İkinci Bölüm ergonomi İnsan Makine Sistemleri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 144.07 Kb.
tarix28.07.2018
ölçüsü144.07 Kb.


İkinci Bölüm

ERGONOMİ

İnsan Makine Sistemleri

Abdurrahman BENLİ




Hedefler

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;




Ergonomide İnsan makine Sistemleri hakkında bilgi sahibi olacak,




Sistemlerin Özellikleri ve Faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olacak,


İnsan makine sistemlerinde Fonksiyonlar ve Sistemlerin sınıflandırılması hakkında bilgi sahibi olacaktır.

Anahtar Kavramlar


İnsan makine Sistemleri

Sistem


Sistem Sınıflandırması

Manuel- Mekanik - Otomatik sistemler



İçindekiler

  • Sistem Kavramı ve Sistem yaklaşımı

  • Sistemlerin sınıflandırılması

  • İnsan Makine Sisteminde Fonksiyonlar

  • Üretim sistemleri

  • Ergonomik Analiz ve Tasarım

  • Ergonomik Tasarımlarda Göz önüne Alınacak Hususlar


I. SİSTEM KAVRAMI VE SİSTEM YAKLAŞIMI
Hedef: Ergonomide İnsan Makine Sistemleri incelenecektir.
Ergonomik çalışmalar çoğunlukla insanların çeşitli alet ve makinelerle birlikte olduğu ortamlara yöneliktir. Genel olarak insan-makine sistemi olarak adlandırılan bu ortamlarda temel öğe olan insan ve makine birbiriyle etkileşim halindedir. Sistem kavramı ve sistemin bir bütün olarak ele alınmasını öngören sistem yaklaşımı, çok sayıda unsurun aynı anda etkileşiminin analizine olanak verir. Sistem sözcüğü bilimsel çalışmalar yanında günlük yaşantıda da oldukça sık kullanılan, çoğunlukla da farklı anlamlar yüklenen bir kavramdır. Genellikle bir bütün veya bütünlükle özdeş olarak kullanılan sistem kavramı ve uzantısı olarak sistem yaklaşımı yöneticilerin en çok önem vermesi ve bir meslek felsefesi olarak benimsemeleri gereken hususlardan birisidir. Çünkü, sistem yaklaşımı veya bütünsel yaklaşım her alandaki problemlerin ilgili olduğu sistemin bütünü çerçevesinde ele alınmasını öngörmektedir.



  1. SİSTEM TANIMI

Sistem sözcüğü günümüzde hemen her alanda kullanılmaktadır. Üretim sistemi, ulaşım sistemi, sinir sistemi, sistem tasarımı gibi tanımlamalar yanında sistem kurma, sistem bozuk, sistemin aksaması gibi ifadelerin günlük yaşantıdaki kullanımı incelendiğinde, çevremizdeki hemen her şeyin sistem olarak ele alınabileceği söylenebilir. Buna göre; bir insan, bir fabrika, bir kent, bir otomobil birer sistem olduğu gibi düşünce sisteminden, eğitim sisteminden, adalet sisteminden söz edilir.

Sistem kavramını tanımlayacak olursak; belli bir amaca yönelik, karşılıklı ilişkileri olan öğelerin oluşturduğu bütündür diyebiliriz (Özkul, 1996, 17).
Sistem tanımında sistem ile ilgili üç temel karakteristik yer almaktadır:


  • Sistem öğelerden oluşturmuştur,

  • Ögeler arası ilişkiler bulunmaktadır,

  • Sistem belirli bir amaca yönelmiştir.


Öğeler (elemanlar), sistemi oluşturan parçalardır. Sistemin fiziksel ya da kavramsal olmasına bağlı olarak sistem öğeleri farklı biçimlerde olabilirler. Bir otomobil, motor, tekerlekler, direksiyon, koltuklar, benzin deposu gibi öğelerden oluşan bir sistem iken, sözgelimi hukuk sistemi, yargı organları, yasalar, kararlar vb. unsurlardan oluşur. Benzer şekilde bir işletmenin fonksiyonel bölünmesiyle ortaya çıkan pazarlama, üretim, personel, muhasebe gibi bölümler; insanlar ya da diğer canlı varlıklar; düşünceler ya da kavramlar sistem öğeleri olabilirler. Öğeleri tanımlayan ve belirginleştiren onların özellikleridir. Öğelerin özellikleri zaman içerisinde sabit kalabilir ya da değişebilir. Sistem çalışmalarında öğelere ilişkin tüm özelliklerin göz önüne alınması çok zordur. Sadece ilgi konusu veya diğer sistem öğeleri ve faaliyetlerini etkileyen özellikler ele alınır.

Öğelerin karşılıklı ilişkileri ve etkileşimleri yoluyla, sistem, parçaların oluşturduğu bir küme olmaktan çıkar. İlişkiler, öğeler arası bağımlılıklar; etkileşim ise öğelerin birbirini etkileme özelliğidir. Otomobil örneğinde, lastiklerle direksiyon arasında bir ilişki olduğu gibi elektrik sistemindeki bir arızanın otomobilin motorunu etkileyebileceği açıktır. Bir işletmede de bölümler arası ilişkiler olacak, sözgelimi imalat birimi görevini yapmak için malzeme birimiyle ilişki içerisinde bulunacak, satın alma biriminin zamanında alımları yapmamış olması imalat birimini etkileyebilecektir. Amaçlar ise varılmak istenen durum veya elde edilmek istenen sonuçlardır. Özellikle insan yapısı sistemlerin belirli bir gereksinim sonucu doğduğu düşünülürse amacın bu gereksiniminin karşılanması olduğu söylenebilir. Buna göre otomobil eşya ve yolcu taşınmasına hizmet ederken, hukuk sistemi hukuk düzeninin sağlanmasını, üretim sistemi de müşterilerin taleplerini karşılamayı amaçlamaktadır (Özkul, 1996, 17).


TABLO 1: ÇEŞİTLİ SİSTEMLER ÖĞELERİ, ÖĞELERİN ÖZELLİKLERİ, FAALİYETLERİ VE AMAÇLARI


SİSTEM

ÖĞELER

ÖĞELERİN ÖZELLİKLERİ

FAALİYETLER

AMAÇLAR

Fabrika

Tezgah İşgören Ambar

Kapasitesi Eğitimi

İmalat Sevkiyat

Mamul üretmek, kâr etmek

Ulaşım

Taşıtlar Yollar Yolcular Mallar

Kapasite Genişlik Güzergah Ağırlık

Taşıma

Yer değişim faydası sağlamak

Eğitim

Okullar Öğrenciler Öğretmenler Ders Kitapları

Derslik sayısı Başarı durumu Deneyimleri Sayfa sayısı

Ders verme

Eğitim Öğretim hizmeti vermek

İnsan

Vücut organları

Fiziksel Ölçüler, Güç

Zihinsel/Bedensel Faaliyet

Varlığını devam ettirme

Kaynak: Özkul, 1996, 18

Sistem çalışmalarında sistem ve çevresinin tanımlanması çok önemlidir. Bir sistemi diğerlerinden ya da çevresinden ayıran alan sistem sınırı olarak tanımlanır. Örgütler açısından sistem ve çevresini belirlemeye yönelik bir gösterge sistem içindeki öğe ve eylemlerin yönetimce kontrol edilip edilememesidir. Yönetim kontrolu altındaki unsurlar sistem içerisinde, kontrolu dışındakiler ise sistem dışında (çevresinde) yer alırlar. Bütün sistemler kendilerini oluşturan daha küçük alt sistemlere ayrılabilirler. Örneğin, üretim sistemi içerisinde fabrika bir alt sistem olarak ele alınabileceği gibi; fabrikadaki bir departman kendi başına bir sistem oluşturur. Benzer şekilde insan vücudu bir sistem olduğu gibi, dolaşım sistemi bunun bir alt sistemidir (Özkul, 1996, 18).




  1. SİSTEMLERİN SINIFLANDIRILMASI

Sistemler çeşitli şekillerde sınıflandırılabilmektedir (Özkul, 1996, 18).



  • Fiziksel (somut) ve soyut sistemler: Fiziksel sistemler bir amaca ulaşmak üzere birlikte hareket eden ve insan, makine, malzeme, enerji gibi fiziksel öğeler içeren sistemlerdir. Buna karşın soyut sistemler ise organizasyonu kuramı, felsefe sistemi gibi birbirine bağlı kavram ya da fikirlerin birer düzenlemeleridir. Soyut sistemler tanımlamalar, açıklamalar, semboller veya varsayımlar yoluyla ifade edilebilir.

  • Açık ve kapalı sistemler: Açık sistemlerde sistem ve çevresi arasında enerji, malzeme, bilgi değişimi vardır. Başka bir deyişle, girdileri ve çıktıları olan sistemler açık sistemlerdir. Kapalı sistemler ise, çevreyle enerji, malzeme, bilgi alış verişi olmayan sistemlerdir.

  • Doğal ve yapma sistemler: Sistemin ortaya çıkış biçimini yansıtan bu sınıflamaya göre yapma sistemler, belirli bir yarar sağlamak üzere insan eliyle kurulmuş sistemlerdir. Doğal sistemler ise, güneş sistemi, iklim, biyolojik yapı gibi doğada bulunan sistemlerdir.

  • Geçici ve kalıcı sistemler: Kalıcı sistem, bireylerin işlev sürelerinden daha uzun süre varlığını koruyan sistemlerdir. Geçici sistem ise, belli bir amacın yerine getirilmesine kadar varlığını sürdürür.


TABLO 2: ENDÜSTRİYEL SİSTEM SINIFLANDIRMASI.

Sistemin Türü

Birbirleri İle İlişkili En Önemli Öğeler

(Örnekler) Sistem

(Örnekler) Amacı

Teknik Sistemler (Makine Sistemleri)

Üretim araçları

Otomatik aktarma hattı

Malzeme aktarımı

Sosyal Sistemler (İnsan Sistemleri)

İnsanlar

Yönetim kurulu

Karar alma, yol gösterme

İnsan Makine Sistemleri

İnsan ve üretim aracı

Makine başında çalışma yeri, vinç kabini, bir işletmenin üretim atölyesi

Makinede parça imali

Kaynak: Özkul, 1996, 20
Tablo 2’ye göre, teknik sistem, sadece alet, araç, donanım gibi fiziksel üretim aracından oluşan sistemlerdir. Teknik sistem içerisinde insan boyutu göz önüne alınmamıştır. Sosyal sistemler, insan gruplarının oluşturduğu sistemlerdir. İnsan makine sistemleri ise insan ve üretim aracının birlikte ele alınıp tasarlandığı sistemlerdir
II. İNSAN MAKİNE SİSTEMLERİ

İnsan-makine sistemleri verilen girdiyi istenilen çıktıya dönüştürmek amacıyla bir araya getirilmiş karşılıklı etkileşim içerisinde olan bir veya daha fazla insan ile yine bir veya daha fazla makinenin oluşturduğu bütün olarak tanımlanabilir.

İnsan-makine sistemi terimi içerisinde yer alan makine kavramı oldukça geniş bir bakış açısı altında ele alınmaktadır. Makine terimi sistemin amacına ulaşması ya da bir fonksiyonu yerine getirmesi doğrultusundaki faaliyetleri gerçekleştirmek üzere insanların kullanabilecekleri her türlü alet, araç, gereç, donanım, tesis ve benzeri fiziksel nesneleri ifade etmektedir. Elinde çekiç olan bir işçi ya da orakla hasat yapan çiftçi insan makine sistemi oluşturur. Otomobil ve sürücüsü, bilgisayar ve operatörü, torna tezgahı ve ustası, bir büro makinesi ve kullanıcısı biraz daha karmaşık insan makine sistemi örnekleridir. Uçak, ambalaj makinesi, iletişim sistemi, petrol rafinerisi, bunları kullanan personel ile birlikte karmaşıklık düzeyi daha yüksek olan insan-makine sistemleridir. Yukarıdakilere göre daha soyut ve biçimsellikten uzak sayılabilecek insan makine sistemi örneği olarak sağlık sistemleri, trafik yönetim sistemleri verilebilir (Özkul, 1996, 21).

İnsan-makine sistemlerine insanın aktif bir rolle katılımı esastır ve sistemin amacına ulaşmasına yönelik fonksiyonların yerine getirilmesinde diğer sistem öğeleri ile etkileşim içerisindedir (ergonomi.itu.edu.tr).

Şu halde insan-makine sistemi göz önüne alındığında şu temel öğeler dikkati çekmektedir (Öge, 2000, 121).


  • İnsan

  • Makine

  • Çalışma alanı

İnsan, bu sistemin önde gelen öğesidir. Fakat insanın, makinenin çalışmasına dair bilgiye ihtiyacı vardır ve bunu doğrudan doğruya çalışma alanından (çevre) veya makinenin gösterge düzeneklerinden alır. İkinci önemli öğe, makinedir. Makine içerisinde yer alan işaret (sinyal) birey için bir uyarandır. Komuta düzenekleri ise bir tepki aracıdır. Bireyin bir organizma

olduğunu hesaba katarsak insan-makine sistemindeki var olan psikolojik gerçeğin "uyaran-organizma-tepki" olduğunu ortaya koyabiliriz. Eğer organizma bu üçlü içerisinden çıkartılırsa bilgi-eylem etkileşimi yürütme programı ile makinenin içinde olur ve bu durumda makinenin kendi kendini denetlemesi, başka bir deyişle makinenin makine tarafından denetimi söz konusudur. Geri beslemenin veya işlenecek nesne ve faaliyetin yapıldığı alan ise çalışma alanıdır ve sistemin son öğesidir

Bu arada insan-makine ara yüzeyi denilen ve bilginin karşılıklı değişime tutulduğu bir hayali alam da unutmamak lazımdır. İnsan-makine sisteminde karşılıklı değişime egemen olan bilgidir. Aşağıdaki şekilden de görülebileceği gibi bilgi kesikli çizgi ile gösterilen alandan, ara yüzeyden geçmektedir




ŞEKİL 1: İNSAN-MAKİNE ARAKESİTİ (ARAYÜZEYİ)

KONTROL ALETLERİ


MAKİNE


İNSAN

GÖSTERGELER

FİZİKSEL ÇEVRE

SOSYAL VE ÖRGÜTSEL ÇEVRE

Kaynak: Özkul, 1996, 21.

Bu çerçevede bir otomobil ve sürücüsü düşünüldüğünde, hız, devir, yakıt göstergeleri ile direksiyon, gaz, fren pedalları ve vites kolu gibi kumanda aletleri sürücü ve otomobil etkileşimini sağlamaktadır. Bu sistemde sürücünün komutları otomobil göstergelerinden daha çok çevreden aldığı bilgi ve uyarılara bağlı olur. Şekil 1'de de gösterilen sistemin kendisinden daha büyük bir sistem olan ve gürültü, aydınlatma, iklim gibi özellikleri olan bir fiziksel çevre içerisinde yer alır. Her ikisinin de içerisinde olduğu bir üst sistem ise sosyal ve örgütsel çevredir.

Ergonomik faaliyetlerin amaçlarından biri de makineleri insanlara uyumlaştırmadaki mevcut sınırlılıkları ve imkanları belirlemek ve bu doğrultuda ilerlemelere girişmektir. Bu şu manaya gelmektedir; bir makinenin kullanımı için gerekli olan bireysel beceri bireylerin işlevsel kapasiteleri dahilinde olmalıdır. Özel ilgi gerektiren bireysel sağlık ile sistem sağlığı tehlikeye atılmamalıdır. Bu noktada dikkat hem insan ve hem de makine konusunda sadece statik parametrelere değil dinamik parametrelere de yoğunlaştırmalıdır. Makinelerden yana, normal çalışma, kusurlu çalışma ve onları tesis etme gibi değişik çalışma konuları, kontrol, eylem ve bakım gibi faaliyetlerle birlikte ve hatta onların da üzerinde öneme sahiptirler. Öte yandan insanlardan yana, cinsiyet özellikleri, antropometrik farklar, yaş, kişisel nitelikler (eğitim) ile zihinsel ve fiziksel karakteristikler oldukça önemlidir. Bu açıdan bakıldığında şu dizayn boyutları ortaya çıkar (Öge, 2000, 125-126) ;


  • iş alakalı dizayn (hareket teknolojisini uygulama)

  • fizyolojik dizayn (yorgunluk ve stresi önlemek)

  • psikolojik dizayn (makine problemlerini tanımlama ve motivasyon)

  • organizasyonel dizayn (vardiyalı çalışmalar, molalar, vb.)

  • sosyolojik dizayn (grup işleri, müstakil işler)

  • çevresel dizaynı (gürültü, sıcaklık, soğuk hava, tozlu hava)

  • antropometrik dizayn (vücut boyutlarına uygunluk)

Kompleks bir insan/makine sistemi dizayn edilmeden önce makinenin ve bireyin fonksiyonları belirlenmelidir. Fonksiyonların dağıtımında insan ve makinenin göreli avantaj ile dezavantajları mutlaka dikkate alınmalıdır.



ŞEKİL 2:İNSAN-MAKİNE SİSTEMİNE ERGONOMİK YAKLAŞIM


Kaynak: endustri.pamukkale.edu.tr/gduyurular/arsiv/ergonomi_v_k.ppt


  1. İNSAN-MAKİNE SİSTEMLERİNDE FONKSİYONLAR

İnsan ve makine bir sistem olarak hiçbirisinin tek başına yapamayacağını başarmak için etkileşim halindedirler. Şayet sistem belirli bir işi yapmak zorunda ise bazı fonksiyonlar yerine getirilmelidir. Bu fonksiyonların insan ile makine arasında nasıl bölümleneceği önemli bir konudur. Fonksiyonları insan ve makine arasında ayırma ve dağıtmada savunulabilir bir yöntem, sistemde ihtiyaç duyulan bütün fonksiyonları önce listelemek, sonra da insan ile makineyi her birinin neyi daha iyi yapabileceğini görmek amacıyla karşılaştırmaktır. Buna göre her kim fonksiyonu daha iyi icra ederse sistemdeki görevi üstlenecektir. Bu fikrin karşısında olarak savunulan bir başka yöntem ise, insan ve makinenin birbirlerinin tamamlayıcıları oldukları ve bu gerçeğin sistemdeki fonksiyonları paylaştırırken temel alınmasının önemli olduğunu belirtir. Bu yaklaşımın esas olarak savunduğu tez, bir insanın yapabileceklerinin hepsini yerine getirebilir bir makineyi dizayn etmenin mümkün olamamasına rağmen, herhangi basit bir fonksiyon için insandan daha iyi durumda olan bir makineyi dizayn ve yaratmanın mümkün olduğudur. (Öge, 2000, 127)

İnsan ve makine sistemlerinin fonksiyonel bir parçası olan insan davranışı bu sistemin kısıtları ve amaçlarından doğan gerekleri karşılamak zorundadır. Sistem içerisindeki insan, sistemin kendisine yüklediği görevleri yerine getirirken sistemi meydana getiren diğer tüm elemanlar ile de etkileşim halindedir.


Genel olarak bireyler aşağıda sıralanan türden fonksiyonları yerine getirmede makinelere göre çok daha üstündürler (Öge, 2000, 127-130).

  1. Görme, işitme, dokunma, tat ve koku alma duyulan yoluyla geniş çaplı bir güdü meydana getirmek.

  2. Düşük seviyeli veya seyrek olarak ortaya çıkan güdüleri ayırt etmek.

  3. Çevredeki mevcut oldukça olağan veya hiç beklenmedik güdüleri algılamak, belirlemek ve tanımak.

  4. Karar almada geniş çapta geçmiş tecrübeleri kullanmak.

  5. Değişik olaylara ve olağanüstü durumlara çabuk bir tarzda yanıt vermek ve uymak.

  6. Bir miktar belirli gözlemlere dayanarak genellemelere ulaşmak.

  7. Bir probleme çözüm bulmada, daha önce hiç uygulanmamış yeni çözümleri geliştirmeyi de kapsayacak şekilde esneklik sergilemek.

Böylece insan işlemciler insan-makine sistemine dikkate değer yetenek ve hünerlerini de beraberlerinde getirirler. Fakat bireylerin bu tür sistemlerde telafi edilmesi gereken zayıf yanlan da vardır. O halde yine genel olarak bireyler aşağıda sıralanan türden fonksiyonları yerine getirmede makinelere göre ikinci derecede öneme sahiptirler.

Duyusal dürtünün ortaya çıkmasında insan saniyede 20.000 devirli frekansın ötesindeki işitme ile ilgili güdüyü sezemez.



  1. Sürekli uyanık olmayı gerektiren görevlerde insan performansının uzun zaman diliminde güvenilir olmadığı aktiviteleri uzun süreli gözlemlemek.

  1. Hızlıca gerçekleştirilebilen matematiksel hesaplamaların miktarı.

  1. Güvenli ve hızlıca çok miktardaki veriyi ele geçirmek.

  1. Sürekli ve doğru uygulamanın gerekli olduğu yerde fiziksel güç uygulamak.

  2. İnsan performansının stres ve yorgunluk şartlan altında olumsuz etkileneceği uzun zaman diliminde rutin tekrarlı performans.

O halde hangi fonksiyonların makineler tarafından daha etkin gerçekleştirilebileceğini görebiliriz

Makineler radar dalgası ve ultraviyole işim gibi insan duyusal gücünün ötesindeki uyarıları ortaya koyabilir.



  1. Makineler uzun zaman dilimlerim güvenli olarak gözleyebilir.

  2. Makineler hızlı ve kesin hesaplamaları yapabilirler.

  3. Makineler yüksek doğruluk derecesiyle fazla miktardaki bilgiyi ele geçirebilir ve depolayabilirler.

  4. Makineler sürekli ve hızlıca daha fazla fiziksel güç ortaya koyabilirler.

  5. Makineler uygun bakım yapıldığında performanslarında bozulma olmadan tekrarlı faaliyetlerle daha uzun süreli meşgul olabilirler.

  6. Makineler yorulmazlar.

Tabii ki makinelerde kusursuz değildirler. Hatta şu zaaflara da sahiptirler

1. Makineler esnek değillerdir. Hatta en karmaşık kompüter dahi sadece yapmaya programlandığı şeyi yapabilir. Yenilik ve hızlı değişimi karşılamak ve adapte olmak önemlidir, makineler bu noktada dezavantajdır. Sadece ayarlandıkları fonksiyonlar en iyi şekilde yapabilirler. Yine onlar sadece işlemci bireyin yapmalarım istediklerini yaparlar.

2. Makineler geçmişteki tecrübe ve hatalardan faydalanamazlar. Tecrübeye dayanarak performanslarını öğrenemez ve değiştiremezler. Faaliyetlerindeki herhangi bir değişiklik bir programlayıcı tarafından sisteme yerleştirilmelidir.

3.Makineler programlanmamış farklı alternatifleri ele alıp inceleyemez ve kullanamazlar. Diğer ifade tarzıyla onlar çare üretemezler.


A.İNSAN MAKİNE SİSTEMLERİNİN SINIFLANDIRILMASI
İnsan-makine sistemlerini karakterize eden bir gösterge sistemin kontrolünün insana ya da makineye ne ölçüde bağlı olduğudur. Aralarında kesin bir ayırım olmamakla birlikte insan makine sistemleri genellikle manuel, mekanik ve otomatik sistemler olmak üzere üç kategori içerisinde ele alınmaktadırlar (Özkul, 1996, 22; Güler, 1997, 22).

  • Manuel Sistem: Manuel sistemler işlemi yapan kişi ve onun kullandığı el aletleri ve gereçlerden oluşur. Bu sistemlerde işlemi yapan kişi güç kaynağı olarak sadece kendi fiziksel enerjisini kullanır.

  • Mekanik Sistemler: Yarı otomatik olarak da adlandırılan bu sistemler birbiriyle iç içe (entegre) çalışması sağlanmış fiziksel parçalardan oluşur. Bir dış güç kaynağıyla çalışan tezgah örneğinde olduğu gibi bu sistemler fonksiyonlarını çok fazla değişkenlik olmadan yerine getirirler. İşin yapılması için gerekli devinim gücü makine tarafından sağlanır ve burada işgören genellikle kontrol cihazlarını kullanarak kontrol fonksiyonunu yerine getirir.

  • Otomatik Sistemler: Bir sistem tam otomatik hale getirilmişse bütün işlemsel fonksiyonlarını hiç ya da çok az insan müdahalesi ile gerçekleştirir. Robotlar otomatik sistemlerin iyi bir örneğidir. Otomatik sistemlerin insan müdahalesi gerektirmemesi bazı kişilerde bir insan-makine sistemi olarak nitelendirilmeme şeklinde yanlış bir düşünceye yol açmaktadır. Bu makinelerin kurulması, programlanması ve çalışır halde tutulması tamamen insana dayalı bir olgudur. Otomatik sistemlerin de diğer insan makine sistemlerinde olduğu gibi insan faktörlerine (ergonomik hususlara) uyularak tasarlanması gerekir. İnsan makine sistemlerinin temel amacı üretim yapmaktır. Dolayısı ile tüm insan-makine sistemleri aynı zamanda birer üretim sistemidirler. İzleyen kesimde üretim sistemleri ana hatlarıyla ele alınarak incelenecektir.


B.ÜRETİM SİSTEMLERİ

Üretim denildiğinde birçok kişinin aklına gelen, fabrikalar, makineler, imalat hatları gibi görüntülerdir. Gerçekten de yakın zamana kadar üretim sözcüğü imalat ile aynı anlamda kullanılmıştır ve birçok kişi tarafın-dan da hala kullanılmaktadır. Günümüzde üretim ve üretim yönetimi kavramları imalat yanında hizmet veya servis olarak adlandırılan eğitim, sağlık, ticaret, gıda, otelcilik, bankacılık gibi alanları da kapsamaktadır.



Üretim sözcüğü, mal ve /veya hizmet üretmek için yapılan faaliyetlere verilen addır. Hemen her örgütün temel fonksiyonu mal ve/veya hizmet şeklinde bir üretim yapmaktır.

Fabrikalar, okullar, hastaneler, mahkemeler, lokantalar ve benzerleri. Bunlardan fabrikalar dışındakiler hizmet (servis) üreten örgütlerdir. Günümüzde hizmet sektöründe istihdam edilenlerin sayısı imalat sistemlerinden çok daha fazladır ve bu fark giderek artmaktadır.



ŞEKİL 3: ÜRETİM SİSTEMİNİN YAPISI





Kaynak: Özkul, 1996, 21.


İnsan, makine, malzeme, enerji gibi girdileri istenilen ürün veya hizmete dönüştürmeye yönelik eleman ve faaliyetler faaliyetlerden oluşan bu yapı üretim sistemi olarak adlandırılır.

Üretim ya da hizmet ayrımına bakılmaksızın bütün sistemler,


GİRDİ SÜREÇ ÇIKTI akışı şeklinde gösterilebilirler.
Girdiler ya da üretim faktörleri, sisteme dışarıdan alınan unsurlardır. Bunlar insan, makine, malzeme, para, metod (teknoloji) öğelerinin birleşimidir. Genellikle sistemlerin birden çok girdileri ve çıktıları bulunur.Dönüşüm süreci, girdilerin amaçlara uygun şekilde çıktılara dönüştürmeye yönelik işlemlerdir. Örneğin, imalat sistemlerinde fiziksel, ulaştırmada yersel (mekansal), depolama faaliyetlerinde zamansal fayda sağlanmasına yönelik işlemler gerçekleştirilir. Sağlık sistemlerinde ise yaralı hastanın iyileştirilmesi örneğinde olduğu gibi fizyolojik bir dönüşüm vardır. Hizmet sistemlerinde ise bir bilgi işlem süreci söz konusudur.

Bu durumu Tablo 3’den ayrıntılı olarak görebilmek mümkündür.



TABLO:3 ÇEŞİTLİ SİSTEMLERİN GİRDİ, SÜREÇ VE ÇIKTILARI

SİSTEM


GİRDİ


SÜREÇ


ÇIKTILAR


Fabrika

Hammadde

İmalat

Mamul Tatmin

Lokanta

Müşteri

Yemek Servisi

Sağlıklı Kişi

Hastane

Hasta

Teşhis - Tedavi

Yer Değişikliği

Ulaştırma

Yolcular

Taşıma




Kaynak: Özkul, 1996, 24.
Öte yandan Üretim Sistemlerinde Etkinlik ve Verimlilikte çok önemlidir.

  • Etkinlik amaçlara ulaşma derecesini ifade etmekte kullanılır.

  • Verimlilik ise amaçlara ulaşmada kullanılan kaynaklarla ilgilidir ve çıktıların girdilere oranı olarak tanımlanır.

  • Eğer çıktılarla girdiler aynı birimlerle ifade ediliyorlarsa girdi/çıktı oranından elde edilecek birimsiz değer verim olarak adlandırılır.

Bu çerçevede Kısmi ve Toplam verimlilik göstergeleri konunun izahı açısından önem arz etmektedir.


ŞEKİL 4: KISMİ VE TOPLAM VERİMLİLİK GÖSTERGELERİ

Kaynak: Özkul, 1996, 25.


Bununla birlikte, Hizmet İşletmelerinde Verimlilik Hesaplamalarında Karşılaşılan Zorluklara bakıldığında;

  • Girdiler ve çıktılar arasındaki ilişki tam olarak bilinmez.

  • Girdileri ve/veya çıktıları ölçmek zor olabilir.

  • Ürün sayısının fazla olması nedeniyle elde edilen oranın yorumlanması zordur.

  • Girdi ve/veya çıktı kalitesi değişkenlik gösterir.

  • Verimlilik hesabına yönelik veri bulunamaz.

Bu bağlamda Sistemlerde Verimlilikte;


Şekil 5: Sistemlerde Verimlilik

c:\users\sau\desktop\resim1.png

Kaynak: Özkul, 1996, 26.



C. ERGONOMİK ANALİZ VE TASARIM

Yeni bir sistem kurulacağı zaman veya mevcut sistemde problem, aksaklık veya yeni düzenlemeler söz konusu olduğunda, sistemle ilgili özel çalışmalar yapılması gerekir. Genelde sistem çalışmaları olarak adlandırılan bu faaliyetler sistem analiz ve sistem tasarımı çalışmalarından oluşur. Sistem yaklaşımı çerçevesinde yapılan bu çalışmalar insan makine sisteminin yapısını, öğelerini ve özelliklerini ve bu sistemlerden alınacak sonuçları belirlemeye ve iyileştirmeye yöneliktir.

Sistem tasarımı, problem çözme ve bağlı olarak karar almada kullanılan yaklaşım, yöntem ve tekniklere verilen addır. Sistem analizi bir problemin varlığını ve ilgili değişkenleri saptamayı, değişik etkenlerin analizini, eylemlerin programlanmasını, en iyi veya en azından daha iyi bir çözümün belirlenmesini amaçlar. Sistem analizi, mevcut sistemle ilgili bir sorunun çözümü için yapılabileceği gibi yeni bir sistemin tasarımında da yapılacak ilk iş olmalıdır.

İnsan makine sistemlerinde ergonomik amaçlı yapılacak analiz ve tasarımlar mevcut insan makine sisteminin ergonomik açıdan iyileştirilmesine ya da yeni bir sistem kurulurken bu sistemin ergonomik faktörler göz önüne alınarak tasarlanmasına yöneliktir. Bu bağlamda, ergonomik çalışmaların amacı işin insana ve insanın işe uyumu için gerekli koşulların belirlenmesidir.



İşin insana uyumunda;

  • Çalışılan yerin ve üretim araçlarının düzenlenmesi (Çalışma alanı, makineler, göstergeler, kontroller vb.).

  • İş çevresinin analizi ve düzenlenmesi (Ses, gürültü, aydınlatma, titreşim, iklim vb.).

  • İş organizasyonunun analizi ve düzenlenmesi (İşin kapsamı, çalışma ve dinlenme zamanları vb.).

İnsanın işe uyumunda;

•Kişinin işin içeriğine bireysel yatkınlığı (yaş, cinsiyet, bedensel ve


zihinsel özellikler vb.).

İş öğretimi ve işe alıştırma gibi hususlar yer alır.

Gerek mevcut, gerekse yeni kurulacak sistemlere yönelik olsun ergonomik amaçlı sistem analizleri bir tasarımla sonuçlanacaktır. Dolayısıyla bu çalışmaların tümü sistem tasarımı olarak adlandırılabilir.

D. ERGONOMİK TASARIMLARDA GÖZ ÖNÜNE ALINMASI GEREKEN KRİTERLER (Kaynak: Özkul, 1996, 27).
İnsancıllık ve Ekonomiklik

İnsancıllık ve ekonomik amaçlar göz önünde bulundurularak insana ait özelliklerin, bilgilerin, yeteneklerin ve becerilerin bilinmesi ve bunlara ait alt ve üst sınırların belirlenmesi, insana yaraşır bir iş düzenlemesinin en önemli değerlendirme ölçütleridir.



Sağlığın Korunması

Sağlığın korunması geniş anlamıyla çalışma koşullarından ileri gelen hastalıkların önlenmesi veya azaltılmasına yöneliktir. Sağlığın korunmasına, aşırı yüklenmenin giderilmesi veya az yüklenmenin dengelenmesi de dahildir.



İşin Sosyal Uygunluğu

İşin sosyal açıdan insana uygunluğu, insana yaşamının toplumsal normlar (bunlar yasalar, yönetmelikler ve yönergeler ya da toplu sözleş-melerle karşılanmış da olabilir) içinde sürdürülebileceği ortamın sağlanması ve bireylerarası ilişkilerin özendirilmesi anlamını taşır.



Teknik-Ekonomik Rasyonellik

Teknik ekonomik rasyonellik insan-makine sisteminin fonksiyonel açıdan doğru biçimde düzenlenmesi bu tür sistemlerin performans yeteneklerinin sürekliliğinin sağlanması ve insanların sistem içinde ekonomik açıdan en doğru biçimde görevlendirilmesi anlamını taşır.

Üretim sistemlerinde yapılacak ergonomik tasarımların çok pahalı ya da karmaşık nitelikte olması gerekmez. Eğer problemlere sezgilerin de yardımıyla bilimsel olarak yaklaşılır, uygun çalışma yöntemleri kullanılır ve temel ergonomik ilkelere uyulursa insan makine sistemlerinde önemli iyileştirmeler sağlanabilecektir.
E.ERGONOMİK ANALİZ VE TASARIM GEREKTİREN HUSUSLAR

Çalışma ortamlarında sistem analiz ve tasarımlarının nedenleri aşağıdakiler olabilir (Kaynak: Özkul, 1996, 27).



1. Problem Varlığı: Sistem istenilen şekilde çalışmıyor olabilir, arzulanan durum ile bulunulan durum arasında fark vardır. Bu durumda tasarımcıdan aksaklıkları belirleyip gidermesi istenebilir.

Örnekler: Çalışanların fiziksel şikayetleri vardır (bel ağrısı, işitme kaybı vb.) İş kazaları çok sık olmaktadır.

İşten ayrılmalar fazlalaşmıştır.



2.Yeni Gereksinimler: Sistem analizi çalışmalarına neden olabilecek
bir gelişme ya da uyulması zorunlu yeni bir durum ortaya çıkabilir.

Örnekler: Gürültü düzeyinin 85 dB altında olması zorunluluğu İş yerinde sigara içme yasağı konması Talebin artması

3.Yeni Bir Düşünce veya Teknolojinin Uygulamaya Konması:

İşletmede örneğin yeni yönetim biçimlerinin ya da teknolojilerinin uygulan


maya konması sistem analizini gerektirebilir.

Örnekler: Kalite Güvence Sistemi-ISO 9000 Otomasyona geçiş CNC tezgahlarının kullanılmaya başlanması

F.ERGONOMİK TASARIMLARDA GÖZÖNÜNE ALINACAK HUSUSLAR: (Özkul, 1996, 28-29)

  1. İnsan-makine sistemi içindeki insan etkinlikleri amaca uygun ve etkin olmalı,

  2. Çalışanın algıladığı enformasyon, yapılan göreve tam uygun olmalı,

  3. Bir sistem elemanı tek bir fonksiyon için olmalı,

  4. Birbirini izleyen görevler arasındaki zaman dilimi insan davranış hızına uygun olmalı,

  5. İnsandan istenen hassasiyet derecesi onun doğal yeteneklerine uygun olmalı,

  6. Sistem, insanın yanlış davranışına mümkün olduğu kadar müsaade etmemeli,

  7. Kolay ve hızlı öğrenme mümkün olmalı,

  8. Gözleme görevi eksiksiz olmalı,

  9. Sinyaller kolay algılanabilir, anlaşılabilir ve yorumlanabilir olmalı,

  1. Tehlike sinyallerinin özel bir ayırt ediciliği olmalı,

  2. Sistem elemanlarına kolay ulaşılabilir olmalı,

  3. Birbiri ile ilgili kumanda elemanları birbirine yakın olmalı,

  4. Sistem içindeki nesnelerin tutma ve taşımaları kolay olmalı,

  5. Zorlanma düzeyi mesai süresi boyunca sürdürülebilir olmalı,

  6. İnsan, sistem içinde bulunmaktan hoşnut olmalı,

  7. İnsanın iş kazası ve meslek hastalığına uğrama riski az olmalı,

  8. Yaptığı iş mümkün olduğu kadar tek düzelikten çıkarılıp zenginleştirilmeli,

  9. İnsan yetenekleri tam olarak kullanılabilmeli,

  10. İnsanın sosyal ve kişisel gereksinimleri karşılanabilmeli,

  11. Sıklık, önemlilik ve sıra açısından insan davranışları en az hataya yol açacak şekilde düzenlenmeli,

  12. Sistem bütünüyle statik ve dinamik antropometrik (vücut) ölçülere uygun olmalı,

  13. Tehlike anında hızla yer değiştirmek mümkün olmalı,

  14. Çevre koşulları, insana ait ergonomik konfor sınırları içinde olmalı,

  15. İnsanın yüklenme sınırı, yaş, cinsiyet, özürlü olup olmama gibi durumları göz önüne alınarak belirlenmeli,

  16. Sistem, insanın eğitim, alıştırma, deneyim gibi yollarla kendini geliştirmesine yardımcı olmalı,

  17. İş organizasyonu (görev dağılımı, çalışma ve dinlenme zamanları, alt-üst ilişkileri vb.) temel ergonomi ve endüstri mühendisliği ilkelerine göre düzenlenmiş olmalıdır.


ÖZET
Ergonomik çalışmalar çoğunlukla insanların çeşitli alet ve makinelerle birlikte olduğu ortamlara yöneliktir. Genel olarak insan-makine sistemi olarak adlandırılan bu ortamlarda temel öğe olan insan ve makine birbiriyle etkileşim halindedir. Sistem kavramı ve sistemin bir bütün olarak ele alınmasını öngören sistem yaklaşımı, çok sayıda unsurun aynı anda etkileşiminin analizine olanak verir.

Sistem sözcüğü günümüzde hemen her alanda kullanılmaktadır. Üretim sistemi, ulaşım sistemi, sinir sistemi, sistem tasarımı gibi tanımlamalar yanında sistem kurma, sistem bozuk, sistemin aksaması gibi ifadelerin günlük yaşantıdaki kullanımı incelendiğinde, çevremizdeki hemen her şeyin sistem olarak ele alınabileceği söylenebilir. Buna göre; bir insan, bir fabrika, bir kent, bir otomobil birer sistem olduğu gibi düşünce sisteminden, eğitim sisteminden, adalet sisteminden söz edilir.

Sistem çalışmalarında sistem ve çevresinin tanımlanması çok önemlidir. Bir sistemi diğerlerinden ya da çevresinden ayıran alan sistem sınırı olarak tanımlanır. Örgütler açısından sistem ve çevresini belirlemeye yönelik bir gösterge sistem içindeki öğe ve eylemlerin yönetimce kontrol edilip edilememesidir. Yönetim kontrolu altındaki unsurlar sistem içerisinde, kontrolu dışındakiler ise sistem dışında (çevresinde) yer alırlar. Bütün sistemler kendilerini oluşturan daha küçük alt sistemlere ayrılabilirler. Örneğin, üretim sistemi içerisinde fabrika bir alt sistem olarak ele alınabileceği gibi; fabrikadaki bir departman kendi başına bir sistem oluşturur. Benzer şekilde insan vücudu bir sistem olduğu gibi, dolaşım sistemi bunun bir alt sistemidir.

İnsan-makine sistemi terimi içerisinde yer alan makine kavramı oldukça geniş bir bakış açısı altında ele alınmaktadır. Makine terimi sistemin amacına ulaşması ya da bir fonksiyonu yerine getirmesi doğrultusundaki faaliyetleri gerçekleştirmek üzere insanların kullanabilecekleri her türlü alet, araç, gereç, donanım, tesis ve benzeri fiziksel nesneleri ifade etmektedir. Elinde çekiç olan bir işçi ya da orakla hasat yapan çiftçi insan makine sistemi oluşturur. Otomobil ve sürücüsü, bilgisayar ve operatörü, torna tezgahı ve ustası, bir büro makinesi ve kullanıcısı biraz daha karmaşık insan makine sistemi örnekleridir. Uçak, ambalaj makinesi, iletişim sistemi, petrol rafinerisi, bunları kullanan personel ile birlikte karmaşıklık düzeyi daha yüksek olan insan-makine sistemleridir. Yukarıdakilere göre daha soyut ve biçimsellikten uzak sayılabilecek insan makine sistemi örneği olarak sağlık sistemleri, trafik yönetim sistemleri verilebilir.

Yeni bir sistem kurulacağı zaman veya mevcut sistemde problem, aksaklık veya yeni düzenlemeler söz konusu olduğunda, sistemle ilgili özel çalışmalar yapılması gerekir. Genelde sistem çalışmaları olarak adlandırılan bu faaliyetler sistem analiz ve sistem tasarımı çalışmalarından oluşur. Sistem yaklaşımı çerçevesinde yapılan bu çalışmalar insan makine sisteminin yapısını, öğelerini ve özelliklerini ve bu sistemlerden alınacak sonuçları belirlemeye ve iyileştirmeye yöneliktir.

İnsan makine sistemlerinde ergonomik amaçlı yapılacak analiz ve tasarımlar mevcut insan makine sisteminin ergonomik açıdan iyileştirilmesine ya da yeni bir sistem kurulurken bu sistemin ergonomik faktörler göz önüne alınarak tasarlanmasına yöneliktir. Bu bağlamda, ergonomik çalışmaların amacı işin insana ve insanın işe uyumu için gerekli koşulların belirlenmesidir.



Değerlendirme Soruları
1.Sistem kavramını en iyi tanımlayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

A.Sistem bir bütündür.

B.Sistem birbiriyle ilişkili öğelerin oluşturduğu bir bütündür.

C.Sistem belli bir amaca yönelik, karşılıklı ilişkileri olan öğeler bütünüdür.

D.Sistem belli bir amaca yönelik öğeler bütünüdür

E.Sistem belli bir amaca ve öğelere sahiptir.


2.Sadece alet, araç, donanım gibi fiziksel üretim araçlarından oluşan
sistemlere ne ad verilir?

A.İnsan - makine

B.Yapay

C.Somut


D.Teknik

E. Sosyal


3.Aşağıdakilerden hangisi bir imalat işletmesinin verimliliği için uygun
bir ölçü olabilir?

A.Üretim miktarı / Çalışan işçi sayısı

B.Gelen hammadde miktarı / İade edilen hammadde miktarı

C.İşletmedeki tezgah sayısı / Çalışan işçi sayısı

D.Çalışan işçi sayısı / Üretim miktarı

E.Yapılan sevkiyat sayısı / Üretim miktarı



4.Aşağıdakilerden hangisi ergonomik tasarımlarda göz önünde bulundurulması gereken kriterlerden birisi değildir?

A.İnsancıllık ve ekonomiklik

B.Sağlığın korunması

C.İşin sosyal uygunluğu

D.Teknik ekonomik rasyonellik

E.Problem varlığı


5. İnsan makine sistemleri genellikle manuel, mekanik ve otomatik sistemler olmak üzere üç kategori içerisinde ele alınmaktadır.
A.Doğru

B.Yanlış


Değerlendirme Soruları Yanıt Anahtarı

  1. Doğru yanıt C. Cevabınız yanlış ise ilgili bölümü tekrar gözden geçiriniz.

  2. Doğru yanıt D. Cevabınız yanlış ise ilgili bölümü tekrar gözden geçiriniz.

  3. Doğru yanıt A. Cevabınız yanlış ise ilgili konuyu yeniden gözden geçiriniz.

  4. Doğru yanıt E. Cevabınız yanlış ise ilgili konuyu yeniden gözden geçiriniz.

  5. Doğru yanıt A. Cevabınız yanlış ise ilgili konuyu yeniden gözden geçiriniz.

KAYNAKÇA


Güler, Çağatay (1997) Ergonomiye Giriş, Sağlık Bakanlığı Çevre Sağlığı Temel Kaynak Dizisi No:45, Birinci Baskı, Ankara.

Öge, H. Serdar. (2000). Örgütsel Etkinliğin Sağlanmasında İşgören-İş Uyumunun Ergonomık Analizi, (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.

Özkul, A. Ekrem (1996) Ergonomi, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir.

http://www.ergonomi.itu.edu.tr/ergonomi.html



endustri.pamukkale.edu.tr/gduyurular/arsiv/ergonomi_v_k.ppt


Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə