İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi



Yüklə 1,64 Mb.
səhifə23/23
tarix03.01.2019
ölçüsü1,64 Mb.
#89708
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   23
(HR.MKT), nr. 28/32.

484 Fransız Alphons Bertillon, eşkâl belirlemede antropometri denilen basit, fakat kullanışlı ölçüm sistemini kurmuştu. Bu usul, kişilerin olgunlaştıktan sonra fizikî ölçülerinin değişmeyeceği esasına dayanır. Bu ölçümlerden bazıları: Boy uzunluğu, kol açıklığı, oturma yüksekliği, kafa uzunluğu, sağ kulak genişliği, sol ayak uzunluğu, sol el orta parmak uzunluğu, sol el küçük parmak uzunluğu. Bu özellikler, suçlunun tespitini kolaylaştırmaktaydı. Ayrıca, bu sistemde önden ve profilden fotoğraflar ile birlikte, saç ve göz rengi, çehre, vücuttaki her hangi bir yara izi, dövme ya da, simetri anormalliği de kaydedilmekteydi. Bertillonaj olarak da bilinen fiziksel kimlik saptama usulü Avrupa’da ve ABD’de yaygın kabul görmüştür. Ayşim Tuğ-Yeşim Doğan-Hamit Hancı, “Kriminalistik Kriminoloji Değildir- Criminilasistis is not Criminology”, Ankara Barosu Dergisi, sayı 2002/2, s. 176 vd.

485 BOA, DH.MKT, nr. 1137/11. Rumeli Vilâyeti Hatt-ı İmtiyaz Müfettişi Ferik Hamdi Paşa’nın tahriratı. Bu usulün Osmanlılar’da nasıl tatbik edildiğine dair ayrıntı verilmediğinden, uygulama hakkında bilgi sahibi değiliz.

486 Aynı vesika.

487 BOA, DH.MKT, nr. 1137/11. Rumeli Umûm Müfettişi Hüseyin Hilmi Paşa’nın Dahiliye Nezâreti’ne gönderdiği 23.12.1906/7 Zilka‘de 1324 tarihli tahrirat.

488 BOA, DH.MKT, nr. 1137/11. Bulgaristan Komiserliği’ne gönderilen 05.01.1907/20 Zilka‘de 1324 tarihli tahrirat.

489 BOA, DH.MKT, nr. 1066/54. 05.04.1906/ 11 Safer 324 tarih ve Sadrazam Ferid imzasıyla Dahiliye Nezâreti’ne gönderilen tezkire.

490 BOA, Dahiliye Nezâreti Muhaberât-ı Umûmiye İdaresi (DH.MUİ), nr. 321/49. Sisam ve Cebel-i Lübnan dışındaki bütün vilayetlere ve elviye-i gayr-ı mülhaka nüfus sicil idarelerine ta‘mimen gönderilen tebligat.

491 Aynı vesika.

492 BOA, DH.EUM.SMS, nr. 8/61. Bandırma’dan Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’ne yazılan 14 Aralık 1906/1 Teşrin-i sânî 1322 tarihli tahrirat. Bandırma’da fotoğrafçı bulunmadığından, fotoğrafları çekilmesi gereken sandalcılar, hamallar ve yabancılar ile bazı askerî mekânların fotoğraflarını çekmek üzere Balıkesir’de bulunan fotoğrafçı Artin Bandırma’ya çağrılmış; fakat Karasi merkez memurluğu buna izin vermediğinden, İstanbul’a yazılarak yardım istenmiştir.

493 Atasoy, a.g.e., s. 23.

494 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 73/45. Dahiliye Nezâreti’nin 23 Ocak 1916/17 Rebiülevvel 1334 tarihli tezkiresi.

495 Aynı vesika.

496 BOA, DH.EUM.SMS, nr. 14/35. İstanbul’a gelmek üzere Varna şehbenderliğinden 20 Temmuz 1917 tarihiyle pasaportu vize edilen Bulgar tebaasından Mehmed b. Hacı Hüseyin Efendi’nin Varna şehbenderliğinden tahrirat ile gönderilen fotoğrafı, Hariciye Nezâreti’nin 27 Kasım 1915 tarihli tezkiresiyle Dahiliye Nezâreti’ne gönderildi.

497 BOA, ZB, nr. 315/05.

498 BOA, ZB, nr. 315/05.

499 Gülden Sarıyıldız, Sicill-i Ahvâl Komisyonu’nun Kuruluşu ve İşlevi (1879-1909), Der Yay., İstanbul 2004, s. 121.

500 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 32/20. Dersaadet Polis Mektebi Müdürünün Emniyet-i Umûmîye Müdüriyeti’ne 9 Haziran 1913/27 Mayıs 1329 tarihli yazısı.

501 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 29/45. Karasi merkez memurluğundan 26 Nisan 1913/13 Nisan 1329 tarihiyle Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’ne yazılan tahrirat ve Karasi merkez memurluğuna yazılan 5 Mayıs 1913/22 Nisan 1329 tarihli cevap.

502 Mösyö Fouquet’nin harcırahı Bâbıâli’den gönderilmediğinden, Fransa Zabtiye Nezâreti, Paris sefiri Münir Paşa’ya bu işin sürüncemede bırakılmaması için ikazda bulunmuştu. bk. BOA, Yıldız Perakende Evrakı Elçilik, Şehbenderlik ve Ateşemiliterlik, nr. 30/88. Paris sefirinin gönderdiği 9 Ağustos 1898 tarihli şifre telgraf.

503 Ahmet Söylemez, Kriminalistik Suç ve Suç Yeri İncelemesi, 1. Basım Haşmet Matbaası, İstanbul 1982. s. 1-95.

504 BOA, Dahiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmîye Müdüriyeti Levâzımât (DH.EUM.LVZ), nr. 37/112. Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nden Dahiliye Nezâreti’ne yazılan 17 Şubat 1917/4 Şubat 1332 tarihli yazı.

505 BOA, Dahiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Tahrirât Kalemi, nr. 83/61, lef 3. Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nin 20 Ağustos 1912/7 Ağustos 328 tarihli tamimi.

506 Yusuf Cemil Bey, öğretmenliği fahrî olarak üstlenmiş, kendisine okula gidip gelirken yaptığı masraflara karşılık aylık 500 kuruş verilmiş, tatil zamanı ödeme yapılmamıştır. BOA, Dahiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti Muhasebe Kalemi (DH. EUM.MH), nr. 258/6. İstanbul Polis Müdüriyetine 26 Ağustos 1915/13 Ağustos 1331 tarihli müzekkere.

507 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 70/52, lef 36. Dersaadet Polis Mektebi Müdürü’nün Emniyet Umûm Müdürlüğü'ne gönderdiği 9 Ağustos 1915/27 Haziran 1331 tarihli yazı.

508 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 63/52, lef 7. Aydın polis müdüriyetinden İstanbul’a Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’ne yazılan 4 Mart 1915/19 Şubat 1330 tarihli yazı.

509 Polis Müdüriyet-i Umûmî Daktiloskopi Dairesi’nde dışarıdan ancak sekiz kişi alabilecek boş yer olduğundan bu sayıda kişi seçilmişti. bk. BOA, DH.EUM.MEM, nr. 63/52, lef 3.

510 Bu memurlar ikisi Edirne’den olmak üzere Hüdavendigâr, Menteşe, İzmit, Karasi, Çanakkale ve Eskişehir’den gelenlerdi. BOA, DH.EUM.MEM, nr. 70/52 ve ekleri.

511 BOA, DH.EUM.MEM, nr. 76/38. Dahiliye Nezâreti Emniyet-i Umûmiye Müdüriyeti’nden Edirne, Aydın, Kastamonu, Hüdavendigâr vilayetlerine yazılan 13 Haziran 1916/31 Mayıs 1332 tarihli yazı.

512 Parmak izi alımı ve parmak izi fişlerinin saklanması için gerekli olan dolap, masa, sehpa gibi ahşap malzeme pazarlık usulüyle hapishane-i umûmî marangozhânesine yaptırılıyordu. BOA, DH.EUM.LVZ, nr. 36/30.

513 Suç mahallinde bulunan parmak izlerinin fotoğraflarının her zaman alınması mümkün olmadığından, oradaki parmak izlerini almak için Viyana polis memuru tarafından icat edilen eczay-ı kâğıd kullanılırdı. Parmak izi alımında kullanılan malzemenin çeşit ve nitelikleri hakkında ayrıntı için bk. BOA, DH.EUM.LVZ, nr. 15/44.

514 BOA, DH.EUM.LVZ, nr. 47/14. Aydın daktiloskopi şubesinin durumu buna bir örnek olarak verilebilir. Aydın vilayeti daktiloskopi memurunun defalarca yazı yazarak, uzun uğraşlar sonucu alınan parmak izinin muamelesinin devam edebilmesi için gönderilmesini istediği malzemeler arasında boş fiş, kurşun tozu, yağlı boya, râtib kâğıt (yaş ve nemli kâğıt) da bulunmaktaydı.

515 BOA, DH.EUM.LVZ, nr. 38/57.

516 Bu, Bertillon ya da Antropometri denilen ölçüm sisteminin esas özelliklerinden biridir.

 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü; ishakkeskin@hotmail.com

517 Peter Burke, Tarih ve Toplumsal Kuram, çev. Mete Tunçay, İstanbul 2000, s. 39.

518 Erdal Aslan, “Yerel Tarihin Tanımı, Gelişimi ve Değeri”, Tarih Yazımında Yeni Yaklaşımlar: Küreselleşme ve Yerelleşme, yay. haz. Zeynel Abidin Kızılyaprak, İstanbul, Ankara 2000 s. 196; Abdullah Martal, “Yerel Tarih Yazımında Kaynak Kullanımına İlişkin Sorunlar”, Tarih Yazımında Yeni Yaklaşımlar: Küreselleşme ve Yerelleşme, yay. haz. Zeynel Abidin Kızılyaprak, İstanbul, Ankara 2000, s. 248.

519 Burke, a.g.e., s. 39.

520 Yevgeniy Primakov, Politikanın Mayın Tarlası, İstanbul 2008, s. 1.

521 David E. Kyvig - Myron A. Marty , Yanıbaşımızdaki Tarih, çev. Nalan Özsoy, İstanbul 1996, s. 34.

522 Martal, a.g.m., s. 252-253.

523 D. Thomson, Tarihin Amacı, çev. Salih Özbaran, İzmir 1983, s. 26.

524 Kyvig ­ Marty, a.g.e., s. 34.

525 Kyvig - Marty, a.g.e., s. 30-31.

526 Kyvig - Marty, a.g.e., s. 67.

527 Kyvig - Marty, a.g.e., s. 91.

528 Gülbün Baydur, “Yerel Araştırmalarda Arşivlerin Değeri”, Türk Kütüphaneciliği, XVII/3 (2003), 264; F.–J. Jakobi, “Stadtgeschichtliche Dokumentation und lokale Erinnerungskultur”, Archivpflege in Westfalen–Lippe, 59 (2003), s. 17.

529 Kyvig - Marty, a.g.e., s. 78.

530 Kyvig - Marty, a.g.e., s. 54-55.

531 Ahmet Oğuz İcimsoy, “Belediyelerde İmar Dosyalarının Belge Profili ve Arşivlerinin Oluşumu: Kartal Belediyesi Örneği”, Arşiv Araştırmaları Dergisi, sayı 2 (2000), s. 47-48.

532 Belediye Kanunu, Kanun No: 5393, Mad. 14.

533 İcimsoy, a.g.m., s. 48.

534 Belediye Kanunu, Kanun No: 5393, Mad. 3/a.

535 Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 2004, Mad. 3/a, b.

536 Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, 16.05.1988, Resmi Gazete No: 19816, Mad. 28.

537 Muhafazasına Lüzum Kalmayan Evrak ve Malzemenin Yok Edilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, Kanun No: 3473, Kabul tarihi: 28.09.1988, Resmi Gazete No: 19949, Mad. 1.

538 Belediyelerin ürettikleri belgeler ve bunların belgesel değerleri konusunda geniş bilgi için Hamza Kandur (Belediyelerde Arşiv Yönetimi, 1998) ve A. Oğuz İcimsoy (a.g.m., s. 47-62) tarafından yapılan çalışmalara bakılabilir.

539Dernekler Kanunu, 2004, Kanun No: 5253.

540Kooperatifler Kanunu, 1969, Kanun No: 1163.

541Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu, 2004, Kanun No: 5174.

542Siyasi Partiler Kanunu, 1983, Kanun No: 2820.

543Sendikalar Kanunu, 1983, Kanun No: 2821.

544Noterlik Kanunu, 1972, Kanun No: 1512, Mad. 2.

545Hususi Hastaneler Kanunu, 1933, Kanun No: 2219.

546Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 1965, Kanun No: 625

547Türk Tabipler Birliği Kanunu, 1953, Kanun No: 6023, Mad. 49.

548Kyvig - Marty, a.g.e., s. 89.

549Kyvig - Marty, a.g.e., s. 79.

550Kyvig - Marty, a.g.e., s. 31.

551John Tosh, Tarihin Peşinde. Modern Tarih Çalışmalarında Hedefler, Yöntemler ve Yeni Doğrultular, çev. Özden Arıkan, İstanbul 1997, s. 62.

552Özellikle 1960 sonrası yapısökücü ve postmodern dil / yazı / söylem kuramları (J. Derrida, Of Grammatology, John Hopkins University Pres, Baltimore ve Londra 1976) tartışmalarında odak noktası yapıldığı gibi, aslında en genel anlamıyla dilin ve dilin üretim, kullanım ve algılama süreçlerinin doğası gereği yalnızca kurmaca metinler değil, olgu aktarımı olma niyetinde ve iddiasındaki söylemleri de (tarih gibi) belli bir ölçüde kurmaca, öznel ve sorguya açıktırlar. Yani dil ile dilin temsil etmeye çalıştığı öğeler arasındaki ilişkinin keyfiyeti, değişen bağlamlarla birlikte sürekli bir değişim eğilimi gösteren anlam(landırma)lar, kaçınılmaz algılama değişkenlikleri, dilin saydam bir aktarım aygıtı olmadığı, tersine, dilin gerçekliğin yansıtıcısı değil üreticisi olabileceği ve dolayısıyla nihai ve mutlak anlam / algılama / aktarım hedeflerinin kaçınılmaz başarısızlığı gibi çağdaş dil / söylem kuramı belirlemeleri yüzünden kurmaca, öznel ve sorguya açık olma sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.

553Gustav Schmidt, “Need to Know – Die Zugangsperre zu Atken der Bundesregierung und die Archivpraxis anderer Staaten”, Archivpflege in Westfalen und Lippe, nr. 58 (2003), s. 7; Makalenin Türkçesi için bkz.: Gustav Schmidt, “Bilgilenme – Federal Yönetimin Dosyalarına Yönelik Erişim Sınırlaması ve Diğer Ülkelerdeki Arşiv Uygulaması”, Arşivcilik Metinleri, yay. haz.: İshak Keskin, çev. İshak Keskin, İstanbul 2008, s. 129.

554İlhan Tekeli, “Tarih Yazımında Gündelik Yaşam Tarihçiliğinin Kavramsal Çerçevesi Nasıl Genişletilebilir?”, Tarih Yazımında Yeni Yaklaşımlar: Küreselleşme ve Yerelleşme, yay. haz. Zeynel Abidin Kızılyaprak, İstanbul, Ankara 2000, s. 55.

555Tekeli, a.g.m., s. 45.

556Erdal Aslan, “Yerel Tarihin Tanımı, Gelişimi ve Değeri”, Tarih Yazımında Yeni Yaklaşımlar: Küreselleşme ve Yerelleşme, yay. Haz. Zeynel Abidin Kızılyaprak, İstanbul, Ankara 2000, s. 195-196.

557Aslında şehir arşivlerinden yararlanacak kesimlerin sadece bunlardan ibaret olmadığı da ifade edilmelidir. Yukarıda belirtilenlerden başka şehir plancıları veya mimarlar, ziraatçılar veya bölgesel florayı araştıran biyologlar, antropologlar, aile kökenini öğrenme arzusu içinde olanlar bunlara ilave edilebilir (Baydur, a.g.m., s. 265).

558H. G. Birinci, “Tarihçilerin Bilgi Arama Davranışları”, Türk Kütüphaneciliği, XXI/1 (2007), 33, 37-38.

* Kazan Devlet Üniversitesi Kütüphanesi Eski Eserler Bölümünde 1799 T Numaralı “Обзор материалов русско-ногайских отношений в XVI веке-Obzor Materialov Russko-Nogayskih Otnoşheniy v XVI Veke” adlı yazma eser. Makalenin Çernışev tarafından ne zaman kaleme alındığı bilinmese de, yazı karakteri ve yazı içerisinde geçen tarih belirtme sözcükleri ele alındığında 1920-1930 arasında yazıldığı aşikardır. Makaledeki dipnotların tamamı Hasan Demiroğlu tarafından eklenmiştir.

Doç. Dr., Manas Kırgızistan-Türkiye Üniversitesi öğretim üyesi ve 2007-2008 yıllarında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde konuk öğretim üyesi.





559 Mihail Mihayloviç Şerbatov, (1733-1790): 1733 yılında çok zengin bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. II. Katerina’nın özel izni sonucu, I. Petro’nun şahsi arşivi kendisine açıldı. Aldığı iznin sonucunda çalışmalarını daha da geliştiren Şerbatov, Rus tarihini derinlemesine inceleme fırsatı buldu. 1771 yılında I. Petro zamanını anlatan Летопись о многих мятежах-Letopis o Mnogih Myatejah-Bazı İsyanların Vakayinamesi ve 1772 tarihinde kaleme almış olduğu Царственный летописец-Tsarstvennıy Letopisets-Çarlık Vakayinamesi en önemli eserlerinden bir kaçıdır. Ayrıca yine II. Katerina’dan 1770 yılında aldığı izinle Moskova arşivlerinde yabancı devletlerle yapılan anlaşmaları, yabancılara verilen madalyaları ve bunların dökümünü görme şansını buldu. Rus Düşüncesinde İstatislik eserini 1776-1777 yıllarında kaleme alan Şerbatov, 1790’da vefat etti.

560 Nikolay Mihayloviç Karamzin, (1 Aralık 1766 Simbirsk-22 Mayıs 1826 Peterburg): Tanınmış Rus tarihçi, edebiyatçı ve gazetecilerinden biri olan Karamzin, Simbirsk toprak ağalarından birisi olan babasının köy evinde dünyaya geldi. İlk eğitimini bulunduğu bölgede alan Karamzin, 14 yaşında Moskova’ya gelerek burada meşhur Rus Profesörü Şaden’in yanında eğitimine devam etti. Şaden’in yanında Almanca ve Fransızca öğrenen yazar 1783 yılında askerlik görevini yapmak için askere alındı. 1784 tarihinde askerlik görevinden ayrıldıktan sonra tekrar Simbirsk’e geldi. Mayıs 1789 ve Eylül 1790 tarihleri arasında Almanya, İsveç, Fransa ve İngiltere’yi dolaştı. Kuzey Batı Avrupa gezisinin akabinde Moskova’ya geldiğinde Moskova Dergisi’ni (Moskovskiy Jurnal) çıkararak, gezilerini ‘Rus Seyyahın Mektupları’ başlıklı yazıda diziler halinde yayınladı. 1802-1803 yıllarına kadar Moskova’da bu şekilde gazete ve dergilerde yazıları diziler halinde yayınlandı. Yaşamının son on yılını Çar ve ailesinin yanında geçirdi. Aleksandır I. Zamanında, Katerina II. dönemine ait arşiv belgelerini araştırmasına izin verilen Karamzin bu dönemle alakalı halen dahi kolay kolay kimsenin kaleme alamayacağı kaynak eserleri Tarih ilmine kazandırmıştır.

561 Sergey Mihayloviç Solovev (5 Mayıs 1820 Moskova-4 Ekim 1879 Moskova): Tarihçi ve aynı zamanda Rus Tarihinin okullarda öğretimini yazan önemli Rus fikir adamlarından birisisir. İlk okulda derslerinde başarılı olamadığından dolayı babası tarafından okuldan alındı ve özel olarak ilk öğrenimini tamamladı. Akabinde babası onu 1 numaralı Moskova Lisesi’ne gönderdi. Üçüncü sınıfa kadar hiçbir başarı gösterememesine rağmen son sınıftaki çalışmalarından ötürü okulu gümüş madalya ile bitirdi. (1838). Aynı yıl Moskova Devlet Üniversitesi Dil Tarih Fakültesine kabul edildi. Bu bölümde dönemin önemli Rus profesorleri T. N. Granovskiy, M. T. Kaçenovskiy, M. P. Pogodin, S. P. Şevirev tarafından yetiştirilen Solovev, okulu bitirdikten sonra tarih filozofu ünvanını aldı. 1842-1844 yılları arasında Avrupa’nın değişik ülkelerini dolaşma ve bu ülkelerin başkentlerindeki önemli Üniversitelerde çalışma fırsatı bulan Solovev, (Berlin, Paris ve Heiderberg’de) çalışmalarını bitirip 1845 tarihinde Moskova’ya döner dönmez Yüksek Lisans’ını verdi. 1851 tarihinde en önemli eseri Eski Zamanlardan Günümüze Rusya Tarihi adlı çalışmasının ilk cildi yayınlandı. Bu eser, her yıl birer cildi yayınlanmak üzere Solovev’in ölümüne kadar 29 cilt olarak neşredildi. 1864 tarihinden itibaren Dil-Tarih ve Siyasi-Tarih bölümlerinin sözcülüğüne seçildi. 1872 tarihinde ise Peterburg İlimler Akademisi tarafından ‘Ordinaryus’ payesi verildi. Solovev ölümüne kadar bulunduğu Üniversitede çalışmalarına devam etti.

562 Georgiy İvanoviç Peretyatkoviç (1840 Odessa-1908 Moskova): Meşhur Rus tarihçisi. 1840 tarihinde Odessa’da doğdu. Rişelevskiy Lisesini bitirdikten sonra Moskova Devlet Üniversitesi’ne kabul edildi. Üniversitenin Tarih Bölümü’nde Solovev’in talebesi olarak okulu bitirdi. Solovev’in yanında çalışmalarına devam etti. Çalışmalarını hocası gibi Güney ve Orta İdil Halkları üzerine yoğunlaştırdı. Ayrıca bu halkların Hıristiyanlar ile ilişkileri üzerine de yazılar kaleme almıştır. 1908 tarihinde Moskova’da öldü.

563 Nikolay Nikolayeviç Firsov (1864 Kazan-1934 Moskova) , 1864 yılında Kazan’da doğdu. 1888 tarihinde Kazan Devlet Üniversitesini bitirdi. 1891 tarihinde Kazan Devlet Üniversitesi’nde Rus Tarihi hocası oldu. Bitirme tezi “İmparatoriçe Elizabeta Petrovna”, Yüksek Lisans tezi “18 Asrın İlk Yarısında Rus Ticareti”, doktora tezi ise “Katerina II. zamanında Hükümet ve Toplum” konularındadır. İvan IV., Petro I. ve Katerina II. hakkında önemli çalışmalara imza atmıştır. Firsov’un İdil Halkları ve Rusya arasındaki ilişkiler üzerine çalışmaları da vardır. Ayrıca Rusya’daki sosyo-ekonomik hayat hakkında da yazılar kaleme aldı. Firsov 1934 yılında Moskova’da hayata veda etti.

564 Mihail Georgeviç Hudyakov (1894 Kazan-1936), 3 Eylül 1894 tarihinde Kazan’a bağlı Malmış Vyatski bölgesinde doğdu. Lise’yi bitirtikten sonra 1913 tarihinde Kazan Devlet Üniversitesi Dil Tarih Fakültesi’ne kabul edildi. İhtilal sonrası 1918 ylında Şarkiyat Pedagoji Fakültesi’nde çalışmaya başladı. Çalışmalarını İdil-Ural bölgesi üzerine yoğunlaştıran Hudyakov, Büyük Şehir Örenleri (1921), İdil Bölgesinde 1000 yıllık Müslüman Kültürü (1922), Kazan Tatarlarının Eski Mimarisi (1924), Kazan Hanlığı Tarihi gibi eserleri Tarih ilmine kazandırmıştır. 1926-1929 yılları arasında çalışmalarını Sankt Peterburg’da devam ettiren Hudyakov, 1936 tarihinde tarih doktoru ünvanına terfi edildi. Ancak bu terfinin akabinde 9 Eylül 1936 tarihinde “Troçkict ve halk düşmanı” yaftası ile tutuklanan Hudyakov 19 Aralık 1936 tarihinde kurşuna dizilerek öldürüldü. 1957 yılında suçsuzluğu kabul edildi. 1980 sonrası ise çoğu kitabı yeniden yayınlanmaya başlandı.

565 Aleksandr Aleksandroviç Geraklitov (1867-1933), Saratov Devlet Üniversitesi Tarih Bölümünde çalışmalarda bulunmuştur. Burada tarih öğreniminde sistematik değişmelerde bulunarak Üniversite’nin özellikle tarih öğretiminde modern bir hale gelmesine çalışmıştır.

566 Aziz Ubeydullin (1887-1937), eserde yazar Gubaydullin olarak geçse de biz onu asıl yazılımı Ubeydillin olarak verdik. Tatar Halkının Çehov’u olarak anılan yazar 20. asrın en önemli Tatar aydınlarından birisidir. 1917 İhtilali sonrası Tatar aydınları arasında öne çıkanlardandır. 1895-1904 yılları arasında Halidiye Medresisinde eğitim gören Ubeydullin, 1905 ihtilali zamanında Kazan Lisesi’ne kabul edildi. 1914 tarihinde evlenen yazar, aynı yıl yeni usûlde eğitim veren Muhammediye medresesinde hocalığa başladı. Aynı zamanda Üniversiteye de devam eden Ubeydullin 1916 tarihinde birincilikle okuldan mezun oldu. 1919 yılında Rusya Tarihi bölümüne asistan olarak başlayan Ubedullin, 1925 tarihine kadar bu bölümde Rusların ve Rusya’da yaşayan halkların tarihi hakkında çalışmalarda bulundu. 1927 yılından sonra değişik Üniversitelerin tarih bölümlerinde dersler verdi. Sovyet hükümeti Ubeydullin’i ders vermesi için Taşkent, Semerkand, Baku Üniversitelerine görevlendirse de, bu görevlendirmeleri bir nevi sürgün olarak da kabul edebiliriz. 1931-1933 yılları arasında değişik konularda fikirlerini kaleme aldı. Ancak bu yazılar el yazması olarak kaldı. Bu el yazmaları Azerbaycan İlimler Akademisi Arşivi’nde saklanmaktadır. 17 Mart 1937 tarihinde Baku’de “halk düşmanı” yaftası ile tutuklanan Ubeydullin 13 Ekim 1937 tarihinde Baku NKVD (KGB) işkence hanesinde kurşuna dizildi. 5 Avrupa Lisanı (Fransızca, İngilizce, Almanca, Latince ve Grekçe) ve 4 Doğu lisanı (Türkçe, Rusça, Arapça ve Farsca) bilen bu eşşiz tarihçinin Rus ve Tatar tarihine elverdiği ölçüde katkı sağladığı muhakkaktır. Ancak meziyetlerini daha özgür bir ortamda, sınırsızca ortaya dökemediği de dile getirilmesi gereken bir husustur.

567 Peretyatkoviç burada yaşayan Nogayları “Şiydyakov ordusu” olarak tanımlamaktadır.

568 Peretyatkoviç’in bahsettiği Şiydyak Nogayları dile getirilen halklara verilecek en iyi örnektir.

569 Burada Çernişev, Nogayları diğer göçebe ve yarı göçebe halklarla karşılaştırarak, onlarla aynı sosyal yapıya sahip olduklarını öne süren araştırmacılara arşiv malzemelerini iyi bir şekilde incelemeleri gektiğini salık vermektedir.

570 Tatar devlet ileri geleni, yüksek mevkide bulunan devlet adamı.

571 Bazı araştırmacılar bu sayılan toplulukları ülke olarak ele almasa da, Moskova Knezliği dönem itibariyle bu toplulukları devlet statüsünde görmekteydi.

572 Yazar Nogayların siyasi ilişkilerde tam bir dirayet gösteremediklerini burada belgeler ışığında ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu dönem Rusya’nın İdil-Ural Bölgesi’ne hakim olmak için Kazan Hanlığı ile hakimiyet mücadelesine girdiği yıllar olduğundan, Nogay Tatarları açısından da diğer devletler ile ilişkiler bakımından da önem arz eder. Hakimiyetin Kazan Hanlığı ile Moskova Knezliği arasında devamlı el değiştirmesi neticesinde, Nogaylar devamlı saf değiştirmek zorunda kalmıştır.

** * Araş. Gör., İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü; hasandemiroglu@gmail.com

*



“Kül Tegin ou Köl Tegin?”, Scholia: Beiträge zur Turkologie und Zentralasienkunde, Veröffentlichungen der Societas Uralo-Altaica, band 14, Wiesbaden 1981, s. 1-7.

*** Dr., İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü.

Yüklə 1,64 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   23




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin