Ravzât'ul-Cennât (Fi Usûlil-İtikâd)


Altıncı Bahçe Ahiret Gününe İman



Yüklə 0,75 Mb.
səhifə5/29
tarix04.01.2019
ölçüsü0,75 Mb.
#90462
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   29

Altıncı Bahçe

Ahiret Gününe İman

O bir andır. O günde bir sayha ile ansızın yer gök ehli ölür. An­cak Allah'ın dilediği mahlukat kalır ki, en son onlar da ölür:

«Bir gün öflenir sura, yerde gökte herkes ölür, çarpılır da onun diledikleri kalır.» ve «Kıyamet onları ansızın yakalar da haberleri ol­maz.»

Âlem harap olarak, Allah'ın dilediği bir süre kalır. Sonra onun za­tından başka her şey yok olur: «Herşey helak olur, onun vechi müs­tesna» Yine: «Bu gün mülk kimin? Elbette bir ve kahhar olan Allah'­ın» İlâhi beyanları bunu anlatır. Diri ve ebedi olan Allah sonra melekle­ri yaratır. Sonra semayı parçalar, güneşi söndürür, ayı karartır. Yıl­dızlan dağıtıp döker: «Gök yarıldığı zaman, güneş karardığı zaman. Ay tutulduğu, güneşle ayın toplandığı zaman. Yıldızlar döküldüğü za­man.» âyetleri bunu söyler. Yer yerinden oynar, üstündekileri mah­vetmek için dağlar yerinden fırlar. «Yer şiddetle sarsılınca dağlar pa­muk gibi atıldığında» âyetinden bu anlaşılır. Sura İsrafil çağırır «Ey çürümüş kemikler, lime lime etler saçılmış saçlar, Allah sîzin toplanmanızı emrediyor: Aranızda hüküm verilmesi için ve nida herkese ay­nen ulaşır.» «Yakın bir yerden münadi çağırır» Âyeti bunu bildirir. Bunun üzerine yerden bütün uzuvlar seçilip çıkar.

Parçalandıktan sonra toplama veya yok olduktan sonra icad şek­linde olur. Sonra yağmur gönderir de Allah, cesetleri yerden bitirir. Su âyeti kerimeye göre «Yerden sizi ikinci kez diriltir, çıkarırız.» Ve hemen bir nefha üflenir de ruhlar cesetlerini bulurlar. Mahlukat böy­lece mezarlarından doğrulup kalkar. Çünkü Cenabı Hak: «İkinci sur üflenir de, onlar doğrulup bakakalırlar.» buyuruyor. İşte kıyamet bu­dur. Bütün peygamberler bunu haber vermiştir. Ulemanın da aklen ve naklen icmai var.

Ama kıyametin bazı şartlan var. Ancak onlardan sonra kopar: Deccalin zuhuru, onlardan biridir: Cennet ve Cehennem yanındadır. Ama Cenneti cehennem, cehennemi cennettir onun. Bir merkebe biner ki, kulak ve omuzları arası kırk ziradır. Halka, «ben sizin Rabbinizim» der. O şaşırır ve alnında kafir yazılıdır. Okur yazar olsun olmasın, her mü­min kişi bunu okuyabilir. Kırk günde dünyayı dolaşır ama, Mekke ve Medineye giremez. Onun hempallarmın çoğu Yahudidir.

İsanm Nüzûlü'de kıyamet âlemetlerindendir. O da peygamberimi­zin (s.a.v.) Şeriatı üzerine hükmedecek, Deccalı öldürüp, Allah’ın dile­diği müddet dünyada kalacak. Sonra vefat edecekte müslümanlar na­mazını kılıp defnedecekler.

Ye'cüc ve Me'cüc'ün zuhuru da bu cümledendir. Bunlar Hz. Nuh oğlu Yafes'in soyundan iki kabiledir ki, bunlar Ademoğlunun dokuz aşiretidir.

Bunlar insanlarla savaşır,, ama İsa (a.s.) 'm duasıyla Allah onları helak eder.

Güneşin batıdan doğması da bu alâmetlerden biridir. Bunu gören herkes artık iman ederler. Ama bundan önce inanmamış ve ona göre de hayır işlememiş olanlara bu imanları fayda vermez (Yani anda tevbe kapısı kapanmıştır).

Babbet'ülard'ın çıkması da bir alâmet. Şu Kelâmi İlâhiden anlıyo­ruz: «Onlar üzerine va'dedilen gerçekleşince, yerden onlara ibret için Babbetül ard'ı çıkarırız, konuşur anlardı.» Bunun boyu altmış ziradır. Kaçan kurtulmaz, ona kimse ulaşamaz. Yanında Asayı Musa vardır: Süleyman (a.s.)’ın mührü vardır. O asa ile mümin secde mahallinde (alnına) vurunca yüzü beyaz olur. Mührünü de kafirin burnuna basın­ca yüzü simsiyah olur. İki arkadaş birbirini görünce karşılaşınca, bu eserleri görecekler.

Bundan sonra insanlar bir zaman refah içinde yaşıyacak, mümin­ler de tabii. Ve sonra Allah hoş bir rüzgâr gönderecekte, müminler ra­hatça ölecekler. İnsanların en şerlisi kalacak, işte kıyamet bu tiplerin üstüne kopacak.

Ahiret günü gelecek.

Ama onun mukaddemesi olarak, Berzah âlemi vardır. Onun da ahkâmı var. Resulullahın bildirdiği üzere, Berzah ehline de ölümden sonra, sual, nimet ve azap var. «Kabir Cennet bahçelerinden bir bahçe, veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.»

Yani ölen herkes lâyık olduğunu görecek. İster kabri olsun olma­sın. İster asılmış olsun, ister boğulmuş ya da hayvanın kursağına düş­müş olsun. Hatta yanıp kül olsun.

Dâr üçtür: Dâri dünya, Dâri berzah, Dâri karar. Ruhun cesetle, ilgisi her birinde özel bir şekildedir. Tam ilgisi ancak cesetlerin yeniden dirilmesi anındadır. Çünkü bundan sonra artık, uyku (ve gaflet) yok­tur. Ölüm ve bozulma da yoktur. Allah bunlardan her makam için bir takım özel şartlar hazırlamıştır. Dünya ahkâmı bedene yüklenmiştir. Çünkü ruh dünyada bedene tabidir. Berzahta ise, ruh üstüne icra olu­nur. Çünkü beden ruha tabidir. Orada baas günü gelince ise; nimet de azap ta, ruh ve bedene müştereken yüklenir. Bunların ahvalde akaid kitaplarında vardır. (Bu halli müşkül izahı zor haldir tabii... akaid bahisleri arasında).

Tevfik Allah’tan. Bunu inleceyip anlamaktaki inayetine hamd ol­sun...

Yedinci Bahçe

Öldükten Sonra Dirilmeğe İman

Mutlak tarifiyle; Bedenlerin ruhlarla eski haline döndürülmesidir. Bu da aklen ve naklen sabittir. Bu, varlığın parçalarına bölünüp deği­şip bozulmasına müteakip bütün özellikleriyle cisim haline, ilk heyeti­ne dönmesidir.

Başlangıçta bunları yaratıp şekillendiren elbette yine ilk metodla, o ilk hale çevirmeye yeniden inşa etmeye çok daha kadir olur. Çünkü Cenabı Hak :

«Dedi ki, o çürümüş kemikleri kim diriltir. De ki onu ilk defa yoktan var eden, yeniden yaratır» ve yine; «Bizi kim eski halimize çe­virecek diyecekler, de ki, kim önce tanzim ettiyse o...» ve «O yoktan yarattı varlığı, tekrar o haline de getirmesi ona çok daha kolaydır» buyurur.

Baas, yeniden diriltme, din gününde amellerin karşılığını vermek içindir. Çünkü dünya imtihan mahallidir. Âhiret ise, sonuç günü. Cen­net ve Cehennemde ise, mükâfat ve cezalar görülür. Onlar şu an yara­tılmış ve mevcuttur. Bu Adem ve Havva kıssasından bellidir. Cennet hakkında: «Muttakiler için hazırlandı.» Cehennem hakkında: «Kâfir­ler için hazırlandı.» Bunların fâni olmadan ehliyle sürekli kalacağına clair de: «Orada sürekli ve ebedi kalırlar» âyetleri var.

Ebediliğine iman vaciptir. Aksi küfürdür. Haramdır. Buralardaki cezalar da ebedidir. «Ceza en vifaka» âyeti bunu belirtir. Onlardan önce de, arz ve hesap var. «Onlar Rablerine saf saf arzolunurlar» âyeti ile: «O gün hepiniz gizli kalmıyacak şekilde teşhir olunursunuz.»

Defterlerin okunmasına da: «Biz o gün de, açılıp yayılmış kitapları çıkarırız insana.» âyeti Havzu Kevser de: «Biz sana Kevseri verdik.» âyeti ile: «Benim Havzum bir aylık yol boyudur» hadisini delil görü­rüz.»

Mizan için: «Kıyamet gününde biz adaleti tevzi için teraziyi ku­rarız.» âyeti sırat için de: «Sizden herkes mutlaka oradan geçecek.» âyeti var!

O bir uzun köprüdür, Cehennem üstüne kurulur, kıldan ince kılıç­tan keskindir. Bütün bunlar malum, ama keytiyeti esas yapısı bizce meşhuldür!

Peygamberler ve seçkin insanlar için şefaat etme yetkisi sabittir. «Onun izni olmadan kim şefaat edebilir.» âyeti ile: «Şefaatin kebire eh­li içindir» hadisi bunu bildirir. Yine «Kıyamet günü üç sınıf insan şe­faat eder; Peygamberler, alimler ve şehidler.» Duyurulmuştur, hadis­te.

Küfürden başka her büyük günahın affı da umulur. Çünkü Cena­bı Hak: «Allah şirkten başka her günahı bağışlar, dilediğine..» buyurur. Büyük günah ise, mümini dinden çıkarmaz. Küfre sokmaz, inkâr belirtisi olmadıkça: «Ey inananlar, adam öldüren için kısas yazıldı,» ve «Zerre miktar hayır işleyen karşılığını, zerre miktarı şer işleyen de karşılığı görür.» Mealindeki âyetler, bu çerçeveyi çizer.


Yüklə 0,75 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   29




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin