telefon görüşmesi ile;

Tape:3581 19.01.2008 tarihinde E. E. ile görüşmesinde özetle; Ümit SAYIN'm

"Türkiye Türkiye 1919'dan daha beter hocam" dediği, E.E.'in "Daha kötü onun için hani kimsenin ağzmı açacak hali yok" dediği, U.SAYIN'm "sürekli görüştüğüm birisi Mit görevlisi var bu ee bu komutanlarla ara çok iyi arası ee zaten sürekli görüşüyoruz zaten ee

şey dedi ee üç gün önce Genel Kurmay'a Y ba....nı çağrılmış Ankara'daymış o da"

"Y Ba...na söylemişler yani açık açık ifade et demişler" "Tabi bütün sivil organlar

harekete geçsin ee olmazsa biz el koycaz diyolar" "Şimdi ee kapatmak için şimdiye kadar çoktan kapatılırdı AKP'de DTP'de" "Valla Mhp'nin alçaklığı aa tarih boyu" dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde E.E.'in "Ama bu artık herhalde bişeylerin sonu diye düşünmeye başladım ben yani çünkü hem Danıştay hem bilmem kim hem savcı herkes harekete geçtiyse yani bi düğmeye basıldığı belli" dediği, U.SAYIN'm "Yok ama şey bilgisi doğru hem Danıştay başkanının hem Y.... Ba..nı Genel Kurmay'da bi toplantı yaptıkları" şeklinde gerçekleşen telefon görüşmeleri değerlendirildiğinde;

Şüpheli H.Ümit SAYIN"m çevresindeki grubun Türk Silahlı Kuvvetlerinin devletin yönetimine el koyması gerektiğini ima ederek bu görevlilerin devletin yönetimine el koyması hususundaki tahrik edici görüşlerini değişik kişilerle paylaştıkları gibi, bu yolla Türk Silahlı Kuvvetlerini acziyet içinde göstermeye çalışıp darbe yapılması için kamu oyu oluşturmaya çalıştıkları ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensuplarının alt^ kademesinden böyle bir zorlamanın olacağını sürekli ima edip bu şekilde propaganda yapmalarından da kendi örgütsel

faaliyetlerinin boyutlarını ve ordu içerisinde istihbari faaliyetler yürütüldüğünü ima ederek heryerde güçlü oldukları imajını vermeye çalıştıkları değerlendirilmiştir.

Şüpheliler H. Ümit SAYIN ve Doğu PERİNÇEK"in irtibatlı oldukları kendi aralarındaki görüşmelerde Doğu PERİNÇEK'in fikirlerini benimseyip, uygulamaya konulabileceğini ve darbe yaptırmayla alakalı olarak da askeri makamların bu işe yanaşmaması halinde yüksek yargı organlannm zorunlu olarak devreye gireceğini örgütün kendilerine verdiği bu konudaki bilgileri gizlilik içerisinde kendi görüşlerine yakın kişileri ve örgüt üyelerine söylemek suretiylede kamu oyu oluşturmaya çalıştıkları ve örgütün amacının propagandasını yapmak suretiyle de ülkede kaos ortamı oluşturup mevcut yönetimi devirmeyi amaçladıkları anlaşılmaktadır.

Tape:3602 16.02.2008 tarihinde Zeliha ile görüşmesinde özetle; Ü. SAYIN'in "3'üncü dalganın geleceğinden bahsediyorlar" "3'üncü bir dalganın geleceğinden daha bahsediyorlar 1 numaraya yapılacakmış bu operasyon" "Yani işte gazeteciler söylüyor" "Bir operasyon daha varmış yani onunda inşallah bizi toparlamazlar" "Ergenekon'u bilmem etmem" "Ya deli saçması olmuş artık len niye bu dedim yukarıdan geliyor emir dedi" dediği, X erkek şahsın "Ee işte oğlum bunlar şey Ulusalcıları toplamaya çalışıyorlar" şeklinde konuşmalarından da kendisinin üyesi olduğu ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNe karşı yapılacak 3.operasyondan endişe etmesinden de ögütsel irtibatlarını ortaya koyduğu gibi, yapılacak operasyonun 1 numaraya yapılacağını ima ederek te örgütün üst düzey kişilerinin halen dışarıda olduğunu bildiği anlaşılmaktadır.

11- Şüpheli Habip Ümit SAYIN'da birçok üniversite öğretim üyesiyle alakalı olarak; "Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydettiği" ve bunları irtibatlı olduğu askeri şahıslara gizil çok gizli kopyalanamaz şeklindeki ibarelerle gönderdiği, bazı e-mail görüşmelerinde dinleme yetkisi dahi isteyerek üniversite hocalannm gizli durumlannı dinleyip haklannda yetkili olmayan askeri şahıslara raporlar yazmak için girişimlerde bulunduğu anlaşılmıştır. Şüpheli Habip Ümit SAYIN'ın ERGENEKON terör örgütü içinde üniversite yapılanması sorumlusu olan Kemal Yalçın ALEMDAROGLU na bağlı olarak faaliyette bulunduğu, her türlü konudaki telimatlan bizzat Kemal Yalçın ALEMDAROGLU'ndan aldığı, yaptıklan e-mail görüşmeleri ve telefon görüşmelerinden de açıkça anlaşıldığı,

Sonuç olarak: şüpheli Habip Ümit SAYIN'ın, şüpheliler İlhan SELÇUK, Sevgi ERENEROL, Doğu PERİNÇEK, Oktay YILDIRIM, Ergün POYRAZ, Halil Behiç GÜRCİHAN Zafer (Kod) Muzaffer TEKİN, Emin GÜRSES, Kemal Yalçın ALEMDAROGLU, Güler KÖMÜRCÜ, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Kuddusi OKKIR, Erkut ERSOY, Bekir ÖZTÜRK ve Orhan TUNÇ'la örgütsel anlamda sıkı irtibatlarının bulunduğu, ERGENEKON terör örgütünün yöneticileri ve dernek başkanlan ile medya ve paropaganda temsilcileriyle sıkı irtibatlannın bulunduğu,

Şüpheli Habip Ümit SAYIN'ın üniversitede doçent olarak görev yaptığı, Adli Tıp Enstitüsünde Farmakoloji Uzmanı olarak görevli olduğu, ancak üniversitedeki görevlerinin dışında ulusalcılık adı altında, birçok askeri ve sivil şahıslar ile akademik kariyeri olan insanlardan emekli üst düzey askeri şahıslara kadar memleketin elden gittiğini devletin yıkıldığını artık darbe yapılmasının zorunlu olduğu darbe yapmayan askeri görevlilerin memleketi sattıklarını, e muhtırayla bir şeylerin olmayacağını, üst düzeyden bir hareketin gelmemesi halinde 60 darbesi gibi alt kademelerden bu darbenin geleceğini söylemesi, bu konularda çeşitli mesajlar çekip, bazı şahıslarla yüzyüze görüştüğünü beyan etmesi, kendi beyanlan ve yaptığı görüşmelerde, çeşitli eğitim seminerleri sebebiyle üst düzey askeri şahıslarla irtibatlannın bulundu, bu şahıslarla çok rahat görüşmesi, konumu itibanyla birçok

akademik kariyeri olan üniverstelerin üst düzey yöneticileriyle olan irtibattan ve telefon görüşmeleri, göz önüne alındığında, yaptığı görüşmelerin bir beklenti olarak değil, kendi bulunduğu konumu ERGENEKON terör örgütünün amaçlan doğrultusunda sonuna kadar kullanıp, örgütün amaçlan doğrultusunda Darbe yaptırmak için çalışmalar yaptığı,

Yaptığı çalışmalann düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilmesinin etki ettiği kesim itibanyla mümkün bulunmadığı, yazdığı kitaplar ve kitaplann okuyucu kitlesinden de şüphelinin etkili konumda akademik bir kişiliğe sahip bulunması hususlan ile üniversite camiasında örgütlenmeye ilişkin çalışmaları bu konuda bazı öğretim görevlilerini fikri ve dini inanışlanna göre fişlemesi, bazı öğretim görevlilerinin illegal olarak dinlenmesi için askeri istihbarat kurumlanna yazdığı yazılar ve üniversitelerde ayn bir örgütlenmeye gitmek için yaptıklan faaliyetler, Zihin kontrolü konusundaki çalışmalan ile bu konudaki görüşmeleri ve farmakoloji uzmanı olması sebebiyle bazı ilaçlarla insanlan önceden şartlandınlmak suretiyle cesaretlendirip suç işletilebileceği hususundaki görüşleri,

Ajandasının 8 Haziran tarihli sayfasında; 1) Sivil Örgütlenme, 2) Çalışma Grupları 3) Dernek/Vakıflarla iletişim ve bütünleşme, 4) Adli Tıp Kurumu Kanunu, 5) Kontr espiyonaj / Bilgi üretimi, 6) Halkı bilinçlendirme ve halkla bütünleşme,7) Askerle Ortak iletişim ve Kuvai Milliye Hareketi ile,

Yine ajandasının 9 Temmuz tarihli sayfasında; özgeçmiş Kuvayenin İçindekiler, Kuvayi milliye amaçlan şeklindeki yazılardan şüphelinin ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli toplantılarına katıldığı, ERGENEKON YENİDEN YAPILANMASI dokümanında ve LOBİ dokümanında belirtilen örgütün tüm eylem ve faaliyetlerini kapsayacak şekilde ve örgütçe yapıldığı anlaşılan gizli bir toplantıdan alınmış notlar olduğu, kendi yazdığı yazılarda örgütün neden var olması gerektiğini belirtmesi, buradan da şüphelinin örgütün gizli ve açık tüm amaçlannı bildiği, demokratik olmayan yöntemlerle halkı ve askeri kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik edip bu konuda örgütün siyasal amaçlanna ulaşabilmek için propaganda ve iletişim faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli Habip Ümit SAYIN'm üzerine atılı ERGENEKON terör örgütünün üyesi olmak, halkı ve askeri şahısları hükümete karşı silahlı isyana tahrik etmek ve bir suç işleme kararı cümlesinden olarak birçok kişinin kişisel verilerin, kaydetme suçlarını işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, eylemlerine uyan, TCK'nun 314/2, 313/1, ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5, TCK'nun 313/4, 314/3 ve 220/4. maddeleri yollaması ile TCK'nun 135/2-1, 43/2. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

42-ŞÜPHELİ EMİN GÜRSES a)-Şüpheli Emniyet ifadesinde;

1957 yılında Rize ilinde doğduğunu, İlk, orta ve lise öğrenimimi Rize'de tamamladığım, 1975 yılında Rize Eğitim Enstitüsünü kazandığını, 1977'de mezun olduğunu, Ankara Üniversitesi eğitim fakültesine dikey geçiş yaptım. Terör olaylan nedeniyle okulu bırakıp 1978 Aralık ayında askere gittiğini, Şişli Siyasal Bilimler Fakültesine (Marmara Üniversitesi) 1984 yılında mezun olduğunu, 1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi ve Londra Ekonomi okulunda Doktora programına başladığını, 1995 - 1996 yılında Doktora unvanını aldığını, 1998 yılından bu yana Sakarya Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaya devam ettiğini Yeşil Pasaportu olduğunu çok defa yurtdışına gidip geldiğini, herhangibir sabıkasının olmadığını, 532 206 67 68 numaralı telefon hattını kendi adına kayıtlı olduğunu,

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alman şahıslar ile ilgili irtibatları sorulduğunda; Oktay YILDIRIM'ı medyadan tanıdığını

Ergün POYRAZ isimli şahsı bir defa Sevgi ERENEROL'un Patrikhanesinde gördüğününü

Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK yakalanan bombalardan sonraki bir beyanatı ile ilgili kendisini aradığını telefonda kendisine demeci hakkında teksip göndermesini tehditvari bir şekilde istediğini, Bir açılışta Orgenaral Necati ÖZGEN ile görüşürken yanlarına geldiğini, kaba saba konuştuğu için Necati ÖZGEN paşanın bu şahsı yanından kovduğunu. Daha sonradanda bu şahıs hakkında medyadan bazı bilgiler edindiğini,

Sevgi ERENEROL'u vatansever bir milliyetçi olarak tanıdığını Zaman zaman telefon görüşmüşlüğünün olduğunu, Patrikhanede düzenlenen kutlama tarzı programlara katıldığını, İstanbul Üniversitesi önündeki Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey'in idam edildiği yerdeki düzenlenen anma toplantılarında bir defa gördüğünü,

Güler KÖMÜRCÜ, Fuat TURGUT, Sami HOŞTAN AH YASAK'ı medyadan tanıdığını,

Kemal KERİNÇSİZ'i ilk olarak 3-4 sene önce Beyazıt'taki anma töreninde görüp tanıdığını, şahsın TV programına katıldığını, başka bir ilişkisinin olmadığını,

Habip Ümit SAYIN'ı tarihten yaklaşık on yıl kadar önce Ulusal kanalda tanıdığını, telefonla ve karşılaştığında da yüz yüze görüştüğünü

Vedat YENERER'i medyadan tanıdığını. Bir defa da TV programına katıldığını telefonla görüştüğünü,

Veli KÜÇÜK'ü Tarihten yaklaşık 6 yıl kadar önce Kaymakam Kemal Bey'i anma törenlerinden tanıdığım,son olarak ne zaman görüştüğünü tam olarak hatırlamadığını, Ancak ara sıra görüştüğünü,

Muzaffer TEKİN'i Kıbrıs'taki kahramanlığından dolayı vatansever bir asker olarak bildiğini Bıçaklanması olayından sonra Kadıköy'de bir yerde görüştüklerini kendisinde iyi bir izlenim bıraktığını, kendisini Sevgi'nin görevli olduğu Patrikhane'de bir kokteylde Ergün POYRAZ'ı gördüğü gün gördüğünü,

Mehmet Fikri KARADAĞ'ı medyadan tanıdığını Bir defada Aydınlar Ocağındaki konferansında tanıdığını samimiyetinin olmadığını,

Tespit edilen birçok telefon görüşmesinde kendisinin Türk Ortodoks Patrikhanesinde birçok toplantıya katıldığını beyan ettiği, hatta gizli yapılan toplantılara bile katıldığından bahsettiğinin tespit edildiği hatırlatıldığında

Sevgi Hamınım orda yapılan ve memleket meselelerinin konuşulduğu, kapalı olarak yapılan, herkesin katılmadığı bir sohbete katıldığını, O toplantıya Kırım Meclis Başkanı Mustafa CEMİLOĞLU'nun da katıldığını, Ancak herkese açık olan programlara da katıldğım,



22.01.2008 günü saat 11.55'te XŞahıs (Sebahattin İSLAMOGLU adına kayıtlı) ile yapmış olduğu telefon görüşmesi yüzüne karşı okunduktan sonra;

* Görüşmede Veli KÜÇÜK ve diğer şahısların yakalanmasında bahsettikten sonra "Biçok toplantıya ben gittim. Hiçbir zaman Güler KÖMÜRCÜ'yü orda görmedim. Bunlar gizli toplanıyorlar diyor. GİZLİ TOPLANTILARDA BİLE GÖRMEDİM GÜLER KÖMÜRCÜ'YÜ" dediği hatırlatılarak, "GİZLİ TOPLANTI" olarak bahsettiği konunun ne olduğu, kimlerin katıldığı ve nelerin konuşulduğu sorulduğunda; Gizli olarak bahsettiğim toplantının Mustafa CEMİLOĞLU'nun da katıldığı toplantı oldğunu ,



Görüşmede bahsi geçen armatörlerden rüşvet alınması konusunun ne olduğu sorulduğunda; İsminin burada geçmesini istemediğim ve armatör olan bir yakımın bana kendilerinden para (haraç) istenildiğinden ve bu olayda Veli .KÜÇÜK isminin de geçtiğinden bahsettiğini kendisinin de bu olayı başka biri aracılığı ile Veli .KÜÇÜK'e ilettiğini, iletim

sonrasında bu olayın çözüldüğünü, Olayın çözülmesi sonrasında teşekkür amaçlı Veli KÜÇÜK'ün yanma gittiğini, Görüşmelerinde Veli KÜÇÜK'ün adının kullanıldığını söylediğini, olayın bu şekilde sonuçlandığını,



22.01.2007 günü saat 17.25'te Erol... ? (MÜTERCİMLER) isimli şahısla yapmış
olduğu telefon görüşmesi yüzüne karşı okunduktan sonara görüşmede "Şimdi Muzaffer
yüzbaşının o astsubayla bombacı astsubayla hiçbir ilişkisi yok. Muzaffer yüzbaşıyı ben çok
iyi tanırım. Muzaffer yüzbaşıya herkes gider gelir. Muzaffer yüzbaşının Veli paşayla da
arası açıktı. Hep gazetede resimleri gösteriyorlar elini öperken." "Ama araları açıktı.
ÇÜNKÜ VELİ PAŞA MUZAFFER YÜZBAŞI İÇİN DEDİ Kİ; ADAM OLSAYDI
KAFASINA SIKARDI." "Bunun üzerine Muzaffer yüzbaşı bize dedi ki; benim için nasıl
böyle bir şey söyler. Yani araları iyi değildi..." dediği hatırlatılarak Veli KÜÇÜK'ün neden
bu şekilde beyanlarda bulunduğu, bu beyanı kendisinin nerede ve ne zaman duyduğu
sorulduğunda;

Beyanları bizzat Veli KÜÇÜK'ten duymadığını, Ancak bir ortamda ya da bir basından duymuş olabileceğini,



Görüşmede de bahsettiği şekilde Veli KÜÇÜK - Sedat PEKER - Güler KÖMÜRCÜ arasındaki ilişkinin ne olduğu, şahısların aralarındaki irtibatları hakkında bilgisi sorulduğunda; Güler KÖMÜRCÜ'nün gizli örgütlenmeler ve mafya gibi konularda gazetelerde yazılan çıktığını, kendisinin bu amaçla görüştüğünü, Güler KÖMÜRCÜ'nün Sedat PEKER'le görüştüğü gazetelerde haber olarak çıktığını,

Harp Akademilerinde ders verip vermediği, verdi ise hangi dersleri verdiği, ders vermesi konusunu kimin talep ettiği ve herhangi bir ücret alıp almadığı sorulduğunda; Harp Akademilerinde ve Birçok Emniyet biriminde de konferanslar verdiğini, Harp Akademilerinde Globalleşme ve Güvenlik Dersi vermekti olduğunu,

23.01.2008 günü saat 17.49 sıralarında Erman DUR adına kayıtlı telefondan X
Şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinde; bir süre konuştuktan sonar ...Şimdi ben
komutanlara Harp akademisinde söyledim. Ben olsam başörtüsü maşörtüsü serbest, ister
gö.Mnüzü açın ister a..ınızı açın başınızı ne ederseniz edin serbest. ONDAN SONRA
DERİM Kİ EKİPLERE, KARDEŞİM KAVGAYI BAŞLATIN. MİLLET BİRBİRLERİNİ
YESİNLER BİR BUNU YAPARIM. Bak tam zamanıdır. Bırakacaksın birbirini yesin
millet" Şekilde beyanlarda bulunduğu hatırlatılarak Bu konuşmayı Harp Akademilerinde
ne zaman ve neden yaptığı sorulduğunda;
Yaşanan olaylarla ilgili Harp Akademilerinde bazı
şahıslar bana bu tür sorular sormuş olabilir. Bende bununla ilgili bu şekilde bir cevap verdim.
Burada komutan diye bahsettiğim kişiler ders verdiğimiz resmi veya sivil kişiler dediği,

23.01.2008 günü saat 18.27'de Yalçın BAYER ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde Bir süre Sevgi ERENEROL 'la Sami HOŞTAN'in medyada fotoğraflarının yan yana konulması olayından bahsettikten sonra, yaşanan bu olayın sorumlusu olarak gösterilen Emniyet Teşkilatı Mensupları için Yalçın BAYER'in "Artık bu ibne Polis her numarayı yapabilir. " dediği hatırlatılarak konu hakkında ifadesi sorulduğunda;

Yalçın BAYER Hürriyet gazetesinde köşe yazandır. Yapılan operasyonla ilgili, Sami HOŞTAN mafya elemanı olduğu herkezce bilinir. Sevgi ERENEROL ile bu mafya liderinin basmda yan yana konulmasına ben sinirlenmiştim. Bu konuyu söyledim. Oda yanlış anlamış olabilir ve konuyu tam anlayamadığı için, basma değilde polise böyle bir küfür de bulunmuştur. Şeklinde cevap verdiği.



Burada kavgayı başlatmasını söylediği ekiplerin kimler olduğu ve bu ekiplerin
nerde olduğu sorulduğunda;
Harp Akademilerinde ders verdiğim zamanlarda derslerine
katıldığı bazı öğrencilerinin gündemle ilgili sorular sorduklannı Öğrencilerin kendisine PKK
sorunun nasıl düzeltileceğini sorduklannı kendisinin de Abdullah ÖCALAN'm ifadesinde
vermiş olduğu yöntemi örnek göstererek çözüm yoluıpîgöfsteE^ğini, burada bahsi geçen ekip
konusu da budur dediği, ,f'' 5 t- 'K\

Şüpheli erol isimli kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde "...Muzaffer yüzbaşıyı içerden çıkarmak için biz bir girişimde bulunduk. Çıkaracaktık. Muzaffer yüzbaşıyı içerden tam çıkarma girişiminin içine girdik bu operasyon patladı." dediği hatırlatılarak, Muzaffer TEKİN'i çıkarmak için kimlerle nasıl bir girişimde bulunacakları sorulduğunda;

Muzaffer TEKİN'in avukatları Muzaffer'in suçunun olmadığını ve Muzaffer'i çıkaracaklarını söyleylediğini, Kendiside bu beyanları görüşme yaptığı şahsa aktardığını, Yoksa herhangi bir girişimde bulunmasının söz konusu değildir dediği, - Muzaffer TEKİN'i çıkartmak için girişimde bulunmaktaki amaçlarının ne olduğu sorulduğunda; Muzaffer TEKİN'in dosyasında herhangi bir şey olmadığı için avukatlarının çıkacağını söylemiş olduğunu, Kendiside bu şekilde beyanlarda bulunduğunu, Ancak herhangi bir girişimde bulunmasının söz konusu olmadığını,

Aynı görüşmede bir süre yakalanan el bombalarıyla ilgili tutuklu bulunan astsubayla ilgili görüştükten sonra "Bunun arkasındaki güç başka biri. O EKİBE HİÇ DOKUNMUYORLAR. Geliyorlar bu Astsubayı Sevgilerle bağlantılı kılıyorlar. YA BU ASTSUBAYIN SEVGILER'LE NE İŞİ VAR BU ASTSUBAYIN BAĞLI OLDUĞU EKİP SEVGİLERİN ESKİ ARKADAŞI İDİ SEVGİ BUNLARI KOVDU ŞEYDEN KİLİSEDEN." dediği hatırlatılarak;

Söz konusu astsubayın Oktay YILDIRIM olup olmadığı, Oktay YILDIRIM ise şahsın arkasında olduğunu beyan ettiği ekibin kimler olduğu sorulduğunda; Kendisi Hanifı ALT AŞ'm Oktay YILDIRIM'm samimi arkadaşı olduğunu duyduğunu, Kendisinin ekip olarak bahsettiği kişinin Hanifi ALTAŞ ve diğer şahıslar olduğunu, Kendisinin sadece Hanifı ALTAŞ'ı tanıdığını,

Yine görüşmede astsubayın Sevgi ERENEROL'la bir irtibatının olmadığından, arkasındaki ekipte bulunan şahısların Sevgi ERENEROL'la irtibatlı olduğunu ancak daha sonra Sevgi'nin bu şahısları kiliseden kovduğundan bahsettiği hatırlatılarak, konuyla ilgili ifadesi sorulduğurda;

Burada bahsettiği kişilerinde yine Hanifi ALTAŞ olduğu, bildiği kadarıyla Hanifi ile Sevgi'nin bir ara aralarının bozulduğunu, Bu nedenle Sevgi'nin Hanifi'yi patrikhaneden uzaklaştırdığını ortamdaki konuşmalardan algıladığını,

Görüşmede "Cumhuriyet gazetesine bomba atan Danıştay'a gidip bomba atanların ekiplerin bir ucu burada Üsküdar'da bulundu. ÇOCUKLAR DEDİLER Kİ BİZ GELİP İFADE VERELİM. BİZE 20 ŞER BİN DOLAR PARA TEKLİF ETTİLER DİYE SAVCI İFADELERİNİ ALMADI YA." diyerek bahsettiği konunun ne olduğu sorulduğunda; Avukatı Mehmet TAŞDELEN'in kendisine bu konuyu anlattığını, Avukatının Danıştay konusuna da baktığı için, o dosyada Üsküdar'da bulunan bir çocuğu şahit olarak dinlettirmek istediğini, Ancak mahkemenin bunu kabul etmediğini, Avukatının beyanlarını görüşme yaptığı şahsa aktardığını. Olayın bundan ibaret olduğunu,

28.01.2008 günü saat 20.59 sıralarında Mustafa...? isimli şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesi yüzüne karşı okunduktan sonar Görüşme yaptığı Mustafa...? isimli şahsın kim olduğu sorulduğunda; Görüşme yaptığı kişinin Genel Kurmay'da görevli Mustafa Yarbay olduğunu, Mustafa Yarbay'm soy ismini şuan tam olarak hatırlayammadığım, Kedisinin vatansever bir arkadaş olduğunu, Sakarya'da Tugayda vermiş olduğu konferanslardan tanıdığını, Halen dostluklarının devam ettiğini,


Yüklə 3,29 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   41




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin