Mormon kitabi isa mesih hakkinda başka bir taniklik



Yüklə 4,31 Mb.
səhifə5/57
tarix26.07.2018
ölçüsü4,31 Mb.
#58363
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57
10 İşte, onlara: ANasıl oluyor da Rab'bin emirlerini yerine getirmiyorsunuz? Nasıl oluyor da yüreklerinizin katılığı yüzünden mahvolmak istiyorsunuz?@ dedim.
11 Rab'bin şu sözlerini hatırlamıyor musunuz?---Eğer yüreklerinizi katılaştırmaz, emirlerimi gayretle tutar ve alacağınıza inanarak bana inançla sorarsanız, elbette bu şeyler sizlere bildirilecektir---
12 İşte size söylüyorum ki İsrail Evi, babamızın içindeki Rab'bin Ruhu tarafından bir zeytin ağacına benzetilmiştir; ve işte biz İsrail Evi'nden kopmadık mı ve İsrail Evi'ne ait bir dal değil miyiz?
13 Ve şimdi babamızın, doğal dalların Yahudi olmayan bütün ulusların aracılığıyla aşılanması hakkında demek istediği şudur: Soyumuz son günlerde yavaş yavaş inancını kaybedeceği zaman, evet, Mesih'in insançocuklarına bedende görüneceği zamandan yıllar ve kuşaklar sonra, işte o zaman Mesih'in Sevindirici Haber’inin tamamı, Yahudi olmayan uluslara gelip onlardan da soyumuzdan geri kalanlara ulaşacaktır---
14 Ve o gün, soyumuzdan geriye kalanlar, kendilerinin İsrail Evi'nden olduklarını ve Rab'bin antlaşmalı halkı olduğunu bileceklerdir; ve o zaman kendi atalarının kimler olduğunu anlayıp öğrenecekler ve ayrıca Fidye ile Kurtaran'larının atalarına verdiği Sevindirici Haber’i öğreneceklerdir; böylece onlar Fidye ile Kurtaran'larına gelip nasıl kurtulacaklarını bilmek için O'nun hakkında ve O'nun öğretilerinin ayrıntılarını öğreneceklerdir.
15 Ve o gün geldiğinde, onlar sevinip kayaları ve kurtuluşları olan Sonsuz Tanrı'yı övmeyecekler mi? Evet, o gün gerçek asmadan güç ve besin almayacaklar mı? Evet, Tanrı'nın gerçek sürüsüne katılmayacaklar mı?
16 İşte, size söylüyorum: Evet, onlar İsrail Evi içinde yine hatırlanacaklar; zeytin ağacının doğal bir dalı oldukları için gerçek zeytin ağacına aşılanacaklardır.
17 Ve babamız şunu söylemek istemiştir; ve soyumuzun Yahudi olmayan uluslar tarafından dağıtılıncaya kadar bunun gerçekleşmeyeceğini demek istemiştir; ve Rab'bin, Yahudi olmayan uluslara gücünü gösterebilmesi için Sevindirici Haber’in Yahudi olmayan ulusların aracılığıyla getirileceğini söylemek istemiştir; işte bu yüzden Rab, Yahudiler tarafından ya da İsrail Evi tarafından reddedilecektir.
18 Bu nedenle, babamız son günlerde yerine gelecek olan bu antlaşmaya dikkat çekerek yalnızca kendi soyumuzdan söz etmemiş, ama aynı zamanda bütün İsrail Evi'nden de söz etmiştir; bu antlaşmayı Rab, atamız İbrahim'le yapmış ve ona şöyle demiştir: Senin soyunun aracılığıyla dünyadaki bütün sülaleler bereketlenecek.
19 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kardeşlerime bu şeyler hakkında çok konuştum; evet, onlara Yahudiler'in son günlerde nasıl geri getirileceklerini söyledim.
20 Ve onlara Yahudiler'in, yani İsrail Evi'nin geri dönüşü hakkında konuşan İşaya'nın sözlerini sayıp döktüm; ve onlar geri döndükten sonra bir daha başkalarıyla hiç karışmayacaklar ve dağıtılmayacaklardı. Ve öyle oldu ki kardeşlerime o kadar çok şey söyledim ki sakinleştiler ve Rab'bin önünde kendilerini alçalttılar.
21 Ve öyle oldu ki onlar benimle yine konuşup şöyle dediler: Babamızın rüyasında gördüğü bu şeyin anlamı nedir? Onun gördüğü ağacın anlamı nedir?
22 Ve ben onlara: ABu, yaşam ağacının bir simgesiydi@ dedim.
23 Ve onlar bana: ABabamızın gördüğü ağaca doğru götüren demir çubuğun anlamı nedir?@ dediler.
24 Ve onlara bu demir çubuğun Tanrı'nın sözü olduğunu ve Tanrı'nın sözüne kulak verenlerin ve ona sıkı sıkı tutunanların hiç bir zaman mahvolmayacağını ve düşmanın onları yıkıma sürüklemek için kullanacağı ateşli okların ve ayartmaların onları alt edemeyeceğini ve kör edemeyeceğini söyledim.
25 Bu nedenle ben Nefi, kardeşlerimi Rab'bin sözlerine dikkat etmeye teşvik ettim; evet, ruhumun bütün gücüyle ve olanca yeteneğimle onları Tanrı'nın sözlerine dikkat etmeye ve O'nun emirlerini her zaman ve her durumda hatırlayıp tutmaya teşvik ettim.
26 Ve onlar bana: ABabamızın gördüğü suyla dolu ırmağın anlamı nedir?@ dediler.
27 Ve ben onlara babamın gördüğü suyun pislik olduğunu söyledim; ve babamın aklı başka şeylerle o kadar meşguldü ki suyun pisliğini görememişti.
28 Ve onlara bu pis suyun kötüleri yaşam ağacından ve aynı zamanda Tanrı'nın azizlerinden ayıran korkunç bir uçurum olduğunu söyledim.
29 Ve onlara bunun meleğin bana söylediği, kötüler için hazırlanmış olan korkunç cehennemin bir simgesi olduğunu söyledim.
30 Ve onlara babamızın, Tanrı'nın adaletinin doğruları kötülerden ayırdığını da gördüğünü ve Tanrı'nın adaletinin ışıltısının alev alev yanan bir ateşin ışıltısı gibi göğe, Tanrı'ya doğru her zaman ve sonsuza dek yükseldiğini ve bunun sonu olmadığını söyledim.
31 Ve onlar bana: ABu şey bedenin denenme günlerinde işkence çekmesi mi demek oluyor, yoksa ruhun, geçici bedenin ölümünden sonra alacağı son durumu mu anlatıyor, yoksa geçici olan şeylerden mi söz ediyor?@ dediler.
32 Ve öyle oldu ki onlara bunun hem geçici hem de ruhsal konuların bir simgesi olduğunu söyledim; çünkü gün gelecek, onlar yaptıkları işlere göre, evet, geçici bedenleri tarafından denenme günlerinde yapılan işlere göre yargılanmaları gerekecekti.
33 Bu nedenle, onlar kötülükleri içinde ölürlerse, doğruluğa ait ruhsal değerlere göre dışarı atılmaları gerekir; dolayısıyla, yaptıkları işlere göre yargılanmaları için Tanrı'nın önüne çıkarılmalıdırlar ve yaptıkları işler pislikse, mutlaka pis olmaları gerekir; ve pis oldukları takdirde kesinlikle Tanrı’nın Krallığı'nda yaşayamazlar; yoksa Tanrı’nın Krallığı'nın da pis olması gerekir.
34 Fakat işte, size Tanrı’nın Krallığı'nın pis olmadığını ve Tanrı'nın Krallığı'na kirli hiç bir şeyin giremeyeceğini söylerim; bu nedenle, pis olanlar için hazırlanmış pis bir yerin olması mutlaka gerekir.
35 Ve hazırlanmış olan bir yer, evet, hatta sözünü ettiğim o korkunç cehennem vardır ki oranın hazırlayıcısı şeytandır; dolayısıyla, insan ruhlarının son durumu ya Tanrı'nın Krallığı'nda oturmak ya da sözünü ettiğim adalete göre dışarı atılmaktır.
36 Bu nedenle kötüler, doğrulardan ve o yaşam ağacından ayrı tutulur; o ağacın meyvesi bütün diğer meyvelerden çok daha değerli ve lezzetlidir; evet ve Tanrı'nın verdiği armağanların en büyüğü bu meyvedir. Ve ben kardeşlerime böyle konuştum. Amin.

16. BÖLÜM


Kötülerin gerçeği kabul etmesi zordurLehi'nin oğulları İsmail'in kızlarıyla evlenirLiyahona çölde gidecekleri yolu gösterirRab'den gelen mesajlar zaman zaman Liyahona'nın üzerinde yazılıdırİsmail ölür; ailesi çektikleri sıkıntılar yüzünden söylenir. m.ö. tahminen 600--592 yılları.
Ve şimdi öyle oldu ki ben Nefi kardeşlerimle konuşmamı bitirdikten sonra, işte onlar bana: ABize tahammül edemeyeceğimiz çok ağır sözler söyledin@ dediler.
2 Ve öyle oldu ki onlara "Gerçekler karşısında, kötülere ağır gelecek sözler söylediğimi biliyorum" dedim; ve doğruları haklı çıkarıp, onların son günde yukarı kaldırılacağına dair tanıklık ettim; bu yüzden suçluların gerçekleri kabul etmesi zordur; çünkü gerçekler onların tam kalbine saplanır.
3 Ve şimdi kardeşlerim, eğer sizler doğru olsaydınız ve gerçeğin sesini duymaya istekli olarak Tanrı'nın önünde doğru bir şekilde yürüyebilmek için gerçeklere dikkat etseydiniz, o zaman bu gerçekler yüzünden söylenmez ve bana ağır sözler söylüyorsun demezdiniz.
4 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kardeşlerimi tüm gayretimle Rab'bin emirlerini tutmaya teşvik ettim.
5 Ve öyle oldu ki onlar Rab'bin önünde kendilerini o kadar alçalttılar ki onların doğru yolda yürüyeceklerini umarak onlar adına çok sevindim ve büyük umutlara kapıldım.
6 Şimdi bütün bunlar babam, Lemuel adını verdiği vadide çadırda kalırken söylendi ve oldu.
7 Ve öyle oldu ki ben Nefi, İsmail'in kızlarından biriyle evlendim; ve kardeşlerim de İsmail'in kızlarıyla evlendiler; ve Zoram da İsmail'in en büyük kızıyla evlendi.
8 Ve böylece babam, Rab'bin ona vermiş olduğu emirlerin hepsini yerine getirmiş oldu. Ve ben Nefi, Rab tarafından son derece kutsanmıştım.
9 Ve öyle oldu ki Rab'bin sesi geceleyin babama geldi ve ona ertesi gün çöle doğru yola çıkmasını emretti.
10 Ve öyle oldu ki babam sabahleyin uyanıp çadırın kapısına çıkınca, yerde ince bir işçilikle yapılmış yuvarlak bir küre görünce çok şaşırdı; ve küre saf pirinçten yapılmıştı. Ve kürenin içinde iki iğ vardı ve bunlardan biri çölde nereye gideceğimizi gösteriyordu.
11 Ve öyle oldu ki Rab'bin bize verdiği erzaklardan arta kalanları ve çölde yanımızda götürebileceğimiz ne varsa bir araya topladık ve çöle götürmek için yanımıza her çeşit tohum aldık.
12 Ve öyle oldu ki çadırlarımızı topladık ve Laman Irmağını geçerek çöle doğru yola çıktık.
13 Ve öyle oldu ki hemen hemen güneygüneydoğu istikametinde dört gün boyunca yolculuk ettik ve çadırlarımızı tekrar kurduk; ve bu yere Şazer adını verdik.
14 Ve öyle oldu ki oklarımızı ve yaylarımızı alıp ailelerimiz için çöle avlanmaya çıktık; ve ailelerimiz için yiyecek bulduktan sonra tekrar çöldeki ailelerimizin yanına, Şazer denilen yere döndük. Ve çölde yine aynı yönü izleyerek, Kızıldeniz kıyısının yanındaki çölün en verimli bölgelerinden geçerek yol aldık.
15 Ve öyle oldu ki günlerce yolculuk ettik; yolda oklarımızla ve yaylarımızla ve taşlarımızla ve sapanlarımızla avlandık.
16 Ve bizi çölün daha verimli kısımlarına götüren kürenin gösterdiği yönü izledik.
17 Ve günlerce yol aldıktan sonra, yeniden dinlenip ailelerimize yiyecek bulmak amacıyla bir süreliğine çadırlarımızı kurduk.
18 Ve öyle oldu ki ben Nefi avlanmaya çıktığımda, işte iyi bir çelikten yapılmış olan yayımı kırdım ve yayım kırıldıktan sonra, işte, kardeşlerim yayımın zıyan olması yüzünden bana kızdılar; çünkü yiyecek bir şey bulamadık.
19 Ve öyle oldu ki ailelerimizin yanına elimiz boş döndük ve onlar yolculuklarından dolayı çok yorgun düştükleri için ve yiyecekleri olmadığı için çok sıkıntı çektiler.
20 Ve öyle oldu ki Laman, Lemuel ve İsmail'in oğulları, çölde çektikleri acılar ve sıkıntılar yüzünden hayli yakınmaya başladılar; ve babam bile Tanrısı Rab'be karşı söylenmeye başladı; evet ve onların hepsi son derece mutsuzdu; hatta Rab'be bile söylendiler.
21 Şimdi öyle oldu ki ben Nefi, yayımın kırılmasına kardeşlerim kadar üzülüyordum ve onların yayları da esnekliklerini kaybettiği için durumumuz son derece zorlaşmaya başlamıştı; evet, sonuçta yiyecek hiçbir şey bulamadık.
22 Ve öyle oldu ki ben Nefi, tekrar yüreklerini katılaştırdıkları için, hatta Tanrıları Rab'bi suçladıkları için kardeşlerimle çok konuştum.
23 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kendime ağaçtan bir yay ve düz bir çubuktan da bir ok yaptım; dolayısıyla bir ok ve yayla, bir sapan ve taşlarla kuşandım. Ve babama: AAv bulmak için nereye gideyim?@ dedim.
24 Ve öyle oldu ki babam Rab'be sordu. Söylediklerimden dolayı kendilerini alçaltmışlardı; çünkü onlara içimden gelen güçle pek çok şey söylemiştim.
25 Ve öyle oldu ki Rab'bin sesi babama geldi ve Rab'be karşı söylendiği için epeyce azarlandı; öyle ki babam derin bir üzüntüye gömüldü.
26 Ve öyle oldu ki Rab'bin sesi babama şöyle dedi: Küreye bak ve üstündeki yazıyı oku.
27 Ve öyle oldu ki babam kürenin üstündeki yazıyı görünce son derece korkup titremeye başladı ve aynı zamanda kardeşlerim, İsmail'in oğulları ve eşlerimiz de korkup titremeye başladı.
28 Ve öyle oldu ki ben Nefi kürenin içindeki göstergelerin, onlara gösterdiğimiz inanç, gayret ve dikkate göre çalıştıklarını gördüm.
29 Ve ayrıca onların üzerinde açıkça okunabilen ve Rab'bin yolları hakkında bize akıl veren yeni bir yazı vardı; ve bu yazı gösterdiğimiz inanç ve gayrete göre çıkıyor ve zaman zaman değişiyordu. Ve böylece Rab’bin küçücük şeylerle ne büyük işler yapabileceğini görüyoruz.
30 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kürede gösterilen yön doğrultusunda ilerleyip dağın tepesine çıktım.
31 Ve öyle oldu ki yabani hayvanlar vurdum, böylece ailelerimiz için yiyecek sağladım.
32 Ve öyle oldu ki avladığım hayvanları taşıyarak çadırlarımıza döndüm; ve şimdi, onlar yiyecek bulduğumu görünce ne kadar çok sevinmişlerdi! Ve öyle oldu ki Rab'bin önünde kendilerini alçaltarak O'na şükrettiler.
33 Ve öyle oldu ki hemen hemen ilk başladığımız aynı yönde hareket ederek yolculuğumuza tekrar başladık; ve günlerce yolculuk ettikten sonra kısa bir süre konaklamak için yine çadırlarımızı kurduk.
34 Ve öyle oldu ki İsmail öldü ve Nahom denilen bu yerde toprağa verildi.
35 Ve öyle oldu ki İsmail'in kızları babalarını kaybettikleri için ve çölde çektikleri sıkıntılar yüzünden çok ağlayıp sızlandılar; ve onları Yeruşalem ülkesinden sürükleyip çıkardığı için babama karşı söylenip şöyle dediler: Babamız öldü; evet ve çölde durmadan dolaşıp durduk; ve birçok sıkıntı, açlık, susuzluk ve yorgunluk çektik; ve bütün bu çektiklerimizden sonra çölde açlıktan ölmeye mahkûmuz.
36 Ve babama ve aynı zamanda bana karşı böyle söylenerek tekrar Yeruşalem'e geri dönmek istediler.
37 Ve Laman, Lemuel'e ve ayrıca İsmail'in oğullarına: Aİşte, gelin babamızı ve ayrıca kendisini biz ağabeylerinin başına hükümdar ve hoca yapan kardeşimiz Nefi'yi öldürelim@ dedi.
38 Şimdi, o diyor ki Rab kendisiyle konuşuyormuş ve melekler de gelip ona öğretiyorlarmış. Fakat işte, bize yalan söylediğini biliyoruz; ve bize bu yalanları gözümüzü boyamak için söylüyor ve kurnaz marifetleriyle bir sürü dolaplar çeviriyor; belki de bizi bilinmeyen bir yere götürmeyi düşünüyor ve bizi uzaklara sürükleyip götürdükten sonra da kendi keyfi ve zevkine göre bizi yönetmek için başımıza kral ve yönetici olmayı planlıyor olmalı; Ve ağabeyim Laman onların yüreklerini bu şekilde kışkırtıp öfkelendirdi.
39 Ve öyle oldu ki Rab bizimle birlikteydi; evet, hatta Rab'bin sesi gelip onlara birçok şeyler söyledi ve onları çok fena azarladı; ve onların öfkesi ancak Rab'bin sesiyle azarlandıktan sonra yatıştı; ve işledikleri günahlardan tövbe ettiler; öyle ki Rab de açlıktan ölmeyelim diye yiyecek vererek yine bizi kutsadı.

17. BÖLÜM


Nefi'ye bir gemi inşa etmesi emredilirKardeşleri ona karşı gelirNefi, Tanrı'nın İsrail'le olan geçmişteki ilişkisini anlatarak onları teşvik etmeye çalışır---Tanrı’nın gücü ile dolarKardeşlerinin Nefi'ye dokunmaları yasaklanır, yoksa kuru bir kamış gibi kavrulacaklardır. m.ö. tahminen 592--591 yılları.
Ve öyle oldu ki çöldeki yolculuğumuza tekrar başladık ve bundan sonra yaklaşık doğu yönünde yol aldık. Ve çölde zorlukla ilerlerken birçok sıkıntı çektik; ve kadınlarımız çölde çocuk doğurdu.
2 Ve Rab'bin bize gönderdiği nimetler o kadar büyüktü ki çölde çiğ et yiyerek yaşarken kadınlarımızın çocuklarını emzirmek için sütü çoktu ve güçlüydüler, evet, hatta erkek gibi güçlüydüler; ve yolculuklarına hiç şikayet etmeden katlanmaya başladılar.
3 Ve böylece görüyoruz ki Tanrı'nın emirlerinin yerine getirilmesi gerekmektedir. Ve öyle olur da insançocukları Tanrı'nın emirlerini yerine getirirlerse, Tanrı onları besleyip güçlendirir ve onlara yapmalarını emrettiği işi başarabilmeleri için olanaklar sağlar; bu nedenle çölde geçici olarak kalırken, Tanrı bize de olanaklar sağladı.
4 Ve çölde yıllarca kaldık, evet, tam sekiz yıl kaldık.
5 Ve meyvesi ve yaban balı çok olduğu için Bolluk adını verdiğimiz bir diyara geldik; ve bütün bunlar mahvolmayalım diye Rab tarafından hazırlanmıştı. Ve denizi gördük ve oraya engin sular anlamına gelen İreyantum adını verdik.
6 Ve öyle oldu ki deniz kıyısına çadırlarımızı kurduk ve birçok sıkıntı ve zorluk çekmemize rağmen, evet, hatta o kadar çok zorluk çekmiştik ki bunların hepsini yazmamız mümkün değildir; deniz kıyısına vardığımızda son derece sevinçliydik; ve buranın meyvesi çok olduğu için buraya Bolluk adını verdik.
7 Ve öyle oldu ki ben Nefi, Bolluk ülkesinde günlerce kaldıktan sonra Rab'bin sesi bana gelerek şöyle dedi: Kalk, dağa çık! Ve öyle oldu ki kalkıp dağa çıktım ve Rab'be yakardım.
8 Ve öyle oldu ki Rab bana şöyle deyip konuştu: Halkını bu sulardan karşıya geçirebilmem için sana göstereceğim şekilde bir gemi inşa edeceksin.
9 Ve ben: ARab maden bulup eritmek için nereye gideyim ki gemiyi bana gösterdiğin şekilde inşa edebilmek için gereken aletleri hazırlayabileyim?@ dedim.
10 Ve öyle oldu ki Rab, bana maden bulup alet hazırlayabilmem için nereye gitmem gerektiğini söyledi.
11 Ve öyle oldu ki ben Nefi ateşi körüklemek için hayvan derisinden bir körük yaptım; ve ateşi körüklemek üzere körüğü hazırladıktan sonra ateş yakabilmek için iki taşı birbirine vurdum.
12 Çünkü Rab, çölde yolculuk ederken o güne dek ateş yakmamıza pek izin vermemişti; çünkü şöyle dedi: Yemeğinizi lezzetli yapacağım, böylece pişirmenize gerek kalmayacak.
13 Ve çölde sizin ışığınız da Ben olacağım; ve eğer olur da emirlerimi yerine getirirseniz, önünüzden gidip yolunuzu hazırlayacağım; bu nedenle, emirlerime uyduğunuz ölçüde vaadedilen diyara doğru yol gösterileceksiniz; ve size benim aracılığımla yol gösterildiğini bileceksiniz.
14 Evet ve Rab ayrıca şunu söyledi: Vaadedilen diyara vardıktan sonra Ben Rab'bin, Tanrı olduğunu ve Ben Rab'bin sizleri yok olmaktan kurtardığını, evet, sizi Yeruşalem ülkesinden çıkardığımı bileceksiniz.
15 Bu nedenle, ben Nefi, Rab'bin emirlerini tutmaya çalıştım ve kardeşlerimi inançlı ve gayretli olmaya teşvik ettim.
16 Ve öyle oldu ki kayadan erittiğim madenden aletler yaptım.
17 Ve kardeşlerim benim bir gemi inşa etmek üzere olduğumu görünce, bana karşı söylenmeye başlayarak: AKardeşimiz aptalın biri, çünkü bir gemi inşa edebileceğini sanıyor; evet ve ayrıca bu büyük suları geçebileceğini sanıyor@ dediler.
18 Ve kardeşlerim bana karşı böyle söylenerek çalışmak istemediler; çünkü benim bir gemi inşa edebileceğime inanmıyorlardı; bana Rab tarafından talimat verildiğine de inanmıyorlardı.
19 Ve şimdi öyle oldu ki ben Nefi yüreklerinin katılığından dolayı son derece mutsuzdum; ve şimdi, onlar üzülmeye başladığımı görünce, yürekleri o kadar büyük bir mutlulukla doldu ki benim durumuma sevinerek: ASenin bir gemi inşa edemeyeceğini biliyorduk; çünkü senin doğru kararlar verebilmekten yoksun biri olduğunu biliyoruz; bunun için, sen böyle büyük bir işi beceremezsin@ dediler.
20 Ve sen de tıpkı babamız gibi onun yüreğindeki aptalca hayallere kendini kaptırmışsın; evet, Yeruşalem ülkesinden bizi o sürükleyip çıkardı ve bunca yıl çölde dolanıp durduk; ve eşlerimiz koskoca karınlarıyla hamileyken çalıştılar; ve çölde çocuk doğurup ölüm dışındaki bütün acılara katlandılar; ve bu sıkıntılara katlanmaktansa, Yeruşalem'den çıkmadan önce ölselerdi daha iyi olurdu.
21 İşte, bunca yıl çölde o kadar acı çektik, oysa mallarımızın ve bize miras kalan toprakların tadını çıkarabilirdik; evet, mutlu olabilirdik.
22 Ve biz Yeruşalem ülkesinde yaşayan halkın doğru insanlar olduğunu biliyoruz; çünkü onlar Musa yasasına göre Rab'bin kanunlarını, hükümlerini ve O'nun bütün emirlerini yerine getiriyorlardı; bu nedenle, onların doğru insanlar olduklarını biliyoruz; ve babamız ise onları yargıladı ve onun sözlerine kulak verdiğimiz için bizi sürükleyerek çok uzaklara götürdü; evet, kardeşimizin de ondan hiç farkı yok. Ve kardeşlerim bu şekilde söylenerek bizi suçladılar.
23 Ve öyle oldu ki ben Nefi onlara şöyle diyerek konuştum: İsrail'in çocukları olan atalarımız, Rab'bin sözlerine kulak vermemiş olsalardı, Mısırlılar'ın elinden kurtarılabilirler miydi, buna inanıyor musunuz?
24 Evet, Rab, Musa'ya onları kölelikten çıkarması için emir vermemiş olsaydı, kölelikten kurtulabilirler miydi sanıyorsunuz?
25 Şimdi İsrail çocuklarının köle olduklarını biliyorsunuz ve katlanılması güç görevlerin onların sırtına yüklendiğini de biliyorsunuz; bu nedenle kölelikten kurtarılmanın onlar için kesinlikle hayırlı bir iş olduğunu da biliyorsunuz.
26 Şimdi Musa'ya o büyük işi yapmasını Rab’bin buyurduğunu da biliyorsunuz; ve Kızıldeniz sularının onun sözüyle o yana ve bu yana ikiye bölündüğünü ve onların kuru zemin üzerinden karşıya geçtiklerini de biliyorsunuz.
27 Oysa Firavun'un orduları olan Mısırlılar'ın Kızıldeniz'de boğulduğunu da biliyorsunuz.
28 Ve onların çölde man ile beslendiklerini de biliyorsunuz.
29 Evet ve aynı zamanda Musa'nın içindeki Tanrı gücüyle seslenerek kayaya vurduğunu ve oradan İsrail çocuklarının susuzluğunu gidermek için suların fışkırdığını da biliyorsunuz.
30 Ve her ne kadar kendilerine yol gösterilmesine rağmen, Tanrıları Rab'bin ve Fidye ile Kurtaran'larının önlerinden giderek gündüzleri onlara yol göstermesine, geceleri ise onlara ışık vermesine ve insanlara verilmesi uygun her şeyi onlar için yapmasına rağmen, onlar yüreklerini katılaştırıp akıllarını körleştirdiler ve Musa'ya ve yaşayan gerçek Tanrı'ya karşı sövüp saydılar.
31 Ve öyle oldu ki Tanrı da dediği gibi onları yok etti; ve dediği gibi onlara yol gösterdi; ve dediği gibi onlar için her şeyi yaptı; ve O'nun dediği olmadan hiçbir şey yapılmadı.
32 Ve onlar Erden ırmağından karşıya geçtikten sonra, Tanrı onlara oradaki ülkenin çocuklarını kovacak, evet, dağıtıp yok edecek gücü verdi.
33 Ve şimdi vaadedilen diyarda yaşarken atalarımız tarafından kovulan bu ülkenin çocuklarının doğru kimseler olduklarını mı sanıyorsunuz? İşte size söylüyorum: Hayır!
34 Eğer bu ülkenin çocukları doğru kişiler olsalardı, atalarımız onlardan daha çok mu seçilmiş olurlardı? Size söylüyorum: Hayır!
35 İşte, Rab’bin gözünde herkes eşittir. Doğru olan insana Tanrı yardım eder. Fakat işte, bu halk Tanrı'nın her sözünü inkâr etmiş ve kötülüklerinde olgunlaşmışlardı; ve Tanrı'nın bütün gazabı onların üzerindeydi; ve Rab ülkeyi onlara lanetlemiş, atalarımız içinse kutsamıştı; evet, Rab ülkeyi lanetleyerek onları yok etmiş, atalarımız ülkede güç kazansın diye ülkeyi kutsamıştı.
36 İşte Rab yeryüzünü üzerinde yaşansın diye yarattı ve çocuklarını da ona sahip olmaları için yarattı.
37 Ve Rab doğru bir ulus yetiştirir ve kötülerin uluslarını yok eder.
38 Ve doğruları değerli ülkelere götürür, kötüleriyse yok eder ve onların yüzünden ülkeyi lanetler.
39 Rab yücelerde, göklerde egemenlik sürer; çünkü orası O'nun tahtıdır ve bu dünya da ayaklarının basamağıdır.
40 Ve O kendisini Tanrı’ları olarak benimseyenleri sever. İşte atalarımızı sevdi ve onlarla, evet, hatta İbrahim, İshak ve Yakup'la antlaşma yaptı ve yapmış olduğu antlaşmaları hatırladı; bu nedenle, atalarımızı Mısır ülkesinden çıkarıp getirdi.
41 Ve Rab asası ile onları çölde cezalandırdı; çünkü sizin gibi onlar da yüreklerini katılaştırmışlardı; ve Rab onları kötülükleri yüzünden cezalandırdı. Onların arasına yakıcı uçan yılanlar gönderdi; ve ısırıldıktan sonra iyileşmeleri için bir çare de hazırladı; ve onların yapmaları gereken tek iş bakmaktı; ve çaresi bu kadar kolay ve basit olduğu halde birçok kişi öldü.
42 Ve onlar zaman zaman yüreklerini katılaştırdılar ve Musa'ya ve ayrıca Tanrı'ya sövüp saydılar; buna rağmen Tanrı'nın eşsiz gücüyle vaadedilen diyara doğru onlara yol gösterildiğini biliyorsunuz.
43 Ve şimdi, bütün bu olanlardan sonra, onların kötüleştiği zaman, evet, kötülüklerinde olgunlaştıkları zaman neredeyse gelmiştir; ve sanırım, bugünlerde yok olmak üzereler; çünkü tutsak alınıp götürülecek birkaç kişi dışında, onların yok olacağı günün kesinlikle geleceğini biliyorum.
44 Bu nedenle Rab, babama çöle gitmesini emretti; ve Yahudiler de onun canına kıymak istediler; evet ve siz de onun canına kıymaya çalıştınız; bu nedenle bir katil yüreği taşıyorsunuz, siz de onlar gibisiniz.
45 Kötülük yapmakta hızlı, ama Tanrınız Rab'bi hatırlamakta yavaşsınız. Bir melek gördünüz ve o sizinle konuştu. Evet, onun sesini zaman zaman duydunuz; ve sizinle sakin yumuşak bir sesle konuştu; ne var ki siz hislerinizi kaybettiğiniz için onun sözlerini hissedemediniz; bu yüzden, sizinle sanki yeri parçalayacakmış gibi sarsan gök gürültüsüne benzer bir sesle konuştu.
46 Ve siz ayrıca O'nun her şeye gücü yeten sözünün kudretiyle bu dünyayı yok edebileceğini biliyorsunuz; evet ve O'nun bir sözüyle sarp yerleri dümdüz ve düz yerleri de paramparça edebileceğini biliyorsunuz. Öyleyse neden bu kadar katı yüreklisiniz?
47 İşte, sizin yüzünüzden ruhum büyük acılar içinde kıvranıyor ve yüreğimse sızlıyor; sonsuza dek atılmanızdan korkuyorum. İşte Tanrı'nın Ruhu ile o kadar doluyum ki, bedenimde hiç güç kalmadı.
48 Ve şimdi, öyle oldu ki bu sözleri söylediğimde, onlar bana kızıp beni denizin derinliklerine atmak istediler; ve bana el kaldırmak için üstüme yürüdüklerinde, onlara şöyle diyerek konuştum: Her şeye gücü yeten Tanrı'nın adıyla bana dokunmamanızı emrediyorum! Çünkü bedenim yanıp kül olacak bir şekilde Tanrı'nın kudretiyle dolu! Ve kim elini bana sürerse kuru bir kamış gibi kavrulacaktır; ve o kişi Tanrı'nın gücü karşısında bir hiç olacaktır; çünkü Tanrı onun cezasını verecektir.

Yüklə 4,31 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin