Kıyametin Öncesinde Gerçekleşecek Olaylar 4


Konu İle İlgili Rivayetler



Yüklə 1,02 Mb.
səhifə17/29
tarix18.01.2019
ölçüsü1,02 Mb.
#100612
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   29

Konu İle İlgili Rivayetler



1016- Ahmed, Abdullah bin Ömer (r.a)'den şu şekilde rivayet etmiştir:

"Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Kıyamet alametleri bir ipe dizilmiş boncuklar gibidirler. İp bir yerinden koptu mu, bu boncuklar peşpeşe dökülür"

Hadisçilerin geneli bu hadisin ravilerinden olan Ali bin Zeyd'i zayıf bir ravi olarak görmüşlerdir. Ancak bu hadise, anlam yönünden şahitlik eden bir başka hadis bulunmaktadır. Dolayısıyla hadis anlam yönünden doğrudur. Bu hadis, bizahiti hasen olmamakla birlikte, şahitleri vasıtasıyla hasen derecesine çıkmak­tadır.202


1017- Taberani, Evsafta Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet etmiştir:

"Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Kıyamet alametlerinin ortaya çıkmasında birbirlerini izlemeleri, belli bir şeyin üzerine dizilmiş boncukların birbirlerinin ardından dökülmeleri gibidir."203
1018- Taberani, Evsat'ta Huzeyfe bin Useyyid (r.a)'den rivayet etmiştir:

"(Sanıyorum bu söz ondan merfu olarak nakledilmiştir):

"Dabbetu'l-Arz (yer hayvanı), büyük bir camiden çıkar. Onlar bu haldeyken (insanlar bu hayvanın ortaya çıkmasından dolayı bir dehşet içine düşmüşlerken ve henüz bunun dehşetinden kurtulmamışlarken -Çeviren) yer, gür bir ses çı­karır. Onlar bu haldeyken (bunun dehşeti içindeyken) yer yarılır."

İbni Uyeyne şöyle söylemiştir:

"İmam kalabalığın önünden yürürken bu hayvan ortaya çıkar, imam, hay­vanın ortaya çıkıp çıkmadığını insanlara bildirmesi için öne geçirilir.."204
1019- Müslim, Abdullah bin Amr bin As (a.s)'in şöyle söylediğini rivayet etmiştir:

"Resulullah (a.s)'tan şu ana kadar unutmadığım bir hadisi şerif ezberledim. Resulullah (a.s)'ın şöyle buyurduğunu duydum:

"İlk ortaya çıkacak olan kıyamet alametleri, güneşin batı tarafından doğ­ması ve bir kuşluk vakti insanların üzerlerine hayvanın (Dabbetu'l-Arz'ın) or­taya çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri hemen onu takiben or­taya çıkacaktır."

Bir başka rivayette de şöyle denilmektedir:

"Müslümanlardan üç kişi, Medine'de Mervan bin Hakem'in yanına oturdu. Mervan bin Hakem kıyamet alametlerinden söz ediyor, onlar da onun konuştuk­larını dinliyorlardı. Mervan, ilk ortaya çıkacak olan kıyamet alametinin Deccal olduğunu söyledi. Bunun üzerine Abdullah bin Amr (r.a) şöyle söyledi:

"Mervan (uygun) bir şey söylemedi. Ben Resulullah (a.s)'tan, şu ana kadar unutmamış olduğum bir hadis ezberledim. Resulullah (a.s)'ın şöyle buyurduğu­nu duydum:

"İlk ortaya çıkacak olan kıyamet alametleri, güneşin batıdan doğması ve bir kuşluk vakti insanların üzerlerine hayvanın (Dabbetu'l-Arz'ın) ortaya çıkma­sıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri hemen onu takiben ortaya çıka­caktır."205

Ebu Davud, ikinci rivayetin benzeri bir rivayet nakletmiş ve son kısmında şöyle söylemiştir:

"Abdullah (r.a) kitapları okur ve şöyle söylerdi: "Sanıyorum ilk olarak or­taya çıkacak kıyamet alameti, güneşin batı tarafından doğması olacaktır." 206
1020- Tirmizi, Ebu Zer Gifari (r.a)'nin şöyle söylediğini rivayet etmiştir:

"Güneş battıktan sonra Mescid'e (Mescidi Nebevi'ye) girdim. Resulullah (a.s) da içeride oturuyordu. Bana:



"Ey Ebu Zer! Şu (güneş) nereye gidiyor?" diye sordu.

Ben: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedim. Resulullah (a.s) da şöyle buyurdu:

"O, secde etmek için izin istemeye gidiyor. Ona izin verilir. Ona sanki "gel­diğin taraftan doğ" diye söylendi gibi geliyor. O da battığı yerden doğacak."

Ebu Zer (r.a) dedi ki:

"Resulullah (a.s) daha sonra şu ayeti kerimeyi okudu:

"Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu güçlü ve ilim sahibi olan Allah'ın kanunudur." 207

Ebu Zer (r.a): "Bu okunuş tarzı Abdullah bin Mes'ud (r.a)'un kıraatına gö­redir" demiştir."208

Dersler Ve Öğütler

Resulullah (a.s)'ın "Şu nereye gidiyor?" sözü, insanın ihata edemeyeceği ka­dar geniş hikmetler taşımaktadır. Bugünki ilmin tesbitine göre güneş kendi ek­seninin etrafında dönmektedir. Güneş, gökte belli bir sisteme göre devaran eden çok sayıdaki gök cisminden bir tanesidir. Dönmekte olan bu gök cisimlerinin bir kez dönüşlerini tamamlamaları, uzun yıllar almaktadır. Güneş, güneş siste­mine giren yıldızlarla birlikte, sakin haldeki bir yıldıza doğru hızla yol almak­tadır.

Eğer bu durum ve Abdullah bin Mes'ud (a.s)'un güneşin batı yandan doğma­dan önceki halini açıkladığı kabul edilen "Güneş de yörüngesinde yürüyüp git­mektedir. Bu güçlü ve ilim sahibi olan Allah'ın kanunudur" okuyuşu üzerinde düşünürsek, güneşin fezadaki bir noktayı geçemeyeceğine ve bundan sonra geri dönmekle emrolunacağına ihtimal verebiliriz. Bunun ardından da, güneşin batı tarafından doğması sonucuna götürecek büyük hadise gerçekleşebilir. Sonra durum yine eski haline dönebilir.

Bugün dünyanın dönüşü ile ilgili olarak bildiklerimize göre, dünyanın geriye dönmesi ile geçici bir süre için herhangi bir değişiklik ortaya çıkabilir. Böyle bir değişim sonucu, güneş adeta batı tarafından doğuyor gibi gürünüyor. Belli bir süreden sonra da her şey eski haline döner.

Biz bunları günümüzde, dünyanın hem kendi etrafında, hem de güneşin etra­fında döndüğüne dair tesbitlere dayanarak söylüyoruz. Ancak naslarda bildiri­lenlerin dışında hiçbir şeyi kesin bir bilgi olarak ileri sürmüyoruz. Naslarda bil­dirilenlerin nasıl gerçekleşeceği hakkında kesin bilgi, yüce Allah katındadır. Yani bunu kesin olarak ancak yüce Allah bilir. Bununla birlikte değişik merak­ları olan okuyucuların bazı meraklarını gidermede kendilerine yardımcı olmak, meseleleri ele almada onlara yol göstermek amacıyla bazı yorumlarda bulun­mak zorunda kalıyoruz.

Bu mesele ile ilgili olarak şunu da bilmeliyiz:

Yer kürenin dönüşünü geriye döndürerek güneşin batı tarafından doğmasını sağlamak, yüce Allah için gayet kolaydır. Ancak biz bir başka ihtimalden de söz ettik. Çünkü bu gelişmeler, sebepler dünyasının içinde gerçekleşecektir. Uzay bilimi ile uğraşan bazı bilim adamları, güneşin ilerleyişi sırasında sakin bir yıldız türünden herhangi bir noktaya çarpıp bundan öteye geçemeyeceği ih­timalinden söz etmektedirler.

Bize, bu nasların açıklanması konusunda böyle yorumlarda bulunma cesaretini veren, ilim adamlarının bu nasların açıklanması ile ilgili olarak çok değişik görüşler ortaya atmış olmaları neden oldu.

Bu konuda oldukça farklı görüşlerin ileri sürülmüş olduğu konusunda bilgi vermek amacıyla İmam Nevevi'nin Sahihi Müslim Şerhi'nde söylediklerini bu­raya almayı uygun görüyoruz.

İmam Nevevi şöyle diyor:

"Güneşin batıdan doğması, müfessirlerin oldukça değişik görüşler ileri sür­müş oldukları bir konudur.

Vahidi'nin dile getirmiş olduğu bir görüşe göre, güneş her gün batışı ile Arş'ın altında belli bir yörüngeye oturur ve bu hal, güneşin batı tarafından doğmasına kadar devam eder.

Katade ve Mukatil şöyle söylemişlerdir:

"Kur'an-ı Kerim'de güneşin de belli bir yörünge üzerinde döndüğünü bildi­ren ayeti kerimenin anlamı, diğer cisimlerin kendisini aşmamaları için, güneşin belli bir vakte ve ecele (kesin saate) kadar bu yörüngesinde döneceğidir."

Vahidi de bu konuda şöyle söylemiştir:

"Buna göre güneşin istikrar kazanması (sabit bir hal alması ve oturması), ilerleyişinin durmasından ve dünyanın sonunun gelmesinden sonra olacaktır."

Zeccac da bu görüşü tercih etmiştir. Kelbi ise şöyle söylemiştir:

"Güneş, aşamayacağı bir noktaya gelip sabit bir hal alıncaya kadar, yörün­gesi üzerinde ilerlemeye devam eder. Söz konusu noktaya gelmesinden sonra ise yeniden geriye doğru dönerek eski yörüngesi üzerinde (geriye doğru) iler­ler."

İbni Kuteybe de bu görüşü tercih etmişir. En doğrusunu ise ancak yüce Al­lah bilir. Güneşin secde etmesi ise, yüce Allah'ın kendisini yarattığını farketmesi ve anlamasıdır."
1021- Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet etmişlerdir:

"Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Güneş battığı yönden doğmadıkça kıyamet kopmaz. İnsanlar onu gördükle­rinde, (dünya) üzerinde olanların tümü iman eder."

Bir rivayette de şöyle denilmektedir:



"Güneş böyle (batı tarafından) doğduğu ve insanlar da onu gördüklerinde, hepsi birden iman ederler. Ancak kişi önceden iman etmiş veya imanı ile bir hayır (sevap) kazanmış olmazsa, bu anda iman edilmesi bir yarar sağlamaz."209
1022- İbni Mace, Safvan bin Assal (r.a)'dan rivayet etmiştir:

"Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Güneşin battığı yönde genişliği yetmiş yıllık mesafe olan açık bir kapı bu­lunmaktadır. Bu kapı, güneş bir taraftan doğuncaya kadar tevbe için açık kala­cak olan bir kapıdır. Ancak güneş bu yönden doğduğu zaman, kişi eğer önceden iman etmiş veya imanı ile hayır (sevap) kazanmış olmazsa, o andan sonraki imam kendisine bir yarar sağlamaz."210
1023- Müslim, Ebu Hureyre (r.a)'den şu şekilde rivayet etmiştir:

"Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Şu altı olay olmadan önce amel etmeye çalışın: Güneşin batı tarafından doğmasından, dumanın (kıyamet alametlerinden olan dumanın) ortaya çıkma­sından, Deccal'in ortaya çıkmasından, birinizin kendi derdiyle uğraşmak zorun­da kalmasından veya işlerin avamın (halk kitlesinin) eline verilmesinden ön­ce.."

Bir başka rivayette yukarıdaki hadisin metninde geçen 'ev' atıf harflerinin yerine 've' atıf harfleri kullanılmaktadır. Bu ikinci rivayette, metindeki "birinin kendine özel işleri" anlamındaki 'hassa' kelimesinin yerine de bunun ismi tasğiri (küçültme ismi) olan 'huveysa' kelimesi kullanılmaktadır. 211

Bir Açıklama

Resulullah (a.s)'ın "İşlerin avamın (halk kitlesinin) eline verilmesinden önce" sözüne bakarak, bugün ilim adamlarının halk kitlesinin işleri ile ilgilenmekten, onların işlerini düzene koymaktan alıkonulmalarına ve bütün işlerin avam ta­rafından düzenlenmesine ve işlerin tamamen avamın eline verilmesini amaçla­yan çalışmalar üzerinde düşünürsek, bu sözün ne kadar yerinde söylenmiş bir söz olduğunu daha iyi anlarız.


1024- Müslim, Huzeyfe bin Useyyid Gifari (r.a)'nin şöyle söylediğini riva­yet etmiştir:

"Bizim aramızda müzakerede bulunduğumuz bir sırada Resulullah (a.s) ya­nımıza geldi ve "Neyi müzakare ediyorsunuz?" diye sordu. Biz: "Kıyametten söz ediyoruz" dedik. Resulullah (a.s) da şöyle buyurdu:

"Kıyamet, onun öncesinde, on alametin ortaya çıktığını görmediğiniz sürece kopmayacaktır."

Resulullah (a.s) sonra bu on alametin, duman, Deccal, Dabbe (Dabbetu'l-Arz), güneşin batı tarafından doğması, İsa bin Meryem (a.s)'in inmesi, Yecuc ve Me'cuc'un etrafa yayılması, biri doğuda, biri batıda, biri de Arap yarımada­sında olmak üzere üç ayrı bölgede, yerin dibine geçirilme (hasf) olayının gö­rülmesi, son olarak da insanları toplanma yerlerine (mahşerlerine) doğru süre­cek bir ateşin ortaya çıkması olduğunu söyledi."

Bir başka rivayette bildirildiğine göre ise ravi Huzeyfe bin Useyyid (r.a) şöyle söylemiştir:

"Resulullah (a.s) bir odada bulunuyordu. Biz de aşağıda idik. Resulullah (a.s) bize doğru baktı...." Devamında yukarıdaki hadisi şerifi zikretmiştir. 212

Bir başka rivayette ise, onuncu alamet olarak İsa bin Meryem (a.s)'in inmesi­ni; bir başka rivayette de insanlan denize atan bir rüzgarın esmesini zikret­miştir.213

Ebu Davud'un rivayetine göre ise ravi şöyle söylemiştir:

"Resulullah (a.s)'ın bir odasının gölgesinde oturuyorduk. Kıyametten söz et­tik. Seslerimiz yükseldi. Bunun üzerine Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

"Öncesinde on alamet ortaya çıkmadan kıyamet kopmayacaktır; Güneşin batı tarafından doğması, Hayvanın (Dabbetul-Arz'ın) ortaya çıkması, Ye'cuc ve Me'cuc'un çıkması, Deccal'in ortaya çıkması, İsa bin Meryem (a.s)'in inmesi, dumanın görünmesi, üç ayrı yerin dibine geçirilme olayı: Biri batı tarafında, biri doğu tarafında, diğeri de Arap yarımadasında; bu alametlerin sonuncusu da Yemen tarafından çıkacak olan bir ateştir. Aden çukurundan çıkacak olan bu ateş, insanları toplanma yerine (mahşere) doğru sürecektir."214

Tirmizi de, birinci metne benzer bir metin rivayet etmiştir. Ancak o ateşle il­gili olarak şöyle bir fazlalığa yer vermiştir:

"Bir de Aden çukurundan çıkacak olan bir ateş. Bu insanları (bir yöne doğru) sürer -veya toplar-. Bu ateş, onların geceledikleri yerde, onlarla birlikte geceler, onların gündüz uykusuna yattıkları yerde, onlarla birlikte gündüz uyku­suna yatar (yani onların dinlendikleri yerlerde onları bekler-Çeviren)" 215


Yüklə 1,02 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   29




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin