Soruşturma evraki incelendi


Tanık Esra KONUR'un beyanları



Yüklə 1,62 Mb.
səhifə24/27
tarix03.05.2018
ölçüsü1,62 Mb.
#49955
1   ...   19   20   21   22   23   24   25   26   27

Tanık Esra KONUR'un beyanları;
Tanık ESRA KONUR'un 03/03/2015 tarihinde emniyette verdiği beyanda;
Ben yukarıda vermiş olduğum adreste ikamet ederim. Yine yukarıda vermiş olduğum iş yerinde iş güvenliği uzmanı olarak çalışmaktayım. İhbarda ismi geçen Mehmet BARANSU benim eski eşim olur. Ben İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesinde öğrenci iken tanıştım, kendisi Aksiyon dergisinde muhabir olarak çalışıyordu. 2001 yılı Ağustos ayında evlendim. Evlendiğimiz tarihte ben öğretmen olarak görev yapıyordum. Kendisi o tarihte de bir dergide para karşılığı yazı yazıyordu. Evlendikten bir hafta sonra Amerika’ya yüksek lisans ve tez yazmak amacıyla gitmiştik. 2004 yılı Eylül ayında Ameraka’dan ben geldim, benden 3 ay sonra Kasım ayında da kendisi geldi. Kendisiyle evliliğimizden 2 çocuğumuz oldu, bir çocuğumda doğumsal bir rahatsızlığı vardı. Kendisiyle şiddetli geçimsizlikden dolayı 2012 yılı Ağustos ayında boşandık, yukarıda vermiş olduğum adres annemin üzerine idi, kendisi boşandıktan sonra bu evden ayrılarak şuanda ikamet ettiği adrese gitti. Evden ayrıldığında kendisine ait kişisel eşyalarını alıp gitti, ikamette kendisine ait kütüphanede kitapları, evrakları kalmıştı, ben boşandığım günü eve geldiğimde evde kendisine ait kitap ve evrakları kolilere koydum ve kendisini telefonla arayarak evde kalan eşyaları kitap ve evrakları gelip almasını söyledim. Telefon ettiğim günü akşam geldi, kolileri aldı arabasına götürdü, (10)’a yakın koli vardı, arabasına sığmayan üç “koli kalmıştı, diğerlerini götürdü, onları da arabaya sığmadığı için sonra alırım dedi. Koliler kapı önünde kalınca tekrar gelir gibisinden eve koymayıp yangın merdivenine koydum. Ancak o tarihten sonra gelip almadı, daha sonra eve çocukları görmek amacıyla geldiğinde apartman görevlisi Bülent ÇAKMAK kendisine yangın merdiveninde kalan kolileri ne zaman alacağını söylemiş, Mehmet’te kapıcıya kalsın onlar gelip alacağım demiş, o tarihten sonra gelip almadı. Apartman yönetimi olarak yangın merdiveninde bulunan eşyaların kaldırılması kararı alındıktan sonra yönetim olarak apartmanın iki kat altında bodruma suntalarla yapılan her daire ait 2-3 metre kare genişliğinde kömürlük veya ardiye yapıldı. Ardiye yapılınca diğer daireler eşyalarını kömürlük-ardiyeye taşıdılar, bizimde merdiven boşluğunda (3) koli eşya olduğundan dolayı kapısı Bülent ÇAKMAK’a bunları da kömürlüğe-ardiyeye götürmesini söyledim. Bu kolilerin dışında başka eşyalarımla birlikte ardiyeye indirdi. Benim kömürlük-ardiye numaram 14’dü, babamın kömürlük-ardiye numarasıda 15’di, kapıcı benim eşyaları 14 numaraya koyduktan sonra sığmayan diğer eşyaları 15 numaralı kömürlüğe koymuş, bunlar arasında Mehmet BARANSU’ya ait (3) adet koli bulunuyordu. 02.03.2015 günü Polisler arama yaptıkları sırasında bu kolileri bulmuştur. Ben 02.03.2015 günü iş yerimde çalıştığım bir sırada 15.30-16.00 saatleri arasında babam beni cep telefonundan aradı. Polislerin geldiğini söylerek telefonu polise verdi, telefondaki polis bana bir ihar üzerine kömürlüğümüzde Mehmet BARANSU’ya ait evraklar olduğunu söylediler, kömürlüğü girmeleri konusunda izin istediler, bende izin verdim. Daha sonra işten ayrılarak eve gittim. Eve gittiğimde saat: 17.00 sıraları idi. Eve gelir gelmez kömürlüğü gittim. Polisler arama yapıyorlardı. Koliler içerisinde çıkan belgeleri babam ve ben imza attırdılar. Arama, el koyma ve muhafaza altına alma tutanağındaki imzam bana aittir. Bu belgeler yukarıda detaylı olarak anlattığım gibi boşandığı Mehmet BARANSU’ya aittir. Bu kolilerden çıkan belgeleri kim tarafından verildiğini bilmiyorum. Bu belgelerin içeriğini daha önce dikkatlice bakmadığım için tam olarak nasıl bir belgeler olduğunu hatırlamıyorum. Polisler bana evrakları imzalattığı sırada şahit oldum. Daha sonra polisler aramayı sonlandırarak gece geç saatlerde evden ayrıldı. Polis tarafından ele geçirilen belgeler kesinlikle boşandığım eşim Mehmet BARANSU’ya aittir. Benim ve ailemle ilgisi yoktur. Yukarıda bunları detaylarıyla anlattım.Benim anlatacaklarım bunlardan ibarettir. Aktaracağım başkaca herhangi bir husus yoktur. Alınan bilgi alma tutanağı okundu, okutuldu, doğruluğu anlaşıldıktan sonra bulunanlar ile birlikte,

Tanık ESRA KONUR'un 11/03/2015 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığımızdaki beyanı;
Ben kollukta müdafiim Murat SULTANSU huzurunda vermiş olduğum 05/03/2015 tarihli ifade içeriğini tekrar ederim.

İfademde belirttiğim gibi ikametimin bodrum katında bulunan ve kullanımımdaki ardiye de ihbar üzerine kolluk güçlerince elde edilen belgeler, evraklar iki adet DVD ve 1 adet CD ile bir adet ses kaseti boşandığım eşim Mehmet BARANSU ya aittir.

İfademde belirttiğim gibi 2012 yılında Mehmet BARANSU dan boşandıktan sonra kendisi eşyalarını 10 a yakın koli içinde alıp götürmüştü, aramada elde edilen belgeler ve diğer eşyaları kendisine defaten söylememe rağmen almadı, bu belge, evrak ve eşyaları önce bir koli içinde binanın yangın merdiveni boşluğuna bıraktım, bina yönetiminin aldığı karar gereğince binanın bodrum katında oluşturulan ve benim kullanımımda olan ardiyeye bina görevlisi Bülent ÇAKMAK vasıtasıyla göndererek kaldırdım.

02/03/2015 tarihinde ise yapılan ihbar üzerine kolluk güçlerince soruşturmaya konu eşya, belge ve evraklara el konulmuştur, kolluğa bu ihbarı ben yapmadım.

Müşteki vekillerinden Av. Hüseyin ERSÖZ' ün 06/03/2015 havale tarihli dilekçesinin 3. Sayfasının 5. Bendinde belirtmiş olduğu sosyal medyada yer alan yazıları ben yazdım, dedi.

SORULDU; Boşandığım eşim Mehmet BARANSU ya Tuncay OPÇİN yayınlaması için belge ve para veriyordu, 2010 yılı Ocak ayında doğum yaptım, doğan çocuğumun doğumsal rahatsızlığı vardı, o dönemde eşim Mehmet BARANSU da hastanede yanıma geliyordu, hastaneye Tuncay OPÇİN de 1-2 kez Mehmet BARANSU ile görüşmek için gelmişti, Tuncay OPÇİN Mehmet BARANSU ya belge verdikten sonra Mehmet BARANSU önemli haberler yazıyordu, Tuncay OPÇİN in Mehmet BARANSU ya belge ve para verdiğini bana evliliğimiz döneminde Mehmet BARANSU kendisi anlattı, Tuncay OPÇİN o dönemdeki ortak konutumuza hiç gelmedi, farklı bir telefondan Tuncay OPÇİN ile görüşmeler yapıyordu, kendi kullanımındaki telefondan görüşme yaptığına şahit olmadım, Tunrcay OPÇİN Mehmet BARANSU yu kullandığı farklı telefon hattından aradığında Mehmet BARANSU hemen evden ayrılıyordu, genellikle geceleri Tuncay OPÇİN Mehmet BARANSU yu kullandığı farklı telefon hattından arıyordu, Tuncay OPÇİN bugün gazetesinde çalışıyordu, ben bir kaç kez kendi kullandığım araçla Mehmet BARANSU yu gündüz saatlerinde bugün gazetesinin önüne bıraktım, bugün gazetesinin yakınlarındaki bir kafede Tuncay OPÇİN ile buluşuyorlardı, Mehmet BARANSU bana Tuncay OPÇİN ile zaman zaman da köprünün Anadolu yakasında köprünün ayağına yakın bir yerlerde buluştuklarını da söylemişti, ancak hangi köprünün Anadolu yakasındaki ayağına yakın bir yerde buluştuklarını bilmiyorum, Tuncay OPÇİN in Mehmet BARANSU ya ne kadar para verdiğini bilmiyorum, evliliğimiz süresince Tuncay OPÇİN den aldığı paralar bizim yaşam kalitemizi yükseltmedi ancak boşandıktan sonra kendisine aldığı ev ve araç nedeniyle bu paraları biriktirdiğini düşünüyorum, boşandıktan sonra bana uzunca bir süre nafaka ödemedi, ancak kendisine ev ve araba almıştı, o süreçte ben nafakayı ödemesini istediğimde çocukları elinden alırım, savcı bir telefonuma bakar gibi şeyler söylüyerek beni tehdit ediyordu.

Ben Tuncay OPÇİN i Mehmet BARANSU nun yanında ilk kez 2010 yılı Ocak ayında doğum yaptığım hastanede görmüştüm, ancak onun öncesinde Mehmet BARANSU dan Tuncay OPÇİN in ismini duyuyordum, bana Tuncay OPÇİN ile görüştüğünü anlatıyordu, ben Mehmet BARANSU nun yaptığı önemli haberler ile ilgili tüm belgeleri Tuncay OPÇİN den aldığını düşünüyorum.

Mehmet BARANSU Fethullah GÜLEN cemaatinin içinde yer alan birisiydi, evliliğimiz süresince ben bunu net bir şekilde gözlemledim, sonradan Fethullah cemaatine girmiş birisi değildir, başından beri Fethullah cemaatinin içerisindeydi, yüksek lisans için Amerikaya gittiğimizde Newyok Bruglin de ikamet ettiğimiz konutun hemen yanında Fethullah GÜLEN cemaatine bağlı kişilerin kaldığı bir ev vardı, burada yaşayan bize ev tutmamıza ve orada yaşamamıza yardımcı olmuştu, bu kişilerin bir kısmını Mehmet BARANSU Türkiye den tanıyordu, 3 yıl Amerika Birleşik Devletlerinde yaşadık daha sonra Türkiye ye geri döndük, bir kaç ay sonra da Mehmet BARANSU Cihan Haber Ajansında çalışmaya başlamıştı, Emre USLU gibi bir Amerika bağlantısı da yoktu.

Hatırladığım kadarıyla 2009 yılında ve 2010 yılında sık sık ayda 1 kez Boluya giderek orada ismini bilmediğim bir subayla görüştüğünü söylüyordu, ben kendisine bu haberleri nasıl yaptığını sorduğumda, yaptığı haberlerden sonra süreçten rahatsız olan ordu içindeki bazı kişilerin kendisine ulaştığını bana söylüyordu.

Mehmet BARANSU HDBRNS isimli bir internet şirketi kurmuştu, bu şirket ofisinde Mehmet BARANSU nun boşandıktan sonra ortak konutumuzdan alıp götürdüğü 10 koliye yakın evrakı muhafaza ettiğini düşünüyorum, bu şirket halen faaldir.

Benim Tuncay OPÇİN ve Mehmet BARANSU ilişkisi ve yayınlanan belgelerin nasıl geldiği konusundaki bilgim bundan ibarettir.

Konutumun müştemelatında kimliğini bilmediğim bir şahıs tarafından yapılan ihbar üzerine Mehmet BARANSU ya ait belgeler ele geçirildikten sonra ben Fethullah GÜLEN cemaatine yakın bir grubun hedefi haline geldim, can güvenliğimden endişe duyuyorum, sosyal medya da üstü kapalı bir şekilde tehdit ediliyorum, gerekli koruma önlemlerinin alınmasını ve can güvenliğimin de sağlanmasını talep ediyorum.

Ayrıca soruşturma kapsamında elde edilen ve mühürlü torba içine alınan üzerinde benim de parafımın bulunduğu belgelerin incelenmesi ve mührün açılmasına da katılmak istiyorum, dedi.

Müdafiiden soruldu; Beyanlarına katılıyorum, mühür açma ve belge incelemeye de katılmak istiyoruz, demiştir.


Şüpheli Mehmet BARANSU tarafından, 20/01/2010 tarihli "Taraf Gazetesi"nde "Darbenin Adı Balyoz, 1.Ordu Komutanı Çetin DOĞAN cuntasının 2003 yılındaki darbe planlarının Taraf ele geçirdi, Fatih Camii bombalanacaktı, 29'u General 162 Subay var, Öfkeli kalabalığı alın toplayın, Kendi jetimizi düşürecektik, Hava Müzesi basılsın, Fatih'e 9 kişilik özel tim, Ezan öncesi kan dökülecekti" başlıklı haberlerin yapılmasından sonra,

Şüpheli Mehmet BARANSU tarafından 21/01/2010 tarihinde İstanbul Başsavcılığı (Kapatılan CMK'nun 250. maddesi İle Yetkili) Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine, kendisine kimliğini bilmediği emekli bir subay tarafından verildiği iddiasında bulunduğu, yaptığı haberlere konu bilgileri ihtiva eden yaklaşık olarak beşbin(5.000) sayfa civarında tutan orjinal klasörlerden tarayarak aldığını ve bir kısmını da orjinal CD lerden aktarma yaptığını söylediği, 4 adet DVD kopyası 21/01/2010 tarihli tutanakla teslim edilmiştir.

T.C. Genel Kurmay Başkanlığı'nca, Genel Kurmay Başkanı namına düzenlenen 05/12/2014 tarih ve ADMÜŞ:26702250-9140-1245-14 sayılı gizli yazı ile;

Şüpheli Mehmet BARANSU tarafından orjinallerinin yok edildiği, kopyalarının teslim edildiği 19 adet CD içeriğinde bulunan belgeler üzerinde Genel Kurmay İstihbarat Başkanlığı'nca yapılan inceleme sonucunda;

11 ve 17 numaralı CD ler içerisinde yer alan "Balyoz, Suga, Oraj, Çarşaf vb" isimlerle hazırlanmış olanların TSK'ya ait bilgi ve belgeler olmadığı,

CD lerde yer alan açık ismi EGEMEN Harekat Planı olan ERTUĞRUL Harekat Planı'nın yenisinin ihtas edilmesi nedeniyle, 18/12/2008 tarihinde imha edildiği, imha edilen harekat planının "ÇOK GİZLİ" gizlilik derecesine haiz olduğu tespit edilmiş ve söz konusu Harekat planındaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken ve ifşası halinde Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.

Yazı ekinde, CD ler içerisindeki 118 adet "ÇOK GİZLİ" belgenin de listesi gönderilmiştir.

Şüpheli Mehmet BARANSU'nun eski eşi tanık Esra KORUR C.Başsavcılığımızda alınan ifadesinde özetle;

Soruşturmaya konu Devletin Güvenliği veya İç veya Dış Siyasal Yararları Bakımından gizli kalması gereken " ÇOK GİZLİ" gizlilik derecesine haiz 1. Ordu Komutanlığı Plan Seminer odasından çalınan Ertuğrul Harekat Planına ait belgeler ile birlikte sahte dijital verilerle oluşturulmuş balyoz darbe planı ve eklerini içeren belgeleri taraf gazetesinde yayınlanması için şüpheli Tuncay OPÇİN tarafından şüpheli Mehmet BARANSU ya verildiğini, Mehmet BARANSU nun Fethullah GÜLEN örgütlenmesi içerisinde hareket ettiğini beyan etmiştir.

Taraf gazetesi eski yazı işleri müdürü şüpheli Yıldıray OĞUR C.Başsavcılığımızda alınan ifadesinde özetle;

Taraf gazetesi çalışanı Mehmet BARANSU nun yönlendirmesi ile taraf gazetesi yakınlarındaki bir kafede Tuncay OPÇİN ile 5-6 kez gazetenin bilgisi dahilinde görüştüğünü, Tuncay OPÇİN in başka konularda verdiği belgeleri Mehmet BARANSU adı ile haberleştirdiklerini, Balyoz Darbe Planı ile ilgili taraf gazetesinde yayınlanan haberlerden sonra, sonradan sahte olduğu anlaşılan balyoz darbe planında yer alan TGB ( Türkiye Gençlik Birliği) nin kuruluş tarihinin 2007 yılı olarak açıklayıp, 2003 yılında oluşturulduğu iddia edilen balyoz darbe planında yer almalarının mümkün olamayacağına açıklamasından sonra, haberi yapan ve kaynağı olan şüpheli Mehmet BARANSU nun yerine Tuncay OPÇİN in taraf gazetesine gelerek belgelerin gerçekliğini savunup, kendisine bu konuda bir adet CD verdiğini beyan etmiştir.

Şüpheli Mehmet BARANSU nun konutunda yapılan arama sonucunda bilgisayarında ses dosyası olarak bulunan, Hanefi AVCI ile şüpheli Mehmet BARANSU nun yaptığı röportaj geçen beyanları nedeniyle ifade sahibi sıfatıyla C.Başsavcılığımızda beyanı alınan Hanefi AVCI ifadesinde özetle;

2010 yılı Ağustos ayında Eskişehir İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı sırada, taraf gazetesi çalışanı Mehmet BARANSU ile İl Emniyet Müdürlüğü makamında röportaj yaptığını, bu röportaj sırasında taraf gazetesinde yayınlanan balyoz darbe planına ilişkin haberlerin dayanağı belgelerin Tuncay OPÇİN tarafından Mehmet BARANSU ya verildiğini duyduğunu söylediğini, C.Başsavcılığımızda bu yöndeki beyanlarını tekrarladığını, Fethullah GÜLEN örgütü tarafından operasyonel anlamda belgelerin Tuncay OPÇİN tarafından Mehmet BARANSU ya verilerek, taraf gazetesinde yayınlanmasının sağlandığını, balyoz soruşturmalarını Fethullah GÜLEN örgütünün operasyonu olduğunu beyan etmiştir.

Medya da ve açık kaynaklarda şüpheli Mehmet BARANSU nun soruşturma kapsamındaki suçlardan tutuklanmasından bir süre sonra şüpheli Tuncay OPÇİN in yurt dışına çıktığı yer almaktadır.

TCK nun 314/1 , 326/1, 327/1 ve 329/1 maddeleri gereğince hakkında soruşturma yürütülen Tuncay OPÇİN hakkında;

Yüklenen suçların niteliği, elde edilen suç delilleri ile birlikte sağlıklı bir şekilde sorgulanması, CMK nun 90, 91,100 ve 146/1-4 maddeleri gereğince şüpheli Tuncay OPÇİN hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama kararı verilmesi için, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir somut delillerin bulunması nedeniyle yakalanıp gözaltına alınmasına ve zorla getirilmesine karar verilmiştir.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazılan 02/11/2015 tarihli talimatımız gereğince yapılan araştırma sonucunda şüpheli Tuncay OPÇİN in eylem birliği içinde hareket ettiği suç ortağı şüpheli Mehmet BARANSU nun tutuklanmasından kısa bir süre sonra 28/03/2015 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından yurt dışına çıkış yaptığı, şüpheli Tuncay OPÇİN in eşi Esma Gündoğdu OPÇİN ve kızı Vera OPÇİN in 22/07/2015 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından yurt dışına çıkış yaptıkları, şüpheli Tuncay OPÇİN in çıkış yaptığı tarihten günümüze kadar yurda herhangi bir giriş kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Kollukça yapılan açık kaynak tespit tutanağında ise şüpheli Tuncay OPÇİN in yurt dışına çıkış yaptığı 28/03/2015 tarihinde Atatürk Havalimanında çektirmiş olduğu fotoğrafının da yer aldığı, internet ortamında tuncay opçin@tuncayopçin isimli internet sitesinde " siz Mekkeli müşrik olmayı seçtikten sonra bana düşen muhacir olmaktır. Elimi kolumu sallayarak Atatürk Havalimanından çıktım" şeklinde paylaşımda bulunarak içinde yer aldığı Silahlı Terör Örgütü ile ilgili kabule dönük ifadeler kullandığı, yine kolluk tespit tutanağında belirtildiği şekilde şüpheli Tuncay OPÇİN in yurt dışına kaçtığı için kendisini eleştirenlere ise "Gidebilen gitti, kalan yakalandı" şeklinde paylaşımda bulunarak FETÖ/PDY isimli Silahlı Terör Örgütünün içinde yer aldığını kabule dönük ifadelerde bulunduğu tespit edilmiştir.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde yönetici olarak faaliyette bulunduğu tespit edilen şüpheli Tuncay OPÇİN in yakalanmamak amacıyla yurtdışına kaçtığı anlaşılmakla;

Şüpheli hakkında eylemine uyan TCK nun 314/1, 326/1, 327/1 ve 329/1, CMK nun 98/1 ve 100 maddeleri gereğince İstanbul 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 09/11/2015 tarih ve 2015/3811 D.iş sayılı kararıyla tutuklamaya dönük yakalama emri düzenlenmiştir.



Şüpheli hakkındaki deliller ile ilişkili istenen suç maddeleri;
Şüpheli hakkında derlenen bilgiler,tanık beyanları ve incelemeler yukarıda ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir.

Şüpheli hakkındaki emniyet tespitleri, HTS kayıt incelemeleri şüpheli Baransu'nun beyanları, tanık Esra Konur'un beyanları, şüpheli Yıldıray OĞUR'un beyanları, bilirkişi raporları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütünün önemli bir üyesi olduğu,örgüt amacı doğrultusunda TSK da kozmik oda da saklanan CD lerde yer alan açık ismi EGEMEN Harekat Planı olan ERTUĞRUL Harekat Planı'nın yenisinin ihtas edilmesi nedeniyle, 18/12/2008 tarihinde imha edildiği, imha edilen harekat planının "ÇOK GİZLİ" gizlilik derecesine haiz olduğu tespit edilmiş ve söz konusu Harekat planındaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken ve ifşası halinde Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğu değerlendirilen belge ve bilgileri ele geçirdiği, örgüt amacı doğrultusunda kullanılmak amacıyla bunları şüpheli Mehmet BARANSU'ya verdiği, bu bilgilerin ele geçmesine ve diğer şüphelilere ulaştırılmasına ve Çok gizli bilgilerin yayınlanmasına aracılık ettiği, şüphelinin örgütte etkin ve önemli görevler ifa eden yönetici nitelikte olduğu,dosyamıza konu suç ve şüphelilerin eylemlerini gerçekleştirmelerine etkin şeklide müdahale ettiği yönlendirip belge,cd,dökümanları baransu ve yıldıraya ulaştırdığının sabit olduğu,

Asılları yok edilen 19 adet kopya CD savcılığa teslim edildiği, önceden teslim edilen 4 adet kopya DVD (Baransu tarafından taraf gazetesine verilen 3 adet DVD 1 adet CD nin kopyası) savcılığa teslim edilen ve bilirkişi incelemeleri yapılan 19 adet kopya Cd lerden 11 ve 17 nolu CD'lerin TSK'ya ait belge olmadığı, diğer CD lerin “çok gizli” ibareli açık ismi EGEMEN Harekat planı olan ERTUĞRUL Harekat planının yenisinin ihdas edilmesi nedeniyle 18/12/2008 tarihinde imha edildiği, imha edilen harekat planının “ÇOK GİZLİ” gizlilik derecesine haiz belge içerdiği bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken ve ifşası halinde devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek olduğu değerlendirilmiştir. Bu nitelikte öneme haiz belge niteliğinde olan belge dökümanları içeren CD lerin şüpheli tarafından incelendiği değerlendirilerek CD lerde bulunan gizli belge ve bilgilerin kullanılarak farklı haber ve yazılarda kullandığı, gerçek ve gizli bilgilerin şüpheli tarafından incelendiği, bu amaçla Orijinal CD ve DVD lerin incelendiği, bu amaçla gazete de irdelendiği, gerçekliği konusunda değerlendirme yapıldıktan sonra gazeteye getirilen 3 adet DVD ve 1 adet CD nin (118 adet ÇOK GİZLİ belgeyi içeren) kullanıldığına dair Baransu'nun 1.Ordu Askeri Savcılığında 26/02/2010 tarihli ifadesinden anlaşılmıştır.

Yine Baransu'nun 02/03/2015 tarihli beyanlarında CD lerin gazetede kopyalarının çıkarıldığı ve bu bilgi ve belgelerin tarandığı, suça konu bilgi ve belgelerin Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OĞUR, Kurtuluş TAYİZ tarafından incelendiğini belirtmiştir.

Taraf gazetesinde yapılan haberlere kaynak olan 3 adet DVD,1 adet CD lerle ilgili olarak haber yapılırken (TGB ) isminin geçmesi üzerine TGB nin açıklama yaparak 2007 yılında kurulduklarını, bu nedenle 2003 yılında oluşturulan Balyoz planında yer almalarında mümkün olmadığının açıklaması karşısında haberin doğruluğundan şüphe edildiğinden önce şüpheli Mehmet BARANSU'nun arandığı bu konuda açıklama istendiğinde durumu açıklamak üzere şüpheli Tuncay OPÇİN'in Taraf Gazetesine yakın cafe ye gelerek CD, DVD ve içeriklerini savunarak TGB nin, TGBD olduğunu söylerek haberinin kaynağını ve DVD, CD lerin savunduğu, bu şekilde Baransu'nun suça konu DVD, CD leri Tuncay OPÇİN'den aldığı anlaşılmıştır.

Şüpheli Kurtuluş TAYİZ'in savcılığımızda alınan beyanlarında;

Tarafa Gazetesinde editör olarak görev yaptığını, Taraf Gazetesinin ilk kuruluş aşamasında Mehmet BARANSU'nun muhabir olarak görev yaptığını, Ahmet ALTAN'ın genel yayın yönetmeni, Yasemin ÇONGAR'ın yönetmen yardımcısı Yıldıray OĞUR'un sorumlu müdür olduğunu haberleri yapan kişilerin Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OĞUR olduklarını BARANSU tarafından getirilen 3 DVD, 1 CD nin içeriğindeki belgeleri birlikte incelediğini, DVD ve CD lerdeki bilgi ve belgelerin bir kısmını incelediklerini, diğer bilgi ve belgelerin gazetenin haber merkezi ve politika servisinde çalışan bir çok kişiye incelenmek üzere verildiğini, belge ve bilgiler incelendikçe haber yapıldığını, “Gizli” ve “Çok Gizli” belgelerin ve bilgilerin tarama ve inceleme işlemlerinin Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OĞUR, Mehmet BARANSU tarafından yapıldığını, CD ve DVD lere gazeteye getiren kişinin BARANSU olduğunu, çıkan haberlerde isim ve imzası olduğunu, gazete manşetlerini genel yayın yönetmeninin ve yardımcısının belirlediğini, Tuncay OPÇİN ve BARANSU'nun samimi arkadaş olduklarını duyduğuna göre CD ve DVD lerin içerisindeki belge ve bilgilerin çıktısı alındıktan sonra CD ve DVD lerin BARANSU tarafından gazeteden alınıp götürüldüğünü, Yıldıray OĞUR'dan duyduğunu, CD ve DVD lerin Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OĞUR ve BARANSU'nun ifadesinde uhdesinde olduğunu, BARANSU askere gittikten sonra onun yerine Yıldıray OĞUR'un haberlere devam ettiğini belirttiği,

Yukarıda açıklıkla alınan beyanlarında da anlaşılacağı üzere “ÇOK GİZLİ” ve “ GİZLİ” devletin güvenliğie ilişkin belgelerin temin edilmesi ve bu suça iştirak (TCK 326/1) ,

Devletin Güvenliği veya İç ve Dış Siyasal Yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgilerin temin edilmesi (TCK 327/1) ve bu suça iştirak,

Devletin Güvenliği veya İç ve Dış Siyasal Yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri Açıklamak (TCK 329/1) ve bu suça iştirak suçlarını şüphelilerden örgüt yöneticisi olarak değerlendirilen Tuncay OPÇİN'in eylemine katılan diğer şüpheliler Mehmet BARANSU, Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OĞUR ile birlikte fikir ve eylem birliğiyle hareket ederek gerçekleştirdikleri değerlendirilmiştir. Şüphelilerin bu eylemlerine TSK da yapılanmak ve örgütlenmek amacıyla TSK'da “ÇOK GİZLİ” ve “ GİZLİ” belge ve bilgilerin 1.Ordu Karargahında kozmik oda da bulunan ve yüksek güvenlikli korunan yerden çalındığı, suça konu “ÇOK GİZLİ” ve “ GİZLİ” belge ve bilgilerin şüpheli Tuncay OPÇİN'in Mehmet BARANSU'ya verdiği, Mehmet BARANSU, Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR ve Yıldıray OĞUR'un belgelerin temin, bulundurulması, taşınması, incelenmesi suçuna katıldıkları, temin edilen “ÇOK GİZLİ” ve “ GİZLİ” belgelerden ( CD, DVD lerden )elde edilen bilgilerin elde edilmesi suçlarına katıldıkları, şüphelilere aynı suç işleme kararıyla temin edilen devletin güvenliğine ilişkin belgeler (TCK 326/1) Devletin Güvenliğine ilişkin bilgileri temin ettikten (TCK 327/1) sonra, Devletin Güvenliği veya İç ve Dış Siyasal Yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri Açıklamak (TCK 329/1) suçını işledikleri, bu suça katıldıkları,

Toplanan deliller yukarıda belirtilen HTS raporları, şüphelilerin savunmaları, tutaklar, tanık Esra KONUR'un beyanları, Bilirkişi raporları, şüpheli Tuncay OPÇİN Örgüt Yöneticisi olduğu sabit olduğundan,
Şüphelinin sabit olan eylemlerine uyan TCK 314/1, 53/1, TCK 37/1 maddesi yollamasıyla 326/1, 43, 327/1, 43 ve 329/1, 43,53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,

Şüpheli hakkında örgüt yöneticisi olması nedeniyle 3713 sayılı yasanın 5 maddesinin,TCK 220 /5 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,




Yüklə 1,62 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   19   20   21   22   23   24   25   26   27




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin