Başbakan diyor ki



Yüklə 0,75 Mb.
səhifə10/16
tarix16.05.2018
ölçüsü0,75 Mb.
#50628
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   16

18.02.2018

HALKA HİTAP, ANKARA

Sevgili Ankaralılar, kıymetli yol arkadaşlarım, AK Kadınlar, AK Gençler, hanımefendiler, beyefendiler, bu meydanı hınca hınç dolduran çok değerli kardeşlerim; Ankara bir başka güzel, havasıyla, sizlerle daha da güzel.

Değerli kardeşlerim; AK Parti kongreleri başka partilerin kongrelerine benzemez. Başka partilerin büyük kongreleri bile AK Parti’nin il kongreleri gibi olmaz. İşte Ankara, Ankara Olağan İl Kongresini görüyoruz.

Bizde kardeşlik var, bizde beraberlik var, beraberlik var, vatan sevdası var, bayrak sevdası var. 15 yılı geçen bir sürede “milletin adamı”, Türkiye sevdalısı, Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la beraber çıktık bu yola. Allah’a şükür geldiğimiz bugün, gurur duyacağımız büyümesiyle, kalkınmasıyla, savunma sanayisiyle ve yükselen değerleriyle Türkiye’nin yüz akı bir iktidarımız var, milletin iktidarı, AK Parti iktidarı var. AK Parti siyasette birliğin, beraberliğin, kardeşliğin adıdır. AK Parti kalkınmanın adıdır. AK Parti denince hastaneler akla gelir, tüneller akla gelir, hava alanları akla gelir, hizmet akla gelir. İnsanı yücelt ki devlet yücelsin akla gelir.

Bugün aslanlarımız, kahramanlarımız, Mehmetlerimiz Afrin’de destan yazıyor destan. Yurt içinde, yurt dışında terörü tamamen bitirinceye kadar bu operasyon devam edecek. Kim ne derse desin, bir terörist dahi kalmayacak. Merak etmeyin sevgili yol arkadaşlarım, eğer gitmek gerekiyorsa hep beraber gideriz. Ancak ancak Mehmetimiz, kahramanlarımız şimdi orada ne gerekiyorsa yapıyorlar. Bize düşen onlara dua etmektir, onlara destek olmaktır. Allah yar ve yardımcıları olsun.

Değerli kardeşlerim; evet zaman geldi, zaman geldi, Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan biraz sonra aramızda olacak. Sabırsızlıkla onu bekliyoruz.

Değerli kardeşlerim, Allah razı olsun. Bu millet çok imtihandan geçti. Çanakkale’de gördük biz bunları, İstiklal Savaşı’nda gördük, 15 Temmuz hain darbesinde bunları gördük. Ama millet indi meydana alçaklara dersini verdi, bayrağı indirmedi, ezanları dindirmediniz.

Hepinizi bu duygularla sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Biraz sonra Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız aramızda olacak ve sizlerle selamlaşacak.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.

18.02.2018

AK PARTİ ANKARA 6. OLAĞAN İL KONGRESİ, ANKARA

Sayın Genel Başkanım, Cumhurbaşkanım, kıymetli yol arkadaşlarım, AK kadınlar, AK gençler, aziz Ankaralılar; hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Hacı Bayram Veli Hazretlerinin, Taceddin Sultan’ın, Ali Semerkandi’nin, Emin Acar’ın, Rıza Çöllüoğlu Hoca’nın şehri Ankara’yı muhabbetle selamlıyorum.

Ankara, İstiklalimizin, Cumhuriyetimizin simgesi olduğu kadar geleceğimizin de şehridir. Mustafa Kemal Paşa’nın ve yol arkadaşlarının şehri başkent Ankara’dan öncelikle Afrin’de destan yazan Mehmetleri selamlıyorum. Allah yâr ve yardımcıları olsun.

Başkent Ankara’nın bütün ilçelerini, beldelerini, köylerini selamlıyorum. Aziz vatandaşlarımıza, yurdun her köşesindeki milletimize buradan Cumhurbaşkanımızla birlikte, yol arkadaşlarımızla birlikte selamlarımızı, sevgilerimizi gönderiyorum.

Sözlerimin başında Sayın Cumhurbaşkanım, dün hakkın rahmetine kavuşan dava ve yol arkadaşımız İzmir Güzelbahçe İlçe Başkanımız Vasfi Çakıroğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Değerli ailesi başta olmak üzere bütün AK Parti İzmir teşkilatımıza başsağlığı diliyorum.

Bugüne kadar AK Parti davasına hizmet eden, bugün aramızda olmayan bütün yol arkadaşlarımızın mekânı cennet olsun.

Bizim siyasetten muradımız, halkımızın hayır duasıdır, Rabbimizin rızasıdır. Halka hizmeti Hakk’a hizmet bilen, halka efendilik etmeyen, sadece hizmet eden bu hareket, sizler gibi nice fedakâr insanın alın teri, emeğiyle bugünlere geldi; sağ olun, var olun.

Bugün Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kalbi Ankara’dayız. Sayın Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 53. İl Kongremizi gerçekleştiriyoruz. Bu salonu hıncahınç dolduran, sevdasıyla, coşkusuyla gücümüze güç katan bütün yol arkadaşlarımla, sizlere şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Genel Başkanım, bugüne kadar 840 ilçe 52 ilde büyük bir demokratik olgunlukla, coşkuyla bayram havasında kongrelerimizi tamamladık. Her bir kongremiz emin olun ki başka partilerin genel kongrelerinden daha da coşkulu. Salondan daha fazla Ankaralı yol arkadaşımız dışarıda bu kongreyi izliyor. On binlerin katıldığı salonlardan sokaklara taşan, miting gibi kongreler yapıyoruz. Bugün başkent Ankara’da sevdamızı büyütüyor, davamıza, liderimize, yolumuza sadakatimizi yeniliyoruz. Gücümüze güç katıyoruz. Birlik ve beraberliğimizi daha da perçinleştiriyoruz. Kongremizin partimiz için, ülkemiz için, milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Sayın Genel Başkanım, değerli kardeşlerim; AK Parti bir zümrenin refahı için değil bütün Türkiye’nin selameti için, refahı için siyaset yapıyor, hizmet yapıyor. AK Parti’nin siyaseti topluma güven siyasetidir. Bugüne kadar hangi başarıya imza attıysak millet için yaptık, gençlerimizin geleceği için yaptık. Emek ve gayret bizimdir, başarı millete aittir. Emeğimize, alın terimize, çaba ve gayretimize göre başarıyı bahşeden Cenabı Mevla’mdır. Mevla’mıza şükrediyoruz bugünleri gösterdiği için.

Zatıâlinizin her vesileyle söylediği gibi bizler bu aziz milletin hizmetkârıyız. AK Parti siyaseti toplumsal kardeşliğin, barışın, refahın teminatıdır. 16 yıl önce en büyük önceliğimiz adalettir, kalkınmadır dedik, bu kutlu yürüyüşe çıktık. 16 yıl boyunca demokrasi, adalet zeminini daha da sağlamlaştırdık. Vesayet odaklarını tek tek ortadan kaldırdık. Daha yolun başında bir çevrenin, bir etnik grubun, bir zümrenin değil, Türkiye’nin, milletin partisi olacağız dedik ve öyle olduk. 81 ilimize hizmet götürdük, 81 milyon vatandaşımızın gönlüne taht kurduk. Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, yolları böldük ülkeyi birleştirdik. Sevgili gençler, değerli yol arkadaşlarım; yolları böleriz de Türkiye’yi böldürtmeyiz.

Bu ülkenin çözülemez dertlerine derman olduk. İhanetler gördük, tuzaklar gördük, vesayet odaklarını gördük, darbe girişimlerini gördük, ama yılmadık, yorulmadık, korkmadık, sevdamızı, mevziimizi asla terk etmedik. Ne hudutlarımızı çiğnemek isteyen cinayet odaklarına, ne kuzu postuna bürünmüş çakallara fırsat vermedik, teslim olmadık, milletin emanetine sahip çıktık. Hayal edilemeyen hedefleri bir bir gerçeğe dönüştürdük. Cumhuriyet’in bütün kazanımlarını güçlendirdik. Demokrasimizi, vesayet odaklarının elinden aldık. Başkent Ankara’yı 81 ilimizdeki bütün vatandaşlarımıza açtık, Ankara’yla milletin arasındaki duvarları kaldırdık. Artık bütün yollar Ankara’ya çıkıyor, bölgesel ve küresel senaryolarda Ankara’yı hesaba katmayanları, artık kimse hesaba katmıyor. Başkent Ankara gücünü bütün mazlumlarla paylaşıyor.

Değerli Genel Başkanım, Sayın Cumhurbaşkanım; iktidara geldiğimizde kişi başı millî gelir 3 bin dolardı, şimdi 11 bin dolara çıkardık. Satın alma gücüne göre Türkiye, dünyanın 13. büyük ekonomisi oldu. 2017’nin üçüncü çeyreğinde dünyada rekor bir büyümeye imza attık, yüzde 11,1 büyüdük. İhracatta da rekordan rekora koşuyoruz. Göreve geldiğimizde sadece 12 ilimiz ihracat yapabilirken, bugün bütün illerimizde ihracat yapılabiliyor.

Ankara, başkent Ankara, 16 yılda 81 milyar yatırım yaptık başkentimize, helalühoş olsun. Sadece siyasetin, devletin değil hızlı tren ağlarının buluştuğu şehir de Ankara oldu. Özellikle savunma sanayisinin kalbi başkent Ankara oldu. Bugün dünyanın ilk 100 savunma şirketi arasına giren üç şirketimiz Ankara’da çalışıyor, millî sanayimizi geliştirmek için üretim yapıyor. Havacılıkta, savunma sanayimizde ciromuz 6 milyar doları aştı. Ankara’da şimdi yeni 730 hektarlık bir alana uzay ve havacılık organize sanayi bölgesi kuruyoruz. Ankaramız için hayırlı uğurlu olsun.

Hiçbir zaman umutsuzluğa, karamsarlığa kapılmadık, prim vermedik. İnsanlarımızın kaybolan umutlarını hep taze tuttuk. Gençlerimizin hayallerini hep canlı tuttuk. Bütün dünya, ekonomik ve siyasi krizlerle sarsılırken Türkiye sapasağlam ayakta kaldı ve istikrarla, emin adımlarla büyümesine devam etti. Bu başarı Türkiye’nin başarısıdır, bu başarı sizlerin başarısıdır. Bu başarı liderimizin, Cumhurbaşkanımız, “milletin adamı” Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının başarısıdır. Bu başarı, liderine inanmış, davasına inanmış, milletine hizmet yolunda gecesini gündüzüne katan AK kadroların başarısıdır, AK kadınların başarısıdır, değerli yol arkadaşlarımızın başarısıdır.

Sayın Genel Başkanım, değerli kardeşlerim; bizim bu vatana, bu topraklara en büyük borcumuz milletimizin omzumuza yüklediği bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirmektir. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır.

Bugüne kadar ülkemiz üzerinde oynanan bütün oyunları tek tek bozduk. İşte 15 Temmuz, meydanlara inin dediniz, bu millet indi meydanlara, alçaklara hak ettikleri dersi verdi. Ay yıldızlı bayrağımız inmedi, ezanlarımız dinmedi, darbecilere darbeyi indirdik. Yalanla, iftirayla milletimizle aramızdaki bağı koparmaya çalışanlara asla fırsat vermedik.

Şimdi biliyorsunuz Zeytin Dalı Harekâtı'yla güney sınırlarımıza vatandaşlarımıza yönelik tehditleri de bertaraf ediyoruz. Harekât planlandığı şekilde tüm hızıyla devam ediyor.

Avrupa’daydım, çeşitli temaslar için oradaydım. Bana Osmanlı tokadını sordular. Dediler ki; Cumhurbaşkanınız Osmanlı tokadı atacak, kime atıyor diye sordular. Dedim ki; işte gidin Fırat Kalkanı’na, gidin Afrin’e Osmanlı tokadının nasıl atıldığını orada görürsünüz. Bu ülkenin birliğine, bağımsızlığına, kardeşliğine karşı kim olursa olsun Osmanlı tokadını en sert şekilde atarız. Mehmetçiğin Afrin çevresinde oluşturduğu güvenli alanlar gittikçe ilerlemeye devam ediyor. 1600’ün üzerinde bugüne kadar terör elemanı, terörist etkisiz hale geldi. Terör örgütünün kirli oyunlarını bir bir deşifre etmeye devam ediyoruz.

Sivil kıyafet giyerek sivilleri kalkan olarak kullanan teröristlerin, Mehmetçiğin hassasiyetini kullanmaya çalıştığını bugün bütün dünya biliyor. 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapan, dünyanın vicdanı olan Türkiye’nin sivillere zarar vermemek için adeta kılı kırk yararak çalıştığını bütün dünya biliyor. Ama hiç kimse iyi niyetimizi kullanmaya kalkmasın. Bu kirli oyunları tek tek bozacağız. Terör örgütleri ve onların uzantılarıyla mücadelemiz bu bölgede, yurt içinde, yurt dışında, bu terör belası son buluncaya kadar devam edecek. Teröre destek veren kanlı ellerin hepsini teker teker kıracağız. Dünyada ezilen mazlumların sesi olan bu ülkeyi karalamaya çalışanlar asla amaçlarına ulaşamayacaklar. Bilsinler ki Türkiye, bu büyük ülke, bu aziz millet için koyduğumuz ne kadar hedef varsa, Allah’ın izniyle hepsine teker teker ulaşacağız. Bu milleti tarih boyunca hiçbir güç haklı davasından çeviremedi, bundan sonra da çeviremeyecek.

Sayın Genel Başkanım, değerli yol arkadaşlarım; gece gündüz demeden çalışıyoruz. 16 yıl her türlü engele rağmen millete hizmet yolunda bir saniye bile durmadık. Mazeretlere sığınmadık, mazeretsiz alın teri döktük. Şimdi de geleceğe umutla bakıyoruz ve daha büyük hedefler için yoldayız. 2023, 2053, 2071 hedeflerine doğru emin adımlarla yürüyeceğiz gençler. Gün yeniden destan yazma günüdür. Gün, milletin bütün unsurlarıyla kenetlenme günüdür. Gün nifak ateşini söndürme günüdür. Gün birlik, beraberlik, kardeşlik günüdür. AK Parti bu birlik ruhunun adıdır. AK Parti Türkiye’nin aklıdır, vicdanıdır. Hedeflerimize ulaşmak için gençler, anahtar bizim elimizde.

Şimdi 2019’a Ankara hazır mı? -Hazır- Yeni bir destan yazmaya var mısınız? -Varız- Yerel seçimlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Milletvekilliği seçimlerinde yeni bir zafere imza atacak mıyız? -Evet-

Sayın Genel Başkanım, Ankara hazır, Türkiye hazır, evvelallah bu kutlu yürüyüşte millete hizmet yolunda aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Milletin umudu AK Parti’dir, milletin umudu Türkiye’nin aydınlık yarınlarıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle altıncısı gerçekleşen Ankara İl Kongresi’nin partimize, Ankaramıza, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun değerli kardeşlerim.



20.02.2018

ÇİFTÇİLERİMİZ MİLLETİN EVİNDE CUMHURBAŞKANIMIZ İLE BULUŞUYOR” PROGRAMI, ANKARA

Sayın Cumhurbaşkanım, çok değerli çiftçi kardeşlerim, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının değerli mensupları; milletin evine, Cumhurbaşkanlığı külliyesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Hepinizi sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin başında sınırlarımız ötesinde Afrin’de destan yazan kahraman Mehmetçiklerimize muvaffakiyetler diliyorum, Allah yar ve yardımcıları olsun. Onlar bu ülkenin geleceği için, bağımsızlığı için, milletin can ve mal emniyeti için, Türkiye’nin bekası için büyük bir görev ifa ediyorlar. Hayatlarını gözlerini kırpmadan vermeyi göze alıyorlar. Onlar bilsin ki 81 milyon vatan evladının hepsi bir gün ihtiyaç olursa onların yanında olacak.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar; 16 yıldır zatıâlinizin liderliğinde Türkiye’yi her anlamda kalkındırmak için canla başla çalışıyoruz. Bir yandan ülkemize musallat olan terör örgütlerini, darbe girişimlerini, vesayet girişimlerini bertaraf etmeye çalışırken, öte yandan Türkiye’yi büyütmeye, milletin refahını artırmaya gayret ediyoruz. Bütün sektörlerde ülke ekonomisini hem içeride, hem de dış pazarlarda daha güçlü hale getirmenin çabasını veriyoruz. Üretimi, istihdamı, ihracatı artırırken uluslararası rekabet gücümüze de güç katıyoruz. Önceliğimiz, insanımızın refahı ve mutluluğudur. Bunun için hep “önce insan” dedik. İnsanı yücelt ki devlet yücelsin dedik. Her daim Türkiye’nin hukukunu, milletin refahını amaçlayan bir siyaset takip ediyoruz. Üreticiler, çiftçilerimiz başta olmak üzere toplumun bütün tabakalarının hayat standardını geliştirmeyi öncelikli işimiz olarak gördük, görmeye devam ediyoruz.

Türkiye’yi kapalı ekonomiden çıkararak dünyaya entegre hale getirdik. Dünyanın bütün pazarlarını yatırımcılarımıza açtık. Ülkemizde dünya pazarları içerisinde küresel yatırımcıya da en üst düzeyde fırsatlar sunan bir durumu meydana getirdik. Türkiye’de 2017 yılında doğrudan yabancı yatırım 11 milyar doları buldu. İktidarlarımız döneminde toplam doğrudan yabancı yatırım 190 milyar dolar. Bu bir şeyi gösteriyor; ülkeye güveni gösteriyor ve istikrarı gösteriyor, güçlü iktidarı gösteriyor. İstihdamda, sanayide, üretimde artışı gösteriyor. 2017 ihracatımız 2016’ya göre yüzde 10,2 oranında artarak 157 milyarı buldu. Ekonomi alanında dev adımlar atıyor, önemli projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Türkiye için büyük bir aşk ve heyecanla çalışmaya devam ediyoruz. Biz millete hizmet etmeye, çiftçimizin, esnafımızın yaşam kalitesini, refahını artırmaya devam edeceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli çiftçi kardeşlerim; toprağımızı hepimiz için işleyen, berekete dönüştüren siz çiftçi kardeşlerimize ülke olarak minnettarız. Sizlerin memleket kokan ellerinizle topraklarımızın bereketine bereket katılıyor.

Bir yandan ekonomimize katkı verirken, diğer yandan da hain saldırılara karşı canınızı da, malınızı da feda etmekten çekinmediniz, çekinmiyorsunuz. Kahramankazanlı çiftçi kardeşlerimiz, 15 Temmuz hain darbe girişiminin olduğu o gece destan yazdılar. Akıncı Üssünden hainlerin gasp ettiği uçaklar kalkmasın diye yetişmiş tarlalarındaki ekinleri yaktılar, saman balyalarını ateşe verdiler. Alçakların kurşunlarına göğüslerini siper ettiler. Anadolu çiftçisi ülke sevdalısıdır, yiğittir, cömerttir. Bir köyde hangi kapıyı çalsanız sizi baş göz üstüne der misafir eder. Yemez yedirir, köye gelen imam, öğretmen, sağlık görevlisi asla ortada kalmaz, sahipsiz kalmaz. Hane halkından biri olarak görülür ve hemen ekmeği paylaşılır, sofraya davet edilir. Bazlamalar bölüşülür, yufkalar dürülür. Allah ne verdiyse paylaşılır. Bizim köylümüzün, çiftçimizin sofrası sevgi, kardeşlik, birlik ve dirlik sofrasıdır. Allah hepinizden razı olsun.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli çiftçi kardeşlerim; iktidara geldiğimiz ilk günden bugüne çiftçimizin yüzü gülsün diye yorulmak bilmeden çalışıyoruz. AK Parti iktidarlarından önce çiftçiye, köylüye, hayvancılığa, tarıma verilen destek 1 milyar 800 milyon. 2018 bütçesinde bu destek 15 milyar olarak belirlendi. 8 kata kadar artırmışız helalühoş olsun. Şehirlerimizi imar ettiğimiz gibi köylerimizi de ihmal etmedik. KÖYDES Projesiyle köy yollarını yaptık; köylerimizin içme sularını temin ettik, yolu olmayan köy kalmasın dedik, ulaşılmayan yer olmasın dedik ve onun da ötesinde artık köylerimizin birçoğunda internet bile var. Tarım sektörümüzü kalkındırmak, üretimi geliştirmek ve çiftçilerimizin alın terinin karşılığını vermek için birçok destekler sağladık. Tarımda birçok reformu ve projeyi hayata geçirdik. Bu reform ve projelerle yıllardır çözüm bekleyen sorunlar bugün artık çözülmüş durumda sürdürülebilir, rekabetçi bir sektör oldu.

Sayın Cumhurbaşkanım, 15 yıl önce kişi başına kırmızı et tüketimi Türkiye’de 5 kiloydu, şimdi 15 kiloya çıktı; 3 kat artış oldu. Tabiatıyla hayvancılıktaki artık bu kadar hızlı olmadığı için geçici süre de olsa bir miktar ithalat yapmak suretiyle fiyat kontrolünü sağlıyoruz. Ancak ana hedefimiz damızlık sayısını artırarak burada da dışa bağımlı olmaktan kurtulmaktır. Bunun için Tarım Bakanlığımız bir proje başlattı ve büyük bir titizlikle takip ediyoruz.

Çiftçimizin, köylümüzün hep yanında olduk. Çiftçiye verilen destekleri tam 7 kat artırdık. Tarımsal hasılada Avrupa’da dördüncü sıradaydık, şimdi birinci sıradayız. Teknolojide, ilimde ne kadar iyi olursanız olun tarım her devrin vazgeçilmez sektörüdür çünkü insanlar yiyecek, içecek ve hayat devam edecek. O bakımdan tarıma verilen destekler geleceğe yatırım anlamına geliyor.

Türkiye tarımda ihracatçı ülke konumundadır. Az önce de ifade edildi tarım ihracatımız 3,7 milyar dolardan 17 milyar dolara çıktı; 4 kat artış sağladık. Hayvancılık desteğini 15 yılda 36 kat artırdık. Son 15 yılda hayvancılığa toplam 25 milyar destek sağladık. Yerli üretimi destekleme modelini geliştirdik. Bankacılık verilerine göre sektörün tarım alanında kullandırdığı kredi miktarı geçen yıl yüzde 19,8 arttı ve 197 milyar liraya yükseldi, 86 milyar 197 milyona yükseldi. 2018 yılının çiftçilerimiz için daha verimli, daha bereketli daha da kazançlı geçeceğine hiç şüphem yoktur.

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli çiftçi kardeşlerim, Anadolu toprakları birçok ürünün anavatanıdır. Yedi coğrafi bölgemizin her biri birbirinden farklı yüzlerce mamulün, mahsulün membaıdır. Malatya’nın kayısısı, Antalya’nın narenciyesi, Ordu’nun fındığı, Aydın’ın inciri, Balıkesir’in zeytini, Konya’nın buğdayı, Kastamonu’nun sarımsağı, Amasya’nın elması, Niğde’nin patatesi, Diyarbakır’ın karpuzu, Rize’nin çayı, Trakya’nın ayçiçeği, Bingöl’ün balı, say say bitmiyor. Hükümet olarak bütün gayretlerimiz gerekli ürünleri yeterli miktarda üreterek bereketli toprakların hakkını vermektir. Tarım ve hayvancılık Türkiye’nin vazgeçilmezidir. Sürdürülebilir tarımın, gıda arzının stratejik öneme sahip olduğunun farkındayız. Hükümetimiz bu yüzden tarıma hak ettiği önemi vermekte, gereğini yapmaktadır. Toprağımızı koruyacağız, tarım alanlarının başka amaçla kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz. Tarım arazilerini beton değil, fidan dikerek, tohum dikerek kullanacağız. Tarıma ve kırsala verdiğimiz önem, sağladığımız destekler, hibeler artarak devam edecek.

Kadın çiftçilerimize, genç çiftçilerimize özel destekler veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Çiftçimizin alın terine, emeğine, ürününe sahip çıkmak en temel görevimizdir. Emeğinizin zayi olmasına asla gönlümüz razı gelmez. Bugünlere sizlerle birlikte geldik, yarının büyük Türkiye’sine de yine hep birlikte yürüyeceğiz. Daha güçlü bir tarım sektörü için, daha güçlü hayvancılık için daha çok çalışacağız. Hayvancılık ve tarımı geliştirerek büyütmek için hazırlanan projelerde, yatırımlarda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Az önce otururken yanımda Ahmet Akkoyun Eğil’in Ilgın Köyü’nden bana dedi ki, “ Organik tarıma başladık Başbakanım, köyün nüfusu arttı; 65 haneydi daha şimdiden 91 haneye çıktı.”

Sayın Cumhurbaşkanım, Anadolu’nun birçok yerinde tersine göç başladı çünkü altyapı gelişti, ulaşım gelişti, sağlık gelişti, eğitim gelişti. Artık insanlar doğdukları yerde geleceğini inşa etmek için gayret gösteriyor bunu her yerde görüyoruz. Bir yandan da tabii terör örgütünün verdiği tahribat da hemen hemen ortadan kaldırıldığı için vatandaşlarımız rahatlıkla bulundukları yerde yatırımlarını yapıyorlar, çiftçilik, hayvancılık faaliyetlerini rahat bir şekilde yürütüyorlar. Ben bu duygularla hepinize emeklerinizden, alın terinizden, ülkemize kazandırdıklarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Üreticilerimize bol ve bereketli bir yıl diliyor, hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.

Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.



21.02.2018

DEİK YÖNETİM KURULU TOPLANTISI, ANKARA

Bugün Türk özel sektörünün yüz akı, dış ekonomik ilişkilerde görünen yüzü DEİK ailesinin yönetimiyle bir arada ülkemizin ihracatını, imalatını, sanayisini, ticaretini, hizmet sektörünü bütün boyutlarıyla değerlendirme fırsatı bulduk. Sektörel anlamda otomotivden bankacılığa, elektronikten yazılıma bütün sektörleri, finans sektörü, konut sektörü, kapsamlı olarak burada yetkin temsilci arkadaşlarla değerlendirdik.

DEİK 1986 yılından beri 32 yıldır Türkiye’de Türk ekonomisine, Türk ihracatına hizmet ediyor. Rahmetli Turgut Özal’ın inisiyatifiyle kurulan bir yapı, bu vesileyle Sayın Turgut Özal’a Allah’tan bir kez daha rahmet diliyorum.

DEİK yeni yönetimiyle bütün coğrafyalarda hizmet vermeye devam ediyor. İhracat ülkemizin geleceği için, refahı için, kalkınması için olmazsa olmazımız. Biz ancak ve ancak daha fazla satarak, daha fazla üreterek artı değer oluşturabiliriz. Aksi halde bir yandan cari açık, bir yandan bütçe açığıyla, çifte açıkla sorunlarımızı kalıcı olarak çözmemiz çok kolay olmayacak. O bakımdan bir yandan ihracatı artıracak her türlü mekanizmaları kullanırken, bir yandan da dünyanın içinde bulunduğu değişimi okuyabilmemiz lazım. Burada çok güzel fikirler dile getirildi. Otomotiv sektöründe önümüzdeki belki 10 yıl içerisindeki değişim bugüne kadar birikimlerimizi atıl duruma getirebilir, o yüzden bu değişimi okumak ve bu değişim dönüşümü gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Otomotiv bizim bir numaralı ihracat kalemimiz olduğuna göre, dünyanın gittiği yönün tersine veya dünyanın gündeminden ayrı kalamayız. Bunun için de daha fazla akıl terine ihtiyacımız var, daha fazla yazılım, daha fazla elektronik, daha fazla insan kaynağına ihtiyacımız var.

İnsan kaynağımız var mı? Fazlasıyla var, gelişmiş ülkelerin kıt olan kaynağı elhamdülillah bizim ülkemizde var. Genç nüfusumuz var, büyük bir enerji kaynağımız var, önemli olan bu kaynağı ülkemizin istikbali için, geleceği için, kalkınması için, büyümesi için en iyi şekilde sevk ve idare etmemiz; bu önemli.

Sanayi 4.0, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, bunlar geleceğin hayatımızda yer alacak en önemli alanları. Bunlar belki bizim kuşaktaki insanlar için çok anlam ifade etmeyebilir, ama genç kuşaklar için gelecek demek. Bugün sürücüsüz araçtan bahsediyoruz, mekanik yapılardan ziyade elektronik ve yazılım ağırlıklı ürünlerden bahsediyoruz, yani alın terinden daha ziyade akıl terinin hâkim olacağı bir dünyadan bahsediyoruz. Her şey e-leşiyor. Eleştirmeyi bırakıp e-leşmeye adım atmamız lazım, daha çok mesai harcamamız lazım. E-ticaret, e-ihracat e-devlet, her şey elektronik ortamda yapılır hale geldi.

10 yıl önce cep telefonunun bugünkü marifetlerini anlattığımız zaman insanlar gülümsüyordu, ama bugün yaşıyoruz. Âdeta bir bağımlılık oluşturdu ve her türlü işimizi seyahatteyken, evdeyken, iş yerindeyken bu faaliyetlerimizden de geri kalmıyoruz, yani zaman, mekân mefhumu bir anlamda artık geride kaldı, her zaman her yerde işimizi de takip ediyoruz, toplantılarımızı da yapıyoruz.

Ülkemizde 15 yıldır devam eden güven ve istikrar Türkiye’yi bugünlere taşıdı, bu bir gerçek. Türkiye üç kat büyüdü, hem kişi başı millî gelir, hem de genel itibarıyla ülke gayrisafi millî hasılası üç kat büyüdü. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 13. büyük ekonomisiyiz, tarımda Avrupa’nın bir numaralısıyız, daha birçok alanda ülkemiz yavaş yavaş elde ettiği göstergelerle hak ettiği yere geliyor.

Ben ilk defa 58. Hükûmet’te Ulaştırma Bakanı olarak başladığımda Türkiye’nin havacılıktan, dünya havacılığından aldığı pay yüzde 0,45’ti. Şu anda yüzde 2’nin üzerine çıktık. Bizim bütün göstergelerimiz yaklaşık global göstergelerin yüzde 1’i ve altında olduğu düşünülürse, Türkiye’de havacılığın genel ortalamanın iki kat üstünde büyüdüğü sonucu ortaya çıkar.

Değerli DEİK yöneticileri; bugün 2 saati aşkın yaptığımız bu toplantıda doğrusu gelecek iş planlarınız için, geleceğin Türkiye’si için görüşlerinizi, beklentilerinizi, önerilerinizi bizlerle paylaştınız, bunun için sizlere teşekkür ediyoruz.

Gördüğümüz ortak birkaç noktayı burada altını çizerek tekrar etmek istiyorum. Bir kere bu salonda bulunan, bu masanın etrafında bulunan herkes, “istikrarın ve güvenin” ülkemizin geleceği için, ülkemizin büyümesi için, ihracatımızın artması için, üretimimizin artması için gençlerimize, kadınlarımıza, insanımıza daha fazla iş aş imkânı için olmazsa olmaz olduğunun altını çizdi. Ve yine burada üretimde, yatırımda, istihdamda sürdürülebilirliğin sağlanmasının mutlaka ve mutlaka düşük faiz, düşük enflasyon ile mümkün olacağının bir kez daha altı çizildi.

Bunun yanı sıra, millîleştirme ve yerlileştirme, burada şunu ayırt etmek lazım: Bu ülke topraklarında bu ülkenin hukukuna, kanununa bağlı bütün şirketler millî ve yerlidir. Adının ne olduğunun önemi yok, değil mi ki Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Türkiye’de istihdam oluşturuyor, Türkiye’de yatırım yapıyor, katma değer üretiyor, o şirket öz be öz Türk şirketidir. O yüzden bazı bu konudaki yanlış değerlendirmeleri asla ve asla kabul etmiyoruz.

Evet, Hükûmet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 15 yıldır ülkemizin kalkınması, milletimizin refahı için, sektörün bizden beklediği, bütün sektörlerin beklediği düzenlemeleri yapmaya çalışıyoruz, yatırımcının önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyoruz. Ama bu bir dinamik süreç, bir sefer yaparak tamamlayacağınız bir şey değil. İşte görüyorsunuz, 15 yıl önce konuştuğumuz şeylerin birçoğu şu anda geçersiz. Orada sanayi 4.0 konuşulmuyordu, orada elektrikli araçlar konuşulmuyordu. Orada sürücüsüz araçtan bahsetmiyorduk, e-ticaret yoktu, yazılım bir ihracat kalemi olarak dahi görülmüyordu. Bugün ise teknoloji şirketleri anlı şanlı asırlık şirketlerden daha fazla değerli, daha fazla gelecek vadediyor. Az önce bir örnek, bir yazılım firmasıyla 100 yıllık bir otomotiv firmasının satış rakamları söylendi, arada 5 kat fark var; birisi 10 yıllık bile değil, birisi 100 yıllık bir şirket. Demek ki artık dönüyor dolaşıyor her şey akılla, emekle, sabırla, gayretle elde ediliyor. Ülkemizin bu anlamda potansiyeli yüksek. Bizim mutlak üstünlüğümüz olmayabilir, şu an için yok. Yani doğal gazımız, petrolümüz ben olduğunu düşünüyorum da, şu an için biz bunu gün ışığına çıkaramadık, ama bizim ondan daha değerli kaynağımız var; insan kaynağı. Mukayeseli üstünlüğümüz var. Bu üstünlüğü en iyi şekilde değerlendireceğiz ve ülkemizi 2023, Cumhuriyet’in 100. yıl hedeflerine, emin adımlarla taşıyacağız.

Şu kadarını söyleyeyim, milletimiz biliyor, burada bir tekrar olacak: Bizim gibi etrafı ateş çemberi olan, yedi yıldır Suriye’de, Irak’ta yönetim yok, otorite boşluğu var, iç savaş var. 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyoruz. Böyle bir ülkenin bu şartlar altında bırakın yüzde 11,1; üç çeyrekte büyümesini veya yıllık yüzde 7’nin üzerinde büyümesini, ayakta kalması bile başka ülkeler bakımından büyük bir başarıdır. Ancak önemimizi, neyi başardığımızı asla unutmayalım, farkında olalım ki Türkiye hem hedeflerine emin adımlarla yürüyor, hem de geleceğini inşa ediyor. Bir yandan da bölgenin istikrarı için aktif bir görev üstleniyor. Aynı anda dört tane terör örgütüyle mücadele eden başka bir ülke yok. Yurt içinde, yurt dışında operasyon yapan, FETÖ, bölücü terör örgütü PKK, PYD, YPG, DEAŞ ve bütün bunlarla da aynı anda mücadelemizi de sürdürüyoruz. 15 Temmuz gibi bir olayı herhalde dünyada başka bir ülke yaşamış olsaydı, darmadağın olurdu, ayakta kalması mümkün olmazdı. Bu da bizim milletimizin istiklaline, demokrasisine, geleceğine âşık bir millet olduğumuzun en açık kanıtıdır. Silaha, tanka, topa karşı göğsünü siper etti ve ülkeyi büyük bir beladan kurtardı. Tabii burada Sayın Cumhurbaşkanımızın, Hükûmetimizin ve aziz milletimizin ortaya koyduğu kararlılık her şeyin üzerindedir. Ben bu vesileyle bütün şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum. Ve bugün Afrin’de ülkemizin bekası için, sınırlarımızın bütünlüğü için, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için, Suriye’de yaşayan insanların da huzuru ve selameti için kahramanca mücadele eden aslanlarımıza da buradan selam gönderiyoruz. Allah yâr ve yardımcıları olsun.

Arkadaşlar, biz sizin bütün bu dile getirdiğiniz konuları ayrıntılarıyla Bakanlar Kurulumuzda, ilgili bakanlıklarda değerlendireceğiz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Ama sizin de üzerine düşen görev ve sorumluluklar var. Kısa vadeli küçük hesapları bir kenara bırakacağız, büyük fotoğrafa odaklanacağız. Büyük Türkiye hayaliyle daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz, daha fazla istihdam sağlayacağız, daha çok insanımıza iş aş temin edeceğiz. Bunu pekâlâ yapabilirsiniz, bunu yapacak birikiminiz var, gücünüz var. Biz de sizin bütün dünyada daha etkin çalışmanız için devlet olarak kamu gücünü, siyasi gücümüzü kullanarak her yerde derdiniz bizim derdimiz olacak. Daha fazla satın alma değil, daha fazla satmak için daha çok kafa yoracaksınız. Bizim aradaki makası kapatmamızın tek yolu, daha fazla üretmek, daha fazla istihdam oluşturmak, daha fazla ihracat yapmak. İthalatı da yerli hammaddeyle, yerli ara maddeyle ikame etme yolunu biraz daha artırmak.

Bugün seçtiğimiz beş stratejik alan var, bu alan içerisinde özel teşvik tedbirleri uyguluyoruz. Bunlar yüksek ve orta teknoloji gerektiren ürünlerin imalatı, petrokimya bunlardan biridir; bilgi iletişim teknolojileri bunlardan biridir; yazılım, siber güvenlik bunlardan biridir. Ve enerji teknolojileri, yenilebilir enerji sistemleri ve sanayide dönüşüm bunlardan biridir. Finans sistemimiz sağlamdır. Bankacılık sistemimiz, hiçbir tereddüde yer vermeyecek kadar bütün uluslararası göstergeleri karşılayacak düzeydedir.

Bütün göstergeler iyi de, neden faizler istediğimiz düzeyde değil? Neden enflasyonda bu seneyi beklentilerin üzerinde kapattık? Bu sorunun cevabını biliyoruz, bu sorunun cevabından sadece biz sorumlu değiliz, Türkiye’de iş yapan herkes sorumludur. Bu bir ortak sorumluluktur. Bir seferberlik anlayışı içerisinde bu mücadeleyi birlikte yapmamız gerekiyor. Bankacılık sektörümüz burada sorumluluk alacak, sanayi sektörümüz sorumluluk alacak, devlet sorumluluk zaten almak durumunda, alıyoruz. Elbirliğiyle enflasyonu da, faizi de sürdürülebilir bir düzeye, tek haneli ve tercihen yüzde 7’lerin altına çekmek mecburiyetindeyiz. Bunu başarır Türkiye, şartlarımız müsait, bu konuya çok daha fazla zaman harcayacağız. Bütün sektörlerle teker teker toplanıyoruz, öneriler alıyoruz ve daha sonra da Mart ayının ortalarında Sayın Cumhurbaşkanımızın da riyasetinde değerlendirmemizi yapıp kamuoyuyla paylaşacağız ve eminim ki ondan sonraki süreçte her şey çok daha güzel olacak.

Türkiye çok zor şartların üstesinden bu günlere geldi. Geçen sene 2017 için büyük felaket senaryoları yazan uluslararası değerlendirme kuruluşları üç sefer düzeltme yönüne gittiler arka arkaya. Niye? Hayatın içinden insanlarla istişare ederek tedbirler aldık, kararlar aldık, uygulamaya koyduk. Yeniden böyle keşif yaparak, icat yaparak bir tedbir almadık. İmalatçılarla konuştuk, hizmet sektörüyle konuştuk, konut sektörüyle konuştuk, tüketicilerle konuştuk, toplumun bütün paydaşlarıyla konuştuk. Sonra alt alta yazdık, Bakanlar Kurulumuzda değerlendirdik, KGF başta olmaz üzere bir seri tedbir, bir seri yasal düzenleme ve 2017’de herkesi şaşırtan, ama bizim hiç şaşmadığımız, beklediğimiz sonucu elde ettik.

2018, 2017’den daha iyi olacak; bundan emin olabilirsiniz. Türkiye’nin bu gücü var, Türk özel sektörünün bu gücü var. Kamu bir yatırım yapıyorsa, özel sektör dokuz kat yatırım yapıyor, Türkiye özel sektör yatırımıyla büyüyor. Belki zannederler ki Türkiye kamu yatırımlarıyla büyüyor; böyle bir şey yok. Bir trilyon yatırımımız var, bunun 100 milyarı, 120 milyarı bizim, gerisi özel sektörün yatırımı.

Bakın, geçen gün IBRD bir rapor yayınladı; diyor ki, Türkiye’de özel bir bölüm açtılar, Türkiye’deki altyapı gelişmesi son 15 yılda dünyaya örnek bir gelişmedir. Bölünmüş yollardan bahsediyor, demir yollarından bahsediyor, havaalanlarından bahsediyor. Ve rakamlara vurmuş, diyor ki bölünmüş yollarla iller arasındaki seyahat süresi 1,5 saat kısaldı ortalama, illerin kendi aralarındaki ticareti yüzde 40 arttı. Trafik kazalarındaki ölümlerde yüzde 62 azalma oldu, havaya verilen egzoz salınımlarında kayda değer azalma oldu. Bir başka şey daha söylüyor, Bu bölünmüş yollar ülkedeki genel işsizliğin yüzde 1 oranında azalmasını sağladı. Doğudan batıya doğru göç durdu, hatta tersine göç başladı. Bunu biz 2018 sayımlarında da doğrulayan sonuçları gördük.

Havacılıkta zaten Türkiye bugün büyük bir başarı öyküsü ortaya koydu, o yüzden dünyanın en büyük havalimanını Türkiye yapıyor. İşte burada da değerlendirme yapıldı, zenginlik merkezleri batıdan doğuya giderken Türkiye’den geçiyor. Türkiye, Avrasya coğrafyasını Afrika’ya, Avrupa’yı Kafkasya’ya, Orta Doğu’ya ve Uzak Doğu’ya bağlayan âdeta bir buluşma yeri. 3-3,5 saat uçuşla 50’den fazla ülkeye ulaşıyoruz. 30 trilyon dolarlık bir yıllık gayrisafi hasılanın olduğu bir pazara hitap ediyor, 1,6 milyar nüfusa hitap ediyor, dolayısıyla ülkemizin potansiyeli çok yüksek. İçindeyiz, ne kadar önemli olduğumuzu tam görmüyoruz, Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu anlamak için dışarı çıkıp oradan bakmak daha belki isabetli olur. Bunu yurt dışına gittiğimizde muhataplarımız bize daha iyi şekilde anlatıyorlar.

Ben bir kez daha hepinize, DEİK Başkanı’na, yöneticilerine, Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Verimli, faydalı bir toplantı olmuştur. İnşallah bu toplantıda dile getirilen konuları Bakanlarımız süratle ele alacak ve bizim kısmı biz halledeceğiz, size düşen kısmı da sizden bekliyoruz. Bir dahaki toplantıda ortaya koyacağız, bakalım kim ev ödevini ne kadar yapmış, kim ne kadar yapmamış, ona göre notları da vereceğiz.

Tekrar teşekkür ediyorum, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum, sağ olun.


Yüklə 0,75 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   16




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin