Öğretmen Adaylarının Okulöncesi Eğitim Çağrışımları

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 141.03 Kb.
tarix25.01.2019
ölçüsü141.03 Kb.

ÖĞRETMEN ADAYLARININ OKULÖNCESİ EĞİTİM ÇAĞRIŞIMLARI

ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

ÖZ

Araştırmanın Temelleri: Ülkemizde okulöncesi eğitimin gelişimi artan çağ nüfusuna göre ağır ilerlemektedir. Bunun nedeni toplumun, okulöncesi eğitimin gereğini tam olarak anlayamamış olmasından kaynaklanmaktadır. Toplumu şekillendirecek ve gelişimine öncülük edecek olanlar ise öğretmenlerdir. Öğretmenlerin okulöncesi eğitime bakış açıları ve okulöncesi eğitimi geliştirmeye dönük çabaları, toplumun okulöncesi eğitimi nasıl algılamaları gerektiğini belirleyecek temel unsurdur.

Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın temel amacı, gelecek nesli şekillendirecek olan öğretmen adaylarının okulöncesi eğitime ilişkin görüşlerini belirlemektir.

Araştırmanın Veri Kaynakları: Araştırmanın örneklemini, 2009-2010 eğitim öğretim yılında DPÜ eğitim fakültesinde öğretim gören 91 sınıf öğretmenliği bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Veriler, anolog ifadelerle okulöncesi eğitim denildiğindeki adayların çağrışımlarını belirlemek amacıyla bir anket yolu ile toplanmıştır. Bu amaçla geliştirilen anket, adaylarla birebir görüşmeler ve ilgili dokümanların incelenmesi sonucu oluşturulmuştur.

Araştırmanın Sonucu: Araştırma sonuçlarına göre, sınıf öğretmenliği bölümü öğrencilerin büyük bir çoğunluğu okulöncesi eğitimi çocuk bakımı yapan bayanlara özgü bir iş kolu olarak algılamaktadır. Yine adaylar, ağırlıklı olarak toplumda bir okulöncesi eğitimi şekillendiren şeylerin oyun yeri, zaman geçirme, bakım, koruma vb. yanlış inanışlar olduğunu, okulöncesi eğitimin zorunlu olmadıkça toplum açısından öneminin kavranamayacağını düşünmektedirler.
Anahtar Kelimeler: Öğretmen adayları, okulöncesi eğitim algısı, Analog çağrışımlar
ABSTRACT

Bases of Research: Our country's development of preschool education is sluggish compared to the increasing age of the population. This is because the society, the need for preschool education is caused by not fully understand. Will lead to development that will shape society and those who are the teachers. Teachers' perspectives on preschool education and preschool education efforts to improve the community's preschool education are essential to determine how they should perceive.

Purpose of Research: The main purpose of this study, which will determine the next generation of teachers to determine their views on preschool education.

Resources of data: The sample of research, faculty of education in the 2009-2010 academic year teaching in the DPU/Kutahya 91 primary pre-teachers who comprise the student section. Data from analog to Express preschool education in order to candidates' associations were gathered via a questionnaire. Questionnaire developed for this purpose, candidates interviewed and examined the relevant documents have been created.

Conclusion: According to the results of research, the vast majority of classroom teachers of students in the department of child care for preschool education for women who are perceived as a unique business. Candidates still predominantly shaped by the society of a preschool education in the game, spending time, maintenance, protection, etc.. beliefs are wrong, the importance of preschool education is not compulsory unless the community are thinking of the clutch can not be.
Keywords: Student teachers, preschool education perspective, Analog associations

1. GİRİŞ

21. yüzyıl bilginin çok hızlı değiştiği ve insan yaşamını büyük ölçüde etkilemektedir. Bu değişimden en çok etkilenen yine insandır. Eğitim ne yazık ki okul çağları ile sınırlandırılmıştır Halbuki eğitim doğumdan ölüme sürer. Bu süreçte insan yetiştirme görevini üstlenen eğitim, artık insanı gelecekteki hızlı değişimlere hazırlayıcı ve kendi kendine yetebileceği bir anlam kazanmıştır. Hemen her toplumda yetişen çocukların bedensel, duygusal ve zihinsel olarak sağlıklı bir şekilde büyümesi, topluma yararlı ve uyum sağlayan bir yetişkin olması ve bireysel hareket özgürlüğü edinmesi amaçlanmaktadır. Bu süreç ne kadar erken başlarsa o kadar geliştirilebilir. Okulöncesi eğitim bu sürecin planlı bir şekilde başlamasının yasal basamağıdır (Oktay, 2004, Oğuz, Oktay, Ayhan, 2004, YA-PA, 1993).

Okulöncesi eğitim dönemini kapsayan 0-6 yaş, çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin en hızlı olduğu dönemlerden biridir. Bu dönemlerdeki her türlü gelişme çocuğun ileriki yaşantılarında büyük önem taşımaktadır. Ancak ülkemizde okulönceleşme oranı (2009 yılı itibariyle; anaokul sayısı 1210, 804 bin 474 ana sınıfı öğrencisi, çağ nüfusuna oranı %33) bu önem ile paralel olarak büyümemektedir (Poyraz ve Dere, 2003, Baykan ve Turla, 1995). Bunun için kurumsal eğitim açısından anasınıflarının ve anaokullarının sayısının arttırılması, özel ve resmi okulöncesi kurumlarının teşvik edilmesi ve zorunlu eğitim kapsamına alınması düşünülebilir (Senemoğlu, 1994, Oktay ve Unutkan, 2005, Temel ve Dere, 1999). Şüphesiz, yapılan araştırmalar da okulöncesi eğitimin bir üst öğrenime hazırlama ve çocuğu yapılarını (zihinsel, duygusal, bedensel, sosyal vb) geliştirme görevi yanında nitelikli ve istenen özellikte insan yetiştirilmesine de zemin hazırlamaktadır. Bunun için okulöncesini eğitim sisteminin zorunlu bir parçası olarak görmek, çocukların gelişimi ve toplumun erken eğitilme süreci bakımından oldukça önem taşımaktadır. Bu konuda ortaya çıkan sorumluluklar başta eğitim planlayıcılarının ve öğretmenlerin olmaktadır.

Eğitim sistemi tüm kademeleri ile bir bütündür. Her bir kademe kendinden öncesi ve sonraki eğitim kademeleri ile yakından ilişkilidir. Özellikle okulöncesi eğitimle başlayan ve yüksek öğretimle sonlanan eğitim kademeleri kişinin bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal becerilerinin gelişmesindeki dönem aralıklarını belirler (Ömeroğlu, Dere ve Dğ. 2003, Yılmaz, 1999, Şahin, 2005, Korkmaz 2004). Özellikle toplumların ilerlemesi eğitim kademeleri arasındaki ilişkilerin net bir şekilde anlaşılmasından, farkındalığından ve bilincinden oluşur. Eğitim sisteminin uygulayıcı ve toplumun model aldığı kişi olan öğretmene burada çok önemli görevler düşmektedir. Öğretmen, ülkemiz eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu niteliklerle yetişmiş, eğitime ve eğitilene gönül vermiş bir kişi olmak durumundadır. Bu niteliklerinin yanında öğretmenin, özellikle toplumsal uyumun sağlanabilmesi ve eğitimin erken yaşlardan itibaren başlamasına öncülük eden okulöncesi eğitime ayrı bir önem vermesi ve bu yönde topluma ivme kazandırması gerekmektedir. Bilindiği üzere okulöncesi eğitim planlı ve programlı bir eğitim sürecidir. Bu eğitim sürecine sadece çocuklar değil, aileleri, öğretmenleri dolayısıyla bütün çevreleri dahildir. Çocuğun ileriki hayatını etkileyecek önemli bir süreçtir (Oğuzkan ve Oral, 1997, Güneysu, 2001, Oktay ve Unutkan, 2003, Sevinç, 2003, Başaran ve Koç, 2000).

Bu noktada eğitimciler, hem hizmet öncesinde hem de hizmet içinde okulöncesi eğitimin gerekliliğine inanmalı, toplumun sahip olduğu yanlış inanışları gidermeye çalışmalı ve okulöncesi eğitimi bilinçli bir şekilde teşvik etmelidir.

2. AMAÇ

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenliği bölümü öğretmen adaylarının okulöncesi eğitim hakkındaki çağrışımlarını ortaya koyabilmektir. Dolayısıyla okulöncesi eğitimden ne anladıkları onların toplumsal bir değişim figürü olduklarında bu alana yönelik hassasiyetlerini belirleyecektir. Bu açıdan araştırma, üniversite eğitimi almış, üstelik eğitim fakültesinde öğrenim gören ve okulöncesi eğitimin hemen sonrasında başlayan ilköğretim sınıf öğretmenlerinin konuya bakışını ortaya koyması açısından önemlidir. Bu amaçla şu sorulara cevap aranmıştır:

1-Öğretmen adaylarında okulöncesi eğitim dendiğinde oluşan çağrışım ifadeleri nelerdir?

2-Aday öğretmenlere göre okulöncesi eğitime bakışı şekillendiren unsurlar nelerdir?

3-Aday öğretmenlere göre toplumda okulöncesi bilincini oluşturacak unsurlar nelerdir?

Sınırlılıklar: Araştırma, adayların okulöncesi eğitimi ile ilgili çağrışımları ile, sınıf öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 91 aday öğretmen ile ve kullanılan yöntem ile sınırlıdır.
3-YÖNTEM

Örneklem

Araştırmanın örneklemini 2009-2010 öğretim yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf öğretmenliği Bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Sınıf gözetilmeden rastgele örnekleme ile 91 aday seçilmiş örneklem kapsamına alınmıştır. Araştırma tarama modeli ile gerçekleştirilmiş, öğretmen adaylarına okulöncesi eğitim dendiğinde onlarda öncelikli olarak oluşan çağrışım alanları saptanmaya çalışılmıştır.



Veri Toplama Araçları

Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucu geliştirilen ve analog ifadelerden oluşan anket adaylara uygulanmış, bu ifadelere katılım düzeyleri sayısal olarak likert tipi ölçeklendirme ile ölçülmeye çalışılmıştır. 30 maddeden oluşan anket maddelerine adayların katılım düzeyleri nicel olarak betimlenmiş ve elde edilen frekans ve yüzdelerin yüksek değerine göre yorumlanmıştır.


4-BULGULAR ve YORUMLAR

Aşağıda sınıf öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğretmen adaylarının okulöncesi eğitim çağrışımları ile ilgili bulgulara yer verilmiştir.



Tablo 1. Adayların okulöncesi eğitime ilişkin çağrışımlara katılım düzeyleri

Katılım düzeyi

Tamamen katılı-yorum

Katılı-yorum

Kısmen katılı-yorum

Katıl-mıyorum

Hiç katıl-mıyo-rum

ort

ss

Okulöncesi eğitime bakış

%

%

%

%

%







1. Sıcak-yuva (ev sıcaklığında bir yuva)

50,5

17,6

18,7

5,5

7,7

3,97

1,27

2. Bakıcı-abla (çocuk bakımı)

61,5

24,2

11,0

2,2

1,1

4,42

0,85

3. Anne-samimiyet (annelik görevi)

39,6

28,6

19,8

6,6

5,5

3,90

1,16

4. Bayan-meslek (bayan mesleği)

60,4

20,9

14,3

3,3

1,1

4,36

0,92

5. Zaman-zorunluluk (çalışma/zaman kıtlığı nede-niyle zorunlu)

31,9

22,0

26,4

15,4

4,4

3,61

1,20

6. Oyun-eğlence (oyun ve eğlence merkezli)

53,8

16,5

22,0

4,4

3,3

4,13

1,10

7. İş-istihdam (popüler bir iş kolu)

51,6

34,1

11,0

3,3

-

4,34

0,80

8. Duygusal-sevgi (duygusal ve sevgi dolu)

48,4

31,9

11,0

6,6

2,2

4,17

1,01

9. Planlı-devlet destekli (resmi)

44,0

28,6

22,0

4,4

1,1

4,09

0,96

10. Olmasada olur-tercihi (amacı tam anlaşılmamış)

56,0

25,3

16,5

1,1

1,1

4,34

0,87

11. Güvenli-korunmalı (kontrollü)

39,6

33,0

20,9

5,5

1,1

4,04

0,96

12. Ekonomik-ardışık bütçe (az ve düzenli bir bütçe gerektirmesi)

42,9

41,8

12,1

3,3

-

4,24

0,79

13. Sorumluluk-paylaşma (çocuk sosyal kazanım-ları)

50,5

28,6

16,5

4,4

-

4,25

0,88

14. Temel beceri-motivasyon (çocuk sosyal kaza-nımları)

41,8

27,5

26,4

4,4

-

4,06

0,92

15. Hazırlık-ön birikim (formal çocuk kazanımları)

53,8

30,8

9,9

3,3

2,2

4,30

0,93

16. Sebat-kendine güven (çocuk sosyal kazanımları)

18,7

27,5

22,0

15,4

16,5

3,16

1,35

17. Özenti-merak (başkalarından öykünme)

8,8

15,4

30,8

26,4

18,7

2,69

1,19

18. Beslenme/temizlik-uyku (temel ihtiyaç giderme)

4,4

11,0

28,6

35,2

20,9

2,42

1,07

19. Statü-itibar (önemli bir vasıf olarak sunma)

6,6

11,0

26,4

38,5

17,6

2,50

1,10

20. Çevre-iletişim (çevre edinme)

5,5

18,7

25,3

26,4

24,2

2,54

1,20

21. Tavsiye-beklenti (deneme/yanılma)

30,8

34,1

9,9

17,6

7,7

3,62

1,29

22. Barınma-ilgi (uzmana teslim)

36,3

33,0

13,2

8,8

8,8

3,79

1,26

23. Rutin-para tuzağı (düzenli gereksiz harcamalar)

1,1

17,6

34,1

23,1

24,2

2,48

1,07

24. Etkileşim-arkadaşlık (çocukların akran kazanım-ları)

13,2

34,1

13,2

13,2

26,4

2,94

1,11

25. El becerileri-faaliyet (çocukların kinestetik kazanımları)

26,4

17,6

14,3

22,0

19,8

3,08

1,50

26. Bilgi-beceri (çocukların akademik kazanımları)

29,7

20,9

15,4

15,4

18,7

3,27

1,49

27. Problem-çatışma (çocuğun problemine çözüm arama)

12,1

25,3

27,5

19,8

15,4

2,98

1,25

28. Çocuk paslama-rahatlama (çok çocuklu ailelerin çözüm alanı)

2,2

19,8

30,8

27,5

19,8

2,57

1,06

29. Aile büyüklerine tercih–kıskançlık (anne/ba-baanneyi uzlaştırma)

8,8

14,3

22,0

37,4

17,6

2,59

1,19

30. Kıyaslama-beğeni (Abi-abla gitmiş)

30,8

19,8

18,7

14,3

16,5

3,34

1,46

Araştırma bulgularına göre, okulöncesi eğitimi dendiğinde; Sınıf öğretmenliği bölümü öğretmen adaylarının %50,5’i ev sıcaklığında bir yuva, %61,5’i çocuk bakımı, %60,4’ü bayan mesleği, %53,8’i oyun ve eğlence merkezli, %51,6’sı popüler bir iş kolu, %56,0’ı amacı tam anlaşılmamış, %50,5’i çocuk sosyal kazanımlarının baskın olduğu, %53,8’i formal çocuk kazanımlarının baskın olduğu bir alan olarak görmektedir. Özellikle adayların okulöncesi eğitimi, ağırlıklı olarak, çocuk bakımı ve bayan mesleği olarak düşünmeleri oldukça düşündürücüdür. Çünkü sınıf öğretmenleri, okulöncesi eğitiminin çocuk üzerindeki etkilerini diğer alanlara oranla çok daha iyi bilmekte ve getirilerini olumlu yönde kullanabilmektedirler. Adayların niçin bu şekilde düşündükleri sorulduğunda ise, hem sistemde hem de bölümde kız öğrencilerin fazla olduğu ve toplumca bayanlar tarafından ideal bir meslek olarak algılandığı gibi yorumlar yapmışlardır. Yine çocuk bakımı olarak düşünmelerinin nedenini ise, gördükleri derslerin, onlara yansıyan uygulamalardan, diğer alanlara göre daha basit olarak algıladıkları ve verilen eğitimin çocuk bakımı gibi sınırlı düşünülmesinden kaynaklandığı görülmektedir.


Tablo 2. Adaylara göre okulöncesi eğitime bakışı şekillendiren durumlar



fr

%

ort

ss.




Zorunlu olmayışı

4

4,4

3,05

1,08

Gereğinin anlaşılmaması

26

28,6







Yanlış inanışlar

35

38,5







Yönlendirme eksikliği

13

14,3







Yaygınlığı

13

14,3







Toplam

91

100,0







Adayların %38,5’i toplumumuzda okulöncesi eğitime bakışı yanlış inanışların şekillendirdiğini düşünmektedir. Bunu %28,6 ile okulöncesi eğitimin gereğinin anlaşılmaması takip etmektedir.

Adayların, okulöncesi öğretmeni bayan olur, bu kurumlarda yapılan iş çocuk bakımıdır, ileride bir faydası yok, zaman oyunla-eğlenceyle (çocuk avutmayla) geçiyor vb. yanlış inanışların okulöncesi eğitime bakışı şekillendirdiği yönünde çağrışımları vardır.


Tablo 3. Adaylara göre toplumda okulöncesi eğitim bilincini kazandıracak durumlar




fr

%

ort

ss.

Valid

Gerekli olduğu inancı

23

25,3

2,61

1,31

Okulöncesi kurumları hakkında bilgi

17

18,7







Zorunlu olması

32

35,2







Devlet desteği

6

6,6







Kurum ve kuruluşlarca teşvik

13

14,3







Toplam

91

100,0






Öğretmen adaylarının %35,2’si toplumda okulöncesi eğitim bilinci kazandırmanın öncelikle zorunlu olması ile gerçekleşeceğini düşünmektedirler. Bunu %25,3 ile okulöncesinin gerekli olduğu inancı izlemektedir. Bu sonuca göre, adaylarca okulöncesine yönelik toplumun bakış açısını belirleyen ana etmenin zorunlu olmasıdır. Yani toplumumuz kısa vadede okulöncesi eğitim gereğini zorunlu olduğunda daha iyi görebilecektir. Bu bakış açısı, ülkedeki okur yazar oranları ve özellikle kız öğrencilerin okumaları ile mantıksal bir uzlaşı içerisindedir. Çünkü ne yazık ki örgün zorunlu eğitim sürecinde bile istenen düzeye ulaşılmış değildir. Zorunlu olması, en azından bu düzey doğrultusunda telkin ve teşviklerin dışında daha kesin planlamaların yapılmasına zemin hazırlayacaktır.


SONUÇ VE ÖNERİLER

Eğitim öğretim yaşantılarında fırsat eşitliğinin sağlanması, eğitim sisteminin bütünlüğü açısından öğrencilerin eğitime erken yaşlardan itibaren başlaması adına okulöncesi eğitimin yararı yadsınamaz. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının büyük bir çoğunluğunda okulöncesi eğitim denince bakıcı, abla, bayan mesleği çağrışımlarının oluştuğu görülmektedir. Adayların %61,5’i okulöncesi eğitimi çocuk bakımı yapan bayanlara has (%60,4) bir iş olarak görmektedirler. Yine adaylara göre toplumun okulöncesine bakışını belirleyen ana unsur, çocuk eğleme, bakım merkezi, koruma, beslenme, vakit harcama, sadece oyun oynanan yer olarak algılanan yanlış inanışlardır. Adaylara göre toplumda okulöncesi eğitim bilincini kazandırmada ağırlıklı olan etmen ise bu eğitimin zorunlu olmasıdır. Zorunlu olmadıkça toplumun okulöncesi eğitime bakışı istenen ivmeye ulaşamayacağı ya da beklenen doğrultuda gitmeyeceği yönündedir. Bunun için özellikle toplumun geleceğini inşa edecek olan öğretmenlerin hem bir eğitimci hem de ebeveynler olarak okulöncesi eğitimin gereğini tam olarak algılamaları ve bu bilinci toplumla paylaşmaları gerekmektedir. Dolayısıyla hizmetöncesinde adayların okulöncesini nasıl algıladıkları bu açıdan önemlidir. Öğretmen yetiştiren kurumlar hangi branşta öğretmen yetiştirirse yetiştirsin eğitim sistemi içerisinde okulöncesi eğitimin yeri kapsamlı bir şekilde adaylara verilmelidir. Özellikle okulöncesi eğitimin ne olduğu, ne işe yaradığı, öğrenciye akademik, sosyal vb. katkıları, adaylarda empatik bir bakışı geliştirecek ve sağlıklı nesiller için gerekli ön koşullar hakkında fikir verecektir. Özellikle sınıf öğretmenlerinin çocuğun fiziki, sosyal, duygusal, zihinsel vb. ön becerilerinin ne olduğu, ne olması gerektiği konusunda okulöncesi eğitim verilerine ihtiyaçları kesinlikle inkar edilemez. Bunun için sınıf öğretmenlerinin, okulöncesi eğitimle temelinin atıldığı öğrenme öğretme yaşantılarının bir üst öğrenim için gerekli görülmesi ve bunların bilimsel olarak kullanılması beklenmektedir. Aynı zamanda hizmet öncesinde adayların okulöncesi eğitimin gerekliliği ve kazandırdıkları konusunda akademik olarak (derslerle, konularla, sempozyum, araştırma projeleri vb. planlamalarla) bilgilendirilmeleri ve çevrelerine de olumlu yönde rehberlik etmeleri sağlanmalıdır. Araştırmanın kapsamı açısından yeni olması, bu doğrultuda yapılacak diğer araştırmalarla karşılaştırılması ihtiyacını doğurmaktadır. Bunun için farklı fakültelerde bu amaçla yapılacak araştırmalara ihtiyaç vardır.


KAYNAKLAR
Başaran, S, ve Koç, F. (2000). Ailenin Çocuğun Okuldaki Eğitimine Katılım Sorunları ve Katılımın Sağlanması İçin Alternatif Bir Model. Ankara: Milli Eğitim Basımevi.

Baykan, S., Turla, A, (1995). Okulöncesi Eğitimde İlke ve Yöntemler. Ankara: Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fak. Yayın no: 5.

Güneysu, S, (2001). “Neden Erken Çocukluk Eğitimi” Çoluk Çocuk Dergisi. Sayı: 2.

Korkmaz, A, (2004). Son Öğretmen Yetiştirme Modeli, XII. Eğitim Bilimleri Kongresi Bildirileri, Ankara: Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 467-484.

Oğuz, O, Oktay, A, Ayhan, H, (2004). 21. yüzyılda Eğitim ve Türk Eğitim Sistemi, İstanbul: Dem Yayınları.

Oğuzkan, Ş, ve G, Oral, (1997) Okulöncesi Eğitimi, İstanbul: M.E.B. Yayınları.

Oktay, A, (2004). Yaşamın Sihirli Yılları: Okulöncesi Dönem, Epsilon yayınları, İstanbul.

Oktay, A, Unutkan, Ö, P, (2005). Okulöncesi Eğitimde Güncel Konular, İstanbul: Morpa Yayınları.

Oktay, A, ve Ö, P, Unutkan. (2003) “Aile Katılımı”, Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar, İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.

Ömeroğlu, E., Dere Hale ve Diğerleri. (2003). Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.

Poyraz, H, ve Dere, H, (2003). Okulöncesi Eğitiminin İlke ve Yöntemleri, Ankara: Anı Yayıncılık.

Senemoğlu, N, (1994). Okulöncesi Eğitim Programları Hangi Yeterlilikleri Kazandırmalıdır, Ankara: Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (10) 21-30.

Sevinç, M, (2003). Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.

Şahin, E, (2005). Okul Öncesi Eğitimi Öğretmen Adayları ve Öğretmenleri İçin Uygulama Kılavuzu. Ankara: Anı Yayıncılık.

Temel, F., Dere, H (1999). “ Okulöncesi Eğitimde Yaklaşımlar” , G.Ü.Anaokulu, Anasınıfı Öğretmen El Kitabı 3. Öğretmen Eğitim Semineri, Turan ofset, Ankara: 1-27.

YA-PA, (1993). 9. YA-PA Okulöncesi Eğitimi ve Yaygınlaştırılması Semineri, İstanbul: YA-PA Yayınları.



Yaşar, Ş, (2006). Çocuklara vatandaşlık bilinci kazandırmada okulöncesi eğitimin rolü. Birinci Uluslararası Okulöncesi Eğitimi Kongre Kitabı Cilt I (251-258). İstanbul: Marmara Üniversitesi.

Yılmaz, N, (1999). Anaokulu Öğretmeninin Rehber Kitabı, İstanbul: Ya-Pa Yayınları.

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə