İL : İstanbul tariH : 07. 11. 2014



Yüklə 19.48 Kb.
tarix28.10.2017
ölçüsü19.48 Kb.

İL : İSTANBUL

TARİH : 07.11.2014

بِسْــــــــــــــــــــمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم

مَنْ كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِأَنْفُسِهمْ يَمْهَدُونَ

وَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِنَّكَ لَنْ تُنْفِقَ نَفَقَةً تَبْتَغِى بِهَا وَجْهِ اللهِ اِلاَّ أُجِرْتَ عَلَيْهَا حَتَّى مَا تَجْعَلُ فِى فَمِ امْرَأَتِكَ

Değerli Kardeşlerim!

Rabbimiz Kehf suresinin 110. Ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: “… Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın” Efendimiz (sas) de hadisi şerifte: “Ölen kimseyi üç şey takip eder. İkisi döner, biri onunla beraber kalır: Ailesi, malı ve ameli onu takip eder. Sonra ailesi, malı döner; ameli kendisiyle beraber olur”1 buyurmaktadır.

Salih amel imanın davranış yoluyla dışa yansımasıdır. Sadece insanları değil, bütün evreni ve içindekileri Hakk’ın eseri olarak görmektir. Bu gezegenin sadece insanlar için değil, herkes için var edildiğini kabullenmektir. Çevreyle, insanlarla, varlıklarla bütün mahlûkatla barışık yaşamaktır. Bir başka ifadeyle salih amel, Allah’a ve ahirete imanın bir gereği olarak, O’nun indirdiği ve peygamberi vasıtasıyla belirttiği deliller, hükümler, haberler ve emirlere uygun olarak, tam bir ihlas ve niyetle Allah’ın razı olacağı işler yapmaktır.2 Bazen sessizliktir salih amel; huşu ile dinlemektir. Nitekim Yüce Rabbimiz ‘‘ Kur'ân okunduğu zaman onu dinleyin! Ve susun ki; böylece rahmete kavuşturulursunuz.’’ buyurur. Peygamber Efendimiz de hutbe esnasında sessiz olmanın, hutbeyi dikkatle dinlemenin önemini vurgular ve ‘‘Cuma günü, imam hutbe okurken konuşan arkadaşına ‘‘dinle’’ desen bile yanlış yapmış olursun’’ buyurur 3

Kardeşlerim!

İman insanı insan eder, onu yüceltip hayatına huzur verir. İmanın kişinin uğraşlarına yön vermesi, onun olağan eylemlerini ibadete çevirir. Bir insan Allah rızası için çalışır çabalarsa; farz ibadetleri yanında, ailesinin geçimini sağlamak için çalışması, hayatını sürdürmek için yiyip içmesi, uyuması ve bütün fiilleri, ibadet olarak değerlendirilir. Sevgili Peygamberimiz sahabe-i kiramdan Sa’d b. Ebî Vakkas’ a şöyle buyurmuştur: Allah rızasını gaye edinerek yapmış olduğun her harcamadan/infaktan sevap kazanırsın.”4 Hatta “Hanımının ağzına koymuş olduğun lokmadan bile. Allah rızası için yapılan ibadetler ve fiiller insanı olgunlaştırır. Kurân-ı Kerimde Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. Kimler de salih amel işlerse, ancak kendileri için (cennette yer) hazırlarlar”5 buyurulur.



Aziz müminler!

İmanın olgunlaşıp ruhumuzda kökleşmesi için yararlı işlerle onu beslememiz gerekmektedir. Korumasız ve eyleme dönüşmeyen iman, ruhu söndürür. Salih ameller, samimi bir imanın tezahürüdür. İnsanlara faydalı işler yaparak, muhtacın elinden tutarak, mahzunun dilinden anlayıp onunla ilgilenerek Allah’ın hoşnutluğunu kazanabiliriz. Saygısız gönüller, katılaşan kalpler bizim iç dünyamızı kararttığı gibi, sosyal hayatımızı da yaşanmaz hale getirecektir. Öyleyse gelin hep beraber Yunus suresindeki şu ayetlere kulak verelim: “Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar, iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu, büyük başarıdır.”6



Kardeşlerim!

Dünya hayatı, âhireti kazanmak için bir vesiledir. Âhiret de sâlih amelle kazanılır. Allah’ın rızasına uygun ve onu hedefleyen bütün ameller, davranışlar sâlih amel sayılır. Müslümanın derdiyle dertlenmek, acısını paylaşmak, Müslümanlar olarak dayanışma ve kardeşlik ruhuna sahip olmak da sâlih amel cümlesindendir. Günümüzde Müslümanlar büyük felaketler ve aleyhlerine kurulmuş dehşet verici planlarla karşı karşıyadır. Senelerdir İslam dünyası kan ağlamakta, bir taraftan kendi içlerinde birbirlerinin kanını dökerken diğer taraftan da sırf Müslüman oldukları için İslam düşmanlarının hedefi olarak büyük zulme, kırım ve kıyıma maruz kalmaktadırlar. Bilhassa güney sınırımızda yaşananlar Müslümanlar arası çatışma ve kavganın en yeni ve en yakın misalidir. Filistin topraklarında son yüz yıldır Filistinlilere karşı zaman zaman şiddetlenen ve hatta katliama dönüşen saldırılar bütün dünyanın malumudur. İsrail son günlerde bu saldırılarını daha şiddetli olarak sürdürmekte, Müslümanların üçüncü kutsal mescidi olan Mescid-i aksâ’ya girmelerine, orada namaz kılmalarına bile mani olmakta, orayı âdeta savaş alanına çevirmekte ve dünyadan da etkili bir tepki almamaktadır. İsrail’e karşı Filistinli kardeşlerimizin daha doğrusu hakkın, adaletin, insanlığın yanında olduğumuzu, insana veya hayvana, kadına veya erkeğe, çocuğa veya büyüğe, müslümana veya bir başkasına uygulanan bireysel veya kitlesel her türlü zulmü kınadığımızı ama bugün Filistin’de uygulanan zulmü bilhassa kınadığımızı tekrar ilan ediyor ve dünyayı bu zulmü görmeye davet ediyoruz.

Diğer taraftan kimi ihmal ve kusurlarımız, sınır tanımaz kazanç hırsımız, hak ihlallerimiz de birtakım felaketlere sebep olmaktadır. Ermenek’teki Maden ocağında mahsur kalan kardeşlerimizin durumu, neredeyse kapasitesinin iki misli yolcu taşımaya kalkışan ve neticede elma toplamaya giden işçi kardeşlerimizin ölümüyle sonuçlanan hadise, yine kapasitesinin üstünde yolcu almanın yanında insan kaçakçılığı gibi başlı başına suç olan ve çok sayıda insanın Karadeniz’de boğulması ile sonuçlanan olay sadece son haftaya ait bazı misallerdir. Bütün bunlar insan unsurunun sebep olduğu ve kendimize hem birey hem de toplum olarak çekidüzen vermemizi gerektiren birkaç hadisedir. Bütün bu acıları paylaşıyor, ölenlere rahmet diliyoruz. Maden ocağında mahsur kalan kardeşlerimizden bir kısmının cesetleri çıkarıldı, diğerleri için endişeli bekleyiş sürüyor. Hayatını kaybedenlere Cenab-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz; ailelerine, yakınlarına ve bütün milletimize sabırlar vermesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Hayatta olanlar hakkında da Rabbimizin nusret ve yardımızı esirgememesini için dua ediyoruz.

Muhterem Kardeşlerim!

Hutbemi bitirirken bir konuyu da size duyurmak istiyorum.



İstanbul’un ikinci Müftüsü ve beşinci Diyanet İşleri Başkanı, büyük din âlimi ve Müderris Ömer Nasuhi Bilmen Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde düzenlenen iki günlük sempozyum ile anılacaktır. Yarın saat 10.00’ daki açılış merasimine ve sempozyuma bütün cemaatimiz davetlidir.

1 Buhari, Rikak, 42

2 Hak Dini Kuran Dili, III/1740

3 Buhari, ‘‘Cuma’’, 34

4 Buhari, Kitabü’l-İman,51

5 Rum, 30/44

6 Yunus,10/62-64


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə