Ileri demokrasisi

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 13.35 Kb.
tarix27.07.2018
ölçüsü13.35 Kb.

13.03.2013

DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ;

AKP’nin “ileri demokrasisi” her gün yaşanan gözaltı ve tutuklama furyası ile devam ediyor. Ancak otoriter, faşizan rejimlerde rastlanabilecek, emek ve demokrasi düşmanlığı üzerine inşa edilen  bu sözde “ileri demokrasiye” muhalefet eden herkes gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.

Son dönemde ülkemizde yaşananlar AKP’nin, yarattığı korku imparatorluğunun gölgesinin ulaşmadığı hiçbir alan bırakmamaya kararlı olduğunu göstermektedir. Tasavvur ettikleri resmi hayata geçirmek için Türkiye’yi hızla tek adam diktasına doğru sürükleyenler; muhalif-demokrat kesimleri cendereye alarak tüm toplumu derin bir sessizliğe mahkûm etmeyi amaçlamaktadır. Bunun için öğrencileri, avukatları, sendikacıları, gazetecileri, korku imparatorluklarına karşı sesini yükselten herkesi gözaltına almakta hukuksuz isnatlarla tutuklamakta sakınca görmemektedirler. Kısacası insanca bir yaşam ve demokratik bir ülke isteyen herkesi hedef tahtasına koymaya devam ediyorlar.

Bu çerçevede Konfederasyonumuza ve bağlı sendikalarımıza yönelik baskıların sürekli olarak arttığı, Türkiye’nin dört bir yanında üye ve yöneticilerimize yönelen keyfi gözaltı ve tutuklamalarla kuşatılmaya çalışıldığımız tüm kamuoyunca bilinmektedir.

Konfederasyonumuza yönelik son bir yıldır ardı ardına yapılan operasyonlar halkasına 19 Şubat tarihinde yeni bir halka daha eklenmiş 167 arkadaşımız gözaltına alınmıştır. KESK MYK üyesi Akman Şimşek, sendikamız BES üyelerinden eski MYK üyemiz Abidin Sırma, İstanbul 1 Nolu Şube Başkanımız Dursun Doğan, İstanbul 1 Nolu Şube Örgütlenme Sekreterimiz Ejder Erbulan’ın da aralarında bulunduğu 59 arkadaşımız tutuklanmıştır.

Niçin 19 ŞUBAT?

Ne zaman kamu emekçileri muhalefeti yükselmeye başlasa KESK’ yönelik saldırılar mevcut iktidar tarafından bir gelenek haline getirilmeye çalışılmaktadır…

Geçtiğimiz yıl Mart ayı ve 8 Mart haftasına yönelik eylem programımızı açıkladıktan kısa bir süre sonra 13 Şubat’ta 16 kadın yönetici ve üyemizin gözaltına alınıp, 9’nun tutuklanması tesadüf değildir.

Grev hakkımızı yasal teminat altına almayan, örgütlenme özgürlüğünü yok sayan sözde toplu sözleşme düzenine karşı 23 Mayıs 2012’de son yılların en geniş katılımlı grevinin gerçekleştirilmesinde konfederasyonumuz öncü olmuş. Hemen ardından toplam 28 yönetici ve üyemizin tutuklanmasıyla sonuçlanan 25 Haziran operasyonu yapılmıştır.

Sınırlı iş güvencemizi tehdit eden Kamu Personel Rejimi değişikliklerinin tartışmaya açıldığı bir dönemde gerçekleşen son operasyon da daha öncekiler gibi tesadüf değildir. 

Büro işkolunda yüz binin üzerinde büro emekçisinin katıldığı grevimiz öncesinde böyle bir saldırıyla karşılaşmamız da tesadüf olmasa gerek!

KONFEDERASYONUMUZA DÖNÜK SALDIRILAR HIZ KESMİYOR SINIR TANIMIYOR!

19 Şubat tarihinde KESK'e yönelik operasyonunun Ankara ayağında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Bünyamin Keneş, Emre Kesikhalı, Seher Toksoy, Fatma Bora Koçaş, Satılmış Gökoğlu, Serpil Toksoy, Saniye Erenler ve Mustafa Anıl'ın savcılığın yaptığı itiraz sonucu tekrar gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Halen değişik illerde üyelerimiz 19 Şubat operasyonu ile ilgili olarak savcılıklara ifade vermeye çağırılmaktadır.

KORKU İMPARATORLUĞUNU YIKACAĞIZ!

Görmeyen gözlere, duymayan kulaklara, yazmayan kalemlere inat bir daha ifade ediyoruz. Bizler, bu topraklarda gerçek bir demokrasi için mücadele etmenin zor, bedelinin de ağır olduğunu biliyoruz. Ancak "hak verilmez mücadeleyle alınır" şiarını ilke edinen, baskılara mücadeleyi daha da yükselterek cevap veren, "acıyı bal eyledik" diyen bir gelenekten gelen KESK’liler baskılar karşısında asla yılmayacaktır. 

AKP’ye cevabımızı

Kamu emekçileri mücadelesini büyüterek

Kamu emekçilerinin iş güvencesine sahip çıkarak

Vergide ücrette adalet talebimizi haykırarak

Demokratik bir Türkiye mücadelesini yükselterek

vereceğiz!

Büro Emekçileri Sendikası olarak 27 Şubat grevimizdeki kararlılığımızı devam ettireceğiz AKP’nin baskı, sürgün, gözaltı ve tutuklamaları bizleri yıldıramayacak, üye ve yöneticilerimize yönelik yıldırma ve sindirme uygulamalarına artık yeter diyoruz. Tek suçları sendikal hak ve özgürlükler, barış ve demokrasi mücadelesi vermek olan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakmak için söz verdik. Gözaltına alınsak da, tutuklansak da, sürgüne gönderilsek de mücadelemize devam edeceğiz.

"Korkmuyoruz Susmuyoruz!" "Adalet Arıyoruz"

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə