Ravzât'ul-Cennât (Fi Usûlil-İtikâd)


B- Sübûtî Sıfatları : 1- Hayat



Yüklə 0,75 Mb.
səhifə10/29
tarix04.01.2019
ölçüsü0,75 Mb.
#90462
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   29

B- Sübûtî Sıfatları :




1- Hayat :

Allah'ın ezelî sıfatıdır, ki bu sıfat, sahibinin âlim ol­asını gerekli kılar. Allah’u Teâlâ'nm diriliği, ezelî ve ebedî olarak "tındandır, bir an bile O'ndan ayrılmaz, başkasından istifade olun­maz O, birbirine karışan şeyler, unsurlar, etler ve damarlarla hayât rahibi olmaktan münezzeh, her türlü ecrâm ve hayâl&ttan uzaktır.


2- Kudret :

Tamamiyle, mümkinatla alâkalı olup, muhâlat-la ilişkisi yoktur. Bu da Allah'ın ezelî sıfatıdır ki mümkin olanı var et­me ve yoketmede müessirdir. Şüphesiz Allahû Teâlâ diri, kadir, kuv­vet ve kudret sahibi ve kahirdir. Mülk ve azamet, izzet ve büyüklük O'nundur. Saltanat, üstünlük, emir O'ndadır. Semâlar elinde -dürülü^ dür. Mahrukat O'nun kabzasında mağlûp olur.


3- İlim :

Vacib, caiz ve muhal her şeye şamil bir sıfatı ezelî olup, taalluk ettiği şeyler tam manâsıyla inkişâf eder, aksi muhtemel değildir. Şüphesiz Allah’u Teâlâ bütün mevcudatı bilicidir, âlemler-deki zerre miktarı bir şey bile onun ilminin dışında kalamaz. Tam aksine, zifiri karanlık bir gecede, ıssız bir sahrada dolaşan siyah bir karıncanın yürüyüşünü, hava boşluğunda uçuşan bir zerrerin hare­ketini, gizliyi, gizlinin gizlisini, kalblere gelenleri, gönüllerden geçen­leri, saklanıp gizlenen şeylerin gizlisini; cüz'i-küllî, var-yok, mümkin-gayrımümkin her şeyi bilir, ilmiyle ihata eder. Mahrukatın evvelini, âhirini, her şeyin zâtını, sıfatını, ezelî ve ebedî ilmiyle bilir. O'nun ilmi sonradan olucu ve zâtında yenilenici, değişiklik, hulul ve inti­kâli kabul edici değildir.


4- İrade :

Tamamen mümkinatla ilişkili olup, muhâlâtla alâ­kadar değildir. Allah'ın ezeli sıfatlarındandır. Mümkinin meydana gel­mek - gelmemekten ibaret iki yönüyle alâkadardır.

Allah’u Teâlâ kâinatta irade sahibidir, hâdisâtı tedbir edicidir. Var­lık âleminde bulunan az-çok, küçük-büyük, hayır-şer, fayda-zarar, iman-küfür, iyi-kötü. kazanma-kaybetme, fazlalık-noksanlık. itaat - is­yan ancak O'nun ilmi, irâdesi kaza ve kaderi, hükmü, dilemesiyle olur Dilediği meydâna gelir, dilemediği vücuda gelmez. İstediğini mutlaka yerine getirir, emrini engelleyici, hükmünü bozucu yoktur. Hasiye­tinden kaçış ancak onun iradesi, tevfiki ve rahmetiyle mümkündür. O'na itâata ancak O'nun meşiyyeti ve yardımıyla güç bulunur. Sâ­dece O'na iltica olunur. Varlıktaki bir zerreyi hareket ettirmek yahut durdurmak üzere bütün mahlûkat bir araya toplanıp güç birliği yapsalar buna güçleri yetmez. Allah’u Teâlâ eşyanın, takdir ettiği vakit­lerde meydana gelmesini ezelden murad eder. Onlar da O'nun bildiği ve irâde buyurduğu gibi, hiçbir ilerilik, gerilik, değişme, teğayyür olmaksızın zamanında vuku' bulur. O işleri, fikrî tertip ve zaman bekleme söz konusu olmaksızın düşünür. Onun için hiçbir i§( O'nu, hiçbir işi yapmaktan alıkoymaz.

5,6 - Semi' - Basar :

Bu iki sıfat bütün mevcudatla ilgili olup, duyulan ve görülen şeyler bunlarla açığa çıkar. Şüphesiz Allah’u Teâlâ işitici ve görücüdür. Gizlense ve saklansa da hiçbir işitilen şey O'nun .işitmesinden, her ne kadar küçük ve büyük te olsa hiçbir görülen şey O'nun görmesinden hâriçte kalamaz. İşitmesine uzaklık, görmesine ka­ranlık engel olamaz. Karanlıktaki karıncanın yürüyüşünü, hareketini bile görür. Göz bebeği ve göz kapağına ihtiyaç duymadan görür. Ku­lak deliği, kulaklarına muhtaç olmadan duyar. O'nun duyması ve işit­mesi her yönüyle bizim duymamıza ve görmemize benzemez. O, ka­dim hadis, cüz'i-külli her mevcudu duyar. Ezelî zâtı ve bütün vücud sıfatlarıyla işitir ve görür. Kâinattaki bütün varlıkların zâtlarını ye ses, harf, kelime, cisim, oluş, renk, hava, koku, tad, şekil, hareket, sükûn, toplanmak, ayrılmak vs. arızî şeylerle kalbe gelen-gerçeklen '«duyar ve görür.


7- Kelâm :

İlim sıfatı gibi tamamiyle hikmetle alâkalıdır, ezelî bir sıfat olup, harf ve sükûtun zıddı ve ses unsurundan uzaktır. Allahû Teâlâ ezeli-kadim, zâtıyla kâim, Nazm-ı mu'ciz diye tabir olunan Kur'an'la emreder, nehyeder, va'deder, korkutur. O'nun kelâmı mahlûkatınkine benzemez, konuşması, hava akışıyla veya cisimlerin çarp­masıyla meydana gelen bir sesle, dudağı kapatmakla yahut dilin hareketiyle biten konuşma şeklinde olmaz. Allah'ın konuşmasının yok­luğu, susması, baziyyeti, takdimi, te'hiri, ayrılması, hululü, kalbler3, yapraklara ve duvara intikali yoktur.


8- Tekvin :

İlâhi fiillerin hepsiyle alâkalı, meşhur yedi sıfat­tan ayrı, ezelî, kadim, Allah'ın zâtıyla kâim ve yok olanı yokluktan varlığa çıkarmak şeklinde açıklanan bir sıfattır.

Bütün âlemlerin zâtlarını, sıfatlarını, cüzlerini yaratan Cenâb-ı Haktır. O'ndan başka bütün mahlûkât O'nun tekvin sıfatıyla vücud bulmuş, O'nun adlinden, en güzel, en mükemmel, tam ve en düzgün bir şekilde meydana gelmiştir. Şüphesiz O, işlerinde hikmet sahibi, hük­münde âdildir. Allah'ın dışında kalan insan, cin, melek, şeytan, gök, yer, hayvan, nebat, cansız varlıklar, cevher, ârâz, madenler, idrâk olunan, hissolunan her şey sonradan olucudur, Allah, bunları yokken kudretiyle var etmiştir. Ezelde yalnız O vardı, O'nunla beraber hiçbir varlık yoktu. Bilâhere kudretini, hikmetini izhâr etmek, iradesini ve rahmetini gerçekleştirmek için mahlûkatı yarattı. Yoksa mahlukata ihtiyacı yoktu.

C -Fi'lî Sıfatları :

Bunların zuhuru, halkm mevcudiyetine bağlıdır. Yaratmak, n-zıldandırmak, inşa, icâd, yapmak, diriltmek, öldürmek, yok etmek, bitirmek, büyütmek, acımak, merhamet, kızmak, gazab, eşyaya şekil vermek ve daha başka bütün sıfatlar tekvin sıfatına râcidir.


D - Ma'nevî Sıfatları :

Bunlar sübûtî sıfatlarla beraber bulunan ve onlarla gerçekleşen sıfatlardır. Allah, Hayy, Kadir, Âlim, Mürîd, Semi', Basir, mütekellim ve mükevvin'dir.


E- Zatî Sıfatları :

Kelimenin tam anlamıyla, bunlar zâta delâlet eden sıfatlardır: Vücud, kıdem, beka, vahdâniyyet, kıyam bi-nefsihi, muhâlefetün ül-havâdis.



2- Allah Hakkında Muhal Olan Şeyler :

Şimdiye kadar zikrolunan sıfatların zıddi, aksi olan şeylerdir. Allah’u Teala sayı ve azlık-çokluk itibariyle değil de , kendisinin hiçbir şeriki olmaması hesabiyle BİR’dir. Bütün sıfatları ve isimleriyle ezeli ve ebedîdir O'nun hiçbir sıfatı ve ismi sonradan olmuş değildir.Ezelden alimdir, ilim, ezeli sıfatıdır. Ezelden kadirdir, kudret ezeli sıfatıdır. Ezelden Hâlikdır. Yaratmak ezelî sıfatıdır. Ezelbelden yapıcıdır. Yapmak ezelî sıfatadır. Her yapılan şey mahluktur^ Allatan :^ » ^. lûk değildir. Kim Onun mahlûk yahut s°n^danri^UJ"°/olur yahut bu hakikati inkâr eder yahut suphe eder durursa *to olu Binâenaleyh O'nun bütün sıfatları mahlükatın sıfatlarının tersineto. Allah bilir! ama bizim bildiğimiz gibi değil, gucu yeter ama W^ cümüzün yetmesi gibi değil. Yine O'nun görmesi işit ««**»£ ™-sı da bizimkine benzemez. Gazabı, rızâsı vs. sıfatlan da böyledir, o’nunkiler keyfiyetsiz, aletsiz, hurûf ve sessiz; bizim sıfatlarımızın tümü ise sonradan olur, âletlerle, harflerle, bir takım keyfiyetlerle haller­le ve seslerle meydana gelir.

Allah’u Teâlâ eşyayı herhangi bir madde ve şeyden yaratmamıştır. O, mahlûkatı yaratmadan önce de yaratıcı idi. Onlar meydana gel­meden önce de O, ezelde âlimdi. Dünyâda olan her şey O'nun ilmi, irâdesi, meşiyyeti, kaza ve kaderine göre, levh-ı mahfuzda yazdığı şe­kilde cereyan eder. Yok olanı, yokluk halinde yok iken Ve var ettiği zaman da nasıl olacağını bilir. Vâr olanı da varlık hâlinde varken ve nasıl yok olacağını bilir. Kâfir olanı küfür halinde kâfir olarak bilir ve O'na buğz eder, bilâhare inandığı zaman da O'nu imân hâlinde, mü'min olarak bilir ve onu sever. İşte böylece dünyânın şâir ahvâ­lini de bilir.


Yüklə 0,75 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   29




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin