Mâide Sûresi 55-56


AYETLERİN HADİSLER IŞIĞINDA AÇIKLAMASI



Yüklə 2,09 Mb.
səhifə17/45
tarix30.07.2018
ölçüsü2,09 Mb.
#64276
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   45

AYETLERİN HADİSLER IŞIĞINDA AÇIKLAMASI


el-Burhan tefsirinde Şeyh Saduk'un kendi rivayet zinciriyle Mu-hammed b. Müslim'den, o da İmam Sadık'tan (a.s) "Allah, ne ba-hîre diye bir şey ortaya koymuştur, ne sâibe, ne vasîle ve ne de

hâm."ayeti hakkında şöyle rivayet ettiği belirtilir: "Cahiliye döne-mi Arapları, bir deve aynıbatında iki yavru doğurduğu zaman 'Bu

deve erdi, ulaştı, kavuştu' derler ve artık onu kesmeyi ve etini ye-meyi helâl görmezlerdi. Deve on yavru doğurduğunda ona sâibe

[salıverilmiş] unvanınıverirler ve artık onun ne sırtına binerler ve

ne etini yerlerdi. Hâm ise on-ların kendilerine helâl saymadıkları

erkek deveye verdikleri unvandı. İşte yüce Allah indirdiği ayette bu

hayvanlarla ilgili hiçbir yasak koymadığınıbildirmiştir." [c.1, s.506,

h:1]


el-Burhan tefsirinin yazarısözlerine şöyle devam eder. İbn-i

Ba-beveyh [Şeyh Sadûk] daha sonra şöyle dedi: "Başka bir rivaye-te göre bahîre, beşbatın yavrulamışbir dişi deveye denir. Eğer be-şinci batında bir erkek yavru doğurursa, ana deveyi keserlerdi. E-tinden erkekler de, kadınlar da yiyerdi. Eğer beşinci batındaki yav-ru dişi olursa, ana devenin kulağında genişbir yarık açarlardı. Bu

devenin eti ve sütü kadınlara haram sayılırdı. Ama eğer ölürse eti

222 ......................................................................... El-Mîzân Fî Tefsîr'il-Kur'ân – c.6

kadınlara da helâl olurdu. Sâibe, ilâhlara adak sebebiyle salıveri-len deveye denirdi. Kişi bir hastalıktan iyileşince veya yolculuktan

sağsalim evine ulaşınca, böyle bir adakta bulunurdu."

"Vasîle davar türünden bir hayvana denirdi. Cahiliye dönemle-rinin âdetlerine göre eğer bir koyun yedi batın kuzular da, yedinci

batında erkek kuzu doğurursa kesilirdi. Bu koyunun etini erkekler

de, kadınlar da yiyebilirlerdi. Eğer koyun yedinci batında dişi kuzu

doğurursa, ana koyun diğer koyunlar arasında salınırdı. Fakat eğer

yedinci batında biri erkek ve öbürü dişi olmak üzere iki kuzu doğu-rursa, o koyun için 'Kardeşine ulaştı' derlerdi ve artık onu

kesmezlerdi. Eti kadınlara haram olurdu. Yalnız kendiliğinden öl-mesi hâlinde yenmesi erkeklere de, kadınlara da helâl olurdu."

"Hâm, yavrusunun yavrusuna atlayan erkek deveye denirdi. Bu

deve için 'Sırtıyasak oldu' derlerdi. Başka bir rivayete göre Hâm,

on batın yavrulamışdeveye verilen unvan idi. Bu deve için, 'Sırtı

yasak oldu' derlerdi. Artık ona binilmez, hiçbir otlaktan ve sudan

alıkon-mazdı."

Ben derim ki:Bu isimlerin, yani bahîrenin, sâibenin, vasîlenin

ve hâmın anlamlarıhakkında Sünnî ve Şiî kanallardan nakledilen

başka rivayetler vardır. Bunların bir bölümü yukarıda Tabersi'nin

Mecma'ul-Beyan adlıtefsirinden nakledilmişti.

Bilindiği gibi bu anlamlardan çıkan kesin sonuç şudur: Birinci-si; bu hayvan türlerine cahiliye döneminde bir tür serbestlik ve

dokunulmazlık tanınmış, onlarla ilgili bu dokunulmazlıklara uygun

hükümler benimsenmişti. Sırtlarına yük ve insan bindirilmemesi,

etlerinin yenmemesi, herhangi bir sudan ve otlaktan yararlanma-larının engellenmemesi gibi. İkincisi; bu dört hayvandan biri olan

vasîle davar türünden, diğer üçü deve türündendir.

Mecma'ul-Beyan tefsirinde belirtildiğine göre, İbn-i Abbas Pey-gamberden (s.a.a) şöyle rivayet eder: "Bir zamanlar Mekke hü-kümdarıolan Amr. b. Luhayy b. Kamaa b. Hindif, İsmail peygam-berin dinini değiştiren, putlarıdiken ve bahîre, sâibe, vâsile ve

hâm adlıhayvanlara ilişkin hükümleri koyan ilk kişi olmuştur."

Peygamberimiz (s.a.a) onun hakkında, "Onu cehennemde

gördüm, boğazının kokusu cehennemlikleri rahatsız ediyordu."

(Başka bir rivayete göre de) "Cehennem içinde boğazından sürük-

Mâide Sûresi 103-104 .......................................................................................... 223

leniyordu" buyurmuştur.

Ben derim ki:Bu anlamda bir rivayet İbn-i Abbas'a ve başkala-rına dayandırılarak ve birkaç kanaldan nakledilmişolarak ed-Dürr'ül-Mensûr tefsirinde yer almıştır.

ed-Dürr'ül-Mensûr tefsirinde belirtildiğine göre, Abdurrezzak,

İb-n-i Ebu Şeybe, Abd b. Humeyd ve İbn-i Cerir, Zeyd b. Eslem'den

şöyle rivayet ederler: "Resulullah (s.a.a) 'Ben sâibe geleneğini or-taya koyan, putlarıdiken ve İbrahim peygamberin dinini değiştiren

kimsenin kim olduğunu biliyorum' dedi. Sahabîlerin 'Ey Allah'ın

resulü, bu adam kimdir?' diye sormalarıüzerine Peygamberimiz

'Bu şahıs, Kaab oğullarından Amr b. Luhey'dir. Onu cehennemde

boğazından sürüklenirken gördüm. Boğazının kokusu cehennem-likleri rahatsız ediyordu." cevabınıverdi.

Peygamberimiz sözlerine şöyle devam etti: "Ben bahîre gele-neğini ilk başlatanın kim olduğunu biliyorum." Sahabîlerin "Kimdir

ey Allah'ın resulü?" diye sormalarıüzerine şu cevabıverdi: O,

Mudlic kabilesinden biri idi. İki dişi devesi vardı. Bunların kulakla-rınıyardıve sırtlarıile sütlerini dokunulmaz ilân ederek, 'Bu deve-ler Allah'a aittir' dedi. Fakat sonraonlara muhtaç oldu ve hem süt-lerini içti, hem de sırtlarına bindi. Onu cehennemde gördüm. O iki

deve onu ağızlarıile ısırıp parçalıyor ve ayaklarıile tekmeli-yorlardı."

Yine ed-Dürr'ül-Mensûr tefsirinde belirtildiğine göre Ahmed,

Abd b. Humeyd, Nevâdir'ul-Usûl adlıeserde Hâkim-i Tirmizî, İbn-i

Cerir, İbn-i Münzir, İbn-i Ebu Hatem, el-Esmâ'u ve's-Sıfat adlıeser-de Bey-hakî, Ebu Ahves'den, o da babasından şöyle rivayet eder-ler: "Ben bir gün iki eski elbise giymişolarak Peygamberimizin

(s.a.a) yanına gittim. Bana, 'Malın-mülkün var mı?' diye sordu. 'E-vet, var.' dedim. 'Ne tür malın var?' diye sordu. 'Her türden malım

var. Develerim, davarım, atlarım, bu arada kölelerim var.' dedim.

Bana, 'Allah sana bir şey verince, bunun eserini üzerinde görmeli-dir.' dedi."

"Arkasından, 'Senin develerin sağlam kulaklıyavrular mıdo-ğuruyor?' diye sordu. 'Evet.' dedim. 'Meğer develer böyle olmayan

yavrular da mıdoğurur?' diye sordum; şöyle buyurdu: 'Ama belki

de sen usturayıeline alıp bazıdevelerinin kulaklarınıkesiyor ve

224 ......................................................................... El-Mîzân Fî Tefsîr'il-Kur'ân – c.6

bunlar bahîredir, diyorsun ve bazılarının kulaklarınıyararak bunlar

sarımdır [kulağıyarık], diyorsun, değil mi?' 'Evet.' dedim. Bunun

üzerine bana, 'Böyle yapma, Allah'ın sana verdiği bütün hayvanlar

senin için helâldir.' dedi ve arkasından, 'Allah, ne bahîre diye bir

şey ortaya koymuştur, ne sâibe, ne vasîle ve ne de hâm.' ayetini

okudu."

Mâide Sûresi 105 .................................................................................................. 225

105-Ey inananlar! Kendinizi gözetin. Siz doğru yolda olduğu-nuz takdirde, sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü

sadece Allah'adır. Artık O, size yapmışolduklarınızıhaber verecek-tir.



Yüklə 2,09 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   45




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin