I. Bölüm YILANIN GELİNİ
1. ANA TANRIÇA HAVVA
İlkel, antik ve Doğu dünyalarının tanrıça mitolojileri ile tanışıklığı _olan bir kimse, Kitabı Mukaddes'in her sayfasmda, eski inançlara karşıt savlan da içerse, onlara eşdeğer öğeleri görmemezlik edemez. Örnek olarak, ağaçta Havva sahnesinde görünüp, onunla konuşan yılanın kendi basma bir ilah olduğunu belirleyen hiç bir şey anlatılmamıştır, oysa Tekvin kitabının düzenlenişinden en az yedi bin yıl önce Levant'ta ona saygı gösterilmiştir. Louvre'da, Lagaş Kralı Gudea (İ.Ö. 2025'ler) adma yeşil sabuntaşmdan oyulmuş bir vazo vardır, son Sümer döneminde tanrıçanın bir tür anlaşüışının bildirimi olarak Ningizzida 'Gerçek Ağacın İlahı' adına ithaf edilmiştir. Birbirine dolanmış iki engerek, Yunan bilgi ve yeniden dünyaya gelme tanrısı gizemli Hermes'in yılanlı asası Caduceus biçiminde, bir değneğe sarılmış olarak, açılan iki kapının arasında, aslan-kuş olarak bilinen iki kanatlı ejderha tarafından itilmiş biçimde gösterilmiştir. (Şekil 1)(!)
Yılanın, şaşılası biçimde derisini değiştirme yeteneği ve böylelikle gençliğini yenilemesi, ona tüm dünyada yeniden dünyaya gelme gizinin ustası niteliğini kazandırmıştır. Yılanın semavi işareti de büyüyen ve solan, görüntüsünü yok eden ve gene büyüyen Aydır. Ay, rahmin yaşam yaratan ritminin ölçü ve ilahıdır, varlıklar onunla aynı zamanda gelirler ve giderler: Doğum ve ölüm gizinin ilahıdır. Bu ikisi, bütün olarak, bir varlığın iki halinin görünümleridir. Ay, gelgitlerin ve geceleri düşüp sığırların otladığı çayırları canlandıran çiyin ilahıdır. Fakat yılan, suların da ilahıdır. Dünyada, ağaç köklerinin arasında yaşar, sık sık kaynaklara, bataklara, su yollarına dalgaların hareketi
13
ile kayarak uğrar veya sarmaşık gibi tırmanır, orada bir ölüm mey-vası gibi asılır. Fallus düşüncesi hemen akla gelir, yutucu olarak da dişlilik organmı düşündürtür. öyle ki, duygulara zimni etki yapan ikili bir imge oluşturur. Aynı şekilde, ateş ve suyun ikili ilişkisi, onun şimşek gibi çakışma, işgören çatal dilinin hızlı ve ani hareketine, öldürücü zehrinin yakıcılığına bağlanır. Kuyruğunu ısırışı göz önüne getirildiğinde, mitolojik uroboros gibi, bütün eski kozmogolojilerdeki daire şeklinde yüzen bir ada olan dünyayı -altından olduğu kadar içine de yayılan ve- çevreleyen sulan düşündürtür.
Dostları ilə paylaş: |