Mormon kitabi isa mesih hakkinda başka bir taniklik



Yüklə 4,31 Mb.
səhifə3/57
tarix26.07.2018
ölçüsü4,31 Mb.
#58363
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57
Ve şimdi ben Nefi, kayıtlarımın bu bölümünde atalarımın soyağacını vermiyorum ve bunu, üzerine yazıyor olduğum bu levhalarda daha sonra da vermeyeceğim; çünkü atalarımın soyağacı, babamın tuttuğu kayıtta verilmiştir; dolayısıyla, bu eserde atalarımın soyağacını yazmayacağım.
2 Çünkü Yusuf'un soyundan geldiğimizi söylemem bana yeterli geliyor.
3 Ve babamın yaptığı her şeyi anlatırken tüm ayrıntılara kadar girmek bana gereksiz gözüküyor; çünkü bunların, bu levhalar üzerine yazılması mümkün değildir; çünkü buradaki yeri Tanrı ile ilgili konuları yazmak için kullanmak istiyorum.
4 Çünkü benim tüm amacım, insanları İbrahim'in Tanrısına, İshak'ın Tanrısına ve Yakup'un Tanrısına gelmeye ve kurtulmaya ikna etmektir.
5 Bu nedenle dünyayı hoşnut eden konularda değil, ama Tanrı'yı ve dünyadan olmayanları hoşnut eden konularda yazıyorum.
6 Bu nedenle soyuma bu levhaları insançocuklarına yararı olmayacak konularla doldurmamalarını emredeceğim.

7. BÖLÜM
Lehi'nin oğulları, Yeruşalem'e geri dönüp İsmail'le ailesini yolculuklarına katılmaya davet ederlerLaman'la bazı kişiler buna baş kaldırırNefi, kardeşlerini Rab'be inanmaya teşvik ederOnlar, Nefi'yi iple bağlarlar ve onu öldürmeyi planlarlarNefi inancının gücü ile kurtulurKardeşleri af dilerLehi ve beraberindekiler kurban ve yakılmalık adaklar sunarlar. m.ö. tahminen 600--592 yılları.


Ve şimdi, bilmenizi isterim ki babam Lehi, kendi soyu hakkında bulunduğu peygamberliklerine son verdikten sonra öyle oldu ki Rab ona yeniden konuştu; yalnızca kendi ailesini çöle götürmesinin, Lehi'nin kendisi için uygun olmadığını söyledi; fakat vaadedilen diyarda Rab'be soy yetiştirebilmeleri için oğullarının evlenmesi gerekiyordu.
2 Ve öyle oldu ki Rab, ben Nefi ve kardeşlerimin tekrar Yeruşalem ülkesine dönmemizi ve İsmail’le ailesini çöle getirmemizi babama emretti.
3 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kardeşlerimle beraber Yeruşalem'e gitmek üzere yine çöle çıktık.
4 Ve öyle oldu ki İsmail'in evine çıktık ve İsmail'in gözünde o kadar çok iyilik bulduk ki ona Rab'bin sözlerini söyledik.
5 Ve öyle oldu ki Rab, İsmail'in ve ayrıca onun ev halkının yüreğini o kadar yumuşattı ki onlar bizimle birlikte çöle, babamızın çadırına doğru yola çıktılar.
6 Ve öyle oldu ki çölde giderken, işte Laman ile Lemuel ve İsmail'in kızlarından ikisi ile İsmail'in iki oğlu ve onların aileleri bize, evet, ben Nefi'ye ve Sam'a ve babaları İsmail ve onun hanımına ve diğer üç kızına karşı baş kaldırdılar.
7 Ve öyle oldu ki isyan ederek Yeruşalem ülkesine geri dönmek istediler.
8 Ve şimdi ben Nefi, onların yüreklerinin katılığına üzüldüğüm için, bu yüzden onlara, evet, hatta Laman'la Lemuel'e şöyle deyip konuştum: Bakın, siz benim ağabeylerimsiniz, nasıl oluyor da bu kadar katı yüreklisiniz ve zihniniz de o kadar kör ki ben küçük kardeşiniz sizinle konuşmak, evet, sizlere örnek olmak zorunda kalıyorum?
9 Nasıl oluyor da Rab'bin sözüne kulak vermiyorsunuz?
10 Nasıl oluyor da Rab'bin bir meleğini gördüğünüzü unuttunuz?
11 Evet ve nasıl oluyor da Laban'ın elinden bizi kurtaran ve ayrıca kayıtların elimize geçmesini sağlayan Rab’bin bizler için yaptığı büyük işleri unuttunuz?
12 Evet ve öyle olur da insançocukları Rab'be iman ederlerse, Rab'bin, kendi isteğine göre, onlar için uygun olan her şeyi yapabileceğini nasıl unuttunuz? Bu yüzden O'na sadık kalalım.

13 Ve öyle olur da O'na sadık kalırsak, vaadedilen diyara ulaşırız; ve ileride Rab'bin, Yeruşalem'in yıkılışı ile ilgili söylediği sözlerin yerine geleceğini göreceksiniz; çünkü Rab'bin, Yeruşalem'in yıkılışı ile ilgili bütün sözleri mutlaka yerine gelecektir.


14 Çünkü işte, Rab'bin Ruhu çok geçmeden onlarla uğraşmaktan vazgeçecektir; çünkü işte, onlar peygamberleri reddettiler ve Yeremya'yı zindana attılar. Ve babamın canına kıymak için öyle uğraştılar ki onun ülkeden ayrılmasına neden oldular.
15 Şimdi işte, size söylüyorum: Eğer Yeruşalem'e geri dönerseniz, siz de onlarla beraber mahvolacaksınız! Ve eğer seçeneğiniz varsa, şimdi Yeruşalem'e geri dönün ve size: AGiderseniz siz de mahvolacaksınız@ diye söylediğim sözlerimi hatırlayın; çünkü Rab'bin Ruhu beni böyle konuşmaya zorluyor.
16 Ve öyle oldu ki ben Nefi, kardeşlerime bu sözleri söylediğimde onlar bana kızdılar. Ve öyle oldu ki bana el kaldırdılar; çünkü işte, son derece öfkelenmişlerdi; ve beni iple bağladılar, çünkü beni çölde vahşi hayvanlara yem olarak bırakıp canıma kıymak istiyorlardı.
17 Fakat öyle oldu ki Rab'be şöyle diyerek dua ettim: Ya Rab, sana olan imanıma göre beni kardeşlerimin elinden kurtar! Evet, hatta bağlı olduğum bu bağları koparabilmem için bana güç ver!
18 Ve öyle oldu ki bu sözleri söylediğimde, işte ellerimdeki ve ayaklarımdaki bağlar çözüldü ve kardeşlerimin önünde durup onlarla tekrar konuştum.
19 Ve öyle oldu ki yine öfkelenerek bana el kaldırmak istediler; fakat işte, İsmail'in kızlarından biri, evet ve ayrıca onun annesi ve İsmail'in oğullarından birisi, kardeşlerime o kadar çok rica edip yalvardılar ki onların yüreklerini yumuşattılar; ve kardeşlerim sonunda canıma kastetmekten vazgeçtiler.
20 Ve öyle oldu ki onlar yaptıkları kötülükler için o kadar çok üzüldüler ki önümde eğilerek bana karşı yaptıkları bu hareketten ötürü kendilerini affetmem için bana yalvardılar.
21 Ve öyle oldu ki onların yaptığı her şeyi bütün kalbimle affettim ve affedilmeleri için onları Tanrıları Rab'be dua etmeye teşvik ettim. Ve öyle oldu ki onlar dediğimi yaptılar. Ve kardeşlerim Rab'be dua ettikten sonra babamızın çadırına doğru yolumuza devam ettik.
22 Ve öyle oldu ki babamızın çadırına vardık. Ve ben, kardeşlerim ve İsmail'in bütün ev halkı babamın çadırına geldikten sonra, onlar Tanrıları Rab'be şükrettiler ve O'na kurban ve yakılmalık adaklar sundular.

8. BÖLÜM
Lehi, yaşam ağacının bir görümünü görürAğacın meyvesinden yer ve ailesinin de aynı şeyi yapmasını ister---Demir bir çubuk, dar ve ince bir yol ve insanları örten koyu bir karanlık görürSariya, Nefi ve Sam bu meyveden yerler, fakat Laman'la Lemuel yemeyi reddeder. m.ö. tahminen 600--592 yılları.


Ve öyle oldu ki biz birçok çeşit tohum topladık, hem tahıl hem de meyve tohumları biriktirdik.
2 Ve öyle oldu ki babam çölde kalırken bize şöyle diyerek konuştu: İşte bir rüya gördüm ya da başka bir deyişle bir görüm gördüm.
3 Ve işte, gördüğüm bu görümden dolayı, Nefi ve ayrıca Sam için Rab'de sevinmeye hakkım var; çünkü onların ve ayrıca onların soylarından birçok kişinin kurtulacağına inanmaya hakkım var.
4 Fakat işte, Laman ve Lemuel, sizin yüzünüzden çok korkuyorum; çünkü işte, rüyamda hatırlayabildiğim kadarıyla karanlık ve iç karartıcı bir çöl gördüm.
5 Ve öyle oldu ki bir adam gördüm ve bu adam beyaz bir kaftan giymişti; ve gelip önümde durdu.
6 Ve öyle oldu ki benimle konuştu ve bana kendisini izlememi buyurdu.
7 Ve öyle oldu ki O'nu izlerken, karanlık ve iç karartıcı çorak bir yerde olduğumu gördüm.
8 Ve karanlıkta saatlerce yol aldıktan sonra bana çok şefkatli olan merhametiyle merhamet etmesi için Rab'be dua etmeye başladım.
9 Ve öyle oldu ki Rab'be dua ettikten sonra büyük ve geniş bir alan gördüm.
10 Ve öyle oldu ki insanı mutlu edecek, meyvesi arzu edilen bir ağaç gördüm.
11 Ve öyle oldu ki gidip o ağacın meyvesinden yedim ve bu meyvenin o güne kadar tattığım her şeyden daha tatlı olduğunu gördüm. Evet ve ağacın meyvesinin o güne kadar görmüş olduğum bütün beyazlıkları geçen bir beyazlıkta olduğunu gördüm.
12 Ve ağacın meyvesini yediğimde, bu ruhumu son derece büyük bir sevinçle doldurdu; bu nedenle ailemin de bu meyveden yemesini arzu ediyordum; çünkü bu meyvenin bütün diğer meyvelerden daha çok arzu edildiğini biliyordum.
13 Ve belki ailemi de görürüm diye etrafa göz atarken suyla dolu bir ırmak gördüm ve ırmak, meyvesini yemekte olduğum ağacın yanından ileri doğru akıyordu.
14 Ve ırmağın nereden geldiğini görmek için bakındığımda onun kaynağının pek uzakta olmadığını gördüm ve kaynağının başında anneniz Sariya'yı, Sam'ı ve Nefi'yi gördüm; ve onlar sanki nereye gideceklerini bilmiyorlarmış gibi orada dikilmiş bekliyorlardı.
15 Ve öyle oldu ki onlara işaret ettim ve ayrıca yüksek bir sesle onlara bana doğru gelmelerini ve bütün diğer meyvelerden daha çok arzu edilen bu meyveden yemelerini söyledim.
16 Ve öyle oldu ki bana doğru gelip onlar da bu meyveden yediler.
17 Ve öyle oldu ki ben, Laman'la Lemuel'in de gelmelerini ve meyveden yemelerini istiyordum; bu nedenle, belki onları görürüm diye, gözlerimi ırmağın kaynağına doğru çevirdim.
18 Ve öyle oldu ki onları gördüm, ancak onlar yanıma gelip meyveden yemek istemediler.
19 Ve demir bir çubuk gördüm ve bu çubuk ırmağın kıyısı boyunca uzanıyor ve yanında durduğum ağaca doğru gidiyordu.
20 Ve ayrıca bu demir çubuk boyunca, yanında durduğum ağaca kadar uzanan dar ince bir yol gördüm ve bu yol kaynağın başından başlayarak, sanki bir dünyaya benzeyen büyük ve geniş bir alana doğru gidiyordu.
21 Ve sayısız insan toplulukları gördüm; birçoğu yanında durduğum ağaca doğru giden yola ulaşabilmek için ileri doğru atılıyorlardı.
22 Ve öyle oldu ki onlar çıkıp ağaca doğru giden yolda yürümeye başladılar.
23 Ve öyle oldu ki etrafı koyu bir karanlık, evet, hatta son derece koyu bir karanlık bastı; öyle ki yolda yürümeye başlamış olanlar yollarını kaybettiler ve yoldan çıkıp kayboldular.
24 Ve öyle oldu ki başkalarının da ileri doğru atılıp ilerlediğini ve demir çubuğun ucundan yakaladığını gördüm; ve onlar koyu karanlığın içinde demir çubuğa sımsıkı sarılarak, hatta ağaca varıncaya ve meyvesinden yiyinceye kadar ileriye doğru atıldılar.
25 Ve ağacın meyvesinden yedikten sonra sanki utanıyorlarmış gibi etraflarına bakındılar.
26 Ve ben de etrafıma bakındığım da suyla dolu ırmağın karşı yakasında büyük ve geniş bir bina gördüm ve bina sanki yerden yüksekte havadaymış gibi duruyordu.
27 Ve bina hem yaşlı ve genç, hem erkek ve kadın birçok insanla doluydu ve onların giyiniş tarzları son derece güzeldi; ve onlar ağaca erişip meyveden yemekte olanlara doğru parmaklarını uzatıyor ve alaycı bir tavır sergiliyorlardı.
28 Ve meyveden tattıktan sonra kendileriyle alay edenler yüzünden utananlar yasak yollara saparak kayboldular.
29 Ve şimdi, ben Nefi, babamın söylediklerinin hepsini anlatmayacağım.
30 Fakat bunlara kısaca değinmek gerekirse, işte babam ileriye doğru atılan başka kalabalıklar gördü; ve onlar gelip demir çubuğun ucundan yakaladılar; ve devamlı demir çubuğa sımsıkı tutunarak, ağaca varıncaya ve yere kapanıp ağacın meyvesinden yiyinceye kadar kendi kendilerine ilerlemesini bildiler.
31 Ve babam aynı zamanda o büyük ve geniş binaya doğru elleriyle yollarını bulmaya çalışan başka kalabalıklar da gördü.
32 Ve öyle oldu ki birçok kimse su kaynağının derinliklerinde boğuldu ve birçokları da bilinmeyen yollarda başıboş dolaşırken babamın gözleri önünden kayboldu.
33 Ve bu garip binanın içine giren kalabalık çok büyüktü. Ve onlar, bu binaya girdikten sonra parmaklarını uzatarak benimle ve meyveden yiyenlerle alay ettiler; ama biz onlara aldırmadık.
34 Bunlar babamın söylediği sözlerdir: Onlara aldırış eden herkes doğru yoldan sapmıştır.
35 Ve babam: ALaman'la Lemuel meyveden yemediler@ dedi.
36 Ve öyle oldu ki babam gördüğü bu rüyası ya da görümü ile ilgili bütün sözlerini söyledikten sonra, söyledikleri ki çoktu, gördüğü bu şeyler yüzünden bize Laman ile Lemuel için son derece kaygılandığını söyledi; evet, babam onların Rab'bin huzurundan atılacağından korkuyordu.
37 Ve yine de sevecen bir babaya ait tüm duygularla, belki Rab onlara merhamet gösterir ve onları huzurundan atmaz diye, onları sözlerini dinlemeye teşvik etti; evet, babam onlara vaaz verdi.
38 Ve babam onlara vaaz verdikten ve ayrıca birçok konuda onlara peygamberlik ettikten sonra onlara Rab'bin emirlerini yerine getirmelerini emretti ve konuşmasını bitirdi.

9. BÖLÜM
Nefi iki çeşit kayıt tutar---Bunlara Nefi Levhaları denirBüyük levhalar dinsel olmayan konuların tarihini içerirKüçük levhalar ise önemli kutsal konuları ele alır. m.ö. tahminen 600--592 yılları.


Ve babam bütün bunları ve ayrıca bu levhalar üzerine yazılması mümkün olmayan önemli birçok şeyi Lemuel vadisinde bir çadırda yaşarken görüp duydu ve konuştu.
2 Ve şimdi, bu levhalar hakkında daha önce konuştuğum gibi, işte bunlar, üzerine halkımın tarihini tam olarak yazdığım levhalar değildir; çünkü halkımın tarihini tam olarak üzerine yazdığım levhalara, Nefi adını verdim; bu nedenle, onlar benim adımla Nefi Levhaları olarak bilinir; ve bu levhalar da Nefi Levhaları olarak bilinir.
3 Ancak, bu levhaları özel bir amaçla hazırlamam için Rab'den emir aldım; çünkü halkımın verdiği hizmetleri anlatan bir kaydın tutulması gerekiyordu.
4 Diğer levhaların üzerinde krallar yönetimini ve halkımın savaşlarını ve anlaşmazlıklarını anlatan bir kayıt tutulacaktır; bu nedenle, bu levhalar çoğunlukla verdiğimiz hizmeti anlatır ve diğer levhalar ise çoğunlukla krallar yönetimini ve halkımın savaşlarını ve anlaşmazlıklarını anlatır.
5 Bu nedenle, Rab bildiği bir amaç için bana bu levhaları hazırlamamı emretti; ben bu amacın ne olduğunu bilmiyorum.
6 Fakat Rab her şeyi başından bilir; bu nedenle insançocuklarının arasında yaptığı bütün işlerin başarılması için bir yolunu hazırlar; çünkü işte, Rab sözlerinin hepsini yerine getirebilecek tüm güce sahiptir. Ve bu böyledir. Amin.

10. BÖLÜM


Lehi, Yahudiler'in Babilliler tarafından tutsak edileceğini önceden bildirirLehi, Yahudiler arasından bir Mesih'in, Kurtarıcı'nın, Fidye ile Kurtaran'ın çıkacağını söylerLehi ayrıca Tanrı Kuzusu'nu vaftiz edecek birisinin geleceğini söylerMesih'in ölümünü ve dirilişini anlatır--İsrail'in dağılışını ve toplanışını bir zeytin ağacına benzetirNefi, Tanrı'nın Oğlu, Kutsal Ruh armağanı ve doğruluğa duyulan ihtiyaç konusunda konuşur. m.ö. tahminen 600--592 yılları.
Ve İşte, ben Nefi, bu levhalarda yaptığım işleri, yönetimimi ve hizmetimi anlatmaya devam ediyorum; bu yüzden tuttuğum kayıtlara devam edebilmek için, babamın ve kardeşlerimin yaptığı işler hakkında biraz konuşmalıyım.
2 Çünkü işte, öyle oldu ki babam rüyasını anlattıktan sonra ve ayrıca onları tüm gayretle çalışmaya teşvik ettikten sonra, onlara Yahudiler hakkında konuştu---
3 Öyle ki Yahudiler, hatta o büyük Yeruşalem şehri yıkıma uğradıktan ve birçok kişi Babil'e tutsak olarak götürüldükten sonra Rab'be uygun bir zamanda, onların tekrar geri dönmesi, evet, hatta tutsaklıktan çıkarılarak geri getirilmeleri gerekir; ve tutsaklıktan çıkarılıp geri getirildikten sonra mirasları olan ülkeyi tekrar yurt edineceklerdir.
4 Evet, babam Yeruşalem'den ayrıldıktan altı yüz yıl sonra Rab Tanrı, Yahudiler’in arasından bir peygamber, hatta Mesih'i ya da başka bir deyişle, Dünyanın Kurtarıcısını çıkaracak.
5 Ve babam aynı zamanda peygamberler hakkında konuştu; birçok peygamber onun sözünü etmiş olduğu bu Mesih ya da Dünyanın Fidye ile Kurtaranı hakkındaki bu şeylere tanıklık etmişti.
6 Bu nedenle bütün insanlık kaybolmuş ve düşmüş bir durumdaydı ve bu Fidye ile Kurtarana güvenmedikçe de sonsuza dek bu durumda kalacaklardı.
7 Ve babam Rab'bin yolunu hazırlamak üzere Mesih'ten önce gelecek olan bir peygamber hakkında da konuştu---
8 Evet, o çıkıp çölde şöyle haykıracak: Rab'bin yolunu hazırlayın ve O'nun yollarını düz edin; çünkü aranızda sizin bilmediğiniz biri duruyor; ve O benden daha güçlüdür ki ben onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim. Ve babam bu konu hakkında oldukça konuştu.
9 Ve babam onun Erden'in ötesinde Betabara'da vaftiz edeceğini söyledi; ve onun suyla vaftiz edeceğini, hatta Mesih'i bile suyla vaftiz edeceğini söyledi.
10 Ve o, Mesih'i suyla vaftiz ettikten sonra, dünyayı günahlarından arındıracak olan Tanrı Kuzusunu vaftiz etmiş olduğunu görecek ve buna tanıklık edecektir.
11 Ve öyle oldu ki babam bu sözleri söyledikten sonra kardeşlerime Yahudiler arasında vaaz edilecek olan Sevindirici Haber hakkında ve inançlarını yavaş yavaş kaybedecek olan Yahudiler hakkında da konuştu. Ve onlar gelecek olan Mesih'i öldürdükten sonra, yani O öldürüldükten sonra ölülerin arasından dirilecek ve kendisini Kutsal Ruh'un aracılığıyla Yahudi olmayan uluslara gösterecek.
12 Evet, babam Yahudi olmayan uluslar ve ayrıca İsrail Evi hakkında oldukça konuştu ve onların dalları kırılmış ve yeryüzünün her tarafına savrulmuş olan bir zeytin ağacına benzetilmesi gerekir dedi.
13 Bu nedenle babam, yeryüzünün her tarafına dağılmamız gerektiğini söyleyen Rab'bin sözünün yerine gelmesi için hep beraber vaadedilen diyara doğru götürülmemiz gerektiğini söyledi.
14 Ve İsrail Evi dağıtıldıktan sonra onların tekrar bir araya toplanmaları gerekir; başka bir deyişle özetlersek, Yahudi olmayan uluslar Sevindirici Haber’in tamamını kabul ettikten sonra zeytin ağacının doğal dalları, yani İsrail Evi'nden geri kalanlar aşılanacak, başka bir deyişle Rableri ve Fidye ile Kurtaran’ları olan gerçek Mesih'in bilgisine kavuşacaklardır.
15 Ve babam kardeşlerime bu şekilde konuşup peygamberlik etti; daha başka şeyler de söyledi, ama hepsini bu kitaba yazmadım; çünkü gerekli gördüğüm kısımların çoğunu diğer kitabıma yazdım.
16 Ve sözünü ettiğim bütün bu şeyler babam, Lemuel vadisinde bir çadırda kalırken oldu.
17 Ve öyle oldu ki ben Nefi, babamın bir görümde gördüğü bütün bu konulara ilişkin sözlerini ve Kutsal Ruh'un gücüyle konuştuğu sözlerini dinledikten sonra, bu güç ki ona Tanrı'nın Oğlu'na---ve Tanrı'nın Oğlu gelecek olan Mesih'ti---duyduğu inançtan ötürü verilmiştir, ben de bütün bu şeyleri Kutsal Ruh'un gücü sayesinde görüp duymayı ve bilmeyi istiyordum; bu güç, eski zamanlarda olduğu gibi O'nun kendisini insançocuklarına göstereceği zamanlarda da, O'nu gayretle bulmaya çalışanların hepsine verilecek olan Tanrı’nın bir armağanıdır.
18 Çünkü O dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır; ve eğer öyle olur da bütün insanlar tövbe edip O'na gelirlerse, yol onlar için dünyanın kuruluşundan beri hazır beklemektedir.
19 Çünkü gayretle arayan bulacaktır ve Tanrı'nın sırları, Kutsal Ruh'un gücüyle eski zamanlarda olduğu gibi bu zamanlarda da ve gelecek zamanlarda ise eski zamanlarda olduğu gibi onlara açıklanacaktır; dolayısıyla Rab'bin yolu sonsuz bir yuvarlaktır.
20 Bu yüzden ey insan, bütün yaptıkların için yargıya çıkarılacağını hatırla!
21 Bu nedenle, sen denenme günlerinde kötülük yapmaya çalışmışsan, o zaman Tanrı'nın yargı kürsüsü önünde kirli bulunacaksın; ve kirli olan hiçbir şey Tanrı ile beraber yaşayamaz; bunun için sonsuza dek dışarı atılacaksın.
22 Ve Kutsal Ruh bu şeyleri konuşmam için bana yetki veriyor ki ben bunları inkâr edemem.

11. BÖLÜM


Nefi, Rab'bin Ruhu'nu görür ve ona bir görümde yaşam ağacı gösterilirNefi, Tanrı’nın Oğlu'nun annesini görür ve Tanrı'nın ne kadar alçakgönüllü olduğunu öğrenirTanrı Kuzusu'nun vaftizini, hizmetini ve çarmıha gerilişini görürAyrıca Kuzu'nun On İki Havarisi’nin çağrılışını ve onların verdiği hizmeti görür. m.ö. tahminen 600--592 yılları.
Çünkü öyle oldu ki babamın görmüş olduğu bu şeyleri ben de bilmek istiyordum ve Rab'bin bunları bana bildirebileceğine inanıyordum; böyle oturmuş yüreğimde derin derin düşünürken, Rab'bin Ruhu beni alıp, evet daha önce hiç görmediğim ve ayağımı hiç basmadığım çok yüksek bir dağa götürdü.
2 Ve Ruh bana şöyle dedi: İşte, ne dilersin?
3 Ve ben: ABabamın gördüklerini görmek istiyorum@ dedim.
4 Ve Ruh bana şöyle dedi: Babanın sözünü etmiş olduğu ağacı gördüğüne inanıyor musun?
5 Ve ben: AEvet, babamın her sözüne inandığımı biliyorsun@ dedim.
6 Ve ben bu sözleri söyleyince Ruh yüksek bir sesle şöyle diyerek haykırdı: Rab'be, en yüce Tanrı'ya Hozana! Çünkü O, bütün Dünyanın Tanrısı’dır, evet, her şeyden üstündür. Ve ne mutlu sana Nefi! Çünkü sen en yüce Tanrı'nın Oğlu'na inanıyorsun; bu nedenle arzu ettiğin şeyleri göreceksin.
7 Ve işte sana işaret olarak şu verilecek: Babanın tattığı meyveyi taşıyan ağacı gördükten sonra gökten bir adamın indiğini de göreceksin ve O'na şahitlik edeceksin; ve O'nu gördüğüne şahit olduktan sonra O'nun Tanrı'nın Oğlu olduğuna dair tanıklık edeceksin.
8 Ve öyle oldu ki Ruh bana: ABak!@ dedi. Ve ben baktım ve bir ağaç gördüm; ve ağaç babamın görmüş olduğu ağaca benziyordu ve onun güzelliği her şeyin ötesindeydi; evet, her güzelliği aşmaktaydı ve ağacın beyazlığı gökten düşen kardan daha beyazdı.
9 Ve öyle oldu ki ağacı gördükten sonra Ruh'a: ABana her şeyden çok daha değerli olan ağacı göstermiş olduğunu görüyorum@ dedim.
10 Ve O bana şöyle dedi: Ne arzu ediyorsun?
11 Ve ben O'na: ABunun açıklamasını bilmek istiyorum@ dedim; çünkü onunla bir insanla konuşur gibi konuşuyordum; çünkü O'nun insan biçiminde olduğunu görüyordum; ama yine de onun Rab'bin Ruhu olduğunu biliyordum; ve O, benimle sanki insan insana konuşuyormuş gibi konuştu.
12 Ve öyle oldu ki bana: ABak!@ dedi. Ve ben O'na bakmak için döndüğümde, O'nu göremedim; çünkü yanımdan ayrılmıştı.
13 Ve öyle oldu ki bakıp büyük Yeruşalem şehrini ve başka şehirleri gördüm. Ve Nasıra şehrini gördüm; ve Nasıra şehrinde bir bakireyi gördüm ve o son derece beyaz ve güzeldi.
14 Ve öyle oldu ki göklerin açıldığını gördüm ve gökten bir melek inip önümde durdu ve bana: ANefi ne görüyorsun?@ dedi.
15 Ve ben ona: ABir bakireyi, bütün bakirelerin en güzelini ve en kusursuz olanını@ dedim.
16 Ve melek bana şöyle dedi: Tanrı'nın alçakgönüllü olduğunu biliyor musun?
17 Ve ben ona: ATanrı'nın, çocuklarını sevdiğini biliyorum; ancak bütün bu şeylerin anlamını bilmiyorum@ dedim.
18 Ve o bana şöyle dedi: İşte gördüğün bu bakire Tanrı'nın Oğlu'nun bedenen annesidir.
19 Ve öyle oldu ki onun Ruh tarafından alınıp götürüldüğünü gördüm ve Ruh tarafından alınıp götürüldükten bir müddet sonra melek bana konuştu: ABak!@ dedi.
20 Ve baktığımda bakireyi yine gördüm, kucağında bir çocuk taşıyordu.
21 Ve melek bana şöyle dedi: İşte Tanrı Kuzusu, evet, Ebedi Baba'nın Oğlu! Baba'nın görmüş olduğu ağacın anlamını biliyor musun?
22 Ve ona şöyle diyerek cevap verdim: Evet! Bu, insançocuklarının yüreğinden her yana saçılan Tanrı'nın sevgisidir; bu nedenle, bu sevgi her şeyden daha çok arzu edilir.
23 Ve bana şöyle diyerek konuştu: Evet ve ruhu en çok sevindiren budur.
24 Ve bu sözleri söyledikten sonra bana: ABak!@ dedi. Ve ben bakıp Tanrı'nın Oğlu'nun, insançocukları arasında ilerlediğini gördüm ve birçok kişinin O’nun ayaklarına kapanıp O’na büyük saygı gösterdiğini gördüm.
25 Ve öyle oldu ki babamın gördüğü demir çubuğun, diri suların kaynağına ya da yaşam ağacına götüren Tanrı'nın sözü olduğunu anladım; bu sular Tanrı'nın sevgisinin bir simgesidir; ve aynı zamanda bu yaşam ağacının da Tanrı'nın sevgisinin bir simgesi olduğunu anladım.
26 Ve melek bana yine şöyle dedi: Bak, Tanrı'nın alçakgönüllü olduğunu gör!
27 Ve ben bakıp babamın sözünü ettiği, dünyayı Fidye ile Kurtaranı gördüm ve ayrıca O'nun önünde yolu hazırlayacak olan peygamberi de gördüm. Ve Tanrı Kuzusu gidip onun tarafından vaftiz oldu; ve vaftiz olduktan sonra göklerin açıldığını ve Kutsal Ruh'un bir güvercin biçiminde gökten inip O'nun üzerine konduğunu gördüm.
28 Ve O'nun büyük bir yücelik ve kuvvetle ilerleyip halka hizmet ettiğini gördüm; ve kalabalıklar O'nu dinlemek için bir araya toplandılar; ve O'nu aralarından attıklarını gördüm.
29 Ve ayrıca on iki kişinin daha O'nu izlediğini gördüm. Ve öyle oldu ki onlar gözlerimin önünde Ruh tarafından alınıp götürüldüler ve onları göremez oldum.
30 Ve öyle oldu ki melek bana yine konuştu: ABak!@ dedi. Ve ben bakıp göklerin yine açıldığını gördüm ve meleklerin gökten gelip insançocuklarının üzerine indiklerini gördüm; ve melekler onlara hizmet ettiler.
31 Ve o bana yine konuştu: ABak!@ dedi. Ve ben bakıp Tanrı Kuzusu'nun insançocukları arasında ilerlediğini gördüm. Ve hasta yatan, her türlü hastalıktan acı çeken ve cinlerle kirli ruhlara esir olmuş kalabalık insanlar gördüm; ve melek bütün bunları bana söyleyip gösterdi. Ve onlar Tanrı Kuzusu'nun kudretiyle iyileştiler; ve cinlerle kirli ruhlar ise kovuldular.

Yüklə 4,31 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   57




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin