İnşaat sektörü kalkınma çabaları içindeki Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerden biridir

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 46.59 Kb.
tarix18.08.2018
ölçüsü46.59 Kb.

BİLGİ NOTU


Sayı: B.09.0.YİG.0.15.00.09 /

Konu İnşaat Sektöründe Ar-Ge Faaliyetleri ve Yapı Araştırma Derneği Kurulması

Sunulan Makam: Bakanlık Makamına

Sunan: Yapı İşleri Genel Müdürlüğü

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN TÜRKİYE’ DE ÖNEMİ

İnşaat sektörü, istihdam yaratması ve ihracatı artırması ile kalkınma çabaları içindeki Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biridir. Çimento, seramik, ahşap, cam sanayi gibi 150 yan sektörü beslemektedir.

Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) içindeki payı % 3–8 arasında gidip gelen inşaat sektörünün 2005 yılı içerisindeki payı % 4.4 ve harcamalar toplamı 44.084 milyar YTL olmuştur. Toplam istihdam içindeki payı 2004 yılında % 4.7 olan inşaat sektörü 2005 yılında bu payı % 5.3'e yükseltmiştir. Rakamsal olarak da 22.046 milyon istihdamın 1.171 milyonuna iş olanağı sağlamaktadır. Türk müteahhitlerin iş yaptıkları ülke sayısı 63'e, toplam iş hacimleri 64 milyar dolara yükselirken, gerçekleştirilen proje sayısı 3.000 aşmıştır. 2005 yılında yurt dışından alınan ihaleler 9.3 milyar dolar tutarındadır ve dünya pazarlarından alınan pay % 3 civarındadır.

Bu durum göstermektedir ki, özellikle son yıllarda hem yapı malzemelerinin, hem de müteahhitlik hizmetlerinin ihracatının artmasıyla birlikte, sektörün önemi ve ayrıca uluslar arası rekabet edebilirliğine ilişkin olarak gösterilmesi gereken faaliyetlerin önemi artmaktadır.

Sektörel rekabet edebilirlik için ulusal ölçekte yapılacak faaliyetlerin Avrupa Birliğine uyum anlamında da bir getirisi olacaktır. Zira, İşletmeler ve Sanayi Politikası Müzakere Faslında Bakanlığımız sorumluluğuna verilen COM(97)359 “Avrupa İnşaat Sanayinin Rekabet Edebilirliği Belgesi”nin yanı sıra Avrupa Konseyi’nin 7 Mayıs 1998 tarihli Sanayi Bakanları Toplantısı kararlarında da vurgulandığı üzere şu dört hususta çalışmalar yapılması üye ülkelerin gündemine getirilmiştir:


  • Yapı sektöründe kalitenin yükseltilmesi,

  • Kamu ihalelerinde yapı sektörünün gelişimini göz önünde bulunduracak önlemlerin alınması,

  • Yapı sektörünün eğitiminin ve imajının yükseltilmesi,

  • Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yapı ve ilgili sanayilere reel yenilik olarak girmesini temin edecek şekilde Ar-Ge teşvikleri ve faaliyetlerinin koordinasyonun sağlanması.

Yapı sektöründe kalitenin yükseltilmesi ülkemiz yapı sektörü için en öncelikli hususlardan biri olup, bu alanda Bakanlığımız tarafından da Yapı Denetim Kanunu yayınlanması ile somut adımlar atılmıştır. Her ne kadar daha da geliştirilmesi gereken bir noktada olmasına rağmen bu gelişimin yönünün diğer sektörlerin de ilgi sahasında olan kalite kavramı ile örtüşmesi ve bu alanda yeni araçların geliştirilmesi için sektör ile diyalog en önemli hususlardan biridir.

Kamu özel sektör ortaklığı veya daha farklı ihale ve finansman yöntemleri üzerinde çalışmalar ve araştırmalar yapmak yapı sektörünün gelişimi ve sanayileşmesi için öncelikli hususlardan bir diğeridir. Zira, özellikle son yıllarda kamunun yapı sektöründeki payı düşüş içerisindedir ve özel sektörün dinamiklerinden kamunun daha iyi istifade etmesi ülke kalkınmasına faydalar sağlayacaktır.

Yapı sektöründeki istihdamın eğitim seviyesinin yükseltilmesi, bir ulusal mesleki yeterlilikler sisteminin kurulması için, AB ile iş kurma hakkı ve hizmetlerin serbest dolaşımı faslında gerek mevzuat, gerekse kurumsal yapılanmada atılması gereken adımlar bu alanda asgari şartların getirilmesini temin edecektir. Ancak bunun yanında geliştirilmesi gereken özel eğitim faaliyetlerinin de sektörlerle diyalog içerisinde ele alınması gerekmektedir. Zira, sektöre bu alanda yeni bir imaj kazandırılması, daha yetenekli gençlerin sektöre girmesini de temin edecektir.

İlk üç hususun sağlanması sonucu, dördüncü husus olan araştırma ve geliştirme faaliyetleri, bunların üzerine inşa edilmektedir ve bunları besleyecek, devreyi tamamlayacak nihai adımlardan biridir. İnşaat sektöründe ekonomik ve sağlıklı üretim yapabilmek için yeni, özgün ve gelişmiş teknolojiye sahip olmak önceliklidir. Bu şartı sağlamak için ise, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini en iyi biçimde saptamak, bu faaliyetlere katılarak, işbirliği içinde elde edilecek sonuçların uygulamaya yansıtılması zorunludur. Bu bağlamda Ar-Ge çalışmaları sektöre yeni yön verecek, geliştirecek, rekabetçiliği ve verimliliğini artıracak önemli noktalardan biridir.



AR-GE ÇALIŞMALARININ İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ ÖNEMİ

Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetleri ulusal olarak Dış Ticaret Müsteşarlığının Ar-Ge yardımlarıyla, TÜBİTAK’ ın çeşitli Ar-Ge destekleriyle ve de KOSGEB’in işletmelerin belirli bir Üniversite, Yüksek Teknoloji Enstitüsü ya da Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) Merkez veya Enstitülerinin imkanlarından yararlanarak teknoloji veya teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulması yoluyla desteklenmektedir. Bu destek çalışmaları kapsamında sektörlere ilişkin olarak desteklerin ne oranda olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte yapı sektörüne ilişkin faaliyetlerin son derece az olduğu gözlenmektedir.

Ayrıca Türkiye’nin AB Entegrasyonu aşamasında Avrupa’da Ar-Ge çalışmalarını destekleyen Çerçeve Programlarda (FP6 çerçevesinde) yıllık 500 milyon Euro gibi bir katkısı bulunmaktadır. Pek çok sektöre uygulanabileceği gibi yapı sektörüne de uygulanabilecek olan nanoteknolojiler, yeni malzemeler, üretim yöntemleri, aletler, araçlar ile ilgili çalışmaların teşvik edilmesinde ülkemizin FP6’dan temin edeceği faydanın maksimize edilmesi ile ilgili olarak geliştirilmesi gereken projeler konusunda Türkiye genelinde ve de yapı sektörü özelinde bir koordinasyonun eksikliği nedeniyle bu proje desteklerinden son derece düşük seviyede yararlanılmaktadır.

Bu noktada Türkiye’de inşaat sektörünün bir adım öne çıkmasında ve uluslararası pazarlardan alınan payın artırılabilmesi yolunda Ar-Ge çalışmaları son derece önemli bir yer tutmaktadır.



YAPI SEKTÖRÜNDE AR-GE ÇALIŞMALARININ DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ

Hem Avrupa Birliğinde hem de pek çok gelişmiş ülkede yapı sektöründe Ar-Ge çalışmaları, toplumsal talepleri karşılamaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güvence altına almaya ve de bilim ve teknolojiyi ilerletecek temeli oluşturmaya yönelik misyona sahip çeşitli araştırma kurumları tarafından yürütülmektedir. Bu kurumlar, yaptıkları çalışmaların özel sektöre dönüşü sayesinde son derece kuvvetli ve yapı sektörünün yolunu çizen firmalar haline gelmişlerdir.

Örneğin Japonya’da BCJ (Building Center of Japan), İmar Bakanlığı'na bağlı araştırma enstitüleri Bayındırlık Araştırma Enstitüsü ile Yapı Araştırma Enstitüsü tarafından bu faaliyetler yürütülmektedir. Ayrıca yine bazı şirketler tarafından araştırma şirketleri kurulmuştur. Bunlar arasında, önemli olarak, Matsushita Tokyo Araştırma Ensitüsü ve Japon Hafif Metaller Araştırma Enstitüsü bulunmaktadır. Bu birimler yapı teknolojisiyle ilgili belgelendirme işlemleri ve muayenesi ile bu alandaki araştırma ve gelişmelere rehberlik de etmektedir.

Amerika’da ve Avrupa’da pek çok ülkede yapı sektöründe araştırma ve geliştirme kurumları bulunmaktadır ve bunlar genel olarak değerlendirildiğinde, aynı zamanda politikalara yön veren yenilikçi konularda yüksek kalitenin ve yüksek standartların sağlanmasına çabalayan kuruluşlardır.

Amerika’da bulunan Lawrence Berkley National Laboratory ve Building & Fire Research Laboratory bu alanda dünya üzerindeki en önemli özgür araştırma kurumlarındandırlar. Yapı malzemelerinin ve sistemlerinin bilimsel ve teknolojik açıdan yenilenmesi ve performanslarının artırılması yönünde sanayi kuruluşları ile birlikte yapı araştırmalarını sürdürmektedirler.

Yine bir başka araştırma kurumu İngiliz BRE (Building Research Establishment), yangın, güvenlik, yapı, malzemeler ve hizmetler konusunda dünya çapında çalışan bir araştırma, belgelendirme ve onay kuruluşudur. İngiltere Akreditasyon Servisi tarafından akredite edilen firma, ulusal ve uluslar arası yangın ve yapı standartlarının oluşturulmasında, geliştirilmesinde de faaliyet göstermektedir. Fransa’da CSTB ve Almanya’da DIBt bu kurumlara örnektir.

Avrupa’da ekonominin ve toplumun daha fazla gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla, yeni bir kavram, düşünce sistemi ve yaklaşım çerçevesinde yeni bir teknoloji paradigması oluşturmaya ve teknolojide sıçrama yapmaya yönelik olarak Topluluk çerçevesinde pek çok kurum platform çalışmaları yürütülmektedir. E-CORE (European Construction Research Network – Avrupa Yapı Araştırma Platformu) Avrupa’da yürütülen yapı araştırmalarını destekleyen ve de bunların genel aktiviteleriyle ve yenilikçi teknolojileriyle sanayinin ilişki kurulmasını koordine eden bir platformdur. Ayrıca standartlaşmayla ilgili birimleri yeni teknolojiler konusunda haberdar eden ve bilgilendiren bir özelliği vardır. Bu sayede hem araştırmacıların birbirinden haberdar olması hem de bu yeniliklere ihtiyaç duyan inşaat endüstrisinin en kısa zamanda bundan haberdar olup bilgilenmesi ve uygulaması sağlanmıştır.

UEAtc (Union Europeaenne pour l’Agrément Tecniques dans la construction) Avrupa’da Teknik Onaylar konusunda oluşturulan birlik, yenilikçi ürünlere duyulan güveni artırabilmek amacıyla ulusal teknik onay vermekte olan ve yapı sektöründe çalışan pek çok araştırma kuruluşunun da bir araya gelmesini sağlamıştır. Bunun yanı sıra bu kurumun içinden Yapı Malzemeleri Direktifi’nin ihtiyaç duyduğu yenilikçi malzemelere ve sistemlere Avrupa Teknik Onayı verenler EOTA’ yı oluşturmuştur.



AVRUPA TEKNİK ONAYI

Bakanlığımızın Yapı Malzemeleri Yönetmeliği (89/106/EEC) kapsamında yapı malzemeleri ile sistemlerinin yenilikçi ürünlerinin CE işareti taşıyarak piyasaya arzında en önemli şartlarından biri Avrupa Teknik Onayının alınmasıdır. Yenilikçi ürünlerle ilgili şu anda ülkemizde Türk Standardları Enstitüsü tarafından “TSEK” kalite belgesi verilmektedir. Bu belge ulusal düzeyde geçerliliği olan bir belgedir, fakat uluslararası alanda geçerliliği bulunmamaktadır. Bundan ötürü Avrupa Teknik Onayının verilmesi için ülkemizde bir Onay Kuruluşuna gerek duyulmaktadır.

Avrupa Teknik Onay Organizasyonu (EOTA) kapsamında Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde Avrupa Teknik Onayı vermek üzere görevlendirilmiş kuruluşların pek çoğu Avrupa’da yürütülen yapı sektöründeki araştırma ve geliştirme çalışmalarını da yürütmekte ve destek olmaktadır. Bu kuruluşlardan biri olan BRE Certification, BRE’nin (Building Research Establishment) bir alt kuruluşudur. Bu anlamda diğer kuruluşlara örnek olarak devlet desteğiyle kurulan CSTB (Centre Scientifique du Techniques Bâtiments) gibi kamu hisseli özel şirketler ve de bazı araştırma enstitüleri ITC-CNR (Istituto per le Tecnologie della Costruzione), DIBt (Deutsches Institut Für Bautechnik) verilebilir. ETA-Danmark A/S özel şirketler ya da IAB (Irish Agrément Board) gibi kurumların bir kısmı da sadece teknik onay veren kuruluşlardır.

Fransa da CSTB (Centre Scientifique du Techniques Bâtiments), Fransa hükümetinin yapı malzemelerine ve sistemlerinde araştırma yapmak ve teknik onay vermek için kurduğu bir şirkettir. Fransa İskân Bakanlığı yönetim kurulu üyesi olarak şirket bünyesinde yer almaktadır. Sertifikasyon, araştırma faaliyetleri, teknik danışmanlık ve bilgilendirme hizmetleri sunmaktadır.

ITC-CNR (Istituto per le Tecnologie della Costruzione) araştırma, belgelendirme ve eğitim konularında İtalya yapı sektörüne yön vermesi için kurulan firma yapı sektörünün performansını ve kalitesini artırmaya dönük çalışmalar da yapmaktadır. Malzeme kimyası ve fiziği, malzeme ve yapı bileşeni teknolojisi, bina fiziği, belgelendirme ve teknik bilgilendirme bölümleri bulunmaktadır. İtalya’da Bakanlıklarla iş birliği içinde Yapı Malzemeleri Direktifi bağlamında EOTA’da yer almakta ve ulusal onaylanmış ya da onaylanacak kuruluşları koordine etmektedir.

Almanya’da faaliyetlerini gösteren DIBt (Deutsches Institut Für Bautechnik), yapı malzemelerine ve sistemlerine Ulusal ve Avrupa Teknik Onayı veren, Ü ve CE işaretlemesi yapan, araştırma ve belgelendirme kurumlarına sahip bir hükümet kuruluşudur. Yapı araştırmalarına danışmanlık, teknik destek ve teçhizat olanağı sunarak destek olmaktadır.

Danimarka İskân Bakanlığının kararı sonucu Danimarka Devleti tarafından kurulan ETA-Danmark A/S, yapı malzemelerine ve sistemlerine teknik onay vermek amacıyla ulusal ve uluslararası limited şirket olarak kurulmuştur. Bu limited şirket ulusal onayların yayınlama ile teknik enstitüler ve teknik inceleme isteyen şirketler için müşavir olarak hizmet verme yetkisine sahiptir.

Yenilikçi ürünlere (kendisiyle ilgili ulusal standart bulunmayan) teknik onay veren IAB (Irish Agrément Board), İrlanda Ulusal Standart Enstitüsü tarafından oluşturulmuş bir kuruldur ve İrlanda’yı EOTA’da temsil etmektedir. Bu enstitü İrlanda’nın yapı sektöründeki öncü çalışmalarını da desteklemekte ve bunlara danışmanlık etmektedir.



BİR PLATFORM İHTİYACI

Yukarıda anlatılmakta olan bu faaliyet ve gereksinimlerle ilgili olarak Ülkemizde bahsedilen sorumlulukları üstlenebilecek bir yapı bulunmamaktadır.

Bakanlığımızın eski yapılanmasında bu noktada çok önemli çalışmalara imza atmış Yapı Malzemeleri Genel Müdürlüğü yer almakta iken 1980’li yıllar içersinde bu Genel Müdürlüğün kapatılmasıyla bu noktada Bakanlık nezdinde bir açık oluşmuştur. Ayrıca TÜBİTAK içersinde yer alan Yapı Araştırma Merkezi de ülkemizin 80’li yıllardaki sektörel ihtiyaçları bakımında yeterli ilgi olmadığı düşünülerek kapatılmıştır. 2005 yılı içerisinde TÜBİTAK yetkilileri ile Bakanlığımız arasında yapılan görüşmelerde bu konuda eyleme geçirecek bir netice alınamamıştır.

Avrupa Yapı Uzlaşma Kurulundan (UEAtc) Ülkemizi burada temsil edecek bir kuruluşun istenmesi üzerine Bakanlığımızca Ortadoğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Türk Standardları Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Yapı-Endüstri Merkezi, İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nden bu örgüte katılım ile ilgili görüşleri talep edilmiş olup, alınan görüşler neticesinde bu kurumların büyük çoğunlukla konuya olumlu baktıkları anlaşılmış, ancak hiçbirisinin tek başına bir sorumluluk üstlenmesinin mümkün olamayacağı tespit edilmiştir.

Bu alanda aslen faaliyet göstermesi beklenen kuruluşlardan TÜBİTAK konu hakkında bünyesinde herhangi bir birim bulunmadığını; Türk Standardları Enstitüsü ise konu hakkında şu aşamada görüş bildirmelerinin mümkün olmayacağını ifade etmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi, Yapı-Endüstri Merkezi ve İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği, Bakanlığımız öncülüğünde oluşturulacak bir platformda toplanma niyetlerini bildirmekte olup, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin de bu konuya olumlu yaklaştığı ancak tek başına üstlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Bu yazışmadan çıkan genel görüşün bu kuruluşların ortak bir platformda toplanarak UEAtc üyeliği de dahil olmak üzere, bu alanda faaliyet gösterilmesinin el birliğiyle gerçekleştirilmesi olduğu düşünülmektedir. Bu amaçla yapı sektörüne öncülük edebilecek bir platform oluşturulması için konuya müdahil kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, sektörü temsil eden sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesi uygun olacaktır.

Bu platformun mahiyetinin ne olacağı teknik bir husus olmakla birlikte, Dış Ticaret Müsteşarlığının koordinatörlüğünde teşkil edilen Uygunluk Değerlendirme Derneği (UDDer) örneğinde olduğu gibi, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlıktan alınan görüşler doğrultusunda Bakanlığımızın da dahil olduğu kamu kurum ve kuruluşlarının derneklere üye olmasında her hangi bir sakınca bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunun kamu yararına faaliyet gösteren bir vakıf olması, kar amacı gütmeyen başka bir tüzel kişilik biçimi altında örgütlenip örgütlenmemesi ya da yasayla düzenlenmiş bir kurum/kuruluş (ör; TSE, TURKAK, vs.) olarak özel hukuka tabi kar amacı gütmeyen bir tüzel kişilik platformu oluşturacak kamu kurum ve kuruluşlarının alacağı kararlar doğrultusunda şekillenecek bir husustur.

Ayrıca, Bakanlığımıza başvuran Onaylanmış Kuruluş adayları arasında sektör derneklerinin kurduğu iktisadi işletmelerin var olduğu, konuyla ilgisi olan bütün kurum ve kuruluşların bilgisi dahilindedir. Bunların Onaylanmış Kuruluş olarak görevlendirilmeleri için geçtiğimiz günlerde tamamlanan Avrupa Akreditasyon Birliği (EA) incelemesinden sorunsuz olarak geçen adayların varlığı, dernek ya da vakıfların iktisadi işletmelerinin ticari hüviyete sahip tüzel kişilik oluşumları için gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bir sorun oluşturmayacağını aşikar kılmıştır.

Yukarıda belirtilen hususlardan hareketle gereksinimlere cevap vermek üzere Bakanlığımızın kurucu üyesi olabileceği bir Yapı Araştırmaları Platformu oluşturma fikri gündeme gelmiştir. Bu platformda diğer kurucu üyeler olarak yapı sektöründe bu faaliyetleri desteklemesi beklenen, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği, Türkiye Müteahhitler Birliği, TMMOB, Türk Standartlar Enstitüsü Ürün Belgelendirme Merkezi, Türk Standartlar Enstitüsü Standard Hazırlama Merkezi, İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği, TÜBİTAK, Yapı Endüstri Merkezi, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve ilgili Üniversitelerin yanı sıra YÖK’ün yer alabilecekleri düşünülmektedir.

PLATFORMUN AMAÇLARI :

COM(97)359 “Avrupa İnşaat Sanayinin Rekabet Edebilirliği Belgesi” çerçevesinde AB Komisyonu tarafından yaptırılan çalışmaların neticesinde üye ülkelerin dikkatine sunulan tavsiyeler doğrultusunda mutasavver platformun amaçlarının aşağıdaki hususları kapsayabileceği düşünülmektedir.



  1. Kalite: İnşaat sektöründe kalitenin artırılması için çalışmalarda bulunmak amacıyla,

  • Toplam kalite yönetimi ve ISO 9001 temelli kalite sistemlerinin geliştirilmesiyle yapı sektörünün diğer imalat sektörleri ve hizmet sektöründe yakalanmaya çalışılan müşteri memnuniyeti yaklaşımının yapı sektörüne uygulanabilmesinin temini,

  • Dışarıdan denetlenmekten ziyade, şirketlerin kendi kendilerini denetlemesini mümkün kılacak mekanizmaların kurulması, bunun büyük firmalar tarafından benimsenmesi ve taşeronluk müessesesi ile sektöre yaygınlaştırılmasının temini,

  • Kalite dokümantasyon temini için bilgi teknolojilerinin kullanımını artırmak.



  1. Kamu İhaleleri: Sektörün kar marjının sürdürülebilir olması ve daha yenilikçi olabilmesi için ekonomik yönden en avantajlı teklifin temin edilebilmesi amacıyla;

  • Aşırı düşük teklifin önlenmesi için gerekli tedbirler üzerinde çalışmalar, araştırmalar yapmak,

  • Yapıların yaşam döngüsü faaliyetlerinin hesaplanabilmesi için tedbirlerin ortaya konmasını sağlamak,

  • Alternatif finans yöntemlerinin gelişimine katkı sağlamak.

  1. Eğitim: Sektörün gerek kalite, gerek verimlilik ve gerekse daha yenilikçi olması ve ayrıca imajının yükseltilebilmesi amacıyla;

  • Her seviyede yüksek yeterlik,

  • Sektörde yaşam boyu öğrenim,

  • Sosyal hareketlilik, eğitim ve öğretim,

  • Tecrübenin yaygınlaştırılması,

  • Eğitime yapılan yatırımın artırılması amacıyla farklı finansman yollarının değerlendirilmesi,

  • Bilginin paylaşılması amacıyla yayımlanması için özel kuruluşlarla işbirliği yapmak,

  • Sektörün imajının daha kalifiye bir görünüm arz etmesi için faaliyetler.

  1. Ar-Ge: Daha rekabetçi bir yapı sektörünün temini için;

  • Hem kamudaki hem de özel sektördeki müşterilerin yenilikçiliği teşvik için görev ve sorumlulukları ve bu tür faaliyetlerden ve katılımdan nasıl faydalanacakları konusunda daha fazla bilgi edinmelerinin sağlanması,

  • İnşaat sektöründeki KOBİ’lerin araştırma ve teknolojik geliştirme programları vasıtasıyla hedeflenmesi. Bir fikrin, iyi yönetilmekte olan başarılı bir yeniliğe dönüşmesinin netleşmesine yardımcı olmak.

  • Sektördeki tüm KOBİ’lerin desteklenmesi ile ilgili olarak sanal bir yapı enstitüsünü oluşturacak uzmanlar arasında daimi bağlantı kurulmasını temin etmek. Böylece ilgili yasal düzenlemeler ve her seviyedeki üstün tecrübelerin tüm Ülke çapında oluşmasını sağlamak. Ayrıca Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nin sanayi politikalarıyla birlikte etkin olarak uygulanmasını sağlamak.

  • Tasarımcıların malzeme seçimi, ürün seçimi ile üretici-tasarımcı-yüklenici-müşteri için kullanım amaçlarına göre bu malzemelerin uygun olduğunu göstermek. Malzemelerin teslimat aşaması da dahil olmak üzere malzeme - nihai ürün karşılaştırmasının yapılması.

  • Performans esaslı mevzuat ve standartların, yenilikçiliği teşvik etmesi gerekmesine rağmen bu yolla sektörün yenilikçiliğe yönlendirilmesindeki sorunlar çözülmemekte olup, bununla ilgili olarak ihale tekliflerinde en ucuz teklif yerine ekonomik olarak en uygun ihale teklifinin değerlendirilmesi konusunda yöntemler geliştirmek.

  • Gelecekteki piyasa koşulları yeni malzeme ve hizmetlerin geliştirilmesinde ve araştırılmasındaki önemini ortaya koymak. Böylelikle sektörde gelişimin ve rekabet ortamının teminine yardımcı olunması.

  • Müşterilerin ihtiyaçlarını belirlemek ve tasarım ve imalatın tek bir proses olarak birleştirilmesi için gerekli teknik yeniliklere yol açabilecek yöntemlerin araştırılması amacıyla yapıyla ilgili katma değer zincirindeki yenilikçiliği kapsayacak daha özellikli ve yoğun ileri seviyede araştırma yapılmasını sağlamak.

  • Sektörde verimlilik ve endüstrileşmenin artırılması, bu amaçla işletmelerin karşılaştırılması ve iyi uygulamaların teşvik edilmesi.

İKTİSADİ İŞLETMELERİN TANIMLANMASI :

Yukarıda anlatılan Avrupa kurum ve kuruluşları örnekleriyle paralel olarak, belirli faaliyetler açısından platform bünyesinde iktisadi işletmeler oluşturulmasına ihtiyaç duyulacak olup, aşağıda bunlara ilişkin düşünceler aktarılmıştır.



  1. Eğitim Kuruluşu:

  • Sektörün örgün ve yüksek öğrenim ile kapsanmayacak kadar detaylı eğitim ihtiyaçlarını tespit etmek,

  • Tespit edilen bu alanlarda eğitim faaliyetlerini yürütmek ve eğitim kurumlarını oluşturmak,

  • Bu eğitim programlarının ulusal mesleki yeterliliklerle ilgili kurum, MEB, YÖK tarafından akredite edilmelerini sağlamak, mezunların özlük haklarını düzenlemek ve inşaat işletmelerinde bu elemanların çalışmasını temin etmek,

  • Bu hizmetler karşılığında edinilen geliri, gelecekteki yatırımlar için değerlendirmek, ve hangi alanlarda yatırım yapılıp ve destek verilebileceğini araştırmak.

  1. Hizmet Belgelendirme Kuruluşu:

  • İnşaat sektörüyle ilgili hizmet alanları olan, müteahhitlik, proje müşavirliği, yapı denetimi, proje yönetimi konularında faaliyet gösteren işletmelerin hizmetleriyle ilgili olarak standartlar üretilmesine katkı sağlamak,

  • Bu standartlara göre örgütlenmiş işletmelerin belirli kalite prensipleri içerisinde ve mesleki yeterlilikleri tutan elemanlarca çalıştırıldığını tevsik etmek üzere hizmet vermek,

  • Verdiği belgelendirme hizmetlerinin kamu kurum ve kuruluşlarınca tanınarak zorunlu hale getirilmesi için girişimlerde bulunmak.

  • Bu hizmetler karşılığında edinilen geliri, gelecekteki yatırımlar için değerlendirmek, ve hangi alanlarda yatırım yapılıp ve destek verilebileceğini araştırmak.

  1. Yapı Araştırma Geliştirme Kuruluşu

  • Ülke çapında yapı ve yapı malzemeleri alanında araştırma geliştirme ve laboratuar faaliyetleri gösterebilecek altyapı envanterini tutmak,

  • Bu alanda faaliyet gösteren bireysel araştırmacı ve akademik personeli sanal ağ ile bir araya getirmek, bunla ilgili envanter hazırlamak ve bunlar arasında sinerji yaratmak,

  • Potansiyel ar-ge ve yenilik konularında ilgili olabilecek sanayi kuruluşlarını tespit etmek, envanter hazırlamak ve tanıtımlarda bulunmak,

  • Gerek ulusal, gerekse uluslar arası Ar-Ge desteklerinden yararlanmak için proje üretmek, danışmanlık yapmak, ortaklık kurmak ve telif hakkına ilişkin faaliyetlerde bulunmak,

  • Edindiği telif haklarını pazarlamak,

  • Bakanlıklar, teknik enstitüler ve teknik inceleme isteyen şirketler için danışman olarak faaliyette bulunmak, yapı ve yapı malzemeleriyle ilgili mevzuat, standart ve teknik görüş hazırlanma konusunda danışmanlık hizmetleri vermek,

  • İşletmelere üretim verimliliği, kalite ve bilgi işlem altyapısıyla ilgili ileri teknoloji sistem çözümleri ve özellik gerektiren proje tasarımı üretmek,

  • Bu hizmetler karşılığında edinilen geliri, gelecekteki yatırımlar için değerlendirmek, ve hangi alanlarda yatırım yapılıp ve destek verilebileceğini araştırmak.

  1. Teknik Onay Kuruluşu

  • Yapı malzemelerinin standartlara uygunluğunu belgelendirmek için potansiyel iş imkanlarını ve piyasadaki eksiklikleri araştırmak,

  • Bu alanda, girişimlerde bulunarak ortaklıklar kurmak,

  • Standartlara tabi olmayan yenilikçi ürünler için teknik onay hazırlanması, verilmesi, bu alanda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar ile koordinasyon faaliyetleri yürütmek,

  • Verilen teknik onayları yayımlamak ve bu teknik onaylar doğrultusunda üretilecek ürünleri belgelendirmek,

  • Bu hizmetler karşılığında edinilen geliri, gelecekteki yatırımlar için değerlendirmek, ve hangi alanlarda yatırım yapılıp ve destek verilebileceğini araştırmak.


/




Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə