Kıtalar Kıtalar



Yüklə 445 b.
tarix03.11.2017
ölçüsü445 b.













Kıtalar

  • Kıtalar

  • Asya, Afrika, Avrupa, Amerika, Okyanusya, Antartika

  • Okyanuslar

  • Pasifik, Atlas, Hint Okyanusu



Toplam

  • Toplam

  • 510 Milyon Km².

  • Denizler

  • 361 Milyon Km².

  • Kıtalar

  • 149 Milyon Km².



Elbette Hayır.

  • Elbette Hayır.

  • Dönenceler Arası sıcak Kuşak

  • Kutup Daireleri Ötesi Soğuk kuşak

  • Kutup daireleri ile Dönenceler arası ılıman kuşak



ÇOĞUNLUKLA

  • ÇOĞUNLUKLA

  • Kuzey Amerika

  • Avrupa

  • Asya

  • ÇOK AZ OLARAK

  • Güney Amerika

  • Afrika

  • Avustralya



Afrika sıcak kıta

  • Afrika sıcak kıta

  • Avustralya çöllerle kaplı

  • Orta ve Güney Amerika Sıcak ve soğuk kıta

  • Kuzey Amerika’nın kuzey yarısı soğuk

  • Avrupa ve Asya’nın Kuzey yarıları soğuk

  • Aşırı Sıcak ve Soğuk bölgelerin yüzölçümü 120 milyon km².yi buluyor

  • Geriye 30 milyon km².kalıyor. Bu alan üzerinde A.B.D., Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye, Çin gibi ülkeler bulunuyor.



KUZEY YARIKÜRENİN ILIMAN KUŞAĞINDA

  • KUZEY YARIKÜRENİN ILIMAN KUŞAĞINDA

  • Çin Medeniyeti

  • Hint Medeniyeti

  • Türk Medeniyetleri

  • Akdeniz Medeniyetleri

  • Avrupa Medeniyetleri

  • Amerika Medeniyetleri



KARA HAKİMİYET TEORİSİ

  • KARA HAKİMİYET TEORİSİ

  • PAN BÖLGELERİ MODELİ TEORİSİ

  • KENAR KUŞAK HAKİMİYET TEORİSİ

  • HAVA HAKİMİYET TEORİSİ

  • DENİZ HAKİMİYET TEORİSİ



KUŞATMA TEORİSİ

  • KUŞATMA TEORİSİ

  • YENİ DOMİNO TAŞLARI TEORİSİ

  • TARİHİN SONU TEORİSİ

  • MEDENİYETLER ÇATIŞMASI TEORİSİ

  • MEDENİYETLER BÜTÜNLEŞMESİ TEORİSİ

  • BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI TEORİSİ

  • EKSEN ÜLKELER HAKİMİYET TEORİSİ

  • ENTRİKA ÇEMBERİ TEORİSİ

  • İŞLEYEN MERKEZ VE BOŞLUK TEORİSİ

  • UZAY HAKİMİYET TEORİSİ

  • AVRASYACILIK TEORİSİ

  • ORTA (ARA) BÖLGE TEORİSİ

  • MERKEZİ TÜRK HAKİMİYET TEORİSİ



“Doğu Avrupa’ya hükmeden bir devlet Heartland’a hakim olur. Heartland’a hükmeden ise öncelikle İç-Kenar Hilâl’e ya da Rimland’a hükmeder. Sonra da Dış-kenar Hilâl’e yani bütün dünyaya hakim olur.”

  • “Doğu Avrupa’ya hükmeden bir devlet Heartland’a hakim olur. Heartland’a hükmeden ise öncelikle İç-Kenar Hilâl’e ya da Rimland’a hükmeder. Sonra da Dış-kenar Hilâl’e yani bütün dünyaya hakim olur.”

  • İngiliz Coğrafya Profesörü Halford John Mackinder



Siyasi Coğrafya ve Askeri Tarih dersleri okutan Karl Ernst Haushofer (1869 - 1946)

  • Siyasi Coğrafya ve Askeri Tarih dersleri okutan Karl Ernst Haushofer (1869 - 1946)

  • Pan bölge, içinde merkez ve zengin doğal kaynaklara sahip olan çevre ükeleri ile bütünleşmiş alanlardır. Bunlar; 1. Panamerika: A.B.D merkezli Amerika kıtası, 2. Panavroafrika: Almanya merkezli Avrupa ve Afrika bölgesi, 3.Panasya: Rusya merkezli kuzey ve orta Asya bölgesi, 4.Panpasifik ve Güney-Doğu Asya: Japonya merkezli Güney ve Doğu Asya ve Avustralya bölgesidir.

  • Karl Haushofer; “Doğu Avrupa’ya hâkim olan, Dünya’ya hâkim olur” görüşünü savunmuştur. Bu fikirleri, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların savaş politikalarında etkili olmuştur.

  • Panavroafrika, Almanya’nın yaşam alanı ile birlikte önce Orta Avrupa daha sonra bütün Avrupa ile birlikte Afrika kıtasının hakimiyetidir. Bu düşünce, Hitler’in kafasına iyice yatmış ve Avrupa, Afrika öncelikli olarak tüm dünya hakimiyetini dile getirmiştir.



“Dünyanın peyklerine (Amerika’ya) sahip olan bir millet, öncelikle Dış-kenar Hilâl’e ve daha sonra İç-Kenar Hilâl’e ya da Rimland’a hükmeder. Rimland’a hükmeden bir millet ise, Doğu Avrupa’ya ve Heartland’a hakim olur. Heartland’a (dünyanın kalbi) hakim olan bir millet nihayet bütün dünyaya hükmeder.”

  • “Dünyanın peyklerine (Amerika’ya) sahip olan bir millet, öncelikle Dış-kenar Hilâl’e ve daha sonra İç-Kenar Hilâl’e ya da Rimland’a hükmeder. Rimland’a hükmeden bir millet ise, Doğu Avrupa’ya ve Heartland’a hakim olur. Heartland’a (dünyanın kalbi) hakim olan bir millet nihayet bütün dünyaya hükmeder.”

  • Nicholas J. Spykman



“Denizlere hakim olan cihana hakim olur.”

  • “Denizlere hakim olan cihana hakim olur.”

  • Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa

  • “Denizlere hakim olan bir millet , dünyaya hakim olur.”

  • Amiral Alfred T. Mahan (1840-1914)



“Havaya hükmeden bir millet, tüm dünyaya hakim olur.”

  • “Havaya hükmeden bir millet, tüm dünyaya hakim olur.”

  • Albay Hausy Scitaklian

  • “İstikbal Göklerdedir.”

  • Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK





“Yeni dünyada mücadelenin esas kaynağı öncelikle ideolojik ve ekonomik olmayacak.

  • “Yeni dünyada mücadelenin esas kaynağı öncelikle ideolojik ve ekonomik olmayacak.

  • Beşeriyet arasındaki büyük bölünmeler ve hakim mücadele kaynağı kültürel olacak.

  • Medeniyetlerin Çatışması global politikaya hakim olacak.

  • Medeniyetler arasındaki fay hatları geleceğin muhabere hatlarını teşkil edecek.”

  • Samuel Huntington, 1993





“Mevcut küresel koşullarda, en az beş jeostratejik oyuncu ile beş jeopolitik mihver belirlenebilir. Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Hindistan büyük ve etkin oyunculardır. Ukrayna, Azerbaycan, Güney Kore, Türkiye ve İran kritik olarak önemli jeopolitik mihver rolünü üstlenirler.”

  • “Mevcut küresel koşullarda, en az beş jeostratejik oyuncu ile beş jeopolitik mihver belirlenebilir. Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Hindistan büyük ve etkin oyunculardır. Ukrayna, Azerbaycan, Güney Kore, Türkiye ve İran kritik olarak önemli jeopolitik mihver rolünü üstlenirler.”

  • “Amerika şimdi Avrasya’nın hakemidir, hiçbir büyük Avrasya sorunu Amerika’nın katılımı olmaksızın, ya da Amerika’nın çıkarlarının tersine çözülemez.”

  • Zbigniew Brzezinski,



“Dünya üzerinde bulunan bu 9 ülke (Endonezya, Hindistan, Pakistan, Türkiye, Mısır, Güney Afrika, Brezilya, Cezayir ve Meksika) eksen ülkedir.”

  • “Dünya üzerinde bulunan bu 9 ülke (Endonezya, Hindistan, Pakistan, Türkiye, Mısır, Güney Afrika, Brezilya, Cezayir ve Meksika) eksen ülkedir.”

  • “A.B.D; dünya üzerindeki bölgesel güç oluşturabilecek eksen ülkelere karşı strateji geliştirilmelidir.”

  • Robert Chase, Emil Hill ve Paul Kennedy - 1996





“Şu anda tüm dünyayı 10 kadar kişi yönetiyor! Bu on kişi, İlluminati’nin İç Çemberi’ni oluşturuyorlar. Hiyerarşik piramite göre altlarında kendilerine bağlı yaklaşık üç yüz küresel teknisyen bulunuyor; onlarında altında yüz binlerce mürit, ya da Yeni Dünya Düzeni Hizmetkarı bulunuyor.”

  • “Şu anda tüm dünyayı 10 kadar kişi yönetiyor! Bu on kişi, İlluminati’nin İç Çemberi’ni oluşturuyorlar. Hiyerarşik piramite göre altlarında kendilerine bağlı yaklaşık üç yüz küresel teknisyen bulunuyor; onlarında altında yüz binlerce mürit, ya da Yeni Dünya Düzeni Hizmetkarı bulunuyor.”



“Türkiye. 65 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir köprü.

  • “Türkiye. 65 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir köprü.

  • Ankara’da ya da İstanbul’da yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrika’daki Nijerya’dan Avrupa’daki Almanya’ya, oradan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Türkiye’yi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.





“1990’lı yıllarda Amerika’nın krizlere her müdahale edişiyle bir model şekillendi. Bu müdahaleler, küreselleşmenin ‘İşleyen Merkez’inin (Functioning Core) tümüyle dışındaki – yani Karayip Sahili, Afrika, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu, Güneybatı Asya ve özelikle de Güneydoğu Asya’nın çoğu- bölgelerde baskın bir şekilde toplanarak sonuçlanmıştı. Bu bölgeler küreselleşmenin “ozon deliğini” ya da bağlantının (connectvity) çok zayıf kaldığı ya da hiç olmadığı, benim kullandığım tabirle ‘Entegre Olmamış Boşluk’u (Non-Integrating Gap) oluşturuyorlar.”

  • “1990’lı yıllarda Amerika’nın krizlere her müdahale edişiyle bir model şekillendi. Bu müdahaleler, küreselleşmenin ‘İşleyen Merkez’inin (Functioning Core) tümüyle dışındaki – yani Karayip Sahili, Afrika, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya, Ortadoğu, Güneybatı Asya ve özelikle de Güneydoğu Asya’nın çoğu- bölgelerde baskın bir şekilde toplanarak sonuçlanmıştı. Bu bölgeler küreselleşmenin “ozon deliğini” ya da bağlantının (connectvity) çok zayıf kaldığı ya da hiç olmadığı, benim kullandığım tabirle ‘Entegre Olmamış Boşluk’u (Non-Integrating Gap) oluşturuyorlar.”



“Enformasyon devrimiyle gelen, küresel ekonominin finansal, teknolojik ve lojistik mimarisini etkileyen büyük değişimler olarak tanımlıyor.

  • “Enformasyon devrimiyle gelen, küresel ekonominin finansal, teknolojik ve lojistik mimarisini etkileyen büyük değişimler olarak tanımlıyor.

  • "Bu yüzyılda tehlikeyi tanımlayan şey bağlantısızlıktır. Bağlantısızlık, bütün toplumu küresel toplumdan yalıtık ve kendi diktatör denetimlerinin altında tutan kötü aktörlerin palazlanmasına yada başarısız olan devletler durumunda görüldüğü gibi tehlikeli ulus-aşırı aktörlerin sonuçta ortaya çıkan kaosu kendi lehlerinde kullanmasına imkan verir. Bağlantısızlığın sona erdirilmesi, ahlaki sorumluluğun gerektirdiği belirleyici bir güvenlik görevidir... Küreselleşme ile bağlantılılık genişletilirken, tüm gezegene barışı ve refahı da yaymamızdır.”



Peki, bu teoride Türkiye nerede? Türkiye’nin konumu nedir? Barnett, Türkiye’ye nasıl bakıyor?

  • Peki, bu teoride Türkiye nerede? Türkiye’nin konumu nedir? Barnett, Türkiye’ye nasıl bakıyor?



Türkiye'yi küreselleşmenin Entegre Olmamış Boşluğu tanımının ya da küresel ekonomiyle en az bağlantılı ve bu yüzden de kitlesel şiddet ve çatışma riskine en açık ülke­ler grubu içine dâhil ettim. Bunun üç nedeni var.

  • Türkiye'yi küreselleşmenin Entegre Olmamış Boşluğu tanımının ya da küresel ekonomiyle en az bağlantılı ve bu yüzden de kitlesel şiddet ve çatışma riskine en açık ülke­ler grubu içine dâhil ettim. Bunun üç nedeni var.

  • Coğrafidir. Türkiye tam anlamıyla Avrupa, Ortadoğu ve Kafkaslar arasında bir köprüdür.

  • Türkiye'nin uzun bir süredir NATO askeri birliğinin bir parçası olmasına rağmen, AB üyesi olmamasıdır.

  • İslam dünyasının küresel ekonomiyle tam olarak bütünleşmesi için Merkez'i harekete geçirecektir.

  • Bu tarihi süreci mümkün olduğunca vurgulamak istiyorum ve bunu da Türkiye'nin Merkez'in güçlü askeri birliğine dâhil olduktan yıllar sonra bile, hala Merkez'den ekonomik olarak dışlanmasının altını çizerek yapacağımı düşünüyorum.”



“Uzaya hakim Olan, Dünyaya Hakim olur”

  • “Uzaya hakim Olan, Dünyaya Hakim olur”

  • ABD Devlet Başkanı George W. BUSH

  • ABD’nin bu hakimiyet teorisinin ana hedef tahtası, daha ziyade ekonomik potansiyeli (petrol, doğal gaz, uranyum, toryum gibi enerji kaynakları ile altın, elmas ) yüksek olan ülkelerdir. Buna göre, Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya Türk Ülkeleri, Uzay Hakimiyet teorisinin uygulama alanı olacağı tahmin edilmektedir.



Rus jeopolitikçilerinden Gelyevich Aleksandr Dugin (1962- )

  • Rus jeopolitikçilerinden Gelyevich Aleksandr Dugin (1962- )

  • Dugin, Jeopolitiğin Temelleri (1997) adlı eserinde; “Avrasya’nın kalbi, prensip olarak Rusya’dır. Rusya’nın kuracağı Avrasya İmparatorluğu, ortak düşman temel ilkesi üzerine inşa edilecektir. Bu ortak medeniyet dürtüsü, siyasi ve stratejik birliğin temeli olacaktır.”

  • Aleksandr Dugin, Rus Jeopolitiği (Avrasyacı Yaklaşım) adlı kitabında “Avrasya İmparatorluğu”ndan söz ederken, gelecekte yeni bir “Rus İmparatorluğu” kurulması gerektiğini vurgulamaktadır. Ona göre, bu hareketin (yolun) sonu yeni bir Rus İmparatorluğu’na çıkacaktır.”



Kanada’nın Ottowa Üniversitesi profesörlerinden Yunanlı Türkolog ve jeopolitikçi Dimitri Kitsikis.

  • Kanada’nın Ottowa Üniversitesi profesörlerinden Yunanlı Türkolog ve jeopolitikçi Dimitri Kitsikis.

  • Yunanlı türkolog ve jeopolitikçi Dimitri Kitsikis, Orta Bölge teorisiyle, merkez bölgesini Yunanistan, Adalar Denizi ve Boğazları ile Türkiye’yi ele almaktadır ve eski Roma’nın tekrar canlanmasını arzulamaktadır. Aradaki 600 yıllık Osmanlı hakimiyeti ise Türk-Yunan işbirliği olarak görmektedir. Sanki Osmanlı Hakimiyetini, Yunan-Türk hakimiyeti gibi algılamaktadır.

  • Osmanlı Devleti içinde ana unsur, Türklerdir. Osmanlı Padişahlarının hepsi Osman Gazi’nin torunlarıdır. Osman Gazi ise, Oğuzların Kayı boyundandır.



“Dünya Kalesi'ni (Anadolu'yu) elinde bulunduran bir millet, İç Çembere (Balkanlar ve Ortadoğu) hükmeder. İç Çembere hükmeden bir millet ise, Dış Çembere yani Dünyaya hakim olur.”

  • “Dünya Kalesi'ni (Anadolu'yu) elinde bulunduran bir millet, İç Çembere (Balkanlar ve Ortadoğu) hükmeder. İç Çembere hükmeden bir millet ise, Dış Çembere yani Dünyaya hakim olur.”

  • Ramazan ÖZEY-1994



Anadolu yarımadası, tüm coğrafi özellikleri bakımından dünyanın kalbidir ve merkezidir.

  • Anadolu yarımadası, tüm coğrafi özellikleri bakımından dünyanın kalbidir ve merkezidir.

  • Doğal, Beşeri, Tarihi, Siyasi ve Ekonomik Coğrafya bunu doğrulamaktadır.



Türkiye, uzaydan bakıldığında, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının tam kesişme noktasında yer alır.

  • Türkiye, uzaydan bakıldığında, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının tam kesişme noktasında yer alır.

  • Bu nedenle, Tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olmuştur.

  • Anadolu, medeniyetlerin beşiğidir.



Türkiye yaklaşık 26°-45° Doğu Boylamları ile 36°-42° Kuzey Enlemleri arasında bulunur.

  • Türkiye yaklaşık 26°-45° Doğu Boylamları ile 36°-42° Kuzey Enlemleri arasında bulunur.

  • Türkiye hem kuzeyli ve hem de doğuludur.

  • Türkiye en ideal coğrafyada yer almaktadır.



ÖZEL KONUM

  • ÖZEL KONUM

  • Avrupa ve Asyalıdır

  • Ortadoğu ülkesidir

  • Türk Dünyasının Parçasıdır.

  • Dağlıktır ve yarımadadır.

  • Üç kıtanın kavuşum noktasındadır.

  • Boğazlar (İstanbul ve Çanakkale), bir can damarıdır.



Denizlerle Sınır uzunluğu 8.333 km.

  • Denizlerle Sınır uzunluğu 8.333 km.

  • Karalarla Sınır Uzunluğu 2.753 km.

  • Toplam Sınır uzunluğu 11.086 km.

  • Sınır sorunları (kara ve deniz) fazladır

  • Sınır ötelerinde soydaşları bulunmaktadır



Türkiye Alp Dağ Oluşumu kuşağı içersindedir.

  • Türkiye Alp Dağ Oluşumu kuşağı içersindedir.

  • Depremler psikolojik, ekonomik ve sosyal güç dengelerini sarsmaktadır.

  • Jeolojik oluşumundan dolayı, Krom, Bor, Uranyum, Toryum ve Linyit bakımından zengindir.



Türkiye’nin ortalama yükseltisi 1132 m.yi bulur. Trakya yarımadasının yükselti bakımından fazla yüksek olmayışı ( 180 m.) dikkate alınırsa, Anadolu yarımadasının yükseltisi ise bu değerden biraz daha fazla olduğu muhakkaktır (1162 m.).

  • Türkiye’nin ortalama yükseltisi 1132 m.yi bulur. Trakya yarımadasının yükselti bakımından fazla yüksek olmayışı ( 180 m.) dikkate alınırsa, Anadolu yarımadasının yükseltisi ise bu değerden biraz daha fazla olduğu muhakkaktır (1162 m.).

  • Yarımadanın Çevresinde Yüksek sıradağlar bulunmakta ve kale surlarını andırmaktadır.



Anadolu yarımadası, enlem itibariyle yaklaşık 36-42 derece kuzey enlemleri arasında yer almakta ve orta kuşak iklim bölgesinde bulunmaktadır.

  • Anadolu yarımadası, enlem itibariyle yaklaşık 36-42 derece kuzey enlemleri arasında yer almakta ve orta kuşak iklim bölgesinde bulunmaktadır.

  • Denizler ve yeryüzü şekillerinin etkisiyle, Anadolu’da iklim çeşitlenmektedir.

  • Anadolu yarımadası, İklim bakımından, insan hayatına en uygun konumda yer alır.



Üç tarafı sularla kaplıdır.

  • Üç tarafı sularla kaplıdır.

  • Akarsular bakımından zengindir.

  • Çok sayıda göl (sodalı, tuzlu ve tatlı) bulunmaktadır.

  • Çok sayıda barajlara sahiptir

  • Su bakımından kendine yeterli bir ülkedir.



Kahverengi ve alüvyal topraklar hakimdir.

  • Kahverengi ve alüvyal topraklar hakimdir.

  • Çok sayıda taşocakları vardır ve sağlam tarihi yapılar (kaleler, köprüler, medreseler, hanlar kervansaraylar) yapılmıştır.

  • Ormanlar ve stepler hakimdir

  • Bölge içinde, en ideal toprak ve bitki örtüsüne sahiptir



Nüfus miktarları, 1927’de 14 milyon, 2000 yılında 67,8 milyon, 2009 yılında 72 milyondur.

  • Nüfus miktarları, 1927’de 14 milyon, 2000 yılında 67,8 milyon, 2009 yılında 72 milyondur.

  • Nüfus artış hızı % 1,8’dir (% 1-2,9)

  • Kırsal kesimden şehirlere hızlı göç olmaktadır

  • Dışardan önemli ölçüde göç almaktadır

  • Doğumlar ve bebek ölümleri azalmakta, ömür (erkek 69, kadın 74)uzamaktadır.



35 bin köy, 50 bin köye bağlı olmak üzere 85 bin kırsal yerleşme vardır.

  • 35 bin köy, 50 bin köye bağlı olmak üzere 85 bin kırsal yerleşme vardır.

  • Köylerin sayısı ve nüfusları azalmaktadır

  • Köylerin sorunları (sağlık, eğitim, aydınlanma, ısınma, iletişim, ulaşım) önemlidir ve çözümlenmelidir

  • Türkiye, ancak sorunsuz köylerle süper güç olabilir



Konstantinopolis! Konstantinopolis! Dünya imparatorluğu!”

  • Konstantinopolis! Konstantinopolis! Dünya imparatorluğu!”

  • I. Nopolyon

  • “Ey! Fatih Sultan Mehmet Han, Roma İmparatorluğunun başkenti Konstantinopolis’tir.. Dolaysıyla siz Romalıların meşru imparatorusunuz.. Ve kim ki Romalıların İmparatorudur ve öyle kalır, o aynı zamanda bütün dünyanın imparatorudur...”

  • Georgios Trapezuntios

  • “Viyanalılar, kendi şehirlerinin tek ‘kaiserstadt’ olduğunu ve Avrupa’nın başkenti olmayı hakkettiğini düşünebilirlerdi. İsfahan halkı, şehirlerinin ‘Dünyanın yarısı’ olduğunu iddia edebilirlerdi. İstanbul (Konstantinopolis) vatandaşları ise, şehirlerinin ‘Kainatın Merkezi’ olduğunu biliyorlardı.”

  • Philip Mansel



Toplam 17,8 milyon hektar arazi ekilmektedir

  • Toplam 17,8 milyon hektar arazi ekilmektedir

  • Bu arazinin % 77’si tahıllara, % 12’si endüstri bitkilerine, % 10 baklagillere ve % 1’i yumrulu bitkilere ayrılmıştır.

  • Yıllık 28 milyon ton tahıl (% 68’i buğday) üretimi vardır. Dünya 6.sıdır.

  • Konya Ovası “Tahıl ambarı”dır

  • Modernleşme olduğunda üretim çok artacaktır



Üç tarafı denizlerle çevrilidir.

  • Üç tarafı denizlerle çevrilidir.

  • Yıllık 557 bin ton deniz, 45 bin ton tatlı su ürünleri üretimi olmuştur.

  • Avlanmada planlama yapıldığında, üretim kat kat artacaktır

  • Deniz ürünleri üretimi arttıkça, ekonomiye katkı sağlamaktadır.



Taşkömürü rezervi 1,5 milyar ton, linyit rezervi 8,3 milyar tondur. Yıllık üretim 4,5 milyon ton taşkömürü ve 50 milyon ton linyittir.

  • Taşkömürü rezervi 1,5 milyar ton, linyit rezervi 8,3 milyar tondur. Yıllık üretim 4,5 milyon ton taşkömürü ve 50 milyon ton linyittir.

  • 5300 ton uranyum, 380.000 ton toryum rezervi vardır.

  • 432 milyar kwh enerji potansiyeli vardır. İşletilebilir yıllık hidroelektrik potansiyeli ise 122,4 milyar kwh’dır. Bunun % 30’u (36 milyar kwh) değerlendiriliyor.



Dünyada bulunan 51 çeşit madenden 29’u Türkiye’de bulunmaktadır.

  • Dünyada bulunan 51 çeşit madenden 29’u Türkiye’de bulunmaktadır.

  • Krom rezervi (36,8 milyon ton) bakımından dünyada dördüncü, üretim bakımından 900 bin ton) üçüncü sıradadır.

  • Boksit rezervleri (90 milyar ton) bakımından dünyada 13. Sıradadır.

  • Dünya bor rezervlerinin % 53’ü (1,3 milyor ton) Türkiye’dedir.

  • Demir, bakır, manganez, kurşun, çinko, volfram, nikel, molibden, civa, antimon, altın, fosfat, kükürt bakımından zengindir.



Sanayinin gelişmesi için gerekli hammadde, işgücü, sermaye, enerji kaynakları ve Pazar mevcuttur.

  • Sanayinin gelişmesi için gerekli hammadde, işgücü, sermaye, enerji kaynakları ve Pazar mevcuttur.

  • Gıda, dokuma, giyim, demir-çelik, otomobil, kimya, petro-kimya ve maden işleme sanayi kolları gelişmiştir.

  • Türkiye için sanayileşme ve teknolojik atılım yapmak çok önemlidir.



Toplam 382.059 km. uzunluğunda karayolu ağı bulunmaktadır. Bunun % 28’i asfalttır.

  • Toplam 382.059 km. uzunluğunda karayolu ağı bulunmaktadır. Bunun % 28’i asfalttır.

  • 8.607 km. uzunluğunda demiryolu vardır. Bunun 1,524 km.si elektrikli hattır.

  • 547 gemi vardır

  • 118 havaalanı vardır

  • Ulaşım bakımından Asya, Afrika ve Avrupa arasında köprü oluşturur.



Turizm kaynakları bakımından oldukça zengindir.

  • Turizm kaynakları bakımından oldukça zengindir.

  • Konaklama, tanıtım ve ulaşım imkanları gelişmektedir.

  • Gelen turist sayısı ve turizm gelirleri artmaktadır.

  • Ticaret hacmi yıl geçtikçe artmaktadır.

  • İhracat 26 milyar, ithalat 40 milyar dolar, dış borçlar ise 204 milyar dolardır (1999).





Sınır Anlaşmazlıkları

  • Sınır Anlaşmazlıkları

  • Boğazlar Sorunu

  • Kıbrıs Sorunu

  • Adalar Sorunu

  • Su Sorunları

  • Nüfus Sorunları

  • Yönetim Sorunları

  • Terör Sorunları



Kara ve deniz sınırlarımızdaki sorunlar uluslar arası platforma taşınmalı ve sınır ötesi kalan soydaşlarımızın hakları gündeme getirilmelidir.

  • Kara ve deniz sınırlarımızdaki sorunlar uluslar arası platforma taşınmalı ve sınır ötesi kalan soydaşlarımızın hakları gündeme getirilmelidir.

  • Boğazlar sorunu çözümlenmelidir. Boğazlarımız özerk olamaz. Boğaz trafiği sıkışmıştır. Anlaşma yeniden gözden geçirilmelidir



Nüfus, yönetim ve terör sorunları mutlaka çözümlenmelidir.

  • Nüfus, yönetim ve terör sorunları mutlaka çözümlenmelidir.

  • Tarımda modernizasyon sağlanmalıdır.

  • Enerji sorunu, Nükleer Santral kurulmasıyla çözümlenebilir.

  • Azerbaycan ve Orta Asya Türk Ülkeleri’nin petrol ve doğalgazını Türkiye’ye ve dünyaya sunacak olan boru hatları yapımı kısa sürede tamamlanmalıdır.

  • Sanayi’de mutlaka hamle yapılmalıdır.



Türkiye, mevcut sorunlarını çözümledikten sonra, uzun vadede şu siyasi gelişmeler öncülük yapmalıdır.

  • Türkiye, mevcut sorunlarını çözümledikten sonra, uzun vadede şu siyasi gelişmeler öncülük yapmalıdır.

  • Başta Türk Ülkeleri Ekonomik İşbirliğini hemen kurmalıdır.

  • Ortadoğu Ülkeleri Ekonomik İşbirliğinin kurulmasına öncülük yapmalıdır.

  • Komşuları ile olan sorunlarını çözümlemeli ve kalıcı dostluklar kurmalıdır.



Neden Olmasın?

  • Neden Olmasın?

  • Tarih boyunca Türkler, dünya hakimiyetini hep kurmuşlardır.

  • Bugün, nöbet sırasını A.B.D’ye vermiştir. Ama gelecek yüzyılda nöbeti devralacaktır.

  • Türk Hakimiyeti, Türkiye önderliğinde olacaktır.

  • Ne demişler; “Yiğit düştüğü yerden kalkar.”



Gelecek ile ilgili siyasi öngörülerde bulunan, George Friedman, “The Next 100 Years” adlı kitabında özet olarak şunları vurguluyor ; “2020’ye kadar Amerikan Çağı olacağını, 2020’den sonra Çin ve Rusya’nın güçleneceğini, 2030 yıllarında Amerikan güçlerinde kriz olacağını vurgulamaktadır.

  • Gelecek ile ilgili siyasi öngörülerde bulunan, George Friedman, “The Next 100 Years” adlı kitabında özet olarak şunları vurguluyor ; “2020’ye kadar Amerikan Çağı olacağını, 2020’den sonra Çin ve Rusya’nın güçleneceğini, 2030 yıllarında Amerikan güçlerinde kriz olacağını vurgulamaktadır.

  • 2050’ye doğru bir Üçüncü Dünya Savaşı çıkacağını ve savaştan bazı ülkelerin galip çıkacağını öngörmektedir. Savaşta Türkiye, yeni bir sistem uygulayacaktır. Bu savaşta yeni teknolojiler kullanılacak, ancak eski usullerle savaş olacaktır. Türkiye’nin etkisi hayli artacaktır. Balkanlarda Bosna ve Arnavutluk, tüm Kafkaslar, Orta Asya ve Ortadoğu ülkeleri, Türkiye’nin etkisi altına girecektir.”



Gelecekten haber vermek, kahinlerin işidir. Ancak siyasi coğrafya açısından bazı tahminlerde bulunmak sanırız kahin işi değildir.

  • Gelecekten haber vermek, kahinlerin işidir. Ancak siyasi coğrafya açısından bazı tahminlerde bulunmak sanırız kahin işi değildir.

  • Bizim tahminlerimize göre, hep dünya hakimiyetini elinde bulundurmuş bu coğrafya gelecekte de dünya hakimiyetine sahip olacaktır. Bu nedenle Türkiye üzerinde oynanan oyunlar, dünyanın hiçbir coğrafyasında uygulanmamaktadır. Bu coğrafyada yaşamak oldukça zordur. Ancak eğer üzerinde yaşıyorsa, dünya hakimi olmak zorundadır.

  • Çünkü bu coğrafyanın sağladığı avantajlar, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bizim inancımıza göre, 21. Yüzyılda tam olmasa bile, 22.yüzyılda dünya hakimiyeti, bu coğrafyaya geçecektir.



Beni dinlediğiniz için teşekkürler.

  • Beni dinlediğiniz için teşekkürler.

  • Saygılar, sevgiler ve mutlu yarınlar

  • Hoşça kalınız.

  • Prof.Dr. Ramazan ÖZEY






Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə