Hayattan ne ogrendim? > > > > Sonsuz bir karanligin icinden dogdum. Isigi gordum, > > korktum. Agladim. > > > > Zamanla isikta yasamayi ogrendim. > > > > > > Karanligi gordum



Yüklə 445 b.
tarix25.10.2017
ölçüsü445 b.



Hayattan ne ogrendim? > > > > Sonsuz bir karanligin icinden dogdum. Isigi gordum, > > korktum. Agladim. > > > > Zamanla isikta yasamayi ogrendim. > > > > > > Karanligi gordum, korktum. > > Gun geldi sonsuz karanliga ugurladim sevdiklerimi. .. > > Agladim.

  • Hayattan ne ogrendim? > > > > Sonsuz bir karanligin icinden dogdum. Isigi gordum, > > korktum. Agladim. > > > > Zamanla isikta yasamayi ogrendim. > > > > > > Karanligi gordum, korktum. > > Gun geldi sonsuz karanliga ugurladim sevdiklerimi. .. > > Agladim.



> Yasamayi ogrendim. > > Dogumun, hayatin bitmeye basladigi an oldugunu; > > aradaki bolumun, olumden calinan zamanlar oldugunu > > ogrendim. > > > > * * * > > Zamani ogrendim. > > Yaristim onunla... > > Zamanla yarisilmayacagini, zamanla > > barisilacagini, zamanla ogrendim... > > > > * * *

  • > Yasamayi ogrendim. > > Dogumun, hayatin bitmeye basladigi an oldugunu; > > aradaki bolumun, olumden calinan zamanlar oldugunu > > ogrendim. > > > > * * * > > Zamani ogrendim. > > Yaristim onunla... > > Zamanla yarisilmayacagini, zamanla > > barisilacagini, zamanla ogrendim... > > > > * * *



> Insani ogrendim. > > Sonra insanlarin icinde iyiler ve kotuler oldugunu... > > Sonra da her insanin icinde iyilik > > ve kotuluk bulundugunu ogrendim. > > > > * * * > > Sevmeyi ogrendim. > > Sonra guvenmeyi... > > Sonra da guvenin sevgiden daha kalici oldugunu, > > sevginin guvenin saglam > > zemini uzerine kuruldugunu > > ogrendim.

  • > Insani ogrendim. > > Sonra insanlarin icinde iyiler ve kotuler oldugunu... > > Sonra da her insanin icinde iyilik > > ve kotuluk bulundugunu ogrendim. > > > > * * * > > Sevmeyi ogrendim. > > Sonra guvenmeyi... > > Sonra da guvenin sevgiden daha kalici oldugunu, > > sevginin guvenin saglam > > zemini uzerine kuruldugunu > > ogrendim.



Insan tenini ogrendim. > > Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. .. > > Sonra da ruhun aslinda tenin > > ustunde oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Evreni ogrendim. > > Sonra evreni aydinlatmanin yollarini ogrendim. > > Sonunda evreni aydinlatabilmek icin > > once cevreni aydinlatabilmek gerektigini > > ogrendim.

  • Insan tenini ogrendim. > > Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. .. > > Sonra da ruhun aslinda tenin > > ustunde oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Evreni ogrendim. > > Sonra evreni aydinlatmanin yollarini ogrendim. > > Sonunda evreni aydinlatabilmek icin > > once cevreni aydinlatabilmek gerektigini > > ogrendim.



> Ekmegi ogrendim. > > Sonra baris icin ekmegin bolca uretilmesi gerektigini. .. > > Sonra da ekmegi hakca ulesmenin, > > > > bolca uretmek kadar onemli > > oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Okumayi ogrendim. > > Kendime yaziyi ogrettim sonra... > > Ve bir sure sonra yazi, > > kendimi ogretti bana...

  • > Ekmegi ogrendim. > > Sonra baris icin ekmegin bolca uretilmesi gerektigini. .. > > Sonra da ekmegi hakca ulesmenin, > > > > bolca uretmek kadar onemli > > oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Okumayi ogrendim. > > Kendime yaziyi ogrettim sonra... > > Ve bir sure sonra yazi, > > kendimi ogretti bana...



> Gitmeyi ogrendim. > > Sonra dayanamayip donmeyi... > > Daha da sonra kendime > > ragmen gitmeyi... > > > > * * * > > Dunyaya tek basina meydan okumayi ogrendim genc yasta... > > Sonra kalabaliklarla birlikte yurumek gerektigi fikrine > > vardim. > > Sonra da asil yuruyusun > > kalabaliklara karsi olmasi gerektigine aydim.

  • > Gitmeyi ogrendim. > > Sonra dayanamayip donmeyi... > > Daha da sonra kendime > > ragmen gitmeyi... > > > > * * * > > Dunyaya tek basina meydan okumayi ogrendim genc yasta... > > Sonra kalabaliklarla birlikte yurumek gerektigi fikrine > > vardim. > > Sonra da asil yuruyusun > > kalabaliklara karsi olmasi gerektigine aydim.



> Dusunmeyi ogrendim. > > Sonra kaliplar icinde dusunmeyi ogrendim. > > Sonra saglikli dusunmenin kaliplari > > yikarak dusunmek oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Namusun onemini ogrendim evde... > > Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu; > > gercek namusun, gunah el inin altindayken, gunaha el > > surmemek oldugunu ogrendim.

  • > Dusunmeyi ogrendim. > > Sonra kaliplar icinde dusunmeyi ogrendim. > > Sonra saglikli dusunmenin kaliplari > > yikarak dusunmek oldugunu ogrendim. > > > > * * * > > Namusun onemini ogrendim evde... > > Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu; > > gercek namusun, gunah el inin altindayken, gunaha el > > surmemek oldugunu ogrendim.



Gercegi ogrendim bir gun... > > Ve gercegin aci oldugunu... > > Sonra dozunda acinin, > > > > yemege oldugu kadar hayata da lezzet > > kattigini ogrendim. > > > > * * * > > Her canlinin olumu tadacagini, > > > > ama sadece bazilarinin hayati tadacagini > > ogrendim.

  • Gercegi ogrendim bir gun... > > Ve gercegin aci oldugunu... > > Sonra dozunda acinin, > > > > yemege oldugu kadar hayata da lezzet > > kattigini ogrendim. > > > > * * * > > Her canlinin olumu tadacagini, > > > > ama sadece bazilarinin hayati tadacagini > > ogrendim.



Ben dostlarimi ne kalbimle > > nede aklimla severim. > > Olur ya ... > > Kalp durur ... > > Akil unutur ... > > Ben dostlarimi ruhumla severim. > > O ne durur, ne de unutur ... > > > > MEVLANA

  • Ben dostlarimi ne kalbimle > > nede aklimla severim. > > Olur ya ... > > Kalp durur ... > > Akil unutur ... > > Ben dostlarimi ruhumla severim. > > O ne durur, ne de unutur ... > > > > MEVLANA



Eski bir fıkra ama bir dip not ile gelince değerlendireyim dedim.

  • Eski bir fıkra ama bir dip not ile gelince değerlendireyim dedim.

  • Bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler,

  • ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

  • Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş.  



İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.   Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.   Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler,

  • İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.   Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.   Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler,



Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.   Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve

  • Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.   Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve

  • taraflara dönüp:   "Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum," demiş. ....Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati...!"



>Düşüncelerine dikkat et;  Sözlere dönüşüyorlar,  Sözlerine dikkat et;  Eyleme dönüşüyorlar,  Eylemlerine dikkat et;  Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,  Alışkanlıklarına dikkat et;  Kişiliğine dönüşüyorlar,  Kişiliğine dikkat et; *Kişiliğin kaderin oluyor!'*

  • >Düşüncelerine dikkat et;  Sözlere dönüşüyorlar,  Sözlerine dikkat et;  Eyleme dönüşüyorlar,  Eylemlerine dikkat et;  Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,  Alışkanlıklarına dikkat et;  Kişiliğine dönüşüyorlar,  Kişiliğine dikkat et; *Kişiliğin kaderin oluyor!'*



Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.

  • Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.

  • Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.

  • Aradığını bilmeyen bulduğunda anlayamaz.

  • Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.

  • Dal rüzgârı affetmiştir ama kırılmıştır bir kere.



İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

  • İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

  • Konuşmaya layık olanlarla konuşmazsanız, insan kaybedersiniz. Konuşmaya layık olmayanlarla konuşursanız, söz kaybedersiniz. Bilge olan kişi, insan kaybetmez, söz de kaybetmez.

  • Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.



Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak.

  • Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak.

  • Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.

  • Üstün insan, konuşmadan önce eyleme geçer ve sonra eylemine göre konuşur.

  • Bilgi özgüveni, özgüven ise gücü yaratır.

  • Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir



Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.

  • Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.

  • Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.

  • Bir milleti tutsak etmek isterseniz, onun müziğini çürütün.

  • Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.

  • Faydalı insan odur ki boş durmayı sevmez, kişiliğini faydalı işlerle geliştirir.



Güçlü olan, sayıca kalabalık kitleler değil, eğitimli kitlelerdir.

  • Güçlü olan, sayıca kalabalık kitleler değil, eğitimli kitlelerdir.

  • İyi insanlar, olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur.

  • Fedakârlıklar, senden başkası bilmiyorsa değer taşır.

  • Kitleler cezalarla düzene sokulursa yozlaşmış olur, karizma ve nezaketle yönetilirse bilinçli ve dürüst olur.

  • Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.



Eğitimli insanın hedefi daima yüksek olur. Küçük işlerle küçük insanlar uğraşır.

  • Eğitimli insanın hedefi daima yüksek olur. Küçük işlerle küçük insanlar uğraşır.

  • Kendisini eleştirebilen insanlar doğruyu ve güzeli bulma konusunda daha şanslıdırlar.

  • İrade öyle değerli bir özelliktir ki bir ordu komutansız kalsa da kişi iradesinden yoksun kalamaz. İradeli insan davranışları tutarlı insandır.



İyi yönetici olmanın sırrı dört yanlıştan kaçınmak, beş doğruyu uygulamaktan geçer. Dört yanlış şunlardır: nasihat etmeden infaz etmek (gaddarlık); öğretmeden başarıyı ölçmek (kabalık), yönetimde gevşek olup sınırlar koymak (art niyet), özlük haklarının dağıtımında cimri davranmak (bürokrat olmak). Beş doğru ise şunlardır: müsrif olmadan eliaçık olmak; gocunmadan çalışmak; haris olmadan istek duymak; mağrur olmadan rahat davranmak; ürkütücü olmadan saygın olmak.

  • İyi yönetici olmanın sırrı dört yanlıştan kaçınmak, beş doğruyu uygulamaktan geçer. Dört yanlış şunlardır: nasihat etmeden infaz etmek (gaddarlık); öğretmeden başarıyı ölçmek (kabalık), yönetimde gevşek olup sınırlar koymak (art niyet), özlük haklarının dağıtımında cimri davranmak (bürokrat olmak). Beş doğru ise şunlardır: müsrif olmadan eliaçık olmak; gocunmadan çalışmak; haris olmadan istek duymak; mağrur olmadan rahat davranmak; ürkütücü olmadan saygın olmak.



Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi... Artık son  dakikalarını yaşıyordu... Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu   duydu, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu... Birden gözleri aralandı, Kendini ayağa kalkacak kadar  güçlü hissetti... Bu şaşılacak bir şeydi, ölmek üzere olan adamı  ayağa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti... Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü... Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil  hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı... Nihayet mutfak kapısına kadar geldi...

  • Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi... Artık son  dakikalarını yaşıyordu... Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu   duydu, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusu... Birden gözleri aralandı, Kendini ayağa kalkacak kadar  güçlü hissetti... Bu şaşılacak bir şeydi, ölmek üzere olan adamı  ayağa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmişti... Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü... Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil  hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı... Nihayet mutfak kapısına kadar geldi...



İşte masanın  üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam  karşısında duruyordu... Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne  ömür katılacaktı... Bir tane almak için elini uzattı... Ama birden karısı  yetişti ve eline vurdu: "Çek elini bakayım...  Onlar cenaze için..."

  • İşte masanın  üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam  karşısında duruyordu... Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne  ömür katılacaktı... Bir tane almak için elini uzattı... Ama birden karısı  yetişti ve eline vurdu: "Çek elini bakayım...  Onlar cenaze için..."



Orta Doğu’ya kola pazarlamaya giden ancak başarısız olan bir satıcıya arkadaşı sormuş: -Neden başarısız oldun? -Arabistan'a indiğimde çok ümitliydim ve kendime güveniyordum, çünkü henüz kola'yı bilmiyorlardı. Ancak ben de Arapça bilmiyordum ve 3 poster aracılığıyla amacıma ulaşmayı planladım.

  • Orta Doğu’ya kola pazarlamaya giden ancak başarısız olan bir satıcıya arkadaşı sormuş: -Neden başarısız oldun? -Arabistan'a indiğimde çok ümitliydim ve kendime güveniyordum, çünkü henüz kola'yı bilmiyorlardı. Ancak ben de Arapça bilmiyordum ve 3 poster aracılığıyla amacıma ulaşmayı planladım.



İlk poster:  Çölde susuzluktan bitkin düşmüş kumda yatan bir adam İkinci poster:  Adam Cola içiyor. Üçüncü poster:  Adam tamamiyle taptaze ve dinç oluyor! Ve bu posterleri her tarafa yapıştırttım. -Sonra, yani bu işe yaramadı mı? -Yaramasına yarayacaktı da, Arapların sağdan sola okuduklarını unutmuşum

  • İlk poster:  Çölde susuzluktan bitkin düşmüş kumda yatan bir adam İkinci poster:  Adam Cola içiyor. Üçüncü poster:  Adam tamamiyle taptaze ve dinç oluyor! Ve bu posterleri her tarafa yapıştırttım. -Sonra, yani bu işe yaramadı mı? -Yaramasına yarayacaktı da, Arapların sağdan sola okuduklarını unutmuşum



Tanrım, Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir... Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele... Günün karmaşası Içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .  

  • Tanrım, Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir... Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele... Günün karmaşası Içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .  



Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Öykünün o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...   Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını ögret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret...

  • Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür. Öykünün o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...   Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını ögret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret...



Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim...   Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla, Göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması, yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır...

  • Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim...   Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla, Göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması, yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır...



Beni yavaşlat Tanrım Ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.  

  • Beni yavaşlat Tanrım Ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.  



Ve hepsinden önemlisi Tanrım,   Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek Için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri Kabul etmek Için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek icin AKIL, Ve Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver...  

  • Ve hepsinden önemlisi Tanrım,   Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek Için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyleri Kabul etmek Için SABIR, İkisi arasındaki farkı bilmek icin AKIL, Ve Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver...  



Durum 1: NASA uzaya astronot gönderdiğinde tükenmez kalemlerin yer çekimi olmayan ortamda çalışmadığını fark etti (yerçekimi olmadığı için mürekkep kağıdın üzerine akmıyordu). Çözüm 1: Bu problemin çözümü NASA'ya ilave 12 milyon dolara mal oldu. Öyle bir tükenmez kalem ürettiler ki bu kalem yerçekimsiz ortamda, yukarı yönde, suyun altında ve sıfırın altında 300 C 'ye kadar olan sıcaklıklarda yazı yazmaya olanak sağlıyordu. Çözüm 2: Peki Ruslar ne yaptı...?? Kurşun kalem kullandılar. :))

  • Durum 1: NASA uzaya astronot gönderdiğinde tükenmez kalemlerin yer çekimi olmayan ortamda çalışmadığını fark etti (yerçekimi olmadığı için mürekkep kağıdın üzerine akmıyordu). Çözüm 1: Bu problemin çözümü NASA'ya ilave 12 milyon dolara mal oldu. Öyle bir tükenmez kalem ürettiler ki bu kalem yerçekimsiz ortamda, yukarı yönde, suyun altında ve sıfırın altında 300 C 'ye kadar olan sıcaklıklarda yazı yazmaya olanak sağlıyordu. Çözüm 2: Peki Ruslar ne yaptı...?? Kurşun kalem kullandılar. :))



Durum 2: Japon yönetim sistemindeki en hatırda kalır çalışmalardan bir tanesi Japonya'daki en büyük kozmetik firmalarından birinde yaşanan boş sabun kutusu problemidir. Müşterilerden birisi firmaya, aldığı sabun kutusunun boş olduğu konusunda şikayette bulunmuştur. Yetkililer hemen, üretilip paketlenen sabun kutularını sevkiyat birimine gönderen hattı izole ettiler. Bu sırada bir şekilde bir sabun kutusunun hattan içi boş şekilde geçtiği tespit edildi. Yönetim, mühendislerine problemi çözmesi için talimat verdi..

  • Durum 2: Japon yönetim sistemindeki en hatırda kalır çalışmalardan bir tanesi Japonya'daki en büyük kozmetik firmalarından birinde yaşanan boş sabun kutusu problemidir. Müşterilerden birisi firmaya, aldığı sabun kutusunun boş olduğu konusunda şikayette bulunmuştur. Yetkililer hemen, üretilip paketlenen sabun kutularını sevkiyat birimine gönderen hattı izole ettiler. Bu sırada bir şekilde bir sabun kutusunun hattan içi boş şekilde geçtiği tespit edildi. Yönetim, mühendislerine problemi çözmesi için talimat verdi..



Çözüm 1: Mühendisler iki kişi tarafından kullanılan yüksek çözünürlükte bir X-ışını cihazı tasarlamak için ciddi uğraş verdiler. Bu sayede hattan geçen bütün sabun kutuları izlenebilecek ve boş olmadıklarından emin olunacaktı.  

  • Çözüm 1: Mühendisler iki kişi tarafından kullanılan yüksek çözünürlükte bir X-ışını cihazı tasarlamak için ciddi uğraş verdiler. Bu sayede hattan geçen bütün sabun kutuları izlenebilecek ve boş olmadıklarından emin olunacaktı.  



Çözüm 2: Küçük bir şirketteki sıradan bir isçi aynı problemle karşılaştığında, X-ışını vb karmaşık şeylerle uğraşmadı, onun yerine farklı bir yol buldu. Güçlü endüstriyel bir elektrikli vantilatör alarak hatta doğru yöneltti. Vantilatörü açtığı anda dolu olan kutular hattan geçerken boş olanlar hattın dışına doğru savruldu.   :) - Her zaman basit çözümler arayın - Problemleri çözmek için mümkün olan en basit çözümü tasarlayın

  • Çözüm 2: Küçük bir şirketteki sıradan bir isçi aynı problemle karşılaştığında, X-ışını vb karmaşık şeylerle uğraşmadı, onun yerine farklı bir yol buldu. Güçlü endüstriyel bir elektrikli vantilatör alarak hatta doğru yöneltti. Vantilatörü açtığı anda dolu olan kutular hattan geçerken boş olanlar hattın dışına doğru savruldu.   :) - Her zaman basit çözümler arayın - Problemleri çözmek için mümkün olan en basit çözümü tasarlayın



Dağlarda tek                     tek                          ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden         güzel, rahat günlere inanıyordu ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar : «Üç,» dediler. Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı. N.H.RAN

  • Dağlarda tek                     tek                          ateşler yanıyordu. Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden         güzel, rahat günlere inanıyordu ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar : «Üç,» dediler. Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı. N.H.RAN



Her rüzgâr savuracak bir toz bulur.

  • Her rüzgâr savuracak bir toz bulur.

  • Her hayal yaşanacak bir can bulur...

  • Her düş gerçekleşecek bir umut bulur...

  • Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...



Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik...

  • Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik...

  • Ama basit bir sanatı unuttuk...

  • İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?



Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.

  • Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.

  • Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.



Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur 

  • Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur 

  • Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile  seni sevmeli.



Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,dost dediğin fanatik olmalı,bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli,güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı, ama hepsinden daha çok,

  • Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,dost dediğin fanatik olmalı,bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli,güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı, ama hepsinden daha çok,



dost matematiksel olmalı!

  • dost matematiksel olmalı!

  • Sevinci çarpmalı,

  • Üzüntüyü bölmeli,

  • Geçmişi çıkartmalı,

  • Yarını toplamalı...

  • Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı

  • Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı



İki şey 'Kalitesiz İnsan'ın özelliğidir:                              1- Şikayetçilik                              2- Dedikodu İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:                              1- Bakış açısını değiştirmek                              2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

  • İki şey 'Kalitesiz İnsan'ın özelliğidir:                              1- Şikayetçilik                              2- Dedikodu İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:                              1- Bakış açısını değiştirmek                              2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek



 İki şey yanlış yapmanı engeller:                              1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek                              2- Hak yememek  İki şey kişiyi gözden düşürür :                              1- Demagoji (Laf kalabalığı)                              2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

  •  İki şey yanlış yapmanı engeller:                              1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek                              2- Hak yememek  İki şey kişiyi gözden düşürür :                              1- Demagoji (Laf kalabalığı)                              2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)



 İki şey insanı 'Nitelikli İnsan' yapar:                              1- İradeye hakim Olmak                              2- Uyumlu Olmak  İki şey 'Ekstra Değer' katar:                              1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak                              2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek  İki şey geri bırakır:                             1- Kararsızlık                             2- Cesaretsizlik

  •  İki şey insanı 'Nitelikli İnsan' yapar:                              1- İradeye hakim Olmak                              2- Uyumlu Olmak  İki şey 'Ekstra Değer' katar:                              1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak                              2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek  İki şey geri bırakır:                             1- Kararsızlık                             2- Cesaretsizlik



 İki şey kaşif yapar:                             1- Nitelikli çevre                             2- Biraz delilik  İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:                             1- Baskın  yeteneği bulmak                             2- Sevdiğin işi yapmak  İki şey başarının sırrıdır:                             1- Ustalardan ustalığı öğrenmek                             2- Kendini güncellemek

  •  İki şey kaşif yapar:                             1- Nitelikli çevre                             2- Biraz delilik  İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:                             1- Baskın  yeteneği bulmak                             2- Sevdiğin işi yapmak  İki şey başarının sırrıdır:                             1- Ustalardan ustalığı öğrenmek                             2- Kendini güncellemek



 İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:                             1- Niyetin saf olması                             2- Ruhsal farkındalık İki şey milyonlarca insandan ayırır:                             1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak                             2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla                              yaklaşabilmek  İki şey gelişmeyi engeller:                             1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)                             2- Felakete odaklanmış olmak

  •  İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:                             1- Niyetin saf olması                             2- Ruhsal farkındalık İki şey milyonlarca insandan ayırır:                             1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak                             2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla                              yaklaşabilmek  İki şey gelişmeyi engeller:                             1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)                             2- Felakete odaklanmış olmak



İki şey çözüm getirir:                             1- Tebessüm (gülümseme)                             2- Sükut (susmak)  İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:                             1- Anne                             2- Baba  İki şey geri alınmaz:                             1- Geçen zaman                             2- Söylenen söz  İki şey ulaşmaya değerdir:                             1- Sevgi                             2- Bilgi

  • İki şey çözüm getirir:                             1- Tebessüm (gülümseme)                             2- Sükut (susmak)  İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:                             1- Anne                             2- Baba  İki şey geri alınmaz:                             1- Geçen zaman                             2- Söylenen söz  İki şey ulaşmaya değerdir:                             1- Sevgi                             2- Bilgi



İki şey "hayatta önemli olan her şey" içindir:                             1- Nefes alabilmek         2- Nefes verebilmek "Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır" "Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar. " " Giordano Bruno (..... - 1600) "

  • İki şey "hayatta önemli olan her şey" içindir:                             1- Nefes alabilmek         2- Nefes verebilmek "Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır" "Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar. " " Giordano Bruno (..... - 1600) "




Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə