PoliTİk ve ekonomik açidan tüRKİye ve rusya iLİŞKİleri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 46.87 Kb.
tarix27.04.2018
ölçüsü46.87 Kb.

POLİTİK VE EKONOMİK AÇIDAN TÜRKİYE VE RUSYA İLİŞKİLERİ
Soğuk Savaş döneminden bu yana Türkiye ve Rusya yapıcı bir diyalog kurmakta başarılı olmuştur. Bu yapıcı diyaloğun temeli 1920’lere dayanmaktadır. Bolşevik Devriminden Kurtuluş Savaşına, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına ve 1936 yılına kadar iki ülke birçok alanda işbirliği yapmıştır. Soğuk Savaş döneminde Türkiye ve Rusya (eski adı ile SSCB) karşıt cephelerde ancak aynı coğrafyada olmanın sonucunda bazı diyalog kanallarını açık tutmanın çeşitli yollarını bulmuşlardır.

İki ülkenin terörizm kaynaklı güvenlik endişelerinin geride kalmasıyla birlikte karşılıklı ilişkiler 21.yy’da belli bir ivme kazandı. Ankara ve Moskova’daki politik irade ilişkiyi derinleştirmek amacıyla girişimde bulundu. İlişkiler ekonomik alanda hızlı bir gelişme gösterdi ve iki ülke Yüksek Seviye İşbirliği Konseyi, Medeni Forum ve Strateji Forumu gibi kurumsal mekanizmaların kurulmasında başarılı oldular.

Bölgesel sorunlarda iki ülke arasındaki işbirliği nispeten kısıtlı olmasına rağmen ilişki karşılıklı seviyede oldukça zenginleşmiştir. Son dönemlerde Türkiye ve Rusya farklı seviyelerde bölgesel sorunlarla ilgili tartışmaya başladı. İki ülke genel olarak birbirinin pozisyonlarına ve görüşlerine saygı göstermişlerdir. Başka bir deyişle, belli bölgesel sorunlarda iki ülke görüş ayrılığına düşse de Türkiye ve Rusya farklı alanlarda işbirliği yapmanın yollarını arayabilirler.
TÜRKİYE – RUSYA İLİŞKİLERİNDE KRİZ
24 Kasım 2015’te bir Rus SU-24 savaş uçağı Türk hava devriyelerinin uyarılarına rağmen, Türk hava sahasını 17 saniye işgal etti ve uçak bir Türk F-16 jeti ile düşürüldü. NATO’nun bu olayda Türkiye tarafını doğrulamasına rağmen Rusya olayın Türk hava sahasında gerçekleştiğini reddetti. Türkiye kaynaklarına göre uyarılar 5 dakika boyunca tekrar edilmişti ancak Ruslar bu uyarıların kendilerine ulaşmadığını iddia etmişlerdi.

Olaydan sonra angajman kuralları gereğince yapılması gerekenin yapılmış olduğunu belirten Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olay neticesinde üzüntü duyduğunu da belirtmişti. Buna karşılık Rusya’nın aldığı önlemler böyle bir olay için hazırlıklı olduğu izlenimini vermiş olsa da Rusya’nın önlemleri Türkiye’yi zor duruma soktu. Rus hükümeti Türkiye ile ticarete (inşaat ve turizm sektörlerine) ekonomik yaptırım uygulamaya başladı. Askeri olarak ise Rusya, Esad rejimini destekleme amacıyla Suriye sınırına, Türkmen isyancıların bulunduğu bölgeleri bombalamaya devam etmek için, geliştirilmiş S-400 füzelerini yerleştireceğini duyurdu. Bütün bu bölgesel anlaşmazlıklara rağmen Rusya (Türkiye kullandığı doğal gazın %55’ini Rusya’dan almaktadır) Türkiye’ye giden gazı düşürmek için herhangi bir adım atmamıştır. Bunun yerine Rusya, daha önce yaşanan Mavi Marmara olayının ardından Türkiye hükümetinin İsrail’den talep ettiği resmi özür ve tazminat talep etmesi gibi, düşürülen uçak için resmi bir özür ve hayatını kaybeden pilotlar için Türkiye’nin tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Rusya’nın ekonomik yaptırımlarının ise 2016 yılında 8 milyar doları geçmesi bekleniyor. Rusya’nın ekonomik yaptırımlarına karşı ise herhangi bir karşı yaptırım yapamayan Türk hükümeti olay karşısındaki üzüntülerini ve Rus askeri güçlerinin misilleme yapmasını gerektirecek herhangi bir hareketten çekinmeye başladı. (Suriye hava sahasına girmemek gibi)

Uçak krizinin etkileri Türkiye hükümetini Suriye sahnesinden çıkartmıştır. Bu durum Türkiye’nin ulusal çıkarları göz önüne alındığında sınırda PYD, PKK gibi örgütlerinde başrolde olduğu Suriye’de sınırlı etkisinin kaldığını gösterir. Daha da önemlisi, 2000 yılından bu yana inşa edilen Türk-Rus ilişkileri ciddi bir şekilde hasar görmüştür.
TARİHİ DÜŞMANDAN STRATEJİK PARTNERE
Tarihsel olarak Rus İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu ilişkileri çeşitli dönemlerde savaşlar ve barış dönemleri ile şekillenmişti. Rusya ve Türkiye arasında ise bazı bölgesel sorunlar dışında karşılıklı iyi niyet ve işbirlikleri de olmuştur. Örneğin; Rus sivil savaşını takip eden Bolşevik Devrimi sırasında ve bunu izleyen Türk Kurtuluş Savaşı döneminde. İki taraf da karşılıklı olarak birbirlerine yardım etmişlerdir ancak bu işbirliği ve yardımlar 2. Dünya Savaşı sonrasında Joseph Stalin’in Türkiye sınırlarında bulunan bazı bölgeler için toprak talep etmesi ve Boğazları kontrol etmek istemesiyle son bulmuştur. Rusya’nın bu talepleri ise Türkiye’yi soğuk savaş döneminde Amerika ve NATO tarafına daha da yakınlaştırmıştır.

Ekonomik ilişkiler 1960ların başlarında gelişmeye başladı ve 1984 yılında imzalanan Rus gazına karşılık Türk ürünleri takas anlaşmasıyla kurulan ekonomik bağlar güçlendirildi. 1990larda ise Türkiye’nin Moskova’ya karşı Çeçen isyancıları desteklemesi ve Rusya’nın Ankara’ya karşı PKK’yı desteklemesine rağmen ekonomik anlamda iyi ilişkiler devam etti. 10 yıl içinde iki ülke arasındaki ticaret 7 kat büyüdü ve Türkiye Rusya’nın 6. büyük ticari partneri ve Rusya’da Türkiye’nin 2. büyük ticari partneri haline geldi.


2015 KASIM KRİZİ (UÇAK KRİZİ) SONRASI
Rusya’nın Ekim 2015 tarihinde resmi olarak Suriye’ye müdahalede bulunmasına (Esad rejimi için askeri yardım ve birliklerin yollanması) kadar Türkiye ile ilişkisi güçlü ve gelişmekte olarak tanımlanabilirdi. Uçak krizi sonrası yaptırımların ise inşaat ve turizm sektörlerinin aksine enerji sektörüne hemen uygulanmadığı görülmekte. Şu anda iki ülke arasındaki ticaret hacmi 31 milyar dolardır. Bilindiği üzere Türkiye bütün doğal gaz ihtiyacının %55’ni Rusya’dan alarak Almanya’dan sonra en büyük ikinci gaz ithalatçısı olmuştur. Enerji tedarikçileri konusunda çevresinde çeşitlilik olmayan Türkiye’nin bölgesindeki enerji kaynaklarından yararlanma durumu sınırlı hale gelmiş ve Rusya’ya bağımlı olmuştur. Türkiye’nin LNG arz eden ülkelerle yaptığı anlaşmalar ise TANAP projesinin hızlanmasını sağlamıştı.

2014’te 4.5 milyondan fazla turist Türkiye’yi ziyaret etmişti. İlerleyen yılla bu oran %18’lik bir düşüş yaşadı, bir sonraki yıl yani 2016’da ise %55 oranında düştü. Gerçekçi konuşmak gerekirse 2014’ten bu yana takip edilen Rus ekonomisindeki olumsuz gidişat sebebiyle endüstride Rus turistlerin azalması bekleniyordu ancak uçak krizi ile birlikte bu azalma daha büyük çapta meydana geldi.

İnşaat sektörü ise uçak krizi sonrası bozulan Rus-Türk ekonomik ilişkilerinin en çok hissedildiği sektörlerden bir diğeri. Rusya’daki Türk inşaat sektörünün geçmişi 1980lere dayanmakla birlikte, inşaat anlaşmaları ve ihaleleri kazanan Türk firmalar, ileriki dönemlerde imzalanacak olan enerji anlaşmalarının önünü açmıştır. Türk inşaat firmalarının Rusya’daki etkisine örnek vermek gerekirse; 2014 Sochi Kış Olimpiyatları. Türk firmalar bu projeyi 1.6 milyar dolara tamamlamıştır. 2018 Dünya Kupası hazırlıkları için de Türk inşaat sektörü uzmanlarına ihtiyacı öngörülen Rusya, uçak krizinden sonra bu sektörü kesip atmıştır. Örneğin; Rus hükümeti inşaat malzemelerinin ithalatını sınırlandırıp, inşaat firmalarının %75 oranındaki hisselerinin Rus sahipli olması şartını getirmiştir. Bu tarz şartların Türk şirketlerine hatırı sayılır bir zarar vereceği ortadadır.

TÜRKİYE VE RUSYA: GELECEĞİN ENERJİ PARTNERLERİ
İnşaat ve turizm sektörlerinin ötesinde, Rus hükümetinin ağır eleştirileri ışığında uçak krizi enerji sektörüne de yaptırım uygulatabilir. İki ülke liderleri yakınken ve Türkiye Rusya’yı büyük partner olarak görüyorken, Türkiye’nin büyük oranlarda enerji açısından Rusya’ya bağımlı olması Türk Liderlerini endişelendirmiyordu. Bu durum değişmek üzere... Türkiye Rusya ile olan enerji projelerini ileri tarihlere ertelerken aynı zamanda alternatif enerji kaynakları da bulmaya çalışmaktadır. Türk Akımı’nın iptal edilmesi bu durumu iyi açıklayan örneklerden biridir. Bu akım (Turkish Stream Pipeline) Türkiye’nin Avrupa’ya başka herhangi bir transit ülke olmaksızın tek başına 63 milyar metreküp gaz taşıması anlamına geliyordu. Proje Avrupa Birliği’nin Bulgaristan’a Güney Akımı’nı reddetmesi baskısını yaptıktan sonra ortaya çıktı. İki lider de (Putin ve Erdoğan) bu proje için oldukça hevesliydi ancak şimdiki koşullar göz önüne alınırsa bu projesinin neredeyse ölü olduğunu söyleyebiliriz.

Rus-Türk politik krizinin devamı halinde kış zamanı Rusya’nın Türkiye’ye giden doğal gazı belli oranlarda keseceğine dair spekülasyonlar vardır ancak Rus gaz şirketi Gazprom’un uzun vadede güvenilir bir tedarikçi imajını koruması ve müşterilerini kaybetmek istememe durumu söz konusudur. Avrupa Birliği’ne giden gaz ile ilgili Rusya’nın transit ülkeleri suçlaması (Belarus ve Ukrayna) bu gibi politik krizlerde Rusya’nın bu davranışını açıklar ancak, Ukrayna krizi ile birlikte halihazırda tüm Avrupa’da (müşteriler) imajı zedelenen Gazprom Türk gazını kesebilir mi?

Türkiye’nin gaz ihtiyacı son 10 yılda artarak devam etti ve bir sonraki 10 yılda bu ihtiyaç artacaktır. Bu sebeple gaz tadarik zincirinin güvenliğini sağlamak çok önemlidir.

Sonuç olarak; 2018’de TANAP (trans anatolian gas pipeline) 6 bcm gaz göndermeye başlayacak. Daha proje başlamadan önce BOTAŞ’ın Türkiye kıyılarına 3 tane yüzen LNG terminali kurmak için anlaşma yaptığı rapor edilmiştir. 2 tane terminal Ege kıyılarına, 1 tanesi Akdeniz’e. Bu terminallerin kurulması ile piyasadaki LNG fiyatının düşürülmesi ve gaz tedariğinin güvene alınması söz konusudur. Buna ek olarak yeni LNG terminalleri ve TANAP ile birlikte Türkiye ayrıca gelecekte Kuzey Irak ve İsrail’den gaz ithal edebilecek ve eğer ileriki dönemlerde fiyatları piyasa düzeyinde olursa İran’dan gaz satın almaya başlayabilecektir.



TÜRKİYE’NİN RUSYA’YA İHRACATI

Yukarıdaki grafikte, Türkiye’nin Rusya’ya 2005 ve 2014 yılları arasında yapmış olduğu ihracat verileri yer almaktadır. (kaynak: tüik)
Grafik incelendiğinde, 2005 ile 2008 yılları arasında Türkiye’nin Rusy’ya yapmış olduğu ihracatın düzenli olarak artmış olduğu görülmektedir. 2009 yılında yaşanan düşüle beraber, Türkiye’nin Rusya’ya yapmış olduğu ihracat tekrar 2006 seviyesine gerilemiştir.

2010 ile 2013 yılları arasında tekrar yükselişe geçen Rusya İhracatı 2014 yılı içerisinde tekrar düşmüş ve 2014 yılında 5.9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.




TÜRKİYE’NİN RUSYA’DAN İTHALATI


Grafik incelendiğinde, 2005 ile 2008 yılları arasında Türkiye’nin Rusya’dan yapmış olduğu ithalatın düzenli olarak artmış olduğu görülmektedir. Öyle ki 2008 yılında ulaşılan 31,3 milyar dolarlık ithalat rakamı, 2005-2014 yılları arasında Türkiye’nin yapmış olduğu en yüksek ithalat olarak dış ticaret istatistiklerinde yerini almıştır.

2009 yılında yaşanan düşüşle beraber, Türkiye’nin Rusya’dan yapmış olduğu ithalat tekrar 2006 yılı seviyesinin hemen üzerine gerilemiştir.

2009 yılı ve 2012 arasında Türkiye’nin Rusya’dan yapmış olduğu ithalat az da olsa artış göstermiş ve 2012 yılında 26,6 milyar dolara çıkmıştır.

TÜRKİYE RUSYA’YA HANGİ ÜRÜNLERİ İHRAÇ EDİP HANGİ ÜRÜNLERİ İTHAL EDİYOR?
Türkiye’nin ürün bazında Rusya’ya yapmış olduğu ihracat incelendiğinde, en çok ihraç edilen ürün grubunun, 2014 yılı içinde gerçekleştirilen 646 milyon dolarlık ihracat ile motorlu kara taşıtları olduğu görülmektedir.

Motorlu kara taşıtlarını 622 milyon dolarlık ihracat rakamı ile meyveler takip etmektedir. Türkiye’nin Rusya’ya ihraç etmiş olduğu ürün grupları sırası ile 577 milyon dolarlık ihracat büyüklüğü ile makineler, 384 milyon dolarlık hacim ile sebzeler takip etmektedir.

Ürün bazında ithalat verileri incelendiğinde, Türkiye’nin 2014 yılında Rusya’dan yapmış olduğu 25,2 milyar dolarlık toplam ithalatının, 16,4 milyar dolarının mineral yakıtlar olduğu görülmektedir.

Demir ve çelik 2,6 milyar dolar hacmi ile Türkiye’nin Rusya’dan ithal ettiği ikinci büyük ürün grubunu oluşturmaktadır. 1,4 milyar dolarlık ithalat verisinin bulunduğu hububatlar ise Türkiye’nin Rusya’dan en çok ithal etmiş olduğu üçüncü ürün grubudur.


TÜRKİYE-RUSYA EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİ
Ticaret

2015 yılı itibariyle Rusya Federasyonu (RF), Türkiye'nin ihracatında 2. sırada, ithalatında 3. sırada yer almaktadır. RF, Türkiye’nin 3. büyük ticaret ortağı iken, Türkiye RF’nin 6. büyük ticaret ortağı konumundadır. 

2015 yılında RF’ye ihracatımız bir önceki yıla göre % 39.6 azalarak 3.591 milyar ABD Dolarına gerilemiş, RF’den ithalatımız bir önceki yıla göre % 19.3 azalarak 20.4 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

2015 yılında Rus ekonomisinin % 4 civarında daralması ikili ticaretteki gerilemenin en önemli nedenini oluşturmuştur.

Ayrıca, 24 Kasım 2015 tarihinde meydana gelen uçak krizi akabinde RF’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı ekonomik tedbirler kapsamında bazı tarım ürünlerimize ithalat yasağı koyması, Türk mallarının gümrüklerde olağandışı kontrollere tabi tutulması, Türk vatandaşlarının istihdam edilmelerine kısıtlama koyması, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren vize muafiyet anlaşmasını tek taraflı olarak askıya alması dış ticaretin daha da daralmasına neden olduğu gibi, RF’deki yatırım ve müteahhitlik hizmetlerinde durağanlığa yol açmıştır.  

Nitekim, 2016 yılının ilk 2 ayında RF’ye ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre % 61,5 azalmış, aynı dönemde RF’den ithalatımız % 32,8 gerilemiştir. 


Türkiye-RF dış ticaret rakamları (milyar ABD Doları)

Yıl              İhracat      İthalat      Denge       Hacim   

2010           4,6            21,5           -16,9          26,1

2011           6,0            24,0           -18,0          30,0

2012           6,6            26,6           -20,0          33,3

2013           7,0            25,0           -18,0          32,0

2014           6,0            25,3           -19,3          31,3

2015           4,0            19,0           -15,0          23,0

2016/4       0,485        5,077          -4,592        5,562              

 

Başlıca İhracat Kalemleri

 

Dokumacılık ürünleri



Gıda ürünleri

Otomotiv sanayi ürünleri

Diğer yarı mamuller

Kimyasallar

Diğer tüketim ürünleri

Diğer elektriksiz makineler

Hazır giyim

Elektrikli makine ve cihazlar

Madencilik ürünleri

 

Başlıca İthalat Kalemleri

 

Petrol gazları-doğal gaz



Petrol ve ürünleri

Yağlı tohum ve hububat

Demir-çelik

Kömür


Demir dışı metaller

Maden cevherleri ve döküntüleri

Kimyasallar

Diğer yarı mamuller

Tarımsal hammaddeler

 

Yatırımlar

  RF’deki Türk firmalarının 10 milyar ABD Doları civarında yatırımı bulunduğu tahmin edilmektedir. Türk firmalarının en fazla yatırım yaptığı bölgeler arasında Moskova, Tataristan (Alabuga Serbest Ekonomik Bölgesi), Rostov, Krasnodar, Soçi, Novorossisk, Lipetsk (Serbest Ekonomik Bölge), St. Petersburg öne çıkmaktadır. Uçak hadisesi öncesinde RF’de faaliyette bulunan Türk firma sayısı 3.000 civarında iken mevcut ortam nedeniyle bu sayının azaldığı tahmin edilmektedir. Keza, 2015 yılında RF’de yerleşik Türk vatandaşlarının sayısı oldukça düşmüştür. 

 

Türkiye'deki Rus yatırımlarının toplam değeri  10 milyar ABD Dolarını aşmıştır (Bu rakama 25 milyar ABD Doları bütçeli Akkuyu Nükleeer Santral Projesi dahil değildir). Rus firmalarının ülkemizdeki özelleştirme süreci kapsamında yaptıkları yatırımlara ilaveten Antalya ve civarındaki otellerde ve tatil köylerindeki Rus yatırımlarının 2.5 milyar ABD Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir. Son yıllarda çok sayıda Rus vatandaşı Türkiye'de gayrımenkul satın almıştır. Rus vatandaşlarınca ülkemizde edinilen gayrımenkul sayısı 8.000 civarındadır. 2015 yılında Rus vatandaşlarının Türk emlak sektörüne yatırımları 300 milyon ABD Dolarına yaklaşmıştır.


 Müteahhitlik

Türk müteahhitlik sektörünün şimdiye kadar RF’de üstlendiği projelerin bedeli yaklaşık 64 milyar ABD Dolarıdır. Türk müteahhitlik sektörünün yurtdışında üstlendiği projelerin % 20’si RF’dedir. Böylece RF müteahhitlik firmalarımızın en fazla proje üstlendiği ülke konumundadır. Türk müteahhitlik sektörü 2015 yılında RF‘de 4.3 milyar ABD Doları değerinde proje üstlenmiştir. Uçak krizi sonrasında Türkiye’ye karşı uygulanan ekonomik engellemeler kapsamında Türk firmalarının müteahhitlik ve müşavirlik sektöründe faaliyette bulunmasının yasaklanması, keza Türk vatandaşlarına yönelik olağandışı idari tedbirlerin uygulanması önümüzdeki dönemde Türk müteahhitlik sektörü açısından olumsuz gelişmeler olarak öne çıkmaktadır.

Enerji, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin en önemli unsurlarından birini teşkil etmektedir ve stratejik düzeydedir. RF ile enerji alanında kapsamlı bir işbirliği gerçekleştirilmektedir. Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olacak Akkuyu NGS projesi Rusya tarafından gerçekleştirilmektedir.

Türkiye-RF Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) toplantıları, 1992’den bu yana Rusya ile ekonomik ilişkilerimizin tüm veçheleriyle ele alındığı temel mekanizmadır. Komisyonun eş başkanları iki ülke Enerji Bakanlarıdır. 13. Dönem KEK Toplantısı 24-26 Kasım 2014 tarihlerinde Moskova'da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız'ın eş başkanlığında gerçekleştirilmiştir. 

Halihazırda Türkiye-RF KEK eş başkanlığını Ekonomi Bakanı Sayın Nihat Zeybekci deruhte etmektedir.

 

Turizm

2014 yılında ülkemizi 4.479 milyon Rus vatandaşı ziyaret etmiştir. Böylece Türkiye Rus vatandaşlarının en çok ziyaret ettiği ülke olmuştur. Rus ekonomisindeki daralmanın etkisiyle 2015 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Rus vatandaşlarının sayısı 3.651 milyona gerilemiştir. Türkiye’ye yönelik charter seferlerin ve paket turların yasaklanması, tarifeli seferlerle bireysel ziyaretler mümkün olsa dahi, ülkemize yönelik Rus turist sayısında kaydadeğer miktarda azalmaya yol açması ihtimal dahilindedir. Nitekim, 2016 yılının ilk 5 ayında ülkemizi ziyaret eden Rus vatandaşlarının sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 82,77 azalarak 138.181'e düşmüştür.
Türkiye'yi ziyaret eden Rus turist sayısı 

2010     2011     2012     2013    2014     2015     2016 (5 ay) (milyon kişi)                                   

3,1        3,4        3,6       4,3       4,48      3,65     0,138
2015 yılında Moskova’da Gerçekleşen Faaliyetler

-Ekonomi Bakan Yardımcısı Sayın Adnan Yıldırım Moskova'yı 17 Şubat 2015 tarihinde ziyaret ederek, RF Ekonomik Kalkınma Bakan Birinci Yardımcısı Sayın Aleksey Lihaçov ile birlikte Türk işadamlarının katıldığı ve Rusya'daki iş ve işbirliği imkanlarının ele alındığı toplantıya başkanlık etmiştir.

-18-19 Mayıs 2015 tarihlerinde Türkiye-Rusya Kara Ulaştırması Karma Komisyonu toplantısı gerçekleştirilmiştir.

-Enformasyon Teknolojileri ve e-Devlet Uzmanlar Grubu Toplantısı 5 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

-Türkiye-Rusya Sosyal Güvenlik Anlaşması III. tur görüşmeleri 10-14 Ağustos 2015 tarihlerinde Moskova'da gerçekleştirilmiştir.

-Geçtiğimiz dönemlerde çeşitli tarihlerde, Kaluga Valisi, Tataristan Cumhurbaşkanı ve Çuvaşistan Başkanı'nı İkametgah'ta yemekte ağırlayarak, Türk işadamlarıyla biraraya gelmeleri sağlanmıştır.

-Ayrıca, Büyükelçilik olarak RF'nin çeşitli bölgelerine gerçekleştirilen ziyaretlerde, Rus iş çevreleriyle ve ticaret-sanayi odaları temsilcileriyle biraraya gelinmektedir. 

-Bu çerçevede Büyükelçi Ümit Yardım, RF Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti başkenti Çerkessk'i 24 Ağustos 2015 tarihinde ziyaret etmiş, Vali ve Üniversite Rektörlerinin yanısıra Ticaret Odası yetkilileriyle de bir araya gelmiştir. 

24 Kasım 2015 günü hava sahamızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi sonrası dönemde Rus tarafının başlattığı baskılar neticesinde birçok işadamımız ve iş yerimiz mağdur olmuş, planlanan çeşitli toplantılar, etkinlikler iptal edilmiştir.
2016

2016 yılı için bu aşamada planlanan toplantı veya görüşme yoktur. Geçmiş dönemlerdeki düzeylerde ve yoğunlukta olmasa dahi iki ülke arasında çeşitli alanlarda bazı temaslar sürdürülmektedir.



Duygu SAYIN

18.07.2016

Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə