Hasan celal güzel mesleki ve teknik anadolu lisesi veriMLİ ders iŞleme plani

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 61.52 Kb.
tarix25.01.2019
ölçüsü61.52 Kb.



HASAN CELAL GÜZEL MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ VERİMLİ DERS İŞLEME PLANI ( GÜNLÜK PLAN)


DERS:

Türk Dili ve Edebiyatı-9

SINIF: 9/A

TARİH:

17-30 Eylül 2018

KONULAR:

OKUMA ( 1. EDEBİYAT NEDİR? 2. EDEBİYATIN BİLİMLE VE GÜZEL SANATLARLA İLİŞKİSİ 3. METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI ) YAZMA ( YAZMA SÜRECİ ) SÖZLÜ İLETİŞİM ( İLETİŞİM VE ÖGELERİ )

ÜNİTENİN ADI/NO:

ÜNİTE – I / GİRİŞ

KAZANIMLAR

Giriş “ üniteleri, ünite tablosunda belirtilen kendi konuları/ kazanımları çerçevesinde ele alınacaktır.

( Ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı 2018 müfredatı bkz. sayfa 13,2.madde)

Metinden hareketle dil bilgisi çalışmaları yapılır.

ARAÇ-GEREÇ:

Ders Kitabı ( Meb. Yayınları ) , Örnek Metinler, Yazım Kılavuzu, Türkçe Sözlük, Slâytlar, Kompozisyon Bilgileri, Öğrt. Ders Notları, …

SÜRE:

10 Ders Saati ( 5 OKUMA + 2 YAZMA + 3 SÖZLÜ İLETİŞİM )

İŞLENİŞ : (5E Modeli)

  1. Giriş (Engage) (Motivasyon – Dikkat Çekme – Ön bilgileri harekete geçirme)

Mevcut İşleniş: Öğretmen, öğrencilere dersin genel hatları hakkında bilgi verir. “ Edebiyat” kelimesinden ne anlıyorsunuz? , “ Edebiyat yapmak” deyimiyle anlatılmak istenen nedir? Sorularıyla derse geçilir. Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında hangi ölçütler kullanılmıştır? Edebiyat ile bilim arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? İnsanların dil dışında başka hangi yollarla iletişim kurdukları konusu tartışılır. “İletişim nedir?”, “Dille gerçekleşen iletişimin, diğer iletişimlerden farkı nedir?” sorularıyla giriş yapılır.

( Dikkati Çekme)

Öğrencilere güzel sanatlar deyince akıllarına ne geldiği sorulur. Sonra edebiyat dendiğinde zihinlerinde oluşanları açıklamaları istenir. Bu iki kavram arasında ilişki kurdurulur. Bir resmin, bir türkünün, bir heykelin öğrenciye düşündürdükleri sorulur. İletişim niçin gereklidir? Sorusu yöneltilir.

( Güdüleme)

Sevgili öğrenciler bu haftaki derslerimizde edebiyat, güzel sanatlar içerisinde edebiyatın yeri, metinlerin sınıflandırılması ve iletişim konularını çeşitli yönleriyle gerçek hayattan örneklerden yararlanarak inceleyeceğiz. “ Nasıl yazarız? ” konusu etkinliklerden yararlanılarak işlenecektir. İletişim olmazsa insanların kendilerini ve yaşadıkları dünyayı daha yaşanabilir bir seviyeye ulaştıramayacakları vurgulanacaktır.

( Gözden Geçirme )

Sevgili öğrenciler bu haftaki derslerimizde yazma tür ve tekniklerini tanıyacağız. İçinizde sürekli bir şeyler yazan var mı? Yazma eylemi İslamiyetin ikinci emri olduğunu biliyor muydunuz?



  1. Keşfetme (Explore)

Mevcut İşleniş: Öğrencilerden insan olan her yerde ve her zamanda sanat etkinliği olup olmadığını düşünmeleri istenir. Fikirler beyan edilir ve sonuçları tartışılır. Ortak maddeler tahtaya yazılır.

Öğrencilerden hiçbir şey yapmadan, yazmadan, konuşmadan, işaretleşmeden, birbirine bakmadan iki-üç dakika oldukları yerde durmaları istenir. Öğrencilere, bu hâlin sürdürülmesinin mümkün olup olamayacağı konusunda ne düşündükleri sorulur. Dilin oluşumu ile ilgili teoriler hikâyeleştirilerek sunulur ve öğrencilerin dilin oluşumunu keşfetmeleri sağlanacaktır.

Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı olup olmadığı sorulur.


  1. Açıklama (Explain)

Mevcut İşleniş:

SUNUŞ: Hafta içinde işlenecek konu/konuların ve kazanımların tanıtılması, işleniş stratejileri ve yararlanılacak materyaller hakkında sunuş yapılacaktır.

ANLATIM:

Edebiyatın tanımı, güzel sanatlar içerisindeki yeri, diğer bilimlerle ilişkileri, metinlerin sınıflandırılması, iletişim konularıyla ilgili bilgi verilmesi. İletişimin özellikleri ve çeşitleri, dilin işlevleri, dilin kullanımdan doğan türleri üzerinde durulacaktır.



HAZIRLIK:

Ders kitabında konuya giriş olarak verilen sorular ( hazırlık ) yanıtlanarak işlenecek konu üzerine öğrencilerin dikkati çekilecektir.



İNCELEME: Türk Dili ve Edebiyatı kitabının genel bir incelemesi yapılarak kitap öğrencilere tanıtılacak.( Meb yayınları )

ETKİNLİK: Edebiyat, edebiyatın bilimle ilişkisi, edebiyat, metin, adlı metinler okunarak metinlerle ilgili sorular sorulacak. Metin anlama ve çözümleme çalışması yapılacak. Burada sözlük kullanma çalışması yapılacak. Yazarın Biyografisi etkinlikleri yapılacak.

Öğrencilerden hiçbir şey yapmadan, yazmadan, konuşmadan, işaretleşmeden, birbirine bakmadan iki-üç dakika oldukları yerde durmalarını istenecek. Öğrencilere, bu hâlin sürdürülmesinin mümkün olup olamayacağı konusunda ne düşündüklerini sorulacak.



  1. Derinleştirme (Ayrıntıya Girme)(Elaborate)

Mevcut İşleniş:

Edebiyat Nedir? Edebiyat: Arapça "edep" sözcüğünden türetilen bu kavram, ilk kez Şinasi tarafından günümüzdeki anlamıyla bir sanat türünün adı olarak kullanılmıştır. Şinasi'den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere 'şiir' ve 'inşa' denilmekteydi.

GÜZEL SANATLAR İÇİNDE EDEBİYATIN YERİ

Edebiyat, güzel sanatlar içinde en soyut olan güzel sanat dalıdır. Çünkü malzemesi dildir. Malzemesinin “dil” olması onu herkes için olmanın yanı sıra hudutları en dar ve milli olan tek sanat dalı haline de getirir. Taşınması, eserini seyirci ile doğrudan karşı karşıya getirmesi, nesilden nesile aktarılması, orijinalinin korunması bakımlarından da en avantajlı sanat dalıdır. Edebiyat kişinin ruhundaki iyi ve güzeli uyandırarak kişiyi iyi ve güzele teşvik eder. Sanat eseri öncelikle “güzellik” amacı güder. Edebiyat güzel sanatlar içerisinde fonetik ( işitsel ) sanatlar içerisinde yer alır.



EDEBİYATIN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ

Edebiyatın temel öğesi olan dil diğer bilim dallarının da anlatım aracıdır. Bundan dolayı felsefe, psikoloji, sosyoloji, hatta tarih, coğrafya, ekonomi vb. diğer bilim dallarıyla yakından ilişkisi vardır. Araştırmacılar da edebiyat araştırmalarında yazarın biyografisini yazarken tarih biliminden, yaşadığı ortamı yazarken sosyoloji biliminden, yazarın içinde bulunduğu ruhsal durumu anlatırken ise psikolojiden faydalanırlar. Yazarı etkileyen toplumsal, siyasal ve felsefî görüşleri de diğer sosyal bilimlerin yardımıyla ortaya koyarlar.



METİN – EDEBÎ METİN

Metin: Bir yazıyı şekil, anlatım ve yazım özellikleriyle oluşturan kelimelerin tamamına metin denir.

EDEBÎ ESER (EDEBİ METİN); TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

İnsanın duygu ve düşüncelerini; özlem ve dileklerini estetik ölçüler içinde anlatan ve okuyucuda güzellik duygusu yaratan dil ürünlerine edebî eser(metin) denir.



ÖZELLİKLERİ

  • Edebî eser okuyanı etkilemelidir.

  • Anlatımı güzel düşüncesi sağlam ve özlü olmalıdır.

  • Konusu; ait olduğu toplumun ve yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmalıdır.

  • Eser zamanın süzgecinden geçtikten sonra toplumca anlaşılıp beğenilmelidir.

  • Duygu ve düşünceler belli bir edebî türe uygun olarak anlatılmalıdır.

  • Eser estetik ölçüler içinde, belli bir sanat anlayışıyla yazılmalıdır

İLETİŞİM

Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir.



İLETİŞİM NİÇİN GEREKLİDİR?

  • Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.

  • İletişim hayatın vazgeçilmez bir gereğidir.

  • Ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarımızı gidermek için iletişim gereklidir.

  • Toplumsal yasa ve kuralları sağlıklı bir şekilde işletebilmek için gereklidir.


İletişim Ögeleri: İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:

* Kaynak(Gönderici) * Alıcı

* İleti (Mesaj) * Kanal (İletim yolu)

* Bağlam(Ortam) * Dönüt(Geri bildirim)

* Kaynak(Gönderici) : Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişiye denir.

* Alıcı : İletilen sözü alan kişiye denir.

* İleti (Mesaj) : Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu,düşünce ya da isteğe denir.

* Kanal(Araç) : Gönderici ile alıcı arasındaki iletinin gönderilme şekline denir.

* Bağlam(Ortam): İletişimin gerçekleştiği yere denir.

* Dönüt(Geri bildirim) :Alıcının göndericiye verdiği tepkiye (cevaba) denir.



DİLİN İŞLEVLERİ

1-) Göndergesel İşlev

  • Dilin bilgi verme, öğretme işlevidir.

  • Göndericinin bir iletiyi daha çok bilgi vermek amacıyla oluşturduğu metinlerde kullanılır.

  • Bilimsel veriler, nesnel anlatımlar; dilin göndergesel işleviyle anlatılır.

  • Öğretici metinlerde sıkça kullanılır.

2-) Heyecana Bağlı İşlev

  • Göndericinin duygu ve heyecanını dile getiren işlevdir.

  • Dilin heyecana bağlı işlevinde, göndergesel işlevinde olduğu gibi nesnellik yoktur; aksine öznellik vardır, duygu vardır, yorum ön plandadır.

  • Edebi metinlerde sıklıkla kullanılır.

3-) Alıcıyı Harekete Geçirme İşlevi

  • Gönderici iletiyi, alıcıyı harekete geçirmek, bir eylemi yapmaya yöneltmek amacıyla oluşturur.

  • Göndericinin amacı, alıcının davranışlarında bir değişiklik meydana getirmek, alıcıda bir teki oluşturmaktır.

  • Edebi metinlerde ve öğretici metinlerde kullanılır.


4-) Kanalı Kontrol İşlevi

  • Mesajın iletilip iletilmediğini, iletişimin devam edip etmediğini öğrenmek amacıyla kullanılan işlevdir.

  • Daha çok sözlü iletişimde kullanılır.


5-) Şiirsel (Sanatsal) İşlev

  • Dil, sanatsal metinlerde bu işleviyle kullanılmakta hatta edebi dil veya sanat sil olarak adlandırılmaktadır.

  • Daha çok edebi metinler kullanılır.

6-) Dil Ötesi İşlev

  • İleti, dille ilgili bilgiler vermek amacıyla düzenlenmişse dil ötesi işlevde kullanılır.

  • Daha çok öğretici metinlerde, özellikle dil bilgisi konularının anlatıldığı metinlerde kullanılır.


DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLER

Konuşma Dili Ve Yazı Dili:

Kelime dağarcığı yazı diline göre sınırlı olan ve günlük hayatta kullanılan doğal dile konuşma dili denir.

Bir ülkede resmi dil olarak kabul edilen ve her alanda aynı kurallarla kullanılan dile yazı dili denir.
Konuşma Dili ve Yazı Dili Arasındaki Farklar:
a) Bir ülkede bir yazı dili varken birden fazla konuşma dili vardır.

b) Konuşma dili doğaldır yazı dili yapma bir dildir.

c) Yazı dilinde kurallar varken konuşma dilinde yoktur.

d) Yazı dilinin kullanım sahası konuşma diline göre daha geniştir.

e) Konuşma dili günlük hayatta farklılık gösterirken yazı dili göstermez.
Lehçe

Bir dilin, tarihî gelişim sürecinde, bilinen dönemlerden önce o dilden ayrılmış ve farklı biçimde gelişmiş kollarına lehçe denir. Başka deyişle lehçe, bir dilin çok uzun zaman önce, yazılı metinlerle izlenemeyen karanlık dönemlerinde kendisinden ayrılan ve ayrıldığı dilden hem ses hem biçim olarak ayrılıklar içeren koludur.

Lehçeler ana dilden ses, şekil ve kelime bakımından büyük ayrılıklar gösterir. Coğrafi değişmeler ve kültürel farklılaşmalar bu ayrılmada önemli rol oynamıştır. Örneğin, Türk dilinden bilinmeyen bir dönemde ayrılan Yakutça ve Çuvaşça, Türkçenin iki ayrı lehçesidir.

Şive

Bir dilden ayrılmış ve zaman içinde ayrı dil olarak kullanılmaya başlanmış ama birbirinden çok uzaklaşmamış kollarına şive denir. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar keskin değildir. Değişiklik yapıda değil, daha çok, sesletim sistemindedir. Türkiye Türkçesinde “Yeni yılınız kutlu olsun.” denirken, Özbekçe şivesinde “Yangi yilingiz kutli bolsin.” denir. Türkmence, Kırgızca, Azerice vb. Türkçenin şiveleridir.



Ağız

Bir ülke içinde aynı dilin farklı konuşma şekillerine ağız denir. Ağız, yörelere göre söyleyiş farklılıklarıdır. Bu farklılıklar yalnızca söyleyişte görülür, yazılış aynıdır. Zaten söz konusu olan, biçimsel bir başkalık değil, bir ses değişimidir. Söz gelimi, tokat ağzında “kadar” için “gadder”, “zira” için “zere”, “tekme” için “dekmük” sözcükleri kullanılır. Türkiye Türkçesinin konuşulduğu Anadolu’da “Karadeniz Ağzı, Konya ağzı, Sivas ağzı, Denizli ağzı” gibi ağızlar vardır.



Argo

Bir dilin parçası olmakla birlikte, toplumun belli bir çevresi tarafından kullanılan, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel dile argo denir. Genelde toplumun alt tabakalarında, yeraltı dünyasında, kapalı topluluklarda, göçmenlerde, eğlence ve futbol dünyasında, bazı İnternet sitelerinde kullanılan argo, hemen her ülkede aydın kesim arasında da tutunabilmektedir. Örneğin “avantacı” sözcüğü, “çıkarcı, bedavacı” anlamıyla; “bayılmak” sözcüğü “vermek, ödemek” anlamıyla toplumun hemen hemen her kesiminde argo olarak kullanılmaktadır.

Argo, uydurma bir dildir. Argoda kelimelerin anlamı örtüktür. Kelimeler bozulur, yabancı sözcüklerle birleştirilir, onlara yeni anlamlar yüklenir. Argo daha çok, mizah ve küfürlü söyleyişlerde kullanılır.

Jargon

Her ülkede farklı meslek gruplarının kendi aralarında nispeten farklı bir dil kullanmalarına jargon denir. Jargon; argonun, dilin söz veya söz kümesi düzeyindeki birimlerine bir grubun verdiği yeni anlam ve değerlerle oluşur. Bu terim meslek/grup dışındaki kişilerin anlamaması ya da kendi aralarında daha kolay anlaşmak için kullanılır.



YAZMA SÜRECİ

Yazma; dinleme, okuma ve konuşma becerisinden sonra gelen, üst düzey becerileri kapsayan en zor beceridir. Yazma ile düşünme becerisi arasında doğrudan bir ilişki vardır. Yazmak, birikim ve düşünmenin ürünüdür. Yazma teriminin anlamı ve içeriği ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteye göre değişmektedir. Yazma becerisi, ilkokulda ilk okuma-yazma anlamında kullanılmaktadır. Öğrencilerin ilkokulda ses, harf, hece, kelime ve cümleleri doğru ve okunaklı yazmaları önemlidir. Bu aşamada yazma, amaçtır. Ortaokulda ise öğrenciler duygu, düşünce, hayal ve görüşlerini birtakım kurallar çerçevesinde derli toplu bir şekilde yazma becerisi kazandırmaya çalışılır. İkinci aşamada ise yazma araçtır. Bu aşamada öğrencilerin doğru ve okunaklı yazmanın yanında kendilerini eksiksiz ve uygun ifadelerle anlatma becerisi kazanmaları önemlidir. Lisede ise birinci ve ikinci aşamanın devamı olarak ‚güzel yazma‛ ön plandadır. Güzel yazmadan kasıt estetik değeri olan yazı kaleme almaktır. Üniversitede ise yazma, akademik yazma şeklindedir.



  1. Hazırlık

  1. Konu belirleme

Günlük hayatta hepimiz bazı olay ve sorunlar üzerine konuşuruz. Hakkında konuşulan ve yazı yazılan olay, durum, sorun veya nesneye “konu” denir. Konu, bir metnin çıkış noktasıdır. Bir yazıya başlamak için önce konunun belirlenmesi gerekir. Her şey, bir yazının konusu olabilir. Konu, metnin gelişmesini sağlayan en önemli etkendir. Bu yüzden onu, bir pusula olarak düşünebiliriz. Pusula nasıl ki yön bulmaya yardım ederse konu da metnin gideceği yönü belirler. Hakkında bilgi sahibi olduğumuz konuları seçtiğimizde, metnimiz kolay ilerler. Konunun geliştirilmesi metnin akışını sağlar. Konunun geliştirilmesini de bilgi yeterliliği belirler. Bilgiyi; deneyim, gözlem, okuma, izleme gibi yollardan ediniriz.

Konu; duygu, düşünce, bilgi ve olayların bir araya getirilmesini sağlar. Bu yüzden konuyu mıknatısa da benzetebiliriz. Mıknatıs, sadece metalleri çeker. Konu da kendisiyle ilgili olay, durum, duygu, düşünce ve hayalleri toplar; kendisiyle ilgisi olmayanları dışarıda bırakır. Uygun konuyu seçtiğimizde, yazımızın planı da ana hatlarıyla belirmiş olur. Böylece bildiklerimizi bir araya getirir ve onları belli bir düzen içinde sıralayarak anlatırız.



  1. Yazının Amacı Ve Hedef Kitlesi

Bütün yazılar belli bir amaç doğrultusunda yazılır. Bir yazının amacı; birilerine bir konuda bilgi vermek, bir olayı veya durumu aktarmak, bir duygu veya düşünceyi iletmek olabilir. Konu, yazının amacına göre işlenir. Bir metin, hem belli bir amaç doğrultusunda hem de bir okur kitlesi gözetilerek yazılır. Yazar, metnini kimlerin okumasını istiyorsa ona göre bir tutum geliştirir. Metnin yazılma amacı ve hedef kitlesi; konu seçimini, konunun işlenişini ve yazının geliştirilmesini belirler. Yazacağımız bir yazıyı yakın çevremizdeki kişiler de bizi tanımayanlar da okuyabilir. Bu yüzden, yazımızın hedef kitlesini, kimlere seslendiğimizi düşünerek belirlememiz gerekir. Ayrıca yazımızın yayımlanacağı yer de önemlidir. Çünkü yazımızın yayımlanacağı veya okunacağı yer, hedef kitlemiz hakkında bilgiler sunar. Sınıfta okunacak bir yazının hedef kitlesi ile bir dergiye gönderilecek yazının hedef kitlesi aynı değildir.

  1. Metnin Türünü Belirleme

Duygu, düşünce ve hayallerimizi anlatmanın farklı yolları vardır. Ele alınan konu, iletilecek mesaj ve bunları aktarma biçimi, farklı yazı türlerini ortaya çıkarmıştır. Bir konuda yazı yazmaya karar verdiğimizde onu hangi türle anlatacağımızı belirlememiz gerekir. Çünkü yazma sürecimiz, seçtiğimiz yazı türüne göre ilerler. Herhangi bir konu; şiir, masal, deneme veya hikâye türüyle anlatılabilir. Konu, bir yazının amacı değil, aracıdır. Bu yüzden bilgi, duygu ve düşünceler farklı yazı türleriyle aktarılabilir.

2.) YAZIDA PLANLAMA

Yazının planlanmasında öncelikle metnin ana düşüncesi/iletisi belirlenir. Her yazı bir ana düşünce veya ileti etrafında gelişir. Bu ana düşünce yazının merkezidir ve bütün diğer düşünceler onun çevresinde gelişir. Planlama aşamasında ana düşünceyle/iletiyle bağlantılı yardımcı düşüncelerin belirlenmesi ve sıralanması gerekir. Bunların ana düşünceyi destekleyen veya geliştiren yardımcı düşünceler olmasına dikkat edilmelidir. Yardımcı düşünceleri destekleyen düşünceyi geliştirme yollarının belirlenmesi, planlanma aşamasının son basamağını oluşturur.



3.) Taslak Metin Oluşturma

Yazı planına uygun biçimde metin yazma, sürecin üçüncü aşamasını oluşturur. Taslak metin, daha önce belirlenen ana düşünce, yardımcı düşünce ve düşünceyi geliştirme yolları doğrultusunda oluşturulur. Taslak metin oluşturulurken farklı cümle yapılarının kullanılması metni hem anlam hem de yapı açısından zenginleştirecektir. Örneğin bir durum anlatılıyorsa isim cümleleri, olay anlatılıyorsa fiil cümleleri daha sık kullanılır.



4.) Metin Düzeltme ve Geliştirme

Taslak metni, açıklık, yalınlık, duruluk; paragraflar arası ilişki ve tutarlık; yazım, noktalama, sayfa düzeni vb. açılardan gözden geçirme ve düzeltme, yazma surecinin önemli bir aşlamasını oluşturur. Bu aşamada kelime tercihleri, metnin bağlamı dikkate alınarak yeniden değerlendirilir ve yazıdaki anlatım bozuklukları düzeltilir. Ayrıca metnin yazım, noktalama, sayfa düzeni ve okunaklılık açısından da bu aşamada değerlendirilmesi ve varsa yanlışlıkların giderilmesi gereklidir.



  1. Değerlendirme(Evaluate)

Mevcut İşleniş:

  1. METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME: İşlenen metinlerle ilgili sorular çözülür.




  1. ÖLÇME- DEĞERLENDİRME:

    • Verilen sorular yanıtlanarak ve konu tekrar edilerek kazanımlar değerlendirilecektir.

    •  Öğrencilerden bir resim ve bir şehir planı getirmeleri istenir. Bunlarla nasıl iletişim sağlandığı, resmin ifade ettikleri; şehir planının verdiği bilgiler dile getirilerek tartışılır. Ders kitabında verilen sorular cevaplanarak Öğrenci Kazanımları/Hedef ve Davranışlara ulaşılıp ulaşılamadığı değerlendirilecektir.

  1. ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU: Form doldurularak değerlendirilecektir.



Uygundur

17.09.2018

Ekrem YEKREK Cihan BALDAN

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Okul Müdürü





Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə