İŞletme biLİmlerine giRİŞ ÜNİte 1 İŞletme ile iLGİLİ temel kavramlar iŞletme kavrami ve iŞletmelerin doğasi

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 482.3 Kb.
səhifə1/9
tarix27.01.2018
ölçüsü482.3 Kb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9

İŞLETME BİLİMLERİNE GİRİŞ ÜNİTE 1

İŞLETME İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

İŞLETME KAVRAMI VE İŞLETMELERİN DOĞASI

  • İşletme, müşteriler tarafından arzu edilen ürün ve hizmetleri sağlayarak kâr elde etmeyi amaçlayan bir kuruluştur. İşletmeler; otomobil, yiyecek-içecek, sağlık hizmeti, film ve sayısız diğer ürün ve hizmeti sağlayarak tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılar.

  • Mal ya da ürün; bilgisayar ya da otomobil örneklerindeki gibi, işletmeler tarafından üretilen ve insanların ihtiyaçlarını gideren somut bir varlıktır.

  • Hizmet ise işletmelerin tüketici ihtiyaçlarını karşılamak için sağladıkları; taşınamayan, dokunulamayan, biriktirilemeyen, bir başka anlatımla somut olmayan araç ya da varlıklardır.

  • Kâr, işletmelerin, arzu edilen bir mal ya da hizmeti sağlamak ve piyasaya sunmak amacıyla insan, teknoloji ve bilgi olgularını bir araya getirmekle üstlendikleri riskin ödülüdür.

  • Yaşam standardı; bir ülkede insanların sahip oldukları para ile mal ve hizmetlerden yararlanabilme düzeyini ifade eder ve gerçek gelir, kişi başına tüketim, hizmet görebilme gibi çeşitli göstergelerle belirlenir.

  • Dünya Sağlık Örgütü Yaşam kalitesini; hedefleri, beklentileri, standartları, ilgileri ile bağlantılı olarak, kişilerin yaşadıkları kültür ve değer yargılarının bütünü içinde durumlarını algılama biçimi şeklinde tanımlamaktadır.



ÜRETİM VE ÜRETİM FAKTÖRLERİ

  • Üretim, fayda ve değer yaratmak amacıyla mal ve hizmetlerin meydana getirilmesi veya yaratılmış mal ve hizmetlerin fayda ve değerlerini artırmak amacıyla harcanan çabaların tümüdür. İnsan ihtiyaçlarını tatmin etme kabiliyetini artıran her tür faaliyet üretim olarak adlandırılabilir.

  • Üretim faktörleri, mal ve hizmetleri ortaya çıkarmak için kullanılan kaynaklardır. Üretim faktörlerinin verimli bir şekilde kullanımı, işletmelerin aynı kaynaklarla daha fazlı çıktı üretmesine imkân sağlar.

  • Üretim faaliyetinde yer alan dört geleneksel üretim faktörü mevcuttur. Bu sınıflamaya beşinci faktör olarak bilgiyi eklemek mümkündür.

  • Doğal kaynaklar: Doğada bulunan ve doğrudan ya da işlenerek dolaylı bir şekilde üretim sürecinde girdi olarak kullanılabilen maddelerdir. Toprak, su, bitkiler ve mineral maddeler temel doğal kaynaklardır.

  • Emek: Kas ve beyin güçleri ile üretim sürecinde yer alan insanların katkıları emek olarak adlandırılır. Bu faktör, mal ve hizmet üretiminde rol alan herkesin yeteneğini kapsar.

  • Sermaye: Mal ve hizmetlerin üretimi ve müşteriye ulaştırılması sürecinde kullanılan makine, araç-gereç, teçhizat gibi parasal değeri olan her tür donanımdır.

  • Girişimci: Mal ve hizmet üreterek kâr elde etme niyetiyle; doğal kaynak, emek ve sermayenin bir araya getirilmesini sağlayan kişidir.

  • Bilgi: Bir örgütün; müşteri, ürün, süreç, organizasyon, başarı ve başarısızlık hakkında bildiği veya organize edilmiş ve yapılanmış verileridir. Bilgi; örgütün araştırma, gözlem veya deneyim yolu ile elde ettiği anlayıştır. Bu anlayış, örgütsel açıdan anlamlı ve faydalı olan veriler yolu ile kazanılır. Örgütsel bilgi, zaman içerisinde oluşur ve örgüte derin anlayış düzeyi elde etme, fikir ve zekâ oluşturma imkânı verir.


İNSAN İHTİYAÇLARI

  • İhtiyaç, organizmanın içerisindeki bir eksikliktir. İnsanda buna benzer bir eksiklik olduğu zaman, insan bu eksikliği gidererek tatmin olmak ister. Bunun için de iş adı verilen amaçlı eylemde bulunur. Kaynakların kıtlığı, insan ihtiyaçlarının tümünün karşılanmasını engeller. İhtiyaçların sınırsız, bunları karşılamada kullanılacak kaynakların ise sınırlı olması temel ekonomik bir sorundur.




  • Fizyolojik İhtiyaçlar; Hayatın sürdürülebilmesi için gerekli, su, uyku, beslenme, ısı, giyinme ve barınma gibi ihtiyaçlar fizyolojik ihtiyaçlardır. Bunlar en temel ihtiyaçlardır ve genelde tatmin edildikten belirli bir süre sonra tekrar ortaya çıkarlar. Bir insanın solunum için ihtiyaç duyduğu oksijen miktarı gibi.




  • Güvenlik İhtiyaçları; Fizyolojik ihtiyaçları giderilen insan bir üst seviyeye geçmekte ve fizikî tehlikelerden korunma ve ekonomik güvenliğe sahip olma gibi ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır. Bir başka ifadeyle güvenlik ihtiyaçları kişinin can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik ihtiyaçlardır. Bu doğrultuda iş güvencesine sahip olma ya da emeklilik hakkı gibi konular güvenlik ihtiyacı kapsamındadır.




  • Sevgi ve Bağlanma İhtiyacı; Sosyal ihtiyaçların tatmin edilmesi ile ortaya çıkan saygı görme ihtiyacının sosyal ihtiyaçlarla ilişkisine atfen Maslow “Bir defa beğenildiğimizi anladık mı hayran olunmayı da isteriz.” demektedir. Bireyler hayatın her alanında iyi performans sergilediklerinin düşünülmesinden ve katkılarından ötürü takdir edilmekten hoşlanırlar.




  • Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı; Buraya kadar ifade edilen tüm ihtiyaçlarını gideren kişi artık bu noktadan sonra ideallerini ve yeteneklerini gerçekleştirme ihtiyacı duymaktadır. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı, kişisel bütünlükle ilgilidir ve insanın kendi potansiyelini görebilmesi, kendine yetmesi, yaratıcı olması ve sürekli olarak kendini geliştirmesi gibi konular içerir. Kendini kanıtlama veya gerçekleştirme ihtiyacı, kişinin sahip olduğu bilgi ve yetenekleri çerçevesinde topluma hizmet etmek için tüm kapasitesini kullanabileceği bir ortama sahip olması ile karşılanabilir.

GENEL ÖRNEKLER İŞ YAŞAMINDAN ÖRNEKLER

Kendini


İçindeki potansiyeli kullanma Gerçekleştirme Mücadele gerektiren iş

Statü Saygı görme İşin unvanı



Sevgi ve Arkadaşlık

Arkadaşlık Bağlanma



İstikrar Güvenlik Emeklilik planı




Sığınak Fizyolojik İhtiyaçlar Ücret

EKONOMİ VE EKONOMİK SİSTEMLER

  • İnsan ihtiyaçları sınırsız; yeryüzündeki kaynaklar ise, sınırlı ya da kıttır. Bütün ihtiyaçları karşılayabilecek kadar kaynak olsaydı, muhtemelen işletmelerin gerekliliği ve önemi de bu kadar fazla olmayacaktı. Bu olgudan hareketle ekonomi, kıt üretim faktörlerinin çeşitli mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılmak üzere nasıl seçileceğini ve üretilen mal ve hizmetlerin tüketim amacıyla toplumun bireyleri arasındaki dağıtımını inceleyen bir bilim dalıdır. Buna ilişkin kararların alınabilmesi için şu sorulara cevap aranmaktadır:

  • Hangi mal ve hizmetler ne miktarda üretilmelidir?

  • Bu mal ve hizmetler nasıl ve kimler tarafından üretilmelidir?

  • Üretilen mal ve hizmetleri kimler kullanmalıdır?

  • Üretim ve dağıtım sonucu ortaya çıkan değerlerin dağıtımı nasıl gerçekleştirilmelidir?

  • Söz konusu ekonomik uğraşılar sonucu üretilen mal ve hizmetler, bireylerin ihtiyaçlarını giderir; bireyler tatmin olur ve fayda ortaya çıkar. Burada, bir takım yeteneklerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır:

  • Kıt kaynakların tümünden etkin bir şekilde yararlanılması,

  • Kıt kaynakların, ihtiyaçları en iyi şekilde karşılayacak ölçüde kullanılması,

  • Mevcut kaynaklarla üretilen mal ve hizmet miktarının artırılması.

  • Ekonomik faaliyetlere ilişkin düşünce sistemleri dört ana kategoride toplanabilir:

Kapitalizm

  • Kapitalizm, özel mülkiyetin üretim araçlarının ağırlıklı bir bölümüne sahip olduğu ve işlettiği; yatırım, dağılım, gelir, üretim ve mal ile hizmet fiyatlarını piyasa ekonomisinin belirlediği sosyal ve ekonomik sistemdir.

  • Kapitalist sistemin temel özelliği özel mülkiyet hakkının tanınmasıdır.

  • Kapitalizm, belli ekonomik hakları sağlayan bir sistemdir. Bu haklar mal edinme ya da özel mülkiyet, kâr elde etme, özgür seçim yapma ve rekabet edebilme şeklindedir.

Güdümlü Ekonomi (Komünizm)

  • Güdümlü ekonomi, kaynak dağıtımının ve ekonomik karar verme sürecinin merkezi hükümet planlamasıyla gerçekleştirildiği bir sistemdir. Bu sistemde hangi mal ve hizmetlerin nerede, kim tarafından, ne kadar üretileceğine devlet karar vermektedir.

Sosyalizm ve Sosyal Devlet Anlayışı

  • Sosyalizm, ana endüstrilerdeki faaliyetlerin devlet ya da özel sektör tarafından güçlü devlet kontrolü altında gerçekleştirildiği bir sistemdir. Sosyalist bir devlet, ulaşım ve iletişim gibi kilit öneme sahip büyük ölçekli endüstrilerin kontrolünü elinde tutar. Küçük işletmeler açısından özel mülkiyete izin verilebilir.

Karma Ekonomik Sistem

  • Bu sistem, farklı ekonomik sistemlerin birleştirildiği bir yapıya sahiptir. Sistem, bazı endüstrilerin devlet tarafından, bazılarının ise özel sektör tarafından sahiplenilip işletilmesine dayalıdır. Örneğin Kanada’da devlet, iletişim ve ulaşım gibi bazı sektörlerde faaliyet göstermektedir.

YÖNETİCİ

  • İşletmelerde yönetici, bir ihtiyacı karşılamak üzere mal ve hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilmesi sürecini yönlendiren kişidir ve profesyonel yönetici bu işi bir ücret karşılığında yapar. Yönetici bir noktada girişimi girişimci adına çalıştırma sorumluluğunu üstlenen kişidir.

  • Profesyonel yönetici başkasına ait kaynakları sonucu doğrudan girişimciye ait bir şekilde yönlendirmekte ve bu iş karşılığında bir ücret almaktadır.

  • İşletmelerde amaçlar ve bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak araçlar belirlendikten sonra işler önce ana iş grupları olarak belirlenir. Bu ana iş gruplarına atanan ve işletme ile çevresi arasındaki ilişkileri düzenleyen ve işletmenin bütününü ilgilendiren konularla ilgilenen yöneticiler üst düzey yöneticilerdir. Yönetim kurulu başkanı, genel müdür, şirket veya grup sorumluları, başkan yardımcıları üst düzey yöneticilerdir.

  • İşte orta düzeydeki bu işleri üst yönetime karşı sorumlu olarak yönetmekle görevli olan yöneticiler orta düzey yöneticilerdir. Bölüm müdürleri ve yardımcıları, bölge müdürleri orta düzey yöneticilere örnek olarak verilebilir.

MALİYET VE GELİR

  • Maliyet, bir mal ya da hizmetin üretilmesi ve müşteriye ulaştırılması sürecinde kullanılan unsurların parasal ifadesidir. Bu kapsamda kira, maaş, sarf malzemeleri (araç-gereçler), ulaştırma masrafları maliyet unsurlarına örnek olarak verilebilir. Bir işletmenin ürettiği mal ve hizmetler için ortaya çıkan maliyetin iki kaynağı bulunmaktadır: Bunlardan birincisi, sabit maliyetler; ikincisi ise, değişken maliyetlerdir. Sabit maliyet, personel giderleri ya da bina vergisi gibi üretim maliyeti ile doğrudan ilişkisi olmayan maliyettir.

  • Gelir, müşterilere sağlanan mal ve hizmetler karşılığında elde edilen varlık akışıdır.

  • Kâr, tüm maliyet ve harcamalar ödendikten sonra artan paradır.

  • Rant, herhangi bir üretim faktörüne, onu belirli bir istihdam alanında tutmak için gerekli olan miktardan fazla yapılan ödeme veya toprağın ve üzerindekilerin kullanımı için ödenen fiyattır.

  • Faiz, paranın belli bir sürede getirdiği pay tutarıdır. Faiz, sermayenin belirli bir süre kullanımı karşılığında ödenen bedeldir. Faiz genellikle yüzde (%) olarak ifade edilir.

  • Üretim faktörlerinde emeğin gelirden aldığı pay olarak nitelenebilecek ücret, yaptıkları işin karşılığı olarak çalışanlara ödenen paradır.

VERİMLİLİK VE ETKİNLİK

  • Verimlilik, belirli bir çıktının, bu çıktının ortaya çıkarılmasında kullanılan girdilere oranıdır. Yüksek verimlilik, aynı miktar kaynakla daha çok üretmek ya da aynı girdiyle daha çok çıktı elde etmektir. İşletmelerde kaynak hassasiyetini vurgulayan bir prensip olarak verimlilik, en az kaynak kullanımı ve maliyetle amaçlanan sonuçlara varabilmek olarak da tanımlanabilir. İhtiyaçların sınırsız, bunları karşılamada kullanılacak kaynakların sınırlı olması sebebiyle bu kaynakların tümünün bilinçli ve planlı bir şekilde kullanılması zorunludur.

  • Etkinlik ise genel anlamda bir faaliyet, hareket ya da davranışın, amacına ulaşma derecesidir. Bir başka ifadeyle etkinlik, sonuçlara varabilmekle aynı anlamı taşımaktadır. İşletme açısından etkinlik; üretim faktörlerinin ya da kaynakların işletme içinde belirlenen amaçlar doğrultusunda ne ölçüde yeterli bir şekilde kullanıldığını gösteren bir ölçüttür.

İŞLETMELERİN TARİHSEL GELİŞİMİ

  • İnsanın var olduğu ilk günden beri ekonomik faaliyetler başlamışsa da ekonomik örgütlenmelerin 16 ve 18. yüzyıllarda arttığını görmekteyiz. Bu tarihsel gelişim süreci içerisinde amaç, büyüklük, kullanılan teknoloji gibi olgularda çok önemli değişiklikler olmuştur. İşletmelerin tarihsel gelişimini çeşitli başlıklar altında incelemek mümkündür:




    • Sömürgecilik Dönemi; 15. yüzyılın sonlarından itibaren çeşitli Avrupa devletlerinin dünyanın geniş alanlarını keşfetmeleriyle dünya üzerindeki doğal zenginliklerin, servetlerin ve emek gücünün kullanımı mümkün olmuş ve bu da sermaye birikimini hızlandırmıştır. Bu dönemde yerel ve tarımsal üretim, ekonomik faaliyetin odak noktasını oluşturmaktadır




    • Sanayileşme Dönemi; Sanayi devrimi ile birlikte 1750’den itibaren teknolojik alt yapının gelişmesiyle birlikte büyük ölçekli işletme olgusu gündeme gelmiş ve işletmecilik faaliyeti fazla sayıda çalışanın bir araya getirilip çalıştırılmasıyla geniş ölçekli üretim yapılmasına dayalı bir hâle bürünmüştür. Sanayi Devriminin ortaya çıkardığı fırsatlar, girişimciliği artırmış; ticari açıdan elverişli pek çok buluş ve yeni üretim teknikleri ortaya çıkmıştır.




    • Üretim Dönemi; Üretim döneminde işletmeler, dış çevre ve etkilerden çok; iç süreçlere odaklanmıştır. Tüketici istek ve ihtiyaçlarına yönelik ilgi bu dönemde çok fazla görülmemektedir. Bunun yerine işletmeler piyasa taleplerini daha genel hatlarla yorumlayarak üretilecek ürünlere karar vermiştir. Tüketicilerin ürünün ayrıntısına yönelik farklı tercihleri, üretime yansımamıştır.




    • Pazarlama Dönemi; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüketim mallarına yönelik talepte bir patlama yaşanmıştır. Bu gelişme ile birlikte işletmeler arasındaki rekabet de artmıştır. Artık işletmeler pazarlamanın yalnızca satış demek olmadığını keşfetmeye başlamıştır. Böylelikle işletmeler, tüketici istek ve ihtiyaçlarına yönelik analizler gerçekleştirmiş ve bu ihtiyaçları tatmin edecek ürünler tasarlamaya çalışmışlardır. Bir başka ifadeyle artık işletmecilikte müşteri yönelimli olma olgusu gündeme gelmiştir. Müşterilerin zihinlerinde bir mal, hizmet ya da şirkete ilişkin bir kimlik oluşturma süreci olarak tanımlanabilecek markalaşma, pazarlama yönelimli şirketlerin kullandığı önemli bir araç hâline gelmiştir.




    • İlişki Dönemi; İlişki dönemi ile birlikte işletmeler açısından yeni müşteriler elde etmek kadar eldeki müşterileri korumanın da önemli bir mücadele alanı olduğu kabul edilmiştir. Bilgi iletişim teknolojisindeki gelişmeler işletmelerin hem müşterileri, çalışanları, tedarikçileri ile hem de diğer kuruluşlarla derin ve doğrudan bağlantılar kurma imkânını artırmıştır. Dolayısıyla işletmeler artık karşılıklı fayda ortaya çıkarma amacına yönelik bu tür ilişkiler geliştirme üzerine odaklanmaktadır. İlişki dönemi ile birlikte işletmecilikte yaratıcılık ve yenilik gibi olguların önemi artmıştır. Yarının işletme yöneticilerinin, küresel dünya içerisindeki bu karmaşık ilişki ağını yönetebilmek için, daha vizyoner ve yaratıcı bir bakış açısına sahip olması gerektiği açıktır.


İŞLETME BİLİMİ VE DİĞER BİLİM DALLARI İLE İLİŞKİSİ
İktisat ve İşletme Bilim Dalı; İktisat bilimi, insan ihtiyaçları ile bu ihtiyaçları karşılamak için mal ve hizmetlerin üretimini, bölüşümünü ve tüketimini inceleyen; ne üretmeli, nasıl üretmeli ve kimler için üretmeli sorularına cevap arar. İşletmeler, bir ülkedeki ekonominin temel unsurlarındandır. Ekonomik yapının özelliklerini bilmeden işletme amaçlarını gerçekleştirmek imkânsızdır. Bu durumda iktisat ve işletme bilim dallarının karşılıklı etkileşim içerisinde ve birbirini tamamlayan iki toplumsal bilim olduğu açıktır.

Davranış Bilimleri ve İşletme Bilim Dalı; Davranış bilimleri, birey ve grup olarak insanların çeşitli özelliklerini, tutumlarını ve karşılıklı etkileşimlerini çeşitli yöntemlerle inceleyerek insanı ve içinde bulunduğu grubu tanımaya çalışan sosyal bilim topluluğudur. Psikoloji, sosyal psikoloji, sosyoloji, antropoloji ve örgütsel davranış bu topluluğunun belli başlı dallarındandır. İnsan kaynağı işletmeler açısından en önemli kaynak olduğundan onun davranışının sebpe ve sonuçlarının anlaşılması işletmecilikte son derece önemlidir. Psikoloji ise insan davranışlarını ve zihinsel işleyişi bilimsel bir bakış açısı ile ortaya koymaya çalışan bir disiplindir. Psikoloji, davranışı beyin ve çevre etkileşimi ile açıklamaya çalışır. Sosyal psikoloji ise toplum içinde bireyin davranışlarını inceleme konusu yapmıştır. Her iki alan da işletmelerde insanın daha iyi anlaşılmasını sağlamak suretiyle, olumlu bir iş ortamı oluşturulmasında ve iş gücünü motive etmede faydalı bilgiler sağlamaktadır.
Hukuk ve İşletme Bilim Dalı; Hukuk kelimesi toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasalar bütününü ifade etmektedir. İşletmeler belirli bir düzen içinde faaliyette bulunurlar. Bu düzenin sınırlarını belirleyen hukuk olduğu için işletme bilim dalı ile hukuk arasında sürekli bir ilişki mevcuttur. Bu ilişki işletmelerin kuruluş aşamasında başlayıp faaliyetlerini gerçekleştirme, amaçlarına ulaşma ve başta müşteriler olmak üzere toplumun farklı kesimleriyle ilişkilerini düzenleme sırasında devam etmektedir.
Matematik-İstatistik ve İşletme Bilim Dalı; İktisadi mal ve hizmet üretimi gerçekleştiren işletmelerde faaliyetlerin amaca ulaşmada etkinliğini ölçmek için bir dizi istatistiksel ve matematiksel teknik kullanılmaktadır. İşletmelerde tedarik ve üretim sürecinde, ekonomik sipariş miktarı, stok kontrolü, maliyet düşürme, kâr artırma gibi konulardaki sorunlara en iyi çözümü bulabilmek için istatistik ve matematikten yararlanılır.
Bilgi Teknolojileri ve İşletme Bilim Dalı; İçinde bulunduğumuz; Çağın bilgi toplumu olarak ifade edilmesi bilginin ve bilgi teknolojilerinin işletmecilik açısından da son derece önemli bir olgu olduğunun kanıtıdır. Bilginin öneminin artmasından hareketle işletmelerde bilgi yönetimi konusu önemli bir başlık hâline gelmiştir. Bu doğrultuda müşterilere en iyi ürün ya da hizmeti sunma yeteneğini artırmak amacıyla bilginin örgütsel bir varlık olarak elde edilmesi, paylaşılması, semeresinin alınması ve ondan kaldıraç etkisinin yaratılması sürecinin planlı ve yapısal bir bakış açısıyla gerçekleştirilmesi önemli bir kurumsal çaba hâline dönüşmüştür.Bilgi sistemi yaratan bilgi teknolojisi, bir örgütün dijital sinir sisteminin bel kemiğini oluşturur. Çünkü teknoloji bilginin sağlayıcısıdır. Bilgi yönetiminde teknolojinin önemi şöyle ortaya konulabilir: Teknoloji, geniş bir veri miktarının alınmasını, özümlenmesini, bir yerden diğerine aktarımını ve paylaşılmasını sağlar. Teknoloji sayesinde veri, yararlı bilgiye dönüştürülüp birçok farklı yerde depolanabilir. Bilgi teknolojisinin kullanımı yolu ile hem dış çevredeki unsurlarla ilişki kurulması hem de örgüt içerisinde bilgi yaratma ve paylaşma stratejisinin oluşturulması sağlanır. Daha somut bir şekilde bilgi teknolojileri işletmecilikte aşağıdaki noktalar açısından önemli bir stratejik silah görevi görür:


    • Bilgi teknolojisi işletmenin, fiziksel ve endüstriyel sınırlarının ötesine genişlemesini sağlayarak geleneksel rekabet avantajı kaynaklarının olumsuzluklarını ortadan kaldırır.

    • Bilgi teknolojisi yoluyla işletmeler, vizyonlarını iç ve dış çevreye iletebilirler.

    • İhtiyaç duyulan özel ve eş zamanlı bilgi, bilgi teknolojisi sayesinde elde edilebilir.

    • Bilgi transferi ile işbirliği fiziksel sınırların ötesine genişletilerek, yenilikçi ve yaratıcı faaliyetler desteklenebilir.

    • İşletme, bilgi teknolojisini yeni müşteri ve kâr kaynağı keşfetmek için kullanabilir.

    • İşletme, bilgi teknolojisinden zaman, hız, atiklik ve enerji kompresörü olarak yararlanabilir.

    • Takımlar arası işbirliği bilgi teknolojisi sayesinde sağlanabilir.

    • Bilgi teknolojisi sayesinde işletme birçok pazara girebilir ve sanal pazarlar yaratabilir.

    • Çağdaş işletmeler, yeni ürün, hizmet, tasarım ve süreç ortaya çıkarmada bilgi teknolojisinden yararlanabilir.



İŞLETME BİLİMLERİNE GİRİŞ ÜNİTE 2

İŞLETMELERİN AMAÇLARI VE ÇEVRESİ

İŞLETME AMAÇLARININ DOĞASI

  • İşletmelerin amaç odaklı olduğunu belirtmek, gelecek yöneliminin önemini vurgularken, bu amaçların belirli ve somut hâle getirilmesi gerekliliği açıktır.

  • Bazen amaç kavramı, genel bir kavram olarak görülürken kimi zaman da stratejik niyet olarak ortaya konan genel bir kavramın alt unsuru olarak belirtilmektedir. Bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde karşımıza vizyon, misyon, amaç ve hedef şeklinde parçalardan oluşan, hiyerarşik bir sıralama gösteren ve hepsi bir arada işletmenin stratejik niyetini ortaya koyan bir bütün çıkmaktadır. Hiyerarşik önem sırasından hareketle bu olguları kısaca şu şekilde açıklayabiliriz;

  • Vizyon, işletmenin uzun vadeli zaman yönelimini ifade eder ve nasıl bir işletme olmayı arzuladığını ortaya koyar.

  • Misyon, işletmenin yaptığı iş ve bu işi yaparken benimsediği değerleri, yaklaşımları, felsefesini rakiplerle kendini farklılaştıracak nitelikte açıklamasıdır.

Amaç, işletmenin stratejik niyetini misyona uygun olarak fakat daha belirli ve somut bir içerikte belirten, ama yine de geniş ve genellemeler içeren ifadelerdir.

  • Hedef, amaçların daha kesin, ölçülebilir ve eyleme yönelik olarak belirtilmesi ile ortaya çıkar ve amaçların nicelik olarak belirtilmiş şeklidir.

  • Sosyal bir varlık olarak işletmeler, bünyesinde kendi bireysel amaçları olan bireyler ve bu bireylerin oluşturduğu gruplar taşır. Bir başka ifade ile işletmelerde bir taraftan kurumsal amaçlar ya da işletme amaçları mevcutken diğer taraftan da onu oluşturan bireylerin ve grupların amaçları vardır.

  • İşletme amaçları, faaliyetler sonucunda elde edilmek istenen sonuçlar olup, yapılan iş ve faaliyetlerin niçin ya da neyi elde etmek için yapıldığını belirtir.İşletmede başarının belirleyicisi amaçlara ulaşma derecesi olduğundan bu amaçların belirlenmesinde ve açıklanmasında birtakım ilkelere uygun hareket edilmesi son derece önemlidir.

İŞLETME AMAÇLARI

  • İşletmelerin temel amacı, kâr elde etmek ve kazançlarını en üst seviyeye taşımak olmakla birlikte gelişen birtakım sosyo-ekonomik yapılanmalarla birlikte, kazanç dışındaki başka konuların da amaç olarak belirlenmesi gereği ortaya çıkmıştır.

  • İşletme amaçları en genel şekliyle ekonomik ve ekonomik olmayan amaçlar şeklinde ikiye ayrılabilir.

İŞLETMENİN AMAÇLARI



EKONOMİK


AMAÇLAR

EKONOMİK


OLMAYAN

AMAÇLAR


Çıkar Grupları ve Sosyal Paydaş Beklentileri

KARLILIK

SÜREKLİLİK

BÜYÜME


Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə