R. A. Salvatore 1959 yılında Massachusetts'de doğdu. Karısı Diane ve üç çocuğuyla birlikte halen orada yaşıyor.İyi bir sporcu olan Salvatore, Beyzbol ve Halter ile uğraştı. Faal olarak Hokey koçluğu da yaptı. Lise ça



Yüklə 1.32 Mb.
səhifə24/24
tarix27.10.2017
ölçüsü1.32 Mb.
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   24
Drizzt mabedin bekleme odasına uzanan uzun ve süslü koridora yöneldiğinde, bu düşünce ürkütücü bir hal almaya başladı. Yoksa Malice ve diğerlerinden biri Zak'a zarar mı vermişti? Hangi amaçla? Bu düşünce Drizzt'e mantıksız göründü, ama her adımında onu huzursuz etmeye devam etti, sanki bir tür altıncı his tarafından uyarılıyor gibiydi.
Ortalıkta hala kimseden iz yoktu.
Drizzt kapıya vurmak üzere elini kaldırdığında, bekleme odasının işlemeli kapıları büyülü bir şekilde ve sessizce açıldı. İlk önce, suratında davetkar bir gülümsemeyle odanın gerisindeki tahtında kendinden hoşnut bir ifadeyle oturan saygıdeğer anayı gördü.
Drizzt'in huzursuzluğu içeri girince azalmadı. Tüm aile oradaydı: saygıdeğer ananın iki yanındaki Briza, Vierna ve Maya ile sol taraftaki duvarın dibinde göze batmayacak şekilde dikilen Riz-zen ve Dinin. Zak hariç.
Saygıdeğer Malice oğlunu dikkatle inceledi ve yaralarını gördü. "Sana evi terk etmemeni emretmiştim," dedi Drizzt'e, ama onu azarlamıyordu. "Seyahatlerin seni nereye götürdü?"
"Zaknafein nerede?" diye sordu Drizzt yanıt olarak.
"Saygıdeğer Ana'ya yanıt ver!" diye bağırdı ona Briza ve kemerindeki yılan kırbacı bariz şekilde ortaya çıktı.
Drizzt sertçe bakınca, Briza, aynı gece daha erken saatlerde Zaknafein'ın içine saldığı aynı acı ürpertiyi hissederek, aniden geri çekildi.
"Sana evi terk etmemeni emretmiştim," dedi bir kez daha, Malice, hala soğukkanlılığını koruyarak. "Neden bana itaatsizlik ettin?"
"İlgilenilmesi gereken işlerim vardı," diye yanıtladı Drizzt, "acil meseleler. Seni bunlarla rahatsız etmek istemedim."
"Savaş kapımızda, oğlum," diye açıkladı Saygıdeğer Malice. "Şehirde tek basınayken savunmasızsın. Do'Urden Evi şimdi seni kaybetmeyi göze alamaz."
"İşimin yalnız halledilmesi gerekiyordu," diye karşılık verdi Drizzt.
"Tamamlandı mı?"
"Evet."
"O halde, bana bir daha karşı gelmeyeceğine güveniyorum." Sözcükler sakince ve dümdüz sarfedilmişti, ancak Drizzt bunların ardındaki tehdidin ciddiyetini hemen anladı.
"Yani, artık başka işler yok," dedi Malice.
"Zaknafein nerede?" diye sorma cesaretini gösterdi Drizzt yeniden.
Briza fısıltıyla bazı küfürler geveledi ve kırbacı kemerinden çıkardı. Saygıdeğer Malice onu durdurmak için o yöne doğru bir elini uzattı. Bu kritik zamanda, Drizzt'i denetim altına alabilmek için zalimlik değil, dirayet gerekliydi. Hun'ett Evi uygun şekilde alt edildikten sonra, cezalandırmak için başka fırsatlar çıkacaktı.
"Silah ustasının akıbeti ile kendini yorma," diye yanıtladı Malice. "Biz konuşurken, o Do'Urden Evi'nin iyiliği için çalışıyor-kişisel bir misyonla."
Drizzt bunun bir kelimesine bile inanmadı. Zak asla silahları olmadan gitmezdi. Gerçek, Drizzt'in düşünceleri etrafında dolaştı, ancak genç drow onu içeri almadı.
"Düşünmemiz gereken şey Hun'ett Evi," diye sürdürdü Malice, herkese hitap ederek. "Savaşın ilk saldırısı bugün gerçekleşebilir."
"İlk saldırıları gerçekleşti bile," diye araya girdi Drizzt. Tüm gözler yeniden Drizzt'e ve yaralarına döndü. Zak'la ilgili tartışmayı sürdürmek istiyordu, ama bunun, kendisiyle Zak' ı, eğer Zak yaşıyorsa tabii, daha başka belalara bulaştıracağını biliyordu. Belki konuşma ona daha çok ipucu verebilirdi.
"Savaşı gördün mü?" diye sordu Malice.
"Yüzü Olmayan'ı tanıyor musun?" diyerek bir soruyla karşılık verdi Drizzt.
"Akademi hocası," diye yanıtladı Dinin, "Sorcere'den. Onunla sık sık iş yaptık."
"Geçmişimizde işimize yaramıştı," dedi Malice, "ama artık yarayacağını sanmıyorum. O bir Hun'ett, Gelroos Hun'ett."
"Hayır," diye yanıtladı Drizzt. "Bir zamanlar öyle olabilir, ama onun adı Alton DeVir.. yani Alton DeVir'di."
"İşte bağlantı!" diye gürledi Dinin, birdenbire anlayarak. "DeVir Evi'nin düştüğü gece, Gelroos Alton'u öldürecekti!"
"Görünüşe göre, Alton DeVir daha güçlü çıkmış," dedi Malice düşünceli bir şekilde. Birden herşey açıklık kazanmıştı. "Saygıdeğer SiNafay onu kabul etti ve kendi çıkarları için kullandı," diye açıkladı ailesine. Sonra yeniden Drizzt'e baktı. "Onunla dövüştün mü?"
"O öldü," diye yanıtladı Drizzt.
Saygıdeğer Malice keyifle güldü.
"İlgilenilecek büyücülerden biri eksildi," dedi Briza, kırbacını kemerine geri koyarken.
"İkisi," diye düzeltti Drizzt, ancak sesinde böbürlenme yoktu. Yaptıklarıyla gurur duymuyordu. "Masoj Hun'ett artık yok."
"Oğlum!" diye haykırdı Malice. "Bu savaşta bize büyük bir üstünlük kazandırdın!" Tüm ailesine baktı ve coşkusu, Drizzt dışında, hepsini etkiledi. "Hun'ett Evi şimdi bir saldırıya bile kalkışmayabilir, dezavantajlı konumlarını biliyorlar! Onları bugün yok edip Menzoberranzan'ın sekizinci evi olacağız! Daermon N'a'shezbaer-non'un düşmanlarının vay haline!"
"Derhal harekete geçmeliyiz, ailem," dedi Malice, heyecanla ellerini birbirine sürterek. "Bir saldırıyı bekleyemeyiz! Saldıran taraf biz olmalıyız! Artık Alton DeVir gitti; bu savaşı haklı gösteren bir bağlantı kalmadı. Mutlaka yönetici konsey Hun'ett'lerin niyetini biliyordu. Büyücülerinin her ikisi de öldüğüne ve sürpriz ortadan kalktığına göre, Saygıdeğer SiNafay savaşı durdurmak için elini çabuk tutacaktır."
Diğerleri bu entrikalarda Malice'e katılırken, Drizzt'in eli gayrı ihtiyari Zak'ın kesesine kaydı.
"Zak nerede?" diye sordu Drizzt yeniden, gürültü patırtıyı bastırarak.
Heyecan ne kadar çabuk başladıysa, sessizlik de o kadar çabuk yayıldı.
"Onun için endişelenme, oğlum," dedi Malice ona, Drizzt'in küstahlığına karşın, hala ölçülü davranarak. "Şimdi Do'Urden Evi'nin silah ustası sensin. Lloth saygısızlığını bağışladı; artık yargılanacağın bir suçun yok. Yepyeni bir başlangıç yapabilirsin, şerefli mevkilere doğru yükselebilirsin!"
Bu sözler Drizzt'i kendi palasının keskinliği ile biçti. "Onu öldürdünüz," diye fısıldadı duyulur şekilde. Gerçek, sessiz düşüncelerde muhafaza edilemeyecek kadar korkunçtu.
Saygıdeğer ananın yüzü birden hiddetin sıcaklığı ile parladı. "Onu sen öldürdün!" dedi Drizzt'e. "Saygısızlığın Örümcek Krali-çe'ye bir bedel ödenmesini gerektirdi!"
Drizzt'in dili dişlerinin ardında dolandı.
"Ama sen yaşıyorsun," diye sürdürdü Malice, koltuğuna tekrar rahatça yerleşerek, "elf çocuğunun yaşadığı gibi."
Odada, duyulur şekilde yutkunan sadece Dinin değildi.
"Evet, yaptığın aldatmacayı biliyoruz," dedi Malice dudak bükerek. "Örümcek Kraliçe hep biliyordu. Bir bedel istedi."
"Zaknafein'ı mı kurban ettiniz?" diye soludu Drizzt, güçlükle konuşarak. "Onu o kahrolası Örümcek Kraliçe'ye mi verdiniz?"
"Ben olsam, Kraliçe Lloth hakkındaki konuşmalarıma dikkat ederdim," diye uyardı Malice. "Zaknafein'ı unut. Bu senin işin değil. Kendi yaşamına bak, savaşçı oğlum. Sana büyük bir şeref öneriliyor; onurlu bir mevki."
Drizzt o an gerçekten de kendi yaşamına bakıyordu; ona savaşlarla dolu bir yaşam, drow öldürmekle geçecek bir yaşam vadeden geleceğe bakıyordu.
"Başka seçeneğin yok," dedi ona Malice, iç çatışmasını görünce. "Şimdi sana yaşamını vaat ediyorum. Karşılığında, emrettiğim şekilde davranmalısın, tıpkı Zaknafein'ın bir zamanlar yaptığı gibi."
"Onunla pazarlığına sadık kaldın," dedi Drizzt alaycı bir tavırla.
"Evet!" diyerek karşı çıktı Saygıdeğer Malice. "Zaknafein sunağa isteyerek gitti, senin için!"
Sözcükler Drizzt'i sadece bir an vurdu. Zaknafein'ın ölümünün suçunu kabullenmeyecekti! Yüzeyde elflere karşı ve bu uğursuz şehirde izleyebileceği tek yolu seçmişti.
"Önerim oldukça iyi," dedi Malice. "Öneriyi sana burada, tüm ailenin önünde sunuyorum. Bu anlaşmadan ikimiz de karlı çıkacağız, değil mi... Silah Ustası?"
Saygıdeğer Malice'in soğuk gözlerine bakınca, Drizzt'in yüzüne bir gülümseme yayıldı: Malice'in kabulleniş olarak algıladığı bir sırıtma.
"Silah Ustası?" diye tekrarladı Drizzt. "Mümkün değil."
Malice yeniden yanlış anladı. "Seni dövüşürken gördüm," dedi. "İki büyücü! Kendini küçümsüyor sun."
Malice'in sözlerindeki ironi üzerine, Drizzt neredeyse yüksek sesle gülecekti. Drizzt'in de Zaknafein gibi başarısız olacağını, önceki silah ustası gibi Malice'in ağına, asla geri çıkmamacasına düşeceğini sanıyordu. "Beni küçümseyen sensin, Malice," dedi Drizzt tehditkar bir sükunetle.
"Saygıdeğer!" dedi Briza, ama sahnelenen oyun devam ederken Drizzt'in ve diğerlerinin, ona dikkat etmediklerini görerek geri çekildi.
"Uğursuz amaçlarına hizmet etmemi istiyorsun benden," diye sürdürdü Drizzt. Hepsinin gergin bir şekilde silahlarını okşadıkla-rını ya da büyüler hazırladıklarını ve bu hürmetsiz budalayı öldürmek için uygun anı kolladıklarını biliyor, ama umursamıyordu. Yılan kırbaçların verdiği acıyla ilgili çocukluk anıları ona davranışlarının cezasını anımsattı. Drizzt'in parmakları dairesel bir nesneyi kavradı ve daha da cesaretlendi, ancak bu olmadan da sözlerine devam ederdi.
"Bütün bunlar bir yalan, tıpkı halkımızın-hayır, senin halkının-bir yalandan ibaret olduğu gibi!"
"Senin derin de benimki kadar kara," diye anımsattı Malice Drizzt'e. "Sen bir drowsun, her ne kadar bunun anlamını asla öğre-nemediysen bile!"
"Oh, ne anlama geldiğini biliyorum."
"O halde, kurallara göre hareket et!" dedi Saygıdeğer Malice.
"Senin kuralların mı?" diye gürleyerek karşılık verdi Drizzt. "Ama senin kuralların da kahrolası bir yalan, bir tanrıça olduğunu iddia ettiğiniz o iğrenç örümcek kadar büyük bir yalan!"
"Seni küstah sümüklü böcek!" diye haykırdı Briza, yılan kırbacını kaldırarak.
İlk saldıran Drizzt oldu. Zaknafein'ın kesesindeki nesneyi, küçük seramik küreyi aldı.
"Hepinize lanet olsun!" diye haykırarak, küreyi taş zemine çarptı. Kürenin içindeki, güçlü bir ışık yayan büyü ile büyülenmiş necef taşı odanın ortasında patlayıp, drowların hassas gözlerini dağladığında, Drizzt gözlerini sımsıkı yumdu. "O Örümcek Krali-çe'ye de lanet olsun!"
Malice geri doğru yalpaladı ve muhteşem tahtı büyük bir gümbürtüyle sert zemine yuvarlandı. Ani ışık, donup kalan drowların içine işlediğinde, odanın her köşesinden acı ve öfke çığlıkları yükselmeye başlamıştı. En sonunda, Vierna bir karşı büyü fırlatmayı başardı ve oda her zamanki karanlığına geri döndü.
"Yakalayın onu!" diye gürledi Malice, hala düşüşünün etkisinden kurtulmaya çalışırken. "Onu ölü istiyorum!"
Diğerleri Malice'in buyruğuna uyacak kadar toparlanmamış-lardı ve Drizzt evi çoktan terketmişti.
Yıldızlar Alemi'nin sessiz rüzgarlanyla taşınan çağrı geldi. Panterin varlığı, acılarını görmezden gelerek kalktı ve sesi dinledi, o tanıdık, rahatlatıcı sesi.
Sonra kedi yola koyuldu; yeni sahibinin çağrısını yanıtlamak için tüm yüreği ve gücüyle koşarak.
Kısa bir süre sonra, Drizzt, yanında Guenhwyvar'la birlikte, küçük bir dehlizden dışarı süründü ve Menzoberranzan'a son bir kez bakmak için Akademi'nin avlusunda ilerledi.
"Nasıl bir yer burası," diye sordu kediye sessizce, "yurt dediğim bu yer? Özellikleriyle, derilerinin rengiyle, bunlar benim halkım, ama onlarla bir bağım yok. Kayıplar ve her zaman öyle kalacaklar.
"Benim gibi başka kaç kişi var, merak ediyorum," diye fısıldadı Drizzt, son bir kez bakarak.
"Feci bir kadere mahkum edilmiş ruhlar, tıpkı Zaknafein gibi, zavallı Zaknafein, Bunu onun için yapıyorum, Guenhwyvar; o gidemediği için ben gidiyorum. Onun yaşamı bana ders oldu; Saygıdeğer Malice'in uğursuz vaatleriyle belirlenmiş, ağır bir bedelle yazılmış kara bir kitap.
"Elveda, Zak!" diye haykırdı, sesi son bir meydan okumayla yükselirken. "Babam. Tıpkı benim gibi, sen de inan ki, bundan sonraki yaşamda yeniden buluştuğumuzda, bu, kesinlikle, ırkımızın katlanmaya mahkum edildiği cehennem ateşinde olmayacak!"
Drizzt kediyi yeniden dehlize, vahşi Karanlıkaltı'nın girişine yöneltti. Kedinin rahat hareketlerini görünce, Drizzt, kendisine benzer bir ruh taşıyan bir arkadaş bulmuş olduğu için ne kadar talihli olduğunu bir kez daha fark etti. Menzoberranzan'm, muhafızların beklediği sınırlarının ötesinde yolculuk ne kendisi, ne de Guenhwyvar için kolay olmayacaktı. Drow kötülüklerinin ortasında olduklarından daha korumasız ve yalnız-ancak, Drizzt'in tahminine göre, daha mutlu-olacaklardı.
Drizzt, Guenhwyvar'ın ardından dehlize girdi ve Menzoberranzan'ı ardında bıraktı.
SON

Dostları ilə paylaş:
1   ...   16   17   18   19   20   21   22   23   24


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə